Bizi Takip Edin

Rusya

Rusya’da veri merkezi sektöründen arazi el koymalarına karşı koruma talebi

Yayınlanma

Rusya Hükümeti bünyesindeki Analiz Merkezi, veri merkezlerinin bulunduğu arazilerin kamu ihtiyaçları gerekçesiyle el koyulmasını engelleyecek bir yol haritası taslağı hazırladı. Dijital Gelişim Bakanlığı ve Rosstandart’ın katılımıyla yürütülen çalışma kapsamında, şartları karşılayan tesislerin arazilerinin dönüştürülmesi ve yıkılması yasaklanabilir. Düzenlemenin 15 Aralık 2027 tarihinde yürürlüğe girmesi öngörülüyor.

Rusya’da veri merkezlerinin (TSoD) üzerinde bulunduğu arsa ve arazilerin kamu ihtiyaçları gerekçesiyle el koyulmasının ve tesislerin yıkılmasının önüne geçilmesi planlanıyor.

Hükümet bünyesindeki Analiz Merkezi tarafından hazırlanan ve Dijital Gelişim Bakanlığı ile Rosstandart gibi ilgili düzenleyici kurumların katılımıyla 29 Temmuz’da görüşmeye açılan “Giyotin 2.0” projesinin veri merkezleri bölümündeki yol haritası taslağında konuya ilişkin önerilere yer verildi.

Görüşmelerin seyrine vakıf olan kaynakların Vedomosti gazetesine aktardığına göre, söz konusu yasağın 15 Aralık 2027 tarihinde yürürlüğe girmesi öngörülüyor.

Taslak metne göre, Rusya Federasyonu Şehir Planlama Kanunu’nun 65. maddesinin 8. fıkrasına yeni bir bent eklenmesi öneriliyor.

Bu değişiklikle, Rusya Federasyonu Veri Merkezleri Sicili’ne kayıtlı olması ve en az 500 kW teknolojik güce sahip bulunması koşuluyla, veri merkezlerinin yer aldığı arazilere özel bir statü tanınması hedefleniyor.

Yol haritasında, konut dışı alanların kapsamlı kentsel dönüşümü (KRT) çerçevesinde devlete veya belediyeye ait ihtiyaçlar için bu tür arazilerin el koyulmasının yasaklanması amacıyla ilgili mevzuatın ayarlanması gerektiği kaydedildi.

Önerilen tedbire ilişkin görüş bildiren Veri Merkezi Sektörü Katılımcıları Derneği, 500 kW güç sınırının gerekçesiz olduğunu savundu.

Dernek, toplam elektrik gücü yerine IT yükünün belirlenmesinin zorluğuna ve bunu yapacak standart bir yöntemin bulunmadığına dikkat çekti. Ayrıca dernek, kararın iş iklimini kısıtlayacağı gerekçesiyle veri merkezleri siciline kaydolma zorunluluğunun da aranmaması gerektiğini belirtti.

Veri Merkezleri Koordinasyon Konseyi (KS TSoD) ise koruma kapsamı için 500 kW sınırının getirilmesinin gerekli olduğunu, bunun çıkarlar dengesini sağlayacağını ve en kritik tesisleri koruyacağını ifade etti.

Tesisin bulunduğu arazinin boşaltılması zorunlu olduğu takdirde, kentsel dönüşümü başlatan tarafların veri merkezinin taşınması için önceden alternatif bir alan sağlaması ya da yeni tesisin kurulumunu finanse etmesi gerektiği kaydedildi.

Bu alternatif alanın; arazi büyüklüğü, enerji kaynağı, izin verilen kullanım türü, iletişim altyapısı ve ulaşım imkanları bakımından eşdeğer olması şartı koşuluyor.

Kuruluş ayrıca, el koyma durumunda yeni veri merkezinin inşası, IT yükünün taşınması, geçici güç rezervasyonu, hatların nakli ve müşteri sözleşmelerinin erken feshinden doğan zararları kapsayan özel bir tazminat mekanizmasının kurulmasını talep etti.

Rusya’nın en büyük veri merkezi ağı olan RTK-TSoD temsilcisi, veri merkezlerini yıkımdan koruma fikrinin Koordinasyon Konseyi’ne ait olduğunu açıkladı.

