Rusya
Rusya, benzin ihracatını temmuz sonuna kadar tamamen yasakladı

Rusya hükümeti, iç piyasada yakıt istikrarını sağlamak ve tarımsal faaliyetler döneminde artan talebi karşılamak amacıyla benzin ihracatına yönelik kısıtlamaları 31 Temmuz 2026 tarihine kadar doğrudan üreticileri de kapsayacak şekilde genişletti.
Rusya Federasyonu hükümeti, benzin ihracatına yönelik 31 Temmuz 2026 tarihine kadar geçerli olan kısıtlamaların kapsamını doğrudan petrol ürünü üreticilerini de içerecek şekilde genişlettiğini duyurdu.
Bakanlar Kurulu tarafından yapılan açıklamada, kararın iç yakıt piyasasında istikrarlı bir durumu muhafaza etmek amacıyla alındığı belirtildi.
Açıklamada, yüksek sezonluk talep ve tarımsal saha çalışmaları döneminin yanı sıra Ortadoğu’daki mevcut jeopolitik durumun tetiklediği küresel petrol fiyatlarındaki artışın da bu kararda etkili olduğu vurgulandı.
Söz konusu kısıtlama, hükümetler arası uluslararası anlaşmalar kapsamındaki sevkiyatları kapsamayacak.
Hükümet 1 Nisan itibarıyla tam ihracat yasağı kararı aldı
RBK’nın sektör kaynaklarına dayandırdığı bilgiye göre hükümet, 1 Nisan’dan itibaren geçerli olmak üzere yurt dışına benzin sevkiyatını tamamen yasaklama kararı aldı.
Kaynaklar, bu kararın Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak başkanlığında 27 Mart Cuma günü gerçekleştirilen ve yakıt piyasasındaki durumun ele alındığı toplantıda kararlaştırıldığını ifade etti.
Yasak süresinin toplantıda tartışılmadığı kaydedilirken, RİA Novosti kaynakları da bu kararı doğruladı. Daha sonra hükümet basın servisinden yapılan açıklamada Novak’ın, toplantı sonuçları doğrultusunda Enerji Bakanlığına, nisan başından itibaren benzin ihracatının yasaklanmasına ilişkin bir kararname taslağı hazırlama talimatı verdiği belirtildi.
Açıklamaya göre bu karar, fiyatların stabilize edilmesi ve iç piyasaya öncelikli tedarik sağlanması için gereklilik arz ediyor.
Önceki kısıtlamalar büyük üreticiler için esnetilmişti
Rus makamları daha önce Eylül 2025’te benzin ihracatına geçici yasak getirmişti. Bu ambargo iki kez uzatılmış, ancak Ocak 2026 sonunda büyük yakıt üreticileri için yasak kaldırılmıştı. Bununla birlikte kısıtlamalar; tüccarlar, petrol depolama tesisleri ve yıllık üretim kapasitesi 1 milyon tonun altında olan küçük rafineriler için geçerli olmaya devam etmişti.
Mart ayında borsa kotasyonlarında aktif bir yükseliş gözlendi. Petersburg Borsası’nın Rusya’nın Avrupa kısmına ilişkin bölgesel endeks verilerine göre, AI-92 ve AI-95 tipi benzin fiyatları ay başından bu yana yüzde 11 oranında sıçrama yaptı. Ancak AI-95 fiyatı son üç işlem seansında düşüş eğilimine girdi.
27 Mart’taki işlemler sonucunda bu ürün yüzde 0,72 değer kaybederek ton başına 70 bin 625 rubleye geriledi. Aynı seansta AI-92 fiyatı ise yüzde 0,21 artışla ton başına 66 bin 940 rubleye yükseldi.
Borsa üzerinden satışlarda düşüş kaydedildi
Fiyatlardaki gerilemeye rağmen, 26 Mart’ta borsa üzerinden yapılan benzin satışlarında düşüş yaşandı. Ulusal Borsa Fiyat Ajansı (NBPCA) verilerine göre, söz konusu günde toplam benzin satış hacmi bir önceki güne kıyasla yüzde 1,5 azalarak 31 bin 200 tona geriledi.
