Bizi Takip Edin

Rusya

Rusya Merkez Bankası dijital rublede aylık yükleme sınırını belirledi

Yayınlanma

Rusya Merkez Bankası, nakitsiz hesaplardan dijital ruble cüzdanlarına yapılacak aktarımlara ayda 300 bin rublelik üst sınır getireceğini duyurdu. Rus vatandaşları dijital cüzdanlarındaki parayı platform üzerinden herhangi bir kısıtlama olmadan serbestçe kullanabilecek. Uygulamanın sonbaharda büyük bankaların mobil uygulamaları üzerinden kullanıma açılması planlanıyor.

Rusya Merkez Bankası, kişisel nakitsiz hesaplardan dijital ruble cüzdanlarına yapılacak para transferlerine aylık 300 bin rublelik limit getirecek.

Rusya Merkez Bankası Ulusal Ödeme Sistemi Departmanı Direktörü Alla Bakina, RIA Novosti’ye verdiği mülakatta, Rus vatandaşlarının dijital cüzdanlarındaki parayı serbestçe kullanabileceğini açıkladı.

Bakina, dijital ruble işlemlerine getirilmesi muhtemel kısıtlamalara ilişkin soruyu yanıtlarken şu ifadeleri kullandı:

“Tek limit, bir bankadaki nakitsiz hesaptan dijital hesaba yapılacak transferler için geçerli olan ayda 300 bin rubledir. Uygulama ve istatistiklerimiz, bir kişi için ortalama olarak bu tutarın fazlasıyla yeterli olduğunu gösteriyor.”

Bakina, vatandaşların dijital cüzdandaki parayı diledikleri gibi tasarruf edebileceklerini belirterek platform içi transferlerde herhangi bir limit veya kısıtlama uygulanmayacağını sözlerine ekledi.

Ulusal para biriminin yeni bir biçimi olan dijital rublede, bir geleneksel ruble bir dijital rubleye eşit kabul ediliyor. Rusya’da dijital rublenin pilot kullanımı 1 Eylül tarihine kadar devam ediyor.

Rusya’da ilk kez dijital rubleyle maaş ödemesi yapıldı

Bakina’nın ajansa daha önce yaptığı açıklamaya göre, Rusya’daki sistemik öneme sahip tüm bankalar dijital rublenin daha geniş çapta kullanıma sunulmasına hazır durumda.

Rus vatandaşları sonbahardan itibaren en büyük bankaların uygulamaları üzerinden dijital ruble cüzdanı açabilecek. Bu bankaların mobil uygulamalarının ana sayfasına ilgili logoyu taşıyan bir buton eklenecek.

Rusya Federasyon Konseyi Başkan Yardımcısı Nikolay Juravlyov da 15 Ağustos tarihinde yaptığı açıklamada, dijital rublenin kara para aklamayla mücadeleye katkı sağlayacağını dile getirmişti.

Rusya’da sistemik öneme sahip bankalar arasında Sberbank, VTB, Gazprombank, Alfa-Bank, T-Bank, PSB, RSHB, UniCredit Bank, Raiffeisenbank, Sovcombank, MKB ve Dom.RF yer alıyor.

Ödeme hizmetleri piyasasında önemli kuruluşlar olarak tanınan diğer finans kurumları ise Rossiya, Sankt-Peterburg, Tsifra Bank, TKB, Russkiy Standart, Ak Bars Bank, Yandex Bank, Ozon Bank ve banka dışı kredi kuruluşu Mobilnaya Karta’dan oluşuyor.

Rusya

FSB: Ukrayna İngiltere’nin Moskova Büyükelçisine saldırı planladı

Yayınlanma

Rusya Federal Güvenlik Servisi (FSB), İngiltere’nin Moskova Büyükelçisi Nigel Casey ve diğer diplomatlara saldırı hazırlığı yaptığı gerekçesiyle bir güvenlik görevlisini gözaltına aldı. Şüphelinin Ukrayna istihbaratı adına hareket eden bir yayıncıya bilgi sızdırdığı ve vatana ihanet suçlamasıyla soruşturulduğu açıklandı.

