Bizi Takip Edin

Rusya

Putin ve Trump’ın görüşmesi için yer belli oldu, tarih bekleniyor

Yayınlanma

Kremlin, Putin ile eski Trump arasında bir görüşme için mutabakata varıldığını ve yerin belirlendiğini açıkladı. ABD’nin Ukrayna’da ateşkes, Rusya’nın toprak kazanımlarının tanınması ve yaptırımların kaldırılmasını içeren bir teklif sunduğu iddia edilirken, üçlü zirve ihtimali de gündemde.

Kremlin, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile ABD Başkanı Donald Trump arasında bir görüşme yapılması konusunda mutabakata varıldığını ve görüşme yerinin belirlendiğini açıkladı.

Putin’in dış politika danışmanı Yuriy Uşakov, görüşme için hedeflenen tarihin gelecek hafta olduğunu, ancak kesin günün henüz netleşmediğini bildirdi.

Uşakov, hazırlıkların ne kadar süreceğini “şimdilik söylemek zor” sözleriyle ifade ederken, görüşme yeri üzerinde uzlaşı sağlandığını ancak Kremlin’in bunu daha sonra açıklayacağını belirtti.

Görüşme yeri için BAE ve Türkiye devrede

Putin, Birleşik Arap Emirlikleri’ni (BAE) bu görüşme için uygun ülkelerden biri olarak göstererek, “Bize bu tür bir organizasyonda yardımcı olmaya hazır çok sayıda dostumuz var. Bu, gayet uygun bir yer olur,” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da görüşmeye ev sahipliği yapabilecek yerlerden biri olarak İstanbul’u önermişti. Bu yıl Rusya-Ukrayna heyetleri arasında üç tur görüşme İstanbul’da gerçekleşmişti.

7 Ağustos’ta Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile Dışişleri Bakanı Hakan Fidan arasında yapılan telefon görüşmesinde de Moskova-Kiev müzakerelerine ilişkin son durum ele alınmıştı.

Masadaki teklif: Ateşkes ve toprak tanıma

Görüşmelerin merkezinde, ABD’nin Ukrayna’daki ihtilafın çözümü için sunduğu bir teklif bulunuyor. Uşakov, ABD’den “kabul edilebilir” bir teklif aldıklarını doğruladı.

Polonya basınından Onet‘in iddiasına göre teklif, ateşkes anlaşması, Rusya’nın toprak kazanımlarının tanınması ve yaptırımların büyük bir bölümünün kaldırılmasını içeriyor. Ancak teklifte NATO’nun genişlemesinin durdurulması veya Ukrayna’ya askeri yardımın kesilmesi gibi maddelerin yer almadığı belirtildi.

6 Ağustos’ta Kremlin’de yapılan görüşmelerde, ABD’nin özel temsilcisi Steve Witkoff, Putin, Trump ve Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy arasında üçlü bir zirve ihtimalini de gündeme getirdi.

Ancak Uşakov, bu seçeneğin detaylı biçimde ele alınmadığını ve Rus tarafının bu konuda yorum yapmadığını vurguladı.

Trump’tan yaptırım tehditleri

Planlanan zirve, Trump’ın Rusya’ya yönelik sert adımlarının gölgesinde gerçekleşiyor. Trump, 14 Temmuz’da Rusya’nın Ukrayna’daki faaliyetlerinden memnun olmadığını belirterek, 50 gün içinde ateşkes sağlanmazsa Moskova ve ticaret ortaklarına yüzde 100 ek gümrük vergisi getireceğini açıklamıştı.

Daha sonra bu süreyi 10 güne indiren Trump’ın ardından Beyaz Saray, yaptırımların 8 Ağustos’ta devreye gireceğini duyurdu.

Trump ayrıca, Rusya’dan petrol ithal ettiği gerekçesiyle Hindistan’a yüzde 25 gümrük vergisi uyguladı ve benzer tedbirleri Çin’in de aralarında bulunduğu birkaç ülke için planladığını söyledi. Bu açıklamaların ardından Trump, “ilgili bölgelere” iki nükleer denizaltı konuşlandırılması talimatı verdi.

