Amerika
Trump’ın özel kalemi Wiles’tan Musk hakkında ‘ketamin bağımlısı’ suçlaması

Beyaz Saray Özel Kalem Müdürü Susie Wiles, Vanity Fair dergisine verdiği mülakatta Elon Musk’ı “ketamin bağımlısı” olarak nitelendirerek “uyuşturucu etkisindeki Nosferatu” benzetmesi yaptı. Musk’ın USAID üzerindeki baskısının yönetimde krize yol açtığını belirten Wiles, haberin yayımlanmasının ardından sözlerinin çarpıtıldığını savundu.
ABD Başkanı Donald Trump’ın Beyaz Saray Özel Kalem Müdürü Susie Wiles, milyarder Elon Musk hakkında yaptığı iddia edilen sert açıklamalarda bulundu.
Wiles, Vanity Fair dergisine verdiği mülakatta Musk’ın “ketamin bağımlısı” olduğunu öne sürdü ve ünlü girişimciyi “uyuşturucu etkisi altındaki bir Nosferatu’ya”* benzetti.
Wiles, Musk’ın durumunu değerlendirirken, “Ateşli bir ketamin bağımlısı. Bence tüm dahiler gibi tuhaf bir tip. Biliyorsunuz, bu durum yardımcı olmuyor ama kendi işinin patronu” ifadelerini kullandı.
Özel Kalem Müdürü, Musk’ın tartışmalı sosyal medya paylaşımları yaptığı sırada “mikro dozlama” (düşük dozda uyuşturucu alımı) yaptığını düşündüğünü belirtti ancak konu hakkında “doğrudan bilgisi olmadığını” vurguladı.
Batılı doktorlar ve düzenleyici kurumlar, uzun süredir ketaminin tıbbi amaçlarla ve uygun denetim olmadan kullanılmasının riskleri konusunda uyarılarda bulunuyor.
“Friends” dizisinde Chandler karakterini canlandıran oyuncu Matthew Perry’nin 29 Ekim 2023’te evinde ölü bulunması ve otopsi sonucunda ölüm nedeninin “akut ketamin maruziyeti” olarak belirlenmesi, bu tartışmaları yeniden alevlendirdi.
Musk USAID’i hedef almıştı
Vanity Fair‘in haberine göre Elon Musk, Trump başkanlığının ilk gerçek krizini tetikledi ve bu süreç Wiles için ilk ciddi sınav oldu.
Beyaz Saray Özel Kalem Müdürü, SpaceX kurucusunun ABD Uluslararası Kalkınma Ajansı‘nı (USAID) “ezdiğini” görünce şok olduğunu belirtti. Wiles, Washington’dan gelen insani yardımın kesilmesinin yol açacağı çok sayıda işten çıkarma ve potansiyel ölümler nedeniyle dehşete kapıldığını ve bu girişimi desteklemediğini ifade etti.
Sorunun çözümünün kendi omuzlarına düştüğünü belirten Wiles, “Başkan bu küçük kurumların detaylarını bilmez” değerlendirmesinde bulundu.
Musk’ın “tam gaz ve hiçbir kısıtlama olmaksızın” hareket etmeye karar verdiğini aktaran Wiles, “Elon’un yaklaşımı şu: Her şeyi hızlı yapmalısınız. Eğer kademeli değişimin savunucusuysanız, roketinizi aya gönderemezsiniz” diye konuştu.
Wiles dergiye verdiği demeçleri yalanladı
Makalenin yayımlanmasının ardından Beyaz Saray Özel Kalem Müdürü, Vanity Fair dergisini kendisini yanlış alıntılamakla suçladı.
Alıntılanan ifadeleri gerçekten söylediğini kabul eden ancak bunların bağlamından koparıldığını savunan Wiles, sosyal medya platformu X üzerinden şu açıklamayı yaptı:
“Bu sabah erken saatlerde yayımlanan içerik, benim ve tarihin en iyi başkanı, Beyaz Saray personeli ve kabinesi hakkında sahte bir şekilde kurgulanmış bir propaganda parçasıdır. Bağlamın büyük bir kısmı atlanmış ve benim ile diğerlerinin başkan ve ekibi hakkında söylediklerinin çoğu mülakata dahil edilmemiştir.”
