Bizi Takip Edin

Rusya

Rusya, pandemiden bu yana en düşük petrol fiyatlarına hazırlanıyor

Yayınlanma

Rusya İktisadi Kalkınma Bakanlığı, 2025-2028 dönemi için güncellenen sosyo-ekonomik kalkınma tahmininde, 2025 yılında Ural petrolünün ortalama fiyatını varil başına 56 dolara düşürdü. Bu tahmin, bütçede öngörülen 69,7 dolarlık fiyatın ve harcamaların planlandığı 60 dolarlık eşik fiyatın altında kalıyor.

Rusya İktisadi Kalkınma Bakanlığı, 2025-2028 dönemi için güncellenen sosyo-ekonomik kalkınma tahminini açıkladı.

Bakanlık, 2025 yılında Ural petrolünün ortalama fiyatını varil başına 56 dolara düşürdü. Bu, 2020’den bu yana görülen en düşük seviye olarak kayıtlara geçti.

2020’de pandemi nedeniyle petrol talebinin düşmesiyle Ural petrolünün ortalama fiyatı 41,7 dolar olmuştu.

Daha önce Rus petrolü 2015-2016 yıllarında sırasıyla 51,2 ve 41,9 dolar seviyelerinde işlem görmüştü.

Yeni tahmin, sadece bütçede öngörülen 69,7 dolarlık fiyatın değil, aynı zamanda harcamaların planlandığı varil başına 60 dolarlık eşik fiyatın da altında kalıyor.

Petrol ve doğalgaz gelirleri eşik fiyatın üzerinde olduğunda Varlık Fonu’na aktarılırken, fiili petrol fiyatı 60 doların altına düştüğünde eksik kalan miktar Varlık Fonu’ndan karşılanıyor. 1 Nisan itibarıyla Varlık Fonu’nda 3,27 trilyon ruble likit varlık bulunuyordu.

Petrol fiyatlarındaki düşüşün temel nedeni olarak ABD’nin başlattığı ticaret savaşı. Uzmanlar, bu durumun dünya ekonomisinde en azından bir yavaşlama, hatta resesyon beklentisine yol açtığını belirtiyor.

Brent petrolünün fiyatı 60 doların altına, Ural petrolünün fiyatı ise 50 doların altına gerilemişti.

İlk çeyrekte bütçenin petrol ve doğalgaz gelirleri geçen yıla göre yüzde 10, mart ayında ise yüzde 17 daha düşük gerçekleşti.

Yatırım bankeri Yevgeniy Kogan, Telegram kanalından paylaştığı değerlendirmesinde petrol fiyatındaki her 1 dolarlık düşüşün bütçeye yıllık yaklaşık 160 milyar ruble gelir kaybına mal olduğunu tahmin etti.

Öte yandan Raiffeisenbank analistlerinin hesaplamalarına göre, yıllık ortalama petrol fiyatının 55 dolara düşmesi durumunda, Varlık Fonu’ndan döviz satılarak telafi edilmesi gereken gelir kaybı 0,9 trilyon rubleye ulaşacak.

T-Investments Baş Ekonomisti Sofya Donets ise, Rus petrol fiyatlarındaki varil başına 10 dolarlık bir düşüşün (örneğin 65 dolardan 55 dolara) ekonominin GSYİH büyümesinde en az 0,5 puanlık bir kayba ve diğer faktörler sabit kalmak kaydıyla devlet bütçesinin gelirlerinde yaklaşık 1 trilyon rublelik bir azalmaya yol açtığını yazdı.

Ancak tahminde sadece petrol fiyatı değil, dolar kuru da değişti. Ocak-nisan aylarında rublenin anormal derecede güçlenmesi dikkate alınarak, İktisadi Kalkınma Bakanlığı bu yıl için ortalama ruble kuru tahminini 96,5 ruble/dolardan 94,3 ruble/dolara düşürdü.

Bakanlık, yıl sonunda kurun 98,7 ruble/dolar olmasını bekliyor. Petrol ve doğalgaz vergileri dolar cinsinden belirlendiği için, bu senaryoda ruble cinsinden de azalacaklar.

