Bizi Takip Edin

Amerika

Trump’ın Fed için adayları Hassett ve Warsh

Yayınlanma

ABD Başkanı Donald Trump, Kevin Hassett ve Kevin Warsh’ın, Fed lideri Jay Powell’ın görev süresi sona erdiğinde, onun halefi olmak için yarışta önde giden isimler olduğunu söyledi.

Başkan çarşamba öğleden sonra düzenlediği basın toplantısında, “Mülakat sürecine başladık, bazı harika adaylarımız var, muhtemelen üç kişiye indi,” dedi.

Bir muhabirin Hassett ve Warsh’ın en güçlü adaylar olup olmadığını sorması üzerine Trump, “İki Kevin kesinlikle… ikisi de çok iyi,” cevabını verdi.

Yeni Fed başkanının seçilmesi süreci, Trump’ın merkez bankasının bu yıl faiz indirimini reddetmesi nedeniyle Powell’ı “inatçı bir eşek” ve “moron” olarak nitelendirerek sert bir şekilde eleştirmesinin ardından geldi.

Trump, borçlanma maliyetlerinin yüzde 4,25 ila 4,5’ten yüzde 1’e düşürülmesi gerektiğini savunuyor. Fakat Powell ve diğer bazı politika yapıcılar, başkanın gümrük vergilerinin yeni bir şiddetli enflasyon dalgasına yol açma riski nedeniyle faiz oranlarının kısıtlayıcı seviyelerde tutulması gerektiğini söylüyor.

Trump’ın müttefiki ve Ulusal Ekonomi Konseyi direktörü Hassett ile 2017’de Powell’a karşı az farkla kaybeden eski Fed yöneticisi Warsh, analistlerin başkanın desteği için önemli bir ön koşul olarak gördüğü borçlanma maliyetlerinin düşürülmesi için şimdiden kampanya başlattı.

Başkanla yakın ilişkisi olan ekonomist Stephen Moore, “İki Kevin’dan birinin seçilme ihtimali oldukça yüksek. Trump ikisini de saygı duyuyor ve ikisini de seviyor,” dedi.

Hassett ve Warsh’ın yanı sıra, Trump’ın ilk döneminde Fed yönetim kuruluna atanan Christopher Waller da birçok yatırımcı ve ekonomist tarafından başkan adayı olarak görülüyor.

Fakat Fed yöneticisi Adriana Kugler’in, ocak ayında sona erecek görev süresinden çok önce, geçen hafta sonunda istifa etme kararı, süreci karmaşıklaştırdı.

Trump çarşamba günü, Kugler’in görev süresinin geri kalanını tamamlayacak ve ardından istifa edecek “muhtemelen geçici birini” atayacağını söyledi. Ardından, Kugler’in koltuğunu devralarak yeni Fed başkanı olacak “kalıcı” bir aday gösterecek.

Powell’ın başkanlık görevi Mayıs 2026’da sona eriyor, fakat Ocak 2028’e kadar Fed başkanı olarak kalabilir. Trump, Kugler’in yerine geçici olarak geçecek ismi önümüzdeki günlerde açıklayacağını söyledi.

Ne Hassett ne de Warsh geçici görevi kabul edecek gibi görünüyor. Ekonomistler ve yatırımcılar, bu görevin yerine eski Dünya Bankası başkanı David Malpass gibi başkanlık için şansı düşük adayların gelebileceğini söyledi.

Fed başkanları Senato çoğunluğunun onayıyla atanıyor.

Morgan Stanley’in eski yöneticisi ve Başkan George W. Bush’un danışmanı olan Warsh, birçok Wall Street yatırımcısı tarafından daha ortodoks bir seçim olarak görülüyor.

Hassett ise bazıları tarafından Trump’ın borçlanma maliyetlerinde keskin düşüşler yapma arzusunu destekleyeceği yönünde değerlendiriliyor.

