Rusya
Rusya yaptırımların gölgesinde yüksek buz sınıfı tanker filosunu genişletiyor

Rusya, yaptırım altındaki Arktik LNG-2 projesi için kritik önem taşıyan yüksek buz sınıfı ikinci gaz taşıma gemisini tamamlayarak teslim aldı. Yıl sonuna kadar üçüncüsü vadedilen bu özel tankerler projede yıl boyu kesintisiz sevkiyatın önünü açarken, Çin de yaptırımlı Rus gazını doğrudan ithal edebilmek için ikinci alım terminalini devreye sokmaya hazırlanıyor.
Rusya, Uzak Doğu’daki Zvezda tersanesinde inşa edilen ve en yüksek buz sınıfı olan Arctic7 kategorisinde yer alan Konstantin Posyet adlı yeni gaz tankerini tamamlayarak deniz filosuna dahil etti. Bu gemi, ocak ayından bu yana yük taşımacılığı yapan Aleksey Kosıgin’in ardından aynı sınıfta inşa edilen ikinci tanker olma özelliği taşıyor.
Yıl sonuna kadar üçüncü tankerin de hizmete girmesi bekleniyor.
İnşa edilen bu özel tankerler, ABD yaptırımlarının hedefindeki Arktik LNG-2 projesi için büyük önem taşıyor. Bölgedeki çetin kış şartları nedeniyle standart gaz taşıma gemileri yılın yaklaşık sekiz ayı boyunca fabrikaya yanaşamıyor.
Rusya Başbakanı Mihail Mişustin, konuya ilişkin değerlendirmesinde yüksek teknolojili kargo tankerlerinin Arktik’in zorlu koşullarında çalışmak için en etkili araçlar olduğunu ifade etti.
Mişustin, yüksek manevra kabiliyeti ve yüksek buz sınıfı sayesinde bu gemilerin buz kırıcı desteği olmaksızın iki metrelik buz kütlelerini kendi başlarına aşabildiğini belirtti.
Üretim ve sevkiyat kapasitesi özel filonun yetersizliğine takılıyor
Arktik LNG-2 projesinde her biri 6,6 milyon ton kapasiteli ilk iki hat uzun süre önce tamamlanmış olmasına ve toplamda yıllık asgari 13,2 milyon ton üretim kapasitesine ulaşılmasına rağmen, fiili ihracat miktarı beklentilerin gerisinde kaldı.
Vzglyad gazetesine konuşan Finam Grubu analisti Sergey Kaufman, teknik olarak hazır olan bu iki hattın kapasitesine karşın geçen yıl projeden yalnızca yaklaşık 1,3 milyon ton ihracat yapılabildiğini kaydetti.
Ulusal Enerji Güvenliği Fonu (FNEB) uzmanı İgor Yuşkov, Arktik LNG-2 fabrikasındaki üretim hacimlerinin iki temel faktöre bağlı olduğunu belirtti.
Yuşkov, birinci ve şu anki en büyük kısıtlayıcı unsurun özel sevkiyat filosunun eksikliği olduğunu ifade etti. İkinci sorunun ise alıcı terminallerin kapasitesiyle ilgili olduğunu aktaran uzman, fabrikadan çıkan tüm ürünün şu anda yalnızca Çin’de yaptırım kapsamındaki Rus gazı için ayrılmış tek bir terminale gönderildiğini ve bu terminalin kapasitesinin Arktik LNG-2’nin iki hattının gücünden çok daha düşük olduğunu vurguladı.
Yüksek buz sınıfına sahip gemilerin kritik rolüne dikkat çeken Yuşkov, kasım ile haziran ayları arasındaki dönemi kapsayan yılın büyük bölümünde Yamal Nenets Özerk Bölgesi’ndeki Gıdan Yarımadası’nda bulunan Utrenniy Terminali’ne sadece Arctic7 sınıfı tankerlerin girebildiğini söyledi.
Diğer tankerlerin ise yalnızca buz yükünün en az olduğu sıcak dönemlerde ve Rosatom’un özel izniyle sefer yapabildiğini, daha düşük buz sınıfındaki gemilerin de ciddi operasyonel kısıtlamalarla karşı karşıya kaldığını ekledi.
