Bizi Takip Edin

Amerika

Sheinbaum: Amerikan askerleri Meksika’ya adım atamayacak

Yayınlanma

Meksika Devlet Başkanı Claudia Sheinbaum pazartesi günü yaptığı açıklamada, hükümetinin ülkenin egemenliği ve bağımsızlığı konusunda “asla” taviz vermeyeceğini ve Meksika topraklarına ABD askerlerinin girmesine izin vermeyeceğini söyledi.

Sheinbaum, Ulusal Saray’da her sabah düzenlediği basın toplantısında, “Tüm Meksikalılara çok açık bir şekilde belirtilmelidir ki… egemenliğimizi asla tehlikeye atmayacağız. Özgür, egemen ve bağımsız bir ülke olan Meksika’nın bağımsızlığını asla tehlikeye atmayacağız,” dedi.

Başkan, Meksikayı kimseye “tabi kılmayacaklarını” ve Amerikan ordusunun veya başka herhangi bir ABD kurumunun Meksika topraklarına ayak basmasına asla izin vermeyeceklerini söyledi.

Sheinbaum, uyuşturucu kartelleriyle mücadele için Meksika topraklarında insansız hava aracı saldırıları da dahil olmak üzere ABD hükümetinin her türlü müdahalesine karşı çıkacağını söyledi.

Başkan, bir uçağın Meksika toprakları üzerinde uçması durumunda, Meksika’nın koordinasyonu ve “bir tür izleme talebi altında olması” gerekeceğini de ekledi.

ABD basında yer alan haberlere göre, ABD Başkanı Donald Trump, “terör örgütü” olarak tanımladığı uyuşturucu kartellerine karşı insansız hava aracı saldırıları düzenlemeyi düşünüyor.

Trump’ın göreve başladıktan sonraki ilk haftalarda sekiz karteli terör örgütü ilan etmesinin ardından, Washington’un kartellere karşı askeri müdahaleye başvuracağı ihtimali ikili ilişkilerde gerilimi yükseltti.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio geçen hafta verdiği demeçte, “Bu adamları yerel sokak çeteleri gibi muamele etmeye devam edemeyiz. Teröristlerin, hatta bazı durumlarda orduların sahip olduğu türden silahlara sahipler,” demişti.

Rubio, kartel faaliyetlerinin, artık “Amerikan gücünün diğer unsurlarını, istihbarat teşkilatlarını ve Savunma Bakanlığını kullanabilmelerini sağladığını” ve onları bu şekilde hedef alabileceklerini savunmuştu.

Trump göreve geldiğinden beri ABD ve Meksika ticaret, güvenlik ve göç konularında gergin müzakereler yürütüyor. Sheinbaum hükümeti, çoğu ülkeden daha iyi ticaret koşulları elde etti ve ihracatının büyük çoğunluğu ABD, Meksika ve Kanada ticaret anlaşması USMCA kapsamında gümrüksüz olarak geçiyor. 

Fakat Washington’un uyuşturucu kartelleri ve askeri müdahale üzerindeki baskısı son aylarda arttı ve Trump, Sheinbaum’un “sevimli bir kadın olduğunu fakat kartellerden korktuğu için düzgün düşünemediğini” ileri sürdü.

Bu yılın başlarında Meksika lideri, Trump’ın bu gruplarla mücadele için ABD’nin askeri yardım teklifini reddetti ve Washington’un tehditleri karşısında aldığı tutum, onun onay oranını yüzde 70’in üzerine çıkardı.

Öte yandan Sheinbaum’un açıklamaları, askerlerin sahada müdahalesine odaklanırken, Meksikalı güvenlik analistleri daha çok insansız hava aracı saldırılarının olasılığından endişe duyuyor.

Meksika ekonomisi, en büyük ticaret ortağı olan ABD ile derin bir entegrasyon içinde fakat iki ülke arasında 19. yüzyılda ABD’nin ülkenin topraklarının yaklaşık yarısını ilhak ettiği bir savaş da dahil olmak üzere gergin bir tarih var.

Sheinbaum, güvenlik işbirliğini artırdı ve uyuşturucu kartellerine karşı, akıl hocası ve selefi Andrés Manuel López Obrador’dan daha sert bir tutum sergiledi ama bu gruplar ile kendi partisinin yetkilileri arasında bağlantı olup olmadığını araştırması için artan bir baskı altında.

Amerika

Microsoft’un veri merkezi yatırımı New York’un elektrik talebini aşacak

Yayınlanma

Microsoft, bulut ve yapay zeka hizmetlerindeki sunucu açığını kapatmak amacıyla veri merkezlerinin kapasitesini 2032’ye kadar üçe katlayıp 38 gigavatın üzerine çıkarmayı hedefliyor. Planlanan bu enerji miktarı, New York eyaletinin zirve dönemdeki elektrik tüketimini aşıyor.

