Bizi Takip Edin

Amerika

Trump, Fed Guvernörü Lisa Cook’u kovduğunu açıkladı

Yayınlanma

ABD Başkanı Donald Trump, Fed üyesi Lisa Cook’u görevden aldığını açıkladı ve Merkez Bankasına faiz indirimleri için baskılarını artırdı.

Trump, sosyal medyada paylaştığı ve Cook’a hitaben yazdığı mektupta, Adalet Bakanlığının Cook’un mortgage başvurularında yalan beyanda bulunup bulunmadığını araştırmasının, onu Fed yönetim kurulundan uzaklaştırmak için “yeterli neden” oluşturduğunu belirtti.

Cook, Başkan Joe Biden tarafından bu göreve aday gösterilmiş ve 2022 yılında Senato tarafından onaylanmıştı. Cook, daha önce Michigan Eyalet Üniversitesinde ekonomi ve uluslararası ilişkiler profesörü olarak görev yapmış ve Chicago Fed’in yönetim kurulunda yer almıştı.

Trump mektupta, “Amerikan halkı, politika belirleme ve Federal Rezerv’i denetleme görevini üstlenen üyelerin dürüstlüğüne tam güven duymalıdır. Finansal bir konuda sergilediğiniz aldatıcı ve potansiyel olarak suç teşkil eden davranışlarınız ışığında, halkın ve benim de sizin dürüstlüğünüze güvenmemiz mümkün değildir,” dedi.

Trump, Fed’i faiz oranlarını düşürmesi için defalarca etkilemeye çalışmış ve daha önce Başkan Jerome Powell’ın görevden alınmasını önermişti.

Federal Konut Finansmanı Ajansı Direktörü Bill Pulte, Cook’un iki evi birincil ikametgahı olarak gösterdiğini iddia ederek bu ay Adalet Bakanlığına suç duyurusunda bulunmuştu.

Bu, Pulte’nin başkanın siyasi hedeflerine karşı başlattığı bir dizi mortgage dolandırıcılığı soruşturmasından biri. Soruşturmaların hedefleri arasında New York Başsavcısı Letitia James ve Kaliforniya Senatörü Adam Schiff de bulunuyor.

Pulte, sosyal medyada yaptığı bir paylaşımda, “Mortgage dolandırıcılığını durdurma ve yasalara uyma konusundaki kararlılığınız için teşekkür ederiz Başkan Trump. Amerika’da mortgage dolandırıcılığı yaparsanız, kim olursanız olun peşinize düşeriz,” dedi.

Cook ise Trump’ın onu görevden alma nedeninin haksız olduğunu savundu ve avukatı, başkanın kararını itiraz edeceğini açıkladı.

Cook, POLITICO’ya yaptığı açıklamada, “Başkan Trump, yasada hiçbir gerekçe olmamasına rağmen beni ‘haklı nedenlerle’ kovduğunu iddia etti, fakat bunu yapmaya yetkisi yok. İstifa etmeyeceğim. 2022’den beri yaptığım gibi, Amerikan ekonomisine yardımcı olmak için görevlerimi yerine getirmeye devam edeceğim,” dedi.

Cook’un avukatı Abbe Lowell yaptığı açıklamada, “Başkan Trump, bir kez daha sosyal medyaya yönelerek ‘tweet ile kovma’ya başvurdu. Bir kez daha zorbalık yapma refleksi kusurlu ve talepleri herhangi bir uygun süreç, dayanak veya yasal yetkiye sahip değil. Onun yasadışı eylemini engellemek için gerekli her türlü önlemi alacağız,” ifadelerini kullandı.

Cook’a yöneltilen mortgage dolandırıcılığı iddiası henüz cezai kovuşturmaya veya herhangi bir suistimal bulgusuna yol açmadı.

Trump mektubunda, yürütme yetkisini gerekçe göstererek Cook’u görevden almasının hukuki dayanağını savunmaya çalıştı.

