Rusya
Rusya Merkez Bankası politika faizini yüzde 17’ye düşürdü

Rusya Merkez Bankası, politika faizini 100 baz puan indirerek yüzde 18’den yüzde 17’ye çekti. Bu karar, bankanın üst üste üçüncü faiz indirimi olmasına rağmen, bir önceki indirimden daha yavaş bir tempoda gerçekleşti. Banka, yüksek enflasyon beklentileri ve devam eden riskler nedeniyle sıkı para politikasını sürdüreceği mesajını verdi.
Rusya Merkez Bankası, politika faizini yüzde 18’den yüzde 17’ye düşürdüğünü açıkladı. Faiz oranı en son Temmuz 2024’ün sonunda yüzde 16 seviyesindeydi.
Bu tarihten sonra banka, faizi önce yüzde 18’e, ardından 2000’li yılların başından bu yana en yüksek seviye olan yüzde 21’e çıkarmıştı.
Bu, Merkez Bankasının üst üste üçüncü faiz indirimi kararı oldu. İndirim süreci, faizin yüzde 20’ye çekildiği haziran ayında başlamıştı.
Temmuz ayında 2 puanlık bir indirim yapılırken, bu kez daha temkinli bir adımla 1 puanlık indirim tercih edildi.
Piyasa beklentisi daha büyük bir indirim yönündeydi
Piyasada Merkez Bankasının faiz indireceğine kesin gözüyle bakılıyordu; ancak indirimin 2 puanla yüzde 16’ya mı, yoksa daha düşük bir oranla yüzde 17’ye mi çekileceği belirsizliğini koruyordu.
Banka, ikinci seçeneği tercih ederek gelecek planlarına ilişkin nötr bir sinyal gönderdi.
Merkez Bankası, mevcut fiyat artışlarındaki istikrarlı göstergelerin yıllık bazda yüzde 4’ün üzerinde kaldığını, ekonominin dengeli büyüme patikasına dönerek soğuduğunu, son aylarda kredi büyümesinin canlandığını ve enflasyon beklentilerinin yüksek seviyede olduğunu belirtti.
Banka, gelecekteki faiz kararlarını “enflasyondaki yavaşlamanın sürdürülebilirliğine ve enflasyon beklentilerinin dinamiklerine” göre alacağını taahhüt etti.
Açıklamada, “Enflasyonu 2026 yılında hedefe döndürmek için gerekli olan sıkı para politikası koşullarını sürdürmeye devam edeceğiz,” denildi.
Enflasyonist riskler devam ediyor
Merkez Bankasının yorumuna göre, son dönemde fiyatları artıran sorunların şiddeti azalsa da bu sorunlar bütünüyle ortadan kalkmadı. Ekonomideki aşırı ısınma azalsa da devam ediyor.
Banka, ekonomide bir yavaşlama olduğunu belirtmekle birlikte resesyon beklemiyor.
Yapılan açıklamada, “Operasyonel veriler ve anket göstergeleri, üçüncü çeyrekte genel iktisadi faaliyetlerdeki büyümenin yavaşladığını ancak pozitif kaldığını gösteriyor,” ifadeleri kullanıldı.
Halkın artan geliri ve bütçe harcamaları iç talebi desteklerken, Merkez Bankasının değerlendirmesine göre tüketici faaliyetlerindeki artış bir miktar hızlandı.
Enflasyon beklentileri ise son aylarda ciddi ölçüde değişmedi ve yüksek seviyede kalmaya devam ediyor. Bu durum, enflasyonda istikrarlı bir yavaşlamanın önünde engel teşkil edebilir.
Kredi verme faaliyetleri yeniden canlanmış olsa da büyüme hızları geçen yılın oldukça gerisinde.
Analistler kararı nasıl yorumladı?
Reuters‘ın aktardığına göre, yatırım bankeri Yevgeniy Kogan, kararın piyasa beklentilerinden daha sıkı olduğunu söyledi.
