RUSYA
Rusya Merkez Bankası: Yüksek faiz oranları geçici

Rusya Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Aleksey Zabotkin, faiz oranının geçici bir süre daha yüksek kalmasının tüm toplumun yararına olduğunu söyledi.
Zabotkin, Argumenti i Fakti dergisine verdiği mülakatta, “Mal ve hizmetlere olan talep muazzam bir şekilde arttı ve arz çeşitli nedenlerle buna ayak uyduramadı. Üreticiler ve satıcılar bu gibi durumlarda her zaman aynı şekilde, yani fiyatları yükselterek tepki verirler. Bu nedenle, geçici bir yüksek faiz dönemi tüm toplumun yararınadır,” dedi.
Zabotkin, ülkede hızlı ekonomik büyümenin körüklediği enflasyonun yüksek faiz oranı şeklinde bir tepki gerektirdiğini kaydetti.
Bununla beraber yetkili, Merkez Bankası’nın para politikasının enflasyonu düşüreceğini, ancak bunun gerçekleşmesi için 3 ila 6 çeyrek dönem daha geçmesi gerektiğini sözlerine ekledi.
Geçen hafta Zabotkin, Merkez Bankası’nın sıkı para politikasını uzun süre devam ettirme niyetinde olduğunu söylemişti.
Zabotkin, Merkez Bankası’nın haziran toplantısında alternatif senaryonun, yani faiz oranının mevcut seviyede tutulması yerine yükseltilmesinin detaylı bir şekilde ele alınacağını ifade etmişti.
Rusya Merkez Bankası, politika faiz oranını geçen yılın temmuz ayından bu yana yapılan beş toplantıda yüzde 7,5’ten yüzde 16’ya yükseltmişti.
Banka, nisan ayındaki toplantısında tutumunu sertleştirerek enflasyonun hedefe geri dönmesi ve yüzde 4 civarında daha da istikrar kazanması adına ‘ekonomide sıkı parasal koşulların daha önce tahmin edilenden daha uzun süre devam edeceği’ mesajını verdi.
Buna ek olarak Merkez Bankası, 2024 ve 2025 yılları için ortalama faiz oranı tahminini şubat ayındaki sırasıyla yüzde 13,5 ila 15,5 ve yüzde 8 ila 10 seviyelerinden yüzde 15 ila 16 ve yüzde 10 ila 12 seviyelerine yükseltti.
Glazyev: Rusya Merkez Bankası, IMF reçetelerini uyguladığı için reel ücretler düştü
RUSYA
Rusya Maliye Bakanlığı döviz satışına geçiyor

Rusya Maliye Bakanlığı, mart ayında bütçenin petrol ve doğalgaz gelirlerinin beklenenden düşük gelmesi üzerine, nisan ayında bütçe kuralı çerçevesinde döviz ve altın satışına başlayacak. Bu karar, Rusya Merkez Bankası’nın günlük döviz satışlarını yaklaşık iki katına çıkararak rubleye potansiyel destek sağlamasına yol açacak.
Rusya Maliye Bakanlığı, mart ayında bütçenin petrol ve doğalgaz gelirlerinin planlanandan yaklaşık 70 milyar ruble daha düşük gelmesinin ardından, nisan ayında bütçe kuralı çerçevesinde bir yıl aradan sonra ilk kez döviz ve altın alımından satışına geçecek.
Reuters ajansının haberine göre bu adım, Rusya Merkez Bankası’nın yuan satışlarını neredeyse iki katına çıkarmasına olanak tanıyacak ve rubleye ek destek sağlayabilecek.
Maliye Bakanlığı en son, petrol ve gaz gelirlerindeki 200 milyar rublelik açığın ardından 15 Ocak-6 Şubat 2024 tarihleri arasında döviz satışı yapmıştı.
Bakanlık perşembe günü yaptığı açıklamada, 7 Nisan-12 Mayıs tarihleri arasında 35,9 milyar ruble değerinde yuan ve altın satışı gerçekleştireceğini belirtti.
