Amerika
Trump’ın aday tercihi Teksas’ta Demokratları umutlandırdı

ABD’nin Teksas eyaletindeki Cumhuriyetçi ön seçim ikinci turunda Donald Trump’ın Başsavcı Ken Paxton’ı desteklemesi, Demokrat Parti saflarında temkinli bir iyimserlik yarattı. Demokratlar, Paxton’ın Senatör John Cornyn’e kıyasla genel seçimde daha zayıf bir rakip olacağını değerlendiriyor.
ABD’De Demokratlar, Donald Trump’ın eyalet Başsavcısı Ken Paxton’ı destekleme kararının ardından, Teksas’ta bir Senato sandalyesi kazanma şansları konusunda endişeli fakat umutlu bir bekleyiş içine girdi.
Cumhuriyetçi Başsavcı Paxton, genel seçimlerde mevcut Senatör John Cornyn’e kıyasla daha zayıf bir aday olarak değerlendiriliyor.
Teksas, Demokrat Parti için uzun süredir ulaşılması zor bir hedef olma özelliğini koruyor.
Buna rağmen Demokratlar, James Talarico ile benzersiz şekilde güçlü bir adaya sahip olduklarına ve Trump’ın Paxton’a verdiği desteğin kendilerine karşı savunmasız bir rakip bırakabileceğine inanıyor.
Eyaletteki kırsal Demokrat partileri örgütlemek ve desteklemek amacıyla kurulan 134 PAC adlı siyasi grubun kurucu ortağı Jon Mark Hogg, gelişmeleri değerlendirdi.
Hogg, “Erken oylama başladıktan sonra burada bir destek açıklaması yapmak Teksas’taki Cumhuriyetçilerin yarısını öfkelendirecektir. Eğer zaten Ken Paxton’ı desteklememe eğilimindelerse, bunun yansımasını kasım ayındaki seçimlerde göreceğimizi düşünüyorum” dedi.
Hogg, bu seçmenlerin Talarico’ya oy vereceğini söylemediğini belirterek, “Ancak sandığa gitmeyebilirler” ifadesini kullandı ve bu durumun James Talarico’ya verilmiş bir oy kadar değerli olduğunu sözlerine ekledi.
Trump, aylarca süren olası bir açıklama beklentisinin ardından, Teksas’ta hakkında çeşitli iddialar bulunan başsavcıyı Cornyn’in koltuğu için destekleyerek Demokratlara beklenmedik fakat memnuniyetle karşılanan bir avantaj sağladı.
Erken oylama süreci pazartesi günü başlarken, Trump desteğini ilan ettiğinde bazı seçmenler oylarını çoktan kullanmıştı.
Senatör Cornyn ise yarışta kalacağını açıkladı. Cornyn, Senato’daki Cumhuriyetçi üst yönetimin desteğini almaya devam ediyor.
Yaşanan çekişmeli ön seçim süreci, Teksas’taki Cumhuriyetçiler arasındaki belirgin bölünmeyi gözler önüne serdi.
Parti yerleşik nizamı ağırlığını Cornyn’den yana koyarken, MAGA (Amerika’yı Yeniden Harika Yap Hareketi) olarak bilinen taban hareketi Paxton etrafında hareketleniyor. Demokratlar, Cumhuriyetçi seçmenlerin kasım ayındaki nihai aday etrafında birleşip birleşemeyeceği sorusunu gündeme getiren bu bölünmeden yararlanmayı hedefliyor.
Teksas merkezli Demokrat stratejist Joel Montfort, “Cornyn’in, Paxton’ın geçmişte yaptığı her olumsuz şeyi ortaya dökmesiyle birlikte bu konular herkesin hafızasında taze kalacak. Demokratlar elbette Paxton’a karşı bu cephanenin tamamını kullanabilecek, dolayısıyla bu durum her iki şekilde de bir kazan-kazan senaryosudur” dedi.
