Rusya
Portekiz, Rus vatandaşlarının banka hesaplarını kapatıyor

Portekiz’in en büyük devlet bankası Caixa Geral de Depositos, geçerli oturum izni olmayan Rusya Federasyonu vatandaşlarının hesaplarını kapatma kararı aldı. Kararın ardından AB genelinde Rus müşterilere yönelik bankacılık kısıtlamalarının ve denetimlerin yeniden yoğunlaştığı belirtiliyor.
Portekiz’de yaşayan Rus vatandaşlarının Telegram sohbet gruplarında paylaştığı bilgilere göre, ülkenin en büyük devlet bankası Caixa Geral de Depositos (CGD), geçerli oturum izni (VNZH) bulunmayan Rusya pasaportlu müşterilerinin hesaplarını kapatmaya başladı.
Sohbet gruplarında paylaşımda bulunan bir banka müşterisi, CGD şubesinde kendisine yapılan açıklamada, geçerli bir oturum izni sunamayan tüm Rusya vatandaşlarının hesaplarının kapatılacağının belirtildiğini aktardı.
Bu karardan önce, Nisan 2026’da bazı CGD müşterilerine banka tarafından güncel bilgilerini sunmaları yönünde talepler iletildiği belirtildi.
Sohbet gruplarında paylaşılan bu bilgiyi doğrulayan bazı banka müşterileri de Rus medya kuruluşu RBK’ya yaptıkları açıklamada, daha önce bankadan verilerini güncellemeleri yönünde bildirimler aldıklarını kaydetti.
Portekiz’deki Rus vatandaşlarının kesin sayısını tahmin etmenin, vatandaşlık bazlı istatistiklerin yayımlanmaması nedeniyle güç olduğunu belirten UCL danışmanlık şirketinin varlık yönetimi birimi yöneticisi Roman Kurganov, ülkedeki “altın vize” programının popülaritesi göz önüne alındığında, bu karardan en az binlerce hesabın etkilenebileceğini öngörüyor.
Uluslararası hukuk firması Amond & Smith Ltd’nin bankacılık hukuku yöneticisi İvan Tihonenok ise Portekiz’in en büyük devlet bankası olan CGD’nin, altın vize programlarına başvuranlar dahil olmak üzere yerleşik olmayan yabancılara temel bankacılık hizmetleri sağladığını ifade etti.
Tihonenok, “Rus müşterilerin tam da bu bankada yoğunlaşmış olması, mevcut hesap kapatma dalgasını bu denli görünür kılıyor” dedi.
Bağımsız finans danışmanı Natalya Smirnova da Telegram kanalında yaptığı değerlendirmede, CGD’nin Portekiz’deki Ruslar arasında en popüler bankalardan biri olduğunu ve geçmişte Rusya pasaportuna karşı en esnek yaklaşımı sergileyerek oturum izni olmasa dahi hesap açtığını doğruladı.
Tihonenok, Rusya vatandaşlarının banka hesaplarında yaşanan sorunların, AB ülkelerinden birinde oturum izni veya pasaportu olanlar dahil olmak üzere, 2026 yılının başından itibaren keskin bir şekilde arttığına dikkat çekti.
Tihonenok, “Müşterilerimizin çoğunun Portekiz bankalarında değil, Alman bankalarında ve çeşitli ödeme sistemlerinde hesapları var. Onlar da benzer bir sorunla karşılaştı” diyerek, Almanya’da uzun yıllardır yaşayan, iş kuran ve gerekli tüm belgelere sahip Rusların hesaplarının kapatıldığını belirtti.
Hukukçu, “Hesaplar, yabancı ülke vatandaşlarına ve bu bağlamda Rusya kökenlilere her zaman büyük bir esneklik gösteren bölgesel bankalar birliği Sparkasse’de bile kapatıldı” bilgisini paylaştı.
UCL yöneticisi Kurganov da bu eğilimi doğrulayarak, “2026 yılının başından itibaren Rusya pasaportu sahiplerinin hesaplarının sadece bankalar tarafından değil, ödeme sistemleri ve finansal teknoloji sağlayıcıları tarafından da kapatılması yönündeki dinamiklerin sürdüğünü gözlemliyoruz” dedi.
Kurganov, Avrupa Komisyonu’nun 2026 yılında yeni bir kısıtlama getirmemesine rağmen, AB ülkelerindeki bankaların kendi portföylerini Rus müşterilerden temizleme sürecine geçtiklerini ekledi.