Bu miktar, günlük 1,6 milyar rublelik bir hacme denk geliyor.
Maliye Bakanlığı mart ayında ise günlük 2,9 milyar ruble olmak üzere toplam 60,1 milyar rublelik döviz alımı yapmıştı.
Satış kararı, Maliye Bakanlığı’nın nisan ayı için öngördüğü 29,7 milyar rublelik ek petrol ve doğalgaz gelirleri tahmini ile mart ayında bakanlığın beklentilerinin 65,6 milyar ruble altında kalan fiili gelirlerden kaynaklanıyor.
Maliye Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, “Negatif düzeltme, temel olarak petrol ve gaz kondensatı üretim hacimlerinin tahmin edilen değerlere göre düşmesinden ve 2024 yılı sonuçlarına göre hidrokarbon üretiminden elde edilen ek gelir vergisinin boyutunun netleştirilmesinden kaynaklanmaktadır,” denildi.
Bakanlığın döviz müdahaleleri, bütçe açığının finansmanı ve yatırım projeleri için Varlık Fonu’ndan yapılan harcamalar tutarında operasyonların boyutunu ayarlayan Merkez Bankası tarafından gerçekleştiriliyor.
Merkez Bankası, Haziran 2025 sonuna kadar Maliye Bakanlığı’nın döviz operasyonlarını günlük 8,86 milyar rublelik döviz satışı tutarında netleştiriyor.
Böylece Merkez Bankası, mevcut 5,96 milyar rubleye kıyasla günde 10,46 milyar ruble (Merkez Bankası kuruna göre 124 milyon dolar veya 906 milyon yuan) değerinde döviz satışı yapacak.
Bu Çin yuanı satış hacmi, Merkez Bankası’nın Moskova Borsası’nda yuan satmak için kullandığı “yarın” teslimli yuan/ruble işlemlerinin ortalama gün içi borsa işlem hacminin yaklaşık yüzde 10’una tekabül ediyor.
Merkez Bankası’nın Çin yuanı satış miktarının açıklanmasının ardından Moskova Borsası’nda ruble, yuana karşı değer kazandı.
Bütçe kuralına göre Maliye Bakanlığı, Rusya Merkez Bankası aracılığıyla, petrol ve doğalgaz gelirleri belirlenen aylık taban seviyesini aştığında Varlık Fonu’nu desteklemek için döviz almakla, fiili gelirler bu seviyenin altında kaldığında ise satmakla yükümlü.
Rusya Merkez Bankası, petrol fiyatlarında çöküş uyarısı yaptı
RUSYA
Rusya göç politikasını yeniden yapılandırıyor

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in talimatıyla, göç alanındaki devlet yönetimini iyileştirmek amacıyla İçişleri Bakanlığı bünyesinde Vatandaşlık ve Yabancıların Kaydı İdaresi kuruldu. Eski Başsavcı Yardımcısı Andrey Kikot’un başına getirildiği yeni yapının, göç süreçlerini düzene sokması ve koordinasyonu artırması hedefleniyor.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in talimatıyla, İçişleri Bakanlığı bünyesinde Vatandaşlık ve Yabancıların Kaydı İdaresi kuruldu.
İdare, “göç alanında devlet yönetimini iyileştirmek amacıyla” oluşturuldu.
Uzmanlara göre, yeni yapının kurulması, önemli ve bariz kusurları olan göç politikasını değiştirmeye yönelik kapsamlı çalışmaların bir parçası.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, “göç alanında devlet yönetimini iyileştirmek amacıyla” İçişleri Bakanlığı bünyesindeki Göç İşleri Genel Müdürlüğü temelinde (bu müdürlük, 2016 yılında lağvedilen Federal Göç İdaresi temelinde kurulmuştu) Vatandaşlık ve Yabancıların Kaydı İdaresinin kurulması talimatını verdi.
İdarenin başına, daha önce Başsavcı Yardımcılığı görevini yürüten Andrey Kikot getirildi.