Montfort, bu karmaşık yarışın kasım ayına giden süreçte büyük bir avantaj sağladığını kaydetti.
Teksas’taki Demokratlar, uzun süredir Cornyn’i, adı çeşitli iddialarla anılan Paxton’a kıyasla daha güçlü bir rakip olarak görüyor. Paxton, Teksas Temsilciler Meclisinde görevden azil istemiyle yargılanmış, ardından 2023 yılında Teksas Senatosundaki yolsuzluk davalarından beraat etmişti.
Geçen ay yapılan University of Texas/Texas Politics Project anketine göre, Talarico, Cornyn’in 7 puan, Paxton’ın ise 8 puan önünde yer aldı.
Texas Southern University tarafından nisan ayında yapılan bir başka anket ise Cornyn’in yüzde 45 destekle Talarico’yu yüzde 44 ile geride bıraktığını, Paxton’ın ise yüzde 45 destekle Talarico ile eşit durumda olduğunu gösterdi.
Teksaslı Cumhuriyetçi stratejist Vinny Minchillo, partideki sert ön seçim mücadelesine işaret ederek, “Yarışın Paxton ve Talarico arasında geçeceğini varsayarsak, bu tam bir yıpratma savaşı olacaktır” değerlendirmesinde bulundu.
Minchillo, “Her iki taraf da diğer tarafı yıpratmak için çok büyük miktarlarda para harcayacak” dedi.
Ancak stratejist, Cumhuriyetçi adayın bu kırmızı eyalet kalesinde hâlâ güçlü bir şekilde favori gösterileceğini tahmin ederek, “Sonbaharda nerede duracağımızı göreceğiz” ifadesini kullandı.
AdImpact tarafından analiz edilen veriler, Teksas’taki Cumhuriyetçi Parti yarışının şimdiden kayıtlara geçen en pahalı ön seçim ve en maliyetli ikinci tur ön seçimi haline geldiğini gösterdi.
Senatör Cornyn, görevdeki aday olarak yaklaşık 20 milyon dolarlık harcama desteğiyle üstünlüğü elinde bulunduruyor. Paxton’ı desteklemek için ise yaklaşık 5 milyon dolar harcandı.
Ancak Federal Seçim Komisyonunun son raporlarına göre, Talarico da önemli bir nakit avantajına sahip bulunuyor ve ikinci tur seçimlerinin ardından yarışa daha fazla fon akması bekleniyor.
Demokratların Senate Majority PAC adlı grubunun sözcüsü Lauren French yaptığı açıklamada, “Talarico 27 milyon dolar topladı, anketlerde önde gidiyor ve kendi personeli hiçbir zaman hakkında FBI’a ihbarda bulunmadı. Bu ihtimali memnuniyetle kabul ediyoruz” diyerek Paxton’a göndermede bulundu.
French, nisan ayında yapılan Texas Public Opinion Research anketine işaret etti. Bu ankete göre, Cornyn destekçilerinin dörtte biri, Paxton’ın aday olması durumunda Talarico’ya oy verebileceklerini belirtti.
Lone Star Project yöneticisi ve uzun süredir Teksas’ta Demokrat siyasi danışmanlık yapan Matt Angle, Trump’ın desteğinin “Demokratlara bir fırsat sunduğunu” ifade etti ve “Bundan yararlanacak kadar akıllı olmak zorundayız” dedi.
Teksas Demokrat Parti Başkanı Kendall Scudder ise başkanın destek açıklamasının partinin yarışa bakışını değiştirmediğini söyledi. Scudder, Demokratların başından beri Paxton’ın aday olacağını varsaydığını belirtti.
Scudder, “Cornyn’e karşı yarışmaktan da Paxton’a karşı yarışmaktan da korkmuyoruz. Bu maskaralığın adayı kimin belirleyeceğini görmeyi bekliyoruz” dedi.