Başkan, “ABD’nin yürütme yetkisi bana, başkan olarak verilmiştir ve başkan olarak, ABD’nin kanunlarının sadakatle uygulanmasını sağlamak benim ciddi bir görevimdir. Yasaların sadakatle uygulanması için sizin derhal görevden alınmanız gerektiğine karar verdim,” diye yazdı.

Wyoming Senatörü Cynthia Lummis, Trump’ın kararını destekleyerek, “Trump’ın Lisa Cook’u görevden alma kararı, Federal Rezerv Kurulu üyelerinin kanunların üstündeymiş gibi davranma günlerinin sona erdiği anlamına geliyor,” dedi.

Ne var ki Trump’ın bu kararı, eski Hazine Bakanı Larry Summers da dahil olmak üzere iki partiden eleştiriler aldı.

Summers, “Okuduğum ve duyduğum kadarıyla, bu Federal Rezerv’in sorunlu bir şekilde siyasallaştırılmasıdır. Sanığa kendi versiyonunu sunma fırsatı verilmeden, bağımsız ve kapsamlı bir inceleme yapılmadı. Bunun Fed başkanlığı görevini yerine getirme yeteneğini zedelediği konusunda ikna edici bir gerekçe yok,” dedi.

Senato Bankacılık Komitesinin kıdemli üyesi Elizabeth Warren da, mahkemeleri Cook’un kovulmasını iptal etmeye çağırdı.

Demokrat senatör Warren yaptığı açıklamada, “Lisa Cook’u kovma girişimi, Amerikalıların maliyetlerini düşürmedeki başarısızlığını örtbas etmek için bir günah keçisi arayan çaresiz bir başkanın son örneğidir. Bu, Federal Rezerv Yasasını açıkça ihlal eden otoriter bir iktidar gaspıdır ve mahkemede iptal edilmelidir,” dedi.

Amerika

Microsoft’un veri merkezi yatırımı New York’un elektrik talebini aşacak

Yayınlanma

Microsoft, bulut ve yapay zeka hizmetlerindeki sunucu açığını kapatmak amacıyla veri merkezlerinin kapasitesini 2032’ye kadar üçe katlayıp 38 gigavatın üzerine çıkarmayı hedefliyor. Planlanan bu enerji miktarı, New York eyaletinin zirve dönemdeki elektrik tüketimini aşıyor.

Amerikan teknoloji şirketi Microsoft, veri merkezlerinin kapasitesini 2032 yılına kadar üç kattan fazla artırarak 38 gigavatın üzerine çıkarmayı planlıyor.

Bloomberg’in konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre, hedeflenen bu kapasite, New York eyaletinin en yüksek tüketim dönemlerindeki elektrik ihtiyacını geride bırakıyor.

Kapasite artışı, Microsoft’un bulut hizmetleri ve yapay zeka operasyonlarında yaşadığı işlem gücü yetersizliğini aşmasını amaçlıyor.

Şirketin dünya genelindeki veri merkezi ağının mevcut elektrik kapasitesi yaklaşık 12 gigavat seviyesinde seyrediyor.

Gelecekteki kapasitenin yaklaşık üçte birinin yapay zeka donanımlarına ayrılması hedefleniyor. Bu alandaki güncel tüketim ise 2 gigavat civarında kalıyor.

Sunucu kapasitesindeki yetersizlik, Microsoft’u ABD ve Avrupa’daki bazı merkezlerinde yeni bulut aboneliklerini sınırlandırmak zorunda bıraktı. Bu durum nedeniyle müşterilerin bir bölümü rakiplerle sözleşme imzaladı.

Tesis inşasını hızlandıran şirket, Atlanta bölgesi dahil yeni merkezler kuruyor. Son mali yılda sermaye harcamaları 145 milyar dolara ulaşan şirketin harcamalarında, analistlerin değerlendirmelerine göre yükseliş sürecek.