Mart ayı başında günlük satışlar 50 bin tonu aşıyordu. AI-95 tipi benzin satışları yaklaşık yüzde 13 azalarak 13 bin 740 tona düştü; özellikle Kirişi istasyonu bazındaki satış hacmi 1 bin 440 tona (eksi 1 bin 620 ton) geriledi.
Aynı dönemde AI-92 satışları ise yüzde 9,1 artarak 17 bin 220 tona çıktı. Bununla birlikte NBPCA, ihalelerde alıcı aktivitesinin yüksek olduğunu not etti.
Leningrad bölgesindeki tesislere İHA saldırısı düzenlendi
25 Mart Çarşamba günü Ust-Luga limanı ve Kirişski bölgesindeki sanayi bölgesinde, insansız hava aracı (İHA) saldırısının ardından yangın çıktı. Leningrad Bölgesi hükümet basın servisinden yapılan açıklamaya göre yangın 26 Mart’ta kontrol altına alındı. Kirişski bölgesinde Surgutneftegas bünyesinde faaliyet gösteren Kirişinefteorgsintez (KİNEF) rafinerisi bulunuyor.
Başbakan Yardımcısı Novak, 25 Mart’ta Enerji Bakanlığı kurulunda yaptığı konuşmada, akaryakıt istasyonlarındaki fiyat artışlarını önlemek için yakın zamanda tedbir alınması çağrısında bulunmuştu. Novak, bu konuda enerji şirketlerinin, Enerji Bakanlığı’nın ve hükümetin birlikte çalışması gerektiğini belirtti.
Perakende fiyatlarda son dönemin en yüksek artışı yaşandı
Rosstat verilerine göre, 16-23 Mart döneminde perakende benzin fiyatları yüzde 0,36 artışla litre başına 66,55 rubleye, dizel yakıt fiyatları ise yüzde 0,2 artışla 77,6 rubleye yükseldi.
Yakıt fiyatlarındaki bu artış hızı en son ocak ayındaki tatil haftalarında bu seviyede kaydedilmişti. Sektör uzmanları benzin piyasasında bariz bir kıtlık bulunmadığını ancak durumun gergin olduğunu değerlendiriyor.
Kasatkin Consulting Yönetici Ortağı Dmitriy Kasatkin, ana nedenin erken ısınma, planlı rafineri onarımları ve küresel enerji kaynakları fiyatlarındaki artış nedeniyle benzine erişimin azalabileceğine dair endişelerden kaynaklandığını belirtti.
Kasatkin, “Küresel fiyat artışı tek başına Rusya içindeki fiyatları aynı oranda yükseltmez, bu etkiyi sübvansiyon mekanizması yumuşatıyor. Ancak dış piyasanın pahalı olması ihracatı daha cazip hale getirdiği için piyasadaki gerginliği artırıyor ve borsa bu risklere önceden tepki veriyor” açıklamasında bulundu.
Fiyat istikrarı için sübvansiyon mekanizması devrede
Yakıt sübvansiyon mekanizmasının özü, hükümetin rafinerilere ödeme yaparak petrol şirketlerini ihracat yerine iç piyasaya daha fazla benzin ve dizel sağlamaya teşvik etmesine dayanıyor. Yakıtın yurt dışına satılmasının iç piyasadan daha karlı olduğu durumlarda, yetkililer bu mekanizma aracılığıyla şirketlerin ihracat farkını karşılayarak fiyat dinamiklerini stabilize ediyor.
Ancak iç piyasadaki yakıt fiyatları belirli seviyelerin üzerine çıkarsa sübvansiyon ödemeleri sıfırlanıyor.
