Bizi Takip Edin

Amerika

Senatör Kennedy: Demokratlar ara seçimden önce hükümeti kapatacak

Yayınlanma

ABD Senatosu’nda Cumhuriyetçi üye John Kennedy, Demokrat Partili meslektaşlarının ara seçimler öncesinde kaosu körüklemek amacıyla hükümetin finansmanını bloke ederek yeni bir kapanmaya yol açacağını öne sürdü. Kennedy, seçim gününden hemen önce gerçekleşebilecek bu ihtimali bertaraf etmek için federal bütçe görüşmelerine yönelik iki ayrı yasa teklifini birleştiren bir değişiklik önergesi sunduğunu açıkladı.

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Senatosu’nda çarşamba günü gerçekleştirilen oturumda konuşan Cumhuriyetçi Louisiana Senatörü John Kennedy, Demokrat Partili senatörlerin yaklaşan ara seçimlerden hemen önce hükümet fonlamasını durdurmak için bir gerekçe bulacaklarını ve Washington’da kaos yaratacak yeni bir hükümet kapanmasını tetikleyeceklerini öne sürdü.

Kennedy, bütçe kararı oylamaları için düzenlenen maraton oturumun hemen öncesinde yaptığı konuşmada, “Demokrat dostlarımın ara seçimlerden hemen önce hükümeti kapatacağını düşünüyorum” ifadesini kullandı. Demokrat meslektaşlarına hitap eden Kennedy, “Umarım yanılıyorumdur ve eğer yanılıyorsam lütfen beni haksız çıkarın; o zaman bu kürsüye gelip özür dileyeceğim” dedi.

Hükümetin kapanmasını önleyecek mekanizma önerisi

Senatör Kennedy, bu açıklamaları, bütçe mutabakat paketine dahil edilmek üzere sunduğu bir değişiklik önergesini gerekçelendirirken yaptı.

Önerge, İç Güvenlik Komisyonu’na, bir finansman kesintisi durumunda geçici harcama tedbirlerini otomatik olarak devreye sokacak veya temel hizmetlerde çalışan federal personelin maaşlarının ödenmesini sağlayacak düzenlemeleri bütçe paketine ekleme talimatı verilmesini öngörüyor.

Kennedy, kürsüde yaptığı açıklamada, sunduğu önergenin İç Güvenlik panelini iki ayrı yasa tasarısını mutabakat paketine dahil etmeye yönlendireceğini belirtti.

Bu tasarıların ilki, Kongre’nin yıllık finansman yasasında uzlaşamaması durumunda iki haftalık otomatik fonlama sağlayan Senatör James Lankford’un “Hükümet Kapanmalarını Önleme Yasası”, diğeri ise kapanma sırasında temel federal çalışanlara ödeme yapılmasını öngören Senatör Ron Johnson’ın “Kapanma Hakkaniyet Yasası” olarak açıklandı.

Kennedy, “Birileri üzerimizde bir hükümet kapanması denemeye kalkışırsa hazırlıklı olabilmemiz için bu tasarıları evlendirmek istiyorum” şeklinde konuştu.

Cumhuriyetçi kanatta ortak beklenti

John Kennedy, federal fonların süresinin eylül sonunda dolmasıyla birlikte hükümetin yeniden kapanmasının muhtemel olduğunu düşünen ve sayıları giderek artan Cumhuriyetçi senatörler arasında yer alıyor.

Kennedy, hafta başında yaptığı bir başka açıklamada, Senato Demokrat Çoğunluk Lideri Chuck Schumer’in geçen yılın mart ayında kapanmayı önlemek için Cumhuriyetçilerle birlikte oy vermesi nedeniyle partisinin tabanından sert bir tepkiyle karşılaştığını hatırlattı.

Pazartesi günü gazetecilere konuşan Kennedy, “Schumer geçtiğimiz mart ayında ülke için doğru olanı yaptı ve kapanıştan çıkmamıza yardım etti. Neler olduğunu gördünüz. Schumer, Bambi’nin küçük kardeşi değil. Bunu bir kez yaptı, sobaya dokundu ve eli yandı. Bunu bir daha asla yapmayacaktır” dedi.

Ted Cruz’dan 100 dolarlık bahis

Teksas Senatörü Ted Cruz da salı günü yaptığı açıklamada, Schumer’in ara seçimlerden yaklaşık bir ay önce, 30 eylül tarihinde hükümeti yeniden kapatacağı tahmininde bulundu.

CNBC’de yayınlanan “Squawk Box” programına katılan Cruz, “30 eylül’de federal hükümetin finansmanı sona erecek. Chuck Schumer yaratıcı bir adam değil, onu tahmin etmek zor değil. Geçen yıl seçimden hemen önce ne yaptı? Tüm hükümeti kapattı ve Demokratlar bu kapanmanın kendilerine siyasi olarak yardımcı olduğuna, New Jersey ve Virginia’da kendilerine fayda sağladığına inanıyorlar” ifadelerini kullandı.