Şirket temsilcisi, kendi en küçük tesislerinin 3 bin kW kapasiteli olduğunu belirterek, 500 kW sınırının neredeyse tüm veri merkezlerini kapsayacağını ve bu nedenle öneriyi desteklediklerini aktardı.

Şirketlerden MegaFon, federal mevzuata göre sicile kaydın gönüllülük esasına dayandığını belirterek korumanın sicil şartına bağlanmaması gerektiğini savunurken, MTS de girişime destek verdiğini bildirdi.

Sektör temsilcileri, veri merkezlerinin yıkım tehlikesiyle karşılaşmasının güncel bir sorun olduğuna işaret ediyor. Bir veri merkezi işletmecisinin üst düzey yöneticisi, 2022 yılının sonunda Moskova yönetiminin IXcellerate veri merkezinin bulunduğu binanın izinsiz yapı olduğu gerekçesiyle yıkılması için dava açtığını, ancak Ekim 2023’te bu talebinden vazgeçtiğini hatırlattı.

Benzer vakaların daha önce de yaşandığına dikkat çeken yetkili, konunun arazi anlaşmazlıkları, kentsel dönüşüm politikaları ve başkent bölgesindeki ciddi enerji sıkıntısı bağlamında tartışıldığını söyledi.

Şubat 2026’da elektrik şebeke şirketlerinin, Moskova’daki mevcut kapasitelerin dolması veya 2028’e kadar büyük oyunculara rezerve edilmesi nedeniyle yeni veri merkezlerinin bağlantı taleplerini reddetmeye başladığı basına yansımıştı.

Başkent ve çevresinde yeni veri merkezi kurma imkanlarının sınırlı olması sebebiyle şirketlerin, müşterilerden ve trafik değişim noktalarından uzak olmaları nedeniyle talebin daha düşük olduğu diğer bölgelere yönelmek zorunda kaldığı belirtiliyor.

Veri merkezi inşaat danışmanlığı şirketi DC Square’in kurucusu Aleksandr Martynyuk, veri merkezlerinin yüksek yatırım gerektiren kalıcı yapılar olduğunu, faal veya inşaat halindeki bir tesise el koyulmasının işletme ve müşteriler açısından büyük finansal kayıplara yol açacağını belirtti.

Müşteriler için donanımların kesintisiz çalışmasının kritik önemde olduğunu vurgulayan Martynyuk, taşınmanın itibar ve finansal riskler taşıdığını ekledi.

iKS-Consulting kıdemli danışmanı Stanislav Mirin, 500 kW altındaki küçük tesisleri taşımanın daha kolay olduğunu, ancak büyük ve tescilli veri merkezlerinin korunmasının müteahhitler ile sektör arasındaki dengeyi sağlayacağını ifade etti.

Vladimir Bölgesi Valisi Danışmanı Ahmetjan Mahmutov ise Moskova’daki veri merkezlerinin doluluk oranının yüzde 95’e ulaştığını ve bölgedeki boş kapasitenin 1 bin 400 kabineti geçmediğini söyledi.

Mahmutov; Yekaterinburg, Novosibirsk, Kazan, Samara, Nijniy Novgorod ve Rostov-na-Donu gibi şehirlerde yeni projelerin yükseldiğini, Sibirya gibi uzak bölgelerde enerji bolluğu ve düşük fiyat imkanı olsa da lojistik zorluklar nedeniyle talebin sınırlı kaldığını kaydetti.

Rusya

Bütçeye 838 milyar ruble: Rusya kamu temettü hedefini büyütüyor

Yayınlanma

Rusya Maliye Bakanlığı, 2027 yılı bütçe tasarısında kamu şirketlerinden sağlanacak kâr payı gelir hedefini 838,4 milyar rubleye çıkardı. Gelecek yıl bütçe açığının yaklaşık yüzde 2 seviyesinde kalması beklenirken, kamu bankası Sberbank tek başına 500 milyar rublelik kaynak sağlayacak.

Rusya Maliye Bakanlığı, devlete ait şirketlerden federal bütçeye aktarılacak kâr payı gelirlerine yönelik beklentilerini yukarı yönlü güncelledi.

2027-2029 bütçe yasa tasarısının gerekçe metnine göre Moskova, 2027 yılında kamu iştiraklerinden 838,4 milyar ruble temettü geliri hedefliyor.

