Bizi Takip Edin

Amerika

Sheinbaum, Meksika’daki “kaza”nedeniyle ABD’den açıklama talep ediyor

Yayınlanma

Meksika lideri Claudia Sheinbaum, hafta sonu bir kazada hayatını kaybeden ABD’li ve Meksikalı yetkililerin bölgede ne yaptıkları konusunda açıklama talep edeceğini belirtti.

Sheinbaum federal izin olmaksızın yerel yönetim ile ABD arasında yürütülen her türlü ortak işbirliğinin Meksika yasalarına aykırı olacağını vurguladı.

Kırsal bir bölgede gizli bir uyuşturucu laboratuvarını imha etme operasyonunun ardından meydana gelen kaza, ABD’nin Meksika’daki güvenlik operasyonlarına ne ölçüde dahil olduğu konusundaki tartışmayı yeniden alevlendirdi.

Sheinbaum, yerel yetkililer ve ABD Büyükelçiliğinin birbirleriyle ve zaman zaman kendileriyle çelişen açıklamalar yapması ve ölen ABD’li yetkililer hakkında çok az ayrıntı vermesi, spekülasyonları daha da körükledi.

Sheinbaum gazetecilere, “Bu, güvenlik kabinesinin haberdar olduğu bir operasyon değildi. Bize bilgi verilmedi; bu, Chihuahua hükümetinin bir kararıydı,” dedi.

Sheinbaum, pazar günü meydana gelen ölümlerin ardından herhangi bir yasa ihlali olup olmadığını tespit etmek için hükümetinin olayı soruşturacağını söyledi ve eyalet hükümetlerinin “Anayasa’da belirtildiği üzere” ABD ve diğer yabancı kuruluşlarla işbirliği yapmak için Meksika federal hükümetinden izin alması gerektiğini ekledi.

Dağ yamacında meydana gelen gizemli trafik kazası

Chihuahua Başsavcısı César Jáuregui pazar günü yaptığı açıklamada, yetkililerin suç örgütlerinin laboratuvarlarını imha etme operasyonundan dönerken öldüklerini söyledi.

Gece yarısı, Chihuahua ile Sinaloa eyaletini birbirine bağlayan engebeli dağlık arazide ilerlerken, kamyonun “bir noktada kayarak bir vadiye düşüp patladığı” anlaşıldı.

Ölen dört kişinin, iki Meksikalı yerel soruşturma görevlisi ve rutin “eğitim çalışmalarına” katılan iki ABD Büyükelçiliği eğitmeni olduğunu söyledi.

ABD Büyükelçiliği pazartesi günü, ABD’li yetkililerin kimler olduğunu veya hangi ABD hükümet birimi için çalıştıklarını açıklamayı reddetti. Fakat yetkililerin “kartel operasyonlarıyla mücadele etmek için Chihuahua eyalet yetkililerinin çabalarını desteklediklerini” söyledi.

ABD Büyükelçisi Ronald Johnson da sosyal medyada taziyelerini iletti fakat kendisi ve diğer yetkililer olayla ilgili çok az ayrıntı verdi.

Jáuregui, operasyonun eyalet savcıları ve Meksika federal ordusu tarafından aylarca süren soruşturmanın ardından gerçekleştirildiğini belirterek, Sheinbaum’un güvenlik güçlerinin operasyona en azından bir dereceye kadar dahil olduğunu ima etti.

Saatler sonra, Meksika Güvenlik Kabinesi, ordunun ve eyalet savcılığının hafta sonu Chihuahua’da Morelos’taki aynı yerde uyuşturucu laboratuvarlarını çökertmek için ortak bir operasyon düzenlediğini doğruladı.

Savcı, drone’larla laboratuvarların yerini tespit ettikten sonra yetkililerin uyuşturucu üretimi için tonlarca malzeme bulduklarını, fakat muhtemelen önceden uyarıldıkları için kaçan hiç kimseyi bulamadıklarını ekledi.

