Bizi Takip Edin

Amerika

S&P: Avrupa’da petrol işleme kapasitesi 2035’e kadar yüzde 20 azalacak

Yayınlanma

Yüksek yakıt talebine ve hükümetlerin üretim artırma çağrılarına rağmen Avrupa ve Kuzey Amerika’daki rafineri kapasitelerinin önümüzdeki on yılda küçülmeye devam etmesi bekleniyor. S&P Global Energy verilerine göre 2035 yılına kadar Avrupa’da petrol işleme hacmi yüzde 20, ABD’de ise yüzde 7 oranında daralacak.

Financial Times’ın haberine göre, yüksek yakıt talebine ve hükümetlerin istikrarlı arz sağlama çabalarına rağmen Avrupa ve Kuzey Amerika’daki petrol rafinerilerinin kapasiteleri önümüzdeki on yılda daralmayı sürdürecek.

S&P Global Energy projeksiyonlarına göre, 2035 yılına kadar Avrupa’da ham petrol işleme hacmi yüzde 20 azalarak günlük 9 milyon varilin biraz üzerine gerileyecek.

ABD’de ise söz konusu gösterge yüzde 7 düşüşle günlük 16,7 milyon varile inecek. Buna karşılık Çin, Hindistan, Ortadoğu ve Afrika’daki rafineri kapasiteleri artmaya devam ediyor.

Avrupa ve ABD’deki rafineriler, Ortadoğu’daki savaş kaynaklı yakıt açığı nedeniyle bu yıl neredeyse tam kapasiteyle çalışıyor. Ancak analistler bu durumun, eski ve küçük ölçekli işletmelerin kapatılması yönündeki uzun vadeli eğilimi değiştirmeyeceğini değerlendiriyor.

Avrupa’da yakıt talebinin azalmasındaki temel etkenlerden biri elektrikli araç satışlarındaki artış olarak öne çıkıyor. Yılın ilk yarısında elektrikli araç satışları Fransa’da yaklaşık yüzde 63, Almanya’da ise yüzde 48 arttı.

Uzmanlara göre bir diğer neden, hükümetlerin kapasite artırma çağrılarına rağmen yatırımcıların yeni projelere destek verme konusundaki isteksizliği oldu.

Reuters haber ajansı, Ortadoğu ve Ukrayna’daki çatışmalara bağlı küresel tedarik kesintilerinin yaşandığı bir ortamda Hindistan, ABD ve Çin’in yakıt ihracatını artırdığını aktardı.

Ajans ve görüşlerine yer verilen uzmanlar, fiyat artışları ile arz açığının bu ülkelere, daha önce Ortadoğu ve Rusya yakıtına bağımlı olan ülkelere sevkiyatı artırma imkanı tanıdığına işaret etti.

Reuters küresel petrol üretim hacimlerinde düşüş ihtimalini de dışlamadı. Temmuz ayında küresel yakıt işleme miktarı bir önceki yıla göre 5 milyon varil azalarak günlük yaklaşık 89 milyon varile geriledi; mevcut talep ise günlük 100 milyon varilin üzerinde seyrediyor.

Aynı dönemde ABD’den yapılan dizel ve fuel-oil ihracatı 7 Ağustos ile biten haftada günlük 1,9 milyon varille rekor seviyeye ulaştı.

Endonezya’nın benzin ithalatı ise temmuz ayındaki 9-10 milyon varil seviyesinden ağustos ayında 11-12 milyon varile yükseldi.

Bu süreçlere paralel olarak Hindistan, Asya için kilit tedarikçi konumunu korurken bölgesel rakibi Çin temmuz ayında yakıt sevkiyatını hazirandaki 240,9 bin ton seviyesinden 1,1 milyon tona çıkardı.

Doğalgaz alanında ise Avrupa Komisyonu verilerine göre Avrupa Birliği’nin en büyük tedarikçisi Norveç oldu.

Amerika

Pentagon pahalı füzeler yerine ucuz İHA sistemlerine yöneliyor

Yayınlanma

ABD ordusu, savunma sanayisinde maliyeti milyonlarca doları bulan önleme füzeleri yerine düşük maliyetli insansız hava araçları satın alma sürecini başlattı. Yeni strateji doğrultusunda savunma şirketleri New Mexico’daki füze poligonunda yarışmalı atış testlerine davet edilecek.

ABD ordusu, savunma sanayisindeki üretim süreçlerini hızlandırmak ve milyonlarca dolar değerindeki önleme füzelerine bağımlılığı azaltmak amacıyla Ukrayna ile İran sahasındaki askeri tecrübeleri dikkate alarak düşük maliyetli insansız hava araçları (İHA) satın alma kararı aldı.

Bloomberg’ün geçtiği bilgilere göre Washington yönetimi, şirketleri New Mexico eyaletindeki White Sands Füze Atış Poligonu’nda düzenlenecek yarışmalı atış testlerine çağırmayı hedefliyor.

