Bizi Takip Edin

Diplomasi

Poroşenko: Zelenskiy ne Putin’i ne de Trump’ı anlıyor

Yayınlanma

Ukrayna eski Devlet Başkanı Poroşenko, görevdeki halefi Vladimir Zelenskiy’i Rusya ile yürütülen müzakere süreçlerinde stratejik hatalar yapmakla suçlayarak Avrupa Birliği’nin sürece dahil edilmesi gerektiğini belirtti. Parlamentonun derin bir kriz içinde olduğunu savunan Poroşenko, Ukrayna’nın bekası için tüm siyasi partilerin katılımıyla bir “milli birlik hükümeti” kurulmasının kaçınılmaz olduğunu ifade etti.

Ukrayna eski Devlet Başkanı ve Avrupa Dayanışması Partisi lideri Pyotr Poroşenko, görevdeki Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy’i Rusya ile yürütülen müzakere sürecinde ciddi hatalar yapmakla suçladı.

Politico’ya mülakat veren Poroşenko, Zelenskiy’nin Avrupalıların katılımı olmadan müzakerelere sürüklenmeyi kabul etmesinin bir hata olduğunu belirterek, “Zelenskiy, Avrupalıların katılımı olmadan müzakerelere dahil edilmesine izin vererek hata yaptı; derhal ateşkes ilan edilmesi konusunda ısrarcı olmalıydı” dedi.

Poroşenko, Zelenskiy’nin uluslararası liderlerin stratejilerini analiz etme yeteneğini de eleştirerek, “Geçen şubat ayında Oval Ofis’te yaşanan felakete rağmen geri adım atmamalı ve sadece ateşkes talep etmeliydi. O, ne Putin’i ne de Trump’ı anlıyor” ifadelerini kullandı.

Müzakere masasında Avrupa’ya “iyi polis” rolü önerisi

Eski Devlet Başkanı Poroşenko’ya göre Avrupa Birliği ülkeleri, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un önerdiği gibi müzakere sürecine doğrudan katılım hakkına sahip olmalı. Poroşenko, bu durumun Almanya Başbakanı Friedrich Merz tarafından da onaylanması gerektiğini savunarak şu değerlendirmede bulundu:

“Avrupa’nın müzakere masasında yer almaya tam hakkı var; zira şu anda Ukrayna’nın finansmanını sağlayan tek güç onlar. Elbette Trump ve Amerika olmadan bir barış anlaşması imzalamak imkansız. ABD’nin rolü kritik ancak Avrupa olmadan da hiçbir sonuç alınamaz. ABD ve Avrupa, müzakerelerde iyi ve kötü polis rolünü üstlenebilir.”

“Trump askeri birlik göndermeden barış sağlayamaz”

Poroşenko, ABD Başkanı Donald Trump’ın Ukrayna’ya askeri birlik gönderme konusundaki “kırmızı çizgilerini” aşması gerektiğini öne sürdü.

2017 yılında Trump ile NATO veya BM barış gücü bünyesinde bir ABD katılımını görüştüğünü hatırlatan Poroşenko, “O zamanlar bu fikri hemen reddetmişti. NATO’dan nefret ediyor, BM barış gücü misyonlarından nefret ediyor” dedi.

Buna rağmen Trump’ın tarihe “barış yapıcı başkan” olarak geçme arzusu nedeniyle bu fikre ilgi duyabileceğini belirten Poroşenko, Trump’ın Ukrayna’ya askeri birlik sevk etmeden kalıcı bir barış anlaşmasına varamayacağını savundu.

Moskova: Batılı güçlerin yerleşmesi yabancı müdahale sayılır

Rusya, Kiev’e verilmesi muhtemel güvenlik garantileri kapsamında Ukrayna topraklarına Batılı askeri güçlerin yerleştirilmesine kesin bir dille karşı çıkıyor.

Rusya Dışişleri Bakanlığı, bu senaryonun kabul edilemez olduğunu belirterek, böyle bir adımın “ülke güvenliğine doğrudan tehdit oluşturan bir yabancı müdahale” olarak değerlendirileceği uyarısında bulundu.

Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Ukrayna tarafının sıkça dile getirdiği ateşkes taleplerine ilişkin yaptığı açıklamada, Moskova’nın geçici bir mütareke değil, uzun vadeli bir barış peşinde olduğunu vurguladı.