Talarico da salı günü Trump’ın Paxton’ı desteklemesinin ardından benzer bir görüşü paylaşarak, “Bu ikinci turun galibinin kim olacağının bir önemi olmadığını” ve başlattığı hareketin “parti siyasetinin ötesine geçtiğini” savundu.
Buna rağmen Demokratlar, bu yarışı çantada keklik göremeyeceklerini kabul ediyor. Eski Temsilciler Meclisi Üyesi Beto O’Rourke’un 2018’de Senatör Ted Cruz’a, 2022’de ise vali adayı olarak Greg Abbott’a kaybetmesiyle Teksas, Demokrat Parti için daha önce de başarısızlıkla sonuçlanan mücadelelere sahne olmuştu.
Eyaletteki Demokratlar kasım ayında ilerleme kaydetmek için önemli bir fırsat görse de parti içindeki çekişmeler bu önemli yarıştan dikkati başka yöne çekme riski barındırıyor.
Eyalet parti başkanı Scudder, daha önce görevden aldığı eski genel sekreter Monique Alcala’nın başkanlık meydan okumasına karşı mücadele veriyor.
Alcala, Scudder’a yönelik bu girişiminin kişisel olmadığını belirtirken, partinin işleyişine dair memnuniyetsizliğini dile getirdi.
Alcala yaptığı açıklamada, “Eyalet partilerinin neler yapabildiğini gördüm ve Teksas Demokrat Partisi bunu yapmıyor” ifadesini kullandı.
Alcala ayrıca, bir avukatın Teksas Etik Komisyonuna şikayette bulunduğunu kaydetti. Bu şikayette Scudder’ın eyalet parti başkanı olarak hazırladığı çeşitli finans raporlarında borçları “kasıtlı ve bilerek gizlediği” iddia ediliyor.
Aralarında kimliğini gizli tutanların da bulunduğu 36 Demokrat, benzer şikayetleri içeren bir mektup kaleme alarak Scudder’ı yeniden aday olmamaya çağırdı.
Yüzlerce Demokratın imzaladığı ayrı bir mektupta ise Scudder savunuldu.
Scudder, imzacı sayılarındaki farka dikkat çekerek mektupların “eşit değerde olmadığını” söyledi. Scudder, kendisini istifaya çağıran mektuptaki imzacıların hiçbirinin seçilmiş yetkili olmadığını ve bazılarının Teksas dışında ikamet ettiğini belirtti.
Parti başkanı ayrıca, Teksas Etik Komisyonuna yapılan şikayeti “bilgiden yoksun” olarak nitelendirildi.
Scudder, “Seçimleri kazanmaya ve eyalet genelinde altyapı oluşturmaya odaklanmış durumdayız. Yaptığımız ve yapmayı planladığımız şey budur, bu konulardan hiçbirinin bu hedefi değiştireceğine inanmıyorum” dedi.
Yine de bazı Demokratlar, partinin bu sonbaharda Cornyn’in koltuğunu kazanmaya ve diğer kazanımları elde etmeye odaklandığı bu dönemde, iç tartışmaların ertelenmesi gerektiğini düşünüyor.
Matt Angle, “İster ilçe düzeyinde ister eyalet düzeyinde olsun, parti başkanı olmak gerçekten çok zor bir iştir ve çok fazla eleştiri alırsınız. Başkanlarla her zaman aynı fikirde olmayabilirim ancak şu an iç çekişmeler yaşamanın zamanı değil” değerlendirmesinde bulundu.
Amerika
Petrol fiyatlarındaki artış Pentagon bütçesini zorluyor

Küresel petrol fiyatlarındaki yükseliş nedeniyle 4 ila 6 milyar dolarlık bütçe açığıyla karşı karşıya kalan ABD Savaş Bakanlığı, askeri seyahat ve eğitim bütçelerinde kesintiye gidiyor. Kara Kuvvetleri onlarca eğitim programını iptal edip helikopter uçuş saatlerini düşürürken, Deniz ve Hava Kuvvetleri de Ortadoğu’daki operasyonel maliyetler sebebiyle bütçe sınırlarına yaklaşıyor.