Kogan, Merkez Bankasından gelecekte de temkinli adımlar beklediğini belirterek, “Ekim toplantısında faizi 1 puan daha indirerek yüzde 16’ya çekeceklerini düşünüyorum,” diye konuştu.
Sinara yatırım bankasından Sergey Konıgin ise Merkez Bankasının yorumunda, bütçede hazırlanan değişiklikler nedeniyle faiz patikasını yukarı yönlü revize edeceğine dair bir ipucu gördüğünü ifade etti.
Reuters‘a konuşan Konıgin, “Yıl sonu için yüzde 16’lık faiz tahminimizi koruyoruz,” dedi.
Sovcombank baş analisti Mihail Vasilyev, analistlerin yarısından biraz fazlasının yüzde 16’ya indirim beklemesine rağmen kararın piyasa için sürpriz olmadığını belirtti.
Vasilyev, Merkez Bankasının “daha temkinli adımını”, enflasyonist risklerin devam ettiği bir ortamda piyasa beklentilerini bir miktar soğutma ve finansal koşulların çok hızlı gevşemesini engelleme isteğine bağladı.
İş gücü piyasası ve bütçe politikası
Merkez Bankası, mevcut bütçe politikası parametrelerine göre hareket ettiğini bildirdi.
Açıklamada, “Bütçe politikasının 2025’te normalleşmesi dezenflasyonist bir etki yaratmalı. Fakat yıl başından bu yana biriken bütçe açığı göz önüne alındığında bu etki henüz gerçekleşmedi,” denildi.
Banka, bu yılki bütçe değişiklikleri ve yeni projeksiyonlar yayımlandıktan sonra bütçe politikasının enflasyon üzerindeki etkilerine ilişkin değerlendirmelerini güncelleyecek.
Kurum, yıl sonunda kredi portföyü büyümesinin, temmuz ayında açıkladığı yüzde 7-10’luk tahminin “üst sınırına yakın” olmasını bekliyor.
İş gücü piyasasındaki sıkılığın kayda değer ölçüde azalmadığı da tespit edildi. Anket verilerine göre, personel açığı yaşayan işletmelerin oranı azalmaya devam ederken, maaşlar 2024’e göre daha yavaş ancak verimlilikten daha hızlı artıyor. İşsizlik, temmuz ayında yüzde 2,2 ile tarihi düşük seviyelerde kalmayı sürdürüyor.
Merkez Bankası, enflasyonist risklerin hâlâ baskın olduğu sonucuna vardı. Ancak bu riskler arasında rublenin zayıflamaya başlamasına değinilmedi.
Kur, yalnızca dış ticaret koşullarının kötüleşmesinin enflasyon için oluşturabileceği riskler bağlamında anıldı.
Ekonomist Yegor Susin ise kararı, “Anlaşılır bir karar. Bir sonraki toplantıya kadar kredi, bütçe dinamikleri ve enflasyon beklentilerinin tepkisi hakkında daha fazla veri elde etmek istiyorlar,” şeklinde yorumladı.
Susin, faiz indirimine yönelik genel eğilimin korunmasının ve sinyalin nötr kalmasının önemli olduğunu vurguladı.
Rusya
Rusya’da sanal bahisi yasallaştırma planı gündemde

Rusya Maliye Bakanlığı, yasadışı internet kumarhanelerinin yasal çerçeveye alınması halinde bütçeye yılda 100 milyar ruble ek gelir sağlanabileceğini hesaplıyor. Yasal bahis sektörünün bütçeye ve spora yıllık katkısının da 100 milyar rubleye ulaştığını belirten yetkililer, kumar bağımlılığına karşı kişisel erişim kısıtlamaları üzerinde duruyor.
Rusya Maliye Bakanlığı, internet üzerinden faaliyet gösteren yasadışı kumarhanelerin yasal zemine çekilmesinin devlet bütçesine yılda yaklaşık 100 milyar ruble ek gelir sağlayabileceğini hesaplıyor.