Mosregiongaz akaryakıt brokeri Genel Müdürü German Kolotov da Kasatkin ile benzer görüşleri dile getirdi. Kolotov, Ortadoğu’daki durum nedeniyle piyasanın olası bir petrol ve petrol ürünü kıtlığı beklentisini fiyatlamaya başladığını, bu sebeple yüksek talep sezonunun normalden erken başladığını belirtti.
Kolotov, ek olarak Petersburg Borsası’nın aldığı önlemlerin de dengeleyici rol oynadığını ifade etti. Fiyat dalgalanmalarına getirilen kısıtlamaların oynaklığı azalttığını ve piyasanın aşırı ısınmasını engellediğini sözlerine ekledi.
Petersburg Borsası, 25 Mart’tan itibaren AI-92 ve AI-95 benzin ile mevsimlik ve yazlık dizel yakıt fiyatlarındaki artış limitini yüzde 0,5’ten yüzde 0,01’e düşürdü. Kotasyonların düşüş payı ise yüzde 10 seviyesinde korundu.
Ticaret platformu benzer limitleri 2025 sonbaharında da uygulamıştı. O dönemde borsa fiyatları tarihi rekorlar kırmış ve bazı bölge başkanları yerel akaryakıt istasyonlarındaki yakıt kıtlığından şikayet etmişti.
Rusya
Rusya Merkez Bankası faiz indirimlerine ara verdi

Rusya Merkez Bankası, bir buçuk yıldır devam eden parasal gevşeme adımlarını durdurarak politika faizini yüzde 14 seviyesinde sabit tuttu. Merkez Bankası Başkanı Elvira Nabiullina, 2027 yılındaki yüzde 4 enflasyon hedefine bağlı kalabilmek adına para politikasındaki sıkı duruşun korunacağını açıkladı.
Rusya Merkez Bankası, bugünkü yönetim kurulu toplantısında politika faizini yıllık yüzde 14 seviyesinde sabit bıraktı. Bu adım, bankanın bir buçuk yıldır sürdürdüğü parasal gevşeme döngüsündeki ilk duraklama oldu.
Vedomosti gazetesinin anketine katılan 30 ekonomistin 23’ü faizin sabit tutulacağını öngörmüştü. Geriye kalan uzmanların yedisi 25 baz puanlık indirimle faizin yüzde 13,75’e çekilmesini beklerken, bir analist 50 baz puanlık daha sert bir indirim olasılığına işaret etmişti.
Merkez Bankası yayımladığı karar metninde, ülke ekonomisinin üçüncü çeyrek genelinde ılımlı bir hızla büyüdüğünü ancak son aylarda fiyat baskılarının hissedilir derecede arttığını belirtti.
Yıllıklandırılmış baz enflasyon artışının yüzde 5 ila 6 bandına tırmandığını hesaplayan regülatör, bu gelişmede bazı sektörlerdeki üretim kapasitelerinin geçici kaybı ile motorin, benzin ve sebze-meyve fiyatlarındaki sert dalgalanmaların belirleyici olduğunu bildirdi. Kurumun verilerine göre yıllık enflasyon 7 Eylül itibarıyla yüzde 6,3 düzeyine ulaştı.
Karar metninde, orta vadeli projeksiyonlarda enflasyonu yukarı çeken unsurların dezenflasyonist etkilere ağır bastığı kaydedildi.
İç talebin beklenenden güçlü seyretmesi durumunda arz-talep dengesizliğinin büyüyeceğini vurgulayan banka, ücret artışlarının emek verimliliğini aşması, jeopolitik gerginlikler ve küresel ekonomideki zayıflamanın maliyetleri artırdığına dikkat çekti.
Tüketici, iş dünyası ve piyasa aktörlerinin enflasyon beklentilerinin yüksek kalmaya devam ettiği, bu durumun da maliyetlerin etiketlere doğrudan yansımasını hızlandırabileceği ifade edildi.
Merkez Bankası Başkanı Elvira Nabiullina, kararın ardından düzenlediği basın toplantısında yaz aylarında fiyat artışlarının hız kazandığını söyledi.