Tverdıye Tsifrı analistleri, bu kur ve petrol fiyatı parametrelerinde, diğer faktörler sabit kalmak kaydıyla, 2025 yılında federal bütçe açığının eksik petrol ve doğalgaz gelirleri nedeniyle Maliye Bakanlığı’nın planından 2-2,5 trilyon ruble daha fazla olabileceğini tahmin ediyor.

Bu durum kısmen diğer gelirlerle telafi edilecek. İktisadi Kalkınma Bakanlığı, enflasyon tahminini yüzde 4,5’ten yüzde 7,6’ya yükseltti ve ekonomik büyüme tahminini yüzde 2,5 olarak sabit tuttu.

Tverdıye Tsifrı analistleri, daha yüksek nominal GSYİH’nin, nominal olarak daha güçlü petrol ve doğalgaz dışı bütçe gelirleri için ön koşullar yarattığını belirtiyor.

İktisadi Kalkınma Bakanlığı, GSYİH büyüme tahmininin değişmemesini yılın iyi başlamasıyla açıklıyor.

Bakanlık, İnterfaks‘a yaptığı açıklamada, “Bu değerlendirmeyi oldukça gerçekçi buluyoruz… Bakanlık ilk çeyrek trendine bakıyor; ekonomi yavaş yavaş yavaşlıyor, ancak keskin bir çöküş beklemiyoruz. 2025 sonunda yüzde 1,5 büyüme elde etmek için, bir çeyrekte teknik bir resesyon olması gerekir – temel senaryoda buna güvenmiyoruz,” ifadesini kullandı.

Ek petrol ve doğalgaz dışı gelirler büyük olasılıkla harcanacak, bütçe kuralı Maliye Bakanlığı’na buna izin veriyor.

Bunun yanı sıra Bloomberg Economics’ten Aleksandr İsakov da borç servisi harcamalarındaki artış ve planlananın üzerindeki petrol ve doğalgaz dışı gelirler nedeniyle harcama planının 1-1,2 trilyon ruble artmasını bekliyordu.

Donets, Varlık Fonu’ndaki önemli azalma ve savunma harcamalarının esnek olmaması göz önüne alındığında, petrol ve doğalgaz gelirlerindeki eksikliğin özellikle hassas olduğunu belirtti.

Bu yılki bütçe yasasında 1,2 trilyon ruble (GSYİH’nin yüzde 0,5’i) açık öngörülüyor.

Maliye Bakan Yardımcısı Vladimir Kolıçev, petrol fiyatının “60 dolara yakın” olması durumunda açığın “biraz daha fazla” olacağını, ancak artışın GSYİH’nin yüzde 1’ini (yaklaşık 2 trilyon ruble) aşmayacağını söyledi. İlk üç ay sonunda açık 2,2 trilyon ruble olarak gerçekleşti.

İktisadi Kalkınma Bakanlığı’nın tahminine göre, önümüzdeki yıllarda petrol fiyatları yavaş yavaş toparlanacak, ancak önemli ölçüde artmayacak: gelecek yıl varil başına 61 dolar, 2027’de 63 dolar ve 2028’de 65 dolar.

Rusya’nın petrol gelirleri son iki yılın en düşük seviyesine geriledi

Rusya

Rusya benzinin ardından motorin ithalatına da hazırlanıyor

Yayınlanma

Rusya hükümeti, Belarus, Kazakistan ve Hindistan’dan tedarik edilen benzinin ardından motorin ithalatına da olanak tanıyacak yasal altyapıyı hazırladı. Enerji Bakanlığı, ithalatçı şirketlerin yurt dışı ile iç piyasa fiyatları arasındaki farkını bütçe sübvansiyonuyla kapatacak motorin ithalat sönümleyici mekanizmasını devreye alıyor.

Rusya hükümeti, Belarus, Kazakistan ve Hindistan’dan satın alınan benzinin ardından motorin ithalatına da imkan tanıyacak yasal düzenlemeyi tamamladı.

Rusya Enerji Bakanlığı basın servisinden RBK gazetesine yapılan açıklamada, yabancı motorin ithalatı için “ithalat sönümleyici” mekanizmasının devreye alınacağı bildirildi.

