Amerika
Silikon Vadisi, AI eğitimi için milyonlarca kitabı tarıyor

2024 yılının başlarında, yapay zeka (AI) girişimi Anthropic, gizli tutmaya çalıştıkları bir proje ile, “dünyadaki tüm kitapları yıkıcı bir şekilde tarama” faaliyetine başladı.
Washington Post’un elde ettiği dava dosyalarına göre, şirket yaklaşık bir yıl içinde milyonlarca kitabı satın almak ve sırtlarını kesmek için on milyonlarca dolar harcadı.
Ardından, sayfalarını tarayarak, popüler sohbet robotu Claude gibi ürünlerin arkasındaki AI modellerine daha fazla bilgi aktardı.
Daha önce bildirilmemiş olan “Panama Projesi”nin ayrıntıları, yatırımcılar tarafından 183 milyar dolar değerinde olan Anthropic’e karşı kitap yazarları tarafından açılan telif hakkı davasında 4.000 sayfadan fazla belgede ortaya çıktı.
Şirket, Ağustos ayında davayı çözmek için 1,5 milyar dolar ödemeyi kabul etti, fakat geçen hafta bir bölge yargıcının davayla ilgili bir dizi belgenin gizliliğini kaldırma kararı, Anthropic’in kitapları ne kadar hevesle takip ettiğini daha net bir şekilde ortaya koydu.
Yeni belgeler, AI şirketlerine karşı açılan diğer telif hakkı davalarında daha önce sunulan belgelerle birlikte, Anthropic, Meta, Google ve OpenAI gibi teknoloji şirketlerinin yazılımlarını “eğitmek” için devasa veri hazinelerini elde etmek için ne kadar uğraştıklarını gösteriyor.
Anthropic davası, yazarlar, sanatçılar, fotoğrafçılar ve haber kuruluşları tarafından AI şirketlerine karşı açılan bir dizi davanın bir parçasıydı.
Davalarda sunulan belgeler, önde gelen teknoloji şirketlerinin insanlığın topladığı eserleri elde etmek için çılgınca, bazen gizli bir yarış içinde olduklarını gösteriyor.
Mahkeme kayıtları, şirketlerin kitapları çok önemli bir ödül olarak gördüklerini ortaya koyuyor. Ocak 2023 tarihli bir belgede, Anthropic’in kurucularından biri, AI modellerini kitaplarla eğitmenin onlara “düşük kaliteli internet dilini” taklit etmek yerine “iyi yazmayı” öğretebileceğini öne sürüyor.
Meta’nın 2024 tarihli bir e-postasında, dijital kitap hazinesine erişimin, AI rakipleriyle rekabet edebilmek için “gerekli” olduğu belirtiliyor.
Gelgelelim mahkeme kayıtları, şirketlerin yayıncıların ve yazarların eserlerini kullanmak için doğrudan izin almanın pratik olmadığını düşündüklerini gösteriyor. Bunun yerine, Anthropic, Meta ve diğer şirketler, yazarların bilgisi olmadan kitapları toplu olarak elde etmenin yollarını buldular.
Mahkeme kayıtlarına göre, bu yollar arasında korsan kopyaları indirmek de vardı.
Anthropic, fiziksel kitapları satın almak ve taramak için Panama Projesi operasyonuna başladığında, Silikon Vadisinin deneyimli bir ismine başvurdu.
Şirket, yirmi yıl önce arama devi Google’ın ünlü fakat yasal olarak tartışmalı Google Books projesinin oluşturulmasına yardımcı olan Google yöneticisi Tom Turvey’i işe aldı.
Anthropic, başlangıçta kütüphanelerden veya New York City’nin simgesi olan Strand gibi ikinci el kitapçılardan kitap satın almayı düşündü.
Strand, “18 mil” uzunluğundaki yeni ve ikinci el kitaplarıyla tanınıyor.
Mart 2024’te Anthropic’in içerik satın alma toplantısını detaylandıran bir belgeye göre, mağaza “ikinci el kitaplar sağlamaya ilgi duyuyordu.”
Belgelere göre, Anthropic çalışanları ayrıca New York Halk Kütüphanesi veya “kronik olarak yetersiz fonlanan yeni bir kütüphane” dahil olmak üzere ABD kütüphanelerine yaklaşmayı da tartıştı.
