Rusya
Putin: ABD ile müzakerelerde olumlu ivme var

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Rus ve ABD heyetlerinin Riyad’daki görüşmelerini değerlendirerek, ilişkilerin yeniden canlandırılması için olumlu bir ivme olduğunu belirtti. Putin, ABD ile Ukrayna konusunda görüşmeye hazır olduklarını da ifade etti.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, 19 Şubat’ta St. Petersburg’daki çalışma ziyareti sırasında gazetecilere Rus ve ABD heyetlerinin Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da gerçekleştirdiği görüşmeler hakkında ilk kez ayrıntılı açıklamalarda bulundu.
Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ve Devlet Başkanı Yardımcısı Yuriy Uşakov’un Rus tarafını temsil ettiği görüşmeler hakkında Putin, kendisine bilgi verildiğini ve görüşmeleri “olumlu” olarak değerlendirdiğini, bir sonuç elde edildiğini söyledi.
Putin, diplomatik kurumların çalışmalarının yeniden başlatılması kararının alındığını belirterek, “Washington ve Moskova’dan sürekli diplomatların sınır dışı edilmesi iyi bir şeye yol açmıyor. Böyle devam ederse, bu binalarda sadece temizlik görevlileri çalışacak. Onların emeğine de değer vermek gerekiyor ama diplomatik temsilcilikler bunun için kurulmuyor,” dedi.
Ayrıca, çeşitli alanlarda çalışmaların yeniden başlatılması için ilk adımın atıldığını söyledi: Orta Doğu, özellikle Rusya’nın Suriye’deki varlığı, İsrail’in durumu, ekonomi, enerji, uzay gibi konuların görüşüldüğünü belirtti.
Putin, görüşmenin yapıcı bir havada geçtiğini ve Amerikalıların önyargısız ve geçmişteki olayları yargılamadan müzakere sürecine açık olduğunu ifade etti.
Avrupa ülkelerinin Ukrayna konusundaki müzakerelere katılma isteği hakkında da konuşan Putin, Riyad’daki görüşmelerin amacının Rusya ve ABD arasındaki ilişkileri yeniden tesis etmek olduğunu vurguladı.
Devlet Başkanı, Rusya ile ABD arasındaki güven düzeyi artırılmadan birçok sorunun çözülemeyeceğini belirtti.
Rusya’nın Avrupalılarla ve Mart 2022’de İstanbul’daki müzakerelerden çekilen Ukrayna ile diyalogdan hiçbir zaman vazgeçmediğini söyleyen Putin, “Müzakere masasına geri dönmeye hazırız,” diye konuştu.
ABD’nin müttefiklerinin bu konuda “kendilerinin suçlu” olduğunu hatırlatan Putin, Donald Trump’ın ilk döneminde Rusya’nın seçimlere müdahale ettiği iddialarına değindi.
Putin, “Bu seçim kampanyası sırasında tüm Avrupalı liderler, istisnasız hepsi, ABD’deki seçim sürecine doğrudan müdahale ettiler, hatta adaylardan birine doğrudan hakaret ettiler. Bizim açımızdan kime sempati duyduğumuz açıktı. Ancak müdahale etmemize izin vermedik,” dedi ve Trump’ın müttefiklerine karşı gösterdiği sükunete şaşırdığını, karşısındakilerin ise “kaba” davrandıklarını da sözlerine ekledi.
Putin, ABD’nin müttefikleriyle çalışmaya devam ettiğini, Ukrayna Özel Temsilcisi Keith Kellogg’un Ukrayna’da bulunduğunu ve daha önce Avrupalılarla görüştüğünü belirtti.
Fakat, bir yıl sonra sona erecek olan START-3 anlaşmasının uzatılması konusunda Rusya ve ABD’nin karar vermesi gerektiğini vurguladı.
Müzakere sürecine gelince, ABD’nin Ukrayna’nın da bu sürece dahil olacağını varsaydığını belirten Putin, “Kimse Ukrayna’yı bu sürecin dışında bırakmıyor,” değerlendirmesini yaptı.
Ukrayna’nın saldırısı
Putin ayrıca, Ukrayna’nın Krasnodar’daki Hazar Boru Hattı Konsorsiyumu’na ait petrol pompalama istasyonuna yönelik saldırısını da değerlendirdi.
