Amerika
Trump’ın Cornyn’i dışlaması Cumhuriyetçi Senatörleri üzdü

ABD Başkanı Trump’ın Teksas Senato Cumhuriyetçi ön seçimlerinde Senatör John Cornyn yerine Başsavcı Ken Paxton’ı desteklemesi, Cumhuriyetçi kanatta tepki ve üzüntüyle karşılandı. Senato Cumhuriyetçileri, bu kararın Cornyn’in yeniden seçilme şansını zayıflatabileceği ve Kasım ayındaki seçimlerde Teksas koltuğunun Demokratlara geçme riskini artırabileceği uyarısında bulunuyor.
ABD Başkanı Donald Trump’ın Salı günü Senatör John Cornyn’i dışlayarak Teksas Senato Cumhuriyetçi ön seçimlerinde eyalet Başsavcısı Ken Paxton’a destek vereceğini açıklaması, Senato Cumhuriyetçileri arasında hayal kırıklığı, öfke ve üzüntüye neden oldu.
Bu adımın Cornyn’in bir dönem daha Senato’da kalma umutlarını zayıflattığı ifade edilirken, Cumhuriyetçiler durumun Kasım ayında Demokrat aday James Talarico’ya karşı seçim kazanmayı güçleştirebileceği uyarısında bulundu.
Cumhuriyetçi senatörler, Trump’ın ilk döneminde Senato Cumhuriyetçi Grup Başkanvekili olarak görev yapan ve meslektaşları tarafından derin bir saygıyla karşılanan Cornyn’e yönelik desteklerini vurguladı.
Kimliğinin gizli tutulmasını isteyen bir Cumhuriyetçi senatör, The Hill gazetesine yaptığı açıklamada “Kişisel olarak John Cornyn adına çok üzgünüm, seçiminde başarılı olmasını umuyorum ve kurum adına da üzgünüm” ifadesini kullandı.
Aynı milletvekili, “Burada işlerin yürümesi ve meslektaşlarıyla ilgilenmek için Cornyn’den daha çok çalışan başka bir senatör yok” değerlendirmesinde bulundu.
Söz konusu senatör, geçmişte geleneksel olarak Başkan’ın ve Ulusal Cumhuriyetçi Senato Komitesi’nin (NRSC), ön seçim rakipleriyle mücadele eden görevdeki Cumhuriyetçilere destek vermek için koordineli çalıştığını belirtti.
Milletvekili, “Bunun kurum adına üzücü olduğunu düşünüyorum. Burada gerçekten rahatsız edici bir şeyler var” diye ekledi.
Trump’ın Cornyn yerine Paxton’ı destekleme kararı, Senato Cumhuriyetçileri ile Başkan arasında diğer konularda yaşanan gerilimlerin gölgesinde geldi. Şu an tartışılan iki ana gündem maddesi, Beyaz Saray balo salonu için talep edilen fon ve hükümet tarafından hedef alındığını iddia eden MAGA müttefiklerine yönelik 1,8 milyar dolarlık tazminat fonu oluşturuyor.
Cumhuriyetçi senatörler, Trump’ın öncelikli hedeflerinden biri olan balo salonu inşası için bütçe düzenleme paketinde 1 milyar dolara kadar fon sağlama teklifinin artık destek görmediğini belirtiyor.
İç görüşmelere aşina olan bir Cumhuriyetçi senatör, Gizli Servis’e Beyaz Saray’da güvenliği artırması için fon sağlanacağını, ancak Cumartesi günü parlamenter tarafından alınan kararın balo salonu inşasını finanse etmeyi neredeyse imkansız kıldığını vurguladı.
Bazı Cumhuriyetçi senatörler de balo salonu fonuna karşı oy kullanacaklarını belirterek, Senato parlamenterinin onayını alsa dahi projenin Senato’dan geçmesi için yeterli siyasi desteğe sahip olup olmadığına dair ciddi şüpheler uyandırdı.
Bazı Cumhuriyetçi senatörler, Trump’ın Cornyn’e yönelik tavrını, aylardır Başkan’ı Cornyn’i desteklemeye ikna etmek için perde arkasında çalışan Senato Cumhuriyetçi Lideri John Thune’a karşı bir hamle olarak değerlendirdi.
