Bizi Takip Edin

Rusya

Rusya’nın petrol ihracatı yılın en yüksek seviyesine ulaştı

Yayınlanma

Rusya’nın petrol ihracatı, kilit alıcı konumundaki Hindistan pazarında artan rekabete rağmen haziran ayında günlük 4,11 milyon varili aşarak yılın en yüksek seviyesine ulaştı. Bloomberg’in gemi takip verilerine dayandırdığı habere göre, denizdeki Rus petrolü miktarı da nisan ayındaki dip seviyesine kıyasla yüzde 26 artarak 125 milyon varile yükseldi.

Rusya’nın petrol ihracatı, kilit alıcısı olan Hindistan pazarındaki rekabetin kızışmasına rağmen yılın başından bu yana kaydedilen en yüksek hacme ulaştı.

Bloomberg’in gemi takip verileri ve liman acentesi raporlarına dayandırdığı haberine göre, ABD yaptırımlarının askıya alınmasının ardından İran’ın sevkiyatlarını artırmasıyla birlikte Hindistan pazarındaki rekabet güçlendi.

Haftalık verilere göre, 21 Haziran ile biten haftada Rusya’nın günlük ortalama petrol sevkiyatı 4,11 milyon varile yükselerek yılın zirvesine ulaştı.

Bir önceki hafta bu miktar günlük 3,9 milyon varil seviyesindeydi. Söz konusu haftada 38 tanker toplam 28,79 milyon varil Rus petrolü yüklerken, önceki haftalık dönemde 37 gemiyle 27,29 milyon varil petrol taşınmıştı.

Denizdeki Rus petrolü hacmi de nisan ayında kaydedilen yaklaşık 100 milyon varillik dip seviyenin yüzde 26 üzerine çıkarak 125 milyon varile ulaştı. Haberde, bu hacmin neredeyse tamamının transit halindeki gemilerde bulunduğu kaydedildi.

Küresel fiyatlardaki düşüş gelirleri etkiledi

Analistlerin değerlendirmelerine göre, Rusya’nın petrol ihracatının brüt değeri, Brent, WTI ve Dubai ham petrolü gibi küresel göstergelerdeki düşüşe paralel olarak Urals petrolü fiyatlarının gerilemesi nedeniyle azaldı.

21 Haziran ile biten dört haftalık süreçte haftalık ihracat geliri, 14 Haziran öncesindeki dönemde kaydedilen 2,02 milyar dolardan 1,72 milyar dolara geriledi.

Fiyatlardaki bu düşüşte ABD-İran görüşmelerindeki ilerlemenin etkili olduğu belirtildi.

Urals petrolünün varil fiyatı Baltık limanlarında 8,10 dolar düşüşle 69,98 dolara, Karadeniz’de ise 7,90 dolar kayıpla 69,37 dolara indi.

Rusya’nın ESPO türü petrolünün fiyatı 7,40 dolar azalarak 79,87 dolar olurken, Argus Media verilerine göre Hindistan teslimatlı petrol fiyatları üst üste dokuzuncu haftada da gerileyerek varil başına 8,80 dolar düşüşle 90,36 dolara indi.

Rusya’nın Asyalı müşterilerine yaptığı petrol sevkiyatı günlük 3,73 milyon varille 2022 yılından bu yana en yüksek seviyeye çıktı.

Bununla birlikte, varış noktası doğrudan Çin ve Hindistan olarak belirtilen tankerlerin hacminde düşüş görülürken, nihai varış noktası belirtilmeyen gemilerin taşıdığı petrol miktarı günlük yaklaşık 1,95 milyon varile yükseldi. Bu miktarın 1,56 milyon varillik kısmını Batı limanlarından kalkarak Port Said veya Süveyş Kanalı gibi ara noktalara giden gemiler ile net teslimat noktası bulunmayan Pasifik tankerleri oluşturdu.

Bloomberg, ABD ve İran arasında Hürmüz Boğazı’nın açılmasını öngören mutabakatın ardından Ortadoğu’dan yapılacak sevkiyatların artması durumunda, Rusya’nın küresel pazardaki petrol ihracatının azalabileceğine işaret etti.

Savaş öncesi dönemde dünyada tüketilen petrolün yaklaşık yüzde 20’si bu güzergahtan taşınıyordu.