İstanbul’da düzenlenen Verona Avrasya Ekonomik Forumu sırasında gazetecilere konuşan Rusya Maliye Bakan Yardımcısı İvan Çebeskov, bakanlığın bu alana yönelik farklı düzenleme seçeneklerini masaya yatırdığını açıkladı.
Çebeskov, yasal bahis pazarının bu yıl yürürlüğe giren artırılmış vergi oranları, vergiler ve hedefe yönelik kesintilerle birlikte bütçeye ve spora halihazırda yılda yaklaşık 100 milyar ruble kazandırdığını belirtti.
Yasadışı pazarın hacim bakımından yasal sektörle denk düzeyde olduğunu kaydeden Çebeskov, bütçeye aktarılabilecek potansiyel gelirin de benzer bir büyüklüğe ulaştığını dile getirdi.
Devletin şu anda bu kaynağı kasasına koyamadığını vurgulayan Bakan Yardımcısı, “Bu, doğal olarak bütçenin mahrum kaldığı ve aralarında çeşitli suç şebekelerinin de yer aldığı alanlara giden devasa bir para” değerlendirmesini yaptı.
Maliye Bakanlığı yasadışı pazara karşı düzenleme seçeneklerini inceliyor
Maliye Bakanlığı, kayıt dışı faaliyet gösteren çevrimiçi kumarhanelerin denetim altına alınması ihtimalini diğer resmi kurumlar ve yasal pazar temsilcileriyle birlikte değerlendirmeye aldı.
Kısa süre önce düzenlenen şans oyunları forumunda sektör bileşenlerinin yasadışı internet kumarhanelerini hem ekonomi hem de yasal bahis kuruluşları açısından büyük bir sorun olarak nitelediğini aktaran Çebeskov, yasal işletmeciler dahil çeşitli taraflardan düzenleme ve mücadele önerileri aldıklarını, bakanlığın bütün olasılıkları incelediğini ifade etti.
Şans oyunlarının ekonomik getirisinin yanında toplumsal riskler de barındırdığına dikkat çeken Çebeskov, kumar bağımlılığı sorununun mutlaka hesaba katılması gerektiğini vurguladı.
Bakan Yardımcısı, yurttaşların korunması için şans oyunlarına kişisel erişim yasağı getirilmesi gibi mekanizmaların devreye sokulmasının zorunlu olduğunu kaydetti.
Rusya Maliye Bakanlığı Finans Politikası Dairesi Başkan Yardımcısı Aleksandr Hristoforov, 29 Eylül’de yaptığı açıklamada 64 binden fazla Rusya vatandaşının kumar oyunlarına yönelik kişisel men kısıtlaması koydurduğunu duyurmuştu.
Rusya parlamentosunun alt kanadı Duma ise 9 Haziran’da yasadışı şans oyunları sitelerine erişimin hızla engellenmesini öngören yasayı kabul etmiş ve bildirimleri inceleme süresini beş iş gününden iki iş gününe indirmişti.
Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Maliye Bakanlığının internet kumarhanelerinin yasallaştırılmasına dönük önerisinin Kremlin’e ulaştığını 28 Ocak’ta teyit etmiş, girişimin üzerinde çalışılması gerektiğini belirtmişti.
Rusya
Rusya Merkez Bankası faizi yüzde 14 seviyesinde sabit tuttu

Rusya Merkez Bankası, kalıcı fiyat baskısı ve yüksek enflasyon beklentilerini gerekçe göstererek politika faizini yıllık yüzde 14 seviyesinde sabit tuttu. Yıllık enflasyonun yüzde 7 bandında seyrettiği ülkede piyasa uzmanları, bütçe açığı ve akaryakıt maliyetlerinin fiyatlar üzerindeki yukarı yönlü baskıyı canlı tuttuğuna dikkat çekiyor.
Rusya Merkez Bankası Yönetim Kurulu, 23 Ekim’deki toplantısında politika faizini yıllık yüzde 14 seviyesinde sabit tuttu.
