Bizi Takip Edin

Amerika

Trump’ın aday tercihi Teksas’ta Demokratları umutlandırdı

Yayınlanma

ABD’nin Teksas eyaletindeki Cumhuriyetçi ön seçim ikinci turunda Donald Trump’ın Başsavcı Ken Paxton’ı desteklemesi, Demokrat Parti saflarında temkinli bir iyimserlik yarattı. Demokratlar, Paxton’ın Senatör John Cornyn’e kıyasla genel seçimde daha zayıf bir rakip olacağını değerlendiriyor.

ABD’De Demokratlar, Donald Trump’ın eyalet Başsavcısı Ken Paxton’ı destekleme kararının ardından, Teksas’ta bir Senato sandalyesi kazanma şansları konusunda endişeli fakat umutlu bir bekleyiş içine girdi.

Cumhuriyetçi Başsavcı Paxton, genel seçimlerde mevcut Senatör John Cornyn’e kıyasla daha zayıf bir aday olarak değerlendiriliyor.

Teksas, Demokrat Parti için uzun süredir ulaşılması zor bir hedef olma özelliğini koruyor.

Buna rağmen Demokratlar, James Talarico ile benzersiz şekilde güçlü bir adaya sahip olduklarına ve Trump’ın Paxton’a verdiği desteğin kendilerine karşı savunmasız bir rakip bırakabileceğine inanıyor.

Eyaletteki kırsal Demokrat partileri örgütlemek ve desteklemek amacıyla kurulan 134 PAC adlı siyasi grubun kurucu ortağı Jon Mark Hogg, gelişmeleri değerlendirdi.

Hogg, “Erken oylama başladıktan sonra burada bir destek açıklaması yapmak Teksas’taki Cumhuriyetçilerin yarısını öfkelendirecektir. Eğer zaten Ken Paxton’ı desteklememe eğilimindelerse, bunun yansımasını kasım ayındaki seçimlerde göreceğimizi düşünüyorum” dedi.

Hogg, bu seçmenlerin Talarico’ya oy vereceğini söylemediğini belirterek, “Ancak sandığa gitmeyebilirler” ifadesini kullandı ve bu durumun James Talarico’ya verilmiş bir oy kadar değerli olduğunu sözlerine ekledi.

Trump, aylarca süren olası bir açıklama beklentisinin ardından, Teksas’ta hakkında çeşitli iddialar bulunan başsavcıyı Cornyn’in koltuğu için destekleyerek Demokratlara beklenmedik fakat memnuniyetle karşılanan bir avantaj sağladı.

Erken oylama süreci pazartesi günü başlarken, Trump desteğini ilan ettiğinde bazı seçmenler oylarını çoktan kullanmıştı.

Senatör Cornyn ise yarışta kalacağını açıkladı. Cornyn, Senato’daki Cumhuriyetçi üst yönetimin desteğini almaya devam ediyor.

Yaşanan çekişmeli ön seçim süreci, Teksas’taki Cumhuriyetçiler arasındaki belirgin bölünmeyi gözler önüne serdi.

Parti yerleşik nizamı ağırlığını Cornyn’den yana koyarken, MAGA (Amerika’yı Yeniden Harika Yap Hareketi) olarak bilinen taban hareketi Paxton etrafında hareketleniyor. Demokratlar, Cumhuriyetçi seçmenlerin kasım ayındaki nihai aday etrafında birleşip birleşemeyeceği sorusunu gündeme getiren bu bölünmeden yararlanmayı hedefliyor.

Teksas merkezli Demokrat stratejist Joel Montfort, “Cornyn’in, Paxton’ın geçmişte yaptığı her olumsuz şeyi ortaya dökmesiyle birlikte bu konular herkesin hafızasında taze kalacak. Demokratlar elbette Paxton’a karşı bu cephanenin tamamını kullanabilecek, dolayısıyla bu durum her iki şekilde de bir kazan-kazan senaryosudur” dedi.

Montfort, bu karmaşık yarışın kasım ayına giden süreçte büyük bir avantaj sağladığını kaydetti.