Anthropic’in bu önerilerden hangisini uyguladığı, varsa bile, belli değil. E-posta yoluyla ulaşılan Strand’ın bir sözcüsü, kitapçının Anthropic’e herhangi bir kitap satmadığını söyledi.
Belgelere göre, Anthropic sonunda milyonlarca kitabı, genellikle on binlerce kitaplık gruplar halinde satın aldı. İkinci el kitap perakendecileri Better World Books ve İngiltere merkezli World of Books gibi kitap satıcılarına güvendi.
Taranan kitapların nihai sayısı ve maliyeti belgelerde gizlenmiş ama Anthropic ile çalışan bir tedarikçinin proje teklifinde, AI şirketinin “altı aylık bir süre içinde 500.000 ila iki milyon kitabı dönüştürmek için deneyimli bir belge tarama hizmeti tedarikçisi aradığı” belirtiliyor.
Belgede, tarama şirketinin “hidrolik tahrikli kesme makinesi”nin kitapları “düzgün bir şekilde keseceği” ve sayfaların daha sonra “yüksek hızda, yüksek kaliteli, üretim seviyesi tarayıcılarda taranacağı” açıklanıyor.
Son olarak, tarama şirketinin “geri dönüşüm şirketiyle tamamlanan kitapları almak için bir program yapacağı” belirtiliyor.
Meta çalışanları, iç mesajlarda, milyonlarca kitabı izinsiz olarak indirmek telif hakkı yasasını ihlal edeceği konusunda defalarca endişelerini dile getirdiler.
Aralık 2023’te, kitap yazarlarının şirket aleyhine açtığı telif hakkı davasında sunulan belgelere göre, iç bir e-postada, bu uygulamanın “MZ’ye iletildikten” sonra onaylandığı belirtildi. MZ, CEO Mark Zuckerberg’e atıfta bulunuyor gibi görünüyor.
Yeni yayınlanan bir yasal dosyada Anthropic, kurucu ortak Ben Mann’ın 2021 yılının Haziran ayında 11 gün boyunca “LibGen” olarak bilinen, kitapların ve diğer telif hakkı ihlali içeren içeriklerin bulunduğu bir “gölge kütüphane”den kurgu ve kurgu dışı kitapları kişisel olarak indirdiğini açıkladı.
Dosyalarda yer alan web tarayıcısının ekran görüntüsü, Mann’ın dosya paylaşım yazılımı ile dosya indirdiğini gösteriyordu.
Bir yıl sonra Mann, Temmuz 2022’de Pirate Library Mirror adlı yeni bir web sitesinin açılışını selamladı. Bu site, devasa bir kitap veritabanına sahip olduğunu iddia ediyor ve “çoğu ülkede telif hakkı yasasını kasıtlı olarak ihlal ediyoruz” diyordu.
Mann, diğer Anthropic çalışanlarına siteye bir bağlantı göndererek “tam zamanında!!!” mesajını ekledi.
Anthropic, yasal belgelerde, şirketin LibGen verilerini kullanarak gelir elde eden ticari bir AI modeli eğitmediğini ve Pirate Library Mirror’ı hiçbir tam AI modelini eğitmek için kullanmadığını savundu.
Eski bir AI yöneticisi ve müzik bestecisi olan Ed Newton-Rex, şu anda yaratıcıların haklarını savunan kâr amacı gütmeyen bir kuruluşu yönetiyor.
Newton-Rex, bu açıklamaların AI şirketlerinin yaratıcılara şimdiye kadar ödediğinden daha fazla borçlu olduğunu vurguladığını söyledi.
Besteci, “Yaratıcıların yaptıkları hayati katkılar için adil bir şekilde ödeme almaya başlamaları için AI endüstrisinde acilen bir sıfırlamaya ihtiyacımız var,” dedi.
Google, Microsoft ve ChatGPT üreticisi OpenAI de benzer iddialarda bulunan kitap yazarlarının telif hakkı davalarıyla karşı karşıya.
AI şirketlerine karşı açılan davaların çoğu hâlâ devam ediyor ve Cornell Tech’te dijital ve bilgi hukuku profesörü olan James Grimmelmann, bu davaların ortaya koyduğu soruların hukuki açıdan çözülmemiş olduğunu söyledi.
