Bizi Takip Edin

Amerika

Trump Pentagon’u Silikon Vadisine emanet etmeye hazırlanıyor

Yayınlanma

ABD’nin seçilmiş başkanı Donald Trump, Savunma Bakanı olarak Pete Hegseth’i atadıktan sonra Pentagon’un ikinci adamını Silikon Vadisi dolaylarından seçmeyi hedefliyor.

Wall Street Journal’da (WSJ) yer alan habere göre savunma bakan yardımcısı olmak için iki finansçı yarışıyor ve bu yarış, kamuoyu önünde olmaktan kaçınan bir özel sermaye yatırımcısı ile “açık sözlü” bir risk sermayedarını karşı karşıya getiriyor.

Geçiş süreci hakkında bilgi sahibi iki kişiye göre, Peter Thiel’in Founders Fund girişim sermayesi şirketinin ortaklarından Trae Stephens, seçilmiş Başkan Donald Trump tarafından savunma bakan yardımcısı olarak değerlendiriliyor.

Silikon Vadisi startup’ları konuşulan isimlerden memnun

WSJ’nin daha önce bildirdiğine göre, Trump’ın ilk yönetiminde başkanın istihbarat danışma kurulunu yöneten milyarder yatırımcı Stephen Feinberg de adaylar arasında yer alıyor.

Her iki yatırımcının da seçilmesi, son yıllarda askeri pazara giren yüzlerce yeni savunma startup’ı için sevindirici bir haber olabilir.

Feinberg uzun süredir Trump destekçisi ve bir dizi savunma şirketine yatırım yapmış olan Cerberus Capital Management’ın eş başkanı.

Stephens ise giderek artan yüksek değerli savunma teknolojisi girişimlerinin en görünür şirketlerinden biri olan Anduril Industries’in kurucularından bir risk sermayedarı.

Pentagon’daki en yüksek rütbeli ikinci sivil olan bakan yardımcısı, savunma bütçesi de dahil olmak üzere günlük operasyonların yürütülmesinden sorumlu.

Silikon Vadisi şirketlerinden Pentagon’a çağrı: Askeri tedarik yöntemini değiştirin

Büyük silah tedarikçileri ve Pentagon’un çalışma biçimi “hantal” bulunuyor

Savunma teknolojisi girişimlerine yatırım yapan bir kişinin Pentagon’da üst düzey bir pozisyona getirilmesi, milyarlarca dolarlık risk sermayesi ve özel sermaye akışına rağmen birçok yeni savunma teknolojisi şirketinin Pentagon’da ilgi çekmekte zorlandığı bir dönemde gerçekleşecek.

Yeni şirketlerin birçoğu küçük çaplı sözleşmelerle ayakta kalırken, askeri harcamaların büyük bir kısmı “primes” (başlıca şirketler) olarak adlandırılan geleneksel silah tedarikçilerine akıyor.

Hem Stephens hem de Feinberg, hükümetin yeterince hızlı hareket etmediğini düşündükleri alanlara yatırım yapmaya çalıştılar.

Silikon Vadisi, “Çin’in gerisinde kalma” korkusuna yatırım yapıyor

İş arkadaşlarına göre Feinberg, ABD’nin Çin gibi rakiplerinin gerisinde kalmasından endişe duymaya başladıktan sonra hipersonik alanına yatırım yapmaya karar verdi.

Benzer şekilde Stephens da ABD savunma şirketlerinin üstünlüklerini kaybettikleri, Pekin’in ise daha hızlı inovasyon yaptığı konusunda uyarıda bulundu.

Stanford Üniversitesindeki Gordian Knot Ulusal Güvenlik İnovasyon Merkezinin kurucu üyesi Steve Blank, “Savunma Bakanlığının ticari teknoloji tarafından zorlandığı ve tedarik sistemi tarafından sabote edildiği herkes için oldukça açık,” dedi.

Blank’e göre bu adaylar “statükoya bağlı olmayan taze bir bakış açısıyla radikal bir değişim” öneriyor.

Stephens, uzun yıllar boyunca Silikon Vadisi için “lanetlenmiş” olarak kabul edilen bir sektör olan savunma alanında ilk girişim sermayesi yatırımcılarından biriydi.

