Bizi Takip Edin

Rusya

Rusya’da benzin fiyatları 2018’den bu yana en yüksek seviyeyi gördü

Yayınlanma

Rosstat verileri, Rusya’da benzin fiyatlarındaki artışın yılın başından bu yana en sert sıçramayı yaparak ‘yakıt şoku’ endişelerini tetiklediğini ortaya koydu. Uzmanlar, Batı yaptırımları nedeniyle rafinerilerde yaşanan üretim ve onarım sorunları ile devlet sübvansiyonlarındaki azalmayı fiyat artışlarının temel nedenleri olarak gösteriyor. Hükümetin, fiyatları kontrol altına almak için benzin ihracatını tamamen yasaklamayı değerlendirdiği bildiriliyor.

Rusya Federal İstatistik Kurumu (Rosstat) verilerine göre, ülkede yakıt enflasyonu yeniden keskin bir şekilde hızlanarak Rusya ekonomisini bir ‘yakıt şoku’ tehdidiyle karşı karşıya bıraktı.

Kurumun verileri, 8-15 Temmuz haftasında perakende benzin fiyatlarının yüzde 0,4 artarak yılın başından bu yana en güçlü sıçramayı kaydettiğini gösterdi.

Karşılaştırmalı olarak, ocak-mayıs döneminde benzin fiyatları haftalık ortalama yüzde 0,1 artarken, haziran sonunda bu oran haftalık yüzde 0,2’ye, temmuz ortasında ise iki katına çıkmıştı.

Yıllık artış 2018’den bu yana rekor seviyede

MMI analistleri, yükselen benzin fiyatlarının Rosstat’ın enflasyon verilerindeki ‘ana şok’ olduğunu belirtiyor.

Akaryakıt istasyonlarındaki yıllık fiyat artışı, üst üste altıncı ayda da yüzde 11’in üzerinde seyrederek ülkenin bir yakıt krizi yaşadığı 2018’den bu yana en yüksek seviyelere ulaştı.

MMI, Rusya’daki petrol rafinerilerinde yakıt üretimiyle ilgili ciddi sorunlar yaşandığı ihtimalini dışlamıyor.

Ukrayna’ya ait insansız hava araçlarının petrol rafinerilerine yönelik bir dizi saldırısının ardından üretimin yüzde 20 düştüğü geçen yılın mayıs ayından bu yana, hükümetin istatistikleri gizlemesi nedeniyle ülkede benzin üretimine ilişkin güvenilir veri bulunmuyor.

Enerji bakanı yaptırımların etkisine işaret etti

Enerji Bakanı Sergey Tsivilev, çarşamba günü parlamentonun üst kanadı Federasyon Konseyi’nde yaptığı konuşmada, Batı yaptırımları nedeniyle rafinerilerde onarım sorunları yaşandığını itiraf etti.

Tsivilev, “Neden bazen aksaklıklar oluyor? Zira içinde bulunduğumuz yaptırım rejiminde, diyelim ki bir onarım için 4 ay planlanmışken, bize bir şeyler gecikmeli teslim ediliyor, bir şeyler eksik tedarik ediliyor,” sözleriyle durumu gerekçelendirdi.

Rusya, pandemiden bu yana en düşük petrol fiyatlarına hazırlanıyor

Hükümet ihracat yasağını masaya yatırdı

Perakende benzin fiyatları, nisan ayında keskin bir şekilde artmaya başlayan toptan piyasa fiyatlarını takip ediyor.

Dört aydan kısa bir sürede, St. Petersburg Uluslararası Emtia ve Ham Madde Borsası’nda Ai-92 benzininin ton başına maliyeti yüzde 29 artarak 65 bin rubleyi aştı. Ai-95 benzininin fiyatı ise yüzde 28 artışla ton başına 73,8 bin rubleye ulaştı.

Yılın başından bu yana toptan fiyatların yüzde 30’dan fazla artması üzerine hükümet, ülkeden benzin ihracatının tamamen yasaklanması ihtimalini yeniden tartışmaya başladı.

İnterfaks‘ın kaynaklarına göre, halihazırda yürürlükte olan kısıtlamaların daha da sıkılaştırılması gündemde.

Mevcut durumda tüccarların, aracıların ve petrol depolarının benzin ihraç etmesi yasak.

