Bizi Takip Edin

Rusya

Rusya’da bütçe gelirleri yüzde 11 arttı, harcamalardaki artış dikkat çekti

Yayınlanma

Rusya Maliye Bakanlığı, ocak ayı bütçe gerçekleşmelerine ilişkin ön verileri açıkladı. Buna göre, bütçe gelirleri geçen yıla göre yüzde 11 artarken, harcamalardaki yüzde 73,6’lık yüksek artış bütçe açığını 1,7 trilyon rubleye yükseltti. Bakanlık, petrol ve doğalgaz dışı gelirlerde planlanan seviyenin aşılmasını bekliyor.

Rusya Maliye Bakanlığı, ocak ayına ait bütçe gerçekleşmelerine ilişkin ön verileri sundu.

Hazine gelirleri geçen yıla göre yüzde 11 artarak 2,7 trilyon rubleye ulaştı (40,3 trilyon rublelik yıllık planın yüzde 6,7’si). Geçen ay federal bütçe harcamaları 4,38 trilyon ruble olarak gerçekleşti.

Bu rakam, Maliye Bakanlığı’nın 2,5 trilyon ruble olarak açıkladığı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 73,6 daha yüksek.

Verilere göre, 28 Ocak 2025 itibarıyla harcamalar 33,3 trilyon rubleye ulaşmıştı. Dolayısıyla ayın son üç günündeki harcamaların 1.1 trilyon ruble civarında olduğu tahmin ediliyor.

Bakanlık, petrol ve doğalgaz dışı gelirlerdeki hızlı artışa da dikkat çekti. Ocak ayında bu gelirler 1,9 trilyon ruble olarak gerçekleşerek planlanan seviyeyi aştı.

Bakanlık, bunun, bütçede öngörülen planın üzerinde bile, daha fazla büyüme için sürdürülebilir bir temel oluşturduğunu vurguluyor.

Maliye Bakanlığı, mevcut gidişatın, geçen yılın daha yüksek vergi tabanıyla birlikte (işletmeler ocak ayında geçen yılın dördüncü çeyreğine ait vergilerini ödemişti) bunu gösterdiğini belirtiyor.

Hem federal bütçeye (+yüzde 9) hem de genel olarak bütçe sistemine (+yüzde 13) yapılan temel petrol ve doğalgaz dışı ödemelerde istikrarlı bir pozitif dinamik gözlemleniyor.

Aynı zamanda Maliye Bakanlığı, ocak ayında KDV gelirlerinde hafif bir düşüş kaydetti. Bu düşüş, yüzde 1,1 oranında ve 905 milyar ruble seviyesinde olup, çeyreğin ilk ayında verginin hızlandırılmış iadesiyle ilgili. Bakanlığın değerlendirmesine göre, bu durum çeyreklik gelir dinamiklerini etkilemeyecek.

Ocak ayındaki petrol ve doğalgaz gelirleri diğer gelirlerden daha düşük kalarak 789 milyar ruble oldu. Bu rakam, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 16,9 daha yüksek.

Maliye Bakanlığı, bu artışın dolar kurunun ortalama değerindeki ve gaz fiyatlarındaki artıştan kaynaklandığını belirtiyor.

Rusya Merkez Bankası verilerine göre, dolar kuru ocak ayında yıllık bazda yüzde 13,3 artarak 100,41 ruble seviyesine yükseldi. Rus markası Ural petrolünün fiyatı ise yüzde 5,5 artarak varil başına 67,66 dolara çıktı.

Maliye Bakanlığı’nın internet sitesindeki verilere göre, ocak ayında maden vergisi 1,05 trilyon ruble olarak gerçekleşti (bunun 840 milyar rublesi petrol, 144 milyar rublesi ise doğalgazdan elde edildi). Genel petrol ve doğalgaz gelirleri, petrol şirketlerine bütçeden geri ödenen akaryakıt vergisi nedeniyle azaldı.

