Bizi Takip Edin

Rusya

Rusya’dan İran’a askeri yardım açıklaması: Tahran talep etmedi

Yayınlanma

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve üst düzey Kremlin yetkilileri, Orta Doğu’daki gerilime ilişkin bir dizi açıklamada bulundu. Moskova, İran’a askeri yardım talebi gelmediğini ve stratejik ortaklık anlaşmasının bu tür bir madde içermediğini belirtirken, nükleer tesislere yönelik saldırıların küresel bir felakete yol açabileceği uyarısı yaptı. Putin ayrıca, İran konusunda hem İsrail hem de ABD ile temas halinde olduklarını vurguladı.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve diğer üst düzey Rus yetkililer, Orta Doğu’da tırmanan gerilime ilişkin Moskova’nın pozisyonunu ortaya koyan bir dizi açıklama yaptı.

Yetkililer, Rusya’nın İran’a askeri yardım sağlamayacağını, zira Tahran’dan bu yönde bir talep gelmediğini ve iki ülke arasındaki stratejik ortaklık anlaşmasının askeri yardımı kapsamadığını belirtti.

Bununla birlikte Moskova, nükleer tesislere yönelik olası saldırıların tehlikelerine dikkat çekerek tüm taraflarla temas halinde olduğunu duyurdu.

Putin: İran toplumu liderliğinin etrafında kenetleniyor

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, TASS tarafından düzenlenen önde gelen uluslararası haber ajanslarının başkanlarıyla yaptığı toplantıda, İran toplumunun ülkenin siyasi liderliği etrafında kenetlendiğini ifade etti.

Putin, “Bir şey başladığında hedefe ulaşılıp ulaşılmadığına her zaman bakmak gerekir. Bugün İran’da devam eden iç siyasi süreçlerin tüm karmaşıklığına rağmen, ki bunun farkındayız ve bence daha derine inmenin bir anlamı yok, yine de toplumun ülkenin siyasi liderliği etrafında bir kenetlenme içinde olduğunu görüyoruz,” dedi.

Putin, “Bu durum neredeyse her zaman ve her yerde böyledir. İran bu konuda bir istisna değil,” diye ekledi.

Gazeteci Hersh duyurdu: ABD bu hafta sonu İran’ı bombalayacak

Askeri yardım talebi yok

Putin, aynı toplantıda Rusya’nın İran’a hava savunma sistemleri alanında projeler teklif ettiğini ancak Tahran’ın pek ilgi göstermediğini belirtti. Rus lider, “Biliyorsunuz, bir zamanlar İranlı dostlarımıza bir hava savunma sistemi üzerinde çalışma teklif ettik. O zamanlar ortaklarımız pek ilgi göstermedi. Bahsettiğiniz stratejik ortaklık anlaşmamıza gelince, içinde savunmayla ilgili maddeler yok. İkincisi bu. Üçüncüsü, İranlı dostlarımız bunu talep etmiyor. Tartışılacak neredeyse hiçbir şey yok,” ifadelerini kullandı.

Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov da RBK gazetesine verdiği mülakatta bu konuya açıklık getirdi.

Peskov, “Putin’e haber ajansı başkanlarıyla yaptığı görüşmede Rusya’nın İran’a askeri yardım sağlayıp sağlamayacağı soruldu ve o da öncelikle İran’ın bizden böyle bir yardım istemediğini, ayrıca İran ile mevcut anlaşmamızın çerçevesinin bu tür durumlarda karşılıklı askeri yardıma ilişkin herhangi bir madde içermediğini söyledi. Böyle hükümler yok,” diye vurguladı.

Moskova tüm taraflarla temas halinde

Putin, İran’daki durumla ilgili olarak hem İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hem de ABD Başkanı Donald Trump ile temas halinde olduklarını söyledi.

Putin, “Bildiğiniz gibi, Rusya’dan bizzat İsrail başbakanı ile temas halindeyim ve bu konuda Başkan Trump ile de temas halindeyim,” dedi.

Kremlin Sözcüsü Peskov, Rusya’nın İran’a desteğinin açık olduğunu belirterek, Dışişleri Bakanlığı aracılığıyla İsrail’in eylemlerini ve saldırılarını kınadıklarını ve çatışmanın barışçıl müzakerelerle çözülmesi gerektiği yönündeki tavizsiz pozisyonlarını hatırlattı.