Hükümet, 2026 bütçe tasarısında kâr payı gelirini başlangıçta 703 milyar ruble olarak öngörmüş, ardından bu tahmini 807,6 milyar rubleye yükseltmişti.

Yeni taslakta temettü gelirlerinin 2028’de 914 milyar rubleye, 2029’da ise 985,6 milyar rubleye ulaşması planlanıyor.

Belgede, kâr payı gelirlerindeki artışın makroekonomik göstergelerdeki toparlanma, şirketlerin olumlu beklentileri ve finansal piyasalardaki seyre dayandığı kaydedildi.

Hazineye aktarılacak kâr paylarında en büyük payı Sberbank üstlenecek. 2026 yılı bilançosunda rekor net kâr hedefleyen kamu bankası, bu kârın yarısını hissedarlarına dağıtmayı amaçlıyor.

Böylece Rusya bütçesine 2027 yılında Sberbank kaynaklı yaklaşık 500 milyar ruble aktarılması bekleniyor. Banka, 2025 yılı sonuçlarına dayanarak 2026’da toplam 850,17 milyar ruble kâr payı ödemiş, hakim ortak konumundaki devlet bu tutarın yarısı olan 425,1 milyar rubleyi kasasına koymuştu.

Bütçedeki kâr payı projeksiyonu, hem borsada işlem gören halka açık şirketleri hem de hisseleri işlem görmeyen kamu kuruluşlarını içeriyor.

Maliye Bakanlığı, 2027 yılı ile 2028 ve 2029 planlama dönemini kapsayan yasa teklifi paketini 24 Eylül’de hükümete sundu.

Gelecek yıl için bütçe gelirlerinin 43,3 trilyon ruble, harcamaların ise 48,8 trilyon ruble düzeyinde gerçekleşmesi öngörülüyor.

Önümüzdeki üç yıllık dönemde bütçe açığının yaklaşık yüzde 2 seviyesinde kalması hedefleniyor. Bakanlık ayrıca 2027 yılında devletin borçlanma hacmini 2,3 trilyon ruble artırmayı planlıyor.

Taslakta gösterge petrol fiyatı varil başına 50 dolar olarak belirlendi. Gerçekleşen petrol fiyatının bu eşiği aşması durumunda elde edilecek ek gelirler Ulusal Refah Fonu’na aktarılacak.

Bakanlığın bütçe paketinde vergi sistemine yönelik bir dizi düzenleme de yer aldı. Bu kapsamda gerçek kişilerin pasif gelirlerine yüzde 13 ila 22 aralığındaki beş basamaklı artan oranlı gelir vergisinin uygulanması, yatırım fonlarının pasif gelirlerine yüzde 15 kurumlar vergisi yükümlülüğü getirilmesi, “C” tipi hesaplara yerleşik olmayanlar adına ödenen temettülerdeki kurumlar vergisinin yüzde 35’e çıkarılması ve madencilik ile metalurji sektöründeki tabii kaynak rantı vergilerinin yeniden düzenlenmesi önerildi.

Borsadaki şirketlerin temettü dağıtımına ilişkin Alfa-Bank verileri ise farklı bir eğilime işaret ediyor. Moskova Borsası geniş pazar endeksinde (MOEXIBMI) yer alan 100 şirketten 49’u 2025 mali yılında kâr payı dağıtırken, analistler 2026 bilançolarıyla bu sayının 37’ye gerilemesini bekliyor.

Bankanın ağustos sonunda açıkladığı 12 aylık projeksiyona göre, halka açık şirketlerin dağıtacağı kâr paylarında petrol ve doğalgaz sektörü 1,7 trilyon ruble ile ilk sırada yer alıyor.

Finans sektörünün 1,2 trilyon ruble, bilişim ve telekomünikasyonun 252 milyar ruble, madencilik ve metal sektörünün 186 milyar ruble, tüketim sektörünün 110 milyar ruble, diğer sektörlerin ise 70 milyar ruble kâr payı dağıtacağı tahmin ediliyor.