Haziran ayında akaryakıt fiyatlarının doğrudan yarattığı etkinin daha sonra şirket maliyetleri üzerinden dolaylı bir baskıya dönüştüğünü belirten Nabiullina, “Para politikasının tek seferlik etkenleri kontrol etme gücü yok; ancak bu faktörlerin kalıcı hale gelmesini engellemek için ılımlı sıkı parasal koşulları sürdürmek zorundayız” dedi.
Nabiullina, faiz indirimlerinin otomatik gerçekleşmeyeceğini, atılacak adımların enflasyon beklentileri ile risk dengelerine bağlı kalacağını ve nihai hedefin 2027’de yüzde 4 enflasyona ulaşmak olduğunu dile getirdi.
Merkez Bankası, bütçe politikasının geleceğine dair riskleri de hatırlattı.
Temmuz ayındaki temel senaryo, faiz dışı yapısal bütçe açığının 2029 yılına kadar kademeli biçimde sıfırlanmasını öngörüyordu.
Hükümetin parlamentonun alt kanadı Devlet Duması’na sunacağı yeni orta vadeli bütçe taslaklarında daha yüksek bir açık öngörülmesi halinde, temel senaryodan daha sıkı bir para politikası uygulanabileceği kaydedildi.
Rusya Federal İstatistik Servisi (Rosstat) verileri, 1-7 Eylül haftasında tüketici fiyatlarının yüzde 0,05 arttığını gösterdi. Fiyatlar 25-31 Ağustos haftasında yüzde 0,01 gerilemiş, 18-24 Ağustos haftasında ise yüzde 0,01 yükselmişti.
Yılbaşından 7 Eylül’e kadar olan dönemde kümülatif fiyat artışı yüzde 4,72 olarak kaydedildi; bu oran geçen yılın aynı döneminde yüzde 4,03 seviyesindeydi.
Ağustos ayında halkın enflasyon beklentisi yüzde 14,7’den yüzde 13,7’ye inse de geçmiş yılların yüksek seyrini korudu. İş dünyasının önümüzdeki üç aya ilişkin fiyat artışı beklentisi ise yüzde 5,8’den yüzde 6,2’ye çıktı.
Piyasa uzmanları, faiz indirimine verilen aranın regülatöre lojistik ve yakıt altyapısındaki aksaklıkların enflasyonist etkilerini tartma fırsatı sunacağı görüşünde birleşiyor.
Vedomosti gazetesine konuşan İK Region Analiz Departmanı Direktörü Valeriy Vaysberg, bütçe kuralı belirsizliği, akaryakıt piyasasındaki hassas denge ve 1 Ekim’de yürürlüğe girecek kamu hizmeti tarife zamlarının karar üzerinde etkili olduğunu belirtti.
Sberbank Makroekonomik Araştırmalar Merkezi ile VTB analistleri, yıl sonuna kadar politika faizinin yüzde 13,5 ila 13,75 seviyelerine çekilebileceğini tahmin ediyor.
Sovcombank Başanalisti Mihail Vasilyev ise jeopolitik risklerin sürmesi ve rubledeki değer kaybının devamı halinde bankanın yılı yüzde 14 faizle kapatabileceğini savundu.
Rusya
Bir komplonun anatomisi

Rus istihbaratının İngiltere’nin Moskova Büyükelçisine yönelik hazırlanan suikast girişimini engellemesi, Londra’nın kurguladığı Ukrayna politikasının kontrol edilemez bir aşamaya sürüklendiğini gösteriyor. Geçmişin imparatorluk refleksleriyle şekillenen bu hamle, İngiliz dış politikasında bugüne dek az maliyetle yüksek etki üretme aracı olarak görülüyordu. Moskovskiy Komsomolets gazetesinin genel yayın yönetmeni ve başyazarı Mihail Rostovskiy, Rusya ile Batı arasında doğrudan savaş zemini arayan Ukraynalı odakların provokasyonlarının, Londra’yı kendi planladığı stratejinin kurbanı olma ihtimaliyle karşı karşıya bıraktığına dikkat çekiyor. Rostovskiy’e göre diplomatik misyona dönük bu son tertip, söz konusu bölgesel politikanın artık İngiltere açısından denetlenemez güvenlik riskleri taşıdığının somut bir işareti.
