Bizi Takip Edin

Diplomasi

Trump’ın ağır zırhlı araç konvoyu ziyaret öncesi Pekin’de görüldü

Yayınlanma

Çin’in başkentinde görülen ağır zırhlı ABD Gizli Servis araçları, yılın en önemli diplomatik etkinliğinin habercisi oldu.

ABD Başkanı Donald Trump’ın 14 Mayıs’ta Pekin’e görkemli girişinden önce, ağır zırhlı araç konvoyu Çin’in başkentinde çoktan hareket hâlinde.

Çarşamba günü dolaşıma giren görüntülere göre, Pekin’de bir otoyolda siyah, camları karartılmış ve ABD hükümeti plakalı iki SUV görüldü. Bu, yılın en önemli diplomatik etkinliği olan Çin-ABD zirvesi için yoğun güvenlik hazırlıklarının başladığına işaret ediyor.

Çin sosyal medyası, ABD başkanının “The Beast” (canavar) lakaplı limuzininin yanı sıra uzun süredir başkanlık konvoyunun başlıca SUV’ları olarak hizmet veren ağır zırhlı ABD Gizli Servisi Suburban araçlarını gösteren görüntülerle dolu.

Görüntülerin bazılarında bir aracın plakasına — D01290 — ilişkin ayrıntılar da yer aldı; bu da araçların Pekin yollarında kullanılmak için izni olup olmadığına dair tartışmalara yol açtı. Bir sosyal medya kullanıcısı, “Yabancı araçlar giriş izni aldı mı?” diye yazdı.

SUV’ların, ABD Hava Kuvvetleri’ne ait C-17 Globemaster III nakliye uçaklarıyla son günlerde teslim edildiği bildirildi.

1 Mayıs’tan bu yana birden fazla C-17, Pekin Başkent Uluslararası Havalimanı’na iniş yaparak başkanlık ziyareti için zırhlı araçlar, Gizli Servis iletişim ekipmanları ve federal güvenlik ön hazırlık ekipleri dâhil olmak üzere özel altyapı taşıdı.

Konvoyun merkezinde, yaygın şekilde hareketli bir kale olarak görülen ve “Stagecoach” kod adıyla da anılan özel yapım Cadillac başkanlık limuzini “The Beast” yer alıyor.

Ana şirket General Motors’a göre, mevcut versiyon CT6 modelini temel alıyor ve ilk kez 2018’de Trump’ın New York ziyareti sırasında kullanıldı. 1,5 milyon ABD doları fiyatındaki aracın tahmini ağırlığı 6.800-9.100 kg (15.000-20.000 libre) arasında ve yaklaşık 5,5 metre (18 feet) uzunluğunda ağır hizmet tipi bir kamyon şasisi üzerine monte edilmiş durumda.

Çelik, alüminyum, seramik ve titanyumdan yapıldığı bildirilen gövde, kurşunlara ve bomba saldırılarına dayanacak şekilde tasarlandı. Camların 7,6 cm (3 inç) çok katmanlı kurşun geçirmez camla donatıldığı, gövdenin ise 20,3 cm kalınlığa kadar ulaştığı söyleniyor.

Yedi kişilik limuzinde ayrıca gece görüşlü sürüş sistemleri, göz yaşartıcı gaz topları, sis perdeleri ve elektrikli kapı kolları bulunduğu bildiriliyor.

Kimyasal saldırılara karşı koruma sağlamak için bağımsız oksijen kaynağına sahip yalıtılmış kabinde, yaralanma ihtimaline karşı bir buzdolabında başkanın kan grubuna ait kan da taşınıyor.

Aracın kabiliyetleri arasında, lastikler hasar görse ya da tamamen tahrip olsa bile aracın hareket kabiliyetini korumasını sağlayan her tekerlekte bir “run-flat cihazı” da bulunuyor. İçeride ise internet erişimi, güvenli telefon ağı ve nükleer kodları göndermeye yönelik olanaklar dâhil olmak üzere son teknoloji iletişim sistemleriyle donatılmış durumda.

Birçok yabancı lider, başkanın yanında “The Beast” ile seyahat etti; en yakın zamanda Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin geçen ağustos ayında Alaska’da bu araca bindi. Trump-Putin yolculuğu yaklaşık 10 dakika sürdü.

Çin Devlet Başkanı Xi Jinping de Çin hükümetinin resmî devlet araçları için tercih ettiği marka olan ve Red Flag olarak da bilinen lüks marka Hongqi tarafından özel olarak üretilmiş bir limuzin kullanıyor.