Çin, Rusya’nın yaptırımlı LNG’si için ikinci terminali hazırlıyor
Yaptırımlar tedarik zincirini ve ortaklıkları vurdu
Projenin orijinal planlamasında, yıllık 19,8 milyon ton kapasiteli üç üretim hattının inşası sürerken, Zvezda tersanesinde Güney Koreli ortaklarla birlikte 15 adet özel Arctic7 gaz tankerinin yapılması öngörülüyordu.
Ayrıca 6 adet benzer geminin de doğrudan Güney Kore’de üretilerek Rusya’ya teslim edilmesi planlanmıştı.
Ancak hem fabrikanın hem de tankerlerin yapım aşaması, ABD’nin batı teknolojileri ve ekipmanlarına erişimi engelleyen sert yaptırım dönemine denk geldi. Bu da Rusya’nın o ana kadar ülkeye getirmeyi başardığı ekipmanlarla yetinmesini zorunlu kıldı.
İlk hatların inşasının tamamlanmasıyla birlikte ABD doğrudan fabrikayı da yaptırım listesine aldı.
Rusya’nın daha önce bu tip teknolojik olarak ham petrol tankerlerinden çok daha karmaşık olan gaz gemilerini tek başına inşa etmediğini hatırlatan İgor Yuşkov, şu değerlendirmede bulundu:
“Şu an teslim edilen Aleksey Kosıgin ve Konstantin Posyet tankerleri, yaptırımlar nedeniyle Güney Koreli ortağın ilişkileri kesmesinden önce Rusya’ya ulaştırılan hazır gemi kitlerinden monte edildi. Resmi olmayan verilere göre, Zvezda’da yapımı süren tankerlerden sadece üçü için Fransız şirketi tarafından üretilen özel sızdırmazlık membranları tedarik edilebildi. İki tanker hizmete girdi, üçüncüsünün ise yıl sonuna kadar teslim edilmesi bekleniyor. Asıl soru bundan sonra başlayacak. Rusya bu tankerlerin ekipmanlarını, özellikle de o özel membranları kendi imkanlarıyla üretmeyi başardı mı başaramadı mı? Kendi güçlerimizle seri üretime geçmek ne kadar gerçekçi? Bunlar henüz yanıtı olmayan sorular.”
Arktik LNG-2 projesinin filosu başlangıçta yalnızca Christophe de Margerie adlı tek bir Arctic7 tankerinden oluşurken, ocak ayında ve son olarak bu ay Zvezda’dan teslim alınan gemilerle sayı üçe yükseldi.
Yıl sonuna kadar teslim edilecek yeni tankerle birlikte toplam dört gemilik bir filo kurulmuş olacak.
Yuşkov’un hesaplamalarına göre, başlangıçta planlanan 19,8 milyon tonluk üretimin taşınması için 21 adet Arctic7 tankeri gerekirken, mevcut dört gemilik filo ile yıllık ihracat seviyesinin ancak 3 ila 4 milyon ton düzeyine çıkarılması mümkün görünüyor.
Diğer taraftan Çin, yaptırımlı Rus gazını alabilmek için terminal altyapısını genişletiyor. Reuters verilerine göre Pekin, Rusya’dan gelecek LNG için Longkou limanında yıllık 5 milyon ton kapasiteli ikinci bir ithalat terminalini ekim ayında devreye almayı planlıyor.
Bu terminal, Ağustos 2025’ten bu yana yaptırımlı Rus gazını kabul eden yıllık 6 mlyon ton kapasiteli Beihai terminaline destek sağlayacak.
Böylece Çin’in iki terminalle ulaşacağı toplam kabul kapasitesi yıllık 11 milyon tona yaklaşacak. Bu miktar, Arktik projesinin ilk iki hattının toplam kapasitesi olan 13,2 milyon tonun biraz altında kalıyor.
Yuşkov, projenin planlanan 19,8 milyon tonluk üçüncü hattının inşasının ise şu an için belirsiz olduğunu ifade etti.
Yeni hat için ekipman tedarikinin yasaklandığını ve Çin’in de Belokamenka’da kendi modüllerini monte etmeyi reddettiğini belirten uzman, mevcut şartlarda temel hedefin en azından ilk iki hattın toplamı olan 13,2 milyon tonluk kapasiteye ulaşmak olduğunu kaydetti.