Smirnova’ya göre, Avrupa bankalarında hesapların kapatılmasının en yaygın nedenleri arasında şunlar yer alıyor:
- Oturum izninin süresinin dolması veya AB’de ikamet hakkının kaybedilmesi,
- Bankaya güncel kişisel bilgilerin ve gelir kaynaklarına ilişkin belgelerin sunulmaması,
- Bankanın yaptırımlar veya kara para aklamayı önleme (AML/KYC) prosedürleri açısından yüksek riskli gördüğü, Rusya ile bağlantılı gelirlerin veya para transferlerinin bulunması.
Avrupa bankalarının, resmi olarak yaptırım rejimini ihlal etmese bile Rusya’dan gelen transferlere özel bir dikkat gösterdiğini belirten Smirnova, “Gözlemlerimize göre en temel nedenler arasında Rusya’da bir gelir kaynağının bulunması veya yaptırım altındaki bir bankada hesap sahibi olunması yer alıyor. Bu tür durumlarda Portekiz ve diğer AB ülkelerindeki bankalar, kişinin geçici veya kalıcı oturum izni olsa dahi hesabı kapatıyor. Bu durum, uzun süredir AB’de yaşayan ancak Rusya Federasyonu sınırları içinde gayrimenkulü, hisse senedi, şirket ortaklığı veya başka varlıkları bulunan kişileri de etkiliyor” dedi.
Kurganov, bu nedenlerin yanı sıra, Portekiz’deki hesaba BDT ülkelerindeki (Ermenistan, Kırgızistan, Kazakistan) bankalardan kişisel fon transferi yapılmasının da hesap kapatma gerekçesi olabildiğini sözlerine ekledi.
Gelişmeleri genel çerçevede değerlendiren İvan Tihonenok, “Duruma bütünüyle bakıldığında, Avrupa finans kuruluşlarında Rus müşterilere yönelik tolerans seviyesinin düşmesi eğiliminin güçlendiğini rahatlıkla söyleyebiliriz. AB’nin 20. yaptırım paketi ve beklenen 21. yaptırım paketi, bu eğilimi açıkça doğrulamaktadır” ifadesini kullandı.
Rusya
Çin’in Rusya’ya İHA üretimi için 46 ton hammadde sevk ettiği iddia edildi

Çin devlet şirketinin, Rusya’daki İHA tesisine sivil gümrük kodu kullanarak 46 ton poliakrilonitril gönderdiği öne sürüldü. Tataristan’daki fabrikaya ulaşan sevkiyatın asgari 1300 saldırı dronunun imalatına yetebileceği hesaplanıyor. İncelemeye alınan gümrük kayıtlarının gerçekliği ABD Temsilciler Meclisi bünyesindeki komisyon tarafından teyit edildi.
Çin devletine ait Jilin Chemical Fiber Group şirketinin, Rusya’ya insansız hava aracı (İHA) imalatında kullanılan 46 ton hammadde sevk ettiği ileri sürüldü.
Politico ve The Telegraph gazetelerinin ulaştığı gümrük ve nakliye belgelerine göre Çinli firma, Rusya Devlet Atom Enerjisi Kurumu Rosatom’un iştiraki Alabuga-Volokno şirketine poliakrilonitril sağladı.
Sevkiyatların, Tataristan’daki Alabuga Özel Ekonomik Bölgesi’ne ulaştırıldığı kaydedildi. İran tasarımı Şahid modeline dayanan saldırı dronlarının imal edildiği bu merkezdeki sevkiyat sırasında, naylon ve polyester gibi sivil amaçlı sentetik elyafların beyanında yararlanılan gümrük kodunun tercih edildiği görüldü.
Washington merkezli Bilim ve Uluslararası Güvenlik Enstitüsü (ISIS) Başkanı David Albright, karbon elyafın İHA kanatlarını, motor ile yakıt deposunu kapsayan iç aksamları güçlendirmek amacıyla kullanıldığını belirtti.
Albright, Çin’den Rusya’ya ulaştırıldığı belgelenen toplam sevkiyatın asgari 1300 dron üretimine yetebileceğini hesapladı.