Fakat iki kararda yargıçlar, teknoloji şirketlerinin yazar veya yayıncının izni olmadan AI modellerini eğitmek için kitapları kullanmasının, telif hakkı hukukunda “adil kullanım” olarak bilinen bir doktrin kapsamında yasal olabileceğine karar verdi.
Haziran ayında, Bölge Yargıcı William Alsup, Anthropic’in AI modellerini eğitmek için kitapları kullanma hakkına sahip olduğunu, çünkü bu kitapları “dönüştürücü” bir şekilde işlediklerini belirledi.
Yargıç, AI eğitim sürecini, öğretmenlerin “okul çocuklarına iyi yazmayı öğretmesi”ne benzetti.
Aynı ay, Bölge Yargıcı Vince Chhabria, Meta davasında, kitap yazarlarının şirketin AI modellerinin kitaplarının satışlarına zarar verebileceğini kanıtlayamadıklarını belirledi.
Fakat şirketler, kitapları nasıl edindikleri konusunda hâlâ sorun yaşayabilirler. Anthropic davasında, kitap tarama projesi kabul edildi, fakat yargıç, şirketin Panama Projesi’ni başlatmadan önce milyonlarca korsan kitabı ücretsiz olarak indirerek yazarların telif haklarını ihlal etmiş olabileceğine karar verdi.
Alsup, kitapları Anthropic’in gelecekte kullanmak üzere indirip sakladığı iki gölge kütüphaneye (izinsiz olarak çevrimiçi paylaşılan devasa dijital kitap koleksiyonları) dahil edilen yazarlara toplu dava statüsü verdi.
Şirket, yargılanmak yerine, herhangi bir suçu kabul etmeden yayıncılara ve yazarlara 1,5 milyar dolar ödemeyi kabul etti. Kitapları indirilen yazarlar, kitap başına yaklaşık 3.000 dolar olarak tahmin edilen uzlaşma paylarını talep edebilirler.
Anthropic’in genel hukuk müşaviri yardımcısı Aparna Sridhar, WP’ye gönderdiği bir e-postada şunları söyledi:
“Bu dava çözüldü, ancak mahkemenin Haziran 2025’teki tarihi kararı geçerliliğini koruyor. Yargıç Alsup, AI eğitiminin ‘temelde dönüştürücü’ olduğunu savundu: Anthropic’in AI modelleri, eserleri ‘kopyalamak veya yerini almak için değil, zor bir dönemeci aşmak ve farklı bir şey yaratmak için’ eğitildi. Anlaştığımız konu, bazı materyallerin nasıl elde edildiğiydi, bunları AI modelleri geliştirmek için kullanıp kullanamayacağımız değildi.”
Meta aleyhine açılan telif hakkı davasında yayınlanan belgeler, sosyal ağ devinin çalışanlarının da daha fazla veriye aç olduğunu ve bunu elde etmek için yasal riskler almaya hazır olduğunu gösteriyor.
Yargıç Chhabria, Meta’nın AI modellerini eğitmek için kitapları kullanması konusunda şirketin tarafını tutarken, yazarların Meta’nın korsan kitapların kopyalarını yasadışı olarak dağıttığı iddialarını sürdürmelerine izin verdi.
Davacılar, Kaliforniya Kuzey Bölgesinde bu iddialar için toplu dava statüsü talep ediyor.
Davada yazarlar, Meta’nın üst düzey yöneticilerinin AI modellerini eğitmek için kitap satın almayı düşündüklerini, ancak bunun yerine çevrimiçi korsanlığı kolaylaştıran “torrent” platformlarından milyonlarca kitabı ücretsiz olarak indirmeyi tercih ettiklerini iddia ettiler.
Bazıları daha önce bildirilmiş olan iç belgeler, Meta çalışanlarının yaptıkları şeyin riskli veya yanlış olduğu konusunda endişelerini dile getirdiklerini ve izlerini nasıl gizleyeceklerini tartıştıklarını gösteriyor.
Belgelere göre, bir mühendis 2023 yılında “Şirket dizüstü bilgisayarından torrent indirmek doğru gelmiyor,” diye yazmış.
Aynı çalışan daha sonra şirketin hukuk ekibine, torrent sitelerini kullanmanın korsan eserleri başkalarıyla paylaşmayı gerektirebileceğini ve bunun “yasal olarak uygun olmayabileceğini” endişesini dile getirmiş.
