Bizi Takip Edin

Amerika

Anket: Cumhuriyetçilerde Trump’a destek en düşük seviyede

Yayınlanma

Fox News tarafından yayımlanan yeni bir anket, ABD Başkanı Trump’ın Cumhuriyetçi seçmenler arasındaki onay oranının en düşük seviyeye gerilediğini gösterdi. Seçmenlerin öncelikli gündem maddelerini yaşam maliyeti, istihdam artışı ve ekonomi oluştururken, Trump’ın 2024 seçim zaferini sağlayan üç temel demografik gruptaki desteğinde gerileme belirlendi.

Fox News’in yayımladığı yeni kamuoyu yoklaması; yaşam maliyeti, istihdam artışı ve ekonomi gibi başlıklar ülke genelindeki seçmenlerin gündeminde ilk sıralarda yer alırken, Başkan Donald Trump’ın onay oranının Cumhuriyetçiler nezdinde tüm zamanların en düşük seviyesine ulaştığını gösterdi.

Fox News anketinin verilerine göre, Trump’ın Cumhuriyetçiler arasındaki onay oranı yüzde 80’e gerileyerek yeni bir alt sınır kaydetti.

Bu oran, kendisini MAGA (Amerika’yı Yeniden Harika Yap) hareketi içinde tanımlamayan Cumhuriyetçiler arasında daha da aşağı düşerek yüzde 54 seviyesinde gerçekleşti.

Ankete katılan beyaz seçmenler ile kırsal bölge seçmenlerinin Trump’a yönelik onay oranı ise her iki grupta da yüzde 43 olarak ölçüldü.

Elde edilen sonuçlar, genel olarak, başkanın 2024 yılındaki seçim zaferini elde etmesine yardımcı olan üç temel demografik gruptaki desteğinin zayıfladığına işaret etti.

Trump’ın beyaz seçmenler arasındaki desteği 6 yüzde puan düşüş gösterdi. Başkan ayrıca, üniversite diploması bulunmayan beyaz erkekler arasındaki desteğinden 5 yüzde puan, Cumhuriyetçiler arasındaki desteğinden ise 3 yüzde puan kayıp yaşadı.

Anket, Trump’ın ekonomiyi yönetme biçimine yönelik memnuniyetsizliğin arttığını ortaya koydu.

Geçen ay yüzde 66 olan hoşnutsuzluk oranı, mayıs ayı anketinde yüzde 71’e yükseldi. Bu artışta, Cumhuriyetçi seçmenlerin hoşnutsuzluk oranında yaşanan 7 yüzde puanlık yükseliş kısmen rol oynadı.

Fox News anketini Demokrat anketör Chris Anderson ile birlikte yürüten Cumhuriyetçi anketör Daron Shaw, yayın kuruluşuna yaptığı değerlendirmede, “Cumhuriyetçi Partinin istikrarlı ve güçlü desteğine rağmen, başkanın oranlarında bir miktar sızıntı görülüyor” ifadesini kullandı.

Shaw, değerlendirmesine şu sözlerle devam etti:

“Burada hiçbir yanılgıya yer yok; mesele tamamen yaşam maliyetiyle ilgili. Bağımsızlar 2025 yılında bağları kopardı, şimdi ise MAGA mensubu olmayan Cumhuriyetçiler ile diğer çekirdek seçmen grupları dalgalanıyor.”

Ankete katılan Cumhuriyetçilerin yüzde 51’i Trump’ın enflasyon karşısındaki yönetimini onaylamadığını belirtirken, bu oran bağımsızlar arasında yüzde 85, Demokratlar arasında ise yüzde 96 olarak kayda geçti.

ABD Çalışma Bakanlığı, geçen hafta açıkladığı verilerde enflasyonun son 12 ayda yüzde 3,8’e, yalnızca nisan ayında ise yüzde 0,6’ya yükseldiğini bildirmişti.

Ankete katılan Cumhuriyetçi seçmenlerin yüzde 89’u ABD’nin İran ile olan savaşı kazanmakta olduğu inancını dile getirdi. Aynı görüşü paylaşanların oranı bağımsızlar arasında üçte iki, Demokratlar arasında ise yüzde 56 oldu.

Ancak İran’a yönelik askeri müdahaleye olan muhalefetin büyüdüğü ve nisan ayındaki yüzde 55 seviyesinden mayıs ayında yüzde 60’a yükseldiği görüldü.

Müzakereciler haftalardır bir barış anlaşması hazırlamak üzere çalışmalarını sürdürürken, ABD Başkanı, İran’daki çatışmayı “çok hızlı” bir şekilde sona erdirmeyi hedeflediğini ifade etti.

Söz konusu anket, Beacon Research yönetiminde 15-18 Mayıs tarihleri arasında, ulusal seçmen kütüğünden rastgele seçilen 1.002 kayıtlı seçmenden oluşan bir örneklem ile gerçekleştirildi. Çalışmanın hata payı 3 yüzde puan olarak açıklandı.

