Amerika
Standard Chartered CEO’su Winters: AI, düşük değerli insan sermayesinin yerini alacak

Standard Chartered CEO’su Bill Winters, bankasının binlerce kişiyi işten çıkaracağını ve “düşük değerli insan sermayesini” yapay zeka (AI) ile değiştireceğini söyleyince büyük tepki çekti.
Daha önce JPMorgan’ın eş başkanlığı görevini de yürüten Winters’ın manşetlere taşınan son yorumları, 2030 yılına kadar bankanın destek personelini %15’ten fazla azaltmayı öngören ve 7.800 veya daha fazla işin kaybedilmesine yol açacak bir plan da dahil olmak üzere, yatırımcılara yeni finansal hedefleri sunduğu Hong Kong’da geldi.
Salı günkü sunumdan önce gazetecilere konuşan Winters, “Bu bir maliyet kesintisi değil. Bazı durumlarda, daha düşük değerli insan sermayesini, yatırdığımız finansal sermaye ve yatırım sermayesiyle değiştiriyoruz,” dedi.
Bu açıklamalar, sosyal medyada ve eski Singapur Cumhurbaşkanı Halimah Yacob tarafından eleştirildi. Yacob, Facebook sayfasında “İşçilerin ‘daha düşük değerli insan sermayesi’ olarak tanımlanmasını okumak rahatsız edici,” diye yazdı.
Winters, tepkiler üzerine çarşamba günü banka çalışanlarına gönderdiği bir notta sözlerini geri aldı.
Winters notunda şunları yazdı:
“Çoğunuz Hong Kong’daki yatırımcı etkinliğinin ardından medyada yer alan haberleri, özellikle de otomasyon, yapay zeka ve işgücü değişiklikleriyle ilgili haberleri görmüşsünüzdür. Bunun basit manşetlere indirgenmesi veya bağlamından koparılmış bir alıntı olarak sunulması rahatsız edici olabilir, bunun farkındayım. Görevlerin ortadan kalkması, işteki değişiklikleri yansıtır, çalışanlarımızın değerini değil.”
Tepkiler, yapay zekaya karşı yükselen şüpheleri yansıtıyor. Teknolojinin yetenekleri hızla gelişirken beyaz yakalı çalışanlar iş gelecekleri konusunda endişeleniyor ve ABD’de yapay zeka hakkındaki kamuoyu hızla kötüye gidiyor.
StanChart’ın 2025 sonunda yaklaşık 81.000 çalışanı ve 17.000 sözleşmeli çalışanı vardı. İşten çıkarılma tehlikesiyle karşı karşıya olan roller arasında insan kaynakları, risk ve uyum gibi fonksiyonlar yer alıyor.
Winters yönetiminde StanChart, Asya ve Orta Doğu’daki sınır ötesi işlemlerin yürütülmesine ve varlıklı müşterilere hizmet verilmesine odaklandı.
Yıllar boyunca bankanın hisseleri, daha büyük rakibi HSBC’nin hisselerinin gerisinde kaldı. 2024’ün başlarında Winters, bir basın toplantısında StanChart’ın “berbat” hisse fiyatından yakınmıştı.
O zamandan beri, maliyet kesintileri ve artan kârın yanı sıra dünya çapında bankaların hisselerinde görülen genel artışın da etkisiyle hisse senedi değeri neredeyse üç katına çıktı.
Şimdi, AI şirketleri, onlarca görevin otomatikleştirilmeye hazır olduğu finans sektörüne ürünlerini tanıtıyor ve Winters, bunun bankanın kârlılığını daha da artırmasına yardımcı olacağını söylüyor.
Yatırımcılara yaptığı sunumda, StanChart’ın yapay zekayı nasıl kullanmayı planladığına dair bazı ayrıntılar da verdi.
Örneğin, bu teknolojinin, finansal suç kanıtı aramak için işlemleri tararken yanlış pozitif sonuçların oranını önemli ölçüde azalttığını belirtti.
Ayrıca, yapay zekanın, bankanın değişen düzenlemelere uymasını sağlamak için gereken manuel iş yükünü azaltabileceğini de söyledi. Bu, 2008-2009 krizinden bu yana finans kurumları için devasa bir görev haline gelmişti.
Salı günü yatırımcılara konuşma yapmadan önce Winters, yapay zekayı benimseme planları konusunda StanChart içindeki endişeleri önlemeye çalıştı.
