Asya
Taliban, Çinli şirketle petrol sahası anlaşmasını iptal etti

Afganistan’da Taliban hükümeti, sözleşme yükümlülüklerinin ihlal edildiği iddiasıyla Çinli bir şirketle iki yıldır süren petrol çıkarma ve geliştirme sözleşmesini feshetti.
Maden ve Petrol Bakanlığı sözcüsü Hamayun Afghan, geçen hafta yaptığı bir X gönderisinde, “Maden ve Petrol Bakanlığı ile Afchin Şirketi arasında 25 yıl süreyle imzalanan Amu Darya Petrol Sahası Arama ve Üretim Anlaşması, yüklenicinin sözleşme yükümlülüklerini tekrar tekrar ihlal etmesi nedeniyle feshedildi” dedi.
2023 yılında Kabil, Afganistan’ın kuzeyindeki Amu Darya Havzasında petrol çıkarmak için Xinjiang Central Asia Petroleum and Gas Co. (CAPEIC) ile 540 milyon dolarlık bir anlaşma imzaladı. Bu anlaşma, Taliban’ın Ağustos 2021’de iktidarı ele geçirmesinden bu yana yapılan ilk büyük yabancı yatırım anlaşması oldu.
Anlaşma kapsamında Taliban rejimi, %20 hisseye sahip Afganistan’ın devlet şirketi Afghan Oil and Gas Company ile %80 hisseye sahip CAPEIC arasında yeni kurulan ortak girişim Afchin’e lisans verdi. Çıkarım alanı Faryab, Jowzjan ve Sar-e Pul illerinde bulunuyor. Kabil’e göre CAPEIC, ilk yıl en az 150 milyon dolar, üç yıl içinde ise 540 milyon dolar yatırım yapmayı ve 3.000 Afgan vatandaşını istihdam etmeyi taahhüt etti.
Ocak 2023’teki imza töreninde, dönemin Maden ve Petrol Bakanı Shahabuddin Delawar, “Afganistan son 50 yılda hiçbir yabancı ülkeyle bu kadar büyük bir ekonomik anlaşma imzalamadı” dedi.
Sözcü Hamayun, Nikkei Asia‘ya “Çinli şirket anlaşmaya uygun olarak yatırımı erteledi” ve projenin “ödenmesi gereken telif ücretlerinin ödenmemesi, [yetersiz] sismik araştırmalar ve yerel altyapı projelerinin ertelenmesi” nedeniyle de aksadığını söyledi.
“Şirkete, vaatlerin yerine getirilmemesi halinde sözleşmenin sadece bir kağıt parçası olarak kalacağı açıkça bildirildi. Şirketin üç yıl içinde tüm araştırma, petrol keşfi ve üretim aşamalarını tamamlaması gerekiyordu” diye ekledi.
“Çinli yetkililere bilgi verdik. Şirket yetkililerine ekipler gönderdik. Ancak yanıt hiçbir zaman olumlu olmadı” dedi Hamayun.
Hamayun’a göre, bakanlıklar arası bir komitenin sözleşme ihlallerini soruşturmasının ve bakanlığın teknik ve hukuki değerlendirme için uluslararası danışmanlık firmalarına davetinin ardından, Başbakan Hasan Akhund sözleşmenin iptalini onayladı.
CAPEIC, Nikkei Asia’nın yayınlanma tarihine kadar sorulara yanıt vermedi.
Afganistan’ın eski bilgi, kültür ve turizm bakan yardımcısı Zardasht Shams, Nikkei’ye verdiği demeçte, “Bu fesih, yalnızca sözleşmeye uygun performans gösterememe ve teslimat yapamama nedeniyle gerçekleşmiş olsa da, Taliban ile Çin arasındaki genel ilişkileri, özellikle de ekonomik bağları etkileyebilir” dedi.
Shams, “2021 yılının Ağustos ayından sonra Taliban, Çin’e benzeri görülmemiş bir sıcaklık gösterdi ve ticaret, yatırım ve muhtemel mali yardım konusunda bazı abartılı beklentiler içine girdi. Taliban, Çin’i ABD’nin alternatifi olarak gördü” dedi. “Ancak Çin, ABD ve müttefiklerinin yerini hiçbir şekilde alamaz. 2021’deki çekilmesinden sonra bile ABD, Afganistan’a milyarlarca dolarlık yardımda bulundu” diye ekledi.