Rusya’nın daha önce Arktik LNG-2’nin ardından Ob LNG, Murmansk LNG ve Arktik LNG-1 gibi çok sayıda yeni tesis kurmayı planladığını hatırlatan uzmanlar, bu projelerin de geleceğinin belirsizleştiğini belirtiyor.
Finansal olarak Novatek’in kaynak sağlayarak yabancı yatırımcıları projelere yüzde 49 ortak etme planının yaptırımlarla kesintiye uğradığını ifade eden Yuşkov, yabancı sermayenin gelmediğini ve Rusya’nın büyük tonajlı tesisler inşa etmek için henüz tüm ekipman yelpazesini yerlileştiremediğini ekledi.
Sergey Kaufman ise Rusya’daki Yamal LNG ve Sahalin-2 dışındaki tüm büyük projelerin ABD yaptırımı altında olmasının müşteri bulmayı zorlaştırdığını belirterek şu yorumu yaptı:
“Ortadoğu’daki çatışmalar geçici olarak durumu kolaylaştırmış olabilir ancak önümüzdeki bir ila üç yıllık vadede küresel LNG pazarının arz fazlası aşamasına girmesi yüksek ihtimal. Bu da satışı zorlaştıracaktır. ABD’nin dünyanın en büyük LNG ihracatçısı olması, yakın gelecekte yaptırımların yumuşatılması olasılığını düşürüyor.”
Kaufman, Ortadoğu’daki istikrarsızlığın Rus gazına olan talebi desteklemesiyle bu yıl Arktik LNG-2’den yapılacak ihracatın yaklaşık 3 milyon tona ulaşabileceğini öngörüyor.
İlk iki hattın tam kapasiteye ulaşmasının ise tanker eksikliği ve yaptırımlar nedeniyle 2 ila 3 yılı bulabileceğini tahmin eden Kaufman, Rus LNG’si için Çin dışındaki ana pazarlar olan AB ve Japonya ekseninde, AB’nin gelecek yıl uygulamaya koyacağı ithalat yasakları nedeniyle 2027’den itibaren Çin’e yapılacak sevkiyatların daha da önem kazanacağını ve ek terminallerin kritik hale geleceğini sözlerine ekledi.
Rusya
Bütçeye 838 milyar ruble: Rusya kamu temettü hedefini büyütüyor

Rusya Maliye Bakanlığı, 2027 yılı bütçe tasarısında kamu şirketlerinden sağlanacak kâr payı gelir hedefini 838,4 milyar rubleye çıkardı. Gelecek yıl bütçe açığının yaklaşık yüzde 2 seviyesinde kalması beklenirken, kamu bankası Sberbank tek başına 500 milyar rublelik kaynak sağlayacak.
Rusya Maliye Bakanlığı, devlete ait şirketlerden federal bütçeye aktarılacak kâr payı gelirlerine yönelik beklentilerini yukarı yönlü güncelledi.
2027-2029 bütçe yasa tasarısının gerekçe metnine göre Moskova, 2027 yılında kamu iştiraklerinden 838,4 milyar ruble temettü geliri hedefliyor.
Hükümet, 2026 bütçe tasarısında kâr payı gelirini başlangıçta 703 milyar ruble olarak öngörmüş, ardından bu tahmini 807,6 milyar rubleye yükseltmişti.
Yeni taslakta temettü gelirlerinin 2028’de 914 milyar rubleye, 2029’da ise 985,6 milyar rubleye ulaşması planlanıyor.
Belgede, kâr payı gelirlerindeki artışın makroekonomik göstergelerdeki toparlanma, şirketlerin olumlu beklentileri ve finansal piyasalardaki seyre dayandığı kaydedildi.
Hazineye aktarılacak kâr paylarında en büyük payı Sberbank üstlenecek. 2026 yılı bilançosunda rekor net kâr hedefleyen kamu bankası, bu kârın yarısını hissedarlarına dağıtmayı amaçlıyor.
Böylece Rusya bütçesine 2027 yılında Sberbank kaynaklı yaklaşık 500 milyar ruble aktarılması bekleniyor. Banka, 2025 yılı sonuçlarına dayanarak 2026’da toplam 850,17 milyar ruble kâr payı ödemiş, hakim ortak konumundaki devlet bu tutarın yarısı olan 425,1 milyar rubleyi kasasına koymuştu.