Teksas’taki Demokratlar, uzun süredir Cornyn’i, adı çeşitli iddialarla anılan Paxton’a kıyasla daha güçlü bir rakip olarak görüyor. Paxton, Teksas Temsilciler Meclisinde görevden azil istemiyle yargılanmış, ardından 2023 yılında Teksas Senatosundaki yolsuzluk davalarından beraat etmişti.

Geçen ay yapılan University of Texas/Texas Politics Project anketine göre, Talarico, Cornyn’in 7 puan, Paxton’ın ise 8 puan önünde yer aldı.

Texas Southern University tarafından nisan ayında yapılan bir başka anket ise Cornyn’in yüzde 45 destekle Talarico’yu yüzde 44 ile geride bıraktığını, Paxton’ın ise yüzde 45 destekle Talarico ile eşit durumda olduğunu gösterdi.

Teksaslı Cumhuriyetçi stratejist Vinny Minchillo, partideki sert ön seçim mücadelesine işaret ederek, “Yarışın Paxton ve Talarico arasında geçeceğini varsayarsak, bu tam bir yıpratma savaşı olacaktır” değerlendirmesinde bulundu.

Minchillo, “Her iki taraf da diğer tarafı yıpratmak için çok büyük miktarlarda para harcayacak” dedi.

Ancak stratejist, Cumhuriyetçi adayın bu kırmızı eyalet kalesinde hâlâ güçlü bir şekilde favori gösterileceğini tahmin ederek, “Sonbaharda nerede duracağımızı göreceğiz” ifadesini kullandı.

AdImpact tarafından analiz edilen veriler, Teksas’taki Cumhuriyetçi Parti yarışının şimdiden kayıtlara geçen en pahalı ön seçim ve en maliyetli ikinci tur ön seçimi haline geldiğini gösterdi.

Senatör Cornyn, görevdeki aday olarak yaklaşık 20 milyon dolarlık harcama desteğiyle üstünlüğü elinde bulunduruyor. Paxton’ı desteklemek için ise yaklaşık 5 milyon dolar harcandı.

Ancak Federal Seçim Komisyonunun son raporlarına göre, Talarico da önemli bir nakit avantajına sahip bulunuyor ve ikinci tur seçimlerinin ardından yarışa daha fazla fon akması bekleniyor.

Demokratların Senate Majority PAC adlı grubunun sözcüsü Lauren French yaptığı açıklamada, “Talarico 27 milyon dolar topladı, anketlerde önde gidiyor ve kendi personeli hiçbir zaman hakkında FBI’a ihbarda bulunmadı. Bu ihtimali memnuniyetle kabul ediyoruz” diyerek Paxton’a göndermede bulundu.

French, nisan ayında yapılan Texas Public Opinion Research anketine işaret etti. Bu ankete göre, Cornyn destekçilerinin dörtte biri, Paxton’ın aday olması durumunda Talarico’ya oy verebileceklerini belirtti.

Lone Star Project yöneticisi ve uzun süredir Teksas’ta Demokrat siyasi danışmanlık yapan Matt Angle, Trump’ın desteğinin “Demokratlara bir fırsat sunduğunu” ifade etti ve “Bundan yararlanacak kadar akıllı olmak zorundayız” dedi.

Teksas Demokrat Parti Başkanı Kendall Scudder ise başkanın destek açıklamasının partinin yarışa bakışını değiştirmediğini söyledi. Scudder, Demokratların başından beri Paxton’ın aday olacağını varsaydığını belirtti.

Scudder, “Cornyn’e karşı yarışmaktan da Paxton’a karşı yarışmaktan da korkmuyoruz. Bu maskaralığın adayı kimin belirleyeceğini görmeyi bekliyoruz” dedi.

Talarico da salı günü Trump’ın Paxton’ı desteklemesinin ardından benzer bir görüşü paylaşarak, “Bu ikinci turun galibinin kim olacağının bir önemi olmadığını” ve başlattığı hareketin “parti siyasetinin ötesine geçtiğini” savundu.

Buna rağmen Demokratlar, bu yarışı çantada keklik göremeyeceklerini kabul ediyor. Eski Temsilciler Meclisi Üyesi Beto O’Rourke’un 2018’de Senatör Ted Cruz’a, 2022’de ise vali adayı olarak Greg Abbott’a kaybetmesiyle Teksas, Demokrat Parti için daha önce de başarısızlıkla sonuçlanan mücadelelere sahne olmuştu.