Okumaya Devam Et

Rusya

Duma yeni döneme başladı: Putin’den sosyal taahhüt ve kalite vurgusu

Yayınlanma

Rusya Devlet Duması dokuzuncu yasama dönemine başlarken Vladimir Putin milletvekillerinden sosyal vaatlerin karşılanmasını ve yasa kalitesinin korunmasını istedi. Seçimlerde 349 sandalye ile anayasal çoğunluğu koruyan Birleşik Rusya’nın yanı sıra dört parti daha meclise girdi. Putin genel kurulun ardından Kremlin’de parlamento temsilcilerini kabul etti.

Rusya parlamentosunun alt kanadı Devlet Duması, dokuzuncu yasama döneminin ilk genel kurul toplantısını gerçekleştirdi.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, genel kurula hitabında milletvekillerine seslenerek seçmenlerin güvenini boşa çıkarmama ve vatandaşlara yönelik sosyal taahhütleri eksiksiz yerine getirme çağrısı yaptı.

Putin, devletin temel kalkınma alanlarında öncü konuma ulaşması için kamu kurumlarının mevzuatı geliştirmek üzere eş güdüm içinde çalışması gerektiğini söyledi.

Hızlı teknolojik dönüşüm çağında Rusya’nın bu tür değişimlerin ön saflarında yer alması gerektiğini savunan Putin, ülkenin bunun için gereken olanaklara, birikime ve iç kaynaklara sahip olduğunu dile getirdi.

Devlet Duması’nın hükümet, bölgesel parlamentolar ve uzman çevrelerle ortaklık temelinde çalışacağını belirten Rus lider, anayasal çoğunluğu elde eden Birleşik Rusya partisinin diğer gruplarla ilişkilerinde demokratik ilkelere bağlı kalacağına inandığını kaydetti.

Milletvekillerinin öncelikli görevleri arasında demografi ve ailelerin refah düzeyini yükseltme hedeflerini öne çıkaran Putin, bütçe hazırlıklarında kalıcı ekonomik büyüme ile yeni yatırım döngüsünün esas alınmasını istedi.

Yasa yapım sürecinde farklı görüşlerin ve toplumun taleplerinin gözetilmesi gerektiğini belirten Putin, “Süreler elbette mühim, hiçbir şeyi geciktirmemek gerekir. Ancak her yasanın niteliği ve işlerliği bundan da mühimdir” dedi.

18-20 Eylül 2026 tarihlerinde düzenlenen Devlet Duması seçimlerinin kesin sonuçlarına göre, yüzde 5’lik seçim barajını beş parti aştı.

Merkezi Seçim Komisyonu verilerine göre Birleşik Rusya 349 sandalye kazanırken, Rusya Federasyonu Komünist Partisi (KPRF) 37, Rusya Liberal Demokrat Partisi (LDPR) 23, Yeni İnsanlar 19, Adil Rusya ise 17 milletvekilliği elde etti. Tek sandalyeli seçim bölgelerinden gelen dört bağımsız aday ile Rodina partisinden bir temsilci de meclise girdi.

Putin, genel kurulun ardından mecliste temsil edilen siyasi partilerin yöneticileriyle Kremlin’de bir araya geldi. Toplantıya Devlet Duması Başkanlığı görevine yeniden aday gösterilen Vyaçeslav Volodin, Birleşik Rusya Genel Başkanı Dmitriy Medvedev, KPRF lideri Gennadiy Zyuganov, LDPR Genel Başkanı Leonid Slutskiy, Yeni İnsanlar Genel Başkan Yardımcısı Vladislav Davankov ve Adil Rusya Birinci Genel Başkan Yardımcısı Aleksandr Babakov katıldı.

Görüşmede seçim sürecini değerlendiren Putin, seçim komisyonlarının sınır bölgelerinde ve çatışma şartlarında görev yaptığını belirterek, üç günlük oylama yöntemi ile elektronik sistemlerin katılımı kolaylaştırdığını ve sandığa giden on milyonlarca seçmenin sonuçlara tartışmasız meşruiyet sağladığını söyledi.

Toplantıda söz alan KPRF lideri Zyuganov, partinin Devlet Başkanı ve Başkomutanın talimatlarını yerine getireceğini ifade etti.

Sandalye sayısını artıran LDPR’nin Genel Başkanı Slutskiy, 2021 seçimlerine kıyasla 2 milyon daha fazla oy aldıklarını ve askeri harekat katılımcılarına destek sağlayacaklarını kaydetti.