Peskov, “Ateşkes bir soluklanma, yeni bir aldatmaca ve zaman kazanma çabasıdır. Bize herkes için anlaşılır, garantili ve uzun vadeli bir barış lazım” diye konuştu.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ise Ukrayna ile uzlaşmanın kaçınılmaz olduğunu ve bunun bir zaman meselesi olduğunu belirtmişti.

Putin, Moskova’nın çatışmayı kendisi için gerekli sonuçlarla bitirmek istediğini ve sorunları barışçıl yollarla çözmeye hazır olduğunu, ancak Kiev’in esaslı bir diyalogdan kaçınması durumunda Rusya’nın hedeflerine askeri yollarla ulaşacağını kaydetmişti.

Ukrayna’da parlamento krizi ve milli birlik hükümeti çağrısı

Diğer taraftan Vladimir Zelenskiy’nin bir parlamento kriziyle karşı karşıya olduğunu belirten Pyotr Poroşenko, “milli birlik hükümeti” kurulmasından başka seçenek kalmadığını ifade etti.

Poroşenko, parlamentonun çok derin bir krizde olduğunu belirterek, “Zelenskiy’nin ulusal birlik hükümeti kurmaktan başka seçeneği yok. Hiçbir ön şart ileri sürmüyorum. Hükümette bir makam arayışında değilim; ancak şu an asıl mesele Ukrayna’nın hayatta kalıp kalmayacağıdır” dedi.

Poroşenko, Devlet Başkanlığı Ofisi Başkanı Andrey Yermak’ın görevden alınmasına yol açan yolsuzluk skandallarına ve Zelenskiy’e yönelik demokratik kurumları zayıflattığı eleştirilerine de değinerek, “Ukrayna siyaseti giderek daha kırılgan hale geliyor” uyarısında bulundu.

Zelenskiy, Kasım 2025’te Devlet Başkanlığı Ofisi Başkanı Andrey Yermak’ı görevden almıştı. Yermak’ın adı, Energoatom etrafındaki yolsuzluk iddialarını içeren Midas soruşturmasında geçmişti.

Skandal kapsamında Adalet ve Enerji Bakanları da görevlerinden ayrılmak zorunda kalmıştı. Zelenskiy, Şubat ayında yaptığı açıklamada Yermak’ın görevden alınma nedeninin yolsuzluk soruşturması olmadığını, kararın “kendi nedenlerine” dayandığını savunmuştu.

Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Mihail Galuzin ise harekatın tamamlanmasının ardından Ukrayna’da BM himayesinde bir dış yönetim kurulması fikrini tartışmaya hazır olduklarını belirtti.

Galuzin, bu modelin demokratik seçimlerin yapılmasına ve “meşru belgelerin imzalanabileceği bir hükümetin” iş başına gelmesine imkan tanıyabileceğini ifade etti. Geçtiğimiz mart ayında Devlet Başkanı Putin de böyle bir idari yapının tesis edilmesinin olası seçeneklerden biri olduğunu dile getirmişti.

Zalujniy, Zelenskiy ile yaşadığı görüş ayrılıklarını ilk kez açıkladı

Diplomasi

Budanov’un adı Ukrayna’daki yolsuzluk soruşturmasında geçiyor

Yayınlanma

Ukrayna Cumhurbaşkanlığı Ofisi Başkanı Kirilo Budanov’un adı, yolsuzlukla suçlanan eski Enerji Bakanı German Galuşçenko için toplanan kefalet parasıyla ilgili soruşturma dosyasına girdi. Ukrayinska Pravda’nın haberine göre Budanov, görevden alınan yardımcısı İrina Mudraya’ya yöneltilen suçlama belgesinde yer alıyor.

Ukrayna Cumhurbaşkanlığı Ofisi Başkan Yardımcısı İrina Mudraya’ya tebliğ edilen suçlama belgesinde, Cumhurbaşkanlığı Ofisi Başkanı Kirilo Budanov’un adı yer aldı.

Ukrayinska Pravda gazetesinin cumhurbaşkanlığı ofisindeki kaynaklara ve iş çevrelerine dayandırdığı habere göre Budanov’un, yolsuzlukla suçlanan eski Enerji Bakanı German Galuşçenko için kefalet parası toplanması sürecini yönettiği öne sürülüyor.