Yerel yetkili daha sonra sözlerini geri aldı ve basına “uyuşturucu laboratuvarını ele geçirme operasyonunda hiçbir ABD ajanı bulunmadığını” açıkladı ve büyükelçilik yetkililerinin operasyondan sonra gruba katıldığını ve operasyonun gerçekleştiği yerden birkaç saat uzaklıkta olduklarını söyledi.

ABD’lilerin Meksika’daki “yasal” varlığı tartışılıyor

Sheinbaum, hükümetinin daha fazla ayrıntıya sahip olduğunda daha fazla bilgi vereceğini söyledi fakat pazartesi günü Meksika’da “karada veya havada ortak operasyonlar olmadığını” vurguladı.

Hükümeti ile ABD arasında, “iyi kurulmuş” bir yasal çerçeve içinde yürütülen yalnızca bilgi paylaşımı olduğunu belirtti.

ABD’li yetkililerin Meksika güvenlik güçlerine eğitim vermesi yaygın bir uygulama olsa da, Meksika topraklarındaki varlıkları süregelen bir tartışma konusu oldu ve bu tartışma, Trump’ın Venezuela ve İran’daki askeri eylemlerinin ardından daha da yoğunlaştı.

Trump, Meksika kartellerine karşı harekete geçmeyi defalarca teklif etti ama Sheinbaum bu müdahalenin “gereksiz” olduğunu söyledi.

Trump yönetimi, son yıllarda uyuşturucu çetelerinin şiddet eylemleriyle sarsılan Ekvador’da halihazırda ortak askeri operasyonlar başlattı.

Geçen yıl Sheinbaum, konuyla ilgili bir dizi çelişkili kamuoyu açıklamalarının ardından ABD’nin Meksika’nın talebi üzerine gözetleme drone uçuşları gerçekleştirdiğini söyledi.

En son tartışma, ocak ayında ABD’nin en çok aranan kaçaklarından biri olan eski Kanadalı sporcu Ryan Wedding’in Meksika’da gözaltına alınmasıyla ortaya çıktı.

Meksikalı yetkililer, Wedding’in ABD Büyükelçiliğinde teslim olduğunu iddia ederken, ABD yetkilileri ise yakalanmasının iki ülke arasındaki ortak bir operasyonun sonucu olduğunu belirtti.

ABD ile Meksika arasında ABD-Meksika-Kanada Serbest Ticaret Anlaşması (USMCA) konusunda yapılacak ikinci tur müzakerelerin Mexico City’de başlaması planlanıyor.

ABD heyetine, bugün Sheinbaum ile görüşmesi planlanan Ticaret Temsilcisi Jamieson Greer başkanlık ediyor.

Aynı gün, Trump yönetimi ayrıca Sinaloa Karteli üyelerinin aile üyelerine vize kısıtlamaları uygulayacağını duyurdu.

Amerika

Microsoft’un veri merkezi yatırımı New York’un elektrik talebini aşacak

Yayınlanma

Microsoft, bulut ve yapay zeka hizmetlerindeki sunucu açığını kapatmak amacıyla veri merkezlerinin kapasitesini 2032’ye kadar üçe katlayıp 38 gigavatın üzerine çıkarmayı hedefliyor. Planlanan bu enerji miktarı, New York eyaletinin zirve dönemdeki elektrik tüketimini aşıyor.

Amerikan teknoloji şirketi Microsoft, veri merkezlerinin kapasitesini 2032 yılına kadar üç kattan fazla artırarak 38 gigavatın üzerine çıkarmayı planlıyor.

Bloomberg’in konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre, hedeflenen bu kapasite, New York eyaletinin en yüksek tüketim dönemlerindeki elektrik ihtiyacını geride bırakıyor.

Kapasite artışı, Microsoft’un bulut hizmetleri ve yapay zeka operasyonlarında yaşadığı işlem gücü yetersizliğini aşmasını amaçlıyor.

Şirketin dünya genelindeki veri merkezi ağının mevcut elektrik kapasitesi yaklaşık 12 gigavat seviyesinde seyrediyor.

Gelecekteki kapasitenin yaklaşık üçte birinin yapay zeka donanımlarına ayrılması hedefleniyor. Bu alandaki güncel tüketim ise 2 gigavat civarında kalıyor.