Ukrayna ordusunun bu saldırıyı tek başına gerçekleştiremeyeceğini, “Batılı müttefiklerinden birinin” onlara ilgili bilgileri sağladığını düşündüğünü söyledi.
Putin, “Bu tesiste Rus hava savunma sistemleri yoktu ve hâlâ da yok,” diyerek konsorsiyumun hissedarları arasında Amerikan ve Avrupalı şirketlerin bulunduğunu, Rusya’nın ise Kazakistan’a ve Kazakistan’da faaliyet gösteren ortaklarına “hizmet” sağladığını belirtti.
Bu tesisin hızla onarılmasının mümkün olmadığını, zira Avrupa ekipmanlarının zarar gördüğünü ifade eden Putin, Avrupalıların Rusya’ya yönelik yaptırımlar uyguladığını, petrol ve doğalgaz üretiminde kullanılan Batılı ekipmanların Rusya’ya tedarikini yasakladığını hatırlattı.
Putin, “Bu ne anlama geliyor? Bu, iki gün önce Ukrayna silahlı kuvvetlerinin bir saldırı düzenlediği, iki gün sonra da Avrupalıların bu istasyonu onarmanın mümkün olmadığını ilan ettiği anlamına geliyor, çünkü ana ekipmanlar Avrupa, özellikle de Alman Siemens şirketi tarafından üretiliyor,” değerlendirmesini yaptı.
Trump ile olası görüşme
Diğer yandan Rusya Devlet Başkanı, Trump ile bir araya gelmenin hazırlanması gerektiğini belirterek, “Donald ile memnuniyetle görüşürüm, uzun zamandır görüşmedik. Telefon görüşmemizin niteliğinden de anlaşılacağı gibi, sanırım o da görüşmek istiyor,” dedi.
Tarafların hem ABD hem de Rusya için son derece önemli olan konuları, Ukrayna konusunu da hazırlamaları gerektiğini söyleyen Putin, Trump’ın Ukrayna’daki çatışmayı hızla çözme sözünü hatırlattı, ancak Trump başkan olduktan ve istihbarat servislerinden bilgi aldıktan sonra bunun yarım yıl süreceğini söylediğini belirtti.
Putin, “Biraz zamana ihtiyaç var. Ne kadar zaman gerekeceğini şu anda söyleyemem. Ancak böyle bir görüşme yapma arzumuz var,” ifadelerini kullandı..
Bunun yanı sıra Rusya hükümeti bünyesindeki Finans Üniversitesi uzmanı Denis Denisov, Vedomosti gazetesine verdiği demeçte Rus-Amerikan işbirliğinin yeniden başlatılması ve “canlandırılması” için önemli bir talep olduğunu ve ilişkilerin şu anda düşük bir noktada bulunduğunu belirtti.
Russia in Global Affairs dergisi genel yayın yönetmeni Fedor Lukyanov da Putin’in Riyad’daki görüşmeleri yüksek değerlendirmesinin, temasların devam edeceğini gösterdiğini ifade etti.
Uzmanlara göre, taraflar öncelikle diplomatik temsilciliklerin çalışmalarını normalleştirecek ve ardından iki başkanın görüşmesinin hazırlıklarına başlayacak.
Lukyanov, müzakere sürecinin Ukrayna hattında da gelişmeye devam edeceğini, ancak Rusya ve Ukrayna arasında doğrudan bir görüşmenin henüz başlamayacağını dile getirdi.
Ayrıca Lukyanov, bunun, ABD’nin Kiev’e ne önermeye ve ondan ne talep etmeye hazır olduğuna bağlı olacağını da sözlerine ekledi.
Rusya Uluslararası İlişkiler Konseyi Araştırma Direktörü Andrey Kortunov ise bugün itibarıyla Rusya ve ABD arasında en azından tam formatlı bir diyalogun yeniden kurulabileceğinden bahsedilebileceğini söyledi.
Etkileşimin, iletişim kanallarının ve diplomatik kurumların çalışmalarının yeniden kurulması da dahil olmak üzere farklı seviyelerde yeniden sağlanabileceğini belirten Kortunov, “Yeniden yapılanma yolunda bunların hepsi genel olarak son derece önemli,” diye vurguladı.