Geçen ay ayında bu ödemelerin hacmi 332,9 milyar ruble olarak gerçekleşti. Bu rakam, geçen yılın ocak ayına göre yüzde 22,5 daha fazla.

Motor yakıtı fiyatlarını istikrara kavuşturmak için uygulanan yakıt dengeleme ödemeleri 156,4 milyar ruble (+yüzde 7), rafineri modernizasyon programı çerçevesinde yapılan yatırım ek primi ödemeleri ise 20 milyar ruble (+yüzde 42) olarak gerçekleşti.

Maliye Bakanlığı, petrol ve doğalgaz satışlarından elde edilen gelirlerin bu yılın ocak ayında baz seviyenin (varil başına 60 dolar) üzerine çıktığını ve sosyo-ekonomik kalkınma tahmin parametrelerinin de yıl sonuna kadar gelirlerin baz seviyenin üzerinde kalıcı olarak seyretmesini öngördüğünü belirtiyor.

Bakanlık, bütçe sisteminin, elverişli fiyat konjonktürlerinde petrol ve doğalgaz gelirlerinin biriktirilmesi ve bütçe kuralının parametrelerine uygun olarak petrol ve doğalgazdan elde edilen eksik gelirleri karşılamak için Varlık Fonu kaynaklarının kullanılması sayesinde petrol ve doğalgaz gelirlerindeki dalgalanmalara karşı dayanıklı olduğunu vurguluyor.

Harcama dinamikleri ne anlatıyor?

Ocak 2025 harcamaları, yıllık planın yaklaşık yüzde 10,6’sını oluşturuyor (bütçe kanununa göre 41,47 trilyon ruble). Bütçedeki yıllık harcama planı, planlanandan yaklaşık 170 milyar ruble daha fazla ve 41,64 trilyon ruble olarak görünüyor.

Maliye Bakanlığı, Ocak 2025’teki harcamaların hızlanmasını, devlet sözleşmelerinin hızlı bir şekilde sonuçlandırılması ve bazı sözleşmeler için finansmanın avans olarak ödenmesiyle açıklıyor.

Bakanlığın açıklamasına göre, 2023 ve 2024’ün başında da benzer bir durum yaşanmıştı. Maliye Bakanlığı, bu yıl çeyreklik harcama gerçekleşme dinamiklerinde önemli bir değişiklik beklenmediğini belirtti.

Maliye Bakanlığı’nın açıklamasında, 2025 yılında yapısal açığın büyüklüğünün, bütçe kuralı normlarına uygun olarak azami ödenek miktarı ve ilave petrol ve doğalgaz dışı gelirler dikkate alınarak belirleneceği ifade edildi.

Maliye Bakanlığı, cari yılın bazı harcamalarının, 2024 sonlarında oluşan ilave petrol ve doğalgaz dışı gelirlerin avans olarak aktarılmasıyla finanse edildiğini belirtiyor.

Bakanlık, bunun, Rusya Merkez Bankası’nın tahmininde öngörülen politika faizindeki artış nedeniyle federal bütçe yükümlülüklerinin artması durumunda, azami bütçe ödenekleri yapısının yönetiminde esneklik sağlaması gerektiğini kaydediyor.

Kurum, temel senaryoda 2025 yılındaki ortalama faiz oranının yüzde 17-20, riskli senaryoda ise yüzde 22-25 seviyesine ulaşabileceğini öngörüyor.

Ocak ayı sonunda bütçe açığı 1,7 trilyon ruble veya GSYH’nin yüzde 0,8’i olarak gerçekleşti. Bu rakam, geçen yılın aynı dönemine göre 1ü6 trilyon ruble daha fazla (geçen yıl gelirlerin giderleri aşması 124 milyar rubleydi).

2025 bütçe kanununda açık 1.173 trilyon ruble veya GSYH’nin yüzde 0,5’i olarak planlanmıştı.

