Amerika
Trump’ın “Bush anı”: İran’a nükleer suçlamasında el yükseltti

ABD Başkanı Donald Trump, “Birliğin Durumu” konuşmasında İran’ın “kötü niyetli” nükleer emellerini sert bir dille eleştirdi.
ABD Başkanı, salı gecesi Kongrenin ortak oturumunda yaptığı konuşmada İran’ı nükleer silah programını yeniden kurmaya çalışmakla suçladı.
ABD’nin Orta Doğu’ya yığınağını artırmasıyla birlikte Trump, ABD’nin İran ile müzakere halinde olduğunu, fakat Tahran’ın nükleer emellerinden vazgeçmediğini ve ABD’yı tehdit etmeye devam ettiğini söyledi.
Trump, “Avrupa’yı ve denizaşırı üslerimizi tehdit edebilecek füzeler geliştirdiler ve yakında ABD’ye ulaşacak füzeler üretmek için çalışıyorlar,” dedi fakat İran’a yönelik iddialarını destekleyecek kanıtlar sunmadı.
Başkan, İran’ın geçen haziran ayında ABD’nin ülkenin nükleer tesislerine düzenlediği saldırıların ardından nükleer silah programlarını yeniden inşa etmeye devam ettiğini ve “gelecekte hiçbir girişimde bulunmama” uyarısına uymadığını ileri sürdü.
Trump, “Biz onu [nükleer programı] yok ettik, ama onlar yeniden başlamak istiyorlar” dedi ve İran’ın “şu anda yine kötü niyetli emellerinin peşinde olduğunu” da sözlerine ekledi.
Trump’ın konuşmasından önce Dışişleri Bakanı Marco Rubio, İran krizi hakkında Kongre liderlerine ve üst düzey milletvekillerine brifing verdi.
Demokratlar, toplantıdan çıkarak Beyaz Saray’ı olası bir ABD müdahalesinin gerekçesini daha iyi açıklamaya çağırdı.
Trump, Kongre üyelerinin ara seçim kampanyası için hazırlık yaptığı bu dönemde, “Birliğin Durumu” konuşmasını iktisadi politikalarını savunmak için de kullandı.
Başkan, resmi rakamların fiyat artışlarının Fed’in %2’lik hedefinin üzerinde kaldığını göstermesine rağmen, enflasyonun “düşüşte” olduğunu ve gelirlerin “hızla arttığını” iddia etti.
Trump, “Gürüldeyen ekonomi, hiç olmadığı kadar gürüldüyor,” dedi.
Ayrıca, “uygun maliyet” savunucusu olduklarını iddia ederken, yüksek yaşam maliyetini ele almadığı için yönetimi kınayan Demokratlar da dahil olmak üzere eleştirenlere de hücum etti:
“Açıklamalarının kirli, çürümüş bir yalan olduğunu biliyorlardı. Onların politikaları yüksek fiyatları yarattı. Bizim politikalarımız ise bunları hızla sona erdiriyor.”
Gümrük vergilerini de savunan Trump, on yıllardır ABD’yi “sömüren” ülkelerin şimdi ABD’ye “yüz milyarlarca dolar” ödediğini ileri sürdü ve “Yabancı ülkeler tarafından ödenen gümrük vergilerinin, geçmişte olduğu gibi, günümüzün gelir vergisi sisteminin yerini büyük ölçüde alacağına ve sevdiğim insanları büyük bir mali yükten kurtaracağına inanıyorum,” dedi.
Başkan, cuma günü Yüksek Mahkeme’nin kapsamlı acil durum tarifelerini iptal eden kararını “çok talihsiz” olarak nitelendirdi ve “zaman içinde test edilmiş ve onaylanmış” olduğunu söylediği federal yetkililer altında yakında yeni bir tarife rejimi uygulayacağını belirtti.
Trump ayrıca, kendi partisinin bazı üyeleri, onun karşı çıktığı gümrük vergilerinin kapsamlı niteliğine itirazlarını dile getirmiş ve zaman zaman aleyhinde oy kullanmış olsalar da, Kongrenin yardımı olmadan gümrük vergilerini uygulamaya koyacağını söyledi.
Trump, ülkeyi “yüksek suç oranı ve yasadışı göçün tahrip ettiği” bir yer olarak tasvir ederken, zaman zaman dinleyiciler arasında bulunan Demokratlarla çatıştı.
Trump, bu durumun birçok Amerikan şehrinde federal hükümetin geniş çaplı baskılar yapmasını haklı kıldığını savundu.