Albright, Çin’in bu elyaf transferini çift kullanımlı ürün statüsünde beyan etmesi gerektiğini vurguladı. ABD Hazine Bakanlığı’nın Rusya’nın silah tedarik ağlarına yönelik yaptırımlar biriminde daha önce görev alan Carrie Bitsoff ise farklı bir gümrük kodunun seçilmesinin, siparişin hassas niteliğini gizleme gayretine işaret edebileceğini söyledi.
Politico ve The Telegraph’ın incelediği evrakın, Ukrayna Güvenlik ve İşbirliği Merkezi (USCC) kanalıyla Rus kaynaklardan temin edilerek ABD ve Birleşik Krallık hükümetlerine sunulduğu aktarıldı.
Amerikalı bir yetkili, ABD Temsilciler Meclisi Çin Özel Komisyonu’nun belgeleri incelediğini ve gerçekliğini teyit ettiğini dile getirdi.
Alabuga-Volokno, 2023 yılından bu yana Batı yaptırımları listesinde yer alıyor.
Şirket havacılık, füze sanayisi, dronlar, gemi inşası ve zırh üretimi amacıyla onlarca çeşit karbon elyaf mamulü imal ediyor.
Çinli Jilin Chemical Fiber Group şirketine yönelik ise herhangi bir yaptırım kararı alınmış değil. Rosatom yetkilileri, kurumun ve bağlı işletmelerin “yürürlükteki mevzuat ile yasal düzenlemelere eksiksiz uyum içinde” faaliyet yürüttüğünü savundu.
Çin’in Washington Büyükelçiliği iddiaları geri çevirerek, bu suçlamaların “Çin’i karalamayı ve günah keçisi yapmayı” amaçladığını bildirdi.
Diplomatik misyon, Pekin yönetiminin çift kullanımlı ürün ihracatını sıkı denetim altında tuttuğunu belirtti.
Eski CIA Doğu Asya ve Pasifik Direktör Yardımcısı Dennis Wilder, bu çapta bir sevkiyatın Çinli makamların bilgisi haricinde gerçekleşmesinin güç olduğunu ifade etti.
Albright ise yüksek mukavemetli karbon elyaf imalatında kullanılan özel hammaddeler konusunda Rusya’nın “tamamen Çin’e bağımlı olduğunu” söyledi.
Kiel Dünya Ekonomisi Enstitüsü verileri, Rus askeri sanayisinin işleyişi için elzem parçaların yüzde 60’ından fazlasının Çin tarafından karşılandığını gösteriyor.
Rusya
Batı, 2040’ta nükleer yakıtta Rusya’ya daha bağımlı hale gelebilir

İngiltere merkezli düşünce kuruluşu CSA’nın raporuna göre Rusya, 2040 yılına kadar küresel uranyum üretiminin üçte birinden fazlasını tek başına kontrol edebilir. Financial Times gazetesinin aktardığına göre mevcut sahalar tam kapasite çalışsa dahi Moskova’nın pazardaki payının yüzde 36’ya tırmanması bekleniyor.
İngiltere merkezli sivil toplum kuruluşu Centre for Strategic Advantage (CSA) tarafından hazırlanan rapor, Rusya’nın küresel uranyum üretimindeki payının 2040 yılına kadar neredeyse dörtte bir seviyesinden yüzde 36’ya çıkabileceğini gösteriyor.
Financial Times gazetesinin aktardığı raporda, ülkelerin mevcut projelerini tam kapasiteyle hayata geçirmeleri durumunda dahi Moskova’nın dünya genelindeki uranyum arzının üçte birinden fazlasını kontrol edebileceği uyarısı yer alıyor.
CSA Özel Projeler Direktörü Gareth Heywood verileri değerlendirirken, “2040 yılına gelindiğinde, 2022’de Rus petrol ve doğalgazına duyduğumuz bağımlılıkla kıyaslanabilecek boyutta bir Rus uranyumu bağımlılığıyla karşı karşıya kalabiliriz” uyarısını yaptı.
Rusya, 2024 yılında dünya uranyum madenciliğinin yaklaşık yüzde 5’ini tek başına üstlendi.
Ancak devlet nükleer enerji şirketi Rosatom’un Uranium One üzerinden kontrol ettiği yurtdışı varlıkları dahil edildiğinde, Moskova’nın stratejik sahalardaki küresel üretim kapasitesi payı yaklaşık yüzde 25’e ulaşıyor.
CSA, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) ülkelerine seslenerek, uzun vadeli alım sözleşmelerinin sübvanse edilmesi ve fiyatların sabitlenmesi yoluyla yeni sahalara yönelik yatırımların teşvik edilmesini öneriyor.