Kortunov, daha fazla ilerlemenin tarafların gösterebileceği siyasi iradeye bağlı olduğunu ve mevcut girişimlerdeki ilerlemenin, özellikle tarafların Ukrayna’daki çözüm konusunda bir anlayışa varıp varamayacağına bağlı olduğunu da sözlerine ekledi.
Rusya
Rusya, 1000 kilometre menzile sahip kamikaze dronlarının seri üretimine başladı

Rus savunma sanayisi şirketi Almaz-Antey, 1000 kilometreden fazla menzile sahip Garpiya-A1 kamikaze dronlarının seri üretimine geçti. Rosoboroneksport, uluslararası pazara sunulan sistemin yabancı müşterilerin ilgisini çektiğini ve dost ülkelerde ortak üretime açık olduklarını bildirdi.
Rusya merkezli Almaz-Antey Doğu Kazakistan Bölgesi (VKO) Konsorsiyumu, dolanan mühimmat sınıfındaki “Garpiya-A1” kamikaze dronlarının seri üretimine başladı.
Rusya’nın resmi silah ihracat şirketi Rosoboroneksport’un basın servisi, üretimin sistemi dünya pazarına sunma hedefi doğrultusunda yürütüldüğünü duyurdu.
Rosoboroneksport Genel Direktörü Aleksandr Miheyev, şirketin ulaştığı üretim kapasitesine dikkat çekerek, “Almaz-Antey VKO Konsorsiyumu, Garpiya-A1 (E) sisteminin seri üretiminde yetkinlik kazandı. Ülkenin savunma kabiliyetine zarar vermeden, yabancı müşterilerle yapılan sözleşmeleri rekabetçi sürelerde yerine getirmeyi sağlayan bir seviyeye ulaştı” dedi.
Miheyev, şirketin sistemin sevkiyatına ve Rusya’ya dost ülkelerin topraklarında üretimin yerelleştirilmesine yönelik müzakerelere açık olduğunu belirtti.
İnsansız hava aracının ihraç versiyonunun yabancı müşterilerin ilgisini çektiğini vurgulayan Miheyev, ürünün bazı ortaklara tanıtıldığını kaydetti.
Belirlenen koordinatlardaki sabit hedefleri vurmak üzere tasarlanan “Garpiya-A1 (E)” sistemi bünyesindeki uzun menzilli BLA-D insansız hava aracı, 50 metreden 2 bin 500 metreye kadar irtifada uçabiliyor.
Saatte 170 kilometreye varan hıza ulaşabilen araç, 1000 kilometrenin üzerinde mesafe katedebiliyor. Havada en az altı saat kalabilen dron, 50 kilogramın üzerinde harp başlığı taşıma kapasitesine sahip.
Rusya’da insansız sistemlere yönelik geliştirme faaliyetleri sürerken Kalaşnikov Konsorsiyumu Başkanı Alan Luşnikov da ağustos ayı başında yaptığı açıklamada, 11 kilogramlık harp başlığına ve yapay zeka unsurları içeren bir otomatik güdüm sistemine sahip “Kub-10ME” kamikaze dronunun yakında Ukrayna’daki askeri harekat bölgesinde kullanılacağını açıklamıştı.
Rusya
Şeremetyevo özelleştirmesinde devlet altın hisse hakkını kullanacak

Rusya hükümeti, Şeremetyevo Uluslararası Havalimanı’nın yönetiminde Rusya Federasyonu’nun “altın hisse” özel hakkını kullanmasını kararlaştırdı. Başbakan Mihail Mişustin’in imzaladığı karar, Devlet Başkanı Vladimir Putin’in havalimanındaki kamu hisselerinin özelleştirilmesine izin veren kararnamesi doğrultusunda alındı.
Rusya hükümeti, Şeremetyevo Uluslararası Havalimanı Anonim Şirketi’nin yönetiminde Rusya Federasyonu adına özel bir hak olan “altın hisse” uygulamasını devreye sokma kararı aldı.