Küresel petrol fiyatlarındaki yükseliş, ABD Savaş Bakanlığında (Pentagon) mali baskıyı artırarak bütçe planlamalarını zorlaştırıyor. Ordu genelinde oluşan bütçe açığı nedeniyle askeri eğitimlerin iptal edildiği, helikopter uçuş saatlerinin düşürüldüğü ve birliklerin seyahat faaliyetlerinin kısıtlandığı bildirildi.
ABC News’in Savaş Bakanlığı kayıtlarına dayandırdığı verilere göre, ordunun benzin ve jet yakıtı dahil 24 farklı yakıt türü için ödediği ortalama varil fiyatı, geçen yılın ekim ayında 154,14 dolar iken nisan ayında 195,72 dolara yükseldi. Altı ay içinde gerçekleşen yaklaşık yüzde 27’lik bu artış, yılda ortalama 80 milyon varil yakıt tüketen Pentagon’a bu yıl en az 1 milyar dolarlık öngörülemeyen ek mali yük getirdi.
Komutanlar, yakıt fiyatlarının yanı sıra personelin eğitim alanlarına taşınmasında kullanılan sivil akaryakıt ve ticari uçak bileti maliyetlerindeki artışla da mücadele ediyor. Bütçe baskısı nedeniyle nisan ayından bu yana birliklerin seyahatleri incelemeye alınırken, birçok birimin eğitim seyahatlerini azalttığı veya iptal ettiği belirtildi.
ABD Kara Kuvvetleri Sözcüsü Yarbay Orlando Howard, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, enerji piyasasındaki dalgalanmaların nakliye maliyetlerini doğrudan etkilediğini ifade etti. Howard, “Kritik operasyonları ve savaşa hazırlık seviyesini koruyabilmek adına personel ve ekipman seyahatlerinde tasarruf tedbirlerine öncelik veriyoruz” dedi.
Bütçe açığı askeri eğitim programlarını durdurdu
Sızan iç yazışmalar ve ABD’li yetkililerin verdiği bilgilere göre, 30 Eylül’de sona erecek mali yıl için 4 ila 6 milyar dolarlık bütçe açığıyla karşı karşıya kalan Kara Kuvvetleri, eğitim programlarında kesintiye gitti. Bütçe açığının nedenleri arasında Orta Doğu’daki operasyonlar, ABD’nin güney sınırındaki askeri misyonlar ve yaz aylarında asker sayısının iki katına çıkarılarak 5 bine ulaştırılması planlanan Washington’daki Ulusal Muhafız görevleri gösterildi.
Bu durumun bir sonucu olarak, aralarında sağlık personeli, istihkam birlikleri ve topçu sınıflarının da bulunduğu onlarca eğitim programı ve kurs iptal edildi. Helikopter uçuş saatlerinde kısıtlamaya gidilirken, iç yazışmalar birçok uçuş mürettebatının artık sadece yasal olarak zorunlu olan asgari uçuş sınırında kalabildiğini gösteriyor.
Yapılan iç değerlendirmeler, bütçe kesintilerinin önümüzdeki yıl Avrupa’ya konuşlandırılması planlanan ve Teksas’ta konuşlu 70 bin askerden oluşan 3. Zırhlı Kolordu gibi büyük birliklerin yetersiz eğitimle konuşlanmasına yol açabileceğini ortaya koyuyor. Hazırlanan raporda, etkilenen birliklerin savaş öncesi eğitim seviyesine dönmesinin bir yıldan fazla sürebileceği uyarısı yapıldı.