Sunucu kapasitesindeki yetersizlik, Microsoft’u ABD ve Avrupa’daki bazı merkezlerinde yeni bulut aboneliklerini sınırlandırmak zorunda bıraktı. Bu durum nedeniyle müşterilerin bir bölümü rakiplerle sözleşme imzaladı.

Tesis inşasını hızlandıran şirket, Atlanta bölgesi dahil yeni merkezler kuruyor. Son mali yılda sermaye harcamaları 145 milyar dolara ulaşan şirketin harcamalarında, analistlerin değerlendirmelerine göre yükseliş sürecek.

Tesislerin inşasının yıllar alması, talep ve teknolojideki değişimlerin sürmesi sebebiyle mevcut planlar revizyona uğrayabilir.

Microsoft, programın ayrıntılarına dair henüz açıklama yapmadı.

Daha önce şirket içi değerlendirmelerde, yapay zeka merkezleri inşasının elektrik, su tüketimi ve karbon emisyonları nedeniyle çalışanlar arasında kaygı yarattığı kabul edilmişti.

Microsoft, su verimliliğini artırdığını ve yenilenebilir enerji kaynaklarını güçlendirdiğini savunuyor.

Veri merkezi krizi

Okumaya Devam Et

Amerika

“Teknoloji devleri gençlerin tepki odağında petrolün yerini aldı”

Yayınlanma

ABD’li kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin petrol şirketlerinin yerini alarak kamuoyunun bir numaralı hedefi haline geldiğini söyledi. Van’t Hof, yüksek gelir ve kariyer arayışındaki gençlerin enerji sektörüne ilgisinin arttığını savundu. Bloomberg verileri ise sektörde üretimin rekor kırmasına karşın son on yılda 250 bin kişilik istihdam kaybı yaşandığını gösteriyor.

ABD merkezli kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin tepe yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin kamuoyu nezdinde petrol şirketlerinin yerini alarak “bir numaralı halk düşmanı” haline geldiğini söyledi.

Financial Times gazetesine konuşan Van’t Hof, iyi gelir ve güçlü kariyer fırsatları arayan gençlerin artık petrol sektörünü dışlanan bir alan olarak görmediğini vurguladı.

Teknoloji şirketlerinin, özellikle veri merkezlerinin inşası nedeniyle yoğun bir toplumsal baskıyla karşı karşıya kaldığını belirten Van’t Hof, enerji sektörüne yönelik yaklaşımın ise dönüştüğünü savundu.

The New York Times gazetesinin daha önce yer verdiği haberde, veri merkezlerine yönelik endişelerin çevreye dönük tehditler ve sohbet robotlarına olan bağımlılıkla bağlantılı olduğu aktarılmıştı.

Van’t Hof, toplumun enerjinin gündelik hayattaki vazgeçilmez rolünü artık çok daha iyi kavradığına dikkat çekti.

Gelişmeleri değerlendiren Diamondback yöneticisi, şu ifadeleri kullandı:

“Birkaç yıl öncesine kadar neredeyse her gün petrol sektörünün öldüğüne dair makaleler çıkıyordu. Ancak bugün insanların bunun saygın, iyi ödeme yapan, ayrıca yapay zeka ile enerjinin kesiştiği bir alan olduğunu anladığını düşünüyorum.”

Söz konusu dönüşümün istihdam piyasasına da yansıdığını kaydeden Van’t Hof, sektöre genç yetenek akışı yaşandığını ve staj başvurularında artış görüldüğünü dile getirdi.

Van’t Hof, değerlendirmesini şu sözlerle sürdürdü: “Enerji sektörü havalı olabilir mi? Evet, sanırım öyle. Artık asıl bilişimciler kötü adam olarak görülüyor.”

Teksas merkezli olan ve kayaç petrolü çıkaran Diamondback, 56 milyar dolarlık ciroya sahip. Şirket, ABD’nin güneyindeki geniş petrol ve doğalgaz bölgesi Permian Havzası’nın en büyük bağımsız petrol üreticisi konumunu elinde tutuyor.

Öte yandan Bloomberg, Temmuz ayında geçtiği haberde ABD petrol ve doğalgaz sektörünün son on yılda istihdamını yaklaşık yüzde 40 oranında azalttığını duyurmuştu.