Piyasa uzmanları da tedarik açığı riskine dikkat çekiyor. Yatırım şirketi Stifel analisti Alex Bedwani, “Gelecek on yılın ortasına kadar bu sektörün kesinlikle yeni arz kaynaklarına ihtiyaç duyacağı açık” dedi.
Kanada gibi ülkelerin yeni sahaları devreye alma potansiyeline sahip olduğunu belirten Bedwani, bu projelerin yüksek risk barındırdığını ve piyasanın büyük ölçüde bu adımlara bel bağladığını ekledi.
Kanadalı NexGen Energy, Saskatchewan eyaletinde büyük ölçekli bir proje yürütürken; madencilik devi Cameco, McArthur River sahasındaki yıllık üretimini üçte birden fazla artırma izni aldı.
Uranyum zenginleştirme şirketi Urenco’nun Strateji Direktörü Sarah Foreman ise sistemin yeterli esneklik ve dirence sahip olup olmadığının sorgulandığını vurguladı.
Foreman, “Yeni madenlerin açılması uzun zaman alıyor. Hükümetlerin, nükleer enerjinin enerji sepetinin kalıcı bir parçası olacağına dair net bir işaret vererek iş dünyasına ‘Bu alana yatırım yapabilirsiniz’ mesajını iletmesi hayati önem taşıyor” dedi.
Sektör analiz şirketi UxC verilerine göre uranyumun uzun vadeli fiyat öngörüsü bir yıl önceki 80 dolar seviyesinden libre başına 94 dolara yükseldi.
UxC Başkanı Jonathan Hinze fiyat artışının süreceğini belirterek, “Yeni maden yatırımlarını sahiden teşvik edecek bir fiyat düzeyine ulaşıp ulaşmadığımız henüz netleşmedi” değerlendirmesinde bulundu.
Batı’nın tedarik kaynaklarını çeşitlendirme gayretine karşın Rusya’ya olan bağımlılık artıyor.
Sprott Asset Management raporu, geçen yıl Avrupa Birliği’ne Rus uranyumu sevkiyatının yüzde 7, dönüştürme hizmetlerinin yüzde 9, uranyum zenginleştirme hizmetlerinin ise yüzde 12 arttığını ortaya koydu.
Bloomberg verilerine göreyse olası ithalat yasaklarına rağmen Rusya, ABD için en büyük uranyum zenginleştirme hizmeti sağlayıcısı konumunu sürdürüyor.
ABD’deki nükleer santrallerin alımlarında Rus yakıtının payı 2015 yılındaki yüzde 17 düzeyinden 2025 yılında neredeyse yüzde 26’ya ulaştı.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, yaz aylarında yaptığı açıklamada ülkesinin ABD pazarına uranyum tedarik etmeyi sürdürdüğünü ve en büyük üç tedarikçi arasında yer aldığını kaydetmişti.
Putin, “ABD’ye hacim bazında en çok uranyum sağlayan birinci şirket bir Amerikan firması, ikincisi Avrupa ve ABD sermayeli, üçüncüsü ise halen Rusya. Ve hiçbir sorun yok, her şey yolunda gidiyor” ifadelerini kullanmıştı.
Rusya
Rusya Seçim Komisyonu, RFKP adayı Bondarenko’nun kaydını iptal etti

Rusya Merkezi Seçim Komisyonu, Komünist Parti’nin Devlet Duması adayı ve YouTube yayıncısı Nikolay Bondarenko’nun seçim kaydını kesin olarak sildi. Komisyon üyeleri, iki milyondan fazla abonesi olan siyasetçiyi Aleksey Navalnıy fotoğrafı gerekçesiyle çarptırıldığı idari para cezasını öne sürerek 1’e karşı 12 oyla liste dışı bıraktı.
Rusya Merkezi Seçim Komisyonu, Rusya Federasyonu Komünist Partisi’nin (RFKP) milletvekili adayı ve YouTube yayıncısı Nikolay Bondarenko’nun Devlet Duması seçimlerindeki kaydını kesin olarak iptal etti.
Karara gerekçe olarak Bondarenko’ya aşırılıkçı semboller sergilediği suçlamasıyla verilen idari para cezası gösterildi.
RBK medya kuruluşunun haberine göre, komisyonda yapılan oylamada 12 üye kararın lehinde, bir üye ise aleyhinde oy kullandı.
