Bizi Takip Edin

Rusya

Putin, Trump’ın Barış Kuruluna dondurulan varlıklardan 1 milyar dolar aktarmayı teklif etti

Yayınlanma

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ABD Başkanı Donald Trump tarafından önerilen Barış Kuruluna, ülkesinin dondurulan varlıklarından 1 milyar dolar aktarmaya hazır olduklarını açıkladı. Putin, söz konusu kaynağın Gazze’nin yeniden imarı ve Orta Doğu’daki insani krizin çözümü için kullanılabileceğini belirtti.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, dün yaptığı açıklamada, Moskova’nın, ABD Başkanı Donald Trump’ın önerdiği “Barış Kurulu” projesine, daha önce dondurulan Rus varlıklarından 1 milyar dolar aktarmaya hazır olduğunu bildirdi.

Rusya Güvenlik Konseyi daimi üyeleriyle yaptığı toplantıda konuşan Putin, “Önceki ABD yönetimi döneminde dondurulan Rus varlıklarından 1 milyar doları Barış Kuruluna devredebiliriz” ifadelerini kullandı.

Dışişleri Bakanlığının ilgili belgeleri incelemesi ve stratejik ortaklarla istişarelerin ardından girişime katılım davetine resmi yanıt verileceğini belirten Putin, Moskova’nın uluslararası istikrarı güçlendirmeyi amaçlayan çabaları her zaman desteklediğini kaydetti.

Putin ayrıca, Donald Trump’tan şahsi bir davet aldığını doğrulayarak ABD Başkanı’na bu teklifi için teşekkür etti.

Trump: Halkın güce sahip olduğu tüm ulusları istiyoruz

Konuyla ilgili ayrı bir açıklama yapan Trump, yönetiminin Rusya dahil küresel etkisi olan tüm ülkelerin Barış Kurulunda temsil edilmesini istediğini söyledi.

Putin’in neden dahil edildiği yönündeki soruya yanıt veren Trump, “Herkesi istiyoruz. Tüm ulusları istiyoruz. İnsanların kontrole sahip olduğu, güce sahip olduğu tüm ulusları istiyoruz. Bu nedenle kendisi davet edildi ve kabul etti” dedi.

Erdoğan: Gazze “Barış Kurulu”na Fidan katılacak

“Teklifin odağında Gazze ve Filistin yer alıyor”

Putin, Rusya’ya sunulan önerinin öncelikle Orta Doğu’daki krizin çözümüne, özellikle de Gazze’deki duruma odaklandığını belirtti.

Rus lider, “Bize sunulan teklif esas olarak Orta Doğu’da bir yerleşimi, Filistin halkının acil sorunlarına olası çözümler aranmasını ve Gazze Şeridi’ndeki ağır insani durumun çözülmesini ilgilendiriyor” dedi.

Herhangi bir çözüm sürecinin Gazze’nin yeniden inşası dahil olmak üzere Filistinlilerin temel ihtiyaç ve arzularını yansıtması gerektiğini vurgulayan Putin, bunun Filistin-İsrail mücadelesinin uzun vadeli çözümüne katkıda bulunması gerektiğini ekledi. Putin ayrıca Rusya’nın Filistin halkıyla “özel bir ilişkisi” olduğunu kaydetti.

ABD’nin Grönland’a yönelik niyetlerine ilişkin bir endişe taşımadıklarını belirten Putin, “Grönland’da olup bitenler bizi hiç ilgilendirmiyor” dedi.

Ancak Alaska’nın ABD tarafından satın alınmasıyla bir kıyaslama yapan Putin, Grönland’ın yüz ölçümüne dayanarak değerinin 200 ile 250 milyon dolar arasında olabileceğini savundu.

Putin, “Alaska ile Grönland arasındaki fark yaklaşık 450 bin kilometrekaredir. Dolayısıyla, ABD’nin Alaska’yı satın almak için ödediği tutarla kıyaslarsanız, Grönland’ın fiyatı 200-250 milyon dolar civarında olur” şeklinde konuştu.

“ABD ve Danimarka kendi aralarında halledecektir”

Grönland konusunun Washington ile Kopenhag arasında çözülmesi gereken bir mesele olduğunu ifade eden Putin, “Bunu kendi aralarında halledeceklerini düşünüyorum” dedi.