Peskov ayrıca, Moskova’nın gerekirse İran-İsrail çatışmasının çözümünde arabuluculuk yapmaya hazır olduğunu ifade ettiğini ve bu konunun Putin’in ABD’li mevkidaşı Donald Trump, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile yaptığı telefon görüşmelerinde ele alındığını ekledi.

Üst düzey yetkililerden sert uyarılar

Diğer Rus yetkililer de bölgedeki gerilime ilişkin uyarılarda bulundu. Rusya Federasyon Konseyi Başkan Yardımcısı Konstantin Kosaçev, ABD Başkanı Donald Trump’ın “küçük ve muzaffer bir savaşa” şiddetle ihtiyaç duyduğunu ancak İran ile olası bir çatışmanın ne küçük ne de muzaffer olacağını söyledi.

Kosaçev, “Eğer bu konuda gözünü İran’a dikerse, devasa bir hata yapıyor demektir, çünkü bu savaş ne küçük ne de muzaffer olacaktır,” dedi.

Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Dmitriy Medvedev ise nükleer tesislere yönelik saldırıların son derece tehlikeli olduğunu ve yeni bir Çernobil felaketine yol açabileceğini belirtti.

Medvedev, X hesabından yaptığı İngilizce paylaşımda, “Hamaney’in kaderi hakkında yüksek perdeden açıklama yapan İsrail savunma bakanı dahil herkes, nükleer tesislere yönelik saldırıların son derece tehlikeli olduğunu ve Çernobil trajedisinin tekrarına yol açabileceğini anlamalıdır,” ifadelerini kullandı.

Rusya

Rusya, 1000 kilometre menzile sahip kamikaze dronlarının seri üretimine başladı

Yayınlanma

Rus savunma sanayisi şirketi Almaz-Antey, 1000 kilometreden fazla menzile sahip Garpiya-A1 kamikaze dronlarının seri üretimine geçti. Rosoboroneksport, uluslararası pazara sunulan sistemin yabancı müşterilerin ilgisini çektiğini ve dost ülkelerde ortak üretime açık olduklarını bildirdi.

Rusya merkezli Almaz-Antey Doğu Kazakistan Bölgesi (VKO) Konsorsiyumu, dolanan mühimmat sınıfındaki “Garpiya-A1” kamikaze dronlarının seri üretimine başladı.

Rusya’nın resmi silah ihracat şirketi Rosoboroneksport’un basın servisi, üretimin sistemi dünya pazarına sunma hedefi doğrultusunda yürütüldüğünü duyurdu.

Rosoboroneksport Genel Direktörü Aleksandr Miheyev, şirketin ulaştığı üretim kapasitesine dikkat çekerek, “Almaz-Antey VKO Konsorsiyumu, Garpiya-A1 (E) sisteminin seri üretiminde yetkinlik kazandı. Ülkenin savunma kabiliyetine zarar vermeden, yabancı müşterilerle yapılan sözleşmeleri rekabetçi sürelerde yerine getirmeyi sağlayan bir seviyeye ulaştı” dedi.

Miheyev, şirketin sistemin sevkiyatına ve Rusya’ya dost ülkelerin topraklarında üretimin yerelleştirilmesine yönelik müzakerelere açık olduğunu belirtti.

İnsansız hava aracının ihraç versiyonunun yabancı müşterilerin ilgisini çektiğini vurgulayan Miheyev, ürünün bazı ortaklara tanıtıldığını kaydetti.

Belirlenen koordinatlardaki sabit hedefleri vurmak üzere tasarlanan “Garpiya-A1 (E)” sistemi bünyesindeki uzun menzilli BLA-D insansız hava aracı, 50 metreden 2 bin 500 metreye kadar irtifada uçabiliyor.

Saatte 170 kilometreye varan hıza ulaşabilen araç, 1000 kilometrenin üzerinde mesafe katedebiliyor. Havada en az altı saat kalabilen dron, 50 kilogramın üzerinde harp başlığı taşıma kapasitesine sahip.