NRSC, ortak bir bağış komitesi aracılığıyla Cornyn’e yatırım yapmıştı ve Thune’un siyasi operasyonuna bağlı bir grup olan One Nation, Cornyn’e 10 milyon dolardan fazla destek sağlamıştı.
Trump’ın Paxton’a destek açıklamasından kısa süre sonra Salı öğleden sonra Senato Cumhuriyetçi yemek grubuna giren Thune, ifadesiz bir tavırla göründü. Trump’ın konuyla ilgili sosyal medya paylaşımı sorulduğunda Thune, “Bu onun kararı” yanıtını verdi.
Senato Cumhuriyetçi Lideri daha sonra basın toplantısında, Cornyn’in Kasım ayındaki seçimlerde Teksas Senato koltuğunu savunmak için Cumhuriyetçilere en iyi şansı veren isim olduğunu düşündüğünü yineledi.
Thune, “Senatör Cornyn ilkeli bir muhafazakar. Teksas eyaleti için çok etkili bir senatör. Ancak Başkan’ın ne yaptığını ben veya hiçbirimiz kontrol edemeyiz. Bu, hissettiklerimi değiştirmiyor. Senatör Cornyn’i ve yeniden seçilmesini desteklemeye devam edeceğim” dedi.
Senatör Susan Collins, Paxton’ın daha önce menkul kıymet dolandırıcılığı suçlamasıyla karşı karşıya kaldığını ve savcılarla vardığı anlaşma sonucunda 300 bin dolar civarında tazminat ödemesi ve 100 saatlik kamu hizmeti yapması şartıyla hapis cezasından kurtulduğunu hatırlatarak Trump’ın mantığını anlayamadığını ifade etti.
Collins, “Anlamıyorum. Etik açıdan sorunlu bir birey” ifadesini kullanarak, Dallas bölgesindeki bir teknoloji girişiminde yatırımcıları dolandırmakla suçlanan Paxton’a verilen desteği eleştirdi.
Suçlamaların daha sonra yargılama öncesi bir saptırma programını kabul etmesinin ardından düşürüldüğüne dikkat çeken Collins, “John Cornyn seçkin bir senatör ve benim kanaatimce Başkan’ın desteğini hak ediyordu. Elbette bu Başkan’ın kararı ancak bunu yapmış olmasından dolayı hayal kırıklığına uğradım” diye konuştu.
Senatör Lisa Murkowski, Trump’ın Paxton’ı Cornyn’e tercih etmesi nedeniyle “son derece hayal kırıklığına uğradığını” belirtti. Trump’ın motivasyonu sorulduğunda, “Bunu anlayamıyorum” diyen Murkowski, bu desteğin Cumhuriyetçilerin Teksas koltuğunu Kasım ayında korumasını zorlaştıracağını öngördü.
Murkowski, “Gördüğüm rakamlara dayanarak, evet. Teksas gibi bir eyaleti kaybettiğimizde, bu Başkan’ın elini güçlendirmeye nasıl yardımcı olur?” sorusunu yöneltti.
Senatör Mike Rounds, Paxton’ın Salı günkü Teksas Cumhuriyetçi ön seçim ikinci turunu kazanması durumunda, Cumhuriyetçilerin Teksas koltuğunu savunmak için daha fazla para harcaması gerekebileceğini kabul etti.
Rounds, “Bunun mümkün olduğuna dair bir inanç olduğunu tahmin ediyorum. Bizim odak noktamız John Cornyn ve Teksas halkı için yaptığı işti” dedi.
Senato Cumhuriyetçi Konferansı Başkan Yardımcısı Senatör James Lankford, Trump’ın “istediğini destekleyebileceğini” ancak kendisinin “büyük bir John Cornyn hayranı olduğunu” bildirdi.
Trump, Paxton’ı desteklediği Truth Social gönderisinde Cornyn’i “iyi bir adam” olarak nitelendirdi ancak Teksaslı senatörün “zamanlar zor olduğunda beni desteklemediğini” belirtti; bu ifadenin muhtemelen Cornyn’in 2023’te Trump’ın zamanının “geçtiğine” dair yaptığı açıklamaya atıfta bulunduğu düşünülüyor.