Tesislerin inşasının yıllar alması, talep ve teknolojideki değişimlerin sürmesi sebebiyle mevcut planlar revizyona uğrayabilir.

Microsoft, programın ayrıntılarına dair henüz açıklama yapmadı.

Daha önce şirket içi değerlendirmelerde, yapay zeka merkezleri inşasının elektrik, su tüketimi ve karbon emisyonları nedeniyle çalışanlar arasında kaygı yarattığı kabul edilmişti.

Microsoft, su verimliliğini artırdığını ve yenilenebilir enerji kaynaklarını güçlendirdiğini savunuyor.

Veri merkezi krizi

Okumaya Devam Et

Amerika

“Teknoloji devleri gençlerin tepki odağında petrolün yerini aldı”

Yayınlanma

ABD’li kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin petrol şirketlerinin yerini alarak kamuoyunun bir numaralı hedefi haline geldiğini söyledi. Van’t Hof, yüksek gelir ve kariyer arayışındaki gençlerin enerji sektörüne ilgisinin arttığını savundu. Bloomberg verileri ise sektörde üretimin rekor kırmasına karşın son on yılda 250 bin kişilik istihdam kaybı yaşandığını gösteriyor.

ABD merkezli kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin tepe yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin kamuoyu nezdinde petrol şirketlerinin yerini alarak “bir numaralı halk düşmanı” haline geldiğini söyledi.

Financial Times gazetesine konuşan Van’t Hof, iyi gelir ve güçlü kariyer fırsatları arayan gençlerin artık petrol sektörünü dışlanan bir alan olarak görmediğini vurguladı.

Teknoloji şirketlerinin, özellikle veri merkezlerinin inşası nedeniyle yoğun bir toplumsal baskıyla karşı karşıya kaldığını belirten Van’t Hof, enerji sektörüne yönelik yaklaşımın ise dönüştüğünü savundu.

The New York Times gazetesinin daha önce yer verdiği haberde, veri merkezlerine yönelik endişelerin çevreye dönük tehditler ve sohbet robotlarına olan bağımlılıkla bağlantılı olduğu aktarılmıştı.

Van’t Hof, toplumun enerjinin gündelik hayattaki vazgeçilmez rolünü artık çok daha iyi kavradığına dikkat çekti.

Gelişmeleri değerlendiren Diamondback yöneticisi, şu ifadeleri kullandı:

“Birkaç yıl öncesine kadar neredeyse her gün petrol sektörünün öldüğüne dair makaleler çıkıyordu. Ancak bugün insanların bunun saygın, iyi ödeme yapan, ayrıca yapay zeka ile enerjinin kesiştiği bir alan olduğunu anladığını düşünüyorum.”

Söz konusu dönüşümün istihdam piyasasına da yansıdığını kaydeden Van’t Hof, sektöre genç yetenek akışı yaşandığını ve staj başvurularında artış görüldüğünü dile getirdi.

Van’t Hof, değerlendirmesini şu sözlerle sürdürdü: “Enerji sektörü havalı olabilir mi? Evet, sanırım öyle. Artık asıl bilişimciler kötü adam olarak görülüyor.”

Teksas merkezli olan ve kayaç petrolü çıkaran Diamondback, 56 milyar dolarlık ciroya sahip. Şirket, ABD’nin güneyindeki geniş petrol ve doğalgaz bölgesi Permian Havzası’nın en büyük bağımsız petrol üreticisi konumunu elinde tutuyor.

Öte yandan Bloomberg, Temmuz ayında geçtiği haberde ABD petrol ve doğalgaz sektörünün son on yılda istihdamını yaklaşık yüzde 40 oranında azalttığını duyurmuştu.

Bu oran 250 bin kişilik iş kaybına denk gelirken, söz konusu pozisyonların büyük kısmının geri dönmeyeceği kaydedildi.