Komisyon üyesi Konstantin Mazurevskiy toplantıda seçim yasasını hatırlatarak şu ifadeleri kullandı:
“Seçim Kanunu’nun 4. maddesinin 8. fıkrasının 5. bendi uyarınca, İdari İhlaller Kanunu’nun 20.3 maddesinde öngörülen idari suçu işlediği gerekçesiyle idari yaptırıma uğrayan bir Rusya Federasyonu vatandaşı, ceza süresi dolmadan yapılacak Devlet Duması seçimlerinde milletvekili seçilemez.”
RFKP temsilcisi Georgiy Kamnev komisyon kararını kınayarak parti adaylarının yarış dışı bırakılmasına son verilmesi çağrısı yaptı.
Kamnev, insanların henüz yürürlüğe girmemiş yasalardan önceki yıllara ait paylaşımlar yüzünden yargılandığını vurguladı.
Adaylığın düşürülmesine yol açan idari süreç, Bondarenko’nun aşırılıkçı semboller sergilediği iddiasına dayanıyor. Saratov Bölge Mahkemesi 4 Eylül’de siyasetçinin itirazını reddetmiş ve ilk derece mahkemesinin kestiği bin rublelik para cezasını onamıştı.
RFKP federal listesinin 16 numaralı bölgesel grubunda ilk sırada yer alan Bondarenko, 21 Ağustos’ta Saratov’da gözaltına alınarak Oktyabrskiy İlçe Mahkemesi’ne çıkarılmıştı.
Mahkeme, Telegram kanalında Rusya’da yasaklanan ve aşırılıkçı örgütler listesine alınan Aleksey Navalnıy’ın fotoğrafının paylaşılması sebebiyle Bondarenko’yu bin ruble idari para cezasına çarptırmıştı.
Bondarenko ise “Nikolay Bondarenko Live” isimli kanalın kendisine ait olmadığını ve paylaşımla hiçbir bağlantısının olmadığını savunmuştu.
Daha önce yaptığı açıklamada “halkın adaylarının” kitlesel şekilde engellenmesinin seçimlere katılmaktan vazgeçme gerekçesi yapılmaması gerektiğini belirten 41 yaşındaki komünist siyasetçi, RFKP Saratov Bölge Komitesi sekreterliğini yürütüyor.
Bondarenko’nun “Dnevnik deputata” (Milletvekilinin Günlüğü) adlı YouTube kanalının 2 milyondan fazla abonesi var.
Bondarenko 2021 yılında izinsiz gösteride gözaltına alınmış, 2022’de ise gelir komisyonunun YouTube gelirlerinde usulsüzlük saptaması üzerine Saratov Bölge Duması’ndaki milletvekilliği görevinden düşürülmüştü.
Rusya Federal Bilgi Teknolojileri ve Kitle İletişimi Denetleme Kurumu (Roskomnadzor) 2023’te siyasetçinin internet sitesini engellerken, 2024’te Dzen platformu da sayfasına erişim kısıtlaması getirdi.
Aşırılıkçı sembol sergileme ve idari ceza alma gerekçesiyle Devlet Duması seçimlerine girme hakkını kaybeden tek isim Bondarenko değil.
Yabloko Partisi Genel Başkanı Nikolay Rıbakov başta olmak üzere farklı siyasetçiler de benzer gerekçelerle adaylık hakkını yitirmişti.
Dünya Basını2 hafta önceMilanovic uyardı: Dünya 1914 öncesine benzer bir uçurumun kenarında
Amerika2 hafta önceKıyamete beş kala – 1: Thiel, Deccal’i arıyor
Ortadoğu2 hafta önceMekke Anlaşması için İran iddiası: Tahran teklifi inceliyor
Rusya2 hafta önceTürkiye’den Rusya’ya ilk deniz yolu benzin sevkiyatı yola çıktı
Avrupa2 hafta önceAlman tarihçi Kittel, savaştan Hitler’i değil Stalin’i sorumlu tuttu
Görüş1 hafta önceBişkek’te “Yeni Düzen” gerçeğe dönüşüp dönüşemeyeceğini görmek için toplanıyor
Ortadoğu2 hafta önceSDG’nin feshi için yapılan anlaşmanın ayrıntıları
Dünya Basını1 hafta önce“Yapay zeka devasa bir aldatmaca”