Eyaletteki Demokratlar kasım ayında ilerleme kaydetmek için önemli bir fırsat görse de parti içindeki çekişmeler bu önemli yarıştan dikkati başka yöne çekme riski barındırıyor.

Eyalet parti başkanı Scudder, daha önce görevden aldığı eski genel sekreter Monique Alcala’nın başkanlık meydan okumasına karşı mücadele veriyor.

Alcala, Scudder’a yönelik bu girişiminin kişisel olmadığını belirtirken, partinin işleyişine dair memnuniyetsizliğini dile getirdi.

Alcala yaptığı açıklamada, “Eyalet partilerinin neler yapabildiğini gördüm ve Teksas Demokrat Partisi bunu yapmıyor” ifadesini kullandı.

Alcala ayrıca, bir avukatın Teksas Etik Komisyonuna şikayette bulunduğunu kaydetti. Bu şikayette Scudder’ın eyalet parti başkanı olarak hazırladığı çeşitli finans raporlarında borçları “kasıtlı ve bilerek gizlediği” iddia ediliyor.

Aralarında kimliğini gizli tutanların da bulunduğu 36 Demokrat, benzer şikayetleri içeren bir mektup kaleme alarak Scudder’ı yeniden aday olmamaya çağırdı.

Yüzlerce Demokratın imzaladığı ayrı bir mektupta ise Scudder savunuldu.

Scudder, imzacı sayılarındaki farka dikkat çekerek mektupların “eşit değerde olmadığını” söyledi. Scudder, kendisini istifaya çağıran mektuptaki imzacıların hiçbirinin seçilmiş yetkili olmadığını ve bazılarının Teksas dışında ikamet ettiğini belirtti.

Parti başkanı ayrıca, Teksas Etik Komisyonuna yapılan şikayeti “bilgiden yoksun” olarak nitelendirildi.

Scudder, “Seçimleri kazanmaya ve eyalet genelinde altyapı oluşturmaya odaklanmış durumdayız. Yaptığımız ve yapmayı planladığımız şey budur, bu konulardan hiçbirinin bu hedefi değiştireceğine inanmıyorum” dedi.

Yine de bazı Demokratlar, partinin bu sonbaharda Cornyn’in koltuğunu kazanmaya ve diğer kazanımları elde etmeye odaklandığı bu dönemde, iç tartışmaların ertelenmesi gerektiğini düşünüyor.

Matt Angle, “İster ilçe düzeyinde ister eyalet düzeyinde olsun, parti başkanı olmak gerçekten çok zor bir iştir ve çok fazla eleştiri alırsınız. Başkanlarla her zaman aynı fikirde olmayabilirim ancak şu an iç çekişmeler yaşamanın zamanı değil” değerlendirmesinde bulundu.

Amerika

Microsoft’un veri merkezi yatırımı New York’un elektrik talebini aşacak

Yayınlanma

Microsoft, bulut ve yapay zeka hizmetlerindeki sunucu açığını kapatmak amacıyla veri merkezlerinin kapasitesini 2032’ye kadar üçe katlayıp 38 gigavatın üzerine çıkarmayı hedefliyor. Planlanan bu enerji miktarı, New York eyaletinin zirve dönemdeki elektrik tüketimini aşıyor.

Amerikan teknoloji şirketi Microsoft, veri merkezlerinin kapasitesini 2032 yılına kadar üç kattan fazla artırarak 38 gigavatın üzerine çıkarmayı planlıyor.

Bloomberg’in konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre, hedeflenen bu kapasite, New York eyaletinin en yüksek tüketim dönemlerindeki elektrik ihtiyacını geride bırakıyor.

Kapasite artışı, Microsoft’un bulut hizmetleri ve yapay zeka operasyonlarında yaşadığı işlem gücü yetersizliğini aşmasını amaçlıyor.

Şirketin dünya genelindeki veri merkezi ağının mevcut elektrik kapasitesi yaklaşık 12 gigavat seviyesinde seyrediyor.