Stephens, genç girişimcilere ve öğrencilere ulusal güvenlik için şirket kurmanın yararları konusunda sık sık konuşmalar yapıyor.

Pentagon, Silikon Vadisini kıskaca aldı: Sermaye, savunma sanayisine akıyor

Savunma yatırımcısı risk sermayedarları Trump’ın etrafında toplanıyor

Savunma yazılımı şirketi Govini’nin verilerine göre, girişim destekli şirketler her yıl Savunma Bakanlığının toplam harcamalarının yaklaşık %1’ini alıyor. Çoğu startup yöneticisi ve yatırımcısı, bakanlığın startup sektörüyle çalışma konusunda ilerleme kaydettiğini, ancak bunun çok az ve çok yavaş olduğunu söylüyor.

Stephens geçen yıl WSJ’ye verdiği bir röportajda, “Sıfırdan gelen, harika bir fikri ve geleceği inşa etme hırsı olan kurucular kazanabilmeli, fakat hükümet bunun böyle olduğuna dair çok fazla kanıt üretmedi. Hükümetin açık ve adil rekabetin olduğu bir ekosistem yaratma sorumluluğu var,” demişti.

Stephens’ın değerlendirilmesi, bir zamanlar “niş bir iş” sayılan ve trilyon dolarlık bir sektöre dönüşen risk sermayesinin Washington’da yükselen profilinin bir işareti olarak görülüyor.

Girişim sermayedarları, politika ve regülasyonları etkilemek için Washington’da giderek daha fazla devreye giriyor ve en büyük yatırım hedeflerinden bazıları (savunma, kripto para birimi ve yapay zeka) hükümet düzenlemelerine ve bürokrasiye tabi.

Uzun süredir medyadan ya da kamuoyu önüne çıkmaktan kaçınan Feinberg de ulusal güvenliğe benzer bir ilgi duyuyor. Şirketi, en azından geçmişte, mevcut şirketlerdeki özel sermaye hisselerine odaklanmıştı. Fakat Cerberus bu yıl savunma girişimlerine odaklanan bir girişim sermayesi fonu kurdu.

Seçilmiş Başkan Yardımcısı JD Vance kısa bir süre risk sermayedarı olarak çalıştı ve arkadaşı Silikon Vadisi risk sermayedarı David Sacks, Trump için düzenlenen bir bağış toplantısına ev sahipliği yaptı ve Cumhuriyetçi Ulusal Konvansiyon’da konuştu.

Girişim sermayeli savunma girişimlerinin savunucuları, bu şirketlerin Çin ile olası bir çatışmada ihtiyaç duyulacak insansız hava araçları ve yapay zeka destekli sistemleri daha iyi inşa edebileceklerini savunuyor.

Amerika

Microsoft’un veri merkezi yatırımı New York’un elektrik talebini aşacak

Yayınlanma

Microsoft, bulut ve yapay zeka hizmetlerindeki sunucu açığını kapatmak amacıyla veri merkezlerinin kapasitesini 2032’ye kadar üçe katlayıp 38 gigavatın üzerine çıkarmayı hedefliyor. Planlanan bu enerji miktarı, New York eyaletinin zirve dönemdeki elektrik tüketimini aşıyor.

Amerikan teknoloji şirketi Microsoft, veri merkezlerinin kapasitesini 2032 yılına kadar üç kattan fazla artırarak 38 gigavatın üzerine çıkarmayı planlıyor.

Bloomberg’in konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre, hedeflenen bu kapasite, New York eyaletinin en yüksek tüketim dönemlerindeki elektrik ihtiyacını geride bırakıyor.

Kapasite artışı, Microsoft’un bulut hizmetleri ve yapay zeka operasyonlarında yaşadığı işlem gücü yetersizliğini aşmasını amaçlıyor.

Şirketin dünya genelindeki veri merkezi ağının mevcut elektrik kapasitesi yaklaşık 12 gigavat seviyesinde seyrediyor.

Gelecekteki kapasitenin yaklaşık üçte birinin yapay zeka donanımlarına ayrılması hedefleniyor. Bu alandaki güncel tüketim ise 2 gigavat civarında kalıyor.