ABD’nin böyle bir satın almayı karşılayabileceğini ve Danimarka’nın daha önce ABD’ye toprak satma tecrübesi olduğunu not düşen Putin, Danimarka’nın tarihsel olarak Grönland’a bir sömürge gibi davrandığını iddia etti ve Rusya’nın Washington ile benzer sorunları çözme konusunda deneyimi olduğunu söyledi.

Witkoff ve Kushner Ukrayna görüşmeleri için Moskova’ya gidiyor

Ukrayna meselesine de değinen Putin, ABD Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve Trump’ın damadı Jared Kushner’in Perşembe günü görüşmeler için Moskova’ya gelmelerinin beklendiğini açıkladı.

Putin, “Tüm bu konuları yarın görüşeceğimiz Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ın yanı sıra, Ukrayna çözüm meseleleri üzerindeki diyaloğu sürdürmek için yarın Moskova’ya gelecek olan ABD temsilcileri Stephen Witkoff ve Jared Kushner ile de ele almayı planlıyorum” dedi.

Putin, Rusya’nın dondurulan 1 milyar dolarlık varlığının Gazze için Barış Kuruluna yönlendirilmesi, geri kalan fonların ise bir barış anlaşmasının ardından Ukrayna’da hasar gören bölgelerin inşasına ayrılması olasılığını Trump yönetimiyle görüştüklerini de sözlerine ekledi.

Rusya

Rusya, 1000 kilometre menzile sahip kamikaze dronlarının seri üretimine başladı

Yayınlanma

Rus savunma sanayisi şirketi Almaz-Antey, 1000 kilometreden fazla menzile sahip Garpiya-A1 kamikaze dronlarının seri üretimine geçti. Rosoboroneksport, uluslararası pazara sunulan sistemin yabancı müşterilerin ilgisini çektiğini ve dost ülkelerde ortak üretime açık olduklarını bildirdi.

Rusya merkezli Almaz-Antey Doğu Kazakistan Bölgesi (VKO) Konsorsiyumu, dolanan mühimmat sınıfındaki “Garpiya-A1” kamikaze dronlarının seri üretimine başladı.

Rusya’nın resmi silah ihracat şirketi Rosoboroneksport’un basın servisi, üretimin sistemi dünya pazarına sunma hedefi doğrultusunda yürütüldüğünü duyurdu.

Rosoboroneksport Genel Direktörü Aleksandr Miheyev, şirketin ulaştığı üretim kapasitesine dikkat çekerek, “Almaz-Antey VKO Konsorsiyumu, Garpiya-A1 (E) sisteminin seri üretiminde yetkinlik kazandı. Ülkenin savunma kabiliyetine zarar vermeden, yabancı müşterilerle yapılan sözleşmeleri rekabetçi sürelerde yerine getirmeyi sağlayan bir seviyeye ulaştı” dedi.

Miheyev, şirketin sistemin sevkiyatına ve Rusya’ya dost ülkelerin topraklarında üretimin yerelleştirilmesine yönelik müzakerelere açık olduğunu belirtti.

İnsansız hava aracının ihraç versiyonunun yabancı müşterilerin ilgisini çektiğini vurgulayan Miheyev, ürünün bazı ortaklara tanıtıldığını kaydetti.

Belirlenen koordinatlardaki sabit hedefleri vurmak üzere tasarlanan “Garpiya-A1 (E)” sistemi bünyesindeki uzun menzilli BLA-D insansız hava aracı, 50 metreden 2 bin 500 metreye kadar irtifada uçabiliyor.

Saatte 170 kilometreye varan hıza ulaşabilen araç, 1000 kilometrenin üzerinde mesafe katedebiliyor. Havada en az altı saat kalabilen dron, 50 kilogramın üzerinde harp başlığı taşıma kapasitesine sahip.

Rusya’da insansız sistemlere yönelik geliştirme faaliyetleri sürerken Kalaşnikov Konsorsiyumu Başkanı Alan Luşnikov da ağustos ayı başında yaptığı açıklamada, 11 kilogramlık harp başlığına ve yapay zeka unsurları içeren bir otomatik güdüm sistemine sahip “Kub-10ME” kamikaze dronunun yakında Ukrayna’daki askeri harekat bölgesinde kullanılacağını açıklamıştı.

