Amerika
Teksas’taki seçim yenilgisi Cumhuriyetçi Parti’de ara seçim endişelerini artırdı

Teksas’ta eyalet senatosu için yapılan özel seçimi Demokrat aday Taylor Rehmet’in kazanması, Cumhuriyetçi Parti kanadında Kasım ayındaki ara seçimlere dair korkuları derinleştirdi. Trump’ın 2024’te 17 puan farkla kazandığı bölgede yaşanan 31 puanlık radikal kayma, partinin Kongre’deki çoğunluğunu kaybetme riskini gündeme taşıdı.
ABD’de Cumhuriyetçi Parti, hafta sonu Teksas’ta Demokratların elde ettiği sürpriz zaferin ardından ara seçimlere ilişkin uyarılarını sıklaştırdı.
Cumhuriyetçiler, Demokrat Taylor Rehmet’in cumartesi günü Teksas eyalet senatosu seçimindeki beklenmedik galibiyetinden önce de Minneapolis’te göçmenlikle bağlantılı iki silahlı saldırının yarattığı tepkilerle karşı karşıya kalmıştı.
Kasım ayında Temsilciler Meclisi ve Senato için verilecek zorlu mücadele öncesinde anketlerin Demokratları önde göstermesi üzerine birçok Cumhuriyetçi yetkili, bu yarışı parti için bir “uyarı sinyali” olarak nitelendirdi.
The Hill’e konuşan Teksaslı Cumhuriyetçi stratejist Brendan Steinhauser, “Bu durum kesinlikle ciddiye alınmalı; Tarrant County’de işlerin neden yolunda gitmediği ve bunun ulusal yansımalarının neler olabileceği derinlemesine analiz edilmeli” açıklamasında bulundu.
Demokrat aday 17 puanlık farkı kapatarak tarihi zafer elde etti
Teknisyen ve Hava Kuvvetleri gazisi Taylor Rehmet, Cumhuriyetçi rakibi Leigh Wambsganss’ı yaklaşık 14 puan farkla mağlup ederek boş olan 9. Bölge eyalet senatörlüğü koltuğuna oturdu.
Bu sonuç, 2024 başkanlık seçimlerinde Başkan Trump’ın 17 puan farkla kazandığı bölgede sol lehine yaşanan çarpıcı bir değişimi temsil ediyor.
Kasım ayında hiçbir adayın çoğunluğu sağlayamaması üzerine tura kalan yarış, daha o dönemde Cumhuriyetçilerde huzursuzluğa yol açmıştı.
Wambsganss, Teksas Valisi Greg Abbott da dahil olmak üzere önde gelen parti liderlerinin desteğine ve Trump’ın son dakika onayı ile ciddi bir bağış avantajına sahip olmasına rağmen seçimi kaybetti.
Bu sonuçla söz konusu koltuk, 40 yılı aşkın bir sürenin ardından ilk kez Demokratların kontrolüne geçti.
Wambsganss yenilgisinin ardından yaptığı açıklamada, “Bu gece Teksas ve ülke genelindeki Cumhuriyetçiler için bir uyarı sinyalidir. Demokratlar mobilize oldu, çok sayıda Cumhuriyetçi ise sandığa gitmedi” dedi.
Cumhuriyetçi liderler seçmeni sandığa çağırdı
Teksas Vali Yardımcısı Dan Patrick de sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, sonuçların eyalet genelindeki Cumhuriyetçiler için bir uyarı niteliği taşıdığını vurguladı.
Patrick, seçmenlerin hiçbir şeyi çantada keklik görmemesi gerektiğini belirterek, Cumhuriyetçileri kasım ayındaki tam dönem seçimlerinde koltuğu geri almak için “yeni bir kararlılıkla mücadeleye” çağırdı.
Rehmet’in zaferi, Trump’ın Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana Demokratların özel seçimlerde elde ettiği başarılar serisine bir yenisini ekledi.
Bu sonuçlar, Demokrat Parti’nin Temsilciler Meclisi ve hatta Senato’daki dar Cumhuriyetçi Parti çoğunluğunu kırma umutlarını artırdı.
Diğer yandan Trump, düşen onay oranları ve bu ay Minnesota’da federal görevlilerin açtığı ateş sonucu iki kişinin hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan göçmenlik operasyonlarına yönelik artan tepkilerle mücadele ediyor.
Anketler Demokratların üstünlüğünü ortaya koyuyor
Florida Valisi Ron DeSantis, Teksas seçimlerinin ardından yaptığı değerlendirmede, özel seçimlerin genel seçimlere dair her zaman kesin bir projeksiyon sunmayabileceğini ancak bu büyüklükteki bir kaymanın göz ardı edilemeyeceğini kaydetti.