Rusya Federal Güvenlik Servisi (FSB), Ukrayna’nın İngiltere’nin Moskova Büyükelçisi Nigel Casey’ye yönelik bir saldırı hazırlığı içinde olduğunu açıkladı.

Kurum, başkent Moskova’daki İngiltere Büyükelçiliğini koruyan güvenlik şirketinde görev yapan 45 yaşındaki bir Rus vatandaşını gözaltına aldığını açıkladı.

FSB, şüphelinin Ukrayna Güvenlik Servisi (SBU) ile işbirliği yaptığını savunuyor. Rus istihbaratının iddiasına göre zanlı, Büyükelçi Nigel Casey ve elçilik bünyesindeki diğer diplomatik temsilcilere yönelik saldırılarda kullanılmak üzere bilgi topladı.

FSB, gözaltına alınan şahsın diplomatların ikametgah adreslerini, büyükelçiliğin güvenlik sistemine ilişkin verileri ve burada düzenlenen etkinliklere dair detayları karşı tarafa aktardığını bildirdi.

Açıklamada, şüphelinin talimatları SBU adına hareket eden ve “Apostol Dmitriy” takma adıyla bilinen Ukraynalı internet yayıncısı Dmitriy Karpenko üzerinden aldığı kaydedildi.

Rus istihbaratı, planlanan eylemlerin ardından suçun Moskova yönetimine yıkılmasının hedeflendiğini kaydetti. FSB’ye göre amaç; İngiltere’yi Rusya ile doğrudan silahlı bir çatışmaya çekmek, Kiev’e yönelik silah sevkiyatını artırmak ve Rusya’ya karşı yaptırımları sertleştirmekti.

Zanlı hakkında Rusya Ceza Kanunu’nun vatana ihanet suçunu düzenleyen 275. maddesi kapsamında ceza davası açıldı ve ön soruşturma süreci başlatıldı.

Rus istihbarat servisi, güvenlik görevlisi ile Karpenko arasında geçtiği iddia edilen yazışmaların ekran görüntülerini de kamuoyuyla paylaştı.

Söz konusu kayıtlarda elçilik korumasının; büyükelçilik konutunda yaşayanların listesini, telefon numaralarını, misyon şefinin programını, geliş-gidiş saatlerini ve aralarında İsrail ile İsveç büyükelçileriyle yapılan görüşmelerin de yer aldığı etkinlik planlarını ilettiği görülüyor. FSB ayrıca zanlının istihbaratın öne sürdüğü iddiaları yinelediği bir video kaydı da yayımladı.

Açıklamasının sonunda Rus vatandaşlarına uyarıda bulunan FSB, Karpenko ve diğer Ukrayna yanlısı yayıncılarla her türlü temasın kesilmesini istedi.

Servis, bu kişilerin Rusya vatandaşlarını müebbet hapis cezası gerektiren vatana ihanet ve diğer ağır suçlara alet ettiğini savundu.

Okumaya Devam Et

Rusya

Rusya, yaptırımlara rağmen Avrupa ile nükleer füzyon projesini sürdürüyor

Yayınlanma

Euronews’ün haberine göre yaptırımlara ve diplomatik krize karşın Rusya, Fransa’da inşa edilen dünyanın en büyük füzyon projesi ITER bünyesindeki yüzde 9,1’lik payını koruyor. Avrupa Komisyonu mevzuat gereği Moskova’nın ortaklıktan çıkarılamayacağını belirtirken, AB ülkelerinin Rus nükleer yakıtına bağımlılığı artış gösteriyor.

Avrupa Birliği (AB) yaptırımlarına ve Brüksel ile bozulan ilişkilere rağmen Rusya, dünyanın en büyük nükleer füzyon deneyi ITER projesinde yer almayı sürdürüyor.

Euronews televizyonunun aktardığına göre bu durum, Moskova ile Batı arasında süregelen krizde nadir görülen bir işbirliği örneği teşkil ediyor.

