Rusya
Rus petrol devlerinin hisseleri Maduro’nun kaçırılması sonrası düştü

Rus petrol şirketlerinin hisseleri, Venezuela Devlet Başkanı Maduro’nun kaçırılmasının ardından 2026 yılının ilk işlem gününe düşüşle başladı. Küresel petrol fiyatlarındaki gerilemeyi takip eden Moskova Borsası’nda, Rosneft ve Tatneft gibi devlerin hisselerinde değer kaybı görüldü.
Rus petrol şirketlerinin hisseleri, 5 Ocak sabah seansının başında ağırlıklı olarak düşüş kaydetti.
Hisse senetleri, ABD’nin Venezuela’ya yönelik askeri operasyonuyla ilgili haberlere düşüşle tepki veren petrol fiyatlarını takip etti.
Türkiye saatiyle 07.27 itibarıyla Moskova Borsası endeksi (IMOEX2) yüzde 0,45 düşüşle 2754,28 puana geriledi. Londra ICE borsasında Mart vadeli Brent petrolün varil fiyatı ise 07.17 itibarıyla yüzde 0,23 azalarak 60,61 dolara düştü.
Seansın en düşük seviyelerinde şirket hisseleri şu değerleri gördü:
- Rosneft: Yüzde 0,98 düşüşle 405 ruble
- Gazprom Neft: Yüzde 0,21 düşüşle 487,6 ruble
- Tatneft (adi hisseler): Yüzde 0,72 düşüşle 576,5 ruble
- Başneft (adi hisseler): Yüzde 0,9 düşüşle 1437,5 ruble
- Lukoil: Yüzde 0,53 düşüşle 5877 ruble
- Surgutneftegaz (adi hisseler): Yüzde 0,21 düşüşle 21,67 ruble
ABD, 3 Ocak’ta Venezuela’da askeri operasyon gerçekleştirdi. Başkent Caracas ve diğer bölgelerdeki stratejik hedeflere füze saldırıları düzenlendi. Operasyon kapsamında Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores kaçırılarak ülkeden çıkarıldı.
Maduro ve eşi cumartesi günü New York’a getirildi. ABD tarafından alıkonulan Venezuela Devlet Başkanı ve eşinin, 5 Ocak Pazartesi günü Türkiye saatiyle 20.00’de New York’ta federal mahkemeye çıkarılacağı bildirildi.
Venezuela makamları ABD’nin müdahalesini “askeri saldırı” olarak nitelendirdi ve ülkede olağanüstü hal ilan etti.
Venezuela Dışişleri Bakanı İvan Gil, Maduro’nun halen devlet başkanı olduğunu belirterek Washington’dan Maduro’nun iadesini talep etti.
Rusya Dışişleri Bakanlığı, ABD’nin eylemlerini kınadı ve “egemen bir ülkenin yasal olarak seçilmiş devlet başkanı ve eşinin serbest bırakılmasını” istedi.
Piyasa uzmanlarının değerlendirmesi
Petrol üreten ülkelerde yaşanan bu tür sarsıntılar genellikle petrol fiyatlarında belirgin bir artışa neden olur. Ancak piyasalar Venezuela’daki jeopolitik gerilimin yükselmesine kayda değer bir tepki vermedi.
Capital Economics Grubu Başekonomisti Neil Shearing, bu durumu Venezuela’nın küresel arzdaki payının düşüklüğüne bağladı.
Shearing, “Venezuela’daki üretimde yaşanacak herhangi bir kısa vadeli kesinti, diğer ülkelerdeki üretim artışıyla kolayca telafi edilebilir” dedi.
OPEC verilerine göre Venezuela, 303,22 milyar varil ile dünya kanıtlanmış petrol rezervlerinin yüzde 17,5’ine sahip. Bu oran dünyadaki diğer tüm ülkelerden fazla.
Fakat geçmişte büyük bir üretici olan ülkenin petrol üretimi son yirmi yılda azaldı ve şu anda küresel arzın yüzde 1’inden azını oluşturuyor. İhraç edilen petrolün büyük kısmı Çin’e gönderiliyor.
A/S Global Risk Management Başanalisti ve Araştırma Bölümü Başkanı Arne Lohmann Rasmussen ise piyasaların, petrol ihracatını aksatacak Venezuela çatışmasını fiyatlara halihazırda dahil ettiğini belirtti.