Yabancı benzin için halihazırda uygulanan bu sistem kapsamında, akaryakıt ithal eden petrol şirketlerine bütçeden sübvansiyon sağlanacak.

Devlet, ithalatçıların dünya piyasalarındaki yüksek fiyatlar ile Rusya iç pazarındaki fiyatlar arasında maruz kaldığı farkı bütçeden tazmin edecek.

Rusya Enerji Bakanı Sergey Tsivilev konuya ilişkin yaptığı açıklamada, bu adımın ithalatçılar açısından sevkiyatların ekonomik cazibesini koruyacağını, yurt dışından hızlı bir şekilde akaryakıt tedarik edilmesini kolaylaştıracağını ve Rus tüketicilerin ihtiyaçlarını güvence altına alacağını ifade etti.

Tarihsel olarak Rusya, ürettiği motorinin yaklaşık yüzde 40 ila 50’sini ihraç eden dünyanın en büyük tedarikçilerinden biri konumunda bulunuyordu.

Ekonomist Kirill Rodionov, 2023 yılında Rusya’da iç motorin tüketiminin 52,2 milyon ton seviyesinde gerçekleştiğini, buna karşın 35,7 milyon ton motorinin ihraç edildiğini hatırlattı.

Buna rağmen, petrol rafinerilerine yönelik gerçekleştirilen ve Rusya’daki petrol işleme hacmini son 20 yılın en düşük seviyelerine gerileten saldırılar, motorin üretiminde yaklaşık yüzde 40’lık bir düşüşe yol açtı. Bu oran, üretimi dörtte bir oranında azalan benzindeki gerilemeyi de geride bıraktı.

Ülkenin güney bölgelerinde hasat dönemine başlayan çiftçiler, motorin tedarikinde ciddi sorunlar bildirmeye başladı.

Akaryakıt istasyonlarında araç başına 100 ila 200 litrelik sınırlandırmalar uygulanırken, tarım sektöründe tek bir biçerdöverin bir iş gününde ortalama 300 litre yakıt tükettiği aktarılıyor.

Rusya Federal İstatistik Servisi (Rosstat) verilerine göre, motorin fiyatları haziran ayı sonu itibarıyla yıllık bazda yüzde 18,1 oranında artarak son 15 yılın rekor seviyesine ulaştı.

Güney Federal Bölgesi’nde, 2023 yılından bu yana ilk kez motorin ihracatının tamamen yasaklanmış olmasına rağmen, ortalama litre fiyatı 110 rubleye kadar yükseldi.

Reuters ajansına konuşan ve duruma aşina olan kaynaklar, Rusya için olası motorin tedarikçisinin Hindistan olacağını öne sürdü. Kaynaklar, akaryakıt piyasasındaki durumun daha da kötüleşmesi halinde Rus petrol şirketlerinin Hindistan’daki rafinerilere yöneleceğini kaydetti.

Hindistan şimdiye kadar Rusya’ya yalnızca iki parti halinde yaklaşık 100 bin ton benzin sevk etti.

Energy Intelligence analistleri ise Rusya’daki petrol ürünleri açığının aylık 400 bin ila 600 bin ton seviyesinde olduğunu tahmin ediyor.

Okumaya Devam Et

Rusya

Çin Rusya’nın Arktik gemi projelerine desteği askıya aldı

Yayınlanma

Çin, Rusya’nın Kuzey Deniz Rotası’nda kullanmayı planladığı yüksek buz sınıfı gemilere yönelik teknoloji tedarikinde Batı yaptırımlarına fiilen katıldı. Rusya Deniz Filosu Merkezi Araştırma Enstitüsü raporuna göre Pekin, yüksek tonajlı gemilerin sevk ve yönlendirme sistemlerini ancak yaptırımların hafiflemesi şartıyla sağlayabileceğini bildirdi.

Çin, Rusya’nın Kuzey Deniz Rotası’nda ulaşımı sağlamak amacıyla inşa etmeyi planladığı Arktik sınıfı gemilere yönelik teknoloji tedarikinde Batı yaptırımlarına fiilen katıldı.