Okumaya Devam Et

Rusya

Şeremetyevo özelleştirmesinde devlet altın hisse hakkını kullanacak

Yayınlanma

Rusya hükümeti, Şeremetyevo Uluslararası Havalimanı’nın yönetiminde Rusya Federasyonu’nun “altın hisse” özel hakkını kullanmasını kararlaştırdı. Başbakan Mihail Mişustin’in imzaladığı karar, Devlet Başkanı Vladimir Putin’in havalimanındaki kamu hisselerinin özelleştirilmesine izin veren kararnamesi doğrultusunda alındı.

Rusya hükümeti, Şeremetyevo Uluslararası Havalimanı Anonim Şirketi’nin yönetiminde Rusya Federasyonu adına özel bir hak olan “altın hisse” uygulamasını devreye sokma kararı aldı.

İnterfaks ajansının aktardığına göre Başbakan Mihail Mişustin ilgili kararnameyi 18 Ağustos’ta imzaladı.

Söz konusu belge, Devlet Başkanı Vladimir Putin’in ağustos ayı başında yayımlanan kararnamesinin icrası kapsamında hazırlandı. Putin, bahsi geçen kararnameyle Şeremetyevo’yu stratejik işletmeler listesinden çıkarmış ve havalimanındaki kamu hisselerinin özelleştirilmesine izin vermişti.

“Altın hisse”, bir anonim şirkette hissedar konumundaki kamu tüzel kişiliklerine veya yerel yönetimlere tanınan kurumsal bir hakkı ifade ediyor.

Özelleştirilen işletmeler üzerindeki devlet denetimini koruma işlevi gören bu hak, yabancı yatırımcıların yer aldığı şirketlerde genel olarak oy kullanma imkanı sağlamasa da devlete ana sözleşme değişikliklerini onaylama veya veto etme yetkisi veriyor.

Devlet Başkanı Vladimir Putin’in yayımladığı kararname, özelleştirme ve stratejik işletme statüsüne dair hükümlerin yanı sıra havalimanının ana faaliyet alanının korunmasını, tesis ve kapasitelerin modernizasyonu için gerekli şartların sağlanmasını şart koşuyor.

Belge aynı zamanda hisse senetlerinin doğrudan ya da dolaylı yoldan yabancı kişi ve kuruluşların kontrolündeki tüzel kişilere geçmesini engellemeyi de güvence altına alıyor.

Putin, 2015 yılında Şeremetyevo’nun varlıklarının konsolidasyonunu ve kısmi özelleştirmesini öngören kararnameyi imzalamıştı.

Devlet, yeni kurulan “Şeremetyevo Havalimanı” şirketine federal mülkiyette bulunan yüzde 83,038 oranındaki havalimanı hissesini devrederken kamu payının en az yüzde 30 seviyesinde kalması şartı getirilmişti.

Varlıkların birleştirilmesi süreci Mayıs 2017’de tamamlandı. Bu konsolidasyon sonucunda Şeremetyevo Holding havalimanının yüzde 66,06 hissesine sahip olurken Rusya Federal Mülkiyet Yönetim Ajansı (Rosimuşçestvo) yüzde 30,46’lık payı elinde tuttu.

Geriye kalan hisselerin yüzde 2,43’ü Aeroflot’a, yüzde 1,05’i ise havalimanı yönetimine geçti.

Şeremetyevo Holding 2020 yılında devlete ait hisseleri satın almak üzere başvuruda bulunmuş, ancak daha sonra işlemden vazgeçmişti. Bu vazgeçmeyle birlikte havalimanının mülkiyeti bütünüyle özel sektöre devredilmemişti.

Okumaya Devam Et

Rusya

Rusya, Alman gazeteci Michael Martens hakkında arama kararı çıkardı

Yayınlanma

Rusya İçişleri Bakanlığı, Alman Frankfurter Allgemeine Zeitung gazetesi muhabiri Michael Martens hakkında uluslararası arama kararı çıkardı. Kararın, gazetecinin Ukrayna ve Sırbistan liderlerinin basın toplantısında Rus askerlerinin öldürülmesine dair yönelttiği sorunun ardından alındığı bildirildi. Rusya Dışişleri Bakanlığı ve ilgili diplomatik misyonlar gazetecinin ifadelerine sert tepki gösterdi.