Shams, Taliban rejiminin mali sıkıntısının sözleşmenin feshine karar vermede önemli bir rol oynadığına da inanıyor. “Taliban şu anda mali sorunlarla karşı karşıya ve iktidarını sürdürmek için gelirlerini artırmanın yollarını arıyor” dedi.
Öte yandan, Afgan kökenli Amerikalı akademisyen Ubaidullah Burhani, sözleşmenin feshinin “Çin-Afganistan ilişkilerinde ciddi bir kopukluğa yol açmayacağını” düşünüyor.
Burhani, Nikkei’ye verdiği demeçte, “Her iki taraf da, özellikle Afganistan’ın akut ekonomik ve altyapı ihtiyaçları karşısında, Çin’in stratejik avantajına dönüştürmeye devam ettiği kritik karşılıklı çıkarlarla bağlı olmaya devam ediyor” dedi.
Ayrıca, Çin’in yatırımlarındaki yavaş ilerlemenin Amu Darya petrol sahası projesiyle sınırlı olmadığını da belirtti.
“Çin yıllardır Afganistan’da bu projeleri hayata geçirme taahhüdünde bulunmadan münhasır anlaşmalar yapma politikası izliyor. Bu eğilimin en iyi örneği, büyük ölçüde atıl durumda olan Mes Aynak bakır madeni sözleşmesi” diyen Burhani, 2007 yılında bir Çinli şirkete verilen Kabil yakınlarındaki Logar eyaletindeki projeyi örnek gösterdi.
Burhani, “Somut ilerleme olmamasına ek olarak, bu projeler karmaşık jeopolitik dinamikler, çelişen Batı çıkarları, çevre uyum talepleri, bölgesel baskılar ve tekrarlanan saldırıların oluşturduğu sürekli güvenlik tehditleri nedeniyle engellenmiştir” diye ekledi.
Afchin sözleşmesinin iptal edilmesine rağmen, Taliban diplomatik olarak Çin’e karşı sıcak tutumunu sürdürüyor.
Taliban hükümetinin farklı dillerde yaptığı açıklamalara göre, Taliban’ın Başbakan Yardımcısı Mawlvi Abdul Salam Hanafi, bu ayın başlarında Çin’in Kunming kentinde düzenlenen Çin-Güney Asya Fuarı’na katıldı ve Kabil’in Kuşak ve Yol Girişimi’ne desteğini yineledi ve iki ülke arasında işbirliğinin güçlenmesini umduğunu ifade etti.
Açıklamalardan birinde, “Hanafi, Çin ile Afganistan arasındaki güçlü bağları vurgulayarak, Çin’in Afganistan’daki projelerini son derece önemli ve karşılıklı yarar sağlayan projeler olarak nitelendirdi” denildi. Açıklamada, Çinli yatırımcılarla bir araya gelen başbakan yardımcısının, Taliban’ın yerli ve yabancı yatırımcıların, özellikle Çinli şirketlerin yatırımlarını kolaylaştırma taahhüdünü yinelediği ve Afganistan’daki yatırımların büyüme potansiyelinin yüksek olduğunu vurguladığı da belirtildi.
Asya
Pakistan Yüksek Mahkemesi, İmran Han’ın cezaevinden hastaneye sevk edilmesine karar verdi

Pakistan Yüksek Mahkemesi, eski Başbakan İmran Han’ın cezaevinden hastaneye sevk edilmesine karar verdi.
Pakistan Adalet Hareketi (PTI), Pakistan Yüksek Mahkemesi’nin salı günü eski Başbakan İmran Han’ın cezaevinden hastaneye sevk edilmesine karar verdiğini açıkladı. Karar, İmran Han’ın sağlık durumuna ilişkin endişelerini dile getiren partisi ve ailesinin uzun süredir devam eden talebini karşılamış oldu.
Kriketçiyken siyasete atılan 73 yaşındaki Han, 2022’de görevden uzaklaştırılmasının ardından siyasi saiklerle açıldığını söylediği bir dizi davada mahkûm edilerek Ağustos 2023’ten bu yana cezaevinde bulunuyor.