‘Hafif bir negatif seyir muhtemel’
RBK Radyosu’na konuşan T-Investments Başekonomisti Sofya Donets, finansal akışların kapalı olması nedeniyle petrol fiyatlarının şu anda Rus piyasasının dış dünyayla olan temel bağlantısı olduğunu vurguladı.
Donets, Venezuela kaynaklı haberlerin piyasaya etkisini yorumlarken, “Şimdilik burada büyük bir hareket görmüyoruz, bu da Rus piyasası için bunun sadece arka plan faktörlerinden biri olacağı anlamına geliyor” ifadelerini kullandı.
Gelecek dönemdeki dinamiklere ilişkin olarak tüm jeopolitik gelişmelerin ve Ukrayna konusundaki müzakerelerin piyasa için bir numaralı gündem maddesi olduğunu belirten Donets, son günlerde önemli bir haber akışı yaşanmadığını kaydetti.
Piyasaların 2025 yılını zayıf bir seyirle kapattığını hatırlatan uzman, bu atmosferin önümüzdeki günlerde de Rus piyasasında hakim olabileceğini ifade etti.
Donets, “Büyük hareketler beklemek yersiz, ancak önümüzdeki işlem günlerinde hafif bir negatif seyir daha muhtemel” değerlendirmesinde bulundu.
Rusya
Rusya, 1000 kilometre menzile sahip kamikaze dronlarının seri üretimine başladı

Rus savunma sanayisi şirketi Almaz-Antey, 1000 kilometreden fazla menzile sahip Garpiya-A1 kamikaze dronlarının seri üretimine geçti. Rosoboroneksport, uluslararası pazara sunulan sistemin yabancı müşterilerin ilgisini çektiğini ve dost ülkelerde ortak üretime açık olduklarını bildirdi.
Rusya merkezli Almaz-Antey Doğu Kazakistan Bölgesi (VKO) Konsorsiyumu, dolanan mühimmat sınıfındaki “Garpiya-A1” kamikaze dronlarının seri üretimine başladı.
Rusya’nın resmi silah ihracat şirketi Rosoboroneksport’un basın servisi, üretimin sistemi dünya pazarına sunma hedefi doğrultusunda yürütüldüğünü duyurdu.
Rosoboroneksport Genel Direktörü Aleksandr Miheyev, şirketin ulaştığı üretim kapasitesine dikkat çekerek, “Almaz-Antey VKO Konsorsiyumu, Garpiya-A1 (E) sisteminin seri üretiminde yetkinlik kazandı. Ülkenin savunma kabiliyetine zarar vermeden, yabancı müşterilerle yapılan sözleşmeleri rekabetçi sürelerde yerine getirmeyi sağlayan bir seviyeye ulaştı” dedi.
Miheyev, şirketin sistemin sevkiyatına ve Rusya’ya dost ülkelerin topraklarında üretimin yerelleştirilmesine yönelik müzakerelere açık olduğunu belirtti.
İnsansız hava aracının ihraç versiyonunun yabancı müşterilerin ilgisini çektiğini vurgulayan Miheyev, ürünün bazı ortaklara tanıtıldığını kaydetti.
Belirlenen koordinatlardaki sabit hedefleri vurmak üzere tasarlanan “Garpiya-A1 (E)” sistemi bünyesindeki uzun menzilli BLA-D insansız hava aracı, 50 metreden 2 bin 500 metreye kadar irtifada uçabiliyor.
Saatte 170 kilometreye varan hıza ulaşabilen araç, 1000 kilometrenin üzerinde mesafe katedebiliyor. Havada en az altı saat kalabilen dron, 50 kilogramın üzerinde harp başlığı taşıma kapasitesine sahip.
Rusya’da insansız sistemlere yönelik geliştirme faaliyetleri sürerken Kalaşnikov Konsorsiyumu Başkanı Alan Luşnikov da ağustos ayı başında yaptığı açıklamada, 11 kilogramlık harp başlığına ve yapay zeka unsurları içeren bir otomatik güdüm sistemine sahip “Kub-10ME” kamikaze dronunun yakında Ukrayna’daki askeri harekat bölgesinde kullanılacağını açıklamıştı.
Rusya
Şeremetyevo özelleştirmesinde devlet altın hisse hakkını kullanacak

Rusya hükümeti, Şeremetyevo Uluslararası Havalimanı’nın yönetiminde Rusya Federasyonu’nun “altın hisse” özel hakkını kullanmasını kararlaştırdı. Başbakan Mihail Mişustin’in imzaladığı karar, Devlet Başkanı Vladimir Putin’in havalimanındaki kamu hisselerinin özelleştirilmesine izin veren kararnamesi doğrultusunda alındı.