Amerikan teknoloji şirketi Microsoft, veri merkezlerinin kapasitesini 2032 yılına kadar üç kattan fazla artırarak 38 gigavatın üzerine çıkarmayı planlıyor.

Bloomberg’in konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre, hedeflenen bu kapasite, New York eyaletinin en yüksek tüketim dönemlerindeki elektrik ihtiyacını geride bırakıyor.

Kapasite artışı, Microsoft’un bulut hizmetleri ve yapay zeka operasyonlarında yaşadığı işlem gücü yetersizliğini aşmasını amaçlıyor.

Şirketin dünya genelindeki veri merkezi ağının mevcut elektrik kapasitesi yaklaşık 12 gigavat seviyesinde seyrediyor.

Gelecekteki kapasitenin yaklaşık üçte birinin yapay zeka donanımlarına ayrılması hedefleniyor. Bu alandaki güncel tüketim ise 2 gigavat civarında kalıyor.

Sunucu kapasitesindeki yetersizlik, Microsoft’u ABD ve Avrupa’daki bazı merkezlerinde yeni bulut aboneliklerini sınırlandırmak zorunda bıraktı. Bu durum nedeniyle müşterilerin bir bölümü rakiplerle sözleşme imzaladı.

Tesis inşasını hızlandıran şirket, Atlanta bölgesi dahil yeni merkezler kuruyor. Son mali yılda sermaye harcamaları 145 milyar dolara ulaşan şirketin harcamalarında, analistlerin değerlendirmelerine göre yükseliş sürecek.

Tesislerin inşasının yıllar alması, talep ve teknolojideki değişimlerin sürmesi sebebiyle mevcut planlar revizyona uğrayabilir.

Microsoft, programın ayrıntılarına dair henüz açıklama yapmadı.

Daha önce şirket içi değerlendirmelerde, yapay zeka merkezleri inşasının elektrik, su tüketimi ve karbon emisyonları nedeniyle çalışanlar arasında kaygı yarattığı kabul edilmişti.

Microsoft, su verimliliğini artırdığını ve yenilenebilir enerji kaynaklarını güçlendirdiğini savunuyor.

Veri merkezi krizi

Okumaya Devam Et

Amerika

“Teknoloji devleri gençlerin tepki odağında petrolün yerini aldı”

Yayınlanma

ABD’li kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin petrol şirketlerinin yerini alarak kamuoyunun bir numaralı hedefi haline geldiğini söyledi. Van’t Hof, yüksek gelir ve kariyer arayışındaki gençlerin enerji sektörüne ilgisinin arttığını savundu. Bloomberg verileri ise sektörde üretimin rekor kırmasına karşın son on yılda 250 bin kişilik istihdam kaybı yaşandığını gösteriyor.

ABD merkezli kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin tepe yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin kamuoyu nezdinde petrol şirketlerinin yerini alarak “bir numaralı halk düşmanı” haline geldiğini söyledi.

Financial Times gazetesine konuşan Van’t Hof, iyi gelir ve güçlü kariyer fırsatları arayan gençlerin artık petrol sektörünü dışlanan bir alan olarak görmediğini vurguladı.

Teknoloji şirketlerinin, özellikle veri merkezlerinin inşası nedeniyle yoğun bir toplumsal baskıyla karşı karşıya kaldığını belirten Van’t Hof, enerji sektörüne yönelik yaklaşımın ise dönüştüğünü savundu.

The New York Times gazetesinin daha önce yer verdiği haberde, veri merkezlerine yönelik endişelerin çevreye dönük tehditler ve sohbet robotlarına olan bağımlılıkla bağlantılı olduğu aktarılmıştı.

Van’t Hof, toplumun enerjinin gündelik hayattaki vazgeçilmez rolünü artık çok daha iyi kavradığına dikkat çekti.

Gelişmeleri değerlendiren Diamondback yöneticisi, şu ifadeleri kullandı:

“Birkaç yıl öncesine kadar neredeyse her gün petrol sektörünün öldüğüne dair makaleler çıkıyordu. Ancak bugün insanların bunun saygın, iyi ödeme yapan, ayrıca yapay zeka ile enerjinin kesiştiği bir alan olduğunu anladığını düşünüyorum.”

Söz konusu dönüşümün istihdam piyasasına da yansıdığını kaydeden Van’t Hof, sektöre genç yetenek akışı yaşandığını ve staj başvurularında artış görüldüğünü dile getirdi.

