Rusya
Rusya Yüksek Ekonomi Okulu’ndan ‘kara kuğu sürüleri’ uyarısı

Rusya’daki Yüksek Ekonomi Okulu’ndan ekonomist Vladimir Salnikov, küresel sistemin istikrardan uzaklaştığını ve ardışık kırılmaların gündemde olduğunu belirtti. Demografik dönüşüm, teknolojik bağımlılık ve jeopolitik ayrışma, maliyetleri ve belirsizliği artıran başlıca etkenler olarak öne çıkıyor.
Rusya’daki Yüksek Ekonomi Okulu’nda (HSE) görev yapan ekonomist Vladimir Salnikov, küresel sistemin “düzenden düzensizliğe” doğru bir geçiş içinde olduğunu belirtti. Salnikov, bu değerlendirmeyi Gruşin Sosyoloji Konferansı’nın açılış oturumunda sunduğu sunumda dile getirdi.
Salnikov, mevcut eğilimin arkasında küresel ekonomik modelin çözülmesi ve farklı alanlarda ortaya çıkan teknolojik atılımların bulunduğunu ifade etti. Sunumda, çeşitli sektörlerde “yıkıcı” nitelikte yenilik başvurularının arttığına dikkat çekildi.
Salnikov, önümüzdeki dönemde öngörülemez gelişmelerin artabileceğini belirterek “önümüzde bir kara kuğular dizisi ve kırılma süreçleri var” dedi.
Bu çerçevede Salnikov, bilgi akışına temkinli yaklaşılması gerektiğini vurguladı. Ekonomist, “gündem, gürültü, propaganda ve popüler söylemlere” karşı eleştirel bir tutum önerdi. Geleneksel ve saygın kabul edilen tahmin kaynaklarının da sorgulanması gerektiğini ifade etti.
Salnikov, karar alıcıların “süper trendler” olarak tanımladığı uzun vadeli ve dirençli eğilimlere ve temel belirsizlik faktörlerine odaklanmasının önemine işaret etti.
Demografik dönüşüm maliyetleri artırıyor
Salnikov, maliyet artışlarının başlıca nedenlerinden biri olarak demografik değişimi gösterdi. Nüfusun yaşlanması, göç hareketlerinin yoğunlaşması, robotizasyon talebi ve işgücünün yeniden eğitilmesi ihtiyacı bu sürecin temel unsurları arasında yer alıyor.
Ayrıca emeklilik ve sağlık sigortası sistemlerinin sürdürülebilirliğine ilişkin baskıların arttığı belirtildi. Salnikov, doğurganlık tartışmalarına değinerek “artış sınırları değil, düşüş sınırları konuşulmalı” dedi.
Teknolojiye bağımlılığın da yükseldiğini kaydeden Salnikov, küçük yaşta dijital araçlarla büyüyen çocukların sayısındaki artışa dikkat çekti.
Jeopolitik ayrışma ve enerji dönüşümü maliyetleri yükseltiyor
Salnikov’a göre maliyet artışının bir diğer kaynağı, küresel ekonomideki parçalanma eğilimi. ABD ile Çin arasındaki ekonomik eksenin zayıflaması ve çok kutuplu yapının güçlenmesi bu sürecin merkezinde yer alıyor.
Ekonomilerin güvenlik odaklı yeniden yapılandırılması, siber güvenlik ve savunma harcamalarındaki artış ile enerji dönüşümü de maliyetleri yukarı çekiyor. Salnikov, teknolojik ilerlemenin bazı alanlarda maliyetleri düşürdüğünü ancak genel tabloda risklerin ve harcamaların arttığını ifade etti.
Yapay zeka hem risk hem fırsat
Konferansta söz alan VEB.RF’nin yapay zeka geliştirme alanındaki yöneticilerinden Aleksandr Pavlov, yapay zekanın etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Pavlov, 2025 yılı itibarıyla yapay zeka tarafından üretilen içeriklerin insan üretimini aşabileceğini belirtti. Bu gelişmenin bilişsel kapasitede gerileme, eleştirel düşünmenin zayıflaması ve bağımsız analiz yetisinin azalması gibi sonuçlar doğurabileceğini ifade etti.
Ayrıca dijital platformlarda “sentetik içeriklerin” payının yüzde 50’nin üzerine çıktığı kaydedildi. Bununla birlikte Pavlov, yapay zekanın yatırım artışı, bilimsel hızlanma ve bireysel gelişim açısından olumlu etkiler de yarattığını belirtti.