İstihdamdaki bu sert düşüşe rağmen, aynı dönemde ham petrol üretimi yüzde 50 artış kaydetti.

Bloomberg’in aktardığına göre 2014 yılındaki fiyat çöküşünün ardından yatırımcılar şirketlerden daha yüksek verimlilik ve kâr talep etmeye başladı.

Bu baskı; işten çıkarmaları, şirket birleşmelerini, ileri teknolojilerin kullanımını, otomasyonu ve robotik sistemleri beraberinde getirdi.

Ajansın hesaplamalarına göre sektörde 2023 yılının başından bu yana gerçekleşen birleşme ve devralma işlemlerinin toplam hacmi 500 milyar doları aştı ve önceki üç yıllık dönemin toplamını yüzde 20’den fazla geride bıraktı.

Güncel verilerle ABD’deki ham petrol üretimi günlük 13,8 milyon varille rekor seviyeye ulaşsa da sektördeki istihdam son üç yılın en düşük seviyesinde seyrediyor.

Ülkedeki enerji şirketleri, 2014 yılında çalışan sondaj kulelerinin üçte birinden daha azıyla faaliyet gösteriyor; ancak sahadaki her bir kule artık o döneme kıyasla yaklaşık dört kat daha fazla petrol üretiyor.

Okumaya Devam Et

Amerika

ABD, ismi açıklanmayan “büyük” bir bankaya yaptırım uygulayacak

Yayınlanma

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Trump yönetiminin önümüzdeki hafta büyük bir bankaya yaptırım uygulayacağını söyledi.

Yeni yaptırım, yine İran’a karşı iktisadi abluka kapsamında ilan edilecek.

“Real America’s Voice” programına konuk olduğu sırada ne finans kurumunun adını ne de bulunduğu ülkeyi belirten Bessent, bu adımın pazartesi günü (14 Eylül) atılacağını ifade etti.

Bessent, bu adımın başlangıçta cuma günü gerçekleştirilmesinin planlandığını fakat 11 Eylül 2001 saldırılarının 25. yıldönümü anma törenleri nedeniyle ertelendiğini belirtti.

Bessent şöyle konuştu:

“Herkes bu rejimle ilişkisini kesene kadar bu sürece devam edeceğiz. Bunu o kadar kârsız hale getireceğiz ki, şirketinizin ya da kendinizin, kişisel mali durumunuzun yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmasını göze almak istiyorsanız, buyurun deneyin. ⁠Ama peşinize düşeceğiz.”

ABD, Türkiye’deki bir bankaya “İran bağlantılı” olduğu iddiasıyla yaptırım uyguladı

ABD, Şubat ayında çatışmanın başlamasından bu yana İran’a karşı petrol ihracatı, nakliye ağları, silah tedarik kanalları, finansal aracılar, dijital varlık borsaları ve havacılık bağlantılarını hedef alan bir dizi ekonomik önlem uyguladı.

Trump yönetimi, geçen ay Bessent’in “Ekonomik Dışlama Operasyonu” olarak adlandırdığı girişimle kampanyasını tırmandırdı.

ABD, yaklaşık 60 kuruluş, kişi ve gemiye yaptırımlar uyguladı ve deniz taşımacılığı, havacılık, teknoloji, altın ve dijital varlıklar gibi sektörlerde İran’la iş yapanlara yönelik ikincil yaptırımların kapsamını genişletti.

Beyaz Saray geçen hafta İstanbul merkezli Golden Global Bank’ı, Çin’in İran petrolü karşılığında ödediği büyük meblağları Devrim Muhafızları’na aktardığı gerekçesiyle yaptırım kapsamına almıştı.

İran üzerindeki baskı giderek artmasına rağmen, ABD Başkanı Donald ​Trump savaşın Kasım ayındaki ABD ara seçimlerinden sonraya kadar sona ermeyeceğini öngördü.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English