Bütçedeki kâr payı projeksiyonu, hem borsada işlem gören halka açık şirketleri hem de hisseleri işlem görmeyen kamu kuruluşlarını içeriyor.
Maliye Bakanlığı, 2027 yılı ile 2028 ve 2029 planlama dönemini kapsayan yasa teklifi paketini 24 Eylül’de hükümete sundu.
Gelecek yıl için bütçe gelirlerinin 43,3 trilyon ruble, harcamaların ise 48,8 trilyon ruble düzeyinde gerçekleşmesi öngörülüyor.
Önümüzdeki üç yıllık dönemde bütçe açığının yaklaşık yüzde 2 seviyesinde kalması hedefleniyor. Bakanlık ayrıca 2027 yılında devletin borçlanma hacmini 2,3 trilyon ruble artırmayı planlıyor.
Taslakta gösterge petrol fiyatı varil başına 50 dolar olarak belirlendi. Gerçekleşen petrol fiyatının bu eşiği aşması durumunda elde edilecek ek gelirler Ulusal Refah Fonu’na aktarılacak.
Bakanlığın bütçe paketinde vergi sistemine yönelik bir dizi düzenleme de yer aldı. Bu kapsamda gerçek kişilerin pasif gelirlerine yüzde 13 ila 22 aralığındaki beş basamaklı artan oranlı gelir vergisinin uygulanması, yatırım fonlarının pasif gelirlerine yüzde 15 kurumlar vergisi yükümlülüğü getirilmesi, “C” tipi hesaplara yerleşik olmayanlar adına ödenen temettülerdeki kurumlar vergisinin yüzde 35’e çıkarılması ve madencilik ile metalurji sektöründeki tabii kaynak rantı vergilerinin yeniden düzenlenmesi önerildi.
Borsadaki şirketlerin temettü dağıtımına ilişkin Alfa-Bank verileri ise farklı bir eğilime işaret ediyor. Moskova Borsası geniş pazar endeksinde (MOEXIBMI) yer alan 100 şirketten 49’u 2025 mali yılında kâr payı dağıtırken, analistler 2026 bilançolarıyla bu sayının 37’ye gerilemesini bekliyor.
Bankanın ağustos sonunda açıkladığı 12 aylık projeksiyona göre, halka açık şirketlerin dağıtacağı kâr paylarında petrol ve doğalgaz sektörü 1,7 trilyon ruble ile ilk sırada yer alıyor.
Finans sektörünün 1,2 trilyon ruble, bilişim ve telekomünikasyonun 252 milyar ruble, madencilik ve metal sektörünün 186 milyar ruble, tüketim sektörünün 110 milyar ruble, diğer sektörlerin ise 70 milyar ruble kâr payı dağıtacağı tahmin ediliyor.
Rusya
Duma yeni döneme başladı: Putin’den sosyal taahhüt ve kalite vurgusu

Rusya Devlet Duması dokuzuncu yasama dönemine başlarken Vladimir Putin milletvekillerinden sosyal vaatlerin karşılanmasını ve yasa kalitesinin korunmasını istedi. Seçimlerde 349 sandalye ile anayasal çoğunluğu koruyan Birleşik Rusya’nın yanı sıra dört parti daha meclise girdi. Putin genel kurulun ardından Kremlin’de parlamento temsilcilerini kabul etti.
Rusya parlamentosunun alt kanadı Devlet Duması, dokuzuncu yasama döneminin ilk genel kurul toplantısını gerçekleştirdi.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, genel kurula hitabında milletvekillerine seslenerek seçmenlerin güvenini boşa çıkarmama ve vatandaşlara yönelik sosyal taahhütleri eksiksiz yerine getirme çağrısı yaptı.
Putin, devletin temel kalkınma alanlarında öncü konuma ulaşması için kamu kurumlarının mevzuatı geliştirmek üzere eş güdüm içinde çalışması gerektiğini söyledi.
Hızlı teknolojik dönüşüm çağında Rusya’nın bu tür değişimlerin ön saflarında yer alması gerektiğini savunan Putin, ülkenin bunun için gereken olanaklara, birikime ve iç kaynaklara sahip olduğunu dile getirdi.