Maliye Bakanlığı, dinamikleri, harcamaların yılın ilk çeyreğinde önden yüklemeli olarak finanse edilmesiyle açıklıyor.

Bakanlık, bunun 2025 yılı için yapısal dengenin hedef parametrelerinin gidişatını ve gerçekleşmesini etkilemeyeceğini belirtiyor.

Bakanlık, ocak ayı gelir ve gider dinamiklerinin yapısal açığın hedef parametreleriyle uyumlu olduğunu vurguluyor. Maliye Bakanlığı, sıfır yapısal açığa ulaşmayı planlıyor.

Maliye Bakanlığı, bunun bütçe sektörünün enflasyonist süreçler üzerindeki kısıtlayıcı etkisini güçlendireceğini ve orta vadede makroekonomik ve finansal istikrarı sağlamlaştıracağını düşünüyor.

Bakanlık, “Bu, Cumhurbaşkanı tarafından belirlenen ulusal kalkınma hedeflerinin yerine getirilmesini sağlamak için gerekli makroekonomik ve finansal temeli oluşturacaktır,” şeklinde bir sonuç çıkarıyor.

Göstergeler ne anlatıyor?

Ocak ayı harcamalarının yıllık plana oranı (yüzde 10,6), son yıllarda bu oranın arttığı yönündeki eğilimi yansıtıyor.

Vedomosti gazetesine demeç veren AKRA Egemen Reytingler ve Makroekonomik Analiz Grubu Başkanı Dmitri Kulikov’a göre, ocak ayı harcamalarının tarihsel mevsimsel normu yıllık tutarın yaklaşık yüzde 6-7,5’i civarında, ancak son 10 yılda istisnalar yaşandı.

Bloomberg Economics Rusya ve BDT Baş Ekonomisti Aleksandr İsakakov, 2022’den bu yana ocak ayında tüm nihai yıllık harcamaların yaklaşık yüzde 7,3’ünün gerçekleştiğini belirtmişti.

VTB Baş Ekonomisti Rodion Latıpov, bütçe harcamalarının bu yılki gerçekleşmesinin 2023 yılındaki durumu hatırlattığını söylüyor. Her iki durumda da Maliye Bakanlığı, kaymayı devlet sözleşmelerindeki avans ödemeleriyle açıklıyor.

Latıpov, bunun, sonraki aylarda harcama gerçekleşmesinin yıllık plana göre harcamaların payı açısından mevsimsel normun altında olması gerektiği anlamına geldiğini belirtiyor.

Kulikov, 2025 yılı için planlanan federal bütçe nominal harcamalarının önemli ölçüde revize edilmemesi durumunda, Ocak ayı harcama dinamiklerinin 2023 ve 2015 yıllarına benzer olacağını değerlendiriyor.

Uzman, planlanan harcamaların yine de artırılacağını düşünüyor. Zira bütçe hesaplamalarının dayandığı makroekonomik tahmine kıyasla, şu anda daha yüksek bir GSYİH deflatörü ve dolayısıyla daha yüksek nominal petrol ve doğalgaz dışı gelir öngörülmeli. Kulikov, bütçe gelirlerinde en az 300-400 milyar rublelik bir yukarı yönlü revizyon bekliyor.

Latıpov, bütçe kuralının, planlanandan daha yüksek olması durumunda ilave petrol ve doğalgaz dışı gelirlerin harcamalara yönlendirilmesine olanak sağladığını, bu durumda nominal olarak harcamaların da planlanandan daha yüksek olacağını açıklıyor.

Kendisi, yıl sonunda GSYİH’nin bir yüzdesi olarak ifade edilen bütçenin yapısal dengesinin sıfıra yakın olmasının daha önemli olduğunu vurguluyor.