Çin başkanlık modeline ilişkin ayrıntılar sınırlı olsa da, aracın yaklaşık 5,5 metre uzunluğunda olduğu, tamamen zırhlı olduğu ve şifreli iletişim ağlarıyla donatıldığı bildiriliyor. Hongqi ayrıca, ticari versiyonları yaklaşık 1 milyon ABD doları fiyatla satılan Çin’in yerli üretim en pahalı ve en özel otomobilini de üretiyor.

İki başkanlık aracı tasarım ve menşe bakımından farklılık gösterse de, her ikisi de kapsamlı güvenlik kabiliyetlerine sahip hareketli komuta merkezleri olarak hizmet verecek şekilde inşa edilmiş durumda.

Amerikan başkanının konvoyunun geri kalanı ise ABD Gizli Servisi tarafından yönetilen, azami güvenlik ve idari verimlilik için tasarlanmış, sıkı biçimde koordine edilen zırhlı bir konvoydan oluşuyor.

Genellikle “tekerlekler üzerinde Beyaz Saray” olarak tanımlanan konvoy, kendi acil müdahale gücünü, iletişim birimini ve tıbbi tesislerini içeriyor.

“The Beast” dışında konvoy genellikle sahte limuzinler, keşif güzergâh aracı, yol temizleme araçları ve motosikletler, “gözetleme kulesi” elektronik karşı tedbir aracı ve karşı saldırı timi araçları dâhil olmak üzere 30 ila 50 araçtan oluşuyor.

Konvoyda nükleer, biyolojik veya kimyasal tehditlere karşı koymak üzere donatılmış özel araçların yanı sıra ambulanslar da bulunuyor.

Pekin’de görülen SUV’lar aşırı ağırlık taşımak üzere modifiye edilmiş araçlar. Silahlı saldırılara karşı koruma sağlamak için ağır çelik zırh ve kurşun geçirmez camla donatılmışlar; ayrıca run-flat lastiklere sahipler. Araçlar aynı zamanda yol kenarına yerleştirilen bombaları patlatmak için kullanılan radyo sinyallerini engellemek üzere tasarlanmış yüksek teknolojili sinyal bozucu ekipmanlar da taşıyor.

Güvenlik düzenlemesinin bir parçası olarak en az iki başkanlık hava nakil helikopteri — Marine One Sea King’ler ya da Black Hawk’lar — da önceden konuşlandırılıyor.

South China Morning Post’un ilk olarak mart ayında bildirdiğine göre Trump’ın, yoğun program ve güvenlik endişeleri nedeniyle iki günlük ziyareti boyunca Pekin’de kalması bekleniyor.

O dönemde bir kaynak SCMP’ye, “İkinci bir destinasyon eklemek muhtemelen güvenliği zayıflatır ve lojistik bir kâbusa yol açar; bu nedenle iki taraf da ziyaretin yalnızca Pekin’de yapılması konusunda anlaştı” demişti.

Diplomasi

NATO yeni bir ‘Baltık Muharebesi’ne hazırlanıyor

Yayınlanma

The Telegraph, ABD ve NATO ülkelerinin Baltık bölgesinde olası bir Rusya çatışmasına karşı lojistik hazırlıklarını yoğunlaştırdığını yazdı. Gazeteye göre BALTOPS tatbikatı kapsamında ABD birlikleri hızlı üs konuşlandırma ve ikmal altyapısı kurma kabiliyetlerini test etti.

The Telegraph gazetesi, ABD ve diğer NATO ülkelerinin Baltık bölgesinde olası bir çatışmaya yönelik lojistik hazırlıklar yürüttüğünü ve bölgenin Rusya ile yaşanabilecek yeni bir küresel karşılaşmanın merkezlerinden biri olarak değerlendirildiğini yazdı.

Gazetenin aktardığına göre, 4-19 Haziran tarihleri arasında düzenlenen BALTOPS tatbikatı kapsamında ABD Deniz Kuvvetleri’nin mühendis birlikleri Seabees, Baltık kıyısında tekne rampaları ve çeşitli yapılar inşa ederek üslerin hızlı şekilde konuşlandırılmasına yönelik çalışmalar gerçekleştirdi.

ABD’li Teğmen Cody Robertson, “Belirlenen bir bölgeye ulaşma, kamp kurma ve bu merkezi savaş gücümüzü yansıtabileceğimiz bir nokta olarak kullanma kabiliyetimizi test ediyoruz” dedi.