Basında çıkan uyuşturucu iddiaları reddedildi
Forbes verilerine göre yakın zamanda 600 milyar dolarlık net servete ulaşarak tarihteki ilk kişi olan Elon Musk, ketamin kullanımını hiçbir zaman gizlemedi.
Milyarder, Mart 2024’te doktorların kendisine depresyon tedavisi için bu ilacı reçete ettiğini belirtti ve madde bağımlılığı iddialarını yalanladı.
Wall Street Journal gazetesi, Elon Musk’ın uyuşturucu kullanımı hakkında ilk haber yapan yayın organlarından biri oldu.
Gazete, milyarderin, arkadaşlarının ve meslektaşlarının onu hayal kırıklığına uğratmaktan ve pozisyonlarını kaybetmekten korktukları için uyuşturucu kullanmaya zorlandıkları bir kültür yarattığını iddia etti.
New York Times gazetesi ise geçtiğimiz yaz yayımladığı makalede, Musk’ın daha önce düşünüldüğünden çok daha aktif bir şekilde uyuşturucu kullandığını, hatta bu durumun Donald Trump’ın başkanlık kampanyası sırasında bile devam ettiğini öne sürdü.
Gazete, bağımlılığın iş insanında sağlık sorunlarına yol açtığını, onu daha agresif hale getirdiğini ve daha fazla çocuk sahibi olma takıntısına neden olduğunu belirtti.
Musk, New York Times‘ın “çılgınca yalan söylediğini” iddia ederek bu haberlere tepki gösterdi. Milyarder, birkaç hafta sonra sisteminde herhangi bir yasa dışı madde bulunmadığını gösteren uyuşturucu testi sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı.
ABD Başkanı Donald Trump ise Musk’ın uyuşturucu kullanımı konusunda endişeli olmadığını belirterek, iş insanını “fantastik” olarak nitelendirdi ve “harika bir iş çıkardığını” vurguladı.
(*) Bram Stoker’ın “Dracula” eserinden telif hakları nedeniyle izinsiz uyarlanan Nosferatu, sinema tarihinin ikonik korku figürlerinden. 1922 yapımı filmde Kont Orlok adıyla varolan karakter, karizmatik vampir imajının aksine veba taşıyan, fare dişli ve grotesk bir canavar olarak tasvir edilmişti.
Amerika
Microsoft’un veri merkezi yatırımı New York’un elektrik talebini aşacak

Microsoft, bulut ve yapay zeka hizmetlerindeki sunucu açığını kapatmak amacıyla veri merkezlerinin kapasitesini 2032’ye kadar üçe katlayıp 38 gigavatın üzerine çıkarmayı hedefliyor. Planlanan bu enerji miktarı, New York eyaletinin zirve dönemdeki elektrik tüketimini aşıyor.
Amerikan teknoloji şirketi Microsoft, veri merkezlerinin kapasitesini 2032 yılına kadar üç kattan fazla artırarak 38 gigavatın üzerine çıkarmayı planlıyor.
Bloomberg’in konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre, hedeflenen bu kapasite, New York eyaletinin en yüksek tüketim dönemlerindeki elektrik ihtiyacını geride bırakıyor.
Kapasite artışı, Microsoft’un bulut hizmetleri ve yapay zeka operasyonlarında yaşadığı işlem gücü yetersizliğini aşmasını amaçlıyor.
Şirketin dünya genelindeki veri merkezi ağının mevcut elektrik kapasitesi yaklaşık 12 gigavat seviyesinde seyrediyor.
Gelecekteki kapasitenin yaklaşık üçte birinin yapay zeka donanımlarına ayrılması hedefleniyor. Bu alandaki güncel tüketim ise 2 gigavat civarında kalıyor.
Sunucu kapasitesindeki yetersizlik, Microsoft’u ABD ve Avrupa’daki bazı merkezlerinde yeni bulut aboneliklerini sınırlandırmak zorunda bıraktı. Bu durum nedeniyle müşterilerin bir bölümü rakiplerle sözleşme imzaladı.
Tesis inşasını hızlandıran şirket, Atlanta bölgesi dahil yeni merkezler kuruyor. Son mali yılda sermaye harcamaları 145 milyar dolara ulaşan şirketin harcamalarında, analistlerin değerlendirmelerine göre yükseliş sürecek.