Ukrayna Ulusal Yolsuzlukla Mücadele Bürosu (NABU) ve Özel Yolsuzlukla Mücadele Savcılığının (SAP) “Forrest Gump” adlı operasyonu kapsamında yapılan telefon dinleme kayıtlarına göre Mudraya, Galuşçenko için kefalet toplanması ve bu paranın aklanması süreçlerinde sürekli “yönetim”e atıfta bulunuyor.

Gazete, söz konusu yönetimin Budanov mu yoksa doğrudan Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy mi olduğunun henüz netleşmediğini kaydetti.

Haberde, Mudraya’nın Budanov’a eski ofis başkanı Andriy Yermak’tan “miras kaldığı”, ancak ceza soruşturmasında adı geçen diğer bir isim olan milletvekili Vadim Stolar’ı ofise doğrudan Budanov’un getirdiği belirtildi.

Kaynaklar, Budanov’un yeni görevine atanmadan önce de sonra da Stolar ile sürekli temas halinde olduğunu aktardı.

Budanov’un ayrıca NABU ve SAP soruşturmasında adı geçen eski milletvekili Maksim Mikitas ile de iletişim kurduğu bildirildi.

Budanov, Yermak’ın görevden alınmasının ardından ocak ayı başında Cumhurbaşkanı Zelenskiy tarafından ofis başkanlığına atanmıştı.

Budanov bu görevden önce beş yılı aşkın süre Ukrayna Askeri İstihbarat İdaresinin (GUR) başkanlığını yürütmüştü.

Gazeteye konuşan bir kaynak, ses kayıtlarının yayımlanmasının ardından Budanov’un durumunu “Kayıtlar yayımlandıktan sonra yüzü bembeyaz dolaşıyor, yabancı kimseyle görüşmüyor” sözleriyle anlattı.

Cumhurbaşkanlığı Ofisi Başkanının çevresindeki kaynaklar ise Budanov’un iddialarla ilgili değerlendirmesini şu sözlerle aktardı:

“Budanov, her yerde ses kayıtlarına atıf yapıldığını ancak kayıtlarda herkesin her şeyi söyleyebileceğini ifade ediyor. İş dünyasındaki herkesle temas halinde; tüm büyük sermaye temsilcileri kendisiyle iletişim kuruyor.”

Ukrayna iş çevrelerindeki kaynaklar, Budanov’un şu anda Mudraya için kefalet parası toplanmasını organize ettiğini ve söz konusu paranın tamamen yasal kaynaklardan temin edilmesi gerektiğini öne sürdü.

Ofis başkanının çevresinden yapılan açıklamada ise “Mudraya’ya parayla değil avukat desteğiyle yardım ediyor.

Kefalet konusunda ona yardım edecek başkaları zaten var. Şu an kulağa ne kadar garip gelse de herkes kesinlikle yürürlükteki mevzuata uygun hareket ediyor” denildi.

Zelenskiy, 19 Ağustos’ta Mudraya’yı görevden almış ve eski yetkilinin adreslerinde arama yapılmıştı. Aynı gün NABU ve SAP, görevdeki bir milletvekili ile eski bir milletvekilinin yönettiği bir suç örgütünün çökertildiğini içeren “Forrest Gump” operasyonunu duyurmuştu.

Ukrayna’da Zelenskiy’e uzanan Forrest Gump operasyonu başladı

Yetkililer, bu örgütün faaliyetlerinde cumhurbaşkanlığı ofisi ve adalet bakanlığı bürokratları ile devlete ait Sense Bank temsilcilerinin, bu kapsamda Mudraya’nın da yer almış olabileceğini bildirdi.

NABU ve SAP, operasyon kapsamında kamuya ait Sense Bank’ta arama gerçekleştirdi. Parlamento milletvekili Yaroslav Jeleznyak, bu aramaların Timur Mindiç’in yolsuzluk dosyasıyla bağlantılı olduğunu bildirdi.

Dava dosyasında, Galuşçenko’nun kefaletinin bir kısmının transfer edilmesi sürecinde bankanın da kullanıldığı iddia edildi. Jeleznyak’a göre söz konusu tutar 150 milyon grivna seviyesinde bulunuyor.

Suspilne portalı, Ukrayna Merkez Bankası Başkanı Andriy Pışnıy’ın konuyla ilgili ifade vermek üzere parlamentoya çağrıldığını duyurdu.