Oğulları geçen yıl İmran Han’ın kötüleşen sağlık durumuyla ilgili defalarca endişelerini dile getirirken, avukatları da cezaevinde bulunduğu süre içinde sağ gözündeki görme yetisini önemli ölçüde kaybettiğini söylemişti.
PTI Sözcüsü Zülfikar Buhari, “Bu son derece memnuniyet verici bir karar. Keşke daha önce alınsaydı da gözü ve genel sağlık durumu bu kadar kötüleşmeseydi,” dedi.
Buhari, “Tüm doktorlar tatmin olana kadar hastanede kalmalı,” diye ekledi.
Han’ın sözcüsü Naeem Haider Panjutha, X üzerinden yaptığı açıklamada, mahkemenin Han’ın 48 saat içinde Shifa International Hospital’a nakledilmesine ve 16 Eylül’e kadar burada kalmasına karar verdiğini bildirdi.
Han, güvensizlik oylamasıyla iktidardan uzaklaştırılmasından bu yana, devlet hediyeleri ve hukuka aykırı evlilik de dahil olmak üzere çok sayıda davayla karşı karşıya kaldı. Bazı mahkûmiyet kararları askıya alınırken veya bozulurken, bazılarına ilişkin temyiz süreçleri devam ediyor. Han, hakkındaki suçlamaları reddediyor.
Aralarında sınırın diğer tarafındaki Hindistan’dan isimlerin de bulunduğu dünyanın dört bir yanından kriketin önde gelen isimleri, şubat ayında Han’ın cezaevi koşullarına ilişkin “derin endişelerini” dile getirerek kendisine daha iyi muamele edilmesini talep etmişti.
PTI, 2018’de iktidara geldi ve kilit eyaletlerde geniş bir destek tabanını koruyor. Ancak parti, 2024 seçimleri öncesinde seçim sembolünden mahrum bırakılmış, bu nedenle adayları bağımsız olarak seçime girmek zorunda kalmıştı.
Asya
Güney Kore: Trump’ın itirazlarına rağmen ortak tatbikatlar devam ediyor

ABD Başkanı Trump’ın Güney Kore ile tatbikatların kapsamını daraltma kararı, Seul’e ticaret konusunda baskı olarak yorumlanıyor.
Güney Kore, ABD Başkanı Donald Trump’ın ortak askeri tatbikatların kapsamını daraltma kararına temkinli bir yanıt verdi. Analistler bu adımı, Lee Jae Myung hükümetine ilave ticari tavizler vermesi için baskıyı artırma girişimi olarak değerlendiriyor.
Trump, pazar günü sosyal medyada yaptığı paylaşımda, yıllık tatbikatların “maliyetli” olduğunu belirterek kararı buna bağladı ve tatbikatların Kuzey Kore’ye “tamamen uygunsuz ve düşmanca” bir mesaj gönderdiğini söyledi. Trump ayrıca Güney Kore’nin, “İran İslam Cumhuriyeti’nin nükleer silahlardan arındırılması” konusunda ABD’ye katılmayı reddetmesini de gerekçe gösterdi.
Ulchi Freedom Shield tatbikatları pazartesi günü başladı. Güney Kore Savunma Bakanlığı, tatbikatların planlandığı şekilde sürdüğünü ve 27 Ağustos’a kadar devam edeceğini açıkladı. Dışişleri Bakanlığı yorum talebine yanıt vermezken, Devlet Başkanlığı Sarayı da Trump’ın mesajına ilişkin henüz herhangi bir açıklama yayımlamadı. Pazartesi günü Güney Kore’de resmi tatil.
Asan Politika Çalışmaları Enstitüsü Başkan Yardımcısı Cha Du-hyeogn, ABD Başkanı’nın paylaşımının “Güney Kore’ye karşı bir baskı aracı işlevi gördüğünü, aynı zamanda Kuzey Kore üzerinde baskı kurmanın da bir yolu olduğunu” söyledi.
Nikkei Asia’ya konuşan Cha, “Mesaj şu: Aşırı saldırgan adımlar atmaktan kaçınır ve beklerseniz, önünüze bir fırsat çıkabilir” dedi.