Cumhuriyetçi senatörler, meslektaşları Senatör Bill Cassidy’nin Cumartesi günü yapılan Louisiana Senato Cumhuriyetçi ön seçimlerinde yaşadığı ağır mağlubiyetin etkileriyle de uğraşıyor.
Trump, ön seçim rakibi Temsilci Julia Letlow’u destekleyerek ve sosyal medya üzerinden destekçilerini Cassidy’ye karşı oy kullanmaya çağırarak, onu “Louisiana için kötü olan, sefil, berbat bir adam” olarak tanımlayıp Kongre’den ayrılmasına yol açan bir rol oynamıştı.
Trump’ın Paxton’a desteği ve Cassidy’ye yönelik saldırıları, balo salonu fonu veya hükümet tarafından hedef alındığına inanan MAGA müttefiklerini tazmin etmek amacıyla kurulacak 1,8 milyar dolarlık silahlanma karşıtı fon için Cumhuriyetçi oyları toplamasını kolaylaştırmayacak.
Cassidy, Salı günü gazetecilere verdiği demeçte, “Balo salonu fonu için oy kullanmayı beklemiyorum” dedi.
Ayrıca yönetimin, 6 Ocak 2021’de Kongre baskınına katıldıkları gerekçesiyle hüküm giymiş kişileri de içerebilecek siyasi müttefikleri tazmin etmek için kurduğu fonu eleştirdi.
Sözde silahlanma karşıtı fon hakkında konuşan Cassidy, “İnsanlar yasal bir emsal olmaksızın bir örtülü ödenek oluşturmakla değil, geçimlerini sağlamakla ilgileniyor. Biz bir hukuk devletiyiz” dedi.
Amerika
Microsoft’un veri merkezi yatırımı New York’un elektrik talebini aşacak

Microsoft, bulut ve yapay zeka hizmetlerindeki sunucu açığını kapatmak amacıyla veri merkezlerinin kapasitesini 2032’ye kadar üçe katlayıp 38 gigavatın üzerine çıkarmayı hedefliyor. Planlanan bu enerji miktarı, New York eyaletinin zirve dönemdeki elektrik tüketimini aşıyor.
Amerikan teknoloji şirketi Microsoft, veri merkezlerinin kapasitesini 2032 yılına kadar üç kattan fazla artırarak 38 gigavatın üzerine çıkarmayı planlıyor.
Bloomberg’in konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre, hedeflenen bu kapasite, New York eyaletinin en yüksek tüketim dönemlerindeki elektrik ihtiyacını geride bırakıyor.
Kapasite artışı, Microsoft’un bulut hizmetleri ve yapay zeka operasyonlarında yaşadığı işlem gücü yetersizliğini aşmasını amaçlıyor.
Şirketin dünya genelindeki veri merkezi ağının mevcut elektrik kapasitesi yaklaşık 12 gigavat seviyesinde seyrediyor.
Gelecekteki kapasitenin yaklaşık üçte birinin yapay zeka donanımlarına ayrılması hedefleniyor. Bu alandaki güncel tüketim ise 2 gigavat civarında kalıyor.
Sunucu kapasitesindeki yetersizlik, Microsoft’u ABD ve Avrupa’daki bazı merkezlerinde yeni bulut aboneliklerini sınırlandırmak zorunda bıraktı. Bu durum nedeniyle müşterilerin bir bölümü rakiplerle sözleşme imzaladı.
Tesis inşasını hızlandıran şirket, Atlanta bölgesi dahil yeni merkezler kuruyor. Son mali yılda sermaye harcamaları 145 milyar dolara ulaşan şirketin harcamalarında, analistlerin değerlendirmelerine göre yükseliş sürecek.
Tesislerin inşasının yıllar alması, talep ve teknolojideki değişimlerin sürmesi sebebiyle mevcut planlar revizyona uğrayabilir.
Microsoft, programın ayrıntılarına dair henüz açıklama yapmadı.