Kikot, yeni görevi kapsamında Güvenlik Konseyi’nin ilgili Kurumlararası Komisyonu’na da dahil olacak ve bakanlığın tüm yerel organlarında vatandaşlık ve yabancıların kaydı konularından sorumlu bir başkan yardımcısı atanacak.
Hükümetin, üç ay içinde İçişleri Bakanlığı merkez teşkilatı ve içişleri organlarının azami personel sayısının netleştirilmesine yönelik öneriler sunması gerekiyor.
Bu, yeni yapının kurulmasıyla bağlantılı olarak personel kaynaklarının optimize edilmesini sağlayacak.
Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, yeni kurumun göç alanındaki sorunların daha etkin çözülmesini sağlayacağını belirtti.
Peskov, bu sayede söz konusu konuyla ilgili faaliyet gösteren kurumlar arasındaki koordinasyonun geliştirileceğini ifade etti.
İçişleri Bakanlığı Sözcüsü İrina Volk ise Telegram kanalından yaptığı açıklamada, yeni kurumun temel görevinin göç süreçlerini düzene sokmak ve yabancıların yasa dışı faaliyetlerini azaltmak olacağını açıkladı.
Vladimir Putin, geçen yılın sonunda düzenlediği yıllık basın toplantısıyla birleştirilen “Yılın Sonuçları” programında, içişleri bünyesinde göçmenlerle çalışmak üzere ayrı bir merkez kurulması gerektiğini söylemişti.
Devlet Başkanı, gerektiğinde böyle bir yapının özel bir kuruma dönüştürülebileceğini de göz ardı etmemişti.
Putin, ayrı bir kurumun gerekli olup olmadığı ya da bu konuların İçişleri Bakanlığı’nın yetkisinde kalmasının daha iyi olup olmayacağı konusundaki sayısız tartışmayı hatırlatarak, bu çalışmanın İçişleri Bakanlığı çerçevesinde güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Rusya lideri, “Her şey tek bir merkezden yönetilmeli,” demişti.
Ulusal Yolsuzlukla Mücadele Komitesi Başkanı ve İnsan Hakları Konseyi (SPÇ) üyesi Kirill Kabanov, Rusya’nın önde gelen diplomasi yayınlarından Vzglyad gazetesine verdiği demeçte, “Rusya yönetimi göç sorunlarına özel önem veriyor,” dedi.
Kabanov, “Vatandaşlık ve Yabancıların Kaydı İdaresinin kurulması kararı, Vladimir Putin’in bu alandaki belirli hatalara verdiği net bir yanıttı. Hükümetin bu yöndeki çabalarını artırmasına yönelik kamuoyu talebi de önemli bir rol oynadı,” diye ekledi.
Kabanov, “Bu bağlamda, yeni idarenin kurulması, göç politikasını iyileştirmeye yönelik kapsamlı çalışmaların yalnızca bir parçasıdır. Yetkililer, yasa dışı göçmenlerin sınır dışı edilme kuralları, Rusça bilme zorunluluğu, gelenlerin dijital profillerinin oluşturulması gibi bir dizi çözüm üzerinde çalışıyor,” ifadesini kullandı.
Bunun yanı sıra “Ayrıca, işverenler yasa dışı göçmen çalıştırmaktan sorumlu tutulacak,” diyen Kabanov, “Çalışmak için bize gelen herkes vergi ödemeli ve Rusya yasalarına uymalıdır. Ayrıca, vasıfsız işçilerin ailelerinin akın etmesine izin verilemez,” diye belirtti.
Kabanov, “Yasa dışı göç, kültürel-etnik dengemizi ve ulusal kimliğimizi bozabilir. Devlet Başkanı, Rus dünyasını koruma görevini verdi. Belirtilen hedefe ulaşmak için azami çabayı göstermeliyiz,” diyerek sözlerini tamamladı.