Deniz ve Hava Kuvvetleri de bütçe sınırlarına yaklaşıyor
Bütçe darboğazı sadece Kara Kuvvetleri ile sınırlı kalmıyor. Deniz Operasyonları Şefi Amiral Daryl Caudle, mayıs ayında Temsilciler Meclisi Silahlı Hizmetler Komitesi’ne verdiği brifingde, Orta Doğu’daki yoğun askeri varlık nedeniyle donanmanın bütçesinin temmuz veya ağustos aylarında tükenmeye başlayacağını duyurdu. Caudle, “Orta Doğu’da büyük bir deniz gücümüz var. Çok güçlü şekilde operasyon yürütüyoruz ama bunun operasyonel bir maliyeti var. Yaz aylarında bütçe tükeneceği için temmuz ayından itibaren eğitim, operasyon ve sertifikasyon süreçlerini değiştirmek zorunda kalacağım” ifadelerini kullandı.
Hava Kuvvetleri de bütçe tahminlerinin üzerinde yakıt tüketimi kaydediyor. Hava Kuvvetleri Kurmay Başkanı General Kenneth Wilsbach, mayıs ayında senatörlere yaptığı açıklamada, bölgedeki operasyonel hareketlilik sebebiyle uçakların öngörülenden yüzde 10 daha fazla yakıt tükettiğini, bunun da ek yakıt maliyeti anlamına geldiğini belirtti.
Yıllık ortalama 227 milyon galon dizel ve 2,2 milyar galon jet yakıtı tüketen Pentagon, federal hükümetin en büyük enerji tüketicisi konumunda bulunuyor. Diğer askeri birimlere kıyasla daha küçük bir ölçeğe sahip olan Deniz Piyadeleri (Marines) ise şu an için dikkate değer bir bütçe açığı yaşamadıklarını ve eğitim kesintisine gitmediklerini bildirdi.
Amerika
Trump, kömür sektörüne 700 milyon dolarlık yeni destek planlıyor

ABD Başkanı Donald Trump, kömür santrallerini desteklemek üzere yaklaşık 700 milyon dolarlık bir kaynak aktarmak için Soğuk Savaş döneminden kalma ulusal savunma yetkilerini kullanmayı planlıyor.
Konu hakkında bilgi veren bir ABD’li yetkili, Trump’ın bugün (4 Haziran) başkanlara ulusal güvenlikle ilgili endüstriler üzerinde geniş yetki veren 1950 tarihli Savunma Üretim Yasasını yürürlüğe koyacağını duyurabileceğini söyledi.
Yetkili, bu yasa kapsamında bir düzineden fazla kömür santralinin modernizasyonu, Batı Kıyısında devasa bir kömür ihracat terminali inşa edilmesi ve yeni santrallerin inşası için kurumsal fonlarla eş finansman sağlanmasının planlandığını belirtti.
700 milyon doların yarısından fazlası 13 kömür santralinin modernizasyonuna ayrılacak, 185 milyon dolar Alaska, Maryland ve Batı Virginia’daki kömür tesisleri için kurumsal fonlara eş finansman sağlayacak ve 75 milyon dolar ise uzun süredir gündemde olan Kuzey Kaliforniya’daki West Gateway ihracat terminalini destekleyecek.
Söz konusu kişi, başkanın açıklamasını önceden bozmamak için isminin açıklanmaması şartıyla konuştu ve ayrıntıların hâlâ değişebileceği konusunda uyarıda bulundu.
Trump yönetimi, enerji tüketimi yüksek yapay zeka veri merkezlerini ayakta tutmak için iç talebi göz önünde bulundururken ve büyük fosil yakıt rezervlerine sahip yabancı rakipleri marjinalize etmeyi hedefliyor.
Fakat kömürün ABD’deki kullanımı sürekli bir düşüş eğiliminde. ABD Enerji Enformasyon İdaresine göre, bir zamanlar ABD’deki elektrik üretiminin yarısından fazlasını karşılayan kömür, son yıllarda bu oranın beşte birinin altına düştü.