Vedomosti gazetesinin görüştüğü 26 ekonomistten 25’i bu kararı beklerken, yalnızca bir uzman faizin yüzde 13,75’e çekilebileceği tahmininde bulunmuştu.
Fiyat baskısının yüksek seyrettiğini, enflasyon beklentilerinin de üst seviyelerde kaldığını duyuran Merkez Bankası, ekonominin yılın ikinci yarısında ılımlı bir hızla büyüdüğünü kaydetti.
Kalıcı fiyat artışının yavaşlamadığına işaret eden düzenleyici kurum, yıllıklandırılmış bazda bu oranın yüzde 5 ila 6 aralığında seyrettiğini hesaplıyor.
Merkez Bankası bu tablonun temel nedeni olarak kimi sektörlerdeki üretim kapasitelerinin geçici biçimde daralmasını gösteriyor. Açıklamada, kalıcı enflasyondaki düşüş eğiliminin yeniden başlaması için toplam talep artışının sınırlı tutulması gerektiği vurgulanıyor.
Kurulun sonraki faiz kararlarını ise enflasyonun seyrine, enflasyon beklentilerine, iç ve dış koşullardan kaynaklanan risk değerlendirmelerine göre belirleyeceği aktarılıyor.
Rusya Merkez Bankası, 11 Eylül’deki önceki toplantısında para politikasındaki gevşeme sürecine yaklaşık bir buçuk yıl aradan sonra ilk kez ara vermişti.
Merkez Bankası Başkanı Elvira Nabiullina o dönem yaptığı değerlendirmede, bu duraklamanın para politikasının doğrudan etki edemeyeceği tek seferlik etkenlerden kaynaklandığını anlatmıştı.
Nabiullina, tüketici enflasyonundaki yıllıklandırılmış artışın öncelikle kimi sektörlerdeki geçici üretim kapasitesi kısıtlarından hız aldığını, akaryakıt fiyatlarındaki yükselişin de tabloda belirgin bir rol oynadığını söylemişti.
Kurum başkanı, fiyatlardaki tek seferlik ivmelenmenin kalıcı bir eğilime dönüşmemesi adına ölçülü sıkı para politikası koşullarının zorunlu olduğunu savunmuştu.
Rusya Federal Devlet İstatistik Servisi’nin (Rosstat) verilerine göre Rusya’da haftalık enflasyon, 6-12 Ekim haftasındaki yüzde 0,11 seviyesinin ardından 13-19 Ekim haftasında yüzde 0,05 olarak ölçüldü.
Fiyatlardaki artış ay başından bu yana yüzde 1,06’ya, yıl başından bu yana ise yüzde 6,15’e ulaştı.
Haftalık tüketici enflasyonu 29 Eylül-5 Ekim döneminde yüzde 0,96, 22-28 Eylül döneminde yüzde 0,12, 15-21 Eylül döneminde yüzde 0,06, 8-14 Eylül döneminde yüzde 0,02 ve 1-7 Eylül döneminde yüzde 0,05 düzeyinde gerçekleşmişti.
İnterfaks’ın Merkez Bankası yöntemine dayanarak yaptığı hesaplamalara göre yıllık enflasyon 12 Ekim’deki yüzde 7,02 seviyesinden 19 Ekim’de yüzde 6,84’e gerilerken, Ekonomik Kalkınma Bakanlığı’nın yönteminde bu oran yüzde 7,22’den yüzde 7,15’e indi.
Uzmanlar faiz kararının gerekçelerini değerlendirdi
Stratejik Araştırmalar Merkezi (CSR) Genel Direktörü Pavel Smelov, Vedomosti’ye yaptığı açıklamada, Merkez Bankası’nın faize ara vermesindeki temel gerekçelerin enflasyondaki yeni yükseliş dalgası ile enflasyonist risklerin ağır basması olduğunu kaydetti.