Rusya hükümeti, Şeremetyevo Uluslararası Havalimanı Anonim Şirketi’nin yönetiminde Rusya Federasyonu adına özel bir hak olan “altın hisse” uygulamasını devreye sokma kararı aldı.
İnterfaks ajansının aktardığına göre Başbakan Mihail Mişustin ilgili kararnameyi 18 Ağustos’ta imzaladı.
Söz konusu belge, Devlet Başkanı Vladimir Putin’in ağustos ayı başında yayımlanan kararnamesinin icrası kapsamında hazırlandı. Putin, bahsi geçen kararnameyle Şeremetyevo’yu stratejik işletmeler listesinden çıkarmış ve havalimanındaki kamu hisselerinin özelleştirilmesine izin vermişti.
“Altın hisse”, bir anonim şirkette hissedar konumundaki kamu tüzel kişiliklerine veya yerel yönetimlere tanınan kurumsal bir hakkı ifade ediyor.
Özelleştirilen işletmeler üzerindeki devlet denetimini koruma işlevi gören bu hak, yabancı yatırımcıların yer aldığı şirketlerde genel olarak oy kullanma imkanı sağlamasa da devlete ana sözleşme değişikliklerini onaylama veya veto etme yetkisi veriyor.
Devlet Başkanı Vladimir Putin’in yayımladığı kararname, özelleştirme ve stratejik işletme statüsüne dair hükümlerin yanı sıra havalimanının ana faaliyet alanının korunmasını, tesis ve kapasitelerin modernizasyonu için gerekli şartların sağlanmasını şart koşuyor.
Belge aynı zamanda hisse senetlerinin doğrudan ya da dolaylı yoldan yabancı kişi ve kuruluşların kontrolündeki tüzel kişilere geçmesini engellemeyi de güvence altına alıyor.
Putin, 2015 yılında Şeremetyevo’nun varlıklarının konsolidasyonunu ve kısmi özelleştirmesini öngören kararnameyi imzalamıştı.
Devlet, yeni kurulan “Şeremetyevo Havalimanı” şirketine federal mülkiyette bulunan yüzde 83,038 oranındaki havalimanı hissesini devrederken kamu payının en az yüzde 30 seviyesinde kalması şartı getirilmişti.
Varlıkların birleştirilmesi süreci Mayıs 2017’de tamamlandı. Bu konsolidasyon sonucunda Şeremetyevo Holding havalimanının yüzde 66,06 hissesine sahip olurken Rusya Federal Mülkiyet Yönetim Ajansı (Rosimuşçestvo) yüzde 30,46’lık payı elinde tuttu.
Geriye kalan hisselerin yüzde 2,43’ü Aeroflot’a, yüzde 1,05’i ise havalimanı yönetimine geçti.
Şeremetyevo Holding 2020 yılında devlete ait hisseleri satın almak üzere başvuruda bulunmuş, ancak daha sonra işlemden vazgeçmişti. Bu vazgeçmeyle birlikte havalimanının mülkiyeti bütünüyle özel sektöre devredilmemişti.
Rusya
Rusya, Alman gazeteci Michael Martens hakkında arama kararı çıkardı

Rusya İçişleri Bakanlığı, Alman Frankfurter Allgemeine Zeitung gazetesi muhabiri Michael Martens hakkında uluslararası arama kararı çıkardı. Kararın, gazetecinin Ukrayna ve Sırbistan liderlerinin basın toplantısında Rus askerlerinin öldürülmesine dair yönelttiği sorunun ardından alındığı bildirildi. Rusya Dışişleri Bakanlığı ve ilgili diplomatik misyonlar gazetecinin ifadelerine sert tepki gösterdi.
Rusya, Alman Frankfurter Allgemeine Zeitung (FAZ) gazetesi muhabiri Michael Martens hakkında uluslararası arama kararı çıkardı.
RBK’ya konuşan kolluk kuvvetlerindeki iki kaynak, kararın Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy ile Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic’in ortak basın toplantısının ardından alındığını aktardı.
Rusya İçişleri Bakanlığının arananlar veri tabanında, Martens’in Rusya Ceza Kanunu’nun ilgili maddesi uyarınca arandığı bilgisi yer alıyor.