Rusya’da insansız sistemlere yönelik geliştirme faaliyetleri sürerken Kalaşnikov Konsorsiyumu Başkanı Alan Luşnikov da ağustos ayı başında yaptığı açıklamada, 11 kilogramlık harp başlığına ve yapay zeka unsurları içeren bir otomatik güdüm sistemine sahip “Kub-10ME” kamikaze dronunun yakında Ukrayna’daki askeri harekat bölgesinde kullanılacağını açıklamıştı.

Okumaya Devam Et

Rusya

Şeremetyevo özelleştirmesinde devlet altın hisse hakkını kullanacak

Yayınlanma

Rusya hükümeti, Şeremetyevo Uluslararası Havalimanı’nın yönetiminde Rusya Federasyonu’nun “altın hisse” özel hakkını kullanmasını kararlaştırdı. Başbakan Mihail Mişustin’in imzaladığı karar, Devlet Başkanı Vladimir Putin’in havalimanındaki kamu hisselerinin özelleştirilmesine izin veren kararnamesi doğrultusunda alındı.

Rusya hükümeti, Şeremetyevo Uluslararası Havalimanı Anonim Şirketi’nin yönetiminde Rusya Federasyonu adına özel bir hak olan “altın hisse” uygulamasını devreye sokma kararı aldı.

İnterfaks ajansının aktardığına göre Başbakan Mihail Mişustin ilgili kararnameyi 18 Ağustos’ta imzaladı.

Söz konusu belge, Devlet Başkanı Vladimir Putin’in ağustos ayı başında yayımlanan kararnamesinin icrası kapsamında hazırlandı. Putin, bahsi geçen kararnameyle Şeremetyevo’yu stratejik işletmeler listesinden çıkarmış ve havalimanındaki kamu hisselerinin özelleştirilmesine izin vermişti.

“Altın hisse”, bir anonim şirkette hissedar konumundaki kamu tüzel kişiliklerine veya yerel yönetimlere tanınan kurumsal bir hakkı ifade ediyor.

Özelleştirilen işletmeler üzerindeki devlet denetimini koruma işlevi gören bu hak, yabancı yatırımcıların yer aldığı şirketlerde genel olarak oy kullanma imkanı sağlamasa da devlete ana sözleşme değişikliklerini onaylama veya veto etme yetkisi veriyor.

Devlet Başkanı Vladimir Putin’in yayımladığı kararname, özelleştirme ve stratejik işletme statüsüne dair hükümlerin yanı sıra havalimanının ana faaliyet alanının korunmasını, tesis ve kapasitelerin modernizasyonu için gerekli şartların sağlanmasını şart koşuyor.

Belge aynı zamanda hisse senetlerinin doğrudan ya da dolaylı yoldan yabancı kişi ve kuruluşların kontrolündeki tüzel kişilere geçmesini engellemeyi de güvence altına alıyor.

Putin, 2015 yılında Şeremetyevo’nun varlıklarının konsolidasyonunu ve kısmi özelleştirmesini öngören kararnameyi imzalamıştı.

Devlet, yeni kurulan “Şeremetyevo Havalimanı” şirketine federal mülkiyette bulunan yüzde 83,038 oranındaki havalimanı hissesini devrederken kamu payının en az yüzde 30 seviyesinde kalması şartı getirilmişti.

Varlıkların birleştirilmesi süreci Mayıs 2017’de tamamlandı. Bu konsolidasyon sonucunda Şeremetyevo Holding havalimanının yüzde 66,06 hissesine sahip olurken Rusya Federal Mülkiyet Yönetim Ajansı (Rosimuşçestvo) yüzde 30,46’lık payı elinde tuttu.

Geriye kalan hisselerin yüzde 2,43’ü Aeroflot’a, yüzde 1,05’i ise havalimanı yönetimine geçti.

Şeremetyevo Holding 2020 yılında devlete ait hisseleri satın almak üzere başvuruda bulunmuş, ancak daha sonra işlemden vazgeçmişti. Bu vazgeçmeyle birlikte havalimanının mülkiyeti bütünüyle özel sektöre devredilmemişti.

Okumaya Devam Et

Rusya

Rusya, Alman gazeteci Michael Martens hakkında arama kararı çıkardı

Yayınlanma

Rusya İçişleri Bakanlığı, Alman Frankfurter Allgemeine Zeitung gazetesi muhabiri Michael Martens hakkında uluslararası arama kararı çıkardı. Kararın, gazetecinin Ukrayna ve Sırbistan liderlerinin basın toplantısında Rus askerlerinin öldürülmesine dair yönelttiği sorunun ardından alındığı bildirildi. Rusya Dışişleri Bakanlığı ve ilgili diplomatik misyonlar gazetecinin ifadelerine sert tepki gösterdi.