The Telegraph, 1942 yılında kurulan Seabees birliğinin, eski ABD Başkanı ve General Dwight Eisenhower’ın “Muharebeler, harekatlar ve hatta savaşlar öncelikle lojistik nedeniyle kazanıldı ya da kaybedildi” sözüyle özetlenen anlayış doğrultusunda faaliyet gösterdiğini belirtti.

Haberde, Baltık Denizi’nin sekiz NATO ülkesi ile Rusya tarafından çevrelendiği ve İsveç’e bağlı Gotland ile Danimarka’ya bağlı Bornholm gibi stratejik öneme sahip adalarla çevrili olduğu kaydedildi.

Gazeteye göre NATO, bu adaları olası bir saldırının püskürtülmesinde ve karşı harekatlar için ileri üs olarak kullanmayı planlıyor.

Baltık’ın doğu kıyısında ise Rusya Baltık Filosu’nun konuşlu bulunduğu Kaliningrad bölgesi yer alıyor.

The Telegraph, Finlandiya ve İsveç’in 2023 ve 2024 yıllarında NATO’ya katılmasının ardından bölgenin kolektif savunmasının daha da öncelikli hale geldiğini yazdı.

Robertson da gazeteye yaptığı açıklamada, “Finlandiya ve İsveç’in NATO’ya katılması, buradaki koşulları iyi tanımamızı daha da önemli hale getiriyor” ifadelerini kullandı.

Bununla birlikte gazetenin aktardığına göre, Letonya Güvenlik Kurumu’nun (SAB) eski başkanı Janis Kazocins, Rusya ile NATO arasında tam ölçekli bir çatışma yaşanma ihtimaline kuşkuyla yaklaştı.

Kazocins, Rusya’nın Ukrayna’daki savaşının henüz sona ermediğine işaret etti ancak Baltık ülkelerinin enerji altyapısına yönelik olası sabotajlara karşı kırılgan olmaya devam ettiği uyarısında bulundu.

Baltık Denizi’nde Kasım 2024 ile Şubat 2026 arasında bir dizi denizaltı kablosu arızası ve hasarı meydana geldi. Finlandiya ile Almanya arasındaki C-Lion1 kablosu Kasım 2024, Aralık 2024 ve Şubat 2026’da olmak üzere üç kez koptu. EstLink 2 enerji kablosu Ocak ve Aralık 2025’te devre dışı kaldı.

Litvanya ile İsveç arasındaki BCS East-West Interlink Kasım 2024’te, Letonya ile İsveç arasındaki fiber optik kablo Ocak 2025’te ve Rusya’ya ait Baltika kablosu ise Şubat 2026’da zarar gördü. Avrupa’daki bazı yetkililer bu olaylarda Rusya’dan şüphelendiklerini açıklamıştı.

Rus yetkililer ise kablo kopmaları ve NATO ülkelerindeki diğer sabotaj eylemleriyle bağlantılı oldukları yönündeki tüm suçlamaları reddediyor. Kremlin, Rusya’nın başka ülkelerin iç işlerine müdahale etmediğini belirtiyor.

Washington Post, 19 Ocak’ta yayımladığı haberinde ABD ve bazı Avrupa ülkelerinin istihbarat servislerinin, Moskova’nın söz konusu olaylarla bağlantılı olmadığı yönündeki değerlendirmeye eğilim gösterdiğini yazmıştı.

Letonya Dışişleri Bakanı Bayba Braze de gazeteye yaptığı açıklamada, Baltık’taki tatbikatların ABD’nin müttefiklerine bağlılığını ortaya koyduğunu belirterek, “BALTOPS-26’nın ölçeği her şeyi anlatıyor. Güçlü transatlantik işbirliği NATO’nun kolektif savunmasının temelini oluşturuyor ve mevcut güvenlik ortamında her zamankinden daha önemli” dedi.

Daha önce The Economist de Baltık Denizi’nin Rusya ile NATO arasında yaşanabilecek olası bir karşılaşmanın kilit alanlarından biri haline geldiğini yazmış, denizaltı altyapısının kırılganlığına ve bunun korunmasının ittifak açısından yarattığı zorluklara dikkat çekmişti.

Politico ise İsveç’in Gotland Adası’nı güçlendirerek adayı bir savunma merkezine dönüştürmeye çalıştığını aktarmıştı.