Reuters’ın uluslararası analiz şirketi Kpler verilerine dayandırdığı haberinde ise haziran ayında Rusya’dan Hindistan’a yapılan petrol ve kömür sevkiyatının, mayıs ayındaki günlük 2,13 milyon varil seviyesinden günlük 2,55 milyon varillik rekor seviyeye ulaşacağı belirtildi.

Hindistan’ın Rus petrolüne yönelimi, İran’daki savaş nedeniyle yaşanan enerji krizi ortamında ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin Rus petrolü alımına yönelik yaptırımları geçici olarak kaldırmasının ardından gerçekleşmişti. Trump, haziran ayında yaptığı açıklamada küresel petrol fiyatlarındaki düşüş nedeniyle Rus petrolüne yönelik yaptırım muafiyetlerinin yakında kaldırılabileceğini ifade etmişti.

Hürmüz Boğazı’nın açılması, ABD’nin yaptırımları gevşeterek satışına izin verme taahhüdünde bulunduğu İran petrolünün piyasaya dönüşünü hızlandırdı.

Bloomberg, İran’ın Hürmüz Boğazı üzerinden yaptığı açık petrol sevkiyatını savaşın başlangıcından bu yana en yüksek seviyeye çıkardığını bildirdi.

ABD ve İran, 18 Haziran gecesi çatışmaların durdurulmasını, 60 gün içinde nihai anlaşma müzakerelerinin yapılmasını, yaptırımların kademeli olarak kaldırılmasını, Hürmüz Boğazı’nın açılmasını ve nükleer programın ele alınmasını öngören bir mutabakat zaptı imzaladı.

Anlaşmanın duyurulmasının ardından Brent petrolü üç ay sonra ilk kez varil başına 83 doların altına geriledi.

Ancak Tahran, iki gün sonra ABD’yi anlaşmayı ihlal etmekle suçlayarak ve İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarını gerekçe göstererek boğazı yeniden kapattığını duyurdu.

Rusya

Rus ekonomistler Merkez Bankasının faiz indirimi takviminde ayrıştı

Yayınlanma

Rusya’da ekonomistler, Merkez Bankasının politika faizini yüzde 14 seviyesinde sabit tutarak indirim sürecine ara vermesinin ardından atılacak adımların zamanlaması konusunda görüş ayrılığı yaşadı. Uzmanlar mevcut kredi dinamiklerini, enflasyon beklentilerini ve aranın süresine bağlı olarak reel faizlerin yüzde 10 ila 11 düzeyine çıkma olasılığını tartıştı.

Rusya’da düzenlenen “Gerçek Gelecek” adlı yatırım forumunda bir araya gelen ekonomistler, Rusya Merkez Bankasının politika faizini indirme sürecine verdiği aranın ne kadar sürmesi gerektiği konusunda farklı görüşler dile getirdi.

Sberbank Başkan Yardımcısı Taras Skvortsov, Merkez Bankasının faiz indirimlerine uzun bir ara vermemesi gerektiğini belirtirken, İktisadi Bilimler Fakültesi Profesörü Oleg Vyugin bu aranın şubata kadar korunmasını önerdi.

Tretiy Rim Makroekonomik Araştırmalar Merkezi Başekonomisti Grigoriy Çepkov ise bekleme süresinin uzamasının ekonomik büyüme açısından riskler doğurabileceğine işaret etti.

Sberbank: Kredi artışı kalıcı değil, faiz indirimine ara verilmemeli

Mevcut kredi büyüme hızının kalıcı bir artış olarak görülmemesi gerektiğini savunan Skvortsov, temmuz ayında tüzel kişilere verilen kredilerdeki yaklaşık iki katlık artışın, büyük ölçüde tek bir banka içinde bankalar arası kredilerden şirket kredilerine aktarılan yaklaşık 1 trilyon rublelik borçtan kaynaklandığını ifade etti.

Skvortsov, konut kredilerinde ağustos ve eylül aylarında görülen büyümenin önemli bir bölümünün de “Aile İpoteği” programının koşullarında beklenen değişikliklerle ilişkili olduğunu bildirdi.