İnterfaks ajansının aktardığına göre Başbakan Mihail Mişustin ilgili kararnameyi 18 Ağustos’ta imzaladı.
Söz konusu belge, Devlet Başkanı Vladimir Putin’in ağustos ayı başında yayımlanan kararnamesinin icrası kapsamında hazırlandı. Putin, bahsi geçen kararnameyle Şeremetyevo’yu stratejik işletmeler listesinden çıkarmış ve havalimanındaki kamu hisselerinin özelleştirilmesine izin vermişti.
“Altın hisse”, bir anonim şirkette hissedar konumundaki kamu tüzel kişiliklerine veya yerel yönetimlere tanınan kurumsal bir hakkı ifade ediyor.
Özelleştirilen işletmeler üzerindeki devlet denetimini koruma işlevi gören bu hak, yabancı yatırımcıların yer aldığı şirketlerde genel olarak oy kullanma imkanı sağlamasa da devlete ana sözleşme değişikliklerini onaylama veya veto etme yetkisi veriyor.
Devlet Başkanı Vladimir Putin’in yayımladığı kararname, özelleştirme ve stratejik işletme statüsüne dair hükümlerin yanı sıra havalimanının ana faaliyet alanının korunmasını, tesis ve kapasitelerin modernizasyonu için gerekli şartların sağlanmasını şart koşuyor.
Belge aynı zamanda hisse senetlerinin doğrudan ya da dolaylı yoldan yabancı kişi ve kuruluşların kontrolündeki tüzel kişilere geçmesini engellemeyi de güvence altına alıyor.
Putin, 2015 yılında Şeremetyevo’nun varlıklarının konsolidasyonunu ve kısmi özelleştirmesini öngören kararnameyi imzalamıştı.
Devlet, yeni kurulan “Şeremetyevo Havalimanı” şirketine federal mülkiyette bulunan yüzde 83,038 oranındaki havalimanı hissesini devrederken kamu payının en az yüzde 30 seviyesinde kalması şartı getirilmişti.
Varlıkların birleştirilmesi süreci Mayıs 2017’de tamamlandı. Bu konsolidasyon sonucunda Şeremetyevo Holding havalimanının yüzde 66,06 hissesine sahip olurken Rusya Federal Mülkiyet Yönetim Ajansı (Rosimuşçestvo) yüzde 30,46’lık payı elinde tuttu.
Geriye kalan hisselerin yüzde 2,43’ü Aeroflot’a, yüzde 1,05’i ise havalimanı yönetimine geçti.
Şeremetyevo Holding 2020 yılında devlete ait hisseleri satın almak üzere başvuruda bulunmuş, ancak daha sonra işlemden vazgeçmişti. Bu vazgeçmeyle birlikte havalimanının mülkiyeti bütünüyle özel sektöre devredilmemişti.
Rusya
Rusya, Alman gazeteci Michael Martens hakkında arama kararı çıkardı

Rusya İçişleri Bakanlığı, Alman Frankfurter Allgemeine Zeitung gazetesi muhabiri Michael Martens hakkında uluslararası arama kararı çıkardı. Kararın, gazetecinin Ukrayna ve Sırbistan liderlerinin basın toplantısında Rus askerlerinin öldürülmesine dair yönelttiği sorunun ardından alındığı bildirildi. Rusya Dışişleri Bakanlığı ve ilgili diplomatik misyonlar gazetecinin ifadelerine sert tepki gösterdi.
Rusya, Alman Frankfurter Allgemeine Zeitung (FAZ) gazetesi muhabiri Michael Martens hakkında uluslararası arama kararı çıkardı.
RBK’ya konuşan kolluk kuvvetlerindeki iki kaynak, kararın Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy ile Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic’in ortak basın toplantısının ardından alındığını aktardı.
Rusya İçişleri Bakanlığının arananlar veri tabanında, Martens’in Rusya Ceza Kanunu’nun ilgili maddesi uyarınca arandığı bilgisi yer alıyor.
Martens söz konusu basın toplantısında, Avrupa ülkelerinin “daha fazla Rus’un öldürülmesine yardımcı olmak” için neler yapabileceğini sormuştu.