Yeni kurallarla birlikte, en büyük devlet petrol şirketleri de dahil olmak üzere benzin üreticilerinin de ihracat yapması engellenebilir.

Sübvansiyonlar azaldı, rafineriler bakıma girdi

Reuters‘e konuşan petrol tüccarları arasındaki kaynaklar, benzin arzının azalması nedeniyle fiyatların arttığını belirtti.

Haziran ayında Gazprom’a ait Astrahan Gaz İşleme Tesisi ve Surgut Stabilize Kondensat Tesisi bakıma alınırken, temmuz ayında da Kuybişev Rafinerisi’nin bakıma alınması planlanıyor.

Open Oil Market Genel Müdürü Sergey Tereşkin ise devletin, petrol şirketlerine yurt içinde benzini ucuz tutmaları için sağladığı sübvansiyonları azaltmasının da etkili olduğuna dikkat çekti.

Petrol şirketleri, damper mekanizması kapsamında ilk çeyrekte 405 milyar ruble alırken, ikinci çeyrekte bu rakam sadece 139,7 milyar rubleye düştü.

Tereşkin, “Sübvansiyonlardaki azalma, damper formülünde dikkate alınan petrol ürünlerinin ‘dış’ fiyatlarını düşüren petrol fiyatlarındaki düşüşten kaynaklandı. Sübvansiyon hacmi ne kadar düşükse, petrol arıtımının kârlılığı da o kadar düşer. Kayıpları telafi etmenin tek yolu borsa fiyatlarını artırmaktır ki Haziran ve Temmuz 2025’te olan da buydu,” diye konuştu.

Rusya

Rusya, 1000 kilometre menzile sahip kamikaze dronlarının seri üretimine başladı

Yayınlanma

Rus savunma sanayisi şirketi Almaz-Antey, 1000 kilometreden fazla menzile sahip Garpiya-A1 kamikaze dronlarının seri üretimine geçti. Rosoboroneksport, uluslararası pazara sunulan sistemin yabancı müşterilerin ilgisini çektiğini ve dost ülkelerde ortak üretime açık olduklarını bildirdi.

Rusya merkezli Almaz-Antey Doğu Kazakistan Bölgesi (VKO) Konsorsiyumu, dolanan mühimmat sınıfındaki “Garpiya-A1” kamikaze dronlarının seri üretimine başladı.

Rusya’nın resmi silah ihracat şirketi Rosoboroneksport’un basın servisi, üretimin sistemi dünya pazarına sunma hedefi doğrultusunda yürütüldüğünü duyurdu.

Rosoboroneksport Genel Direktörü Aleksandr Miheyev, şirketin ulaştığı üretim kapasitesine dikkat çekerek, “Almaz-Antey VKO Konsorsiyumu, Garpiya-A1 (E) sisteminin seri üretiminde yetkinlik kazandı. Ülkenin savunma kabiliyetine zarar vermeden, yabancı müşterilerle yapılan sözleşmeleri rekabetçi sürelerde yerine getirmeyi sağlayan bir seviyeye ulaştı” dedi.

Miheyev, şirketin sistemin sevkiyatına ve Rusya’ya dost ülkelerin topraklarında üretimin yerelleştirilmesine yönelik müzakerelere açık olduğunu belirtti.

İnsansız hava aracının ihraç versiyonunun yabancı müşterilerin ilgisini çektiğini vurgulayan Miheyev, ürünün bazı ortaklara tanıtıldığını kaydetti.

Belirlenen koordinatlardaki sabit hedefleri vurmak üzere tasarlanan “Garpiya-A1 (E)” sistemi bünyesindeki uzun menzilli BLA-D insansız hava aracı, 50 metreden 2 bin 500 metreye kadar irtifada uçabiliyor.

Saatte 170 kilometreye varan hıza ulaşabilen araç, 1000 kilometrenin üzerinde mesafe katedebiliyor. Havada en az altı saat kalabilen dron, 50 kilogramın üzerinde harp başlığı taşıma kapasitesine sahip.