Hassett, Warsh’ın üst düzey Fed yetkilisi olarak sahip olduğu deneyime sahip olmasa da, bazı analistler, başkanın onu Beyaz Saray’ın ekonomi politikalarının daha sadık bir bekçisi olarak gördüğünü söylüyor.

Hassett, Bush, John McCain ve Mitt Romney gibi birçok önde gelen Cumhuriyetçi başkanlık kampanyasında danışmanlık görevinde bulunmuş olmasıyla daha fazla siyasi deneyime sahip. Trump’ın ilk döneminde iki yıl boyunca Ekonomi Danışmanları Konseyinin başkanlığını da yapmıştı.

Warsh, geçen ay bir televizyon röportajında borçlanma maliyetlerinin düşürülmesi yönündeki çağrıları desteklemiş olsa da, birçok yatırımcı onun Fed’de görev yaptığı dönemde şahin bir tutum sergilediğini belirtiyor.

Lehman Brothers’ın iflasının ertesi günü olan 16 Eylül 2008’de düzenlenen Federal Açık Piyasa Komitesi toplantısının tutanakları, eski Fed guvernörünün küresel finansal sistem çöküşün eşiğindeyken bile fiyat baskılarından endişe duyduğunu gösteriyor.

Stanford Üniversitesi Hoover Enstitüsünde araştırmacı olan Warsh, John Taylor gibi para politikası şahinlerinin de bulunduğu bu kurumda, Fed’in bilançosunu önemli ölçüde küçültme arzusunun çok sayıda faiz indiriminin önünü açacağını iddia ederek, şahin bir politika izleyeceği yönündeki endişeleri gidermeye çalıştı.

Yine de Trump, Warsh’ın bu hafta başında borçlanma maliyetlerini agresif bir şekilde düşürme konusundaki istekliliğine dair bazı şüpheleri olduğunu ima etti.

Başkan, Warsh’ın “çok iyi” olduğunu kabul etti, fakat ardından “Bazen hepsi çok iyidir, ta ki onları oraya koyana kadar, sonra o kadar da iyi olmazlar,” diye ekledi.

Amerika

Microsoft’un veri merkezi yatırımı New York’un elektrik talebini aşacak

Yayınlanma

Microsoft, bulut ve yapay zeka hizmetlerindeki sunucu açığını kapatmak amacıyla veri merkezlerinin kapasitesini 2032’ye kadar üçe katlayıp 38 gigavatın üzerine çıkarmayı hedefliyor. Planlanan bu enerji miktarı, New York eyaletinin zirve dönemdeki elektrik tüketimini aşıyor.

Amerikan teknoloji şirketi Microsoft, veri merkezlerinin kapasitesini 2032 yılına kadar üç kattan fazla artırarak 38 gigavatın üzerine çıkarmayı planlıyor.

Bloomberg’in konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre, hedeflenen bu kapasite, New York eyaletinin en yüksek tüketim dönemlerindeki elektrik ihtiyacını geride bırakıyor.

Kapasite artışı, Microsoft’un bulut hizmetleri ve yapay zeka operasyonlarında yaşadığı işlem gücü yetersizliğini aşmasını amaçlıyor.

Şirketin dünya genelindeki veri merkezi ağının mevcut elektrik kapasitesi yaklaşık 12 gigavat seviyesinde seyrediyor.

Gelecekteki kapasitenin yaklaşık üçte birinin yapay zeka donanımlarına ayrılması hedefleniyor. Bu alandaki güncel tüketim ise 2 gigavat civarında kalıyor.

Sunucu kapasitesindeki yetersizlik, Microsoft’u ABD ve Avrupa’daki bazı merkezlerinde yeni bulut aboneliklerini sınırlandırmak zorunda bıraktı. Bu durum nedeniyle müşterilerin bir bölümü rakiplerle sözleşme imzaladı.