Bir komplonun anatomisi: İngiltere’nin Moskova Büyükelçisine yönelik suikast girişimi neye işaret ediyor?
Mihail Rostovskiy
Moskovskiy Komsomolets
10 Eylül 2026
Londra’dan bakıldığında dünya şöyle görünür: Birinci evren kuralı; Ukrayna iyidir, Rusya kötü. İkinci evren kuralı; Moskova daima yalan söyler, Kiev daima doğruyu. Üçüncü evren kuralı; şayet gerçekler birinci ve ikinci kuralla uyuşmuyorsa, kuralları bir kez daha oku ve gerçeğe bakışını bu kurallara göre yeniden şekillendir.
Hayır, bu bir “felsefe yapma” çabası değil. FSB’nin, Ukraynalı bir blog yazarının Moskova’daki İngiliz Büyükelçiliği bünyesinde devşirdiği bir güvenlik görevlisi aracılığıyla misyon şefini ve beraberindeki bazı elçilik çalışanlarını öldürmeyi planladığı yönündeki açıklamasına, İngiliz siyasi zümresinin nasıl bir tepki vereceğini önceden kestirme denemesidir.
Şayet olgular belirlenmiş “doğru” ideolojiyle örtüşmüyorsa, vay olguların haline… Onları derhal yalan, provokasyon, dezenformasyon ve benzeri yaftalarla geçiştirirler. Yine de Londra’da karar verici konumda bulunanların zihninde bir çentik, bir tortu kalacağını umut ediyorum. Zira işin doğrusu, Britanya’da “bilmesi gerekenler”, ellerinin altındaki Ukraynalı himayelilerinin ne mal olduğunu gayet iyi bilir.
Bunların neye muktedir olduklarını bilmemek ya da bu konuda samimi bir yanılgıya düşmek için İngilizlerin elinde türlü “mini imparatorluklar” kurma, entrikalar çevirme ve “etki operasyonları” yürütme hususunda fazlasıyla tecrübe birikimi var. Emekli ABD Dışişleri Bakanı Dean Acheson, 1962 yılında Amerikan ordusunun subay ocağı West Point’te yaptığı konuşmada, “Büyük Britanya bir imparatorluk kaybetti, fakat henüz kendine uygun yeni bir rol bulamadı” demişti.
Resmi Londra’nın en geç bu yüzyılın başlarında, hatta belki çok daha evvel başlattığı Ukrayna projesi, İngiliz dış politika seçkinlerinin kendilerine o “uygun yeni rolü” bulma arayışlarının bir parçası. Ada’nın siyaset sınıfı penceresinden bakıldığında bu projenin bir hayli cazip yönü var (ya da vardı).
İngilizler devamlılığı, gelenekleri ve “üzerinde güneş batmayan imparatorluk” günlerine yapılan atıfları sever. Ukrayna’yı Rusya’dan koparmayı hedefleyen bir proje; Lord Palmerston, Benjamin Disraeli ya da Lord Salisbury gibi 19. yüzyılın önde gelen Londralı devlet adamlarınca da gayet iyi anlaşılırdı.
Bu yüzyılın önemli bir kesitinde Sisli Albion tahtında oturan Kraliçe Victoria, Rus imparatorluk ailesinin yakın bir akrabası olmasına karşın iflah olmaz bir Rus karşıtıydı. Bu gelenekler ölmedi; İngiliz siyaset sınıfının bilinçaltında pusuda bekliyor ve nispeten elverişli ilk fırsatta gün yüzüne çıkıyor.