Personele gönderdiği bir notta, “Bazı roller azalacak, bazıları artacak ve yenileri ortaya çıkacak,” dedi. Bankanın çalışanları yeniden görevlendirmeye ve yeniden eğitmeye çalışacağını ve iş kayıplarını “saygı ve özenle” ele alacağını belirtti.
Fakat aynı gün basına yaptığı açıklamalar, bu çabaları kısa sürede boşa çıkardı.
Ayrıca Bloomberg’in bugün (21 Mayıs) bildirdiğine göre, Hong Kong ve Singapur’daki düzenleyici kurumlar, CEO Winters’ın açıklamasının ardından şirketten konuyla ilgili açıklama talep etti.
Haberde, konuyla ilgili bilgisi olan kaynaklara atıfta bulunularak, Winters’ın sözlerinin çarşamba günü Singapur Para Politikası İdaresi ile yapılan görüşmelerde gündeme geldiği, Hong Kong Para Politikası İdaresi’nin ise StanChart’tan bu açıklamaları açıklamasını istediği belirtildi.
Amerika
Paramount ile Kaliforniya, Warner Bros davasında uzlaşma masasına oturuyor

Paramount, Warner Bros. Discovery’yi 110 milyar dolara devralma sürecini engelleyen davayı çözmek üzere Kaliforniya eyaleti yetkilileriyle ilk uzlaşma müzakerelerini gerçekleştirecek. Bugün yapılacak görüşmelerle mahkeme sürecinin ve sektördeki krizin önüne geçilmesi hedefleniyor.
Paramount ile Kaliforniya eyaleti temsilcileri, Warner Bros. Discovery’nin (WBD) 110 milyar dolarlık satın alma sürecini engellemeye yönelik davada uzlaşma sağlamak amacıyla bugün ilk kez masaya oturacak.
Taraflar, yargı sürecinin ve eğlence sektöründe derinleşen krizin önüne geçmek için orta yol arıyor.
The New York Times’ın konuya yakın kaynaklara dayandırdığı habere göre görüşme talebi Paramount’tan geldi. Müzakerelere her iki tarafın üst düzey yöneticileri ile hukuk ekipleri katılıyor.
Kaliforniya ve diğer 11 eyalet, söz konusu birleşmenin bir “tekel” ve “medya devi” oluşturacağını, bu yapının da sinema ve televizyon alanında son tüketiciye yansıyan fiyatları artıracağını öne sürerek 13 Temmuz’da dava açmıştı.
ABD mahkemesi ise 20 Temmuz’da Paramount Skydance’in WBD’yi satın alma sürecine iki haftalık geçici durdurma kararı getirdi.
Reuters daha sonra Paramount Skydance’in WBD’yi devralma işlemlerini en azından gelecek yılın haziran ayına kadar askıya almayı kabul ettiğini duyurdu.
The New York Times, sürecin Paramount açısından kritik bir eşikte durduğuna işaret ediyor. Şirket, anlaşmayı ekim ayından önce tamamlayamazsa WBD hissedarlarına yüz milyonlarca dolarlık tazminat ödemek zorunda kalacak.
Yargılamanın mart ayına planlanmış olması nedeniyle sürecin daha da uzaması devasa hukuki masrafları beraberinde getirecek.
Sektörel gelişmeler kapsamında Deadline, Paramount’un Regal sinema zinciri için yılda 30 film çıkarma planları yaptığını aktardı.
Hukuki ihtilaf eğlence sektörünü doğrudan etkilemeye başladı. Los Angeles Belediye Başkanı Karen Bass, yargı sürecinin kentteki film üretimini felç ettiğini ve istihdam kaybına yol açtığını vurgulayarak taraflara derhal bir çözüme varma çağrısı yaptı.
Anlaşmaya karşı çıkan Amerikan Senaristler Birliği (WGA) ise yetkililerin hızlı uzlaşma çağrılarını eleştirerek bu girişimleri Paramount lehine yürütülen bir “baskı kampanyası” olarak niteledi.
Daha önce Aralık 2025’te Netflix’in Warner Bros. film stüdyosu, HBO Max ve HBO’yu WBD’den 82,7 milyar dolara satın alacağı duyurulmuş ve taraflar anlaşmaya vardıklarını açıklamıştı.