Eski Cumhurbaşkanlığı Ofisi Başkanı Yermak’ın adreslerinde geçen sonbaharda Mindiç davası kapsamında aramalar yapılmış, Yermak bu sürecin ardından istifasını açıklamıştı. Bu soruşturma, Ukrayna’daki nükleer santrallerin işletmecisi olan devlet kuruluşu Energoatom etrafındaki yolsuzluk planıyla bağlantılı olarak yürütülüyor.

Soruşturmada, Zelenskiy’ye yakınlığıyla bilinen ve Kvartal 95 stüdyosunun ortaklarından olan Timur Mindiç, bu organizasyonu yönetmekle suçlanmıştı.

Soruşturma makamlarına göre örgüt üyeleri, şirketin yüklenicilerinden sözleşme bedellerinin yüzde 10 ila 15’i oranında rüşvet talep ediyordu.

NABU ve SAP, mayıs ayında Yermak’a 460 milyon grivna, yani 10,4 milyon dolardan fazla parayı akladığı şüphesiyle suçlama yöneltmişti.

Okumaya Devam Et

Diplomasi

ABD, fıkralar ve kadehlerle Lukaşenko’dan af ve yaptırım adımı aldı

Yayınlanma

ABD Başkanı Donald Trump’ın Belarus Özel Temsilcisi John Cole, Belarus Cumhurbaşkanı Aleksandr Lukaşenko ile kurduğu kişisel diyalog sayesinde yüzlerce tutuklunun serbest bırakılmasını sağladı. The New York Times’a konuşan Cole, görüşmelerde mizahı ve muhatabının beklentilerini etkili bir diplomatik araç olarak kullandığını belirtti.

ABD Başkanı Donald Trump tarafından diplomatik bir misyonla Belarus’a gönderilen Özel Temsilci John Cole, Belarus Cumhurbaşkanı Aleksandr Lukaşenko ile geliştirdiği alışılmadık kişisel diyalog sayesinde Minsk yönetiminin yüzlerce tutukluyu serbest bırakmasını sağladı.

Cole, The New York Times gazetesine verdiği mülakatta, bu süreçte fıkralardan, votka eşliğindeki kadehlerden ve kilo verme tavsiyelerinden yararlandığını söyledi.

Lukaşenko ile Cole arasındaki ilk temas Haziran 2025’te gerçekleşti. Gazetenin aktardığına göre, görüşmenin başlamasından 20 dakika sonra Belarus lideri Avrupalı liderlere yönelik sert eleştiriler yöneltti.

Yakın tarihli bir mülakatında o anları anlatan Cole, “Avrupalılar hakkında öfkeyle parlayıp esip gürlüyordu; ben de o sırada ‘Onlar bir grup korkak’ dedim. Bunu duymak istediğini biliyordum. Ondan sonra beni sevdi, Avrupalıları ise sevmedi” ifadelerini kullandı.

Mizahı güçlü bir diplomasi unsuru olarak gördüğünü vurgulayan ABD Özel Temsilcisi Cole, “Mizah devasa bir silahtır. Muhatabınızı güldürmeyi başardıysanız işin yarısını tamamlamış sayılırsınız; artık bir tehdit olarak algılanmazsınız” değerlendirmesinde bulundu.

Görüşmede Avrupa Birliği’ne yönelik eleştirilerin ardından taraflar kadeh kaldırdı.

Habere göre Cole, müzakerelerde ayık kalabilmek amacıyla Lukaşenko’nun özel üretim votkasından yalnızca iki kadeh içti, geri kalanını ise gizlice yere döktü. Kadeh kaldırma faslının ardından Lukaşenko, Cole’u “sevdiği” gerekçesiyle daha önce üzerinde uzlaşılan tutuklulara ek olarak bir ABD vatandaşını daha serbest bırakma sözü verdi.

Minsk’teki müteakip görüşmelerden birinde Lukaşenko, Cole’un kilo verdiğini fark etti. Amerikalı diplomat, 20 kilodan fazla zayıflamasını sağlayan kilo verme iğnesini Belarus liderine anlattı.

Görüşmenin hemen ardından, Belarus muhalefet lideri Svetlana Tihanovskaya’nın eşi Sergey Tihanovski dahil 14 siyasi tutuklu serbest bırakıldı.

İki ülke heyetleri en az dört kez masaya oturdu

Lukaşenko ile Cole süreç boyunca en az dört kez yüz yüze görüştü:

21 Haziran 2025’te ABD’nin Ukrayna Özel Temsilcisi Keith Kellogg başkanlığındaki Amerikan heyeti Minsk’e gitti. Heyette yer alan Cole’un temasları neticesinde Sergey Tihanovski dahil ilk tutuklu grupları tahliye edildi.