Siyasetçi ve eski Ukrayna Radası milletvekili Oleg Tsaryov ise daha önce yetkililerin “neredeyse bir göç bakanlığı” gibi ayrı bir yapı kurmayı düşündüklerini, ancak Putin’in kararının bu kadar radikal değişikliklere gerek olmadığını gösterdiğini hatırlattı.
Tsaryov, mevcut çabaların sadece istenmeyen göçle mücadeleye yönelik olmadığını açıkladı.
Tsaryov, “Bizim için arzu edilen göç de var. Rusya’ya geri dönen soydaşlarla ilgili konuların polisin ilgilenmesi biraz garip, zira bu polisin görevi değil. Oysa soydaşların ülkeye çekilmesi çok ciddi bir mesele,” değerlendirmesini yaptı.
Tsaryov’a göre yeni idarenin diğer görevlerinin yanı sıra şu ikilemi çözmesi gerekecek:
“Bir yandan birçok kişi Rusya’daki göçmen sayısının azalmasını istiyor. Diğer yandan, gerçek bir iş gücü açığımız var. Ayrıca bazıları, göçmenlerin ayrı yerleşim yerlerinde yaşadığı ve işleri bittikten sonra ülkelerine döndüğü BAE deneyiminin dikkate alınmasını öneriyor. Ancak o zaman Rusya’nın BDT ülkeleriyle vize rejimi uygulaması gerekirdi ki bu da SSCB’nin dağılmasından sonra imzalanan çok sayıda devletlerarası anlaşmanın bozulması anlamına gelirdi.”
Yeni idarenin kurulması ve göç politikasını iyileştirmeye yönelik diğer kapsamlı çalışmalar, sonuç olarak Rusya’da yalnızca Rus diline ve kültürüne saygı duyan yabancıların yaşamasını ve çalışmasını, böylece Rus kimliğinin korunmasını sağlamalı.
Tsaryov’a göre, Rusya’daki göç politikası “akıllıca ve bazen uzlaşmacı kararlar” alınmasını gerektiriyor.
Tsaryov, “Benzersiz bir durumla karşı karşıyayız. Örneğin Orta Asya’dan gelen göçmenler için yeni kısıtlamalar getirdiğimizde, bu kararlar genellikle Sovyet döneminde çeşitli nedenlerle cumhuriyetlere taşınan ve şimdi bürokratik engeller nedeniyle evlerine dönemeyen Rus büyükanneleri ve büyükbabaları olumsuz etkiliyor,” dedi.
Tsaryov, “Asya’dan gelen göçmenlere diasporaları yardım ederken, eski Sovyet cumhuriyetlerindeki Rusların diasporaları yok,” diye ekledi.
Demokrasi Sorunları Araştırma Vakfı Başkanı Maksim Grigoryev de “İdarenin kurulması, uzun süredir önemli ve bariz kusurları olan göç politikasında doğru bir değişiklik. Buna sivil toplum temsilcileri, uzmanlar ve bizzat Devlet Başkanı defalarca işaret etmişti,” değerlendirmesinde bulundu.
Grigoryev, Kikot’un atanmasının yeni yapının statüsünü vurguladığını ekledi: “Yeni idarenin başkanı, bakan birinci yardımcısı pozisyonunda bulunuyor. Bu, Devlet Başkanı’nın göç sorunlarının çözümüne özel önem verdiğini gösteriyor ki bu son derece olumlu. Yani, yeni idarenin statüsü, başkanının atanma seviyesinin yüksekliği ile vurgulanıyor.”
Grigoryev ayrıca, Rusya’nın sosyal altyapısının yasa dışı göçmenler ve Rus diline ve kültürüne entegre olmak istemeyenler nedeniyle önemli bir yük altında olduğuna dikkat çekti.
Grigoryev, “Örneğin, Rusça bilmeyen göçmen çocukları okullara geldiğinde eğitim kalitesi keskin bir şekilde düşüyor. Ayrıca, doğum dahil olmak üzere yasa dışı göçmenlere tıbbi yardım sağlamak için büyük kaynaklar harcanıyor. Bunu neden yapmak zorundayız? Kesinlikle anlaşılır değil,” diye konuştu.