Mahkeme dosyalarına ait Aralık 2023 tarihli e-postada, LibGen’in kullanımının, görünüşe göre Zuckerberg tarafından, baş harfleriyle atıfta bulunularak onaylandığı açıkça belirtiliyor.
“MZ’ye önceden bildirildikten sonra, GenAI’ın Llama 3 için LibGen’i kullanması onaylandı… bir dizi mutabık kalınan hafifletici önlemle birlikte,” deniyor ve ardından verilerin kullanımına ilişkin yasal ve politik riskler sıralanıyor.
E-postada, “LibGen gibi korsan olduğunu bildiğimiz bir veri setini kullandığımızı ima eden medya haberleri çıkarsa, bu durum bu konularda düzenleyicilerle olan müzakere pozisyonumuzu zayıflatabilir,” deniyor.
Nisan 2024’e gelindiğinde, şirketin LibGen ve diğer gölge kütüphaneleri indirmek için harekete geçtiği iç yazışmalardan anlaşılıyor. Sohbet kayıtları, bir çalışanın diğerine, Facebook’un sahip olduğu sunucular yerine Amazon’dan kiralanan sunucuları torrent için neden kullandıklarını açıklamasını istediğini gösteriyor. Cevap: “Faaliyetin şirkete kadar izlenebilme riskini önlemek” için.
Geçen ay yapılan bir dosyalamada, Meta’nın avukatları, şirketin “torrent kullanarak eğitim verilerini indirirken davacıların eserlerini dağıttığını reddettiğini” yazdı.
2023 yılında açılan ayrı bir davada, kitap yazarları OpenAI ve Microsoft’u, AI eğitimi için kitapları kendi amaçları doğrultusunda kullanarak telif hakkı yasasını ihlal etmekle suçladı.
Mann ve Anthropic CEO’su Dario Amodei’nin şirketi kurmadan önce çalıştıkları OpenAI, LibGen’i indirdiğini kabul etti fakat mahkemeye ChatGPT’nin piyasaya sürülmesinden önce dosyaları sildiğini bildirdi.
OpenAI ve Anthropic davalarında kitap yazarlarını temsil eden Susman Godfrey LLP’nin avukatı Justin A. Nelson, “OpenAI, AI şirketlerinin yaygın korsanlığına ve tüm insanlığın ifadesinin sömürülmesine yol açan başlangıç atışını yaptı,” dedi.
Bu ayın başlarında, iki büyük yayıncı mahkemeye, 2023 yılında açılan Google aleyhine telif hakkı davasına yazar ve illüstratörlerden oluşan bir gruba katılmalarına izin verilmesi için başvurdu.
Cornell Tech hukuk profesörü Grimmelmann, AI şirketlerinin telif hakkıyla korunan verilerin kullanımı konusunda “kendilerini bir yanılgıya sürüklediklerini” söyledi.
ChatGPT ve benzeri araçların arkasındaki atılımlar, eğitim için telif hakkıyla korunan materyallerin kullanımının yaygın olarak kabul gördüğü akademik araştırmalarda başladı, ancak araştırmacılar, AI modelleri ticarileştirilse bile bu uygulamayı sürdürdüler.
Grimmelmann, “Gerilim belirginleştiğinde, telif hakkıyla korunan verileri iş akışlarına dahil etmek için büyük yatırımlar yapmışlardı ve daha yeni ve daha iyi modeller piyasaya sürmek için hızlı tempolu, yüksek riskli bir rekabetin içine girmişlerdi,” dedi.
Amerika
ABD’de Demokrat Parti kasım seçimleri için finansman açığı yaşıyor

The Wall Street Journal gazetesi, ABD’de Demokrat Parti’nin önceki seçimlerde destek veren büyük bağışçılarının bu yıl kasım ayındaki seçim kampanyasına katkı sağlamadığını bildirdi. Gazete, bağış hacmindeki düşüşü partinin performansına duyulan memnuniyetsizliğe ve iç politika konularındaki görüş ayrılıklarına bağladı. Buna karşın bazı yerel Demokrat adaylar, bireysel küçük bağışlarla Cumhuriyetçi rakiplerinin önüne geçmeyi başardı.
The Wall Street Journal (WSJ) gazetesi, ABD’de Demokrat Parti’nin önceki seçimlerde partiye mali destek sağlayan büyük bağışçılarının bir kısmının, bu yıl kasım ayında yapılacak seçimler için kampanyaya bağış yapmadığını bildirdi.