Rusya

Rusya’da sanal bahisi yasallaştırma planı gündemde

Yayınlanma

Rusya Maliye Bakanlığı, yasadışı internet kumarhanelerinin yasal çerçeveye alınması halinde bütçeye yılda 100 milyar ruble ek gelir sağlanabileceğini hesaplıyor. Yasal bahis sektörünün bütçeye ve spora yıllık katkısının da 100 milyar rubleye ulaştığını belirten yetkililer, kumar bağımlılığına karşı kişisel erişim kısıtlamaları üzerinde duruyor.

Rusya Maliye Bakanlığı, internet üzerinden faaliyet gösteren yasadışı kumarhanelerin yasal zemine çekilmesinin devlet bütçesine yılda yaklaşık 100 milyar ruble ek gelir sağlayabileceğini hesaplıyor.

İstanbul’da düzenlenen Verona Avrasya Ekonomik Forumu sırasında gazetecilere konuşan Rusya Maliye Bakan Yardımcısı İvan Çebeskov, bakanlığın bu alana yönelik farklı düzenleme seçeneklerini masaya yatırdığını açıkladı.

Çebeskov, yasal bahis pazarının bu yıl yürürlüğe giren artırılmış vergi oranları, vergiler ve hedefe yönelik kesintilerle birlikte bütçeye ve spora halihazırda yılda yaklaşık 100 milyar ruble kazandırdığını belirtti.

Yasadışı pazarın hacim bakımından yasal sektörle denk düzeyde olduğunu kaydeden Çebeskov, bütçeye aktarılabilecek potansiyel gelirin de benzer bir büyüklüğe ulaştığını dile getirdi.

Devletin şu anda bu kaynağı kasasına koyamadığını vurgulayan Bakan Yardımcısı, “Bu, doğal olarak bütçenin mahrum kaldığı ve aralarında çeşitli suç şebekelerinin de yer aldığı alanlara giden devasa bir para” değerlendirmesini yaptı.

Maliye Bakanlığı yasadışı pazara karşı düzenleme seçeneklerini inceliyor

Maliye Bakanlığı, kayıt dışı faaliyet gösteren çevrimiçi kumarhanelerin denetim altına alınması ihtimalini diğer resmi kurumlar ve yasal pazar temsilcileriyle birlikte değerlendirmeye aldı.

Kısa süre önce düzenlenen şans oyunları forumunda sektör bileşenlerinin yasadışı internet kumarhanelerini hem ekonomi hem de yasal bahis kuruluşları açısından büyük bir sorun olarak nitelediğini aktaran Çebeskov, yasal işletmeciler dahil çeşitli taraflardan düzenleme ve mücadele önerileri aldıklarını, bakanlığın bütün olasılıkları incelediğini ifade etti.

Şans oyunlarının ekonomik getirisinin yanında toplumsal riskler de barındırdığına dikkat çeken Çebeskov, kumar bağımlılığı sorununun mutlaka hesaba katılması gerektiğini vurguladı.

Bakan Yardımcısı, yurttaşların korunması için şans oyunlarına kişisel erişim yasağı getirilmesi gibi mekanizmaların devreye sokulmasının zorunlu olduğunu kaydetti.

Rusya Maliye Bakanlığı Finans Politikası Dairesi Başkan Yardımcısı Aleksandr Hristoforov, 29 Eylül’de yaptığı açıklamada 64 binden fazla Rusya vatandaşının kumar oyunlarına yönelik kişisel men kısıtlaması koydurduğunu duyurmuştu.

Rusya parlamentosunun alt kanadı Duma ise 9 Haziran’da yasadışı şans oyunları sitelerine erişimin hızla engellenmesini öngören yasayı kabul etmiş ve bildirimleri inceleme süresini beş iş gününden iki iş gününe indirmişti.

Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Maliye Bakanlığının internet kumarhanelerinin yasallaştırılmasına dönük önerisinin Kremlin’e ulaştığını 28 Ocak’ta teyit etmiş, girişimin üzerinde çalışılması gerektiğini belirtmişti.