Gelecekteki kapasitenin yaklaşık üçte birinin yapay zeka donanımlarına ayrılması hedefleniyor. Bu alandaki güncel tüketim ise 2 gigavat civarında kalıyor.

Sunucu kapasitesindeki yetersizlik, Microsoft’u ABD ve Avrupa’daki bazı merkezlerinde yeni bulut aboneliklerini sınırlandırmak zorunda bıraktı. Bu durum nedeniyle müşterilerin bir bölümü rakiplerle sözleşme imzaladı.

Tesis inşasını hızlandıran şirket, Atlanta bölgesi dahil yeni merkezler kuruyor. Son mali yılda sermaye harcamaları 145 milyar dolara ulaşan şirketin harcamalarında, analistlerin değerlendirmelerine göre yükseliş sürecek.

Tesislerin inşasının yıllar alması, talep ve teknolojideki değişimlerin sürmesi sebebiyle mevcut planlar revizyona uğrayabilir.

Microsoft, programın ayrıntılarına dair henüz açıklama yapmadı.

Daha önce şirket içi değerlendirmelerde, yapay zeka merkezleri inşasının elektrik, su tüketimi ve karbon emisyonları nedeniyle çalışanlar arasında kaygı yarattığı kabul edilmişti.

Microsoft, su verimliliğini artırdığını ve yenilenebilir enerji kaynaklarını güçlendirdiğini savunuyor.

Veri merkezi krizi

Okumaya Devam Et

Amerika

“Teknoloji devleri gençlerin tepki odağında petrolün yerini aldı”

Yayınlanma

ABD’li kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin petrol şirketlerinin yerini alarak kamuoyunun bir numaralı hedefi haline geldiğini söyledi. Van’t Hof, yüksek gelir ve kariyer arayışındaki gençlerin enerji sektörüne ilgisinin arttığını savundu. Bloomberg verileri ise sektörde üretimin rekor kırmasına karşın son on yılda 250 bin kişilik istihdam kaybı yaşandığını gösteriyor.

ABD merkezli kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin tepe yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin kamuoyu nezdinde petrol şirketlerinin yerini alarak “bir numaralı halk düşmanı” haline geldiğini söyledi.

Financial Times gazetesine konuşan Van’t Hof, iyi gelir ve güçlü kariyer fırsatları arayan gençlerin artık petrol sektörünü dışlanan bir alan olarak görmediğini vurguladı.

Teknoloji şirketlerinin, özellikle veri merkezlerinin inşası nedeniyle yoğun bir toplumsal baskıyla karşı karşıya kaldığını belirten Van’t Hof, enerji sektörüne yönelik yaklaşımın ise dönüştüğünü savundu.

The New York Times gazetesinin daha önce yer verdiği haberde, veri merkezlerine yönelik endişelerin çevreye dönük tehditler ve sohbet robotlarına olan bağımlılıkla bağlantılı olduğu aktarılmıştı.

Van’t Hof, toplumun enerjinin gündelik hayattaki vazgeçilmez rolünü artık çok daha iyi kavradığına dikkat çekti.

Gelişmeleri değerlendiren Diamondback yöneticisi, şu ifadeleri kullandı:

“Birkaç yıl öncesine kadar neredeyse her gün petrol sektörünün öldüğüne dair makaleler çıkıyordu. Ancak bugün insanların bunun saygın, iyi ödeme yapan, ayrıca yapay zeka ile enerjinin kesiştiği bir alan olduğunu anladığını düşünüyorum.”

Söz konusu dönüşümün istihdam piyasasına da yansıdığını kaydeden Van’t Hof, sektöre genç yetenek akışı yaşandığını ve staj başvurularında artış görüldüğünü dile getirdi.

Van’t Hof, değerlendirmesini şu sözlerle sürdürdü: “Enerji sektörü havalı olabilir mi? Evet, sanırım öyle. Artık asıl bilişimciler kötü adam olarak görülüyor.”

Teksas merkezli olan ve kayaç petrolü çıkaran Diamondback, 56 milyar dolarlık ciroya sahip. Şirket, ABD’nin güneyindeki geniş petrol ve doğalgaz bölgesi Permian Havzası’nın en büyük bağımsız petrol üreticisi konumunu elinde tutuyor.