Uzmana göre, göç politikası alanındaki çabalar, “Rusya’daki göçmenlerin varlığının ekonomi için faydalı ve vatandaşlar için kabul edilebilir olmasıyla” sonuçlanmalı.
Lavrov: İşçi göçmenlere vize uygulaması Rusya’nın çıkarına değil
RUSYA
‘Ukrayna sözünü tutmazsa nakavt olacak’

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Ukrayna’nın enerji tesislerine yönelik saldırıları durdurma anlaşmasını ihlal ettiğini belirtti. Emekli Korgeneral Vladimir Popov, Rusya’nın anlaşmaya uyacağını ancak Ukrayna’nın drone üretim tesislerini önleyici olarak hedef almaya devam edeceğini söyledi. Popov, ihlaller sürerse Ukrayna’nın ağır bir bedel ödeyeceği uyarısında bulundu ve mayıs ayında Ukrayna’dan yeni bir saldırı beklenebileceğini ifade etti.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Güvenlik Konseyi’nin son toplantısında Savunma Bakanı Andrey Belousov’dan Kiev’in enerji tesislerine yönelik karşılıklı saldırıları durdurma anlaşmasını ihlal ettiğine dair rapor aldı.
Savunma Bakanlığı’nın bilgisine göre, Rusya üstlendiği yükümlülüklere uyarken Ukrayna anlaşmayı fütursuzca ihlal ediyor.
Bu gelişmeler üzerine Rusya, 2 Nisan gecesi Ukrayna’daki askeri hedeflere yönelik önleyici saldırılarına devam ederek Harkov’daki bir drone üretim tesisini imha etti.
Emekli korgeneral ve savaş pilotu Vladimir Popov, Moskovskiy Komsomolets gazetesine verdiği mülakatta, Rusya’nın Kiev rejiminin provokasyonlarına rağmen anlaşmalara uymaya devam edeceğini açıkladı.
Popov, aynı zamanda Rusya’nın, düşmanın “ateşkes” sırasında kaynak biriktirmesini önlemek amacıyla özellikle üretim tesislerini hedef aldığını belirtti.
Uzman ayrıca, Ukrayna’nın kasıtlı olarak sükûnet koşullarını görmezden gelmeye devam etmesi hâlinde, onu dize getirecek tatsız bir sürprizle karşılaşacağı uyarısında bulundu.
Bir süre önce karşılıklı saldırıların yoğunluğu bir miktar azalmıştı. Ancak bu duraklama kısa sürdü ve drone saldırıları sonraki gece yeniden başladı.
Kursk, Rostov ve Belgorod oblastları üzerinde 93 düşman drone’u düşürüldü. Aynı zamanda Rus Geran drone’ları Harkiv’deki Promsvyaz işletmesini tamamen yaktı.
Kentin belediye başkanı, çeşitli drone’ların üretiminde kilit rol oynayan fabrikanın yok olması için yeterli olan 15’ten fazla isabetin kaydedildiğini bildirdi.
Bir sonraki hedefin, drone operatörleri için 190. eğitim merkezinin ve düşman drone’larının merkezi üretim tesisinin bulunduğu Jıtomır olabileceğine dair umutlar dile getiriliyor.
Askeri uzmanlar, bu yuvaya darbe indirilmeden düşman “kuşları” sorununu çözmenin mümkün olmadığını belirtiyor.
Harkov ve Odessa’ya yönelik hassas saldırıların, Savunma Bakanı Andrey Belousov’un Rusya ve Ukrayna arasında enerji sistemlerine yönelik karşılıklı saldırıların durdurulması anlaşmasının uygulanmasına ilişkin raporunun ardından gelmesi dikkat çekici.
Bu durum, Ukrayna’nın üstlendiği yükümlülükleri iyi niyetle yerine getirmeye hazır olmadığına işaret ediyor gibi görünüyor.