11 Eylül 2025’te Lukaşenko ile Cole arasında Minsk’te yaklaşık beş saat süren ilk kapsamlı ikili görüşme yapıldı. Görüşmenin ardından ABD, Belarus havayolu şirketi Belavia’ya uyguladığı yaptırımları kısmen kaldırdı; Minsk yönetimi ise 52 kişilik bir tutuklu grubunu serbest bıraktı.

12 Aralık 2025’te Bağımsızlık Sarayı’nda iki ülke ilişkilerinin normalleşmesi ve Ukrayna krizinin ele alındığı ikinci tur müzakereler yürütüldü. Temasların ardından ABD, Belarus potasyumuna yönelik yaptırımları kaldırma kararı aldı. Lukaşenko ise aralarında muhalif isimler Mariya Kolesnikova, Viktor Babariko ve Ales Biyalyatski’nin de yer aldığı farklı ülke vatandaşı 123 kişiyi affetti.

19 Mart 2026’da Cole yeniden Minsk’e giderek Belarus lideriyle bir araya geldi.

Bu ziyarette Cole; Belinvestbank, Belarus Kalkınma Bankası ve Belarus Maliye Bakanlığına yönelik ABD yaptırımlarının kaldırıldığını, ayrıca Belarus Potasyum Şirketi ile Belaruskali firmalarının bütün yaptırım listelerinden çıkarıldığını duyurdu.

Lukaşenko da buna karşılık aşırılıkçılık suçlamasıyla hüküm giymiş 250 kişiyi affetti.

Lukaşenko ayrıca 1 Temmuz 2026’da, ülkenin Bağımsızlık Günü öncesinde 32 kişi hakkında daha af kararı çıkardı.

ABD için Lukaşenko’nun görüşlerinin önem taşıdığını kaydeden Cole, Belarus liderinin Batılı ülkelerden farklı bir bakış açısı sunduğunu belirtti.

Cole, “Belarus Cumhurbaşkanının görüşünü almak her zaman çok değerlidir. Çünkü bu, Batı’dan alabileceğimiz yaklaşımlara kıyasla tamamen farklı bir bakış açısıdır ve bu bizim için oldukça kıymetlidir” dedi.

Okumaya Devam Et

Diplomasi

NATO üyeleri, Hürmüz Boğazı’na ilişkin seçenekleri görüşüyor

Yayınlanma

NATO, Hürmüz Boğazı’nda seyir özgürlüğünü desteklemek amacıyla olası katkıları kolaylaştırmak için bu hafta başında bir video konferans düzenledi.

Avrupa Yüksek Müttefik Komutanı (SACEUR) Alexus Grynkewich’in sözcüsü Reuters’a yaptığı açıklamada, bunun bir NATO misyonu olmadığını da söyledi.

Sözcü cuma günü yaptığı açıklamada, “Avrupa Müttefik Kuvvetler Yüksek Karargahı, Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer özgürlüğünü desteklemek amacıyla müttefiklerin olası katkılarını kolaylaştırmak için 19 Ağustos 26 Çarşamba günü savunma şefleri düzeyinde ilgilenen müttefiklerin katılımıyla bir toplantı düzenledi,” dedi ve şöyle devam etti:

“Açıkça belirtmek gerekirse, bu bir NATO görevi değil. Fakat NATO’nun müttefikleri bir araya getirme ve onların ortaya koyduğu yetenekleri anlama konusundaki benzersiz gücü göz önüne alındığında, NATO’nun bu şekilde kolaylaştırıcı bir rol üstlenmesi mantıklıdır.”

NATO müttefikleri, İran çatışmasına doğrudan dahil olmaktan kaçınmaya çalışırken, bunun yerine Şubat ayından önce tüm petrol ticaretinin yaklaşık beşte birini taşıyan boğazın yeniden açılmasına yönelik ittifak dışı planlara odaklandılar.

Fransa ve Britanya, gerginlikler azaldığında veya çatışma çözüldüğünde boğazdan güvenli geçişi garanti altına almak için yaklaşık bir düzine ülke arasında bir koalisyon oluşturma çabalarına öncülük etti.

Fakat herhangi bir uzun vadeli düzenleme, nihai olarak İran’ın rızasını gerektiriyor.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English