Merkez Bankasının bu ayrıntıları inceleme imkanı olduğunu kaydeden Skvortsov, mevcut politika faizinin genel olarak ekonomi için çok yüksek kaldığını ve uzun aralar verilmemesi gerektiğini söyledi.

Bütçe gerçekleşmeleri ve enflasyon baskısı farklı stratejiler doğuruyor

Bütçe planının nasıl uygulanacağını görmek amacıyla faiz indirimine verilen aranın şubata kadar sürdürülmesini öneren Vyugin, gelecek yılın ilk çeyreğinin durumu değerlendirmek için bir başlangıç noktası olacağını belirtti.

Vyugin, yüksek enflasyon beklentileri nedeniyle faizi indirmenin mümkün görünmediğini, aynı zamanda faiz artırımı için de yeterince güçlü gerekçeler bulunmadığını ifade ederek en iyi tercihin gelecek yılın ilk çeyreğindeki eğilimi görmek olduğunu kaydetti.

Merkez Bankasının verdiği arayı haklı gördüğünü ancak sürecin uzamasının orta vadede uzun vadeli ekonomik büyümeyi olumsuz etkileyebileceğini belirten Çepkov, genel enflasyonun yarısından fazlasının arz şoklarından kaynaklandığını ve ekonominin bu şoklarla başa çıktığını ifade etti.

Bu tür arz şoklarının ek bir parasal sıkılaşma gerektirmediğini dile getiren Çepkov, faizin yüzde 14 seviyesinde tutulması durumunda reel faizlerin mevcut yüzde 7,5 düzeyinden yüzde 10 ila 11 aralığına yükselebileceğini ve Merkez Bankasının gecikmemesi gerektiğini vurguladı.

Rusya Merkez Bankası, 11 Eylül’deki toplantısında politika faizini değiştirmeyerek yüzde 14 düzeyinde bırakmıştı. Bu adım, Nisan 2025’ten bu yana faizin sabit tutulduğu ilk karar oldu.

Banka, Haziran 2025 ile Temmuz 2026 döneminde art arda düzenlenen 10 toplantının tamamında faiz indirimine gitmişti.

Merkez Bankası Başkanı Elvira Nabiullina, toplantının ardından düzenlediği basın toplantısında yönetim kurulunun indirim seçeneğini ele almadığını, yalnızca faizin sabit tutulmasını değerlendirdiğini belirtmişti.

Bankanın 2027-2029 dönemine ilişkin para politikası taslağındaki temel senaryoya göre, 2027 yılında ortalama politika faizinin yüzde 10,5 ila 12,5 aralığında gerçekleşmesi bekleniyor.

Okumaya Devam Et

Rusya

Yandex veri merkezine saldırı Rusya’da dijital hizmetleri vurdu

Yayınlanma

Rusya’da Yandex’in Ryazan bölgesindeki veri merkezine yönelik İHA saldırısının ardından ülke genelindeki internet altyapısında geniş çaplı kesintiler yaşandı. İzleme platformlarına göre bankalar, medya siteleri, perakende ağları ve çevrim içi ulaşım servisleri erişim sorunuyla karşılaştı.

Rusya’da internet altyapısında 8 Ekim günü saat 16.00 sularında geniş çaplı kesintiler meydana geldi.

Kesintileri izleyen Sboy.rf ve Downdetector platformlarının verilerine göre teknik aksaklıklar bankalardan perakende zincirlerine, medya organlarından dijital platformlara kadar çok sayıda çevrim içi hizmeti etkiledi.

Kullanıcı bildirimlerine göre T-Bank, MTS-Bank, Sovkombank ve Alfa-Bank’ın yanı sıra ilan platformu Avito, Google, YouTube, RuTube, Ivi ve KION dijital yayın servisleri erişim sorunu yaşayan kuruluşlar arasında yer aldı.

Benzer problemler Rusya Demiryolları (RJD), eğitim portalı Dnevnik.ru, kimi mobil operatörler ile Pyateroçka, Lenta, Magnit ve DNS gibi perakende zincirlerinin internet sitelerinde de kayda geçti.

İlan sitesi Avito için 14 binden fazla şikayet geldi

Downdetector verilerine göre en yoğun aksaklık Avito platformunda görüldü; gün içinde toplam şikayet sayısı 14 bini aştı.