Dışişleri, ordu ve benzeri kurumların bütçelerinde sürekli kısıntıya giden bugünün Londrası için “nispeten elverişli fırsat”, çoğunlukla dış politikada çok az masrafla son derece mühim işler başarma imkânı anlamına gelir. İngilizler de Ukrayna projelerini işte böyle, “az maliyetli ama son derece etkili” bir hamle olarak görüyordu. Acaba hâlâ öyle mi görüyorlar, yoksa durum geçmişte mi kaldı? Asıl can alıcı soru burada düğümleniyor.
2022’de, askeri harekâtın öncesinde ve sonrasında, hem emekli hem muvazzaf bir dizi İngiliz generali, Londra ile Moskova arasında doğrudan bir askeri çatışma ihtimaline dair peş peşe karanlık kehanetlerde bulundu. Sözgelimi o yılın haziran ayında Genelkurmay Başkanı Sır Patrick Sanders, “Avrupa’da yeniden savaşmaya” hazır olmaları gerektiğini söyleyerek İngiliz askerlerinin “içini kararttı”.
Sanders’a göre, “müttefiklerle omuz omuza savaşabilecek ve Rusya’yı muharebede mağlup edebilecek bir orduyu gecikmeksizin inşa etme zarureti” vardı. Bu tür sert çıkışları tamamen mutlak gerçek saymak gerekmez. Britanya silahlı kuvvetlerinin mevcudu bugünlerde 140 bin sınırında geziniyor.
Eski dönemlerle kıyaslandığında bu rakam devede kulak kalır. Haliyle İngiliz ordu lobicileri, en azından bu mütevazı sayının daha da erimesini önlemek, hatta mümkünse savunma harcamalarındaki kısıntı eğilimini tersine çevirmek için “Rus tehdidi” söylemini sürekli devreye sokuyor.
Ne var ki belirli bir gaye uğruna başlatılan siyasi süreçler, bir noktadan sonra denetimden çıkarak kendi iç dinamiklerini üretme eğilimi taşır. İngiltere’nin Moskova Büyükelçisine yönelik engellenen suikast planı, Londra’nın yürüttüğü Ukrayna projesinde tam olarak bu kırılmanın yaşandığına dair bir başka işarettir.
İngiliz çıkarları zaviyesinden bakıldığında bu proje, şimdiye dek çoğunlukla “her kazancı elde edelim ama hiçbir bedel ödemeyelim” mantığıyla sürdürüldü. Ancak mevcut dönemin ayırt edici vasfı, Rusya ile Batılı devletler arasındaki kontrolsüz gerilim riskinin giderek tırmanmasıdır.
Bu devletlerin arasında yalnızca Büyük Britanya yok; fakat Londra’nın listenin en tepelerinde yer aldığı kesin. Bu durum da onu, Rusya ile Batı arasındaki doğrudan askeri çatışma ihtimalini bir emrivakiye dönüştürmek isteyen Ukraynalı çevreler için cazip bir hedef haline getiriyor.
İngiltere’nin Moskova Büyükelçisine yönelik önlenen suikast girişimini bir uyarı levhası olarak okumak gerekir. Londra’nın Ukrayna projesi artık “ucuza kapatılmış verimli bir yatırım” olmaktan çıkmıştır. Projenin o pek övülen “ucuzluğu”, her an etraftaki her şeyi havaya uçurabilecek bir tehlike barındırıyor.
Rusya
FSB: Ukrayna İngiltere’nin Moskova Büyükelçisine saldırı planladı

Rusya Federal Güvenlik Servisi (FSB), İngiltere’nin Moskova Büyükelçisi Nigel Casey ve diğer diplomatlara saldırı hazırlığı yaptığı gerekçesiyle bir güvenlik görevlisini gözaltına aldı. Şüphelinin Ukrayna istihbaratı adına hareket eden bir yayıncıya bilgi sızdırdığı ve vatana ihanet suçlamasıyla soruşturulduğu açıklandı.