Rusya, Alman Frankfurter Allgemeine Zeitung (FAZ) gazetesi muhabiri Michael Martens hakkında uluslararası arama kararı çıkardı.

RBK’ya konuşan kolluk kuvvetlerindeki iki kaynak, kararın Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy ile Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic’in ortak basın toplantısının ardından alındığını aktardı.

Rusya İçişleri Bakanlığının arananlar veri tabanında, Martens’in Rusya Ceza Kanunu’nun ilgili maddesi uyarınca arandığı bilgisi yer alıyor.

Martens söz konusu basın toplantısında, Avrupa ülkelerinin “daha fazla Rus’un öldürülmesine yardımcı olmak” için neler yapabileceğini sormuştu.

Gelişmelerin ardından FAZ gazetesi, sorunun ifade ediliş biçimini “yanıltıcı” olarak nitelendirerek kurumun yayın politikasının “mümkün olduğunca çok sayıda Rus askerinin öldürülmesine yönelik çağrıları” kapsamadığını vurguladı.

RBK’nın kaynaklarına göre, gazeteci hakkındaki arama kararı Moskova İçişleri Ana Müdürlüğü tarafından 13 Ağustos’ta çıkarıldı.

Martens’e gıyabında Rusya Ceza Kanunu’nun 282. maddesinin 2. fıkrası uyarınca nefret veya düşmanlığı körükleme suçlaması yöneltildi. Soruşturma makamlarının yakın zamanda mahkemeye başvurarak gazeteci hakkında gıyabi tutuklama talep etmeyi planladığı belirtildi.

Rusya’nın Berlin Büyükelçiliği, Martens’in sözlerini “iğrenç” olarak nitelendirerek Moskova’nın hukuki mekanizmaları kullanma ihtimalini değerlendireceğini duyurdu.

Diplomatik temsilcilik, Martens’in fiilen Zelenskiy’e Rus askerlerinin öldürülmesi konusunda yardım teklif ettiğini ve gazetecinin daha sonra sosyal medyada yaptığı paylaşımların “her türlü yanlış anlaşılmayı ortadan kaldırdığını” açıkladı.

Büyükelçilik ayrıca Alman makamlarının, Almanya Gazeteciler Birliği dahil olmak üzere meslek örgütlerinin ve meslektaşlarının çoğunluğunun bu ifadeleri kınamamasını “üzüntü verici” bulduğunu bildirdi.

Büyükelçilik açıklamasında şu ifadelere yer verildi:

“FAZ’ın kısa açıklaması maalesef durumu kökten değiştirmiyor. Gazetenin Michael Martens’in ifadelerindeki ‘muğlaklığa’ sığınma girişimi eleştirilere dayanamaz; nitekim gazeteci sonrasında tam olarak söylediği şeyi kastettiğini ve bunda kınanacak bir yön görmediğini defalarca teyit etti.”

Rus diplomatlar, ifade özgürlüğünün, “burada resmi düzeyde iddia edildiği gibi” Almanya’nın resmi olarak çatışma halinde bulunmadığı bir devletin vatandaşları da dahil olmak üzere insanların öldürülmesine yönelik aleni çağrıları kapsamaması gerektiğini değerlendirdi.

Rusya’nın Washington Büyükelçiliği ise Martens’in sorusunu “Freudyen bir dil sürçmesi” olarak nitelendirdi ve bu çıkışın Alman makamlarının “Rusya-ABD cepheleşmesi” yönündeki arzusunu yansıttığını öne sürdü.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov da Sırbistan makamlarına çağrıda bulunarak Martens’in sorusuna tepki göstermelerini istedi.

Gazetecinin ifadelerini kabul edilemez olarak nitelendiren Lavrov, Vucic’in bu soruyu duyduğunda “adeta donakaldığına” dikkat çekti.

Lavrov, bu tür görüşlere sahip bir kişinin medyada veya devlet kurumlarında görev almaması gerektiğini söyledi.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English