Bizi Takip Edin

Rusya

Rusya Federasyonu Komünist Partisi plenumundan notlar

Yayınlanma

Rusya Federasyonu Komünist Partisi’nin (RFKP) 5 Temmuz’da düzenlediği 19. Raporlama ve Seçim Kongresi, partinin geleceğine dair önemli ipuçları verirken, Rusya siyasetindeki yerini de bir kez daha tayin etmiş oldu.

Moskova yakınlarındaki Snegiri dinlenme tesisinde yapılan kongre, ilk bakışta bir rutin gibi görünse de, hem katılımcıları hem de alınan kararlarla dikkat çekiciydi. Kongre, partinin artık geleneksel bir muhalefet aktöründen ziyade, mevcut sistemin sadık bir paydaşına dönüştüğünün en net göstergelerinden biri oldu.

Değişmeyen liderlik ve beklenmedik misafir

Kongrenin en öngörülebilir sonucu, partiyi 1993’ten beri yöneten 81 yaşındaki Gennadiy Zyuganov’un oybirliğiyle sekizinci kez genel başkan seçilmesiydi. Liderlik kadrosunda da büyük bir değişiklik yaşanmadı.

Zyuganov’un birinci yardımcıları olarak Duma milletvekili Yuriy Afonin ve Duma Başkan Birinci Yardımcısı İvan Melnikov görevlerini korudu. Diğer yardımcıları Dmitriy Novikov, Vladimir Kaşin ve Leonid Kalaşnikov da koltuklarını muhafaza etti.

Parti, 1996’dan beri birincilik için değil, ikincilik için mücadele ediyor. İdari baskılara rağmen bu konumunu koruyor ve daha iddialı hedefleri yok.

Fakat bu durağan tabloyu sarsan, beklenmedik bir gelişme yaşandı. Kongreye, Devlet Başkanı Vladimir Putin adına Kremlin İdaresi Başkan Birinci Yardımcısı Sergey Kiriyenko katıldı.

Kiriyenko’nun teşrifi sürpriz oldu; zira kendisi, 1998’de başbakan olarak atanması parti tarafından iki kez engellenen bir isimdi. Kremlin’in iç politikadan sorumlu isminin bir RFKP kongresine ilk kez katılıyor olması, salondaki delegeler arasında “Bizzat Devlet Başkanı tarafından mı gönderildi?” sorusunu gündeme getirdi. Cevap evetti.

Kiriyenko, Putin’in övgü dolu selamlama konuşmasını okudu. Putin, RFKP’yi “ülkenin en eski ve önde gelen siyasi partilerinden biri” olarak tanımlıyor, partinin “Rusya’nın egemenliğinin her alanda güçlendirilmesine hizmet eden projelere” ve “gençlerin vatanseverlik eğitimine” aktif katılımını takdir ediyordu.

Kremlin’den RFKP’ye: ‘Doğru yoldasınız yoldaşlar’

Putin, günümüz koşullarında “geniş ve gerçek anlamda halk çapında bir konsolidasyonun son derece önemli olduğunu” vurgulayarak Komünist Parti’nin bu konudaki yapıcı tutumuna dikkat çekti.

Kiriyenko, Putin’in mesajının ardından kendi adına da birkaç söz ekledi. RFKP’nin “gerçek ve özgün bir vatanseverlik örneği” sergilediğini belirtti. Ukrayna’daki askeri müdahalenin başlamasından sonra binlerce parti ve Komsomol üyesinin gönüllü olarak silahlı kuvvetlere katıldığını, 154 RFKP üyesinin hayatını kaybettiğini ve Donbass’a 141 insani yardım konvoyu gönderildiğini rakamlarla vurguladı.

Kiriyenko”Devlet Başkanı’na ve onun devletçi-vatansever çizgisine verdiğiniz ilkeli ve tutarlı destek için içten şükranlarımı sunuyorum,” diyerek sözlerini tamamladı.

Bu jest karşılıksız kalmadı. Zyuganov, Putin’e teşekkür ederek komünistlerin “emekçi halka hizmet etmeye ve zafer için mücadele etmeye” devam edeceğini beyan etti.

Partinin 2018’deki devlet başkanı adayı Pavel Grudinin ise durumu şu sözlerle özetledi:

“Hafızamda ilk kez bir RFKP kongresine Devlet Başkanı’nın bir temsilcisi gelip bir değerlendirme yaptı. Bu değerlendirmeyi dört kelimeyle özetleyebilirim: ‘Doğru yoldasınız yoldaşlar’.”