Sunucu kapasitesindeki yetersizlik, Microsoft’u ABD ve Avrupa’daki bazı merkezlerinde yeni bulut aboneliklerini sınırlandırmak zorunda bıraktı. Bu durum nedeniyle müşterilerin bir bölümü rakiplerle sözleşme imzaladı.

Tesis inşasını hızlandıran şirket, Atlanta bölgesi dahil yeni merkezler kuruyor. Son mali yılda sermaye harcamaları 145 milyar dolara ulaşan şirketin harcamalarında, analistlerin değerlendirmelerine göre yükseliş sürecek.

Tesislerin inşasının yıllar alması, talep ve teknolojideki değişimlerin sürmesi sebebiyle mevcut planlar revizyona uğrayabilir.

Microsoft, programın ayrıntılarına dair henüz açıklama yapmadı.

Daha önce şirket içi değerlendirmelerde, yapay zeka merkezleri inşasının elektrik, su tüketimi ve karbon emisyonları nedeniyle çalışanlar arasında kaygı yarattığı kabul edilmişti.

Microsoft, su verimliliğini artırdığını ve yenilenebilir enerji kaynaklarını güçlendirdiğini savunuyor.

Veri merkezi krizi

Okumaya Devam Et

Amerika

“Teknoloji devleri gençlerin tepki odağında petrolün yerini aldı”

Yayınlanma

ABD’li kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin petrol şirketlerinin yerini alarak kamuoyunun bir numaralı hedefi haline geldiğini söyledi. Van’t Hof, yüksek gelir ve kariyer arayışındaki gençlerin enerji sektörüne ilgisinin arttığını savundu. Bloomberg verileri ise sektörde üretimin rekor kırmasına karşın son on yılda 250 bin kişilik istihdam kaybı yaşandığını gösteriyor.

ABD merkezli kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin tepe yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin kamuoyu nezdinde petrol şirketlerinin yerini alarak “bir numaralı halk düşmanı” haline geldiğini söyledi.

Financial Times gazetesine konuşan Van’t Hof, iyi gelir ve güçlü kariyer fırsatları arayan gençlerin artık petrol sektörünü dışlanan bir alan olarak görmediğini vurguladı.

Teknoloji şirketlerinin, özellikle veri merkezlerinin inşası nedeniyle yoğun bir toplumsal baskıyla karşı karşıya kaldığını belirten Van’t Hof, enerji sektörüne yönelik yaklaşımın ise dönüştüğünü savundu.

The New York Times gazetesinin daha önce yer verdiği haberde, veri merkezlerine yönelik endişelerin çevreye dönük tehditler ve sohbet robotlarına olan bağımlılıkla bağlantılı olduğu aktarılmıştı.

Van’t Hof, toplumun enerjinin gündelik hayattaki vazgeçilmez rolünü artık çok daha iyi kavradığına dikkat çekti.

Gelişmeleri değerlendiren Diamondback yöneticisi, şu ifadeleri kullandı:

“Birkaç yıl öncesine kadar neredeyse her gün petrol sektörünün öldüğüne dair makaleler çıkıyordu. Ancak bugün insanların bunun saygın, iyi ödeme yapan, ayrıca yapay zeka ile enerjinin kesiştiği bir alan olduğunu anladığını düşünüyorum.”

Söz konusu dönüşümün istihdam piyasasına da yansıdığını kaydeden Van’t Hof, sektöre genç yetenek akışı yaşandığını ve staj başvurularında artış görüldüğünü dile getirdi.

Van’t Hof, değerlendirmesini şu sözlerle sürdürdü: “Enerji sektörü havalı olabilir mi? Evet, sanırım öyle. Artık asıl bilişimciler kötü adam olarak görülüyor.”

Teksas merkezli olan ve kayaç petrolü çıkaran Diamondback, 56 milyar dolarlık ciroya sahip. Şirket, ABD’nin güneyindeki geniş petrol ve doğalgaz bölgesi Permian Havzası’nın en büyük bağımsız petrol üreticisi konumunu elinde tutuyor.