Ukrayna’daki savaşın ardından AB, Rus enerji kaynaklarına bağımlılığı azaltma kararı aldı. Bu doğrultuda Rus devlet kurumları çeşitli bilimsel programların dışına çıkarıldı ve Avrupa’daki bilim kuruluşlarına Rusya kaynaklı finansman sağlanması yasaklandı.

Buna karşın ITER kuralları, katılımcı ülkelerin projeden çıkarılmasına izin vermiyor.

Bu yasal yapı sebebiyle Moskova, projedeki yüzde 9,1’lik payını koruyor. Rusya yönetimi projeye uzman ve teknoloji desteği sağlamaya devam ederken, Rus mühendisler de Avrupalı meslektaşlarıyla reaktör sahasında mesaisini sürdürüyor.

Güney Fransa’da 2010 yılında inşasına başlanan Uluslararası Termonükleer Deneysel Reaktör (ITER) girişiminde Rusya dahil 30’u aşkın ülke ortaklık yürütüyor. Maliyeti yaklaşık 19 milyar euro olarak hesaplanan dev projede kritik teknik görevler Rus uzmanlara emanet edilmiş durumda.

Rus bilim insanları ve mühendisleri; şalt donanımları, bara sistemleri, güç kaynağı için enerji emici dirençler ve reaktörün süper iletken manyetik sisteminin korunması gibi karmaşık parçaların üretimini üstleniyor.

Reaktör bileşenlerini imal etmek amacıyla Rosatom’un Glazov kentindeki tesisinde yıllık 30 ton süper iletken üretim kapasitesine sahip yeni bir sanayi atölyesi kuruldu.

Moskova’nın projede kalması bazı AB temsilcilerini rahatsız ediyor. Avrupa Parlamentosu milletvekilleri 2025 yılında Avrupa Komisyonuna başvurarak ITER bünyesinde Rusya’ya bağımlılıktan kurtulma yollarını sordu.

AB Komisyonunun Enerjiden Sorumlu Üyesi Dan Jørgensen ise bir katılımcı ülkenin projeden ancak kendi rızasıyla ayrılabileceği cevabını verdi.

Öte yandan Avrupa Komisyonu daha önce Rus nükleer yakıtına ve teknolojilerine yasak getirme planı açıklamış, ancak kararın kabulü ertelenmişti.

Macaristan’ın Rosatom tasarımı yeni nükleer santraller inşa etmesi gibi örneklerle kimi birlik ülkeleri Rus yakıtını ithal etmeyi sürdürüyor.

Dünya Nükleer Birliği verileri, küresel uranyum zenginleştirme kapasitesinin yaklaşık yüzde 44’ünün yalnızca Rosatom elinde toplandığını gösteriyor.

Financial Times gazetesinin ocak ayında yayımladığı habere göre Urenco ve Orano enerji şirketlerinin yöneticileri, Rusya’dan zenginleştirilmiş uranyum ithalatının kademeli olarak durdurulması yönünde AB’ye plan hazırlama çağrısı yaptı.

Şirketler, bu tedarikin sürmesinin Moskova’ya uzun vadeli bağımlılık yarattığını savundu.

Sprott Asset Management tarafından yaz aylarında yayımlanan rapor, AB’nin kaynakları çeşitlendirme çabalarına karşın Avrupa’nın Rus uranyumuna bağımlılığının arttığını ortaya koyuyor.

Eurostat verilerine göre AB ülkeleri 2026 yılının ocak-nisan döneminde 172,6 milyon euro tutarında Rus nükleer yakıtı satın aldı. Önceki yılın aynı döneminde 31,9 milyon euro seviyesinde kalan ithalat miktarı da 253,2 tondan 280,9 tona çıktı.

AB’nin uranyum, plütonyum ve bileşiklerini içeren Rus nükleer yakıtı ithalatı 2025 yılı genelinde 347,9 milyon euroya ulaştı. Bu alımların yüzde 90’ından fazlasını Hollanda ve Fransa yaptı.