Partinin yeni rotası: Anti-Sovyetizm ile mücadele

Kongrenin ideolojik odağında ise “anti-Sovyetizm” ile mücadele vardı. Zyuganov, sunumu yaklaşık 2.5 saat süren siyasi raporunda partinin önümüzdeki dönemdeki önceliklerini sıraladı. Bu önceliklerin başında, anti-Sovyetizmi ve “hainlerin ve işbirlikçilerin” yüceltilmesini yasal olarak suç sayan bir kanun çıkarılması talebi geliyor.

Bununla birlikte, Sovyet anıtlarının sökülmesini yasaklayan bir yasa teklifi hazırlanması ve “anti-Sovyetizmin yurtseverlikle kategorik olarak bağdaşmadığı” gerçeğinin halka daha etkin bir şekilde anlatılması hedefleniyor. Gençlerin tarih bilincine özel bir önem atfediliyor; Zyuganov, “Parti, okullarda SSCB tarihinin anti-komünist çarpıtmalar olmadan öğretilmesini sağlamakla yükümlüdür,” ifadelerini kullandı.

Hatta bölgesel parti örgütlerinin performansını değerlendirmek için yeni bir kriter, anti-Sovyetizmle mücadele ve tarihi hafızayı korumadaki etkinlik derecesi önerildi.

Bu çizgi, kongrede kabul edilen “Rus düşmanlığı ve anti-Sovyetizme karşı” ve “Sovyet ve dünya tarihinin seçkin figürü Josef Stalin’e yönelik tarihsel adaletin tam olarak yeniden tesisi” gibi kararlarla da pekiştirildi.

Kadrolardaki ince ayar ve büyüme hedefleri

Liderlik kadrosu değişmese de, partinin yönetim organı olan Merkez Komite Prezidyumunda bazı dikkat çekici atamalar yapıldı. Hakasya Valisi Valentin Konovalov’un prezidyum üyeliğine getirilmesi bunlardan en önemlisiydi. Zyuganov’a göre Konovalov, “olağanüstü koşullarda bir cumhuriyeti yönetme becerisi, dayanıklılığı ve soğukkanlılığı” ile örnek olmuştu.

Moskova parti sekreteri Viktor Tsarihin ve St. Petersburg parti sekreteri Roman Kononenko’nun da prezidyuma girmesi, Zyuganov’un “başkent örgütlerini güçlendirme” hedefini yansıtıyor. Parti lideri, Moskova ve St. Petersburg teşkilatlarının “çalışmalarında örnek olması ve tüm delegasyonlarımızı ağırlaması gerektiğini” belirtti.

Parti ayrıca büyüme hedefi de belirledi. Zyuganov, son dört yılda partiye çoğunluğu 30 yaş altı gençler ve çalışma çağındaki insanlardan oluşan 63 binden fazla yeni üyenin katıldığını açıkladı. Özellikle savaş gazileri arasında partiye katılımın arttığını belirten Zyuganov, şu anda yaklaşık 150 bin olan üye sayısını ikiye katlama gibi “ilkesel bir karar” alındığını duyurdu.

Ayrıca, 2022’nin sonbaharında referandumla Rusya’ya bağlanan Donetsk, Lugansk, Herson ve Zaporojye’de kurulan yeni parti hücreleri, RFKP’nin bu bölgelerdeki varlığını güçlendirme niyetinin altını çizdi.

Ancak bu büyüme tablosunun ardında bazı iç sorunların varlığı da gizlenmedi. Zyuganov, konuşmasında parti içi disipline ve yoldaşlık hukukuna vurgu yaparken üstü kapalı bir uyarıda bulundu.

Parti teşkilatlarının “karşılıklı saygı ve güvene” dayanması gerektiğini söylerken, “Ne yazık ki, bu ilke her yerde ve herkes tarafından uygulanmıyor. Primorsky Krayı, Murmansk, Pskov, Yahudi Özerk Bölgesi ve diğer bazı teşkilatlarda parti yoldaşlığı normlarından sapmalar yaşandı,” diyerek sorunlu bölgelerin adını zikretti.

Rusya

Türkiye’den Rusya’ya ilk deniz yolu benzin sevkiyatı yola çıktı

Yayınlanma

S&P Global verilerine göre Türkiye’deki Mersin Limanı’ndan yüklenen Wendrix adlı tanker Rusya’ya doğru yola çıktı. Sevkiyat gerçekleştiğinde Türkiye’den Rusya’ya deniz yoluyla yapılan ilk benzin ihracatı ve denizden beşinci yabancı yakıt ithalatı kayıtlara geçecek.

S&P Global bünyesindeki Commodities at Sea (CAS) biriminin verilerine göre, Rusya Türkiye’den ilk parti benzin sevkiyatını almaya hazırlanıyor.

Kommersant gazetesinin haberine göre analistler, Türkiye’deki Mersin Limanı’ndan yükleme yapan Wendrix adlı tankerin önümüzdeki hafta Rusya’ya ulaşmasının beklendiğini aktardı.