Daha önce şirket içi değerlendirmelerde, yapay zeka merkezleri inşasının elektrik, su tüketimi ve karbon emisyonları nedeniyle çalışanlar arasında kaygı yarattığı kabul edilmişti.
Microsoft, su verimliliğini artırdığını ve yenilenebilir enerji kaynaklarını güçlendirdiğini savunuyor.
Amerika
“Teknoloji devleri gençlerin tepki odağında petrolün yerini aldı”

ABD’li kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin petrol şirketlerinin yerini alarak kamuoyunun bir numaralı hedefi haline geldiğini söyledi. Van’t Hof, yüksek gelir ve kariyer arayışındaki gençlerin enerji sektörüne ilgisinin arttığını savundu. Bloomberg verileri ise sektörde üretimin rekor kırmasına karşın son on yılda 250 bin kişilik istihdam kaybı yaşandığını gösteriyor.
ABD merkezli kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin tepe yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin kamuoyu nezdinde petrol şirketlerinin yerini alarak “bir numaralı halk düşmanı” haline geldiğini söyledi.
Financial Times gazetesine konuşan Van’t Hof, iyi gelir ve güçlü kariyer fırsatları arayan gençlerin artık petrol sektörünü dışlanan bir alan olarak görmediğini vurguladı.
Teknoloji şirketlerinin, özellikle veri merkezlerinin inşası nedeniyle yoğun bir toplumsal baskıyla karşı karşıya kaldığını belirten Van’t Hof, enerji sektörüne yönelik yaklaşımın ise dönüştüğünü savundu.
The New York Times gazetesinin daha önce yer verdiği haberde, veri merkezlerine yönelik endişelerin çevreye dönük tehditler ve sohbet robotlarına olan bağımlılıkla bağlantılı olduğu aktarılmıştı.
Van’t Hof, toplumun enerjinin gündelik hayattaki vazgeçilmez rolünü artık çok daha iyi kavradığına dikkat çekti.
Gelişmeleri değerlendiren Diamondback yöneticisi, şu ifadeleri kullandı:
“Birkaç yıl öncesine kadar neredeyse her gün petrol sektörünün öldüğüne dair makaleler çıkıyordu. Ancak bugün insanların bunun saygın, iyi ödeme yapan, ayrıca yapay zeka ile enerjinin kesiştiği bir alan olduğunu anladığını düşünüyorum.”
Söz konusu dönüşümün istihdam piyasasına da yansıdığını kaydeden Van’t Hof, sektöre genç yetenek akışı yaşandığını ve staj başvurularında artış görüldüğünü dile getirdi.
Van’t Hof, değerlendirmesini şu sözlerle sürdürdü: “Enerji sektörü havalı olabilir mi? Evet, sanırım öyle. Artık asıl bilişimciler kötü adam olarak görülüyor.”
Teksas merkezli olan ve kayaç petrolü çıkaran Diamondback, 56 milyar dolarlık ciroya sahip. Şirket, ABD’nin güneyindeki geniş petrol ve doğalgaz bölgesi Permian Havzası’nın en büyük bağımsız petrol üreticisi konumunu elinde tutuyor.
Öte yandan Bloomberg, Temmuz ayında geçtiği haberde ABD petrol ve doğalgaz sektörünün son on yılda istihdamını yaklaşık yüzde 40 oranında azalttığını duyurmuştu.
Bu oran 250 bin kişilik iş kaybına denk gelirken, söz konusu pozisyonların büyük kısmının geri dönmeyeceği kaydedildi.
İstihdamdaki bu sert düşüşe rağmen, aynı dönemde ham petrol üretimi yüzde 50 artış kaydetti.
Bloomberg’in aktardığına göre 2014 yılındaki fiyat çöküşünün ardından yatırımcılar şirketlerden daha yüksek verimlilik ve kâr talep etmeye başladı.
Bu baskı; işten çıkarmaları, şirket birleşmelerini, ileri teknolojilerin kullanımını, otomasyonu ve robotik sistemleri beraberinde getirdi.