Gelişmeleri değerlendiren Urenco Üst Yöneticisi Boris Schucht, Rusya’dan yapılan ithalatın geleceğine ilişkin belirsizlik yüzünden Avrupalı üreticilerin zenginleştirme kapasitelerine yatırım çekmekte zorlandığını kaydetti.

Schucht, Rusya’nın piyasaya dönebilecek ciddi bir atıl kapasiteye sahip olması nedeniyle yeni yatırım kararları almanın güçleştiğini belirtti.

Okumaya Devam Et

Rusya

Rusya’nın bütçe açığı yıllık hedefi aşarak 1,5 katına çıktı

Yayınlanma

Rusya’da federal bütçe açığı yılın ilk sekiz ayında 5,8 trilyon rubleye çıkarak GSYH’nin yüzde 2,5’ine ulaştı. Geçen yıla göre 1,5 kat artan bu açık, kanunla belirlenen 3,786 trilyon rublelik yıl sonu hedefinin üzerine çıktı. Devlet Başkanı Vladimir Putin ise bütçe açığının kritik seviyede olmadığını ve sorunun çözüleceğini söyledi.

Rusya’da federal bütçe açığı ocak-ağustos döneminde 5,8 trilyon rubleye ulaştı. Rusya Maliye Bakanlığının internet sitesinde yayımladığı öncü verilere göre bu tutar, gayrisafi yurt içi hasılanın (GSYH) yüzde 2,5’ine denk geliyor.

Bütçe açığı, geçen yılın aynı dönemine kıyasla 1,5 kat artış gösterdi. Oysa mevcut bütçe kanununda bu yıl için öngörülen açık hedefi 3,786 trilyon ruble, yani GSYH’nin yüzde 1,6’sı seviyesindeydi.

Vedomosti gazetesinin aktardığına göre yılın ilk sekiz ayında bütçe gelirleri yıllık bazda yüzde 9,2 artarak 25,9 trilyon rubleye çıktı.

Bu dönemde petrol ve doğalgaz gelirleri yüzde 16,7 azalarak 5 trilyon rubleye gerilerken, petrol ve doğalgaz dışı gelirler yüzde 18,1 artışla 20,9 trilyon rubleye yükseldi.

Üretim ve ithalat kaynaklı gelirler yüzde 26,3 artarak 11,3 trilyon rubleyi gördü. Ağustos ayında ayrıca temettü ödemelerinden bütçeye 691 milyar ruble aktarıldı.

Toplam bütçe harcamaları ise önceki yıla göre yüzde 14,7 yükselerek 31,7 trilyon rubleye ulaştı.

Bakanlık, harcamaların planlanandan hızlı gerçekleşmesini sözleşmelerin hızla imzalanmasına ve bazı taahhütlü giderler için erken avans ödemesi yapılmasına bağladı.

Bakanlık, bir buçuk aylık aranın ardından 2 Eylül günü yeniden tahvil ihalelerine dönerek 1 trilyon rublelik federal kredi tahvili (OFZ) ihraç etti.

Aynı gün açıklama yapan Ekonomik Kalkınma Bakanı Maksim Reşetnikov, bütçe dengesinde kademeli normalleşme beklediklerini ve 2028-2029 yıllarında açıksız bütçe hedefine ulaşmayı öngördüklerini bildirdi.

Reşetnikov, Rusya ekonomisinin 2026 yılında bahar aylarındaki tahminlerden biraz daha iyi bir performans sergileyeceğini dile getirdi.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin de 3 Eylül günü Doğu Ekonomi Forumu (VEF-2026) genel kurulunda yaptığı konuşmada, bütçe açığının kritik seviyede olmadığını savundu.

Bütçe kaynaklarının önceliklere uygun harcanması gerektiğine işaret eden Putin, masrafların kısılması ve finansmanın akılcı idare edilmesi gerektiğini belirterek bütçe açığı sorununun çözüleceğini söyledi.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English