Minnesota Kongre Üyesi Ilhan Omar ve Michigan Kongre Üyesi Rashida Tlaib, başkanın sözünü defalarca keserek, bir noktada onun Amerikalıları öldürdüğünü söyledi.
“Bu insanlar deli. Size söylüyorum, onlar deli… Demokratlar ülkemizi mahvediyor, ama biz bunu tam zamanında durdurduk,” diyen Trump, Demokratların kendilerinden “utanmaları” gerektiğini de sözlerine ekledi.
Bir noktada, milletvekillerinden Kongre üyeleri ve ailelerinin hisse senedi alım satımını yasaklayacak bir yasa çıkarmasını istedi.
Kongrenin en zengin üyelerinden biri olan ve kocası hisse senedi alım satımları nedeniyle soruşturma altında olan eski Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi’ye de bir gönderme yaptı.
Trump, bazı Kongre üyelerinin sözlerine ayakta alkışlamasının ardından, “Nancy Pelosi burada mı, ayağa kalktı mı?” diye sordu.
Başkan, “Sanmıyorum” diye eklese de Pelosi ayağa kalkmıştı.
Konuşmaya, pazar günü Olimpiyat altın madalyasını kazanan ABD erkek hokey takımı da katıldı.
Dinleyiciler arasında, geçen eylül ayında öldürülen muhafazakâr aktivist Charlie Kirk’ün dul eşi Erika Kirk de vardı ve başkanın ailesinin yanında otururken gözle görülür şekilde duygusal anlar yaşadı.
Trump, ABD’yi “siyasi şiddeti” reddetmeye çağırdı ve Hıristiyan muhafazakâr Cumhuriyetçi tabana selam çakarak, Kirk’ün gençler arasında inancın “muazzam bir yenilenmesini” sağladığını söyledi.
Trump, “Dinimizi seviyoruz ve… din geri dönüyor,” dedi.
Başkan, veri merkezlerinin yapay zeka modellerini çalıştırma maliyetlerinin daha büyük bir kısmını karşılamalarını sağlamak için teknoloji endüstrisiyle anlaşmalar yapıldığını duyurdu.
“Eski bir şebekemiz var. Bu şebeke, ihtiyaç duyulan elektrik miktarını asla karşılayamaz. Bu yüzden [şirketlere] kendi santrallerini kurup kendi elektriklerini üretebileceklerini söylüyorum.”
Konuşma öncesinde POLITICO tarafından bildirilen “vergi mükellefi koruma taahhütleri”, teknoloji sektörünün veri merkezleriyle ilişkili ortak enerji maliyetlerinin daha büyük bir kısmını üstlenmesini gerektirecek.
Fakat bu taahhütler, elektrik şebekesine daha fazla yük bindirme ve elektrik fiyatlarının yükselme riski olmasına rağmen, Trump’ın yapay zeka veri merkezlerinin inşasına devam etme isteğini de gösteriyor.
Amerika
Microsoft’un veri merkezi yatırımı New York’un elektrik talebini aşacak

Microsoft, bulut ve yapay zeka hizmetlerindeki sunucu açığını kapatmak amacıyla veri merkezlerinin kapasitesini 2032’ye kadar üçe katlayıp 38 gigavatın üzerine çıkarmayı hedefliyor. Planlanan bu enerji miktarı, New York eyaletinin zirve dönemdeki elektrik tüketimini aşıyor.
Amerikan teknoloji şirketi Microsoft, veri merkezlerinin kapasitesini 2032 yılına kadar üç kattan fazla artırarak 38 gigavatın üzerine çıkarmayı planlıyor.
Bloomberg’in konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre, hedeflenen bu kapasite, New York eyaletinin en yüksek tüketim dönemlerindeki elektrik ihtiyacını geride bırakıyor.
Kapasite artışı, Microsoft’un bulut hizmetleri ve yapay zeka operasyonlarında yaşadığı işlem gücü yetersizliğini aşmasını amaçlıyor.
Şirketin dünya genelindeki veri merkezi ağının mevcut elektrik kapasitesi yaklaşık 12 gigavat seviyesinde seyrediyor.
Gelecekteki kapasitenin yaklaşık üçte birinin yapay zeka donanımlarına ayrılması hedefleniyor. Bu alandaki güncel tüketim ise 2 gigavat civarında kalıyor.