Gazeteye göre, bu durum partinin ulusal düzeyde finansman toplama kapasitesinde daralmaya yol açtı.
Finansör George Soros ve oğlu Alex Soros, 2022 yılındaki ara seçimler sırasında Demokrat Parti Ulusal Komitesine (DNC) yaklaşık 1 milyon dolar bağışlamıştı.
Ancak baba ve oğul, 2026 yılında partiye herhangi bir transfer gerçekleştirmedi. LinkedIn’in kurucu ortaklarından Reid Hoffman ve uzun süredir partiye destek veren diğer bazı büyük bağışçılar da bu yıl DNC’ye katkı sağlamadı.
Demokrat Partinin diğer komiteleri de finansman açısından Cumhuriyetçilerin gerisinde kalıyor.
Toplanan fonlar, televizyon reklamlarından saha çalışanlarının maaşlarına kadar adayların tanıtım faaliyetlerine ilişkin giderlerin karşılanması için kullanılıyor.
Gazete, bağış hacmindeki düşüşün nedenlerinden biri olarak partinin performansına yönelik memnuniyetsizliği gösterdi. Birçok bağışçı, 2024 yılındaki başkanlık seçimlerinde Demokratların adayı Kamala Harris’in yenilgisini hatırlatıyor; Harris’in kampanyası için 1 milyar dolardan fazla toplanmıştı.
Bazı bağışçılar ayrıca, Gazze Şeridi’ndeki savaşa yaklaşım ve Demokratik Sosyalistlerin faaliyetleri konusunda parti tabanında yaşanan görüş ayrılıklarına dikkati çekiyor.
Yerel yarışlarda bireysel bağış farkı
WSJ, ulusal tablodaki bu eğilime rağmen yerel düzeyde bazı Demokrat adayların Cumhuriyetçi rakiplerinden daha fazla fon topladığını kaydetti.
Teksas’tan ABD Senatosu’na Demokrat Parti adayı olan James Talarico, kampanyası için yaklaşık 55 milyon dolar toplarken, Cumhuriyetçi rakibi Ken Paxton yalnızca 4 milyon dolar elde edebildi.
Talarico’nun kampanyasına Reid Hoffman da mali destekte bulundu; ancak toplanan fonların büyük bölümünü büyük işletmeler değil, 200 dolar ve altında bağış yapan bireysel bağışçılar oluşturdu.
ABD’de ara seçimler 3 Kasım 2026 Salı günü yapılacak. Seçimlerde, görev süreleri iki yıl olan Temsilciler Meclisinin 435 üyesinin tamamı ile görev süreleri altı yıl olan senatörlerden 33’ü yeniden seçilecek.
Amerika
Kaliforniya Demokratları “milyarder vergisi”ni kabul etti

Kaliforniya Demokratları, milyarderlerin servetine vergi getirilmesini öngören kasım ayı referandum tasarısını destekledi.
Kaliforniya örgütü bu kararla, tasarıya karşı çıkan Vali Gavin Newsom ve nüfuzlu sendikalara karşı çıktı.
Partinin yönetim kurulu, tasarıyı destekleme ve tarafsız kalma yönündeki önceki oylamaların başarısız olmasının ardından, az farkla tasarıyı destekleme kararı aldı.
Üç kaynağa göre, Temsilci Maxine Waters, San Diego’da düzenlenen yönetim kurulu toplantısına katılarak, 40 Numaralı Önerge’nin kabul edilmesi için kilit öneme sahip “evet” oylarını vermeye teşvik etti.
Önerge, daha önce parti içindeki üst düzey seçilmiş yetkililerden çok az destek almıştı; bunlara Kaliforniya Kongre heyeti üyelerinden sadece biri olan Temsilci Ro Khanna da dahildi.
Verginin savunucuları, başlangıçta partinin desteğini almak için gereken yüzde 60 eşiğini az farkla aşamamışlardı ama daha sonra desteği garantilemek için birkaç oy daha topladılar. Milyarderlere yönelik tek seferlik yüzde 5’lik vergiyi önceleyen sendika SEIU-UHW, bu sonucu, sıradan Demokratların “ilerici” önerinin arkasında birleştiğinin kanıtı olarak hemen değerlendirdi.