Rusya Deniz Filosu Merkezi Araştırma Enstitüsünün (TsNIIMF) sunduğu raporda yer alan bilgilere göre Pekin yönetimi, yüksek tonajlı buz sınıfı gemiler için gerekli olan sevk ve yönlendirme sistemlerinin tedarikini ancak yaptırım baskısının hafiflemesi koşuluna bağladı.

Rusya’da ise bu sınıftaki gemiler için kullanılabilecek yerli enerji santralleri ve motor sistemleri üretilemiyor.

TsNIIMF verilerine göre Rus şirketlerinin 2030 yılına kadar en az 10 adet 120 bin ton taşıma kapasiteli petrol tankeri, en az 5 adet 174 bin metreküplük sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) taşıyıcı gemi, her biri 40 bin ton kapasiteli 3 adet genel kargo gemisi, 2 adet gaz kondensat tankeri ve 3 adet sıvılaştırılmış petrol gazı (LPG) tankerine ihtiyacı bulunuyor.

Planlanan tüm gemilerin, Arktik bölgesinde yıl boyunca kesintisiz çalışabilmeyi sağlayan en yüksek buz sınıfı olan Arc7 standardına uygun olması gerekiyor.

TsNIIMF Müdür Yardımcısı Aleksandr Buyanov, Vedomosti gazetesine yaptığı açıklamada Rus tersanelerinin yüksek tonajlı buz sınıfı gemileri neredeyse hiç inşa etmediğini belirtti.

Buyanov, sorunun yalnızca tersanelerin üretim kapasitesiyle sınırlı olmadığını, gerekli ekipmanın eksikliğinden de kaynaklandığını kaydetti.

Rus yapımı ekipmanların bulunmadığını vurgulayan Buyanov, Batı menşeili alternatiflerin yaptırım kapsamında olduğunu, Çin teknolojisinin ise yaptırım sınırlamalarına takıldığını ifade etti.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, 2018 yılında dördüncü kez göreve başlarken Kara Geçidi Boğazı’ndan Bering Boğazı’na kadar uzanan ve 5 Arktik denizini aşan 5 bin 600 kilometre uzunluğundaki Kuzey Deniz Rotası’nı işlek bir ticaret hattına dönüştürme hedefini koymuştu.

Putin’in belirlediği plana göre Asya ile Avrupa arasındaki karşılıklı kargo hacminin Kuzey Deniz Rotası üzerinden 2024 yılına kadar yıllık 80 milyon tona, 2030 yılına kadar ise 200 milyon tona ulaşması öngörülüyordu.

Ancak mevcut veriler bu hedeflerin gerisinde kalındığını gösteriyor. Rota üzerinden taşınan kargo hacmi 2023 yılında 37,02 milyon ton olarak kaydedilirken, 2024 yılında bu miktar 37,9 milyon ton düzeyinde gerçekleşti.

Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu (Rosatom), Eylül 2024’te Kuzey Deniz Rotası üzerinden yapılacak taşımacılık tahminini neredeyse yarı yarıya düşürerek 2030 yılı için hedefi 117 milyon ton olarak revize etti.

Putin ise geçen yıl yaptığı açıklamada bu hedefi daha da aşağı çekerek yüzde 15 ile 40 arasında bir azaltma öngördü.

Putin, konuya ilişkin değerlendirmesinde, “Kuzey Deniz Rotası’ndaki kargo akışının 2030 yılına kadar 70 ila 100 milyon ton arasında olacağına eminiz” ifadesini kullandı.

Kuzey Deniz Rotası, Avrupa’dan Asya’ya yapılan deniz taşımacılığı sürelerini Süveyş Kanalı üzerinden geçen geleneksel güzergaha kıyasla 7 ila 10 gün arasında kısaltsa da Rusya kontrolündeki Arktik hattını kullanacak sevkiyatçı bulma konusunda zorluklar yaşanıyor.

Gekon bilgi merkezinin verilerine göre, 2023 yılında rotadaki toplam kargo akışının yüzde 60’ını (22,2 milyon ton) Rusya’nın ihracat ürünleri oluşturdu.