Adil Rusya temsilcisi Babakov meclisteki diyalog zeminini överken, Yeni İnsanlar temsilcisi Davankov katılım oranının neredeyse yüzde 60 düzeyine ulaştığını vurguladı.

Birleşik Rusya lideri Medvedev ise oylamayı sabote etme girişimlerinin ters teptiğini öne sürerek, 2032 yılına kadar ilhak edilen bölgelerin kalkınma düzeyini ülke geneline ulaştırmayı hedeflediklerini belirtti.

Okumaya Devam Et

Rusya

Hindistan, Rus petrolü yerine pahalı tedarikçilere yöneliyor

Yayınlanma

Çin’in artan talebi ve azalan ihracat nedeniyle Hindistan’a Rus petrolü sevkiyatının sonbaharda daha da düşmesi bekleniyor. Hint rafinerileri eylül ayında nisan sonrasının en düşük alım seviyesini görürken BAE, Irak ve Angola’dan daha pahalı alternatiflere yöneliyor.

Hindistan’daki petrol rafinerileri, Rusya’nın ihracatındaki düşüş ve Çin ile yaşanan rekabet nedeniyle ekim ve kasım aylarında Rus petrolü sevkiyatının daha da azalmasını bekliyor.

Reuters haber ajansının kaynaklara dayandırdığı habere göre, yaşanan bu daralma ülkeyi yıl sonuna kadar daha pahalı alternatiflere yönelmeye zorlayacak.

Hindistan, 2022 yılından bu yana Rusya’nın Urals petrolünün en büyük alıcısı konumundaydı.

Ancak dünyanın en büyük ham petrol ithalatçısı Çin, İran ile yaşanan savaş ortamında Ortadoğu’dan gelen sevkiyatın azalması üzerine son aylarda Rusya’dan alımlarını artırmaya başladı. Bu da, bazı Hint rafinerilerinin yeterli miktarda Rus yakıtı temin edememesine yol açıyor.

Ajansa konuşan kaynaklardan biri, “Çin’den gelen talep gerçekten çok yüksekti. Kargo yüklemelerini önceden rezerve etmeye ve Hint rafinerilerine kıyasla daha yüksek fiyatlar ödemeye hazırdılar” dedi.

Analiz şirketi Kpler verilerine göre, Rusya’dan Hindistan’a yapılan petrol sevkiyatı eylül ayında günlük yaklaşık 1,75 milyon varile gerileyerek nisan ayından bu yana en düşük seviyesine indi.

Dünyanın üçüncü en büyük petrol ithalatçısı Hindistan’ın ithalatı, temmuz ayındaki günlük 2,79 milyon varil düzeyinden ağustos ayında 1,87 milyon varile düşmüştü.

Sevkiyatın azalması üzerine Hint rafinerileri Birleşik Arap Emirlikleri’nden Murban, Irak’tan Basra ve Angola menşeli yakıtları alarak daha pahalı tedarikçilere yönelmek zorunda kaldı.

Rusya’nın Yeni Delhi Büyükelçisi Denis Alipov ise Moskova’nın Güney Asya ülkesine gereksinim duyduğu kadar petrol sağlamaya hazır olduğunu söyledi.

Alipov, “Hindistan’a ne kadar gerekiyorsa o kadar petrol sağlamaya hazır olduğumuzu kamuoyu önünde defalarca dile getirdik” ifadesini kullandı.

Reuters, Kpler verilerine dayanarak Çin’in Rus petrolü için yürüttüğü rekabeti artırarak Hindistan’ı geride bıraktığını kaydetti. Çin daha önce ağırlıklı olarak Rusya’nın Asya limanlarından ESPO türü petrol alırken, Avrupa limanlarından yapılan ve çoğunlukla Urals türünü içeren sevkiyatın payı yüzde 31’e yükseldi.

Ajans ayrıca ağustos ayında Rus Urals petrolünün mayıstan bu yana ilk kez Brent göstergesine kıyasla primli satıldığını aktarmıştı.

Bloomberg ise Hindistan devletine ait petrol rafinerilerinin, Basra Körfezi bölgesinden gelen sevkiyatta yaşanan aksamalar nedeniyle 2027 yılı yıllık sözleşmeleri kapsamında ABD’den sıvılaştırılmış petrol gazı alımını yüzde 25’ten fazla artırmayı planladığını bildirdi.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English