DeSantis, “Cumhuriyetçiler, ara seçimlere giderken siyasi iklim konusunda gerçekçi olmalı” ifadesini kullandı.
Decision Desk HQ’nun anket verilerine göre, genel kongre seçim pusulasında Demokratlar, Cumhuriyetçilerin 5 puandan fazla önünde yer alıyor.
Bu durum, Cumhuriyetçilerin önde olduğu Trump döneminin ilk ayına kıyasla önemli bir değişiklik arz ediyor. Demokrat Parti Ulusal Komite (DNC) Başkanı Ken Martin, Teksas sonuçlarının “hiçbir Cumhuriyetçi koltuğun güvende olmadığını kanıtladığını” savundu.
Ara seçimler için “belirleyici veri” tartışması sürüyor
San Antonio’daki Teksas Üniversitesi Siyaset Bilimi Bölüm Başkanı Jon Taylor, göçmenlik politikalarına ve özellikle Latin kökenlilere yönelik tutuma duyulan tepkinin bu seçmeni Cumhuriyetçi Parti’den uzaklaştırdığını belirtti.
Taylor, “Bunu ara seçimlerin bir habercisi olarak görmek için henüz çok erken olsa da bu tekil olay kesinlikle bir mesaj gönderdi ve Cumhuriyetçileri ürküttü” dedi.
Trump ise Wambsganss’a verdiği tam desteğin ertesi günü, pazar günü gazetecilere yaptığı açıklamada yarışla arasına mesafe koyarak, “Buna dahil değilim, bu yerel bir Teksas yarışı” diye konuştu.
Fakat Trump, Teksas’taki ABD Senatosu yarışı için bir endekse “çok ciddi bakacağını” da sözlerine ekledi. Eyaletteki Senato yarışında Senatör John Cornyn, sağ kanattan Eyalet Başsavcısı Ken Paxton’ın zorlu meydan okumasıyla karşı karşıya bulunuyor.
Cumhuriyetçi stratejistler kötü gidişat konusunda uyarıyor
Cumhuriyetçi stratejist Jason Cabel Roe, Teksas’taki özel seçime ilişkin, “Bundan başka bir anlam çıkarmamız mümkün değil. Teksas’ta 31 puanlık bir kaymanın hiçbir gerekçesi olamaz” değerlendirmesini yaptı.
Roe, Senato çoğunluğu ve savunulması gereken koltuklar listesinin başında Teksas’ın geldiğini, burada yaşanan performans düşüklüğünün iyi bir işaret olmadığını vurguladı.
Bazı Cumhuriyetçiler yenilgiyi düşük katılım oranına veya eyaletteki kış fırtınasına bağlarken, diğerleri bunun daha derin bir soruna işaret ettiğini kaydediyor.
Stratejist Matthew Bartlett ise mevcut durumu şu sözlerle özetledi:
“Bu bir uyarı sinyali değil. Son altı aydaki tüm göstergeleri görmezden gelenler için öyle olabilir. Bu, çok kötü geçecek bir ara seçime işaret eden ek ve önemli bir veridir.”
Amerika
Microsoft’un veri merkezi yatırımı New York’un elektrik talebini aşacak

Microsoft, bulut ve yapay zeka hizmetlerindeki sunucu açığını kapatmak amacıyla veri merkezlerinin kapasitesini 2032’ye kadar üçe katlayıp 38 gigavatın üzerine çıkarmayı hedefliyor. Planlanan bu enerji miktarı, New York eyaletinin zirve dönemdeki elektrik tüketimini aşıyor.
Amerikan teknoloji şirketi Microsoft, veri merkezlerinin kapasitesini 2032 yılına kadar üç kattan fazla artırarak 38 gigavatın üzerine çıkarmayı planlıyor.
Bloomberg’in konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre, hedeflenen bu kapasite, New York eyaletinin en yüksek tüketim dönemlerindeki elektrik ihtiyacını geride bırakıyor.
Kapasite artışı, Microsoft’un bulut hizmetleri ve yapay zeka operasyonlarında yaşadığı işlem gücü yetersizliğini aşmasını amaçlıyor.
Şirketin dünya genelindeki veri merkezi ağının mevcut elektrik kapasitesi yaklaşık 12 gigavat seviyesinde seyrediyor.
Gelecekteki kapasitenin yaklaşık üçte birinin yapay zeka donanımlarına ayrılması hedefleniyor. Bu alandaki güncel tüketim ise 2 gigavat civarında kalıyor.