Amerika

Microsoft’un veri merkezi yatırımı New York’un elektrik talebini aşacak

Yayınlanma

Microsoft, bulut ve yapay zeka hizmetlerindeki sunucu açığını kapatmak amacıyla veri merkezlerinin kapasitesini 2032’ye kadar üçe katlayıp 38 gigavatın üzerine çıkarmayı hedefliyor. Planlanan bu enerji miktarı, New York eyaletinin zirve dönemdeki elektrik tüketimini aşıyor.

Amerikan teknoloji şirketi Microsoft, veri merkezlerinin kapasitesini 2032 yılına kadar üç kattan fazla artırarak 38 gigavatın üzerine çıkarmayı planlıyor.

Bloomberg’in konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre, hedeflenen bu kapasite, New York eyaletinin en yüksek tüketim dönemlerindeki elektrik ihtiyacını geride bırakıyor.

Kapasite artışı, Microsoft’un bulut hizmetleri ve yapay zeka operasyonlarında yaşadığı işlem gücü yetersizliğini aşmasını amaçlıyor.

Şirketin dünya genelindeki veri merkezi ağının mevcut elektrik kapasitesi yaklaşık 12 gigavat seviyesinde seyrediyor.

Gelecekteki kapasitenin yaklaşık üçte birinin yapay zeka donanımlarına ayrılması hedefleniyor. Bu alandaki güncel tüketim ise 2 gigavat civarında kalıyor.

Sunucu kapasitesindeki yetersizlik, Microsoft’u ABD ve Avrupa’daki bazı merkezlerinde yeni bulut aboneliklerini sınırlandırmak zorunda bıraktı. Bu durum nedeniyle müşterilerin bir bölümü rakiplerle sözleşme imzaladı.

Tesis inşasını hızlandıran şirket, Atlanta bölgesi dahil yeni merkezler kuruyor. Son mali yılda sermaye harcamaları 145 milyar dolara ulaşan şirketin harcamalarında, analistlerin değerlendirmelerine göre yükseliş sürecek.

Tesislerin inşasının yıllar alması, talep ve teknolojideki değişimlerin sürmesi sebebiyle mevcut planlar revizyona uğrayabilir.

Microsoft, programın ayrıntılarına dair henüz açıklama yapmadı.

Daha önce şirket içi değerlendirmelerde, yapay zeka merkezleri inşasının elektrik, su tüketimi ve karbon emisyonları nedeniyle çalışanlar arasında kaygı yarattığı kabul edilmişti.

Microsoft, su verimliliğini artırdığını ve yenilenebilir enerji kaynaklarını güçlendirdiğini savunuyor.

Veri merkezi krizi

Okumaya Devam Et

Amerika

“Teknoloji devleri gençlerin tepki odağında petrolün yerini aldı”

Yayınlanma

ABD’li kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin petrol şirketlerinin yerini alarak kamuoyunun bir numaralı hedefi haline geldiğini söyledi. Van’t Hof, yüksek gelir ve kariyer arayışındaki gençlerin enerji sektörüne ilgisinin arttığını savundu. Bloomberg verileri ise sektörde üretimin rekor kırmasına karşın son on yılda 250 bin kişilik istihdam kaybı yaşandığını gösteriyor.

ABD merkezli kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin tepe yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin kamuoyu nezdinde petrol şirketlerinin yerini alarak “bir numaralı halk düşmanı” haline geldiğini söyledi.

Financial Times gazetesine konuşan Van’t Hof, iyi gelir ve güçlü kariyer fırsatları arayan gençlerin artık petrol sektörünü dışlanan bir alan olarak görmediğini vurguladı.

Teknoloji şirketlerinin, özellikle veri merkezlerinin inşası nedeniyle yoğun bir toplumsal baskıyla karşı karşıya kaldığını belirten Van’t Hof, enerji sektörüne yönelik yaklaşımın ise dönüştüğünü savundu.

The New York Times gazetesinin daha önce yer verdiği haberde, veri merkezlerine yönelik endişelerin çevreye dönük tehditler ve sohbet robotlarına olan bağımlılıkla bağlantılı olduğu aktarılmıştı.

Van’t Hof, toplumun enerjinin gündelik hayattaki vazgeçilmez rolünü artık çok daha iyi kavradığına dikkat çekti.

Gelişmeleri değerlendiren Diamondback yöneticisi, şu ifadeleri kullandı:

“Birkaç yıl öncesine kadar neredeyse her gün petrol sektörünün öldüğüne dair makaleler çıkıyordu. Ancak bugün insanların bunun saygın, iyi ödeme yapan, ayrıca yapay zeka ile enerjinin kesiştiği bir alan olduğunu anladığını düşünüyorum.”