Eylül ayından bu yana WBD’yi bünyesine katmak isteyen Paramount ile Netflix arasında bu gelişmenin ardından kıyasıya bir mücadele başladı.
Şubat ayında Paramount Skydance’in stüdyo yönetimine “daha iyi bir teklif” sunması üzerine Netflix satın alma girişiminden geri çekildi.
Warner Bros. alımında Paramount’a Körfez ülkelerinden dev fon
Amerika
ABD kamu borcu için 4 bin 400 yıllık Sümer modeli önerisi

ABD kamu borcunun 40 trilyon doları aşarak rekor kırmasının ardından, borç sorununun çözümü için antik Mezopotamya yöntemi gündeme getirildi. The New York Times yazarı Paul Vigna, yaklaşık 4 bin 400 yıl önce uygulanan borç silme mekanizması amargi ilkelerinin ekonomi politikasını yeniden değerlendirmek için bir araç olabileceğini belirtti.
The New York Times gazetesi, birkaç gün önce 40 trilyon dolarlık rekor seviyeyi aşan ABD kamu borcu sorununun çözümünde borç silme yönteminin ciddi bir araç olarak değerlendirilmesi gerektiğini yazdı.
Gazetenin köşe yazarı ve para tarihini ele alan “The Almighty Dollar” kitabının yazarı Paul Vigna, antik Mezopotamya’da uygulanan ve kitlesel borç silme anlamına gelen “amargi” mekanizmasını hatırlattı.
Vigna, yaklaşık 4 bin 400 yıl önce Sümer Hükümdarı Enmetena’nın bazı borç yükümlülüklerini iptal ettiğini, borç esaretine düşen insanları serbest bıraktığını ve belirli borçluların topraklarını iade ettiğini aktardı.
Yazar, antik dönemde bu tür tedbirlerin borç birikimi nedeniyle ortaya çıkan ekonomik ve toplumsal istikrarsızlığın önüne geçmek amacıyla kullanıldığını kaydetti.
Yazıda antik dönemdeki borç silme uygulamasının birebir tekrarlanmasının zorunlu olmadığı ifade edilirken, kamu borcunun silinmesi fikrinin ekonomi politikasını yeniden düşünmek adına bir araç olarak görülmesi gerektiği vurgulandı.
Vigna, makalesinde “Amargi uygulamasının modern bir benzerini görmemiz pek olası değil; ancak para ile olan ilişkimizi yeniden değerlendirmeye yönelik ilkeler bütünü olarak uygulanabilirliği oldukça geniştir” değerlendirmesinde bulundu.
Mayıs ayında ABD kamu borcu, İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana ilk kez ülke ekonomisinin büyüklüğünü aştı.
ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanı Jerome Powell, mevcut kamu borcu seviyesinin kontrol edilebilir kalmaya devam ettiğini, buna karşın federal borçlanmanın geleceğine dair görünümün endişe yarattığını dile getirdi.
Bu hafta ortasında, 19 Ağustos’ta, ABD kamu borcu tarihte ilk kez 40 trilyon dolara ulaştı. Ülkenin toplam borç yükü yalnızca son 10 yılda iki katına çıktı.
Amerika
JD Vance, Tucker Carlson bağlantılı isimlerle kendi bağış tabanını oluşturuyor

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance’in ev sahipliğinde düzenlenen bir bağış etkinliği, genç siyasetçinin Tucker Carlson bağlantılı isimlerle kendi tabanını oluşturmaya çalıştığının bir gösterfgesi.
İlk olarak Axios tarafından haber yapılan bu etkinlik, Tucker Carlson’ın medya şirketinin önemli destekçilerinden biri olan İran asıllı Amerikalı yatırımcı Omeed Malik’in evinde düzenlendi.
Malik’in yanı sıra, bağış etkinliğine Vance’in ve Carlson’ın yakın müttefiki Donald Trump Jr. da katıldı.
Malik, Trump Jr. ile ortak oldukları 1789 Capital yatırım şirketinde iş ortağı. Bu şirket, Orta Doğu ve diğer yabancı yatırımcılardan önemli miktarda fon topladı ve Katar Yatırım Kurumu ile de iş yaptı.
Ocak ayında Malik, Trump Jr. ve Carlson ile birlikte Katar’daki Doha Forumu’nda göründü.