Rusya, Alman Frankfurter Allgemeine Zeitung (FAZ) gazetesi muhabiri Michael Martens hakkında uluslararası arama kararı çıkardı.

RBK’ya konuşan kolluk kuvvetlerindeki iki kaynak, kararın Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy ile Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic’in ortak basın toplantısının ardından alındığını aktardı.

Rusya İçişleri Bakanlığının arananlar veri tabanında, Martens’in Rusya Ceza Kanunu’nun ilgili maddesi uyarınca arandığı bilgisi yer alıyor.

Martens söz konusu basın toplantısında, Avrupa ülkelerinin “daha fazla Rus’un öldürülmesine yardımcı olmak” için neler yapabileceğini sormuştu.

Gelişmelerin ardından FAZ gazetesi, sorunun ifade ediliş biçimini “yanıltıcı” olarak nitelendirerek kurumun yayın politikasının “mümkün olduğunca çok sayıda Rus askerinin öldürülmesine yönelik çağrıları” kapsamadığını vurguladı.

RBK’nın kaynaklarına göre, gazeteci hakkındaki arama kararı Moskova İçişleri Ana Müdürlüğü tarafından 13 Ağustos’ta çıkarıldı.

Martens’e gıyabında Rusya Ceza Kanunu’nun 282. maddesinin 2. fıkrası uyarınca nefret veya düşmanlığı körükleme suçlaması yöneltildi. Soruşturma makamlarının yakın zamanda mahkemeye başvurarak gazeteci hakkında gıyabi tutuklama talep etmeyi planladığı belirtildi.

Rusya’nın Berlin Büyükelçiliği, Martens’in sözlerini “iğrenç” olarak nitelendirerek Moskova’nın hukuki mekanizmaları kullanma ihtimalini değerlendireceğini duyurdu.

Diplomatik temsilcilik, Martens’in fiilen Zelenskiy’e Rus askerlerinin öldürülmesi konusunda yardım teklif ettiğini ve gazetecinin daha sonra sosyal medyada yaptığı paylaşımların “her türlü yanlış anlaşılmayı ortadan kaldırdığını” açıkladı.

Büyükelçilik ayrıca Alman makamlarının, Almanya Gazeteciler Birliği dahil olmak üzere meslek örgütlerinin ve meslektaşlarının çoğunluğunun bu ifadeleri kınamamasını “üzüntü verici” bulduğunu bildirdi.

Büyükelçilik açıklamasında şu ifadelere yer verildi:

“FAZ’ın kısa açıklaması maalesef durumu kökten değiştirmiyor. Gazetenin Michael Martens’in ifadelerindeki ‘muğlaklığa’ sığınma girişimi eleştirilere dayanamaz; nitekim gazeteci sonrasında tam olarak söylediği şeyi kastettiğini ve bunda kınanacak bir yön görmediğini defalarca teyit etti.”

Rus diplomatlar, ifade özgürlüğünün, “burada resmi düzeyde iddia edildiği gibi” Almanya’nın resmi olarak çatışma halinde bulunmadığı bir devletin vatandaşları da dahil olmak üzere insanların öldürülmesine yönelik aleni çağrıları kapsamaması gerektiğini değerlendirdi.

Rusya’nın Washington Büyükelçiliği ise Martens’in sorusunu “Freudyen bir dil sürçmesi” olarak nitelendirdi ve bu çıkışın Alman makamlarının “Rusya-ABD cepheleşmesi” yönündeki arzusunu yansıttığını öne sürdü.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov da Sırbistan makamlarına çağrıda bulunarak Martens’in sorusuna tepki göstermelerini istedi.

Gazetecinin ifadelerini kabul edilemez olarak nitelendiren Lavrov, Vucic’in bu soruyu duyduğunda “adeta donakaldığına” dikkat çekti.

Lavrov, bu tür görüşlere sahip bir kişinin medyada veya devlet kurumlarında görev almaması gerektiğini söyledi.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English