Sunucu kapasitesindeki yetersizlik, Microsoft’u ABD ve Avrupa’daki bazı merkezlerinde yeni bulut aboneliklerini sınırlandırmak zorunda bıraktı. Bu durum nedeniyle müşterilerin bir bölümü rakiplerle sözleşme imzaladı.
Tesis inşasını hızlandıran şirket, Atlanta bölgesi dahil yeni merkezler kuruyor. Son mali yılda sermaye harcamaları 145 milyar dolara ulaşan şirketin harcamalarında, analistlerin değerlendirmelerine göre yükseliş sürecek.
Tesislerin inşasının yıllar alması, talep ve teknolojideki değişimlerin sürmesi sebebiyle mevcut planlar revizyona uğrayabilir.
Microsoft, programın ayrıntılarına dair henüz açıklama yapmadı.
Daha önce şirket içi değerlendirmelerde, yapay zeka merkezleri inşasının elektrik, su tüketimi ve karbon emisyonları nedeniyle çalışanlar arasında kaygı yarattığı kabul edilmişti.
Microsoft, su verimliliğini artırdığını ve yenilenebilir enerji kaynaklarını güçlendirdiğini savunuyor.
Amerika
“Teknoloji devleri gençlerin tepki odağında petrolün yerini aldı”

ABD’li kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin petrol şirketlerinin yerini alarak kamuoyunun bir numaralı hedefi haline geldiğini söyledi. Van’t Hof, yüksek gelir ve kariyer arayışındaki gençlerin enerji sektörüne ilgisinin arttığını savundu. Bloomberg verileri ise sektörde üretimin rekor kırmasına karşın son on yılda 250 bin kişilik istihdam kaybı yaşandığını gösteriyor.
ABD merkezli kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin tepe yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin kamuoyu nezdinde petrol şirketlerinin yerini alarak “bir numaralı halk düşmanı” haline geldiğini söyledi.
Financial Times gazetesine konuşan Van’t Hof, iyi gelir ve güçlü kariyer fırsatları arayan gençlerin artık petrol sektörünü dışlanan bir alan olarak görmediğini vurguladı.
Teknoloji şirketlerinin, özellikle veri merkezlerinin inşası nedeniyle yoğun bir toplumsal baskıyla karşı karşıya kaldığını belirten Van’t Hof, enerji sektörüne yönelik yaklaşımın ise dönüştüğünü savundu.
The New York Times gazetesinin daha önce yer verdiği haberde, veri merkezlerine yönelik endişelerin çevreye dönük tehditler ve sohbet robotlarına olan bağımlılıkla bağlantılı olduğu aktarılmıştı.
Van’t Hof, toplumun enerjinin gündelik hayattaki vazgeçilmez rolünü artık çok daha iyi kavradığına dikkat çekti.
Gelişmeleri değerlendiren Diamondback yöneticisi, şu ifadeleri kullandı:
“Birkaç yıl öncesine kadar neredeyse her gün petrol sektörünün öldüğüne dair makaleler çıkıyordu. Ancak bugün insanların bunun saygın, iyi ödeme yapan, ayrıca yapay zeka ile enerjinin kesiştiği bir alan olduğunu anladığını düşünüyorum.”
Söz konusu dönüşümün istihdam piyasasına da yansıdığını kaydeden Van’t Hof, sektöre genç yetenek akışı yaşandığını ve staj başvurularında artış görüldüğünü dile getirdi.
Van’t Hof, değerlendirmesini şu sözlerle sürdürdü: “Enerji sektörü havalı olabilir mi? Evet, sanırım öyle. Artık asıl bilişimciler kötü adam olarak görülüyor.”
Teksas merkezli olan ve kayaç petrolü çıkaran Diamondback, 56 milyar dolarlık ciroya sahip. Şirket, ABD’nin güneyindeki geniş petrol ve doğalgaz bölgesi Permian Havzası’nın en büyük bağımsız petrol üreticisi konumunu elinde tutuyor.
Öte yandan Bloomberg, Temmuz ayında geçtiği haberde ABD petrol ve doğalgaz sektörünün son on yılda istihdamını yaklaşık yüzde 40 oranında azalttığını duyurmuştu.
Bu oran 250 bin kişilik iş kaybına denk gelirken, söz konusu pozisyonların büyük kısmının geri dönmeyeceği kaydedildi.
İstihdamdaki bu sert düşüşe rağmen, aynı dönemde ham petrol üretimi yüzde 50 artış kaydetti.
Bloomberg’in aktardığına göre 2014 yılındaki fiyat çöküşünün ardından yatırımcılar şirketlerden daha yüksek verimlilik ve kâr talep etmeye başladı.