Rusya’da insansız sistemlere yönelik geliştirme faaliyetleri sürerken Kalaşnikov Konsorsiyumu Başkanı Alan Luşnikov da ağustos ayı başında yaptığı açıklamada, 11 kilogramlık harp başlığına ve yapay zeka unsurları içeren bir otomatik güdüm sistemine sahip “Kub-10ME” kamikaze dronunun yakında Ukrayna’daki askeri harekat bölgesinde kullanılacağını açıklamıştı.

Okumaya Devam Et

Rusya

Şeremetyevo özelleştirmesinde devlet altın hisse hakkını kullanacak

Yayınlanma

Rusya hükümeti, Şeremetyevo Uluslararası Havalimanı’nın yönetiminde Rusya Federasyonu’nun “altın hisse” özel hakkını kullanmasını kararlaştırdı. Başbakan Mihail Mişustin’in imzaladığı karar, Devlet Başkanı Vladimir Putin’in havalimanındaki kamu hisselerinin özelleştirilmesine izin veren kararnamesi doğrultusunda alındı.

Rusya hükümeti, Şeremetyevo Uluslararası Havalimanı Anonim Şirketi’nin yönetiminde Rusya Federasyonu adına özel bir hak olan “altın hisse” uygulamasını devreye sokma kararı aldı.

İnterfaks ajansının aktardığına göre Başbakan Mihail Mişustin ilgili kararnameyi 18 Ağustos’ta imzaladı.

Söz konusu belge, Devlet Başkanı Vladimir Putin’in ağustos ayı başında yayımlanan kararnamesinin icrası kapsamında hazırlandı. Putin, bahsi geçen kararnameyle Şeremetyevo’yu stratejik işletmeler listesinden çıkarmış ve havalimanındaki kamu hisselerinin özelleştirilmesine izin vermişti.

“Altın hisse”, bir anonim şirkette hissedar konumundaki kamu tüzel kişiliklerine veya yerel yönetimlere tanınan kurumsal bir hakkı ifade ediyor.

Özelleştirilen işletmeler üzerindeki devlet denetimini koruma işlevi gören bu hak, yabancı yatırımcıların yer aldığı şirketlerde genel olarak oy kullanma imkanı sağlamasa da devlete ana sözleşme değişikliklerini onaylama veya veto etme yetkisi veriyor.

Devlet Başkanı Vladimir Putin’in yayımladığı kararname, özelleştirme ve stratejik işletme statüsüne dair hükümlerin yanı sıra havalimanının ana faaliyet alanının korunmasını, tesis ve kapasitelerin modernizasyonu için gerekli şartların sağlanmasını şart koşuyor.

Belge aynı zamanda hisse senetlerinin doğrudan ya da dolaylı yoldan yabancı kişi ve kuruluşların kontrolündeki tüzel kişilere geçmesini engellemeyi de güvence altına alıyor.

Putin, 2015 yılında Şeremetyevo’nun varlıklarının konsolidasyonunu ve kısmi özelleştirmesini öngören kararnameyi imzalamıştı.

Devlet, yeni kurulan “Şeremetyevo Havalimanı” şirketine federal mülkiyette bulunan yüzde 83,038 oranındaki havalimanı hissesini devrederken kamu payının en az yüzde 30 seviyesinde kalması şartı getirilmişti.

Varlıkların birleştirilmesi süreci Mayıs 2017’de tamamlandı. Bu konsolidasyon sonucunda Şeremetyevo Holding havalimanının yüzde 66,06 hissesine sahip olurken Rusya Federal Mülkiyet Yönetim Ajansı (Rosimuşçestvo) yüzde 30,46’lık payı elinde tuttu.

Geriye kalan hisselerin yüzde 2,43’ü Aeroflot’a, yüzde 1,05’i ise havalimanı yönetimine geçti.

Şeremetyevo Holding 2020 yılında devlete ait hisseleri satın almak üzere başvuruda bulunmuş, ancak daha sonra işlemden vazgeçmişti. Bu vazgeçmeyle birlikte havalimanının mülkiyeti bütünüyle özel sektöre devredilmemişti.

Okumaya Devam Et

Rusya

Rusya, Alman gazeteci Michael Martens hakkında arama kararı çıkardı

Yayınlanma

Rusya İçişleri Bakanlığı, Alman Frankfurter Allgemeine Zeitung gazetesi muhabiri Michael Martens hakkında uluslararası arama kararı çıkardı. Kararın, gazetecinin Ukrayna ve Sırbistan liderlerinin basın toplantısında Rus askerlerinin öldürülmesine dair yönelttiği sorunun ardından alındığı bildirildi. Rusya Dışişleri Bakanlığı ve ilgili diplomatik misyonlar gazetecinin ifadelerine sert tepki gösterdi.