Elektrik üreticileri, fosil yakıtların küresel ısınmaya olan etkisinden ve kırılgan küresel tedarik zincirlerine artan bağımlılıktan endişe duyarak, büyük ölçüde daha ucuz doğalgaza ve yenilenebilir kaynaklara geçiş yaptı.
Amerika
Cumhuriyetçiler, veri merkezleri karşıtı tepkiyi Çin’in kışkırttığına inanıyor

ABD Temsilciler Meclisi’nde Cumhuriyetçi bir lider, Çin’den para alan kuruluşların veri merkezlerine karşı yurt içindeki muhalefeti körüklediğini ve cezalandırılması gerektiğini söyledi.
Temsilciler Meclisi Yollar ve Araçlar Komitesi Başkanı Jason Smith, bir röportajda Çin’in, Amerikan halkını yapay zeka geliştirme açısından hayati öneme sahip veri merkezlerine karşı kışkırtmak için çok sayıda kâr amacı gütmeyen kuruluşa finansman sağladığını ileri sürdü.
Kendi soruşturmalarını başlatan Smith, Hazine Bakanı Scott Bessent’ten bu kuruluşların vergi muafiyetini kaldırmasını istiyor ve hükümetin “ulusal ve iktisadi güvenliğimizi tehlikeye atan” gruplara fiilen yardım etmemesi gerektiğini savunuyor.
Smith, “Çin’in hesaplama alanında hakimiyet kurmak istediği için veri merkezlerine karşı protestolar düzenleyen ABD’li kâr amacı gütmeyen kuruluşlara gelen Çin kaynaklı paranın izini sürdük. Eğer Amerikan halkı arasında ayrılık ve kaos tohumları ekebilirlerse, yapay zeka yarışında [Amerika’yı] yavaşlatacaklar ve kazanacaklar. Tetikte olmalıyız,” dedi.
Smith’in yorumları sorulduğunda, bir Hazine sözcüsü yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“Vergi muafiyeti, yabancı etkiler için bir kalkan değildir. Yabancı çıkarları ilerletmek için hayır kurumlarını kötüye kullanan kuruluşlar, yasalarımızı, demokrasimizi ve halkın güvenini sarsmaktadır.”
ABD’deki kâr amacı gütmeyen kuruluşlara karşı yasal işlem başlatılması önemli bir adım ve teknoloji sektörünün iç muhalefeti aşmasına yardımcı olacak.
Hukuk uzmanları ayrıca bunun, Trump yönetiminin vergi kanununu siyasi amaçlar için bir silah olarak kullanmasının bir başka örneği olabileceği konusunda uyarıyor.
Vergi Mükellefleri Hakları Merkezi’nin yönetici direktörü Nina E. Olson, “İnsanlar, hoşlanmadıkları fikirlerin veya vergi mükelleflerinin peşine düşmek için vergi kanununu veya IRS’i [İç Gelir Servisi] kullanmadan önce iki kez düşünmelidir. Bu, vergi dairesine karşı güvensizliği besler ve mevzuata uyumu olumsuz etkiler… ve iktidardan düştüğünüzde aleyhinize kullanılabilir,” dedi.
Smith daha önce, Şanghay’da yaşayan eski teknoloji devi ve ABD vatandaşı Neville Roy Singham’dan aldıkları bağışlar nedeniyle BreakThrough News ve Tricontinental haber sitelerinin yanı sıra aktivist grup The People’s Forum’u hedef almıştı.
Smith, talep ettiği iç mali kayıtları teslim etmeyi reddederlerse bu gruplara mahkeme celbi göndereceği tehdidinde bulunmuştu.
Politika yapıcılar, ülke genelinde ortaya çıkan devasa yeni veri merkezlerine yönelik halkın endişesiyle boğuşuyor.
Geçen yılın sonundan bu yana en az 14 eyalet, bu tesisler için kısıtlamalar veya yasaklar önerdi.
Ülke genelinde ise onlarca belediye bunları çoktan yürürlüğe koydu.