CAS, Mersin Limanı’nın Ukrayna’nın yaptırım listesinde yer aldığını, Wendrix tankerinin ise Avrupa Birliği, İngiltere, Ukrayna ve İsviçre tarafından yaptırım uygulanan gemiler arasında bulunduğunu kaydetti.

S&P Global, söz konusu sevkiyatın Türkiye’den Rusya’ya deniz yoluyla gerçekleştirilen ilk kayıtlı benzin sevkiyatı ve Rusya’nın deniz yoluyla yurt dışından ithal ettiği beşinci parti yakıt olacağını bildirdi.

Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak, 19 Ağustos’ta yaptığı açıklamada Rusya’nın yakıt ithalatına başladığını ifade etmişti.

Rusya’nın çeşitli bölgelerinde mayıs ayı sonundan itibaren yakıt tedarikinde aksamalar yaşanmaya başladı. Tam ya da kısmi kısıtlamalar 80’i aşkın bölgeyi etkilerken yetkililer temmuz ayından itibaren bazı bölgelerde bu tedbirleri gevşetmeye başladı.

Başbakan Yardımcısı Novak, haziran ayında ilgili bakanlık ve kurumlara iç yakıt piyasasını istikrara kavuşturacak tedbirler hazırlama talimatı verdi. Aynı dönemde havacılık yakıtı (kerosen) ihracatına yasak getirildi.

Temmuz ayı başında ise yakıt tedarikinin güvenilirliğini artırmak amacıyla Rus rafinerilerine Euro-3 standartlarına uygun benzin satma izni yıl sonuna kadar tanındı. Bu karardan birkaç gün sonra dizel ihracatı da yasaklandı.

Alınan bu tedbirlerin yanı sıra Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, iç yakıt pazarının güvenceye alınmasına yönelik bir yasayı imzaladı.

İlgili yasa, diğer düzenlemelerin yanında ham benzinin (nafta/düz koşum benzin) farklı bileşenlerle harmanlanmasına da imkan tanıyor.

Novak, hükümetin aldığı önlemlerin sonuç verdiğini belirterek birçok bölgede kısıtlamaların kaldırıldığını, faaliyet gösteren akaryakıt istasyonu sayısının arttığını ve kuyrukların azaldığını dile getirdi. Putin de ülkedeki yakıt sorunlarının geçici olduğunu vurguladı.

Okumaya Devam Et

Rusya

Hindistan, Rusya’dan petrol ithalatını tarihi zirveye taşıdı

Yayınlanma

Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı üzerinden yapılan sevkiyatlardaki aksamalar nedeniyle Hindistan’ın Rusya’dan petrol ithalatı tarihi zirveye çıktı. Kpler verilerine göre ülkenin toplam ham petrol ithalatı günlük yaklaşık 5 milyon varile ulaşırken Rus petrolü bu hacmin yarısından fazlasını oluşturdu.

Basra Körfezi’nden yapılan petrol sevkiyatlarında yaşanan aksamaların ardından Hindistan’ın Rusya’dan gerçekleştirdiği ham petrol alımları tarihi zirveye ulaştı.

Financial Times’ın analiz şirketi Kpler verilerine dayandırdığı habere göre, Hindistan’ın toplam petrol ithalatı çatışmaların başlamasından bu yana en yüksek seviyeye çıkarak günlük yaklaşık 5 milyon varil oldu.

Alımlardaki bu artış, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının başlaması ve Hürmüz Boğazı üzerinden yapılan sevkiyatların daralmasının ardından kaydedildi.

Analiz verilerine göre, şubat ayında Rusya’dan Hindistan’a yapılan petrol sevkiyatı günlük yaklaşık 1 milyon varil düzeyindeydi.

Yeni Delhi yönetimi, haziran ve temmuz aylarında ise Rusya’dan günlük 2,6 milyon varilin üzerinde ham petrol ithal etti. Bu miktar, ülkenin toplam ham petrol ithalatının yarısından fazlasına karşılık geliyor.

Hindistan daha önce, Rusya ekonomisine destek vermekle suçlayan ABD Başkanı Donald Trump’ın eleştirilerinin ardından Rus petrolü alımlarını azaltmıştı.

Fakat alternatif tedarik kanallarındaki açık nedeniyle Washington, Hindistan’ın Rus ham petrolünü almaya devam etmesine olanak tanıyan muafiyetler sağladı.

İhtiyaç duyduğu petrol ve doğalgazın yüzde 90’ından fazlasını ithal eden Hindistan için Ortadoğu’daki aksamalar enerji güvenliği risklerini tırmandırdı.