Rusya Federal Güvenlik Servisi (FSB), Ukrayna’nın İngiltere’nin Moskova Büyükelçisi Nigel Casey’ye yönelik bir saldırı hazırlığı içinde olduğunu açıkladı.
Kurum, başkent Moskova’daki İngiltere Büyükelçiliğini koruyan güvenlik şirketinde görev yapan 45 yaşındaki bir Rus vatandaşını gözaltına aldığını açıkladı.
FSB, şüphelinin Ukrayna Güvenlik Servisi (SBU) ile işbirliği yaptığını savunuyor. Rus istihbaratının iddiasına göre zanlı, Büyükelçi Nigel Casey ve elçilik bünyesindeki diğer diplomatik temsilcilere yönelik saldırılarda kullanılmak üzere bilgi topladı.
FSB, gözaltına alınan şahsın diplomatların ikametgah adreslerini, büyükelçiliğin güvenlik sistemine ilişkin verileri ve burada düzenlenen etkinliklere dair detayları karşı tarafa aktardığını bildirdi.
Açıklamada, şüphelinin talimatları SBU adına hareket eden ve “Apostol Dmitriy” takma adıyla bilinen Ukraynalı internet yayıncısı Dmitriy Karpenko üzerinden aldığı kaydedildi.
Rus istihbaratı, planlanan eylemlerin ardından suçun Moskova yönetimine yıkılmasının hedeflendiğini kaydetti. FSB’ye göre amaç; İngiltere’yi Rusya ile doğrudan silahlı bir çatışmaya çekmek, Kiev’e yönelik silah sevkiyatını artırmak ve Rusya’ya karşı yaptırımları sertleştirmekti.
Zanlı hakkında Rusya Ceza Kanunu’nun vatana ihanet suçunu düzenleyen 275. maddesi kapsamında ceza davası açıldı ve ön soruşturma süreci başlatıldı.
Rus istihbarat servisi, güvenlik görevlisi ile Karpenko arasında geçtiği iddia edilen yazışmaların ekran görüntülerini de kamuoyuyla paylaştı.
Söz konusu kayıtlarda elçilik korumasının; büyükelçilik konutunda yaşayanların listesini, telefon numaralarını, misyon şefinin programını, geliş-gidiş saatlerini ve aralarında İsrail ile İsveç büyükelçileriyle yapılan görüşmelerin de yer aldığı etkinlik planlarını ilettiği görülüyor. FSB ayrıca zanlının istihbaratın öne sürdüğü iddiaları yinelediği bir video kaydı da yayımladı.
Açıklamasının sonunda Rus vatandaşlarına uyarıda bulunan FSB, Karpenko ve diğer Ukrayna yanlısı yayıncılarla her türlü temasın kesilmesini istedi.
Servis, bu kişilerin Rusya vatandaşlarını müebbet hapis cezası gerektiren vatana ihanet ve diğer ağır suçlara alet ettiğini savundu.
Avrupa5 gün önceAvrupa savunma sanayii Ukrayna’ya yetişemiyor
Görüş2 hafta önceBişkek’te “Yeni Düzen” gerçeğe dönüşüp dönüşemeyeceğini görmek için toplanıyor
Avrupa5 gün önceKoçbaşı olarak AfD
Avrupa6 gün önceCDU, AfD’yi durdurmak için yeni göç planı hazırlıyor
Asya2 hafta önceHindistan’ın 2047 gelişmiş ekonomi hedefi zora girdi
Asya2 hafta önceABD’nin baskısıyla karşı karşıya kalan Japonya Merkez Bankası kritik bir karar aşamasında
Asya4 gün önceÇin’in HQ-17AE kısa menzilli hava savunma sistemi Pakistan’ın İHA savunmasını güçlendirecek
Asya2 hafta önceÇin insansı robot pazarında liderliği hedefliyor