Bu oran 250 bin kişilik iş kaybına denk gelirken, söz konusu pozisyonların büyük kısmının geri dönmeyeceği kaydedildi.

İstihdamdaki bu sert düşüşe rağmen, aynı dönemde ham petrol üretimi yüzde 50 artış kaydetti.

Bloomberg’in aktardığına göre 2014 yılındaki fiyat çöküşünün ardından yatırımcılar şirketlerden daha yüksek verimlilik ve kâr talep etmeye başladı.

Bu baskı; işten çıkarmaları, şirket birleşmelerini, ileri teknolojilerin kullanımını, otomasyonu ve robotik sistemleri beraberinde getirdi.

Ajansın hesaplamalarına göre sektörde 2023 yılının başından bu yana gerçekleşen birleşme ve devralma işlemlerinin toplam hacmi 500 milyar doları aştı ve önceki üç yıllık dönemin toplamını yüzde 20’den fazla geride bıraktı.

Güncel verilerle ABD’deki ham petrol üretimi günlük 13,8 milyon varille rekor seviyeye ulaşsa da sektördeki istihdam son üç yılın en düşük seviyesinde seyrediyor.

Ülkedeki enerji şirketleri, 2014 yılında çalışan sondaj kulelerinin üçte birinden daha azıyla faaliyet gösteriyor; ancak sahadaki her bir kule artık o döneme kıyasla yaklaşık dört kat daha fazla petrol üretiyor.

Okumaya Devam Et

Amerika

ABD, ismi açıklanmayan “büyük” bir bankaya yaptırım uygulayacak

Yayınlanma

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Trump yönetiminin önümüzdeki hafta büyük bir bankaya yaptırım uygulayacağını söyledi.

Yeni yaptırım, yine İran’a karşı iktisadi abluka kapsamında ilan edilecek.

“Real America’s Voice” programına konuk olduğu sırada ne finans kurumunun adını ne de bulunduğu ülkeyi belirten Bessent, bu adımın pazartesi günü (14 Eylül) atılacağını ifade etti.

Bessent, bu adımın başlangıçta cuma günü gerçekleştirilmesinin planlandığını fakat 11 Eylül 2001 saldırılarının 25. yıldönümü anma törenleri nedeniyle ertelendiğini belirtti.

Bessent şöyle konuştu:

“Herkes bu rejimle ilişkisini kesene kadar bu sürece devam edeceğiz. Bunu o kadar kârsız hale getireceğiz ki, şirketinizin ya da kendinizin, kişisel mali durumunuzun yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmasını göze almak istiyorsanız, buyurun deneyin. ⁠Ama peşinize düşeceğiz.”

ABD, Türkiye’deki bir bankaya “İran bağlantılı” olduğu iddiasıyla yaptırım uyguladı

ABD, Şubat ayında çatışmanın başlamasından bu yana İran’a karşı petrol ihracatı, nakliye ağları, silah tedarik kanalları, finansal aracılar, dijital varlık borsaları ve havacılık bağlantılarını hedef alan bir dizi ekonomik önlem uyguladı.

Trump yönetimi, geçen ay Bessent’in “Ekonomik Dışlama Operasyonu” olarak adlandırdığı girişimle kampanyasını tırmandırdı.

ABD, yaklaşık 60 kuruluş, kişi ve gemiye yaptırımlar uyguladı ve deniz taşımacılığı, havacılık, teknoloji, altın ve dijital varlıklar gibi sektörlerde İran’la iş yapanlara yönelik ikincil yaptırımların kapsamını genişletti.

Beyaz Saray geçen hafta İstanbul merkezli Golden Global Bank’ı, Çin’in İran petrolü karşılığında ödediği büyük meblağları Devrim Muhafızları’na aktardığı gerekçesiyle yaptırım kapsamına almıştı.

İran üzerindeki baskı giderek artmasına rağmen, ABD Başkanı Donald ​Trump savaşın Kasım ayındaki ABD ara seçimlerinden sonraya kadar sona ermeyeceğini öngördü.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English