Bizi Takip Edin

Diplomasi

Sigorta sektörü için bağımsız savaş komisyonu kurulabilir

Yayınlanma

Dünyanın önde gelen sigorta şirketleri, büyük güçler arasındaki gerilimlerin artmasıyla birlikte “savaş” kavramının sigorta poliçelerinde nasıl tanımlanması gerektiğini yeniden değerlendiriyor. Financial Times’ın haberine göre, özellikle denizcilik ve havacılık sigortalarında kullanılan mevcut istisna hükümlerinin kapsamı yeniden ele alınıyor.

Financial Times’ın (FT) haberine göre, küresel sigorta sektörü, büyük güçler arasında doğrudan bir çatışma ihtimaline ilişkin risklerin artmasıyla birlikte “savaş” kavramına daha net bir tanım getirmeye çalışıyor.

İngiliz sigorta şirketi Lloyd’s bünyesindeki uzmanlar, denizcilik ve havacılık sigortalarında standart hükümler arasında yer alan “beş güç istisnası”nda değişiklik yapılması ihtimalini değerlendiriyor.

Söz konusu hüküm, ABD, Birleşik Krallık, Fransa, Çin veya Rusya arasında savaş çıkması halinde sigorta teminatının geçersiz hale gelmesini öngörüyor.

Lloyd’s, bu ülkeler arasında yaşanabilecek bir çatışmanın sonuçlarının son derece yıkıcı olacağını ve şirketlerin çok büyük zararlarla karşı karşıya kalabileceğini öngörüyor.

Ülkeler arasındaki gerilimin artması, “düşmanca eylemler” ile “savaş eylemleri” arasındaki sınırın daha net çizilmesine yönelik yeni girişimleri de beraberinde getirdi.

Sigorta brokeri Marcus Baker, FT’ye yaptığı açıklamada, “Beş güçten ikisinin dahil olduğu bir olayla karşı karşıya kalmaya tehlikeli derecede yakınız” dedi.

Baker, piyasa aktörlerinin “neyin büyük ve ciddi bir olay, neyin olmadığı konusunda daha fazla açıklığa ihtiyaç duyduğunu” ifade etti.

Habere göre Lloyd’s Market Association (LMA), savaş istisnasının uygulanmayacağı çeşitli senaryolar önerdi.

Gazeteye konuşan bir kaynak, bunlar arasında siber saldırılar, insansız hava araçları ve denizaltı sabotaj operasyonlarından kaynaklanan risklerin yer aldığını söyledi.

Ancak LMA’nın, sigortacıların kendi takdirleriyle uygulamaktan vazgeçebileceği bu düzenlemeyi yayımlayıp yayımlamama konusunda henüz karar vermediği belirtildi.

LMA Hukuk ve Düzenleme İşleri Direktörü Arabella Ramage, kuruluşun söz konusu istisnaya ilişkin “daha net açıklamalar” getirecek yeni bir hüküm eklemeyi planladığını söyledi.

Bağımsız komisyon önerisi gündemde

Değerlendirilen değişikliklerden biri de, belirli bir çatışmanın sigorta ödemeleri açısından resmen savaş sayılıp sayılamayacağına karar verecek bağımsız bir komisyon kurulması.

Bununla birlikte bazı hukukçular, böyle bir komisyonun vereceği kararların yargı yetkisi açısından sorun yaratabileceği görüşünde.

Hukuk firması Covington’da görev yapan avukat Marty Myers, “Londra’daki bir komisyonun bir eylemin savaş olmadığı yönündeki kararı, ABD mahkemelerinde hiçbir işe yaramayabilir” dedi.

Öte yandan Danimarka hükümeti geçen yıl mayıs ayında, ülkenin ticaret filosunun hem üçüncü ülkeler arasındaki savaşlara hem de Danimarka’nın doğrudan taraf olduğu çatışmalara karşı sigortalanmasına imkan tanıyacak bir yasa tasarısı sunmuştu.

Diplomasi

Yunanistan, Türkiye’nin SAFE programına erişimini veto etmeye devam edecek

Yayınlanma

Yunanistan, Ankara’nın “casus belli” (savaş sebebi) beyanını geri çekmediği sürece Türkiye’nin AB’nin SAFE programına katılımına veto etmeye devam edecek.

SAFE (Security Action for Europe – Avrupa Güvenlik Eylemi), Avrupa Birliği tarafından 2025 yılında oluşturulan 150 milyar avro bütçeli ortak savunma finansman programı.