Coğrafi açıdan en ağır erişim sorunları Moskova ve St. Petersburg kentlerinde yaşandı.

St. Petersburg’da yaşayanlar gün boyunca 7 bin 600’ü aşkın kesinti bildirimi yaptı.

Kentteki şikayetlerin merkezinde internet sağlayıcısı Skynet ile birlikte Avito ve T-Bank yer aldı. Moskova’da ise toplam şikayet sayısı 7 bini geçerken başkent sakinleri ağırlıklı olarak Mango Office bulut santral hizmetindeki erişim probleminden yakındı.

Yandex veri merkezine İHA saldırısı: Tesis devre dışı kaldı

Ryazan’daki Yandex veri merkezine İHA saldırısı düzenlendi

Geniş çaplı erişim problemleri, perşembe gecesi Ukrayna’ya ait insansız hava araçlarının (İHA) Ryazan bölgesindeki Sasovo kentinde konuşlu Yandex veri merkezini hedef almasının ardından başladı.

İHA saldırısı neticesinde tesiste yangın çıkarken kullanıcılar Yandex Disk ve Yandex Dokümanlar başta olmak üzere şirketin çeşitli servislerine erişimde aksamalar bildirdi.

Saldırının etkileri ulaşım altyapısına da yansıdı. Moskova Bölgesi yolcu taşımacılığı şirketi Mostransavto, bölgede internet üzerinden otobüs bileti satışının durduğunu açıkladı.

Kurum, aksaklığın bilet satış servislerinin bağlı olduğu veri merkezinin faaliyetlerini askıya almasından kaynaklandığını bildirdi.

Açıklamada sistemin yeniden çalışır hale gelmesinin 24 saati bulabileceği belirtildi.

Öte yandan RBK medya kuruluşunun aktardığına göre kesintiler Rus medya kuruluşlarının internet sayfalarını da etkiledi.

RBK’nın yanı sıra RIA Novosti, Kommersant, Vedomosti, İnterfaks ve Vesti haber sitelerine erişim sağlanamadı; bu mecraların bir bölümüne VPN bağlantısıyla dahi ulaşılamadı.

Rusya Demiryolları (RJD) basın servisi ise bazı kullanıcıların şirketin internet sitesine girişte aksaklıklar yaşayabileceğini ve durumun dış kaynaklı servislerin çalışmasından ileri geldiğini duyurdu.

Açıklamada, yolcuların kullandığı RJD Yolcuları mobil uygulamasının söz konusu sorundan etkilenmediği kaydedildi.

Okumaya Devam Et

Rusya

ABD, Lukoil’in dış varlıklarından para koymadan yüzde 15 pay alabilir

Yayınlanma

New York Times gazetesinin haberine göre Rus enerji şirketi Lukoil’in ülke dışındaki varlıklarının satışı için hazırlanan taslak, Ortadoğulu gruplara sermaye çoğunluğunu, Washington’a ise yönetim kurulu kontrolünü veriyor. Masadaki formüle göre ABD yönetimi, herhangi bir ön kaynak aktarmadan yaklaşık yüzde 15 pay edinebilecek.

Rus petrol devi Lukoil’in Rusya dışındaki varlıklarının satışına yönelik müzakerelerde yeni bir plan tartışılıyor.

The New York Times’ın (NYT) müzakere taraflarına ve sürece aşina kaynaklara dayandırdığı habere göre, mevcut şartlar üzerinde uzlaşılması halinde ABD yönetimi bu satıştan yaklaşık yüzde 15 pay alabilir.

Görüşülen taslak uyarınca Washington yönetimi, bu hisseyi ABD Uluslararası Kalkınma Finansmanı Kurumu (DFC) aracılığıyla ve başlangıçta herhangi bir mali kaynak aktarmadan devralacak.

Alıcı konsorsiyumuna liderlik eden ABD’li milyarder Todd Boehly azınlık hissesine sahip olurken sermayenin yüzde 50’sinden fazlası Ortadoğulu yatırımcılara geçecek.

Yönetim kurulunda kontrol ABD tarafında kalacak

Şirketin sermaye çoğunluğu Ortadoğu sermayesine verilse de kurumsal denetim Washington merkezli kalacak.