Okumaya Devam Et

Rusya

Rusya Merkez Bankası faizi yüzde 14 seviyesinde sabit tuttu

Yayınlanma

Rusya Merkez Bankası, kalıcı fiyat baskısı ve yüksek enflasyon beklentilerini gerekçe göstererek politika faizini yıllık yüzde 14 seviyesinde sabit tuttu. Yıllık enflasyonun yüzde 7 bandında seyrettiği ülkede piyasa uzmanları, bütçe açığı ve akaryakıt maliyetlerinin fiyatlar üzerindeki yukarı yönlü baskıyı canlı tuttuğuna dikkat çekiyor.

Rusya Merkez Bankası Yönetim Kurulu, 23 Ekim’deki toplantısında politika faizini yıllık yüzde 14 seviyesinde sabit tuttu.

Vedomosti gazetesinin görüştüğü 26 ekonomistten 25’i bu kararı beklerken, yalnızca bir uzman faizin yüzde 13,75’e çekilebileceği tahmininde bulunmuştu.

Fiyat baskısının yüksek seyrettiğini, enflasyon beklentilerinin de üst seviyelerde kaldığını duyuran Merkez Bankası, ekonominin yılın ikinci yarısında ılımlı bir hızla büyüdüğünü kaydetti.

Kalıcı fiyat artışının yavaşlamadığına işaret eden düzenleyici kurum, yıllıklandırılmış bazda bu oranın yüzde 5 ila 6 aralığında seyrettiğini hesaplıyor.

Merkez Bankası bu tablonun temel nedeni olarak kimi sektörlerdeki üretim kapasitelerinin geçici biçimde daralmasını gösteriyor. Açıklamada, kalıcı enflasyondaki düşüş eğiliminin yeniden başlaması için toplam talep artışının sınırlı tutulması gerektiği vurgulanıyor.

Kurulun sonraki faiz kararlarını ise enflasyonun seyrine, enflasyon beklentilerine, iç ve dış koşullardan kaynaklanan risk değerlendirmelerine göre belirleyeceği aktarılıyor.

Rusya Merkez Bankası, 11 Eylül’deki önceki toplantısında para politikasındaki gevşeme sürecine yaklaşık bir buçuk yıl aradan sonra ilk kez ara vermişti.

Merkez Bankası Başkanı Elvira Nabiullina o dönem yaptığı değerlendirmede, bu duraklamanın para politikasının doğrudan etki edemeyeceği tek seferlik etkenlerden kaynaklandığını anlatmıştı.

Nabiullina, tüketici enflasyonundaki yıllıklandırılmış artışın öncelikle kimi sektörlerdeki geçici üretim kapasitesi kısıtlarından hız aldığını, akaryakıt fiyatlarındaki yükselişin de tabloda belirgin bir rol oynadığını söylemişti.

Kurum başkanı, fiyatlardaki tek seferlik ivmelenmenin kalıcı bir eğilime dönüşmemesi adına ölçülü sıkı para politikası koşullarının zorunlu olduğunu savunmuştu.

Rusya Federal Devlet İstatistik Servisi’nin (Rosstat) verilerine göre Rusya’da haftalık enflasyon, 6-12 Ekim haftasındaki yüzde 0,11 seviyesinin ardından 13-19 Ekim haftasında yüzde 0,05 olarak ölçüldü.

Fiyatlardaki artış ay başından bu yana yüzde 1,06’ya, yıl başından bu yana ise yüzde 6,15’e ulaştı.

Haftalık tüketici enflasyonu 29 Eylül-5 Ekim döneminde yüzde 0,96, 22-28 Eylül döneminde yüzde 0,12, 15-21 Eylül döneminde yüzde 0,06, 8-14 Eylül döneminde yüzde 0,02 ve 1-7 Eylül döneminde yüzde 0,05 düzeyinde gerçekleşmişti.