SEIU United Healthcare Workers West Başkanı Dave Regan yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“Bu destek, Kaliforniyalı Demokratların milyarder vergisi konusunda birleşik olmadığı yönündeki düşünceyi ortadan kaldırıyor; birleşmiş durumdalar. Anketler, kayıtlı Demokratların yüzde 80’inden fazlasının sağlık krizimize yönelik bu kritik çözümü desteklediğini gösteriyor ve şimdi Kaliforniya Demokrat Partisi, bu destekle söz konusu güçlü desteği resmen benimsemiştir.”
Her iki taraf da hafta sonu yapılacak oylama öncesinde destek toplamak için yarışa girdi ve kendi tezlerini güçlendirmek amacıyla destek açıklamaları ve anketler yayınladı.
POLITICO ile paylaşılan ve muhalefet tarafından kullanıldığı belirtilen bir belge, farklı parti üyelerinin nasıl oy kullanabileceğini ve kimlerin ikna edilebileceğini ayrıntılı olarak ortaya koydu.
Waters’ın desteği, Vermont Senatörü Bernie Sanders’ın daha önceki desteğine ek olarak, parti aktivistlerini canlandırmış görünüyordu.
Bir katılımcıya göre, bazı aktivistler oylama sırasında Waters’ın adını haykırdı.
Parti ayrıca, 40 Numaralı Önerge’yi zayıflatmayı amaçlayan ve iki milyarderin desteklediği iki önlemi reddetme kararı aldı.
Servet vergisi, sendikalar arasında bölünmeye yol açtı. Kaliforniya Öğretmenler Birliği ve diğer güçlü grupların muhalefetini çekti.
Bunun bir nedeni, okulları finanse eden zenginlere yönelik gelir vergisinin süresini uzatma çabalarını karmaşıklaştırmasıydı ki bu önlem de kasım ayında yapılacak oylamada yer alacak.
SEIU-UHW, servet vergisini federal sağlık hizmetleri fon kesintilerini telafi etmenin bir yolu olarak sundu.
Fakatr muhalifler, bu tek seferlik verginin, ultra zengin sakinleri ve onların vergi gelirlerini eyalet dışına sürmek de dahil olmak üzere istenmeyen sonuçlara yol açacağı konusunda uyarıda bulundu.
Muhalefetin bir kolunun sözcüsü Evan Westrup, oylama sonrasında yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“Vali Newsom, Demokrat Vali Adayı Xavier Becerra, Kaliforniya Öğretmenler Birliği, Kaliforniya Profesyonel İtfaiyeciler Birliği, Kaliforniya Aile Planlaması Dernekleri ve daha pek çok kuruluş, 40 Numaralı Önerge’ye karşı birleşmiş durumda; çünkü bu önerge bütçemiz, ekonomimiz ve geleceğimiz için zararlı. En büyük zorluklarımıza karşı akıllı ve kalıcı çözümlere ihtiyacımız var; sağlık hizmetlerini, eğitimi ve kamu güvenliğini yetersiz bırakan, güvenilmez ve denenmemiş planlara değil.”
Amerika
Chevron CEO’su Wirth: İran savaşı enerji piyasalarını kırılgan ve belirsiz bıraktı

Chevron Yönetim Kurulu Başkanı ve Üst Yöneticisi Mike Wirth, İran savaşının enerji piyasalarını kırılgan ve belirsiz bir yapıya sürüklediğini, petrol ihracat rotalarındaki risklerin genişlediğini belirtti. Wirth, Hürmüz Boğazı ve Kızıldeniz’deki tıkanıklıkların küresel stokları erittiğini söylerken, ABD’nin üretimi artırarak dengeyi desteklediğini ifade etti.
Chevron Yönetim Kurulu Başkanı ve Üst Yöneticisi Mike Wirth, İran savaşının enerji piyasalarında yarattığı etkinin durumu “biraz kırılgan ve belirsiz” hale getirdiğini söyledi.
Wirth, Cuma günü Fox News sunucusu Maria Bartiromo’ya verdiği ve Pazar günü “Sunday Morning Futures” programında yayımlanan röportajda, petrol ihracatına yönelik tüm transit yollarında, özellikle de Hürmüz Boğazı ve Kızıldeniz’de risklerin bulunduğunu belirtti.
Wirth, talebin “oldukça güçlü” olmasına rağmen bazı “zorlukların genişlediğini” kaydetti. Küresel çapta hem stratejik hem de ticari stokların çekildiğine dikkat çeken Wirth, “Durum biraz kırılgan ve belirsizliğini koruyor” dedi.