Bu baskı; işten çıkarmaları, şirket birleşmelerini, ileri teknolojilerin kullanımını, otomasyonu ve robotik sistemleri beraberinde getirdi.
Ajansın hesaplamalarına göre sektörde 2023 yılının başından bu yana gerçekleşen birleşme ve devralma işlemlerinin toplam hacmi 500 milyar doları aştı ve önceki üç yıllık dönemin toplamını yüzde 20’den fazla geride bıraktı.
Güncel verilerle ABD’deki ham petrol üretimi günlük 13,8 milyon varille rekor seviyeye ulaşsa da sektördeki istihdam son üç yılın en düşük seviyesinde seyrediyor.
Ülkedeki enerji şirketleri, 2014 yılında çalışan sondaj kulelerinin üçte birinden daha azıyla faaliyet gösteriyor; ancak sahadaki her bir kule artık o döneme kıyasla yaklaşık dört kat daha fazla petrol üretiyor.
Amerika
ABD, ismi açıklanmayan “büyük” bir bankaya yaptırım uygulayacak

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Trump yönetiminin önümüzdeki hafta büyük bir bankaya yaptırım uygulayacağını söyledi.
Yeni yaptırım, yine İran’a karşı iktisadi abluka kapsamında ilan edilecek.
“Real America’s Voice” programına konuk olduğu sırada ne finans kurumunun adını ne de bulunduğu ülkeyi belirten Bessent, bu adımın pazartesi günü (14 Eylül) atılacağını ifade etti.
Bessent, bu adımın başlangıçta cuma günü gerçekleştirilmesinin planlandığını fakat 11 Eylül 2001 saldırılarının 25. yıldönümü anma törenleri nedeniyle ertelendiğini belirtti.
Bessent şöyle konuştu:
“Herkes bu rejimle ilişkisini kesene kadar bu sürece devam edeceğiz. Bunu o kadar kârsız hale getireceğiz ki, şirketinizin ya da kendinizin, kişisel mali durumunuzun yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmasını göze almak istiyorsanız, buyurun deneyin. Ama peşinize düşeceğiz.”
ABD, Türkiye’deki bir bankaya “İran bağlantılı” olduğu iddiasıyla yaptırım uyguladı
ABD, Şubat ayında çatışmanın başlamasından bu yana İran’a karşı petrol ihracatı, nakliye ağları, silah tedarik kanalları, finansal aracılar, dijital varlık borsaları ve havacılık bağlantılarını hedef alan bir dizi ekonomik önlem uyguladı.
Trump yönetimi, geçen ay Bessent’in “Ekonomik Dışlama Operasyonu” olarak adlandırdığı girişimle kampanyasını tırmandırdı.
ABD, yaklaşık 60 kuruluş, kişi ve gemiye yaptırımlar uyguladı ve deniz taşımacılığı, havacılık, teknoloji, altın ve dijital varlıklar gibi sektörlerde İran’la iş yapanlara yönelik ikincil yaptırımların kapsamını genişletti.
Beyaz Saray geçen hafta İstanbul merkezli Golden Global Bank’ı, Çin’in İran petrolü karşılığında ödediği büyük meblağları Devrim Muhafızları’na aktardığı gerekçesiyle yaptırım kapsamına almıştı.
İran üzerindeki baskı giderek artmasına rağmen, ABD Başkanı Donald Trump savaşın Kasım ayındaki ABD ara seçimlerinden sonraya kadar sona ermeyeceğini öngördü.
Avrupa6 gün önceAvrupa savunma sanayii Ukrayna’ya yetişemiyor
Avrupa5 gün önceKoçbaşı olarak AfD
Görüş2 hafta önceBişkek’te “Yeni Düzen” gerçeğe dönüşüp dönüşemeyeceğini görmek için toplanıyor
Avrupa6 gün önceCDU, AfD’yi durdurmak için yeni göç planı hazırlıyor
Asya2 hafta önceHindistan’ın 2047 gelişmiş ekonomi hedefi zora girdi
Asya2 hafta önceABD’nin baskısıyla karşı karşıya kalan Japonya Merkez Bankası kritik bir karar aşamasında
Asya5 gün önceÇin’in HQ-17AE kısa menzilli hava savunma sistemi Pakistan’ın İHA savunmasını güçlendirecek
Asya2 hafta önceÇin insansı robot pazarında liderliği hedefliyor