Gallup’a göre, Amerikalıların yaklaşık 10’da 7’si artık yakınlarında yapay zeka veri merkezlerinin inşasına karşı çıkıyor.
Teknoloji şirketleri, yaklaşan yapay zeka patlamasını desteklemek için 2030 yılına kadar yaklaşık 7 trilyon dolarlık yeni fiziksel altyapı yatırımını hedefliyor.
Bazı Kongre üyeleri ve uzmanlar, yeni hükümet engellerinin ilerlemeyi durdurabileceğinden ve Çinli teknoloji firmalarıyla rekabet eden ABD’yi zayıflatabileceğinden endişe ediyor.
Smith, veri merkezlerine yönelik iç muhalefet hakkında, “Bunun kesinlikle yabancı aktörler tarafından kışkırtıldığına inanıyorum,” dedi.
Eleştirmenler, veri merkezlerine yönelik iç direniş için, kamu hizmetleri fiyatları ve çevre üzerindeki etkileri de dahil olmak üzere bir dizi başka açıklamaya işaret etti.
Anketler, birçok Amerikalının, işlerini kaybetme korkusu ve diğer birçok endişe nedeniyle, yapay zekadan fayda göreceklerine henüz ikna olmadıklarını gösteriyor.
Smith, veri merkezi muhalefetinden doğrudan Çin’i sorumlu tutan şu ana kadar en üst düzey Cumhuriyetçi gibi görünüyor, ancak son zamanlarda birkaç kişi daha benzer iddialarda bulundu.
İçişleri Bakanı Doug Burgum geçen hafta, veri merkezi muhalefetini körüklemede “yabancı kaynaklı propaganda”nın rolünden bahsetti ve “Shark Tank” programından milyarder Kevin O’Leary, Utah’ta 40.000 dönümlük bir veri merkezine karşı çıkan muhalefetten Çin Komünist Partisi’ni sorumlu tuttu.
Bitcoin Policy Institute de geçen ay, İsviçreli, İngiliz ve Çinli milyarderlerin “veri merkezi karşıtı kampanyayı yönlendiren” gruplara aktardığı milyarlarca doları ortaya koyan bir rapor yayınladı.
Bu rapor, birçok iddianın temelini oluşturuyor. Wired da geçen ay, ABD kolluk kuvvetlerinin “teknoloji karşıtı aşırılıkçılığı” soruşturduğunu bildirdi.
Smith, yapay zeka rekabetinin öneminin Hazine Bakanlığı’nın harekete geçmesi gerektiğini gösterdiğini savunuyor ve komitenin bulgularının sonuçlarını kamuoyuna duyurmak için baskı yapacağını söylüyor.
Smith, “Tetikte olmalıyız. Bunu kamuoyuna duyurmaya devam edeceğiz, çünkü bu delilik,” dedi.
Dünya Basını2 hafta önceİktisat tarihçisi Chance: Batı, Çin’i kendi sistemine entegre ederek liberal bir demokrasiye dönüştüreceğini sandı
Diplomasi2 hafta önceXi ve Putin ‘çok kutuplu bir dünya ve yeni tip uluslararası ilişkiler’ çağrısı yaptı
Amerika2 hafta önceBolivyalı işçi ve köylüler başkent La Paz’ı kuşattı
Asya2 hafta önceLai, Tayvan’ın “özgürlüğünden vazgeçmeyeceğini” söyledi, yeni İHA bütçeleri sözü verdi
Asya2 hafta önceRusya ve Çin arasındaki ticaret hacmi 240 milyar dolara ulaştı
Asya2 hafta önceİran’daki savaş yuan için küresel ticarette fırsat penceresi açtı
Dünya Basını2 hafta önceProf. Pape: İran yetenekleri sınırlı olduğu için değil, stratejik sebeplerle kendini dizginliyor
Asya2 hafta önceJaponya hükümeti, enerji fiyat artışlarına karşı bütçe ayırıyor