Kremlin temkinli, piyasalar olumlu

Kremlin ise ABD’nin adımlarını bir “tansiyon yükseltme” olarak görmediğini ve Rus ekonomisinin yaptırımlara karşı “belirli bir bağışıklık” geliştirdiğini belirtti.

Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Dmitriy Medvedev, ne Trump’ın ne de ABD’li senatör Lindsey Graham’ın, Ukrayna’daki ihtilaflarla ilgili ne zaman masaya oturulacağına karar verme hakkı olmadığını ifade etti.

Bu gelişmelere rağmen dün Moskova Borsası endeksi, 6 Haziran’dan beri ilk kez 2900 puanı aştı ve 11.54’te (TSİ 11.54) 2909,74 seviyesinden işlem gördü.

Putin ile Trump en son 2019’da Japonya’daki G20 Zirvesi’nde bir araya gelmişti. İki lider arasındaki son tam kapsamlı zirve ise 2018’de Helsinki’de yapılmıştı.

Öte yandan, Putin-Witkoff görüşmesinin ardından Trump ile Zelenskiy’nin bir telefon görüşmesi yaptığı ve Moskova’da gündeme gelen konuları ele aldıkları öğrenildi. Bloomberg‘in haberine göre Trump, Ukrayna’da ateşkes görüşmelerinin “toprak takası” konusunun masaya gelmesi hâlinde başlayabileceğini dile getirdi.

Rusya

Rusya, 1000 kilometre menzile sahip kamikaze dronlarının seri üretimine başladı

Yayınlanma

Rus savunma sanayisi şirketi Almaz-Antey, 1000 kilometreden fazla menzile sahip Garpiya-A1 kamikaze dronlarının seri üretimine geçti. Rosoboroneksport, uluslararası pazara sunulan sistemin yabancı müşterilerin ilgisini çektiğini ve dost ülkelerde ortak üretime açık olduklarını bildirdi.

Rusya merkezli Almaz-Antey Doğu Kazakistan Bölgesi (VKO) Konsorsiyumu, dolanan mühimmat sınıfındaki “Garpiya-A1” kamikaze dronlarının seri üretimine başladı.

Rusya’nın resmi silah ihracat şirketi Rosoboroneksport’un basın servisi, üretimin sistemi dünya pazarına sunma hedefi doğrultusunda yürütüldüğünü duyurdu.

Rosoboroneksport Genel Direktörü Aleksandr Miheyev, şirketin ulaştığı üretim kapasitesine dikkat çekerek, “Almaz-Antey VKO Konsorsiyumu, Garpiya-A1 (E) sisteminin seri üretiminde yetkinlik kazandı. Ülkenin savunma kabiliyetine zarar vermeden, yabancı müşterilerle yapılan sözleşmeleri rekabetçi sürelerde yerine getirmeyi sağlayan bir seviyeye ulaştı” dedi.

Miheyev, şirketin sistemin sevkiyatına ve Rusya’ya dost ülkelerin topraklarında üretimin yerelleştirilmesine yönelik müzakerelere açık olduğunu belirtti.

İnsansız hava aracının ihraç versiyonunun yabancı müşterilerin ilgisini çektiğini vurgulayan Miheyev, ürünün bazı ortaklara tanıtıldığını kaydetti.

Belirlenen koordinatlardaki sabit hedefleri vurmak üzere tasarlanan “Garpiya-A1 (E)” sistemi bünyesindeki uzun menzilli BLA-D insansız hava aracı, 50 metreden 2 bin 500 metreye kadar irtifada uçabiliyor.

Saatte 170 kilometreye varan hıza ulaşabilen araç, 1000 kilometrenin üzerinde mesafe katedebiliyor. Havada en az altı saat kalabilen dron, 50 kilogramın üzerinde harp başlığı taşıma kapasitesine sahip.

Rusya’da insansız sistemlere yönelik geliştirme faaliyetleri sürerken Kalaşnikov Konsorsiyumu Başkanı Alan Luşnikov da ağustos ayı başında yaptığı açıklamada, 11 kilogramlık harp başlığına ve yapay zeka unsurları içeren bir otomatik güdüm sistemine sahip “Kub-10ME” kamikaze dronunun yakında Ukrayna’daki askeri harekat bölgesinde kullanılacağını açıklamıştı.