Rusya Devlet Başkanı Yardımcısı ve Denizcilik Kurulu Başkanı Nikolay Patruşev, Baltık bölgesinde çok uluslu NATO grubunun ortaya çıkmasının ardından bölgede “karmaşık bir durum” oluştuğunu söylemişti.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ise birçok kez Rusya’nın NATO ile savaşmak için herhangi bir nedeni ya da çıkarı bulunmadığını ifade etti.

Putin, “Rusya’nın NATO’ya saldırmak istediğini uydurdular. Aklınızı mı kaçırdınız? Şu masa kadar bile akıllı değil misiniz?” sözlerini kullanmıştı.

Okumaya Devam Et

Diplomasi

Hindistan, Rusya’dan petrol alımında rekor kırdı

Yayınlanma

Kpler verilerine göre Hindistan’ın Rusya’dan petrol ve kömür ithalatı, Ortadoğu’daki savaş ve sevkiyat aksaklıkları nedeniyle haziran ayında rekor seviyelere ulaştı. Rusya’dan yapılan günlük petrol sevkiyatının haziranda 2,55 milyon varile çıkması beklenirken, Moskova Avustralya’yı geride bırakarak Hindistan’ın ikinci en büyük kömür tedarikçisi konumuna yükseliyor.

Hindistan, İran’da yaşanan gerilim nedeniyle tedarik zincirinde meydana gelen aksamalar ve yükselen fiyatlar karşısında Rusya’dan petrol ve kömür ithalatını artırıyor.

Reuters haber ajansının uluslararası analiz şirketi Kpler verilerine dayandırdığı habere göre, Rusya’dan Hindistan’a yapılan sevkiyatlar haziran ayında rekor düzeylere ulaştı.

Kpler tahminlerine göre, Rusya’nın Hindistan’a petrol sevkiyatı haziran ayında günlük 2,55 milyon varille rekor düzeye yükselecek.

Bu miktar, mayıs ayındaki günlük 2,13 milyon varillik sevkiyatı ve Mayıs 2023’teki günlük 2,16 milyon varillik düzeyi geride bırakıyor.

Rusya’nın Hindistan’ın haziran ayındaki toplam ithalatı içindeki payı ise yüzde 50’nin hemen altında gerçekleşecek. Bu oran, Ortadoğu’daki çatışmanın başladığı 28 Şubat öncesindeki üç aylık dönemde ortalama yüzde 23 seviyesindeydi.

Hindistan’ın Rus petrolüne yönelmesi, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı fiilen kapatmasının ardından piyasadaki arzı artırmak amacıyla ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin alımlara yönelik yaptırımları geçici olarak kaldırmasını izledi.

Ancak yaptırımlardan muafiyet süresi 17 Haziran’da sona erdi ve ABD Hazine Bakanlığı tarafından uzatılmadı.

Reuters, bu durumun Rus petrolü alımlarında azalmaya yol açabileceğini, ancak sürecin gidişatının Hindistan rafinerilerinin ve yetkililerinin Ortadoğu ülkelerinden sevkiyatlara dönme konusundaki istekliliğine bağlı olacağını belirtiyor.

Kpler öngörülerine göre, Suudi Arabistan’dan yapılan ithalatın haziran ayında günlük 349 bin varil seviyesinde kalması bekleniyor. Bu miktar, savaş öncesindeki üç aylık dönemde günlük ortalama 832 bin varil düzeyindeydi.

İthalat artışı Rus kömüründe de gözleniyor. Haziran ayında tüm kalitelerde Rus kömürü ithalatının, mayıs ayındaki 3,27 milyon tona kıyasla 3,16 milyon ton olarak gerçekleşmesi bekleniyor.

Her iki ay da geçen yılın mayıs ayında kaydedilen 3,76 milyon tonluk zirvenin ardından sırasıyla tarihin en yüksek ikinci ve üçüncü değerleri olarak kayda geçecek.

Rusya’nın haziran ayında Avustralya’yı geride bırakarak, Çin’den sonra dünyanın en büyük ikinci kömür ithalatçısı olan Hindistan’a en çok kömür sağlayan ikinci ülke konumuna geleceği tahmin ediliyor.

Ajansın değerlendirmesine göre Rusya, Hindistan’ın temel kömür tedarikçisi olma rolünü korumaya devam edecek; ancak Rus petrolünün gelecekteki alımları, ABD’nin Moskova’ya yönelik yaptırım politikasını olası sıkılaştırma adımlarına bağlı olacak.