Girişim, Trump yönetiminin Pentagon’un karmaşık ve pahalı silah sistemlerine yönelik önceliğini kırarak yüksek adetlerde seri üretilebilecek ucuz sistemlere odaklanma stratejisinin parçasını oluşturuyor.

ABD ordusunun mühimmat modernizasyonundan sorumlu Korgeneral Frank Lozano, sahadaki duruma ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:

“Ukrayna ve İran, görece ucuz dronların karşı tarafa ciddi maliyetler çıkarabileceğini ve operasyonel zorluklar yaratabileceğini açıkça gösterdi.”

Savunma şirketlerinin ABD Silahlı Kuvvetleri’ne şu ana kadar yaklaşık 147 farklı teklif sunduğunu belirten Lozano, daha fazla katılımcıyı sürece dahil etmek istediklerini kaydetti.

Amerikan ordusu yalnızca eksiksiz önleme dronları üretebilen tedarikçileri değil, aynı zamanda İHA’ların bazı kritik bileşenlerini imal edebilecek şirketlerin tekliflerini de değerlendirmeye alıyor.

Haberde aktarılan ayrıntılara göre, İran bağlamındaki çatışmalar nedeniyle ABD ve Körfez ülkelerinin cephaneliklerindeki Patriot önleme füzeleri tükendi. Söz konusu füzelerin bazılarının birim maliyeti 4 milyon dolara kadar ulaşıyor.

Daha önce Axios haber sitesi, temmuz ayı sonunda Amerikan X-Bow Systems firmasının birim fiyatı 100 bin doların altında kalan “Buckler” adlı önleme sistemini geliştirdiğini ve uçuş testlerini tamamladığını duyurmuştu.

Firmanın İcra Kurulu Başkanı Jason Hundley, çalışmayı “ABD ve müttefiklerinin çağrısına yanıtımız: Büyük ölçekte temin edilebilir, uygun fiyatlı imkanlar” sözleriyle tanımlamıştı.

Trump yönetimi, 30 Temmuz’da savunma bütçesi için 1,5 trilyon dolar talep etmiş ve bu adımı önümüzdeki on yılları kapsayan zorunlu bir yatırım olarak nitelemişti. Eş zamanlı olarak Pentagon, Amerikan savunma devleriyle toplam tutarı 135 milyar doları aşan iki büyük sözleşme imzaladığını duyurmuştu.

Bloomberg, ağustos ayı başında ise Pentagon’un füze cephaneliğini yeniden takviye edebilmek amacıyla Kongre’den 18,2 milyar dolarlık ek bütçe talebinde bulunduğunu aktardı.

Okumaya Devam Et

Amerika

Newsom, yapay zeka güvenliği tasarılarını imzaladı

Yayınlanma

Kaliforniya Valisi Gavin Newsom, dış grupların yapay zeka programlarını güvenlik açısından nasıl değerlendireceğini düzenleyen iki yasa tasarısını imzaladı.

Anthropic, Ağustos ayında bu yasa tasarılarını desteklemişti ve OpenAI da Demokrat valinin onayını vermesinden hemen önce tasarıları desteklediğini açıkladı.

Bu destek, eski yapay zeka araştırmacısı Jacob Coxon’un Anthropic’ten istifasını duyuran sosyal medya paylaşımlarının viral hale gelmesi ve bunun üzerine federal milletvekillerinin yasal önlem alınması yönündeki taleplerini artırmasıyla gerçekleşti.

Newsom, POLITICO’ya yaptığı açıklamada, “Son olaylarda dile getirilen endişeler, Kaliforniya’nın uzun zamandır farkında olduğu gerçeği pekiştiriyor: yapay zeka olağanüstü bir potansiyel barındırıyor ama halkı korumak için anlamlı güvenlik önlemleriyle geliştirilmeli ve kullanıma sunulmalıdır,” dedi.

Newsom ayrıca federal hükümeti, “bu anın aciliyetine uygun, sağlam ulusal düzenlemeler getirmeye” çağırdı.

Vali, Demokrat Meclis Üyesi Rebecca Bauer-Kahan tarafından sunulan yasa tasarısını imzaladı. 

Bu tasarı, yapay zeka geliştiricilerinin modellerinin eyalet yapay zeka yasalarına uygunluğunu sağlamak için işe alabilecekleri dış denetçiler (yani üçüncü taraf gruplar) için bir kayıt sistemi ve etik kurallar oluşturuyor.

Eski Kongre üyesi ve eyalet senatörü Jerry McNerney tarafından hazırlanan ikinci yasa tasarısı, eyalete, “Bağımsız Doğrulama Kuruluşları” için kriterler belirleme ve bu kuruluşların referanslarını kontrol etme ile AI sistemlerinin oluşturduğu riskleri değerlendirme konusundaki uzmanlıklarını inceleme görevini veriyor.