İnterfaks’ın Merkez Bankası yöntemine dayanarak yaptığı hesaplamalara göre yıllık enflasyon 12 Ekim’deki yüzde 7,02 seviyesinden 19 Ekim’de yüzde 6,84’e gerilerken, Ekonomik Kalkınma Bakanlığı’nın yönteminde bu oran yüzde 7,22’den yüzde 7,15’e indi.

Uzmanlar faiz kararının gerekçelerini değerlendirdi

Stratejik Araştırmalar Merkezi (CSR) Genel Direktörü Pavel Smelov, Vedomosti’ye yaptığı açıklamada, Merkez Bankası’nın faize ara vermesindeki temel gerekçelerin enflasyondaki yeni yükseliş dalgası ile enflasyonist risklerin ağır basması olduğunu kaydetti.

Ekim ayı başında fiyat artışını tetikleyen başlıca etkenler arasında, temmuzdan bu yana ertelenen konut ve kamu hizmetleri tarifelerindeki artışın yer aldığını söyledi.

Tarifelerde ekim başında yapılan yüzde 9,9’luk planlı endekslenmenin ayın ilk haftasında haftalık enflasyonu tek seferde yüzde 0,96’ya fırlattığını hatırlatan Smelov, bu artışın beklenen ve tek seferlik bir sıçrama olduğunu dile getirdi.

Sovcombank Başanalisti Mihail Vasilyev ise akaryakıt piyasasındaki zorlu koşulların ve artan ulaşım maliyetlerinin enflasyonu yıl sonuna kadar yüksek tutabileceğini değerlendirdi.

Vasilyev, şirketlerin yükselen nakliye ve tarife maliyetlerini tüketici fiyatlarına yansıtabileceğine, bunun da canlı tüketici talebi ve yüksek seyreden enflasyon beklentileri ortamında hız kazanabileceğine dikkat çekti.

Bütçe politikasının bir diğer kritik etken olduğunu belirten Gazprombank Başekonomisti Pavel Biryukov da bütçe dengelerine işaret etti.

Mevcut bütçe yasasındaki 3,79 trilyon rublelik (milli gelirin yüzde 1,6’sı) açığa karşılık güncellenen bütçede 2026 yılı için 7,34 trilyon ruble, 2027 yılı için ise 5,4 trilyon ruble açık öngörüldüğünü anımsatan Biryukov, bu tablonun Merkez Bankası’nın önceki varsayımlarına kıyasla enflasyonu daha fazla körükleyici nitelikte olduğunu vurguladı.

Faizin yüzde 13,75’e indirilmesini bekleyen tek isim olan Truevalue Telegram kanalının yazarı ekonomist Viktor Tunev, olası bir indirimin ekonomi ile bütçe politikasında giderek daha görünür hale gelen sıkı para politikasının enflasyonist risklerini hafifletebileceğini savundu. Ankete katılan hiçbir uzman ise faiz artırımı beklemiyordu.

Stolıpin Ekonomik Büyüme Enstitüsü Başekonomisti Boris Kopeykin, ekonomide son beş çeyrektir süren yatırım daralması ortamında faiz artırmanın son derece riskli bir adım olacağını kaydetti.

Kopeykin, böylesi bir hamlenin ekonomide ve finans piyasalarında olumsuz bir zincirleme reaksiyona yol açabileceği uyarısında bulundu.

Okumaya Devam Et

Rusya

ABD Rus dizeline kapıyı açtı: İlk tanker yola çıktı

Yayınlanma

Rusya’nın Primorsk Limanı’ndan 22 Ekim’de yüklenen dizel tankeri, Washington ile Moskova arasındaki tedarik mutabakatının ardından New York’a doğru yola çıktı. Geminin 7 Kasım’da ABD’ye varması beklenirken, iki ülke arasındaki planlama ilk etapta 300 bin tonu aşkın yakıt teslimatını öngörüyor.