Rusya, Alman Frankfurter Allgemeine Zeitung (FAZ) gazetesi muhabiri Michael Martens hakkında uluslararası arama kararı çıkardı.

RBK’ya konuşan kolluk kuvvetlerindeki iki kaynak, kararın Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy ile Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic’in ortak basın toplantısının ardından alındığını aktardı.

Rusya İçişleri Bakanlığının arananlar veri tabanında, Martens’in Rusya Ceza Kanunu’nun ilgili maddesi uyarınca arandığı bilgisi yer alıyor.

Martens söz konusu basın toplantısında, Avrupa ülkelerinin “daha fazla Rus’un öldürülmesine yardımcı olmak” için neler yapabileceğini sormuştu.

Gelişmelerin ardından FAZ gazetesi, sorunun ifade ediliş biçimini “yanıltıcı” olarak nitelendirerek kurumun yayın politikasının “mümkün olduğunca çok sayıda Rus askerinin öldürülmesine yönelik çağrıları” kapsamadığını vurguladı.

RBK’nın kaynaklarına göre, gazeteci hakkındaki arama kararı Moskova İçişleri Ana Müdürlüğü tarafından 13 Ağustos’ta çıkarıldı.

Martens’e gıyabında Rusya Ceza Kanunu’nun 282. maddesinin 2. fıkrası uyarınca nefret veya düşmanlığı körükleme suçlaması yöneltildi. Soruşturma makamlarının yakın zamanda mahkemeye başvurarak gazeteci hakkında gıyabi tutuklama talep etmeyi planladığı belirtildi.

Rusya’nın Berlin Büyükelçiliği, Martens’in sözlerini “iğrenç” olarak nitelendirerek Moskova’nın hukuki mekanizmaları kullanma ihtimalini değerlendireceğini duyurdu.

Diplomatik temsilcilik, Martens’in fiilen Zelenskiy’e Rus askerlerinin öldürülmesi konusunda yardım teklif ettiğini ve gazetecinin daha sonra sosyal medyada yaptığı paylaşımların “her türlü yanlış anlaşılmayı ortadan kaldırdığını” açıkladı.

Büyükelçilik ayrıca Alman makamlarının, Almanya Gazeteciler Birliği dahil olmak üzere meslek örgütlerinin ve meslektaşlarının çoğunluğunun bu ifadeleri kınamamasını “üzüntü verici” bulduğunu bildirdi.

Büyükelçilik açıklamasında şu ifadelere yer verildi:

“FAZ’ın kısa açıklaması maalesef durumu kökten değiştirmiyor. Gazetenin Michael Martens’in ifadelerindeki ‘muğlaklığa’ sığınma girişimi eleştirilere dayanamaz; nitekim gazeteci sonrasında tam olarak söylediği şeyi kastettiğini ve bunda kınanacak bir yön görmediğini defalarca teyit etti.”

Rus diplomatlar, ifade özgürlüğünün, “burada resmi düzeyde iddia edildiği gibi” Almanya’nın resmi olarak çatışma halinde bulunmadığı bir devletin vatandaşları da dahil olmak üzere insanların öldürülmesine yönelik aleni çağrıları kapsamaması gerektiğini değerlendirdi.

Rusya’nın Washington Büyükelçiliği ise Martens’in sorusunu “Freudyen bir dil sürçmesi” olarak nitelendirdi ve bu çıkışın Alman makamlarının “Rusya-ABD cepheleşmesi” yönündeki arzusunu yansıttığını öne sürdü.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov da Sırbistan makamlarına çağrıda bulunarak Martens’in sorusuna tepki göstermelerini istedi.

Gazetecinin ifadelerini kabul edilemez olarak nitelendiren Lavrov, Vucic’in bu soruyu duyduğunda “adeta donakaldığına” dikkat çekti.

Lavrov, bu tür görüşlere sahip bir kişinin medyada veya devlet kurumlarında görev almaması gerektiğini söyledi.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English