Askeri uzman Vladimir Popov’a göre, drone üretim atölyelerine yönelik hassas saldırılar, Rusya’nın önleyici çalışmalarıyla bağlantılı.
Popov, “Bu ürünlerin temas hattına ulaşmasını engellemeliyiz. Drone montaj veya geliştirme atölyeleri, topçu sistemleri, zırhlı araç veya havacılık teçhizatı üretim ve onarım fabrikaları her zaman meşru hedefimiz olmuştur. Fakat, sürekli yer değiştirdikleri için işletmelerin kesin konumlarını her zaman güvenilir bir şekilde bilemiyoruz. Oradakiler de aptal değil ve üretimin gizlenmesi gerektiğini çok iyi anlıyorlar. Fakat bilgi edindiğimizde her zaman saldırı düzenledik. Tehditler tespit edildikçe bu saldırılar devam edecek. Drone’ların ve teçhizatın cephe hattına ulaşmasına izin vermemeliyiz. Önleyici saldırılar, herhangi bir askeri çatışmanın gelişim stratejisinde en avantajlı pozisyondur,” dedi.
Popov, “Harkov’a ve diğer tesislere yönelik operasyonumuz, düşmanın Batı’nın sağladığı imkanları kullanarak bize anında yanıt verme kabiliyetini ortadan kaldırmaya yönelik büyük stratejik görevin devamıdır,” diye ekledi.
“Düşmanın anlaşmaları ihlal ederek saldırılara devam etmesi, Rusya-ABD müzakerelerinin çıkmaza girdiği anlamına mı geliyor?” sorusuna yanıt veren Popov, şunları söyledi:
“Asıl mesele şu ki, son yarım aydır anlaşmalara uymaya çalışıyoruz, ancak Ukrayna ordusu verdiği sözü tutamıyor. (Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir) Zelenskiy daha önce sadece biçimsel olarak komuta ettiği kontrol edilemeyen birlikler olduğunu belirtmişti. Ona tamamen katılıyorum. Ukrayna’da milliyetçiler kendi bildiklerini okuyacağı için anlaşacak kimse yok. Bu nedenle, işi mantıksal sonuna getirmezsek, sükûnet dönemleri provokasyonlarla yer değiştirecek, ardından güç ve kaynak biriktirmek için yeni bir sükûnet dönemi başlayacaktır.”
Popov ayrıca, “Batı’dan, en azından ABD’den gelen yardımların azalması nedeniyle düşmanın artık ateş gücünü daha seçici kullanacağını da belirtmek önemlidir. Ukrayna ordusu şu anda sadece yoğun drone kullanımıyla savaşmak zorunda kalıyor. Kendi drone’larını üretmeyi, parçalardan monte etmeyi öğrendiler,” diye ekledi.
“Anlaşmalara uyulmaması durumu devam ederse nasıl hareket etmeliyiz?” sorusuna karşılık Popov, şunları ifade etti:
“Belirli bir çıkmaz bekleniyordu, burada yeni bir şey yok. Diplomatik çözümden vazgeçmemeliyiz. Bir ay boyunca enerji tesislerine saldırmayacağımıza söz verdik ve sözümüzü tutacağız. Ancak daha sonra Ukrayna saldırılarını durdurmazsa, ona öyle bir darbe indireceğiz ki dizlerinin üzerine çökmesi işten bile olmayacak. Kesinlikle nakavt olacaklar. Genel olarak, verilen söz tutulmalı; bu bizim imajımızdır. Müzakere masasına oturduğumuzda ön kararları bile yerine getiririz. Düşmanın buna ne aklı ne de misilleme saldırılarını kışkırtmama sabrı yetiyor. Stavropol’deki doğalgaz dağıtım ve petrol pompa istasyonlarını vuruyorlar. Bunları yabancı şirketlere kiraladığımızı bile anlamıyorlar. Çok yakında pek çok kişi Ukrayna’nın yaptıklarının düpedüz haydutluk olduğunu anlayacak.”