Tesis inşasını hızlandıran şirket, Atlanta bölgesi dahil yeni merkezler kuruyor. Son mali yılda sermaye harcamaları 145 milyar dolara ulaşan şirketin harcamalarında, analistlerin değerlendirmelerine göre yükseliş sürecek.

Tesislerin inşasının yıllar alması, talep ve teknolojideki değişimlerin sürmesi sebebiyle mevcut planlar revizyona uğrayabilir.

Microsoft, programın ayrıntılarına dair henüz açıklama yapmadı.

Daha önce şirket içi değerlendirmelerde, yapay zeka merkezleri inşasının elektrik, su tüketimi ve karbon emisyonları nedeniyle çalışanlar arasında kaygı yarattığı kabul edilmişti.

Microsoft, su verimliliğini artırdığını ve yenilenebilir enerji kaynaklarını güçlendirdiğini savunuyor.

Veri merkezi krizi

Okumaya Devam Et

Amerika

“Teknoloji devleri gençlerin tepki odağında petrolün yerini aldı”

Yayınlanma

ABD’li kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin petrol şirketlerinin yerini alarak kamuoyunun bir numaralı hedefi haline geldiğini söyledi. Van’t Hof, yüksek gelir ve kariyer arayışındaki gençlerin enerji sektörüne ilgisinin arttığını savundu. Bloomberg verileri ise sektörde üretimin rekor kırmasına karşın son on yılda 250 bin kişilik istihdam kaybı yaşandığını gösteriyor.

ABD merkezli kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin tepe yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin kamuoyu nezdinde petrol şirketlerinin yerini alarak “bir numaralı halk düşmanı” haline geldiğini söyledi.

Financial Times gazetesine konuşan Van’t Hof, iyi gelir ve güçlü kariyer fırsatları arayan gençlerin artık petrol sektörünü dışlanan bir alan olarak görmediğini vurguladı.

Teknoloji şirketlerinin, özellikle veri merkezlerinin inşası nedeniyle yoğun bir toplumsal baskıyla karşı karşıya kaldığını belirten Van’t Hof, enerji sektörüne yönelik yaklaşımın ise dönüştüğünü savundu.

The New York Times gazetesinin daha önce yer verdiği haberde, veri merkezlerine yönelik endişelerin çevreye dönük tehditler ve sohbet robotlarına olan bağımlılıkla bağlantılı olduğu aktarılmıştı.

Van’t Hof, toplumun enerjinin gündelik hayattaki vazgeçilmez rolünü artık çok daha iyi kavradığına dikkat çekti.

Gelişmeleri değerlendiren Diamondback yöneticisi, şu ifadeleri kullandı:

“Birkaç yıl öncesine kadar neredeyse her gün petrol sektörünün öldüğüne dair makaleler çıkıyordu. Ancak bugün insanların bunun saygın, iyi ödeme yapan, ayrıca yapay zeka ile enerjinin kesiştiği bir alan olduğunu anladığını düşünüyorum.”

Söz konusu dönüşümün istihdam piyasasına da yansıdığını kaydeden Van’t Hof, sektöre genç yetenek akışı yaşandığını ve staj başvurularında artış görüldüğünü dile getirdi.

Van’t Hof, değerlendirmesini şu sözlerle sürdürdü: “Enerji sektörü havalı olabilir mi? Evet, sanırım öyle. Artık asıl bilişimciler kötü adam olarak görülüyor.”

Teksas merkezli olan ve kayaç petrolü çıkaran Diamondback, 56 milyar dolarlık ciroya sahip. Şirket, ABD’nin güneyindeki geniş petrol ve doğalgaz bölgesi Permian Havzası’nın en büyük bağımsız petrol üreticisi konumunu elinde tutuyor.

Öte yandan Bloomberg, Temmuz ayında geçtiği haberde ABD petrol ve doğalgaz sektörünün son on yılda istihdamını yaklaşık yüzde 40 oranında azalttığını duyurmuştu.

Bu oran 250 bin kişilik iş kaybına denk gelirken, söz konusu pozisyonların büyük kısmının geri dönmeyeceği kaydedildi.