Trump Jr. ve Malik de Mayıs 2025 Katar Ekonomi Forumunda “Amerika’ya Yatırım” başlıklı ortak bir panelde konuşma yapmıştı.
Polymarket’in kurucusu Shayne Coplan, GRV Strategies’in kurucusu Garrett Ventry, Ticaret Bakanı Howard Lutnick’in oğlu Brandon Lutnick, Trump’ın danışmanı Steve Witkoff’un oğlu ve World Liberty Financial’ın kurucu ortağı Zach Witkoff da etkinlikte yer aldı.
Vance’in önemli müttefiklerinden biri olan ve Rockbridge Network’ün başkanı Chris Buskirk, etkinliğin ev sahiplerinden biriydi.
Resepsiyonun ardından, yaklaşık 20 kişinin katıldığı daha samimi bir akşam yemeği düzenlendi. Resepsiyona katılanlar Cumhuriyetçi Ulusal Komite’ye 100.000 dolar bağışladı.
Akşam yemeğine katılanlar ise 250.000 dolar bağışladı.
Jewish Insider’a göre bu bağış etkinliği, Carlson’un İsrail hakkındaki görüşleri nedeniyle sert tepkilerle karşı karşıya kalmasına rağmen, Vance’in Carlson’un ağıyla devam eden bağlarını gözler önüne seriyor.
Carlson, İran’la savaş konusunda Başkan Donald Trump ile yollarını ayırdıktan sonra “üçüncü bir siyasi parti”nin kurulmasına ön ayak oluyor.
JD Vance’in de İran’a karşı savaşa özel konuşmalarında karşı çıktığı ileri sürülüyor.
5 milyon dolar toplandığı bildirilen bu bağış etkinliği, Vance’in, Trump sonrası dönemi şekillendirecek “popülist sağdaki” genç bağışçılardan oluşan bir koalisyon kurduğunu gösteriyor.
Jewish Insider, Vance’in faaliyetlerinin bazı “geleneksel Cumhuriyetçiler” arasındaki endişeleri artırdığına işaret ediyor.
Yahudi muhafazakârlar, davetiyenin perşembe günü internette ortaya çıkmasıyla birlikte sosyal medyada bu bağış etkinliğiyle ilgili endişelerini dile getirdiler.
Vance, son aylarda İsrail’e yönelik eleştirilerini yoğunlaştırdı. Örneğin, İsrail’in etki kampanyalarının ABD’nin İran savaşı hakkındaki görüşünü “manipüle ettiğini” iddia ederken, Tahran ile müzakerelere ilişkin anlaşmazlıklar nedeniyle İsrailli yetkilileri kamuoyu önünde suçladı.
2028’de kimin başkanlık yarışına gireceği ve Vance’in favori aday olup olmayacağına dair spekülasyonlar artarken, birçok Yahudi Cumhuriyetçi bağışçı Vance’e karşı temkinli davranmaya devam ediyor.
Başkan yardımcısı, Yahudi Cumhuriyetçilere bazı yakınlaşma girişimlerinde bulunmuş olsa da, çarşamba gecesi düzenlenen bağış etkinliği, İsrail yanlısı Cumhuriyetçiler arasında memnuniyetsizlik yarattı.
Vance: İsrail destekli kampanya İran mutabakatını sabote ediyor
Görüş2 hafta önceTürkiye ve İsrail ilişkilerinin geleceği
Dünya Basını2 hafta önceThe Jerusalem Post: Suudi Arabistan-Türkiye-Pakistan savunma anlaşması İsrail’e tehdit
Ortadoğu2 hafta önceMısır, üçlü pakta neden katılmadı?
Diplomasi2 hafta önce‘İslami NATO’ mu? Yeni savunma paktı Hindistan’ı neden tedirgin ediyor?
Diplomasi2 hafta önceUkrayna, Türkiye’den 70 ATACMS ve diğer ABD menşeli silah satın aldı
Dünya Basını6 gün önceThe Economist, Daron Acemoğlu’nu yerden yere vurdu: “Sığ ve inandırıcılıktan uzak”
Rusya7 gün önceDört AB ülkesi daha Rus pasaportlarına kısıtlama getiriyor
Asya2 hafta önceVietnam, yerli üretim en büyük denizaltı savunma gemisinin inşasına başladı