Tesislerin inşasının yıllar alması, talep ve teknolojideki değişimlerin sürmesi sebebiyle mevcut planlar revizyona uğrayabilir.
Microsoft, programın ayrıntılarına dair henüz açıklama yapmadı.
Daha önce şirket içi değerlendirmelerde, yapay zeka merkezleri inşasının elektrik, su tüketimi ve karbon emisyonları nedeniyle çalışanlar arasında kaygı yarattığı kabul edilmişti.
Microsoft, su verimliliğini artırdığını ve yenilenebilir enerji kaynaklarını güçlendirdiğini savunuyor.
Amerika
“Teknoloji devleri gençlerin tepki odağında petrolün yerini aldı”

ABD’li kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin petrol şirketlerinin yerini alarak kamuoyunun bir numaralı hedefi haline geldiğini söyledi. Van’t Hof, yüksek gelir ve kariyer arayışındaki gençlerin enerji sektörüne ilgisinin arttığını savundu. Bloomberg verileri ise sektörde üretimin rekor kırmasına karşın son on yılda 250 bin kişilik istihdam kaybı yaşandığını gösteriyor.
ABD merkezli kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin tepe yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin kamuoyu nezdinde petrol şirketlerinin yerini alarak “bir numaralı halk düşmanı” haline geldiğini söyledi.
Financial Times gazetesine konuşan Van’t Hof, iyi gelir ve güçlü kariyer fırsatları arayan gençlerin artık petrol sektörünü dışlanan bir alan olarak görmediğini vurguladı.
Teknoloji şirketlerinin, özellikle veri merkezlerinin inşası nedeniyle yoğun bir toplumsal baskıyla karşı karşıya kaldığını belirten Van’t Hof, enerji sektörüne yönelik yaklaşımın ise dönüştüğünü savundu.
The New York Times gazetesinin daha önce yer verdiği haberde, veri merkezlerine yönelik endişelerin çevreye dönük tehditler ve sohbet robotlarına olan bağımlılıkla bağlantılı olduğu aktarılmıştı.
Van’t Hof, toplumun enerjinin gündelik hayattaki vazgeçilmez rolünü artık çok daha iyi kavradığına dikkat çekti.
Gelişmeleri değerlendiren Diamondback yöneticisi, şu ifadeleri kullandı:
“Birkaç yıl öncesine kadar neredeyse her gün petrol sektörünün öldüğüne dair makaleler çıkıyordu. Ancak bugün insanların bunun saygın, iyi ödeme yapan, ayrıca yapay zeka ile enerjinin kesiştiği bir alan olduğunu anladığını düşünüyorum.”
Söz konusu dönüşümün istihdam piyasasına da yansıdığını kaydeden Van’t Hof, sektöre genç yetenek akışı yaşandığını ve staj başvurularında artış görüldüğünü dile getirdi.
Van’t Hof, değerlendirmesini şu sözlerle sürdürdü: “Enerji sektörü havalı olabilir mi? Evet, sanırım öyle. Artık asıl bilişimciler kötü adam olarak görülüyor.”
Teksas merkezli olan ve kayaç petrolü çıkaran Diamondback, 56 milyar dolarlık ciroya sahip. Şirket, ABD’nin güneyindeki geniş petrol ve doğalgaz bölgesi Permian Havzası’nın en büyük bağımsız petrol üreticisi konumunu elinde tutuyor.
Öte yandan Bloomberg, Temmuz ayında geçtiği haberde ABD petrol ve doğalgaz sektörünün son on yılda istihdamını yaklaşık yüzde 40 oranında azalttığını duyurmuştu.
Bu oran 250 bin kişilik iş kaybına denk gelirken, söz konusu pozisyonların büyük kısmının geri dönmeyeceği kaydedildi.
İstihdamdaki bu sert düşüşe rağmen, aynı dönemde ham petrol üretimi yüzde 50 artış kaydetti.
Bloomberg’in aktardığına göre 2014 yılındaki fiyat çöküşünün ardından yatırımcılar şirketlerden daha yüksek verimlilik ve kâr talep etmeye başladı.
Bu baskı; işten çıkarmaları, şirket birleşmelerini, ileri teknolojilerin kullanımını, otomasyonu ve robotik sistemleri beraberinde getirdi.