Sunucu kapasitesindeki yetersizlik, Microsoft’u ABD ve Avrupa’daki bazı merkezlerinde yeni bulut aboneliklerini sınırlandırmak zorunda bıraktı. Bu durum nedeniyle müşterilerin bir bölümü rakiplerle sözleşme imzaladı.
Tesis inşasını hızlandıran şirket, Atlanta bölgesi dahil yeni merkezler kuruyor. Son mali yılda sermaye harcamaları 145 milyar dolara ulaşan şirketin harcamalarında, analistlerin değerlendirmelerine göre yükseliş sürecek.
Tesislerin inşasının yıllar alması, talep ve teknolojideki değişimlerin sürmesi sebebiyle mevcut planlar revizyona uğrayabilir.
Microsoft, programın ayrıntılarına dair henüz açıklama yapmadı.
Daha önce şirket içi değerlendirmelerde, yapay zeka merkezleri inşasının elektrik, su tüketimi ve karbon emisyonları nedeniyle çalışanlar arasında kaygı yarattığı kabul edilmişti.
Microsoft, su verimliliğini artırdığını ve yenilenebilir enerji kaynaklarını güçlendirdiğini savunuyor.
Amerika
“Teknoloji devleri gençlerin tepki odağında petrolün yerini aldı”

ABD’li kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin petrol şirketlerinin yerini alarak kamuoyunun bir numaralı hedefi haline geldiğini söyledi. Van’t Hof, yüksek gelir ve kariyer arayışındaki gençlerin enerji sektörüne ilgisinin arttığını savundu. Bloomberg verileri ise sektörde üretimin rekor kırmasına karşın son on yılda 250 bin kişilik istihdam kaybı yaşandığını gösteriyor.
ABD merkezli kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin tepe yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin kamuoyu nezdinde petrol şirketlerinin yerini alarak “bir numaralı halk düşmanı” haline geldiğini söyledi.
Financial Times gazetesine konuşan Van’t Hof, iyi gelir ve güçlü kariyer fırsatları arayan gençlerin artık petrol sektörünü dışlanan bir alan olarak görmediğini vurguladı.
Teknoloji şirketlerinin, özellikle veri merkezlerinin inşası nedeniyle yoğun bir toplumsal baskıyla karşı karşıya kaldığını belirten Van’t Hof, enerji sektörüne yönelik yaklaşımın ise dönüştüğünü savundu.
The New York Times gazetesinin daha önce yer verdiği haberde, veri merkezlerine yönelik endişelerin çevreye dönük tehditler ve sohbet robotlarına olan bağımlılıkla bağlantılı olduğu aktarılmıştı.
Van’t Hof, toplumun enerjinin gündelik hayattaki vazgeçilmez rolünü artık çok daha iyi kavradığına dikkat çekti.
Gelişmeleri değerlendiren Diamondback yöneticisi, şu ifadeleri kullandı:
“Birkaç yıl öncesine kadar neredeyse her gün petrol sektörünün öldüğüne dair makaleler çıkıyordu. Ancak bugün insanların bunun saygın, iyi ödeme yapan, ayrıca yapay zeka ile enerjinin kesiştiği bir alan olduğunu anladığını düşünüyorum.”
Söz konusu dönüşümün istihdam piyasasına da yansıdığını kaydeden Van’t Hof, sektöre genç yetenek akışı yaşandığını ve staj başvurularında artış görüldüğünü dile getirdi.
Van’t Hof, değerlendirmesini şu sözlerle sürdürdü: “Enerji sektörü havalı olabilir mi? Evet, sanırım öyle. Artık asıl bilişimciler kötü adam olarak görülüyor.”
Teksas merkezli olan ve kayaç petrolü çıkaran Diamondback, 56 milyar dolarlık ciroya sahip. Şirket, ABD’nin güneyindeki geniş petrol ve doğalgaz bölgesi Permian Havzası’nın en büyük bağımsız petrol üreticisi konumunu elinde tutuyor.
Öte yandan Bloomberg, Temmuz ayında geçtiği haberde ABD petrol ve doğalgaz sektörünün son on yılda istihdamını yaklaşık yüzde 40 oranında azalttığını duyurmuştu.
Bu oran 250 bin kişilik iş kaybına denk gelirken, söz konusu pozisyonların büyük kısmının geri dönmeyeceği kaydedildi.
İstihdamdaki bu sert düşüşe rağmen, aynı dönemde ham petrol üretimi yüzde 50 artış kaydetti.