Kathimerini’ye demeç veren bir Yunan kaynak şunları söyledi:

“Yunanistan’ın tutumu son derece net: Casus belli’nin varlığı resmi bir savaş tehdidi teşkil eder ve ne zaman geçmesi ne de kamuoyunun buna aşina olmasıyla önemi azalır. Bu tehdit ancak bildirinin kesin olarak geri çekilmesiyle ortadan kalkar.”

Diplomatik kaynak, Yunanistan’ın bu konuyu tüm ortaklarıyla gündeme getirmeye devam edeceğini de sözlerine ekledi.

Yunan kaynak, daha önce savaş sebebi bildirisinin önemini küçümseyen ve Türkiye’nin kendisine tehdit oluşturmayan hiçbir ülkeye tehdit oluşturmadığını belirten Türkiye Savunma Bakanlığı’na ve Türk kamuoyunun casus belli hakkında bir fikri olmadığını savunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yanıt vermiş gibi görünüyor.

Savaş sebebi bildirisi, Yunanistan’ın karasularını genişletme olasılığına yanıt olarak 1995 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından ilan edilmişti.

Yunanistan Savunma Bakanı Nikos Dendias da ABD’nin Türkiye’ye F-35 savaş uçaklarını satmaya karar vermesi halinde Yunanistan’ın bundan hoşnut olmayacağını söyledi.

Bu konudaki genel yaklaşımlarını da açıklayan Yunan bakan, ABD’nin ne yaptığını ve kime satış yaptığını yargılamayacaklarını ama “sadece tek bir soru soracaklarını” kaydetti: “Bu, ABD’nin gerçek çıkarlarına uygun mu, evet mi hayır mı?”

Ankara’da düzenlenen NATO liderler zirvesinde gazetecilere konuşan Yunanistan Başbakanı Kyriakos Mitsotakis, Trump’ın açıklamaları hakkında doğrudan yorum yapmaktan kaçındı.

Fakat Yunan lider, “NATO’nun birliğinin uluslararası hukuka saygı ve tüm üyelerin çıkarlarının gözetilmesine” bağlı olduğunu vurguladı.

Okumaya Devam Et

Diplomasi

Dendias: Türkiye’nin F-35’leri alması Yunanistan’ı memnun etmez

Yayınlanma

Yunanistan Savunma Bakanı Nikos Dendias, ABD’nin Türkiye’ye F-35 savaş uçaklarını satmaya karar vermesi halinde Yunanistan’ın bundan hoşnut olmayacağını söyledi.

Dendias perşembe günü Atina’da düzenlenen The Economist konferansında yaptığı açıklamada, “Dürüst olacağım. Yunanistan, Türkiye’nin F-35’leri almasından memnun değil; Yunanistan, Türkiye’nin yeni nesil uçaklar için motor almasından da memnun değil,” dedi.

Bu konudaki genel yaklaşımlarını da açıklayan Yunan bakan, ABD’nin ne yaptığını ve kime satış yaptığını yargılamayacaklarını ama “sadece tek bir soru soracaklarını” kaydetti: “Bu, ABD’nin gerçek çıkarlarına uygun mu, evet mi hayır mı?”

Dendias şöyle devam etti:

“ABD hükümeti için, NATO ve özellikle Doğu Akdeniz’deki istikrarın hayati önem taşıdığı kesin. Öyleyse, Doğu Akdeniz’deki bir ülkeye, bunun başka bir müttefik üyeye karşı kullanılamayacağına dair bir şart olmaksızın bir platform sağlamak, ABD’nin çıkarına mı, değil mi?”

Ankara’daki NATO toplantısı öncesinde, ABD Başkanı Donald Trump, uçak satışını kolaylaştırmak için Türkiye’ye uygulanan yaptırımları kaldırabileceğini ima etmişti.

Türkiye’nin F-35’leri satın alma isteği, Ankara’nın Rus yapımı S-400 füze sistemini satın alması nedeniyle yasal engellerle karşı karşıya.

ABD Kongresi, Rus sisteminin ABD yapımı savaş uçakları için güvenlik riski oluşturduğunu belirterek, Ankara’nın S-400’leri elinde tuttuğu sürece Türkiye’ye F-35 satışı yapılmasını yasaklayan bir yasa kabul etmişti. ⁠

Ankara’da düzenlenen NATO liderler zirvesinde gazetecilere konuşan Yunanistan Başbakanı Kyriakos Mitsotakis, Trump’ın açıklamaları hakkında doğrudan yorum yapmaktan kaçındı.