İstihdamdaki bu sert düşüşe rağmen, aynı dönemde ham petrol üretimi yüzde 50 artış kaydetti.

Bloomberg’in aktardığına göre 2014 yılındaki fiyat çöküşünün ardından yatırımcılar şirketlerden daha yüksek verimlilik ve kâr talep etmeye başladı.

Bu baskı; işten çıkarmaları, şirket birleşmelerini, ileri teknolojilerin kullanımını, otomasyonu ve robotik sistemleri beraberinde getirdi.

Ajansın hesaplamalarına göre sektörde 2023 yılının başından bu yana gerçekleşen birleşme ve devralma işlemlerinin toplam hacmi 500 milyar doları aştı ve önceki üç yıllık dönemin toplamını yüzde 20’den fazla geride bıraktı.

Güncel verilerle ABD’deki ham petrol üretimi günlük 13,8 milyon varille rekor seviyeye ulaşsa da sektördeki istihdam son üç yılın en düşük seviyesinde seyrediyor.

Ülkedeki enerji şirketleri, 2014 yılında çalışan sondaj kulelerinin üçte birinden daha azıyla faaliyet gösteriyor; ancak sahadaki her bir kule artık o döneme kıyasla yaklaşık dört kat daha fazla petrol üretiyor.

Okumaya Devam Et

Amerika

ABD, ismi açıklanmayan “büyük” bir bankaya yaptırım uygulayacak

Yayınlanma

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Trump yönetiminin önümüzdeki hafta büyük bir bankaya yaptırım uygulayacağını söyledi.

Yeni yaptırım, yine İran’a karşı iktisadi abluka kapsamında ilan edilecek.

“Real America’s Voice” programına konuk olduğu sırada ne finans kurumunun adını ne de bulunduğu ülkeyi belirten Bessent, bu adımın pazartesi günü (14 Eylül) atılacağını ifade etti.

Bessent, bu adımın başlangıçta cuma günü gerçekleştirilmesinin planlandığını fakat 11 Eylül 2001 saldırılarının 25. yıldönümü anma törenleri nedeniyle ertelendiğini belirtti.

Bessent şöyle konuştu:

“Herkes bu rejimle ilişkisini kesene kadar bu sürece devam edeceğiz. Bunu o kadar kârsız hale getireceğiz ki, şirketinizin ya da kendinizin, kişisel mali durumunuzun yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmasını göze almak istiyorsanız, buyurun deneyin. ⁠Ama peşinize düşeceğiz.”

ABD, Türkiye’deki bir bankaya “İran bağlantılı” olduğu iddiasıyla yaptırım uyguladı

ABD, Şubat ayında çatışmanın başlamasından bu yana İran’a karşı petrol ihracatı, nakliye ağları, silah tedarik kanalları, finansal aracılar, dijital varlık borsaları ve havacılık bağlantılarını hedef alan bir dizi ekonomik önlem uyguladı.

Trump yönetimi, geçen ay Bessent’in “Ekonomik Dışlama Operasyonu” olarak adlandırdığı girişimle kampanyasını tırmandırdı.

ABD, yaklaşık 60 kuruluş, kişi ve gemiye yaptırımlar uyguladı ve deniz taşımacılığı, havacılık, teknoloji, altın ve dijital varlıklar gibi sektörlerde İran’la iş yapanlara yönelik ikincil yaptırımların kapsamını genişletti.

Beyaz Saray geçen hafta İstanbul merkezli Golden Global Bank’ı, Çin’in İran petrolü karşılığında ödediği büyük meblağları Devrim Muhafızları’na aktardığı gerekçesiyle yaptırım kapsamına almıştı.

İran üzerindeki baskı giderek artmasına rağmen, ABD Başkanı Donald ​Trump savaşın Kasım ayındaki ABD ara seçimlerinden sonraya kadar sona ermeyeceğini öngördü.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English