Başbakan Narendra Modi, enerji güvenliğinin sağlanmasını temel önceliklerden biri olarak nitelendirerek alternatif enerji kaynaklarının geliştirilmesine hız verilmesi çağrısında bulundu.

Ülke enerjisinin omurgasını fosil yakıtlar oluşturmaya devam ediyor. Enerji tüketiminde kömürün payı yaklaşık yüzde 60, petrolün payı yüzde 28 seviyesindeyken nükleer enerjinin payı yüzde 1,6 düzeyinde kalıyor.

Reuters’ın hafta başında aktardığına göre, Hindistan’a sevk edilen Rus Urals petrolü mayıs ayından bu yana ilk kez gösterge Brent petrole kıyasla primli satılmaya başladı.

Üç işlemciye dayandırılan bilgilere göre, eylül teslimatlarında 1 ila 2 dolarlık indirimle işlem gören kargolar, bu hafta ekim teslimatları için varil başına 1 dolara varan primle teklif edildi.

Hint rafinerileri, İran’la yaşanan gerilimin tırmanması ve Hürmüz Boğazı’ndaki deniz taşımacılığı aksamaları sebebiyle Ortadoğu tedarikinin güvenliğine yönelik artan endişeler üzerine Rus petrolü alımlarını yükseltti.

Aynı etkenler, Uzak Doğu menşeli ESPO Blend türü dahil olmak üzere Çin’in Rus petrolüne yönelik talebini de destekledi.

İşlemciler, Çinli alıcıların Ortadoğu’dan gelebilecek olası aksamalara karşı alternatif aramasıyla ESPO primlerinin yükseldiğini belirtti.

Rus petrolü fiyat avantajı sayesinde Asyalı rafineriler için cazibesini korurken, güçlü talep doğrultusunda uygulanan indirimler yıl boyunca daralma kaydetti.

Okumaya Devam Et

Rusya

Rusya, 1000 kilometre menzile sahip kamikaze dronlarının seri üretimine başladı

Yayınlanma

Rus savunma sanayisi şirketi Almaz-Antey, 1000 kilometreden fazla menzile sahip Garpiya-A1 kamikaze dronlarının seri üretimine geçti. Rosoboroneksport, uluslararası pazara sunulan sistemin yabancı müşterilerin ilgisini çektiğini ve dost ülkelerde ortak üretime açık olduklarını bildirdi.

Rusya merkezli Almaz-Antey Doğu Kazakistan Bölgesi (VKO) Konsorsiyumu, dolanan mühimmat sınıfındaki “Garpiya-A1” kamikaze dronlarının seri üretimine başladı.

Rusya’nın resmi silah ihracat şirketi Rosoboroneksport’un basın servisi, üretimin sistemi dünya pazarına sunma hedefi doğrultusunda yürütüldüğünü duyurdu.

Rosoboroneksport Genel Direktörü Aleksandr Miheyev, şirketin ulaştığı üretim kapasitesine dikkat çekerek, “Almaz-Antey VKO Konsorsiyumu, Garpiya-A1 (E) sisteminin seri üretiminde yetkinlik kazandı. Ülkenin savunma kabiliyetine zarar vermeden, yabancı müşterilerle yapılan sözleşmeleri rekabetçi sürelerde yerine getirmeyi sağlayan bir seviyeye ulaştı” dedi.

Miheyev, şirketin sistemin sevkiyatına ve Rusya’ya dost ülkelerin topraklarında üretimin yerelleştirilmesine yönelik müzakerelere açık olduğunu belirtti.

İnsansız hava aracının ihraç versiyonunun yabancı müşterilerin ilgisini çektiğini vurgulayan Miheyev, ürünün bazı ortaklara tanıtıldığını kaydetti.

Belirlenen koordinatlardaki sabit hedefleri vurmak üzere tasarlanan “Garpiya-A1 (E)” sistemi bünyesindeki uzun menzilli BLA-D insansız hava aracı, 50 metreden 2 bin 500 metreye kadar irtifada uçabiliyor.

Saatte 170 kilometreye varan hıza ulaşabilen araç, 1000 kilometrenin üzerinde mesafe katedebiliyor. Havada en az altı saat kalabilen dron, 50 kilogramın üzerinde harp başlığı taşıma kapasitesine sahip.

Rusya’da insansız sistemlere yönelik geliştirme faaliyetleri sürerken Kalaşnikov Konsorsiyumu Başkanı Alan Luşnikov da ağustos ayı başında yaptığı açıklamada, 11 kilogramlık harp başlığına ve yapay zeka unsurları içeren bir otomatik güdüm sistemine sahip “Kub-10ME” kamikaze dronunun yakında Ukrayna’daki askeri harekat bölgesinde kullanılacağını açıklamıştı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English