Gazeteye konuşan kaynaklar, planlanan yapının ABD hükümeti ile Boehly’ye yönetim kurulundaki üye çoğunluğunu vereceğini belirtti.

Müzakere edilen anlaşma, Lukoil’in Rusya dışındaki petrol sahalarını, rafinerilerini ve akaryakıt istasyonlarını kapsıyor.

Plana göre Boehly grubu, Rus vatandaşı olmayan hissedarların elindeki yaklaşık 10 milyar dolar nominal değerli Lukoil hissesini yüksek bir indirimle devralacak.

Satışın tamamlanması ve ABD Hazine Bakanlığının onay vermesinin ardından, söz konusu yabancı varlıklar Washington’ın yaptırım listesinden çıkarılacak.

Daha önce bu varlıkları satın almak isteyen yatırım fonu Carlyle, ABD makamlarının teklifi aylarca onaylamaması üzerine aktif girişimlerini sonlandırdı.

Lukoil ile Carlyle arasındaki satış mutabakatı, ABD Hazine Bakanlığı Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisinden (OFAC) gerekli izin çıkmadığı için Temmuz 2026 sonunda yürürlükten kalktı.

Lukoil International GmbH mali raporunda, şirketler grubunun devri için diğer taraflarla yoğun müzakerelerin sürdüğünü teyit etti.

ABD ile Rusya arasında milyarlarca dolarlık petrol pazarlığı

Ortadoğulu yatırımcılar ve müzakerecilerle ticari bağlar

Potansiyel alıcılar arasında Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Katar merkezli yapılar öne çıkıyor.

Bu yapıların bazılarının, ABD Başkanı’nın Rusya ile görüşmeler yürüten özel temsilcileri Steve Witkoff ve Jared Kushner ile geçmişe dayanan ticari ilişkileri bulunuyor.

BAE tarafındaki yatırımcılardan biri, Abu Dabi’nin yönetici ailesi mensubu Şeyh Tahnun bin Zayid Al Nahyan’ın başında olduğu bir grup.

NYT, bu gruba bağlı yapıların daha önce Kushner’ın fonuna ve Witkoff’un kurucuları arasında yer aldığı World Liberty Financial şirketine kaynak aktardığını aktardı.

Beyaz Saray, Witkoff’un bu kripto şirketindeki ortaklığından ayrıldığını bildirmişti.

Katar’dan ise sürece Ramez ve Mutaz el-Hayyat kardeşler katılıyor.

İki isim, Arnavutluk’taki bir tatil köyü projesinde Kushner ve eşi Ivanka Trump ile ortaklık yürütüyor.

Haberde Kushner ile Witkoff’un bu anlaşmadan kişisel menfaat sağlayacağına dair bir veri olmadığı vurgulandı.

Üst düzey bir ABD hükümet yetkilisi, iki ismin Amerikan halkının çıkarları doğrultusunda hareket ettiğini kaydetti.

NYT, ekim ayı başında yayımladığı bir diğer haberde Lukoil anlaşmasının ABD ile Rusya arasında Ukrayna konusunda yürütülen temasların bir parçası haline geldiğini duyurmuştu.

Lukoil’e yönelik yaptırım süreci

Konunun Vladimir Putin ile Witkoff ve Kushner arasında eylül ayında Kremlin’de yapılan görüşmede gündeme geldiği belirtilmişti.

Rusya Devlet Başkanı Yardımcısı Yuriy Uşakov, o zirvede muhtemel ortak büyük ekonomik projelerin ele alındığını teyit etmişti.

ABD, 22 Ekim 2025 tarihinde Lukoil’e yaptırım uygulamış, Rus şirket birkaç gün sonra yurt dışı operasyonlarını elden çıkaracağını duyurmuştu.

Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov bu adımı dostane olmayan bir girişim diye nitelendirmiş, Moskova’nın kendi çıkarlarını koruyacağını söylemişti.

ABD Hazine Bakanlığı, Lukoil International GmbH üzerinden yürütülen yabancı varlık satışı müzakerelerine imkan tanıyan lisansın süresini Eylül 2026’da 22 Ekim’e kadar uzatmıştı.

Kuzey Akım hisseleri için ABD’li yatırımcı formülü gündemde

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English