Van’t Hof, değerlendirmesini şu sözlerle sürdürdü: “Enerji sektörü havalı olabilir mi? Evet, sanırım öyle. Artık asıl bilişimciler kötü adam olarak görülüyor.”

Teksas merkezli olan ve kayaç petrolü çıkaran Diamondback, 56 milyar dolarlık ciroya sahip. Şirket, ABD’nin güneyindeki geniş petrol ve doğalgaz bölgesi Permian Havzası’nın en büyük bağımsız petrol üreticisi konumunu elinde tutuyor.

Öte yandan Bloomberg, Temmuz ayında geçtiği haberde ABD petrol ve doğalgaz sektörünün son on yılda istihdamını yaklaşık yüzde 40 oranında azalttığını duyurmuştu.

Bu oran 250 bin kişilik iş kaybına denk gelirken, söz konusu pozisyonların büyük kısmının geri dönmeyeceği kaydedildi.

İstihdamdaki bu sert düşüşe rağmen, aynı dönemde ham petrol üretimi yüzde 50 artış kaydetti.

Bloomberg’in aktardığına göre 2014 yılındaki fiyat çöküşünün ardından yatırımcılar şirketlerden daha yüksek verimlilik ve kâr talep etmeye başladı.

Bu baskı; işten çıkarmaları, şirket birleşmelerini, ileri teknolojilerin kullanımını, otomasyonu ve robotik sistemleri beraberinde getirdi.

Ajansın hesaplamalarına göre sektörde 2023 yılının başından bu yana gerçekleşen birleşme ve devralma işlemlerinin toplam hacmi 500 milyar doları aştı ve önceki üç yıllık dönemin toplamını yüzde 20’den fazla geride bıraktı.

Güncel verilerle ABD’deki ham petrol üretimi günlük 13,8 milyon varille rekor seviyeye ulaşsa da sektördeki istihdam son üç yılın en düşük seviyesinde seyrediyor.

Ülkedeki enerji şirketleri, 2014 yılında çalışan sondaj kulelerinin üçte birinden daha azıyla faaliyet gösteriyor; ancak sahadaki her bir kule artık o döneme kıyasla yaklaşık dört kat daha fazla petrol üretiyor.

Okumaya Devam Et

Amerika

ABD, ismi açıklanmayan “büyük” bir bankaya yaptırım uygulayacak

Yayınlanma

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Trump yönetiminin önümüzdeki hafta büyük bir bankaya yaptırım uygulayacağını söyledi.

Yeni yaptırım, yine İran’a karşı iktisadi abluka kapsamında ilan edilecek.

“Real America’s Voice” programına konuk olduğu sırada ne finans kurumunun adını ne de bulunduğu ülkeyi belirten Bessent, bu adımın pazartesi günü (14 Eylül) atılacağını ifade etti.

Bessent, bu adımın başlangıçta cuma günü gerçekleştirilmesinin planlandığını fakat 11 Eylül 2001 saldırılarının 25. yıldönümü anma törenleri nedeniyle ertelendiğini belirtti.

Bessent şöyle konuştu:

“Herkes bu rejimle ilişkisini kesene kadar bu sürece devam edeceğiz. Bunu o kadar kârsız hale getireceğiz ki, şirketinizin ya da kendinizin, kişisel mali durumunuzun yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmasını göze almak istiyorsanız, buyurun deneyin. ⁠Ama peşinize düşeceğiz.”

ABD, Türkiye’deki bir bankaya “İran bağlantılı” olduğu iddiasıyla yaptırım uyguladı

ABD, Şubat ayında çatışmanın başlamasından bu yana İran’a karşı petrol ihracatı, nakliye ağları, silah tedarik kanalları, finansal aracılar, dijital varlık borsaları ve havacılık bağlantılarını hedef alan bir dizi ekonomik önlem uyguladı.

Trump yönetimi, geçen ay Bessent’in “Ekonomik Dışlama Operasyonu” olarak adlandırdığı girişimle kampanyasını tırmandırdı.

ABD, yaklaşık 60 kuruluş, kişi ve gemiye yaptırımlar uyguladı ve deniz taşımacılığı, havacılık, teknoloji, altın ve dijital varlıklar gibi sektörlerde İran’la iş yapanlara yönelik ikincil yaptırımların kapsamını genişletti.

Beyaz Saray geçen hafta İstanbul merkezli Golden Global Bank’ı, Çin’in İran petrolü karşılığında ödediği büyük meblağları Devrim Muhafızları’na aktardığı gerekçesiyle yaptırım kapsamına almıştı.

İran üzerindeki baskı giderek artmasına rağmen, ABD Başkanı Donald ​Trump savaşın Kasım ayındaki ABD ara seçimlerinden sonraya kadar sona ermeyeceğini öngördü.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English