McNerney yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“Daha bu hafta, en güçlü yapay zeka sistemlerinin yapay zeka ajanlarıyla birleşerek insanlık için gerçek tehditler oluşturduğunu öğrendik. Vali Newsom’un [tasarıma] imza atması, Washington, D.C.’nin bunu yapamıyor ya da yapmak istemediği için Kaliforniya’nın yapay zekanın güvenlik risklerini değerlendirme konusunda öncülük ettiğine dair net bir mesaj veriyor.”

OpenAI’ın küresel ilişkiler başkanı Chris Lehane, çarşamba günü yasayı destekleyen mesajında, Kongre ulusal yapay zeka güvenlik düzenlemesini kabul edene kadar eyalet meclislerinde ivmeyi sürdürmeyi planladıklarını belirtti ve Kaliforniya’daki iki ek yasa tasarısını da destekledi.

Bunlar arasında, OpenAI CEO’su Sam Altman’ın son anda endişelerini dile getirmek için Newsom ile iletişime geçtiği, çocuklara yönelik sohbet robotu güvenliği tasarısı SB 1119 da yer alıyor.

Anthropic sözcüsü şunları söyledi:

“Yapay zekanın hem muazzam faydalar hem de benzeri görülmemiş riskler getireceği konusunda her zaman şeffaf davrandık. Bu riskleri ele almak için, sektördeki en güçlü güvenlik önlemlerinden bazılarını içeren modeller geliştirmeye devam ediyoruz… Bu çalışmalarımız, aynı zamanda, sektörün güçlü modelleri piyasaya sürme hızımızı düzenlemek için yasal ve doğrulanabilir bir işbirliği yöntemini benimsemesinin dünyaya fayda sağlayacağına inanmamızın nedenidir.”

Okumaya Devam Et

Amerika

OpenAI Yönetim Kurulu üyesi Christiano: “Süper zeka insanlığı yok edebilir”

Yayınlanma

Yapay zeka uzmanı Paul Christiano, güçlü yapay zeka sistemlerinin kontrolden çıkması halinde insanlığın büyük kısmının ölebileceği uyarısını dile getirdi. ABD Ticaret Bakanlığı danışmanı olan Christiano, ChatGPT’nin çatı kuruluşu OpenAI vakfının yönetim kuruluna getirildi.

Yapay zeka güvenliği uzmanı Paul Christiano, son derece güçlü yapay zeka sistemlerinin kontrolden çıkabileceğini ve en kötü senaryoda insanlığın büyük kısmının yok olmasına yol açabileceğini söyledi.

Financial Times gazetesinin haberine göre, ABD Ticaret Bakanlığı bünyesindeki Yapay Zeka Standartları ve İnovasyon Merkezi’nde (CAISI) kıdemli teknik danışman olarak görev yapan Christiano, ChatGPT’nin geliştiricisi olan ticari yapıyı denetleyen OpenAI kâr amacı gütmeyen vakfının yönetim kuruluna atandı.

Christiano, hükümetteki danışmanlık görevini de sürdürecek.

Yeni görevini duyururken değerlendirmelerde yer veren Christiano, şu ifadeleri kullandı:

“Daha güçlü bir koordinasyon olmaksızın bir süper zeka geliştirirsek, üzerindeki kontrolümüzü tamamen kaybedeceğimizi öngörüyorum. Şayet bu yaşanırsa, insanların çoğu hayatını kaybedebilir.”

Christiano, bu tehdidin azaltılması adına hem ülke içinde hem de uluslararası düzeyde işbirliği yürütülmesinin şart olduğuna dikkat çekti. O

penAI dahil olmak üzere sektörün tamamının, kontrol kaybı riskini kabul edilebilir bir seviyeye indirmek için şu an yeterli çabayı göstermediğini de ekledi.

Financial Times’ın analizine göre, Christiano’nun OpenAI vakfı yönetim kuruluna girişi, yapay zeka laboratuvarlarının güvenlik ve düzenleme alanındaki uzmanlıklarını artırma gayretlerini yansıtıyor.

Söz konusu laboratuvarlar, siber güvenlik alanında yaşanan ses getirici olayların ve ardından hükümet organlarından gelen müdahale çağrılarının neticesinde akademi ve politika çevrelerinden uzmanları bünyesine katıyor.

Yapay zekanın “vaftiz babası” olarak anılan Nobel ödüllü Geoffrey Hinton da The Times gazetesine verdiği demeçte benzer kaygıları dile getirmişti.

Hinton, insan zekasını açık ara geride bırakan bir “süper zeka” sisteminin günümüzde şirketler eliyle güvenli biçimde inşa edilemeyeceğini belirterek, bu tür güçlü modellerin insanlık açısından felaket boyutunda sonuçlar doğurabileceği uyarısını paylaştı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English