Yerleşim ve göç dinamikleri yeniden şekilleniyor
Moskova Devlet Üniversitesi’nden Aleksandr Panin ise göç ve yerleşim eğilimlerine ilişkin değerlendirmeler yaptı.
Panin, büyük kent kümelerinin büyüme hızının yavaşladığını, yerleşimler arasındaki bağlantıların güvenlik gerekçeleriyle güçlendiğini söyledi. Mesafe kavramının ulaşım ve dijital erişim üzerinden yeniden tanımlandığını belirtti.
Ayrıca bireylerin sosyal çevreye yakınlık talebinin konut tercihlerini etkilediği ve büyük şirketlerin yeni büyüme merkezlerine yöneldiği ifade edildi.
Gruşin Sosyoloji Konferansı’nın açılış oturumu, geleceğe yönelik öngörülerin ele alındığı bir çerçevede düzenlendi. Moskova’daki Bauman Teknik Üniversitesi’nde gerçekleştirilen etkinliğe akademisyenler, sosyologlar ve siyaset bilimciler katıldı.
Rusya
Rusya, 1000 kilometre menzile sahip kamikaze dronlarının seri üretimine başladı

Rus savunma sanayisi şirketi Almaz-Antey, 1000 kilometreden fazla menzile sahip Garpiya-A1 kamikaze dronlarının seri üretimine geçti. Rosoboroneksport, uluslararası pazara sunulan sistemin yabancı müşterilerin ilgisini çektiğini ve dost ülkelerde ortak üretime açık olduklarını bildirdi.
Rusya merkezli Almaz-Antey Doğu Kazakistan Bölgesi (VKO) Konsorsiyumu, dolanan mühimmat sınıfındaki “Garpiya-A1” kamikaze dronlarının seri üretimine başladı.
Rusya’nın resmi silah ihracat şirketi Rosoboroneksport’un basın servisi, üretimin sistemi dünya pazarına sunma hedefi doğrultusunda yürütüldüğünü duyurdu.
Rosoboroneksport Genel Direktörü Aleksandr Miheyev, şirketin ulaştığı üretim kapasitesine dikkat çekerek, “Almaz-Antey VKO Konsorsiyumu, Garpiya-A1 (E) sisteminin seri üretiminde yetkinlik kazandı. Ülkenin savunma kabiliyetine zarar vermeden, yabancı müşterilerle yapılan sözleşmeleri rekabetçi sürelerde yerine getirmeyi sağlayan bir seviyeye ulaştı” dedi.
Miheyev, şirketin sistemin sevkiyatına ve Rusya’ya dost ülkelerin topraklarında üretimin yerelleştirilmesine yönelik müzakerelere açık olduğunu belirtti.
İnsansız hava aracının ihraç versiyonunun yabancı müşterilerin ilgisini çektiğini vurgulayan Miheyev, ürünün bazı ortaklara tanıtıldığını kaydetti.
Belirlenen koordinatlardaki sabit hedefleri vurmak üzere tasarlanan “Garpiya-A1 (E)” sistemi bünyesindeki uzun menzilli BLA-D insansız hava aracı, 50 metreden 2 bin 500 metreye kadar irtifada uçabiliyor.
Saatte 170 kilometreye varan hıza ulaşabilen araç, 1000 kilometrenin üzerinde mesafe katedebiliyor. Havada en az altı saat kalabilen dron, 50 kilogramın üzerinde harp başlığı taşıma kapasitesine sahip.
Rusya’da insansız sistemlere yönelik geliştirme faaliyetleri sürerken Kalaşnikov Konsorsiyumu Başkanı Alan Luşnikov da ağustos ayı başında yaptığı açıklamada, 11 kilogramlık harp başlığına ve yapay zeka unsurları içeren bir otomatik güdüm sistemine sahip “Kub-10ME” kamikaze dronunun yakında Ukrayna’daki askeri harekat bölgesinde kullanılacağını açıklamıştı.
Rusya
Şeremetyevo özelleştirmesinde devlet altın hisse hakkını kullanacak

Rusya hükümeti, Şeremetyevo Uluslararası Havalimanı’nın yönetiminde Rusya Federasyonu’nun “altın hisse” özel hakkını kullanmasını kararlaştırdı. Başbakan Mihail Mişustin’in imzaladığı karar, Devlet Başkanı Vladimir Putin’in havalimanındaki kamu hisselerinin özelleştirilmesine izin veren kararnamesi doğrultusunda alındı.