Ekim ayı başında fiyat artışını tetikleyen başlıca etkenler arasında, temmuzdan bu yana ertelenen konut ve kamu hizmetleri tarifelerindeki artışın yer aldığını söyledi.
Tarifelerde ekim başında yapılan yüzde 9,9’luk planlı endekslenmenin ayın ilk haftasında haftalık enflasyonu tek seferde yüzde 0,96’ya fırlattığını hatırlatan Smelov, bu artışın beklenen ve tek seferlik bir sıçrama olduğunu dile getirdi.
Sovcombank Başanalisti Mihail Vasilyev ise akaryakıt piyasasındaki zorlu koşulların ve artan ulaşım maliyetlerinin enflasyonu yıl sonuna kadar yüksek tutabileceğini değerlendirdi.
Vasilyev, şirketlerin yükselen nakliye ve tarife maliyetlerini tüketici fiyatlarına yansıtabileceğine, bunun da canlı tüketici talebi ve yüksek seyreden enflasyon beklentileri ortamında hız kazanabileceğine dikkat çekti.
Bütçe politikasının bir diğer kritik etken olduğunu belirten Gazprombank Başekonomisti Pavel Biryukov da bütçe dengelerine işaret etti.
Mevcut bütçe yasasındaki 3,79 trilyon rublelik (milli gelirin yüzde 1,6’sı) açığa karşılık güncellenen bütçede 2026 yılı için 7,34 trilyon ruble, 2027 yılı için ise 5,4 trilyon ruble açık öngörüldüğünü anımsatan Biryukov, bu tablonun Merkez Bankası’nın önceki varsayımlarına kıyasla enflasyonu daha fazla körükleyici nitelikte olduğunu vurguladı.
Faizin yüzde 13,75’e indirilmesini bekleyen tek isim olan Truevalue Telegram kanalının yazarı ekonomist Viktor Tunev, olası bir indirimin ekonomi ile bütçe politikasında giderek daha görünür hale gelen sıkı para politikasının enflasyonist risklerini hafifletebileceğini savundu. Ankete katılan hiçbir uzman ise faiz artırımı beklemiyordu.
Stolıpin Ekonomik Büyüme Enstitüsü Başekonomisti Boris Kopeykin, ekonomide son beş çeyrektir süren yatırım daralması ortamında faiz artırmanın son derece riskli bir adım olacağını kaydetti.
Kopeykin, böylesi bir hamlenin ekonomide ve finans piyasalarında olumsuz bir zincirleme reaksiyona yol açabileceği uyarısında bulundu.
Rusya
ABD Rus dizeline kapıyı açtı: İlk tanker yola çıktı

Rusya’nın Primorsk Limanı’ndan 22 Ekim’de yüklenen dizel tankeri, Washington ile Moskova arasındaki tedarik mutabakatının ardından New York’a doğru yola çıktı. Geminin 7 Kasım’da ABD’ye varması beklenirken, iki ülke arasındaki planlama ilk etapta 300 bin tonu aşkın yakıt teslimatını öngörüyor.
Rus dizeli taşıyan bir tanker, Baltık Denizi kıyısındaki Primorsk Limanı’ndan yola çıkarak New York rotasına girdi.
Reuters’ın gemi takip hizmeti veren LSEG verilerine dayandırdığı haberine göre, sevkiyat için yükleme işlemi 22 Ekim’de yapıldı. Geminin 7 Kasım’da ABD kıyılarına ulaşması bekleniyor.
Rusya Doğrudan Yatırım Fonu (RDIF) Başkanı ve Rusya Devlet Başkanı’nın yabancı ülkelerle yatırım ve ekonomik işbirliğinden sorumlu özel temsilcisi Kirill Dmitriyev, ilk tankerin 22 Ekim’de yola çıktığını daha önce duyurmuştu. İnterfaks’ın aktardığına göre Dmitriyev, ilk sevkiyatın ardından ABD’ye yönelik yeni ve yüksek hacimli sevkiyatların süreceğini kaydetti.