Öte yandan Bloomberg, Temmuz ayında geçtiği haberde ABD petrol ve doğalgaz sektörünün son on yılda istihdamını yaklaşık yüzde 40 oranında azalttığını duyurmuştu.

Bu oran 250 bin kişilik iş kaybına denk gelirken, söz konusu pozisyonların büyük kısmının geri dönmeyeceği kaydedildi.

İstihdamdaki bu sert düşüşe rağmen, aynı dönemde ham petrol üretimi yüzde 50 artış kaydetti.

Bloomberg’in aktardığına göre 2014 yılındaki fiyat çöküşünün ardından yatırımcılar şirketlerden daha yüksek verimlilik ve kâr talep etmeye başladı.

Bu baskı; işten çıkarmaları, şirket birleşmelerini, ileri teknolojilerin kullanımını, otomasyonu ve robotik sistemleri beraberinde getirdi.

Ajansın hesaplamalarına göre sektörde 2023 yılının başından bu yana gerçekleşen birleşme ve devralma işlemlerinin toplam hacmi 500 milyar doları aştı ve önceki üç yıllık dönemin toplamını yüzde 20’den fazla geride bıraktı.

Güncel verilerle ABD’deki ham petrol üretimi günlük 13,8 milyon varille rekor seviyeye ulaşsa da sektördeki istihdam son üç yılın en düşük seviyesinde seyrediyor.

Ülkedeki enerji şirketleri, 2014 yılında çalışan sondaj kulelerinin üçte birinden daha azıyla faaliyet gösteriyor; ancak sahadaki her bir kule artık o döneme kıyasla yaklaşık dört kat daha fazla petrol üretiyor.

Okumaya Devam Et

Amerika

ABD, ismi açıklanmayan “büyük” bir bankaya yaptırım uygulayacak

Yayınlanma

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Trump yönetiminin önümüzdeki hafta büyük bir bankaya yaptırım uygulayacağını söyledi.

Yeni yaptırım, yine İran’a karşı iktisadi abluka kapsamında ilan edilecek.

“Real America’s Voice” programına konuk olduğu sırada ne finans kurumunun adını ne de bulunduğu ülkeyi belirten Bessent, bu adımın pazartesi günü (14 Eylül) atılacağını ifade etti.

Bessent, bu adımın başlangıçta cuma günü gerçekleştirilmesinin planlandığını fakat 11 Eylül 2001 saldırılarının 25. yıldönümü anma törenleri nedeniyle ertelendiğini belirtti.

Bessent şöyle konuştu:

“Herkes bu rejimle ilişkisini kesene kadar bu sürece devam edeceğiz. Bunu o kadar kârsız hale getireceğiz ki, şirketinizin ya da kendinizin, kişisel mali durumunuzun yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmasını göze almak istiyorsanız, buyurun deneyin. ⁠Ama peşinize düşeceğiz.”

ABD, Türkiye’deki bir bankaya “İran bağlantılı” olduğu iddiasıyla yaptırım uyguladı

ABD, Şubat ayında çatışmanın başlamasından bu yana İran’a karşı petrol ihracatı, nakliye ağları, silah tedarik kanalları, finansal aracılar, dijital varlık borsaları ve havacılık bağlantılarını hedef alan bir dizi ekonomik önlem uyguladı.

Trump yönetimi, geçen ay Bessent’in “Ekonomik Dışlama Operasyonu” olarak adlandırdığı girişimle kampanyasını tırmandırdı.

ABD, yaklaşık 60 kuruluş, kişi ve gemiye yaptırımlar uyguladı ve deniz taşımacılığı, havacılık, teknoloji, altın ve dijital varlıklar gibi sektörlerde İran’la iş yapanlara yönelik ikincil yaptırımların kapsamını genişletti.

Beyaz Saray geçen hafta İstanbul merkezli Golden Global Bank’ı, Çin’in İran petrolü karşılığında ödediği büyük meblağları Devrim Muhafızları’na aktardığı gerekçesiyle yaptırım kapsamına almıştı.

İran üzerindeki baskı giderek artmasına rağmen, ABD Başkanı Donald ​Trump savaşın Kasım ayındaki ABD ara seçimlerinden sonraya kadar sona ermeyeceğini öngördü.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English