Martens söz konusu basın toplantısında, Avrupa ülkelerinin “daha fazla Rus’un öldürülmesine yardımcı olmak” için neler yapabileceğini sormuştu.
Gelişmelerin ardından FAZ gazetesi, sorunun ifade ediliş biçimini “yanıltıcı” olarak nitelendirerek kurumun yayın politikasının “mümkün olduğunca çok sayıda Rus askerinin öldürülmesine yönelik çağrıları” kapsamadığını vurguladı.
RBK’nın kaynaklarına göre, gazeteci hakkındaki arama kararı Moskova İçişleri Ana Müdürlüğü tarafından 13 Ağustos’ta çıkarıldı.
Martens’e gıyabında Rusya Ceza Kanunu’nun 282. maddesinin 2. fıkrası uyarınca nefret veya düşmanlığı körükleme suçlaması yöneltildi. Soruşturma makamlarının yakın zamanda mahkemeye başvurarak gazeteci hakkında gıyabi tutuklama talep etmeyi planladığı belirtildi.
Rusya’nın Berlin Büyükelçiliği, Martens’in sözlerini “iğrenç” olarak nitelendirerek Moskova’nın hukuki mekanizmaları kullanma ihtimalini değerlendireceğini duyurdu.
Diplomatik temsilcilik, Martens’in fiilen Zelenskiy’e Rus askerlerinin öldürülmesi konusunda yardım teklif ettiğini ve gazetecinin daha sonra sosyal medyada yaptığı paylaşımların “her türlü yanlış anlaşılmayı ortadan kaldırdığını” açıkladı.
Büyükelçilik ayrıca Alman makamlarının, Almanya Gazeteciler Birliği dahil olmak üzere meslek örgütlerinin ve meslektaşlarının çoğunluğunun bu ifadeleri kınamamasını “üzüntü verici” bulduğunu bildirdi.
Büyükelçilik açıklamasında şu ifadelere yer verildi:
“FAZ’ın kısa açıklaması maalesef durumu kökten değiştirmiyor. Gazetenin Michael Martens’in ifadelerindeki ‘muğlaklığa’ sığınma girişimi eleştirilere dayanamaz; nitekim gazeteci sonrasında tam olarak söylediği şeyi kastettiğini ve bunda kınanacak bir yön görmediğini defalarca teyit etti.”
Rus diplomatlar, ifade özgürlüğünün, “burada resmi düzeyde iddia edildiği gibi” Almanya’nın resmi olarak çatışma halinde bulunmadığı bir devletin vatandaşları da dahil olmak üzere insanların öldürülmesine yönelik aleni çağrıları kapsamaması gerektiğini değerlendirdi.
Rusya’nın Washington Büyükelçiliği ise Martens’in sorusunu “Freudyen bir dil sürçmesi” olarak nitelendirdi ve bu çıkışın Alman makamlarının “Rusya-ABD cepheleşmesi” yönündeki arzusunu yansıttığını öne sürdü.
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov da Sırbistan makamlarına çağrıda bulunarak Martens’in sorusuna tepki göstermelerini istedi.
Gazetecinin ifadelerini kabul edilemez olarak nitelendiren Lavrov, Vucic’in bu soruyu duyduğunda “adeta donakaldığına” dikkat çekti.
Lavrov, bu tür görüşlere sahip bir kişinin medyada veya devlet kurumlarında görev almaması gerektiğini söyledi.
Görüş2 hafta önceTürkiye ve İsrail ilişkilerinin geleceği
Dünya Basını2 hafta önceThe Jerusalem Post: Suudi Arabistan-Türkiye-Pakistan savunma anlaşması İsrail’e tehdit
Ortadoğu2 hafta önceMısır, üçlü pakta neden katılmadı?
Diplomasi2 hafta önce‘İslami NATO’ mu? Yeni savunma paktı Hindistan’ı neden tedirgin ediyor?
Diplomasi2 hafta önceUkrayna, Türkiye’den 70 ATACMS ve diğer ABD menşeli silah satın aldı
Rusya7 gün önceDört AB ülkesi daha Rus pasaportlarına kısıtlama getiriyor
Dünya Basını6 gün önceThe Economist, Daron Acemoğlu’nu yerden yere vurdu: “Sığ ve inandırıcılıktan uzak”
Asya2 hafta önceVietnam, yerli üretim en büyük denizaltı savunma gemisinin inşasına başladı