Cruz, iddiasını bir adım öteye taşıyarak şu ifadeleri kullandı:

“Schumer’in 1 Ekim’de aynı şeyi yapmaya, tüm federal hükümeti bir ay boyunca kapatmaya niyetli olduğuna dair 100 dolarına bahse girerim. Böylece seçim gününde hükümet kapalı olacak, havalimanlarında yine dört saatlik kuyruklar oluşacak ve Demokratlar ‘Bakın, Cumhuriyetçiler iktidarda ve ne yaptıklarını bilmiyorlar’ diyebilecekler.”

Amerika

Microsoft’un veri merkezi yatırımı New York’un elektrik talebini aşacak

Yayınlanma

Microsoft, bulut ve yapay zeka hizmetlerindeki sunucu açığını kapatmak amacıyla veri merkezlerinin kapasitesini 2032’ye kadar üçe katlayıp 38 gigavatın üzerine çıkarmayı hedefliyor. Planlanan bu enerji miktarı, New York eyaletinin zirve dönemdeki elektrik tüketimini aşıyor.

Amerikan teknoloji şirketi Microsoft, veri merkezlerinin kapasitesini 2032 yılına kadar üç kattan fazla artırarak 38 gigavatın üzerine çıkarmayı planlıyor.

Bloomberg’in konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre, hedeflenen bu kapasite, New York eyaletinin en yüksek tüketim dönemlerindeki elektrik ihtiyacını geride bırakıyor.

Kapasite artışı, Microsoft’un bulut hizmetleri ve yapay zeka operasyonlarında yaşadığı işlem gücü yetersizliğini aşmasını amaçlıyor.

Şirketin dünya genelindeki veri merkezi ağının mevcut elektrik kapasitesi yaklaşık 12 gigavat seviyesinde seyrediyor.

Gelecekteki kapasitenin yaklaşık üçte birinin yapay zeka donanımlarına ayrılması hedefleniyor. Bu alandaki güncel tüketim ise 2 gigavat civarında kalıyor.

Sunucu kapasitesindeki yetersizlik, Microsoft’u ABD ve Avrupa’daki bazı merkezlerinde yeni bulut aboneliklerini sınırlandırmak zorunda bıraktı. Bu durum nedeniyle müşterilerin bir bölümü rakiplerle sözleşme imzaladı.

Tesis inşasını hızlandıran şirket, Atlanta bölgesi dahil yeni merkezler kuruyor. Son mali yılda sermaye harcamaları 145 milyar dolara ulaşan şirketin harcamalarında, analistlerin değerlendirmelerine göre yükseliş sürecek.

Tesislerin inşasının yıllar alması, talep ve teknolojideki değişimlerin sürmesi sebebiyle mevcut planlar revizyona uğrayabilir.

Microsoft, programın ayrıntılarına dair henüz açıklama yapmadı.

Daha önce şirket içi değerlendirmelerde, yapay zeka merkezleri inşasının elektrik, su tüketimi ve karbon emisyonları nedeniyle çalışanlar arasında kaygı yarattığı kabul edilmişti.

Microsoft, su verimliliğini artırdığını ve yenilenebilir enerji kaynaklarını güçlendirdiğini savunuyor.

Veri merkezi krizi

Okumaya Devam Et

Amerika

“Teknoloji devleri gençlerin tepki odağında petrolün yerini aldı”

Yayınlanma

ABD’li kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin petrol şirketlerinin yerini alarak kamuoyunun bir numaralı hedefi haline geldiğini söyledi. Van’t Hof, yüksek gelir ve kariyer arayışındaki gençlerin enerji sektörüne ilgisinin arttığını savundu. Bloomberg verileri ise sektörde üretimin rekor kırmasına karşın son on yılda 250 bin kişilik istihdam kaybı yaşandığını gösteriyor.

ABD merkezli kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin tepe yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin kamuoyu nezdinde petrol şirketlerinin yerini alarak “bir numaralı halk düşmanı” haline geldiğini söyledi.

Financial Times gazetesine konuşan Van’t Hof, iyi gelir ve güçlü kariyer fırsatları arayan gençlerin artık petrol sektörünü dışlanan bir alan olarak görmediğini vurguladı.

Teknoloji şirketlerinin, özellikle veri merkezlerinin inşası nedeniyle yoğun bir toplumsal baskıyla karşı karşıya kaldığını belirten Van’t Hof, enerji sektörüne yönelik yaklaşımın ise dönüştüğünü savundu.

The New York Times gazetesinin daha önce yer verdiği haberde, veri merkezlerine yönelik endişelerin çevreye dönük tehditler ve sohbet robotlarına olan bağımlılıkla bağlantılı olduğu aktarılmıştı.

Van’t Hof, toplumun enerjinin gündelik hayattaki vazgeçilmez rolünü artık çok daha iyi kavradığına dikkat çekti.

Gelişmeleri değerlendiren Diamondback yöneticisi, şu ifadeleri kullandı:

“Birkaç yıl öncesine kadar neredeyse her gün petrol sektörünün öldüğüne dair makaleler çıkıyordu. Ancak bugün insanların bunun saygın, iyi ödeme yapan, ayrıca yapay zeka ile enerjinin kesiştiği bir alan olduğunu anladığını düşünüyorum.”