Devlet Duması’nın hükümet, bölgesel parlamentolar ve uzman çevrelerle ortaklık temelinde çalışacağını belirten Rus lider, anayasal çoğunluğu elde eden Birleşik Rusya partisinin diğer gruplarla ilişkilerinde demokratik ilkelere bağlı kalacağına inandığını kaydetti.
Milletvekillerinin öncelikli görevleri arasında demografi ve ailelerin refah düzeyini yükseltme hedeflerini öne çıkaran Putin, bütçe hazırlıklarında kalıcı ekonomik büyüme ile yeni yatırım döngüsünün esas alınmasını istedi.
Yasa yapım sürecinde farklı görüşlerin ve toplumun taleplerinin gözetilmesi gerektiğini belirten Putin, “Süreler elbette mühim, hiçbir şeyi geciktirmemek gerekir. Ancak her yasanın niteliği ve işlerliği bundan da mühimdir” dedi.
18-20 Eylül 2026 tarihlerinde düzenlenen Devlet Duması seçimlerinin kesin sonuçlarına göre, yüzde 5’lik seçim barajını beş parti aştı.
Merkezi Seçim Komisyonu verilerine göre Birleşik Rusya 349 sandalye kazanırken, Rusya Federasyonu Komünist Partisi (KPRF) 37, Rusya Liberal Demokrat Partisi (LDPR) 23, Yeni İnsanlar 19, Adil Rusya ise 17 milletvekilliği elde etti. Tek sandalyeli seçim bölgelerinden gelen dört bağımsız aday ile Rodina partisinden bir temsilci de meclise girdi.
Putin, genel kurulun ardından mecliste temsil edilen siyasi partilerin yöneticileriyle Kremlin’de bir araya geldi. Toplantıya Devlet Duması Başkanlığı görevine yeniden aday gösterilen Vyaçeslav Volodin, Birleşik Rusya Genel Başkanı Dmitriy Medvedev, KPRF lideri Gennadiy Zyuganov, LDPR Genel Başkanı Leonid Slutskiy, Yeni İnsanlar Genel Başkan Yardımcısı Vladislav Davankov ve Adil Rusya Birinci Genel Başkan Yardımcısı Aleksandr Babakov katıldı.
Görüşmede seçim sürecini değerlendiren Putin, seçim komisyonlarının sınır bölgelerinde ve çatışma şartlarında görev yaptığını belirterek, üç günlük oylama yöntemi ile elektronik sistemlerin katılımı kolaylaştırdığını ve sandığa giden on milyonlarca seçmenin sonuçlara tartışmasız meşruiyet sağladığını söyledi.
Toplantıda söz alan KPRF lideri Zyuganov, partinin Devlet Başkanı ve Başkomutanın talimatlarını yerine getireceğini ifade etti.
Sandalye sayısını artıran LDPR’nin Genel Başkanı Slutskiy, 2021 seçimlerine kıyasla 2 milyon daha fazla oy aldıklarını ve askeri harekat katılımcılarına destek sağlayacaklarını kaydetti.
Adil Rusya temsilcisi Babakov meclisteki diyalog zeminini överken, Yeni İnsanlar temsilcisi Davankov katılım oranının neredeyse yüzde 60 düzeyine ulaştığını vurguladı.
Birleşik Rusya lideri Medvedev ise oylamayı sabote etme girişimlerinin ters teptiğini öne sürerek, 2032 yılına kadar ilhak edilen bölgelerin kalkınma düzeyini ülke geneline ulaştırmayı hedeflediklerini belirtti.
Rusya
Hindistan, Rus petrolü yerine pahalı tedarikçilere yöneliyor

Çin’in artan talebi ve azalan ihracat nedeniyle Hindistan’a Rus petrolü sevkiyatının sonbaharda daha da düşmesi bekleniyor. Hint rafinerileri eylül ayında nisan sonrasının en düşük alım seviyesini görürken BAE, Irak ve Angola’dan daha pahalı alternatiflere yöneliyor.
Hindistan’daki petrol rafinerileri, Rusya’nın ihracatındaki düşüş ve Çin ile yaşanan rekabet nedeniyle ekim ve kasım aylarında Rus petrolü sevkiyatının daha da azalmasını bekliyor.