Rus dizeli taşıyan bir tanker, Baltık Denizi kıyısındaki Primorsk Limanı’ndan yola çıkarak New York rotasına girdi.

Reuters’ın gemi takip hizmeti veren LSEG verilerine dayandırdığı haberine göre, sevkiyat için yükleme işlemi 22 Ekim’de yapıldı. Geminin 7 Kasım’da ABD kıyılarına ulaşması bekleniyor.

Rusya Doğrudan Yatırım Fonu (RDIF) Başkanı ve Rusya Devlet Başkanı’nın yabancı ülkelerle yatırım ve ekonomik işbirliğinden sorumlu özel temsilcisi Kirill Dmitriyev, ilk tankerin 22 Ekim’de yola çıktığını daha önce duyurmuştu. İnterfaks’ın aktardığına göre Dmitriyev, ilk sevkiyatın ardından ABD’ye yönelik yeni ve yüksek hacimli sevkiyatların süreceğini kaydetti.

ABD Başkanı Donald Trump, 9 Ekim’de yaptığı açıklamada Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Rus dizel yakıtının dünya pazarlarına ulaştırılması konusunda anlaştıklarını ilan etmişti. Trump, mutabakat uyarınca Rusya’nın ilk etapta 300 bin tonun üzerinde dizel tedarik edeceğini, kasım ayında 500 bin tonluk yeni bir partinin geleceğini ve hemen ardından 1 milyon tonluk teslimat yapılacağını ifade etmişti.

Trump, Rus petrol rafinerilerinin durumuna bağlı şekilde 3 milyon tonluk ek bir yakıt hacminin daha devreye girebileceğini dile getirmişti. Bu uzlaşmanın ardından ABD Hazine Bakanlığı, söz konusu sevkiyatları Nisan 2027’ye kadar yaptırım kapsamı dışına çıkarırken, Rusya hükümeti de dizel ihracatına getirdiği kısıtlamaları kısmen esnetti.

Washington yaptırımlardan geri adım atarken Moskova iç piyasayı koruma sözü veriyor

Trump, 16 Ekim tarihli başkanlık kararnamesiyle, merhum senatör Lindsey Graham’in adını taşıyan ve kamuoyunda ağır yaptırım paketi olarak bilinen yasadaki kimi kısıtlamaları uygulamama kararı aldı. Rus ürünlerine yönelik yüzde 500 oranındaki ilave gümrük vergilerini de içeren bu tedbirleri rafa kaldıran Trump, gerekçe olarak ABD’nin ulusal çıkarlarını gösterdi.

Moskova yönetimi ise Batılı ülkelerin uyguladığı yaptırımları etkisiz ve gayrimeşru gördüğünü yineliyor.

Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak, 14 Ekim’de yaptığı değerlendirmede sevkiyatların doğrudan sözleşmeler üzerinden yürütüleceğini vurgulamıştı. Novak daha sonra yaptığı açıklamada, yıl sonuna doğru Rusya’nın dizel ihracatını aylık 3 ila 3,5 milyon tona kadar çıkarabileceğini belirtti.

İhracat artışına rağmen Rusya iç piyasasının yakıt ihtiyacının eksiksiz karşılanacağını savunan Novak, dış pazara yönelik kararın Rus tüketicilerin çıkarlarına zarar vermeyeceğini söyledi.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise Rusya ile varılan dizel mutabakatını savunurken, bu yakıtın her koşulda küresel piyasalara ulaşacağını kaydetti. Rubio, “Aralarındaki tek fark, bundan Birleşik Devletler’in ne kadar pay alacağıydı” ifadesini kullandı.

Rubio ayrıca, Hürmüz Boğazı çevresindeki durum nedeniyle ABD yönetiminin ilkbahar aylarında da Rus petrolüne yönelik 60 günlük bir yaptırım muafiyeti uyguladığını hatırlattı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English