Söz konusu dönüşümün istihdam piyasasına da yansıdığını kaydeden Van’t Hof, sektöre genç yetenek akışı yaşandığını ve staj başvurularında artış görüldüğünü dile getirdi.

Van’t Hof, değerlendirmesini şu sözlerle sürdürdü: “Enerji sektörü havalı olabilir mi? Evet, sanırım öyle. Artık asıl bilişimciler kötü adam olarak görülüyor.”

Teksas merkezli olan ve kayaç petrolü çıkaran Diamondback, 56 milyar dolarlık ciroya sahip. Şirket, ABD’nin güneyindeki geniş petrol ve doğalgaz bölgesi Permian Havzası’nın en büyük bağımsız petrol üreticisi konumunu elinde tutuyor.

Öte yandan Bloomberg, Temmuz ayında geçtiği haberde ABD petrol ve doğalgaz sektörünün son on yılda istihdamını yaklaşık yüzde 40 oranında azalttığını duyurmuştu.

Bu oran 250 bin kişilik iş kaybına denk gelirken, söz konusu pozisyonların büyük kısmının geri dönmeyeceği kaydedildi.

İstihdamdaki bu sert düşüşe rağmen, aynı dönemde ham petrol üretimi yüzde 50 artış kaydetti.

Bloomberg’in aktardığına göre 2014 yılındaki fiyat çöküşünün ardından yatırımcılar şirketlerden daha yüksek verimlilik ve kâr talep etmeye başladı.

Bu baskı; işten çıkarmaları, şirket birleşmelerini, ileri teknolojilerin kullanımını, otomasyonu ve robotik sistemleri beraberinde getirdi.

Ajansın hesaplamalarına göre sektörde 2023 yılının başından bu yana gerçekleşen birleşme ve devralma işlemlerinin toplam hacmi 500 milyar doları aştı ve önceki üç yıllık dönemin toplamını yüzde 20’den fazla geride bıraktı.

Güncel verilerle ABD’deki ham petrol üretimi günlük 13,8 milyon varille rekor seviyeye ulaşsa da sektördeki istihdam son üç yılın en düşük seviyesinde seyrediyor.

Ülkedeki enerji şirketleri, 2014 yılında çalışan sondaj kulelerinin üçte birinden daha azıyla faaliyet gösteriyor; ancak sahadaki her bir kule artık o döneme kıyasla yaklaşık dört kat daha fazla petrol üretiyor.

Okumaya Devam Et

Amerika

ABD, ismi açıklanmayan “büyük” bir bankaya yaptırım uygulayacak

Yayınlanma

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Trump yönetiminin önümüzdeki hafta büyük bir bankaya yaptırım uygulayacağını söyledi.

Yeni yaptırım, yine İran’a karşı iktisadi abluka kapsamında ilan edilecek.

“Real America’s Voice” programına konuk olduğu sırada ne finans kurumunun adını ne de bulunduğu ülkeyi belirten Bessent, bu adımın pazartesi günü (14 Eylül) atılacağını ifade etti.

Bessent, bu adımın başlangıçta cuma günü gerçekleştirilmesinin planlandığını fakat 11 Eylül 2001 saldırılarının 25. yıldönümü anma törenleri nedeniyle ertelendiğini belirtti.

Bessent şöyle konuştu:

“Herkes bu rejimle ilişkisini kesene kadar bu sürece devam edeceğiz. Bunu o kadar kârsız hale getireceğiz ki, şirketinizin ya da kendinizin, kişisel mali durumunuzun yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmasını göze almak istiyorsanız, buyurun deneyin. ⁠Ama peşinize düşeceğiz.”

ABD, Türkiye’deki bir bankaya “İran bağlantılı” olduğu iddiasıyla yaptırım uyguladı

ABD, Şubat ayında çatışmanın başlamasından bu yana İran’a karşı petrol ihracatı, nakliye ağları, silah tedarik kanalları, finansal aracılar, dijital varlık borsaları ve havacılık bağlantılarını hedef alan bir dizi ekonomik önlem uyguladı.

Trump yönetimi, geçen ay Bessent’in “Ekonomik Dışlama Operasyonu” olarak adlandırdığı girişimle kampanyasını tırmandırdı.

ABD, yaklaşık 60 kuruluş, kişi ve gemiye yaptırımlar uyguladı ve deniz taşımacılığı, havacılık, teknoloji, altın ve dijital varlıklar gibi sektörlerde İran’la iş yapanlara yönelik ikincil yaptırımların kapsamını genişletti.

Beyaz Saray geçen hafta İstanbul merkezli Golden Global Bank’ı, Çin’in İran petrolü karşılığında ödediği büyük meblağları Devrim Muhafızları’na aktardığı gerekçesiyle yaptırım kapsamına almıştı.

İran üzerindeki baskı giderek artmasına rağmen, ABD Başkanı Donald ​Trump savaşın Kasım ayındaki ABD ara seçimlerinden sonraya kadar sona ermeyeceğini öngördü.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English