Reuters haber ajansının kaynaklara dayandırdığı habere göre, yaşanan bu daralma ülkeyi yıl sonuna kadar daha pahalı alternatiflere yönelmeye zorlayacak.
Hindistan, 2022 yılından bu yana Rusya’nın Urals petrolünün en büyük alıcısı konumundaydı.
Ancak dünyanın en büyük ham petrol ithalatçısı Çin, İran ile yaşanan savaş ortamında Ortadoğu’dan gelen sevkiyatın azalması üzerine son aylarda Rusya’dan alımlarını artırmaya başladı. Bu da, bazı Hint rafinerilerinin yeterli miktarda Rus yakıtı temin edememesine yol açıyor.
Ajansa konuşan kaynaklardan biri, “Çin’den gelen talep gerçekten çok yüksekti. Kargo yüklemelerini önceden rezerve etmeye ve Hint rafinerilerine kıyasla daha yüksek fiyatlar ödemeye hazırdılar” dedi.
Analiz şirketi Kpler verilerine göre, Rusya’dan Hindistan’a yapılan petrol sevkiyatı eylül ayında günlük yaklaşık 1,75 milyon varile gerileyerek nisan ayından bu yana en düşük seviyesine indi.
Dünyanın üçüncü en büyük petrol ithalatçısı Hindistan’ın ithalatı, temmuz ayındaki günlük 2,79 milyon varil düzeyinden ağustos ayında 1,87 milyon varile düşmüştü.
Sevkiyatın azalması üzerine Hint rafinerileri Birleşik Arap Emirlikleri’nden Murban, Irak’tan Basra ve Angola menşeli yakıtları alarak daha pahalı tedarikçilere yönelmek zorunda kaldı.
Rusya’nın Yeni Delhi Büyükelçisi Denis Alipov ise Moskova’nın Güney Asya ülkesine gereksinim duyduğu kadar petrol sağlamaya hazır olduğunu söyledi.
Alipov, “Hindistan’a ne kadar gerekiyorsa o kadar petrol sağlamaya hazır olduğumuzu kamuoyu önünde defalarca dile getirdik” ifadesini kullandı.
Reuters, Kpler verilerine dayanarak Çin’in Rus petrolü için yürüttüğü rekabeti artırarak Hindistan’ı geride bıraktığını kaydetti. Çin daha önce ağırlıklı olarak Rusya’nın Asya limanlarından ESPO türü petrol alırken, Avrupa limanlarından yapılan ve çoğunlukla Urals türünü içeren sevkiyatın payı yüzde 31’e yükseldi.
Ajans ayrıca ağustos ayında Rus Urals petrolünün mayıstan bu yana ilk kez Brent göstergesine kıyasla primli satıldığını aktarmıştı.
Bloomberg ise Hindistan devletine ait petrol rafinerilerinin, Basra Körfezi bölgesinden gelen sevkiyatta yaşanan aksamalar nedeniyle 2027 yılı yıllık sözleşmeleri kapsamında ABD’den sıvılaştırılmış petrol gazı alımını yüzde 25’ten fazla artırmayı planladığını bildirdi.
Diplomasi2 hafta önceKanada, Birleşik Krallık liderliğindeki askeri koalisyona katılmak istiyor
Asya2 hafta önceÇin yapay zekâ, çipler ve akıllı fabrikalara büyük yatırım yapıyor
Asya2 hafta önceFed’in faiz artışının ardından Çin parasal gevşemeye devam edecek mi?
Asya2 hafta önceHindistan ve Vietnam, ‘Çin artı bir’ rekabetini ticari kazanıma dönüştürmeyi hedefliyor
Asya2 hafta önceJaponya Merkez Bankası faizleri 1995’ten bu yana en yüksek seviyeye çıkardı, yen değer kaybetti
Asya2 hafta önceGüney Kore lideri Lee, ABD baskısına rağmen Ortadoğu’da savaşa dahil olmayacaklarını söyledi
Diplomasi3 gün önceEast-West Forum İstanbul’da toplandı: Çok kutupluluk geri döndürülemez
Ortadoğu2 hafta önceABD, Yemen ile görüştü iddiası