Taşınan ürünlerin yüzde 83’ünün LNG, petrol ve gaz kondensatından oluştuğu, bu sevkiyatların Yamal LNG, Novatek, Arctic LNG 2 projeleri ile Gazprom Neft’e ait Novoportovskoye yatağından yapıldığı bildirildi.

Okumaya Devam Et

Rusya

ABD Senatosunda Rusya’ya yönelik yeni yaptırım tasarısına destek

Yayınlanma

ABD Senatosunda Rusya karşıtı yeni yaptırım paketi 60’tan fazla senatörün desteğini alarak usul engellerini aşacak çoğunluğa ulaştı. Tasarı, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin dahil üst düzey yöneticiler ile enerji projelerini ve yaptırımları delmeye çalışan yabancı firmaları hedef alıyor.

ABD Senatosunda, hafta sonu hayatını kaybeden Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham’ın öncülük ettiği Rusya karşıtı yaptırım paketi 60’tan fazla senatörün desteğini aldı.

Axios’un aktardığına göre, ulaşılan bu sayı Senatodaki usul engellemelerini aşmak için yeterli çoğunluğu sağlıyor.

Hazırlanan yasa tasarısı, ABD Başkanına Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in yanı sıra üst düzey Rus siyasetçi ve askeri liderlerine, iş insanlarına ve devlet teşebbüslerine yaptırım uygulama yetkisi veriyor.

Rusya savunma sanayisini destekleyen yabancı şirketler de yaptırım kapsamına alınıyor.

Belgenin ayrı bir bölümü, Rus petrolü ve doğalgazı satın alan ülkeler için uygulanacak ithalat vergilerini düzenliyor.

İlk taslakta yüzde 500 olarak öngörülen bu oran, yeni metinde aralarında Çin ve Hindistan’ın da yer aldığı en büyük beş Rus petrol ve doğalgaz alıcısı için yüzde 100’e kadar gümrük vergisi olarak değiştirildi.

Benzer vergiler, yaptırımların aşılmasına yardım eden ülkeler için de geçerli olacak.

Kısıtlamaların Rusya Merkez Bankası, Sberbank ve Gazprombank gibi finans kuruluşlarına da teşmil edilmesi öngörülüyor. Yamal LNG, Arctic LNG-1, Arctic LNG-2 ve Arctic LNG-3 gibi büyük enerji projeleri ile bu projelerin sahipleri ve üst yöneticileri de yaptırım listesinde yer alıyor.

Taslak, Rusya’nın “gölge filosu” ile kısıtlamaların aşılmasına aracılık eden yabancı kişi ve gemileri de hedef alıyor. Tasarı kapsamında ABD vatandaşlarının ve şirketlerinin Rus devlet borçlanma araçlarını satın alması yasaklanırken Rusya’ya ve Rus enerji sektörüne yönelik yeni yatırımlar ile Rusya hükümeti lehine veya yararına yapılacak para transferleri de engelleniyor.

Yasa ayrıca, ABD menşeli enerji ürünleri ve teknolojilerinin Rusya’ya ya da Rusya içinde ihracatını, yeniden ihracatını veya transferini yasaklıyor.

ABD Başkanı Donald Trump, tasarıya henüz tamamen destek verdiğini açıklamadı ancak hayatını kaybeden Graham’ın anısına metni imzalamaya hazır olduğuna dair işaretler verdi.

Salı günü konuşan Trump, “Bunu ciddi şekilde düşünüyoruz, bu Lindsey’nin onuruna olacak. Hayatta en çok istediği şey buydu” ifadesini kullandı.

Axios’un edindiği bilgilere göre Graham, ani ölümünden yalnızca birkaç saat önce senatör arkadaşlarına Beyaz Saray yönetiminin desteğini aldığını iletti.

Olası yaptırımların baskısı Rusya hisse senedi piyasalarında hissediliyor. Moskova Borsası Endeksi 16 Temmuz’da yüzde 4,24 değer kaybederek 2022,27 puana geriledi ve böylece 26 Eylül 2022’den bu yana en sert günlük düşüşünü kaydetti.

Freedom Global analisti Vladimir Çernov, piyasadaki satış dalgasının ana sebebinin ABD’nin yeni yaptırım tasarısına ilişkin haberler olduğunu belirtti.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English