Bunun yanı sıra cephedeki sükûnetin müzakere süreciyle bağlantılı olup olmadığı sorusunu yanıtlayan Popov, şu değerlendirmede bulundu:
“Daha önce de söylediğim gibi, müzakereler yüzünden değil, ilkbahar-yaz dönemine geçiş nedeniyle bir sükûnet olacağını belirtmiştim. Fiziksel olarak ilerleyemiyoruz. Askerler diz boyu suda, çamurda, tekerlekler saplanıyor, tanklar ve zırhlı araçlar yarı yarıya toprağa gömülmüş durumda. Mayıs ayına kadar durum değişecek; güneşli günler gelecek, toprak kuruyacak, yeraltı suları çekilecek. Hem bizim tarafımızda hem de karşı tarafta hareketlilik başlayacak.”
Popov, “Kursk oblastını askerlerimiz büyük zorluklarla temizliyor, zira fiziksel olarak ilerlemek çok zor. Geriye sadece birkaç on kilometrekare kaldı… ‘Sıhhi’ güvenlik bölgesi oluşturmak da zor. Örneğin, Belgorod oblastındaki Popovka köyü bugün bizim kontrolümüzde, yarın düşmanın kontrolünde. Henüz daha kararlı bir adım atamıyoruz. Ve bu siyasi bir karar değil, aşılamayacak doğal koşullar. Savaş şu anda yollarda ilerlemiyor,” diye konuştu.
“Ukrayna ordusu mayıs ayına kadar bir taarruz organize edebilir mi?” sorusuna Popov, şu yanıtı verdi:
“Bence edebilirler. Ve bunu gösterişli bir şekilde yapacaklar. Bryansk veya Belgorod oblastlarına saldırmalarını beklemek gerekir. Kesinlikle bir güç denemesi olacak. Bunun için rezervleri var. Fransa, İngiltere, Polonya onları buna itiyor. Bu arada Polonya da Batılı ülkeler için Rusya’ya karşı bir sıçrama tahtasıdır. Orada bize karşı saldırgan tutum sergileyen milliyetçi güçler var. Onların siyasi bir iteklemeye bile ihtiyaçları yok, her şeyi kendileri ayarlarlar. Ayrıca, bugün olmasa da yarın Ukrayna’ya yeni bir NATO ‘gönüllüleri’ grubunun ulaşmasını beklemek gerekir. Belki de çoktan gelmişlerdir.”
Popov, “Odessa istikametinde ve Ukrayna’nın kuzeydoğusunda, Bryansk ve Belgorod oblastlarımızla sınırda. ‘Karşı taarruz’ beklenmeli, bu kesinlikle olacak. Fakat Haziran 2023’teki veya geçen yılın ağustos ayındaki kadar kitlesel ve başarılı olacağını sanmıyorum. Artık böyle olmayacak, çünkü acı deneyimlerden ders çıkardık. Güçlendirme zaten yapıldı,” diye ekledi.
-
ORTADOĞU6 gün önce
Suriye İnsan Hakları Takip Komitesi: Sahil bölgesinde soykırım işlendi
-
DÜNYA BASINI1 hafta önce
Batı medyası ve siyasetinden temkinli İmamoğlu değerlendirmeleri
-
GÖRÜŞ1 hafta önce
Sosyalizmin yeni dünya-sistemindeki yeri – 2
-
DİPLOMASİ1 hafta önce
Politico: İmamoğlu’nun tutuklanmasına rağmen AB, Türkiye’ye para göndermeye devam edecek
-
DÜNYA BASINI2 hafta önce
Zelenskiy’in Batı’ya başarısız yolculuğu
-
GÖRÜŞ1 hafta önce
Husiler’in Savaşı: “Altıncı Orta Doğu Savaşı” ve Filistin Anlatısı
-
DÜNYA BASINI5 gün önce
Signal bir Amerikan hükümeti operasyonudur
-
ASYA2 hafta önce
Çin otomobil ihracatını artırmak için rekor hızda yeni gemiler inşa ediyor