Rusya hükümeti, Şeremetyevo Uluslararası Havalimanı Anonim Şirketi’nin yönetiminde Rusya Federasyonu adına özel bir hak olan “altın hisse” uygulamasını devreye sokma kararı aldı.
İnterfaks ajansının aktardığına göre Başbakan Mihail Mişustin ilgili kararnameyi 18 Ağustos’ta imzaladı.
Söz konusu belge, Devlet Başkanı Vladimir Putin’in ağustos ayı başında yayımlanan kararnamesinin icrası kapsamında hazırlandı. Putin, bahsi geçen kararnameyle Şeremetyevo’yu stratejik işletmeler listesinden çıkarmış ve havalimanındaki kamu hisselerinin özelleştirilmesine izin vermişti.
“Altın hisse”, bir anonim şirkette hissedar konumundaki kamu tüzel kişiliklerine veya yerel yönetimlere tanınan kurumsal bir hakkı ifade ediyor.
Özelleştirilen işletmeler üzerindeki devlet denetimini koruma işlevi gören bu hak, yabancı yatırımcıların yer aldığı şirketlerde genel olarak oy kullanma imkanı sağlamasa da devlete ana sözleşme değişikliklerini onaylama veya veto etme yetkisi veriyor.
Devlet Başkanı Vladimir Putin’in yayımladığı kararname, özelleştirme ve stratejik işletme statüsüne dair hükümlerin yanı sıra havalimanının ana faaliyet alanının korunmasını, tesis ve kapasitelerin modernizasyonu için gerekli şartların sağlanmasını şart koşuyor.
Belge aynı zamanda hisse senetlerinin doğrudan ya da dolaylı yoldan yabancı kişi ve kuruluşların kontrolündeki tüzel kişilere geçmesini engellemeyi de güvence altına alıyor.
Putin, 2015 yılında Şeremetyevo’nun varlıklarının konsolidasyonunu ve kısmi özelleştirmesini öngören kararnameyi imzalamıştı.
Devlet, yeni kurulan “Şeremetyevo Havalimanı” şirketine federal mülkiyette bulunan yüzde 83,038 oranındaki havalimanı hissesini devrederken kamu payının en az yüzde 30 seviyesinde kalması şartı getirilmişti.
Varlıkların birleştirilmesi süreci Mayıs 2017’de tamamlandı. Bu konsolidasyon sonucunda Şeremetyevo Holding havalimanının yüzde 66,06 hissesine sahip olurken Rusya Federal Mülkiyet Yönetim Ajansı (Rosimuşçestvo) yüzde 30,46’lık payı elinde tuttu.
Geriye kalan hisselerin yüzde 2,43’ü Aeroflot’a, yüzde 1,05’i ise havalimanı yönetimine geçti.
Şeremetyevo Holding 2020 yılında devlete ait hisseleri satın almak üzere başvuruda bulunmuş, ancak daha sonra işlemden vazgeçmişti. Bu vazgeçmeyle birlikte havalimanının mülkiyeti bütünüyle özel sektöre devredilmemişti.
Rusya
Rusya, Alman gazeteci Michael Martens hakkında arama kararı çıkardı

Rusya İçişleri Bakanlığı, Alman Frankfurter Allgemeine Zeitung gazetesi muhabiri Michael Martens hakkında uluslararası arama kararı çıkardı. Kararın, gazetecinin Ukrayna ve Sırbistan liderlerinin basın toplantısında Rus askerlerinin öldürülmesine dair yönelttiği sorunun ardından alındığı bildirildi. Rusya Dışişleri Bakanlığı ve ilgili diplomatik misyonlar gazetecinin ifadelerine sert tepki gösterdi.
Rusya, Alman Frankfurter Allgemeine Zeitung (FAZ) gazetesi muhabiri Michael Martens hakkında uluslararası arama kararı çıkardı.
RBK’ya konuşan kolluk kuvvetlerindeki iki kaynak, kararın Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy ile Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic’in ortak basın toplantısının ardından alındığını aktardı.
Rusya İçişleri Bakanlığının arananlar veri tabanında, Martens’in Rusya Ceza Kanunu’nun ilgili maddesi uyarınca arandığı bilgisi yer alıyor.