Yeni Delhi petrol sevkiyatının yaptırımlardan etkilenmeyeceğini açıkladı

Hindistan Dışişleri Bakanı Subrahmanyam Jaishankar, haziran ayı ortasında yaptığı açıklamada, ülkesinin 2022 yılından bu yana küresel fiyatları dizginlemek amacıyla ABD’nin talebi doğrultusunda Rus petrolü alımlarını artırdığını belirtmişti.

Jaishankar, Rus hammaddesine yönelik Amerikan kısıtlamalarını eleştirerek, bu önlemlere büyük ilkeler süsü verilmemesi çağrısında bulunmuştu.

Hindistan Petrol ve Doğalgaz Bakanlığı Temsilcisi Sujata Sharma da mayıs ayında yaptığı açıklamada, Rusya’dan sevkiyatların devam ettiğini ve ABD’nin yaptırım muafiyetlerine ilişkin kararlarından bağımsız olarak süreceğini kaydetmişti.

Hindistan rafinerileri, 2025 yılında ABD baskısı ve Hindistan mallarına yönelik yüzde 25’lik gümrük tarifesi tehdidi nedeniyle Rusya’dan yaptıkları ithalatı azaltarak Suudi Arabistan ve Irak’a yönelmişti.

Ancak Reuters’ın verilerine göre, Ortadoğu’daki savaşın ve Hürmüz Boğazı’ndaki ablukanın ardından Hindistan firmaları mart ayı başında Rus petrolü alımlarını yeniden artırdı.

Rusya’nın Yeni Delhi Büyükelçisi Denis Alipov nisan ayı sonunda yaptığı açıklamada, Hindistan’ın kabul etmeye hazır olduğu miktarda hammaddeyi tedarik etmeye hazır olduklarını duyurmuştu.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov da daha sonra yaptığı açıklamada, Moskova’nın Hindistan’a enerji taşıyıcıları sevkiyatına ilişkin anlaşmalara bağlı kaldığını doğrulamıştı.

Okumaya Devam Et

Diplomasi

Honduras uyuşturucu çeteleriyle mücadele için Ukrayna’dan İHA alacak

Yayınlanma

Honduras Devlet Başkanı Nasry Asfura, organize suçla mücadele ve sınır güvenliğini sağlamak amacıyla Ukrayna’dan insansız hava araçları satın almayı planladıklarını açıkladı. Geçen hafta Kiev’i ziyaret eden Asfura, Ukrayna’nın yüksek teknolojik ekipmanlarıyla uyuşturucu kaçakçılığına karşı destek sağlayabileceğini belirtti.

Honduras Devlet Başkanı Nasry Asfura, AFP’ye verdiği mülakatta, ülkesinin sınırlarını korumak ve uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele etmek amacıyla Ukrayna’dan insansız hava araçları satın almayı planladığını duyurdu.

Asfura, yüksek teknolojik ekipmanlar aracılığıyla organize suçla daha etkin mücadele etmeyi hedeflediklerini belirterek, “Sınırlarımızı korumak, sınırlarımızda etkin güvenliği sağlamak ve yüksek teknolojik ekipmanlarla organize suçla mücadele etmek için insansız hava araçlarından bahsediyoruz” ifadesini kullandı.

Honduras lideri, Ukrayna’nın sınırların daha da güçlendirilmesi ve uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele süreçlerinde ülkesine yardımcı olabileceğini kaydetti.

Geçen hafta Ukrayna’nın başkenti Kiev’e resmi bir ziyarette bulunan Asfura ile bir araya gelen Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Honduraslı mevkidaşına Ukrayna’nın bu alandaki deneyimlerinden yararlanmayı teklif etti.

Ukrayna lideri Zelenskiy, haziran ayında Baltık ülkeleri üzerindeki insansız hava aracı sorununa çözüm olarak “drone anlaşması” önerisinde bulunmuş ve Ukrayna’nın İHA koruması konusundaki uzman ekiplerini her an bu bölgeye göndermeye hazır olduğunu ifade etmişti.

Rusya Güvenlik Konseyi Sekreter Yardımcısı Aleksey Şevtsov ise ilkbahar aylarında yaptığı açıklamada, Ukrayna’ya ait insansız hava araçlarının Polonya ve Baltık ülkelerinin hava sahasından engelsiz şekilde geçtiğini ifade etmişti.

Uyuşturucu kartelleri Ukrayna’yı drone okulu olarak kullanıyor

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English