Ajansın hesaplamalarına göre sektörde 2023 yılının başından bu yana gerçekleşen birleşme ve devralma işlemlerinin toplam hacmi 500 milyar doları aştı ve önceki üç yıllık dönemin toplamını yüzde 20’den fazla geride bıraktı.
Güncel verilerle ABD’deki ham petrol üretimi günlük 13,8 milyon varille rekor seviyeye ulaşsa da sektördeki istihdam son üç yılın en düşük seviyesinde seyrediyor.
Ülkedeki enerji şirketleri, 2014 yılında çalışan sondaj kulelerinin üçte birinden daha azıyla faaliyet gösteriyor; ancak sahadaki her bir kule artık o döneme kıyasla yaklaşık dört kat daha fazla petrol üretiyor.
Amerika
ABD, ismi açıklanmayan “büyük” bir bankaya yaptırım uygulayacak

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Trump yönetiminin önümüzdeki hafta büyük bir bankaya yaptırım uygulayacağını söyledi.
Yeni yaptırım, yine İran’a karşı iktisadi abluka kapsamında ilan edilecek.
“Real America’s Voice” programına konuk olduğu sırada ne finans kurumunun adını ne de bulunduğu ülkeyi belirten Bessent, bu adımın pazartesi günü (14 Eylül) atılacağını ifade etti.
Bessent, bu adımın başlangıçta cuma günü gerçekleştirilmesinin planlandığını fakat 11 Eylül 2001 saldırılarının 25. yıldönümü anma törenleri nedeniyle ertelendiğini belirtti.
Bessent şöyle konuştu:
“Herkes bu rejimle ilişkisini kesene kadar bu sürece devam edeceğiz. Bunu o kadar kârsız hale getireceğiz ki, şirketinizin ya da kendinizin, kişisel mali durumunuzun yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmasını göze almak istiyorsanız, buyurun deneyin. Ama peşinize düşeceğiz.”
ABD, Türkiye’deki bir bankaya “İran bağlantılı” olduğu iddiasıyla yaptırım uyguladı
ABD, Şubat ayında çatışmanın başlamasından bu yana İran’a karşı petrol ihracatı, nakliye ağları, silah tedarik kanalları, finansal aracılar, dijital varlık borsaları ve havacılık bağlantılarını hedef alan bir dizi ekonomik önlem uyguladı.
Trump yönetimi, geçen ay Bessent’in “Ekonomik Dışlama Operasyonu” olarak adlandırdığı girişimle kampanyasını tırmandırdı.
ABD, yaklaşık 60 kuruluş, kişi ve gemiye yaptırımlar uyguladı ve deniz taşımacılığı, havacılık, teknoloji, altın ve dijital varlıklar gibi sektörlerde İran’la iş yapanlara yönelik ikincil yaptırımların kapsamını genişletti.
Beyaz Saray geçen hafta İstanbul merkezli Golden Global Bank’ı, Çin’in İran petrolü karşılığında ödediği büyük meblağları Devrim Muhafızları’na aktardığı gerekçesiyle yaptırım kapsamına almıştı.
İran üzerindeki baskı giderek artmasına rağmen, ABD Başkanı Donald Trump savaşın Kasım ayındaki ABD ara seçimlerinden sonraya kadar sona ermeyeceğini öngördü.
Avrupa6 gün önceAvrupa savunma sanayii Ukrayna’ya yetişemiyor
Avrupa5 gün önceKoçbaşı olarak AfD
Görüş2 hafta önceBişkek’te “Yeni Düzen” gerçeğe dönüşüp dönüşemeyeceğini görmek için toplanıyor
Avrupa6 gün önceCDU, AfD’yi durdurmak için yeni göç planı hazırlıyor
Asya2 hafta önceHindistan’ın 2047 gelişmiş ekonomi hedefi zora girdi
Asya2 hafta önceABD’nin baskısıyla karşı karşıya kalan Japonya Merkez Bankası kritik bir karar aşamasında
Asya5 gün önceÇin’in HQ-17AE kısa menzilli hava savunma sistemi Pakistan’ın İHA savunmasını güçlendirecek
Asya2 hafta önceÇin insansı robot pazarında liderliği hedefliyor