Bloomberg’in aktardığına göre 2014 yılındaki fiyat çöküşünün ardından yatırımcılar şirketlerden daha yüksek verimlilik ve kâr talep etmeye başladı.
Bu baskı; işten çıkarmaları, şirket birleşmelerini, ileri teknolojilerin kullanımını, otomasyonu ve robotik sistemleri beraberinde getirdi.
Ajansın hesaplamalarına göre sektörde 2023 yılının başından bu yana gerçekleşen birleşme ve devralma işlemlerinin toplam hacmi 500 milyar doları aştı ve önceki üç yıllık dönemin toplamını yüzde 20’den fazla geride bıraktı.
Güncel verilerle ABD’deki ham petrol üretimi günlük 13,8 milyon varille rekor seviyeye ulaşsa da sektördeki istihdam son üç yılın en düşük seviyesinde seyrediyor.
Ülkedeki enerji şirketleri, 2014 yılında çalışan sondaj kulelerinin üçte birinden daha azıyla faaliyet gösteriyor; ancak sahadaki her bir kule artık o döneme kıyasla yaklaşık dört kat daha fazla petrol üretiyor.
Amerika
ABD, ismi açıklanmayan “büyük” bir bankaya yaptırım uygulayacak

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Trump yönetiminin önümüzdeki hafta büyük bir bankaya yaptırım uygulayacağını söyledi.
Yeni yaptırım, yine İran’a karşı iktisadi abluka kapsamında ilan edilecek.
“Real America’s Voice” programına konuk olduğu sırada ne finans kurumunun adını ne de bulunduğu ülkeyi belirten Bessent, bu adımın pazartesi günü (14 Eylül) atılacağını ifade etti.
Bessent, bu adımın başlangıçta cuma günü gerçekleştirilmesinin planlandığını fakat 11 Eylül 2001 saldırılarının 25. yıldönümü anma törenleri nedeniyle ertelendiğini belirtti.
Bessent şöyle konuştu:
“Herkes bu rejimle ilişkisini kesene kadar bu sürece devam edeceğiz. Bunu o kadar kârsız hale getireceğiz ki, şirketinizin ya da kendinizin, kişisel mali durumunuzun yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmasını göze almak istiyorsanız, buyurun deneyin. Ama peşinize düşeceğiz.”
ABD, Türkiye’deki bir bankaya “İran bağlantılı” olduğu iddiasıyla yaptırım uyguladı
ABD, Şubat ayında çatışmanın başlamasından bu yana İran’a karşı petrol ihracatı, nakliye ağları, silah tedarik kanalları, finansal aracılar, dijital varlık borsaları ve havacılık bağlantılarını hedef alan bir dizi ekonomik önlem uyguladı.
Trump yönetimi, geçen ay Bessent’in “Ekonomik Dışlama Operasyonu” olarak adlandırdığı girişimle kampanyasını tırmandırdı.
ABD, yaklaşık 60 kuruluş, kişi ve gemiye yaptırımlar uyguladı ve deniz taşımacılığı, havacılık, teknoloji, altın ve dijital varlıklar gibi sektörlerde İran’la iş yapanlara yönelik ikincil yaptırımların kapsamını genişletti.
Beyaz Saray geçen hafta İstanbul merkezli Golden Global Bank’ı, Çin’in İran petrolü karşılığında ödediği büyük meblağları Devrim Muhafızları’na aktardığı gerekçesiyle yaptırım kapsamına almıştı.
İran üzerindeki baskı giderek artmasına rağmen, ABD Başkanı Donald Trump savaşın Kasım ayındaki ABD ara seçimlerinden sonraya kadar sona ermeyeceğini öngördü.
Avrupa5 gün önceAvrupa savunma sanayii Ukrayna’ya yetişemiyor
Avrupa4 gün önceKoçbaşı olarak AfD
Görüş2 hafta önceBişkek’te “Yeni Düzen” gerçeğe dönüşüp dönüşemeyeceğini görmek için toplanıyor
Avrupa5 gün önceCDU, AfD’yi durdurmak için yeni göç planı hazırlıyor
Asya2 hafta önceHindistan’ın 2047 gelişmiş ekonomi hedefi zora girdi
Asya2 hafta önceABD’nin baskısıyla karşı karşıya kalan Japonya Merkez Bankası kritik bir karar aşamasında
Asya4 gün önceÇin’in HQ-17AE kısa menzilli hava savunma sistemi Pakistan’ın İHA savunmasını güçlendirecek
Asya2 hafta önceÇin insansı robot pazarında liderliği hedefliyor