Gelişmelerin ardından FAZ gazetesi, sorunun ifade ediliş biçimini “yanıltıcı” olarak nitelendirerek kurumun yayın politikasının “mümkün olduğunca çok sayıda Rus askerinin öldürülmesine yönelik çağrıları” kapsamadığını vurguladı.
RBK’nın kaynaklarına göre, gazeteci hakkındaki arama kararı Moskova İçişleri Ana Müdürlüğü tarafından 13 Ağustos’ta çıkarıldı.
Martens’e gıyabında Rusya Ceza Kanunu’nun 282. maddesinin 2. fıkrası uyarınca nefret veya düşmanlığı körükleme suçlaması yöneltildi. Soruşturma makamlarının yakın zamanda mahkemeye başvurarak gazeteci hakkında gıyabi tutuklama talep etmeyi planladığı belirtildi.
Rusya’nın Berlin Büyükelçiliği, Martens’in sözlerini “iğrenç” olarak nitelendirerek Moskova’nın hukuki mekanizmaları kullanma ihtimalini değerlendireceğini duyurdu.
Diplomatik temsilcilik, Martens’in fiilen Zelenskiy’e Rus askerlerinin öldürülmesi konusunda yardım teklif ettiğini ve gazetecinin daha sonra sosyal medyada yaptığı paylaşımların “her türlü yanlış anlaşılmayı ortadan kaldırdığını” açıkladı.
Büyükelçilik ayrıca Alman makamlarının, Almanya Gazeteciler Birliği dahil olmak üzere meslek örgütlerinin ve meslektaşlarının çoğunluğunun bu ifadeleri kınamamasını “üzüntü verici” bulduğunu bildirdi.
Büyükelçilik açıklamasında şu ifadelere yer verildi:
“FAZ’ın kısa açıklaması maalesef durumu kökten değiştirmiyor. Gazetenin Michael Martens’in ifadelerindeki ‘muğlaklığa’ sığınma girişimi eleştirilere dayanamaz; nitekim gazeteci sonrasında tam olarak söylediği şeyi kastettiğini ve bunda kınanacak bir yön görmediğini defalarca teyit etti.”
Rus diplomatlar, ifade özgürlüğünün, “burada resmi düzeyde iddia edildiği gibi” Almanya’nın resmi olarak çatışma halinde bulunmadığı bir devletin vatandaşları da dahil olmak üzere insanların öldürülmesine yönelik aleni çağrıları kapsamaması gerektiğini değerlendirdi.
Rusya’nın Washington Büyükelçiliği ise Martens’in sorusunu “Freudyen bir dil sürçmesi” olarak nitelendirdi ve bu çıkışın Alman makamlarının “Rusya-ABD cepheleşmesi” yönündeki arzusunu yansıttığını öne sürdü.
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov da Sırbistan makamlarına çağrıda bulunarak Martens’in sorusuna tepki göstermelerini istedi.
Gazetecinin ifadelerini kabul edilemez olarak nitelendiren Lavrov, Vucic’in bu soruyu duyduğunda “adeta donakaldığına” dikkat çekti.
Lavrov, bu tür görüşlere sahip bir kişinin medyada veya devlet kurumlarında görev almaması gerektiğini söyledi.
Görüş2 hafta önceTürkiye ve İsrail ilişkilerinin geleceği
Ortadoğu2 hafta önceMısır, üçlü pakta neden katılmadı?
Dünya Basını2 hafta önceThe Jerusalem Post: Suudi Arabistan-Türkiye-Pakistan savunma anlaşması İsrail’e tehdit
Diplomasi2 hafta önce‘İslami NATO’ mu? Yeni savunma paktı Hindistan’ı neden tedirgin ediyor?
Diplomasi2 hafta önceUkrayna, Türkiye’den 70 ATACMS ve diğer ABD menşeli silah satın aldı
Dünya Basını4 gün önceThe Economist, Daron Acemoğlu’nu yerden yere vurdu: “Sığ ve inandırıcılıktan uzak”
Rusya5 gün önceDört AB ülkesi daha Rus pasaportlarına kısıtlama getiriyor
Asya2 hafta önceVietnam, yerli üretim en büyük denizaltı savunma gemisinin inşasına başladı