Martens söz konusu basın toplantısında, Avrupa ülkelerinin “daha fazla Rus’un öldürülmesine yardımcı olmak” için neler yapabileceğini sormuştu.
Gelişmelerin ardından FAZ gazetesi, sorunun ifade ediliş biçimini “yanıltıcı” olarak nitelendirerek kurumun yayın politikasının “mümkün olduğunca çok sayıda Rus askerinin öldürülmesine yönelik çağrıları” kapsamadığını vurguladı.
RBK’nın kaynaklarına göre, gazeteci hakkındaki arama kararı Moskova İçişleri Ana Müdürlüğü tarafından 13 Ağustos’ta çıkarıldı.
Martens’e gıyabında Rusya Ceza Kanunu’nun 282. maddesinin 2. fıkrası uyarınca nefret veya düşmanlığı körükleme suçlaması yöneltildi. Soruşturma makamlarının yakın zamanda mahkemeye başvurarak gazeteci hakkında gıyabi tutuklama talep etmeyi planladığı belirtildi.
Rusya’nın Berlin Büyükelçiliği, Martens’in sözlerini “iğrenç” olarak nitelendirerek Moskova’nın hukuki mekanizmaları kullanma ihtimalini değerlendireceğini duyurdu.
Diplomatik temsilcilik, Martens’in fiilen Zelenskiy’e Rus askerlerinin öldürülmesi konusunda yardım teklif ettiğini ve gazetecinin daha sonra sosyal medyada yaptığı paylaşımların “her türlü yanlış anlaşılmayı ortadan kaldırdığını” açıkladı.
Büyükelçilik ayrıca Alman makamlarının, Almanya Gazeteciler Birliği dahil olmak üzere meslek örgütlerinin ve meslektaşlarının çoğunluğunun bu ifadeleri kınamamasını “üzüntü verici” bulduğunu bildirdi.
Büyükelçilik açıklamasında şu ifadelere yer verildi:
“FAZ’ın kısa açıklaması maalesef durumu kökten değiştirmiyor. Gazetenin Michael Martens’in ifadelerindeki ‘muğlaklığa’ sığınma girişimi eleştirilere dayanamaz; nitekim gazeteci sonrasında tam olarak söylediği şeyi kastettiğini ve bunda kınanacak bir yön görmediğini defalarca teyit etti.”
Rus diplomatlar, ifade özgürlüğünün, “burada resmi düzeyde iddia edildiği gibi” Almanya’nın resmi olarak çatışma halinde bulunmadığı bir devletin vatandaşları da dahil olmak üzere insanların öldürülmesine yönelik aleni çağrıları kapsamaması gerektiğini değerlendirdi.
Rusya’nın Washington Büyükelçiliği ise Martens’in sorusunu “Freudyen bir dil sürçmesi” olarak nitelendirdi ve bu çıkışın Alman makamlarının “Rusya-ABD cepheleşmesi” yönündeki arzusunu yansıttığını öne sürdü.
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov da Sırbistan makamlarına çağrıda bulunarak Martens’in sorusuna tepki göstermelerini istedi.
Gazetecinin ifadelerini kabul edilemez olarak nitelendiren Lavrov, Vucic’in bu soruyu duyduğunda “adeta donakaldığına” dikkat çekti.
Lavrov, bu tür görüşlere sahip bir kişinin medyada veya devlet kurumlarında görev almaması gerektiğini söyledi.
Görüş2 hafta önceTürkiye ve İsrail ilişkilerinin geleceği
Ortadoğu2 hafta önceMısır, üçlü pakta neden katılmadı?
Dünya Basını2 hafta önceThe Jerusalem Post: Suudi Arabistan-Türkiye-Pakistan savunma anlaşması İsrail’e tehdit
Diplomasi2 hafta önce‘İslami NATO’ mu? Yeni savunma paktı Hindistan’ı neden tedirgin ediyor?
Diplomasi2 hafta önceUkrayna, Türkiye’den 70 ATACMS ve diğer ABD menşeli silah satın aldı
Dünya Basını4 gün önceThe Economist, Daron Acemoğlu’nu yerden yere vurdu: “Sığ ve inandırıcılıktan uzak”
Rusya5 gün önceDört AB ülkesi daha Rus pasaportlarına kısıtlama getiriyor
Asya2 hafta önceVietnam, yerli üretim en büyük denizaltı savunma gemisinin inşasına başladı