Fakat Yunan lider, “NATO’nun birliğinin uluslararası hukuka saygı ve tüm üyelerin çıkarlarının gözetilmesine” bağlı olduğunu vurguladı.

Okumaya Devam Et

Diplomasi

Azerbaycan ile Ermenistan ilk 13 kilometrelik sınırı belirledi

Yayınlanma

Azerbaycan Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov, Azerbaycan ile Ermenistan’ın devlet sınırının yaklaşık 13 kilometrelik bölümünde delimitasyon ve ardından demarkasyon çalışmalarını tamamladığını açıkladı. Tarafların bir sonraki aşamada Gürcistan sınırından İran sınırına kadar tüm hattın delimitasyonunu sürdürmeyi planladığını belirten Bayramov, bu süreçte anklav ve eksklav yerleşimlerle ilgili meselelerin de ele alınacağını söyledi.

Azerbaycan Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov, Azerbaycan ile Ermenistan’ın devlet sınırının yaklaşık 13 kilometrelik bölümünde delimitasyon çalışmalarını tamamladığını, bu kesimde daha sonra demarkasyonun da gerçekleştirildiğini açıkladı.

Resmi Azertag ajansına konuşan Bayramov, iki ülkenin başbakan yardımcılarının eş başkanlığını yürüttüğü ortak sınır komisyonlarının delimitasyon ve demarkasyon çalışmalarını sürdürdüğünü söyledi.

Bakan, tarafların sınır belirleme sürecini kuzeyden güneye doğru sürdürme konusunda uzlaştığını belirterek çalışmaların Azerbaycan ile Ermenistan sınırının Gürcistan’a bağlandığı noktadan başlayıp İran sınırına kadar devam edeceğini ifade etti. Bayramov, “Elbette bu süreçte eksklav köylerle ilgili meseleler de çözüme kavuşturulacak” dedi.

Bayramov ayrıca Bakü ile Erivan’ın, sınır belirleme ve demarkasyon komisyonlarının faaliyetlerini düzenleyen çeşitli hukuki düzenlemeleri kabul edip onayladığını bildirdi.

APA ajansının aktardığına göre Bayramov, Azerbaycan’ın Ermenistan ile hazırlanmakta olan barış anlaşmasına ilişkin kendi çalışmalarını tamamladığını da açıkladı.

“Azerbaycan tarafı barış anlaşmasının nihai hale getirilmesine yönelik kendi çalışmalarını tamamladı” diyen Bayramov, Bakü’nün Ermenistan Anayasası’nda Azerbaycan’a yönelik toprak iddialarını ortadan kaldıracak değişikliklerin yapılmasını beklediğini yineledi.

Barış süreci 2023’ten bu yana ilerliyor

2023’te Dağlık Karabağ’daki çatışmaların sona ermesinin ardından Azerbaycan ile Ermenistan kapsamlı bir barış anlaşması için müzakerelere başladı. Görüşmelerin temel başlıklarını karşılıklı toprak bütünlüğünün tanınması, devlet sınırının delimitasyonu ve demarkasyonu ile ulaşım hatlarının yeniden açılması oluşturdu.

Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, Ocak 2025’te Azerbaycan’a karşılıklı toprak taleplerinden vazgeçilmesini, sınır belirleme çalışmalarının tamamlanmasını ve barış anlaşmasının imzalanmasını önermişti. Paşinyan aynı dönemde anlaşma metninin yüzde 90’dan fazlasının hazır olduğunu açıklamıştı.

Birkaç ay sonra Bakü ile Erivan, barış anlaşmasının metni üzerindeki müzakerelerin tamamlandığını duyurdu. Ancak Azerbaycan, Ermenistan Anayasası’nda kendi topraklarına yönelik iddiaların sürdüğünü savunarak anayasa değişikliği yapılmadan anlaşmanın imzalanamayacağını bildirdi.

Daha sonra iki ülke, 8 Ağustos 2025’te ABD Başkanı Donald Trump’ın katılımıyla Washington’da paraflanan barış anlaşmasının tam metnini yayımladı. Belgede taraflar birbirlerinin egemenliğini, toprak bütünlüğünü ve uluslararası sınırların dokunulmazlığını karşılıklı olarak tanırken, gelecekte birbirlerine yönelik herhangi bir toprak talebinde bulunmamayı da taahhüt etti.

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ise bu yılın ocak ayında Bakü ile Erivan arasındaki ilişkilerin geçmişteki çatışma döneminden iş birliği aşamasına geçtiğini söylemişti.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English