Okumaya Devam Et

Rusya

Şeremetyevo özelleştirmesinde devlet altın hisse hakkını kullanacak

Yayınlanma

Rusya hükümeti, Şeremetyevo Uluslararası Havalimanı’nın yönetiminde Rusya Federasyonu’nun “altın hisse” özel hakkını kullanmasını kararlaştırdı. Başbakan Mihail Mişustin’in imzaladığı karar, Devlet Başkanı Vladimir Putin’in havalimanındaki kamu hisselerinin özelleştirilmesine izin veren kararnamesi doğrultusunda alındı.

Rusya hükümeti, Şeremetyevo Uluslararası Havalimanı Anonim Şirketi’nin yönetiminde Rusya Federasyonu adına özel bir hak olan “altın hisse” uygulamasını devreye sokma kararı aldı.

İnterfaks ajansının aktardığına göre Başbakan Mihail Mişustin ilgili kararnameyi 18 Ağustos’ta imzaladı.

Söz konusu belge, Devlet Başkanı Vladimir Putin’in ağustos ayı başında yayımlanan kararnamesinin icrası kapsamında hazırlandı. Putin, bahsi geçen kararnameyle Şeremetyevo’yu stratejik işletmeler listesinden çıkarmış ve havalimanındaki kamu hisselerinin özelleştirilmesine izin vermişti.

“Altın hisse”, bir anonim şirkette hissedar konumundaki kamu tüzel kişiliklerine veya yerel yönetimlere tanınan kurumsal bir hakkı ifade ediyor.

Özelleştirilen işletmeler üzerindeki devlet denetimini koruma işlevi gören bu hak, yabancı yatırımcıların yer aldığı şirketlerde genel olarak oy kullanma imkanı sağlamasa da devlete ana sözleşme değişikliklerini onaylama veya veto etme yetkisi veriyor.

Devlet Başkanı Vladimir Putin’in yayımladığı kararname, özelleştirme ve stratejik işletme statüsüne dair hükümlerin yanı sıra havalimanının ana faaliyet alanının korunmasını, tesis ve kapasitelerin modernizasyonu için gerekli şartların sağlanmasını şart koşuyor.

Belge aynı zamanda hisse senetlerinin doğrudan ya da dolaylı yoldan yabancı kişi ve kuruluşların kontrolündeki tüzel kişilere geçmesini engellemeyi de güvence altına alıyor.

Putin, 2015 yılında Şeremetyevo’nun varlıklarının konsolidasyonunu ve kısmi özelleştirmesini öngören kararnameyi imzalamıştı.

Devlet, yeni kurulan “Şeremetyevo Havalimanı” şirketine federal mülkiyette bulunan yüzde 83,038 oranındaki havalimanı hissesini devrederken kamu payının en az yüzde 30 seviyesinde kalması şartı getirilmişti.

Varlıkların birleştirilmesi süreci Mayıs 2017’de tamamlandı. Bu konsolidasyon sonucunda Şeremetyevo Holding havalimanının yüzde 66,06 hissesine sahip olurken Rusya Federal Mülkiyet Yönetim Ajansı (Rosimuşçestvo) yüzde 30,46’lık payı elinde tuttu.

Geriye kalan hisselerin yüzde 2,43’ü Aeroflot’a, yüzde 1,05’i ise havalimanı yönetimine geçti.

Şeremetyevo Holding 2020 yılında devlete ait hisseleri satın almak üzere başvuruda bulunmuş, ancak daha sonra işlemden vazgeçmişti. Bu vazgeçmeyle birlikte havalimanının mülkiyeti bütünüyle özel sektöre devredilmemişti.

Okumaya Devam Et

Rusya

Rusya, Alman gazeteci Michael Martens hakkında arama kararı çıkardı

Yayınlanma

Rusya İçişleri Bakanlığı, Alman Frankfurter Allgemeine Zeitung gazetesi muhabiri Michael Martens hakkında uluslararası arama kararı çıkardı. Kararın, gazetecinin Ukrayna ve Sırbistan liderlerinin basın toplantısında Rus askerlerinin öldürülmesine dair yönelttiği sorunun ardından alındığı bildirildi. Rusya Dışişleri Bakanlığı ve ilgili diplomatik misyonlar gazetecinin ifadelerine sert tepki gösterdi.