“Gerçekte Trump’ın mesajı Lee Jae Myung yönetimine baskı yapmayı amaçlıyor. Bu güvenlik garantileri olmadan gerçekten dayanabilir misiniz? Sonuçta bu, ‘İster ticarette ister başka alanlarda olsun, bize daha fazlasını verin’ demenin başka bir yolu.”
Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae Myung, cumartesi günü yaptığı Kurtuluş Günü konuşmasında Kuzey Kore konusunda çok taraflı görüşmeler önerdi. Konuşma, İkinci Dünya Savaşı’nın sonunda Kore Yarımadası’nın Japon sömürge yönetiminden kurtuluşunun 81. yıldönümü dolayısıyla yapıldı.
Lee, “çok eski bir savaşı” sona erdirmek ve Kuzey Kore’nin nükleer silah kapasitesini geliştirmesini durdurmak için “ilgili taraflar” arasında görüşmeler başlatmayı teklif etti. Kore Savaşı’ndaki aktif çatışmalar 1953’te bir barış anlaşmasıyla değil, ateşkesle sona ermişti. Bu nedenle iki Kore teknik olarak hâlâ savaş halinde bulunuyor.
Kuzey Kore, Trump’ın mesajına henüz yorum yapmadı. Kuzey Kore Dışişleri Bakanlığı cuma günü ABD-Güney Kore ortak tatbikatını “saldırgan bir savaşın provası” olarak nitelendirmişti.
Seul’deki Ewha Üniversitesi’nden Profesör Leif-Eric Easley, “ABD-Güney Kore ortak savunma tatbikatları, askeri güçlerin görevlerini yerine getirmeye hazır ve yetkin olması açısından hayati öneme sahip” dedi.
“Tatbikatların kapsamını daraltmak, ittifak içi koordinasyona zarar verebilir, Güney Kore’nin kendi savunmasında daha fazla sorumluluk üstlenmesi sürecini yavaşlatabilir ve Asya’daki olası çatışmalara karşı caydırıcılığı zayıflatabilir” diye ekledi.
Ticaret cephesinde Seul ve Washington, ABD’nin Güney Kore’den ithal edilen ürünlere uyguladığı yüzde 12,5’lik gümrük tarifeleri ve Güney Kore’nin ABD’de gerçekleştireceği 350 milyar dolarlık yatırımın nasıl tahsis edileceği konusunda görüşmeler yürütüyor.
Trump pazar günü yaptığı paylaşımda, tatbikatları iptal etmek için “çok geç” olduğu gerekçesiyle ABD ordusunun ortak tatbikatların kapsamını “önemli ölçüde azaltacağını” yazdı. Trump ayrıca Kim Jong Un ile “çok iyi bir ilişkisi” olduğunu ve Kuzey Kore’nin “tehditkâr olmayan ve saygılı” bir tutum sergilediğini ifade etti.
Trump ile Kim’in son görüşmesi 2019 yılında Panmunjom’da gerçekleşmişti. Trump cumartesi günü sosyal medyada iki liderin birlikte çekilmiş bir fotoğrafını paylaşarak, “Kim Jong Un ile ÇOK İYİ anlaşıyoruz!” diye yazdı.
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ise bu ay yaptığı açıklamada, 50 bine kadar Kuzey Kore askerinin ülkesine karşı konuşlandırıldığını söyledi ve Güney Kore’den Ukrayna’nın hava savunmasına destek vermesini istedi.
Asya
Japonya’nın 10 yıllık tahvil faizi 30 yılın zirvesine çıktı

Japonya’nın 10 yıllık devlet tahvil faizi, zayıf yenin enflasyon kaygılarını artırması ve yatırımcıların gelecek ay faiz artırımı yapılacağına yönelik beklentilerini güçlendirmesiyle son 30 yılın en yüksek seviyesine çıktı ve yakından izlenen yüzde 3 seviyesine yaklaştı.
Gösterge niteliğindeki 10 yıllık devlet tahvil faizi pazartesi günü yüzde 2,93’e kadar yükselerek 1996’dan bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. Tahvil faizleri fiyatlarla ters yönde hareket ediyor.