ABD üretimi artırarak yanıt verdi
Sektörün bu süreçte “iyi iş çıkardığını” dile getiren Wirth, petrol üretimi konusunda ABD’nin “çözümün bir parçası olmak için devreye girmesinin” büyük rol oynadığını vurguladı.
Wirth, “Uzun vadede sistemde bazı değişiklikler göreceğinizi düşünüyorum” diyerek Akdeniz’e uzanacak bir boru hattı geliştirilmesine dair yapılan tartışmalara atıfta bulundu.
Bu boru hattı planı, dünya petrolünün yaklaşık yüzde 20’sinin geçtiği Hürmüz Boğazı’nın İran tarafından kapatılmasına ve dünya petrolünün yaklaşık yüzde 5’inin mahsur kalmasına neden olan Husilerin Kızıldeniz ablukasına bir yanıt olarak değerlendiriliyor.
Wirth, çatışmada enerji varlıklarının hedef alınmasının talihsiz bir durum olduğunu belirterek şunları söyledi:
“Bu durum, enerji sisteminin küresel talebi karşılama kapasitesini zayıflatıyor. Piyasaların ne zaman yeni bir dengeye ulaşacağı, bu kapasitenin ne kadar hızlı toparlanacağına bağlı olacak.”
Petrol üreticileri, Suudi Arabistan üzerinden geçecek ve Kızıldeniz’deki Husi ablukasını baypas edecek bir boru hattı kurmayı değerlendiriyor. Bu güzergah, Suudi Arabistan’ın Yenbu kentinden başlayıp Mısır’daki Süveyş Kanalı’na ulaşıyor; ardından Afrika’yı Ümit Burnu üzerinden dolaşarak Asya’ya uzanıyor.
Kpler ham petrol analizi başkanı Homayoun Falakshahi, geçen ay el-Cezire’ye yaptığı açıklamada, buradaki asıl zorluğun küresel talebi karşılamak için yeterli petrolün kanaldan yeterince hızlı geçip geçemeyeceği olduğunu belirtti.
İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatması, 28 Şubat’ta savaşın başlamasından bu yana gaz fiyatlarının fırlamasına yol açtı. AAA verilerine göre ABD’de ulusal ortalama gaz fiyatı Pazar günü 4,10 dolara ulaştı; bu rakam savaş başladığındaki seviyeden 1 dolardan fazla yüksek.
Kapalı rafineriler yeniden gündemde
Beyaz Saray’dan bir yetkili geçen hafta The Hill’e yaptığı açıklamada, Trump yönetiminin kapalı petrol rafinerilerini, özellikle de Venezuela petrolünü işlemek üzere inşa edilen St. Croix rafinerisini yeniden açmayı değerlendirdiğini doğruladı.
Politico’ya konuşan üç sektör yöneticisi ise Beyaz Saray’ın Virgin Adaları’ndan Kaliforniya’ya kadar uzanan rafinerilerin yeniden açılmasını görüştüğünü aktardı.
St. Croix rafinerisi, Çevre Koruma Ajansı’nın (EPA) petrol sızıntılarının ve hava kirliliğinin “halk sağlığı için yakın risk” oluşturduğu gerekçesiyle 60 günlük kapatma kararı almasının ardından 2021’de süresiz olarak kapatılmıştı.
Dünya Basını1 hafta önceGlazyev yazdı: Hibrit dünya savaşının devam etmesinin nedenleri üzerine – 1
Diplomasi4 gün öncePaşinyan’dan Moskova’ya demiryolu resti
Avrupa2 hafta önceBurnham resmen Birleşik Krallık Başbakanı oluyor
Dünya Basını6 gün önceGlazyev yazdı: Hibrit dünya savaşının devam etmesinin nedenleri üzerine – 2
Avrupa2 hafta önceAlmanya, silahlanmak için borçlanıyor
Dünya Basını1 hafta önceEski NATO yetkilisi Kujat’tan nükleer kış uyarısı
Asya2 hafta önceDeepSeek kullanıcılarının özel sohbetleri Google’a sızdı
Avrupa6 gün önce‘Yeraltı ülkesi’ geri geliyor: İsviçre sığınaklarında yeni ‘savaş düzenlemesi’