Rusya, Alman Frankfurter Allgemeine Zeitung (FAZ) gazetesi muhabiri Michael Martens hakkında uluslararası arama kararı çıkardı.

RBK’ya konuşan kolluk kuvvetlerindeki iki kaynak, kararın Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy ile Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic’in ortak basın toplantısının ardından alındığını aktardı.

Rusya İçişleri Bakanlığının arananlar veri tabanında, Martens’in Rusya Ceza Kanunu’nun ilgili maddesi uyarınca arandığı bilgisi yer alıyor.

Martens söz konusu basın toplantısında, Avrupa ülkelerinin “daha fazla Rus’un öldürülmesine yardımcı olmak” için neler yapabileceğini sormuştu.

Gelişmelerin ardından FAZ gazetesi, sorunun ifade ediliş biçimini “yanıltıcı” olarak nitelendirerek kurumun yayın politikasının “mümkün olduğunca çok sayıda Rus askerinin öldürülmesine yönelik çağrıları” kapsamadığını vurguladı.

RBK’nın kaynaklarına göre, gazeteci hakkındaki arama kararı Moskova İçişleri Ana Müdürlüğü tarafından 13 Ağustos’ta çıkarıldı.

Martens’e gıyabında Rusya Ceza Kanunu’nun 282. maddesinin 2. fıkrası uyarınca nefret veya düşmanlığı körükleme suçlaması yöneltildi. Soruşturma makamlarının yakın zamanda mahkemeye başvurarak gazeteci hakkında gıyabi tutuklama talep etmeyi planladığı belirtildi.

Rusya’nın Berlin Büyükelçiliği, Martens’in sözlerini “iğrenç” olarak nitelendirerek Moskova’nın hukuki mekanizmaları kullanma ihtimalini değerlendireceğini duyurdu.

Diplomatik temsilcilik, Martens’in fiilen Zelenskiy’e Rus askerlerinin öldürülmesi konusunda yardım teklif ettiğini ve gazetecinin daha sonra sosyal medyada yaptığı paylaşımların “her türlü yanlış anlaşılmayı ortadan kaldırdığını” açıkladı.

Büyükelçilik ayrıca Alman makamlarının, Almanya Gazeteciler Birliği dahil olmak üzere meslek örgütlerinin ve meslektaşlarının çoğunluğunun bu ifadeleri kınamamasını “üzüntü verici” bulduğunu bildirdi.

Büyükelçilik açıklamasında şu ifadelere yer verildi:

“FAZ’ın kısa açıklaması maalesef durumu kökten değiştirmiyor. Gazetenin Michael Martens’in ifadelerindeki ‘muğlaklığa’ sığınma girişimi eleştirilere dayanamaz; nitekim gazeteci sonrasında tam olarak söylediği şeyi kastettiğini ve bunda kınanacak bir yön görmediğini defalarca teyit etti.”

Rus diplomatlar, ifade özgürlüğünün, “burada resmi düzeyde iddia edildiği gibi” Almanya’nın resmi olarak çatışma halinde bulunmadığı bir devletin vatandaşları da dahil olmak üzere insanların öldürülmesine yönelik aleni çağrıları kapsamaması gerektiğini değerlendirdi.

Rusya’nın Washington Büyükelçiliği ise Martens’in sorusunu “Freudyen bir dil sürçmesi” olarak nitelendirdi ve bu çıkışın Alman makamlarının “Rusya-ABD cepheleşmesi” yönündeki arzusunu yansıttığını öne sürdü.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov da Sırbistan makamlarına çağrıda bulunarak Martens’in sorusuna tepki göstermelerini istedi.

Gazetecinin ifadelerini kabul edilemez olarak nitelendiren Lavrov, Vucic’in bu soruyu duyduğunda “adeta donakaldığına” dikkat çekti.

Lavrov, bu tür görüşlere sahip bir kişinin medyada veya devlet kurumlarında görev almaması gerektiğini söyledi.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English