Ajansın hesaplamalarına göre sektörde 2023 yılının başından bu yana gerçekleşen birleşme ve devralma işlemlerinin toplam hacmi 500 milyar doları aştı ve önceki üç yıllık dönemin toplamını yüzde 20’den fazla geride bıraktı.
Güncel verilerle ABD’deki ham petrol üretimi günlük 13,8 milyon varille rekor seviyeye ulaşsa da sektördeki istihdam son üç yılın en düşük seviyesinde seyrediyor.
Ülkedeki enerji şirketleri, 2014 yılında çalışan sondaj kulelerinin üçte birinden daha azıyla faaliyet gösteriyor; ancak sahadaki her bir kule artık o döneme kıyasla yaklaşık dört kat daha fazla petrol üretiyor.
Amerika
ABD, ismi açıklanmayan “büyük” bir bankaya yaptırım uygulayacak

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Trump yönetiminin önümüzdeki hafta büyük bir bankaya yaptırım uygulayacağını söyledi.
Yeni yaptırım, yine İran’a karşı iktisadi abluka kapsamında ilan edilecek.
“Real America’s Voice” programına konuk olduğu sırada ne finans kurumunun adını ne de bulunduğu ülkeyi belirten Bessent, bu adımın pazartesi günü (14 Eylül) atılacağını ifade etti.
Bessent, bu adımın başlangıçta cuma günü gerçekleştirilmesinin planlandığını fakat 11 Eylül 2001 saldırılarının 25. yıldönümü anma törenleri nedeniyle ertelendiğini belirtti.
Bessent şöyle konuştu:
“Herkes bu rejimle ilişkisini kesene kadar bu sürece devam edeceğiz. Bunu o kadar kârsız hale getireceğiz ki, şirketinizin ya da kendinizin, kişisel mali durumunuzun yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmasını göze almak istiyorsanız, buyurun deneyin. Ama peşinize düşeceğiz.”
ABD, Türkiye’deki bir bankaya “İran bağlantılı” olduğu iddiasıyla yaptırım uyguladı
ABD, Şubat ayında çatışmanın başlamasından bu yana İran’a karşı petrol ihracatı, nakliye ağları, silah tedarik kanalları, finansal aracılar, dijital varlık borsaları ve havacılık bağlantılarını hedef alan bir dizi ekonomik önlem uyguladı.
Trump yönetimi, geçen ay Bessent’in “Ekonomik Dışlama Operasyonu” olarak adlandırdığı girişimle kampanyasını tırmandırdı.
ABD, yaklaşık 60 kuruluş, kişi ve gemiye yaptırımlar uyguladı ve deniz taşımacılığı, havacılık, teknoloji, altın ve dijital varlıklar gibi sektörlerde İran’la iş yapanlara yönelik ikincil yaptırımların kapsamını genişletti.
Beyaz Saray geçen hafta İstanbul merkezli Golden Global Bank’ı, Çin’in İran petrolü karşılığında ödediği büyük meblağları Devrim Muhafızları’na aktardığı gerekçesiyle yaptırım kapsamına almıştı.
İran üzerindeki baskı giderek artmasına rağmen, ABD Başkanı Donald Trump savaşın Kasım ayındaki ABD ara seçimlerinden sonraya kadar sona ermeyeceğini öngördü.
Avrupa5 gün önceAvrupa savunma sanayii Ukrayna’ya yetişemiyor
Avrupa4 gün önceKoçbaşı olarak AfD
Görüş2 hafta önceBişkek’te “Yeni Düzen” gerçeğe dönüşüp dönüşemeyeceğini görmek için toplanıyor
Dünya Basını2 hafta önce“Yapay zeka devasa bir aldatmaca”
Avrupa5 gün önceCDU, AfD’yi durdurmak için yeni göç planı hazırlıyor
Asya2 hafta önceHindistan’ın 2047 gelişmiş ekonomi hedefi zora girdi
Asya2 hafta önceABD’nin baskısıyla karşı karşıya kalan Japonya Merkez Bankası kritik bir karar aşamasında
Asya3 gün önceÇin’in HQ-17AE kısa menzilli hava savunma sistemi Pakistan’ın İHA savunmasını güçlendirecek