Traderlar ve analistler, faizdeki yükselişin, zayıf yen ve İran’daki savaş nedeniyle yüksek seyreden petrol fiyatlarının enflasyonu hızlandıracağı yönündeki yatırımcı beklentilerini yansıttığını söyledi. Yatırımcılar ayrıca Japonya Merkez Bankası’nın (BoJ) eylül ayında faiz artıracağı varsayımını da fiyatlıyor.
Deutsche Bank analisti Shoki Omori, yüzde 3 seviyesinin “mali güvenilirlik açısından kritik bir savunma hattı” olduğunu söyledi. Bunun nedeni, hükümet bütçesinde varsayılan faiz oranının bu seviyede bulunması.
Financial Times’a kobuşan Omori, yüzde 3 seviyesine ulaşılmasının “hükümetin öngörmediği bir faiz artışına işaret edeceğini” belirtti.
SMBC Nikko Başekonomisti Junichi Makino ise, “Enflasyon beklentilerindeki [yüzde 2’ye yakın seviyeye] yükseliş, yenin son dönemdeki zayıflığını yansıtıyor gibi görünüyor” dedi.
Makino, enflasyon beklentilerinin BoJ’un yaklaşık yüzde 1,2 olarak tahmin ettiği temel enflasyon seviyesine doğru gerilemesi halinde tahvil faizinin yeniden yüzde 2 bandına düşebileceğini ekledi.
Yen, geçen ayın sonunda ABD ve Japonya tarafından gerçekleştirilen eşgüdümlü müdahalelere rağmen değer kaybetmeye devam etti ve bu müdahaleler sonrasında elde ettiği kazanımların yarısını geri verdi.
Dolar karşısında 40 yılın en düşük seviyesi olan 164 yenden yaklaşık 155 yene kadar hızla değer kazanan Japon para birimi, yeniden zayıflayarak yaklaşık 159 yen seviyesinden işlem görmeye başladı.
10 yıllık tahvil faizi yükselişi, Japonya ekonomisinin haziran sonuna kadarki üç aylık dönemde beklenmedik şekilde yavaşlamasıyla aynı zamana denk geldi. Bu durum, BoJ’un yaklaşan faiz kararını daha da karmaşık hale getirebilir.
Pazartesi günü açıklanan verilere göre reel GSYH, ikinci çeyrekte yıllıklandırılmış bazda yüzde 1,1 büyüdü. Bu oran, ekonomistlerin beklediği yüzde 2’lik büyümenin oldukça altında kaldı.
Goldman Sachs analistleri, “Özel tüketim ve sermaye harcamaları geriledi; bu da özel sektör kaynaklı iç talebin zayıflığını ortaya koyuyor” değerlendirmesinde bulundu.
LSEG verilerine göre yatırımcıların çoğunluğu hâlâ BoJ’un eylül ayında politika faizini yüzde 1,25’e yükseltmesini bekliyor. Ayrıca yatırımcılar, merkez bankasının faiz artışlarının hızını artıracağı ihtimaline giderek daha fazla oynuyor.
Nikkei Asia: ABD-Japonya yen müdahalesi Tokyo için bir başka yenilgi
Ortadoğu1 hafta önceMısır, üçlü pakta neden katılmadı?
Dünya Basını1 hafta önceThe Jerusalem Post: Suudi Arabistan-Türkiye-Pakistan savunma anlaşması İsrail’e tehdit
Görüş1 hafta önceTürkiye ve İsrail ilişkilerinin geleceği
Dünya Basını2 hafta önceYen müdahalesinin asıl mesajı: Doların rezerv para statüsü artık eskisi kadar güçlü değil
Asya2 hafta önceAlibaba 2,4 trilyon parametreli yapay zeka modeli Qwen3.8-Max’i tanıttı
Rusya2 hafta önceRusya’nın buğday ihracatı temmuzda yüzde 17,7 geriledi
Dünya Basını2 hafta önceForeign Affairs: Amerika Ortadoğu’dan Vazgeçmeli
Diplomasi1 hafta önceUkrayna, Türkiye’den 70 ATACMS ve diğer ABD menşeli silah satın aldı