Söz konusu dönüşümün istihdam piyasasına da yansıdığını kaydeden Van’t Hof, sektöre genç yetenek akışı yaşandığını ve staj başvurularında artış görüldüğünü dile getirdi.

Van’t Hof, değerlendirmesini şu sözlerle sürdürdü: “Enerji sektörü havalı olabilir mi? Evet, sanırım öyle. Artık asıl bilişimciler kötü adam olarak görülüyor.”

Teksas merkezli olan ve kayaç petrolü çıkaran Diamondback, 56 milyar dolarlık ciroya sahip. Şirket, ABD’nin güneyindeki geniş petrol ve doğalgaz bölgesi Permian Havzası’nın en büyük bağımsız petrol üreticisi konumunu elinde tutuyor.

Öte yandan Bloomberg, Temmuz ayında geçtiği haberde ABD petrol ve doğalgaz sektörünün son on yılda istihdamını yaklaşık yüzde 40 oranında azalttığını duyurmuştu.

Bu oran 250 bin kişilik iş kaybına denk gelirken, söz konusu pozisyonların büyük kısmının geri dönmeyeceği kaydedildi.

İstihdamdaki bu sert düşüşe rağmen, aynı dönemde ham petrol üretimi yüzde 50 artış kaydetti.

Bloomberg’in aktardığına göre 2014 yılındaki fiyat çöküşünün ardından yatırımcılar şirketlerden daha yüksek verimlilik ve kâr talep etmeye başladı.

Bu baskı; işten çıkarmaları, şirket birleşmelerini, ileri teknolojilerin kullanımını, otomasyonu ve robotik sistemleri beraberinde getirdi.

Ajansın hesaplamalarına göre sektörde 2023 yılının başından bu yana gerçekleşen birleşme ve devralma işlemlerinin toplam hacmi 500 milyar doları aştı ve önceki üç yıllık dönemin toplamını yüzde 20’den fazla geride bıraktı.

Güncel verilerle ABD’deki ham petrol üretimi günlük 13,8 milyon varille rekor seviyeye ulaşsa da sektördeki istihdam son üç yılın en düşük seviyesinde seyrediyor.

Ülkedeki enerji şirketleri, 2014 yılında çalışan sondaj kulelerinin üçte birinden daha azıyla faaliyet gösteriyor; ancak sahadaki her bir kule artık o döneme kıyasla yaklaşık dört kat daha fazla petrol üretiyor.

Okumaya Devam Et

Amerika

ABD, ismi açıklanmayan “büyük” bir bankaya yaptırım uygulayacak

Yayınlanma

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Trump yönetiminin önümüzdeki hafta büyük bir bankaya yaptırım uygulayacağını söyledi.

Yeni yaptırım, yine İran’a karşı iktisadi abluka kapsamında ilan edilecek.

“Real America’s Voice” programına konuk olduğu sırada ne finans kurumunun adını ne de bulunduğu ülkeyi belirten Bessent, bu adımın pazartesi günü (14 Eylül) atılacağını ifade etti.

Bessent, bu adımın başlangıçta cuma günü gerçekleştirilmesinin planlandığını fakat 11 Eylül 2001 saldırılarının 25. yıldönümü anma törenleri nedeniyle ertelendiğini belirtti.

Bessent şöyle konuştu:

“Herkes bu rejimle ilişkisini kesene kadar bu sürece devam edeceğiz. Bunu o kadar kârsız hale getireceğiz ki, şirketinizin ya da kendinizin, kişisel mali durumunuzun yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmasını göze almak istiyorsanız, buyurun deneyin. ⁠Ama peşinize düşeceğiz.”

ABD, Türkiye’deki bir bankaya “İran bağlantılı” olduğu iddiasıyla yaptırım uyguladı

ABD, Şubat ayında çatışmanın başlamasından bu yana İran’a karşı petrol ihracatı, nakliye ağları, silah tedarik kanalları, finansal aracılar, dijital varlık borsaları ve havacılık bağlantılarını hedef alan bir dizi ekonomik önlem uyguladı.

Trump yönetimi, geçen ay Bessent’in “Ekonomik Dışlama Operasyonu” olarak adlandırdığı girişimle kampanyasını tırmandırdı.

ABD, yaklaşık 60 kuruluş, kişi ve gemiye yaptırımlar uyguladı ve deniz taşımacılığı, havacılık, teknoloji, altın ve dijital varlıklar gibi sektörlerde İran’la iş yapanlara yönelik ikincil yaptırımların kapsamını genişletti.

Beyaz Saray geçen hafta İstanbul merkezli Golden Global Bank’ı, Çin’in İran petrolü karşılığında ödediği büyük meblağları Devrim Muhafızları’na aktardığı gerekçesiyle yaptırım kapsamına almıştı.

İran üzerindeki baskı giderek artmasına rağmen, ABD Başkanı Donald ​Trump savaşın Kasım ayındaki ABD ara seçimlerinden sonraya kadar sona ermeyeceğini öngördü.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English