Öte yandan Bloomberg, Temmuz ayında geçtiği haberde ABD petrol ve doğalgaz sektörünün son on yılda istihdamını yaklaşık yüzde 40 oranında azalttığını duyurmuştu.

Bu oran 250 bin kişilik iş kaybına denk gelirken, söz konusu pozisyonların büyük kısmının geri dönmeyeceği kaydedildi.

İstihdamdaki bu sert düşüşe rağmen, aynı dönemde ham petrol üretimi yüzde 50 artış kaydetti.

Bloomberg’in aktardığına göre 2014 yılındaki fiyat çöküşünün ardından yatırımcılar şirketlerden daha yüksek verimlilik ve kâr talep etmeye başladı.

Bu baskı; işten çıkarmaları, şirket birleşmelerini, ileri teknolojilerin kullanımını, otomasyonu ve robotik sistemleri beraberinde getirdi.

Ajansın hesaplamalarına göre sektörde 2023 yılının başından bu yana gerçekleşen birleşme ve devralma işlemlerinin toplam hacmi 500 milyar doları aştı ve önceki üç yıllık dönemin toplamını yüzde 20’den fazla geride bıraktı.

Güncel verilerle ABD’deki ham petrol üretimi günlük 13,8 milyon varille rekor seviyeye ulaşsa da sektördeki istihdam son üç yılın en düşük seviyesinde seyrediyor.

Ülkedeki enerji şirketleri, 2014 yılında çalışan sondaj kulelerinin üçte birinden daha azıyla faaliyet gösteriyor; ancak sahadaki her bir kule artık o döneme kıyasla yaklaşık dört kat daha fazla petrol üretiyor.

Okumaya Devam Et

Amerika

ABD, ismi açıklanmayan “büyük” bir bankaya yaptırım uygulayacak

Yayınlanma

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Trump yönetiminin önümüzdeki hafta büyük bir bankaya yaptırım uygulayacağını söyledi.

Yeni yaptırım, yine İran’a karşı iktisadi abluka kapsamında ilan edilecek.

“Real America’s Voice” programına konuk olduğu sırada ne finans kurumunun adını ne de bulunduğu ülkeyi belirten Bessent, bu adımın pazartesi günü (14 Eylül) atılacağını ifade etti.

Bessent, bu adımın başlangıçta cuma günü gerçekleştirilmesinin planlandığını fakat 11 Eylül 2001 saldırılarının 25. yıldönümü anma törenleri nedeniyle ertelendiğini belirtti.

Bessent şöyle konuştu:

“Herkes bu rejimle ilişkisini kesene kadar bu sürece devam edeceğiz. Bunu o kadar kârsız hale getireceğiz ki, şirketinizin ya da kendinizin, kişisel mali durumunuzun yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmasını göze almak istiyorsanız, buyurun deneyin. ⁠Ama peşinize düşeceğiz.”

ABD, Türkiye’deki bir bankaya “İran bağlantılı” olduğu iddiasıyla yaptırım uyguladı

ABD, Şubat ayında çatışmanın başlamasından bu yana İran’a karşı petrol ihracatı, nakliye ağları, silah tedarik kanalları, finansal aracılar, dijital varlık borsaları ve havacılık bağlantılarını hedef alan bir dizi ekonomik önlem uyguladı.

Trump yönetimi, geçen ay Bessent’in “Ekonomik Dışlama Operasyonu” olarak adlandırdığı girişimle kampanyasını tırmandırdı.

ABD, yaklaşık 60 kuruluş, kişi ve gemiye yaptırımlar uyguladı ve deniz taşımacılığı, havacılık, teknoloji, altın ve dijital varlıklar gibi sektörlerde İran’la iş yapanlara yönelik ikincil yaptırımların kapsamını genişletti.

Beyaz Saray geçen hafta İstanbul merkezli Golden Global Bank’ı, Çin’in İran petrolü karşılığında ödediği büyük meblağları Devrim Muhafızları’na aktardığı gerekçesiyle yaptırım kapsamına almıştı.

İran üzerindeki baskı giderek artmasına rağmen, ABD Başkanı Donald ​Trump savaşın Kasım ayındaki ABD ara seçimlerinden sonraya kadar sona ermeyeceğini öngördü.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English