ABD Başkanı Donald Trump, 9 Ekim’de yaptığı açıklamada Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Rus dizel yakıtının dünya pazarlarına ulaştırılması konusunda anlaştıklarını ilan etmişti. Trump, mutabakat uyarınca Rusya’nın ilk etapta 300 bin tonun üzerinde dizel tedarik edeceğini, kasım ayında 500 bin tonluk yeni bir partinin geleceğini ve hemen ardından 1 milyon tonluk teslimat yapılacağını ifade etmişti.
Trump, Rus petrol rafinerilerinin durumuna bağlı şekilde 3 milyon tonluk ek bir yakıt hacminin daha devreye girebileceğini dile getirmişti. Bu uzlaşmanın ardından ABD Hazine Bakanlığı, söz konusu sevkiyatları Nisan 2027’ye kadar yaptırım kapsamı dışına çıkarırken, Rusya hükümeti de dizel ihracatına getirdiği kısıtlamaları kısmen esnetti.
Washington yaptırımlardan geri adım atarken Moskova iç piyasayı koruma sözü veriyor
Trump, 16 Ekim tarihli başkanlık kararnamesiyle, merhum senatör Lindsey Graham’in adını taşıyan ve kamuoyunda ağır yaptırım paketi olarak bilinen yasadaki kimi kısıtlamaları uygulamama kararı aldı. Rus ürünlerine yönelik yüzde 500 oranındaki ilave gümrük vergilerini de içeren bu tedbirleri rafa kaldıran Trump, gerekçe olarak ABD’nin ulusal çıkarlarını gösterdi.
Moskova yönetimi ise Batılı ülkelerin uyguladığı yaptırımları etkisiz ve gayrimeşru gördüğünü yineliyor.
Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak, 14 Ekim’de yaptığı değerlendirmede sevkiyatların doğrudan sözleşmeler üzerinden yürütüleceğini vurgulamıştı. Novak daha sonra yaptığı açıklamada, yıl sonuna doğru Rusya’nın dizel ihracatını aylık 3 ila 3,5 milyon tona kadar çıkarabileceğini belirtti.
İhracat artışına rağmen Rusya iç piyasasının yakıt ihtiyacının eksiksiz karşılanacağını savunan Novak, dış pazara yönelik kararın Rus tüketicilerin çıkarlarına zarar vermeyeceğini söyledi.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise Rusya ile varılan dizel mutabakatını savunurken, bu yakıtın her koşulda küresel piyasalara ulaşacağını kaydetti. Rubio, “Aralarındaki tek fark, bundan Birleşik Devletler’in ne kadar pay alacağıydı” ifadesini kullandı.
Rubio ayrıca, Hürmüz Boğazı çevresindeki durum nedeniyle ABD yönetiminin ilkbahar aylarında da Rus petrolüne yönelik 60 günlük bir yaptırım muafiyeti uyguladığını hatırlattı.
Amerika4 gün önceSenatör Sanders: Silikon Vadisi zenginleri “korkunç bir plan” üzerinde çalışıyor
Dünya Basını1 hafta önceİngiliz diplomat Crooke: Suudi Arabistan’da asıl çöküş içeriden gelecek
Dünya Basını2 hafta önceNükleer bilimci Hughes: Bölgesel nükleer savaş bile dünya genelinde üç milyar insanı aç bırakır
Dünya Basını2 hafta önceBrezilya’da Bolsonaro rüzgarı ve Lulismonun sınırları
Dünya Basını2 hafta önceRay Dalio: ABD için 3 yıl içinde borç krizi görüyorum
Rusya2 hafta önceRusya, Trump ile varılan mutabakatla dizel ihracatını kısmen serbest bıraktı
Avrupa2 hafta önceBerlin’de Sol Parti, SPD-Yeşiller koalisyonu için “İsrail’in var olma hakkı”nın altını çizdi
Avrupa2 hafta önceBurnham: Brexit oylamasında Rus müdahalesi var











