Diplomasi
Trump’tan Davos’ta Grönland ültimatomu

ABD Başkanı Trump, Davos’ta yaptığı konuşmada, Danimarka’ya bağlı Grönland’ın ABD’ye devredilmesi için derhal müzakere masasına oturulması çağrısında bulundu. Adayı “dünyayı korumak için gereken devasa bir buz parçası” olarak nitelendiren Trump, askeri güç kullanmayacağını belirtse de ret cevabının sonuçları olacağı imasında bulundu.
ABD Başkanı Donald Trump, Davos’ta düzenlenen Dünya Ekonomi Forumu’nda (WEF) yaptığı konuşmada, Grönland’ın ABD egemenliğine geçmesi gerektiğini savundu.
Trump’ın toprak kazanımlarını sözde tarihsel referanslarla gerekçelendirmesi, Vladimir Putin ile kurduğu iletişimin taktiksel bir yansıması olarak yorumlandı.
Grönland’ı ele geçirmek için askeri güç kullanmayı planlamadığını belirten Trump, buna rağmen bölgenin ABD’ye ait olması gerektiğinde ısrar etti.
“Sadece bir parça buz istiyorum ama vermiyorlar”
Forumdaki konuşmasında net mesajlar veren Trump, “Dünyayı korumak için bir parça buz istiyoruz ama bize vermiyorlar” ifadelerini kullandı.
İkinci Dünya Savaşı sonrasında adayı ellerinde tutabilecekken bunu yapmadıklarını hatırlatan Trump, Danimarka hükümetine şu sözlerle seslendi:
“Başka hiçbir şey istemedik. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra bu toprak parçasını elimizde tutabilirdik ama yapmadık. Şimdi önlerinde bir seçenek var. ‘Evet’ diyebilirsiniz, o zaman size minnettar kalırız. Ya da ‘hayır’ diyebilirsiniz; ancak bunu aklımızda tutarız.”
Trump, “Grönland’ın ABD tarafından satın alınması konusunu görüşmek üzere” müzakerelerin derhal başlatılması gerektiğini vurguladı.
ABD Başkanı, “Rusya ve Çin ile ABD arasındaki kilit stratejik noktada bulunan, neredeyse hiç yerleşimin olmadığı ve gelişmemiş bu devasa buz parçasını” yalnızca Washington yönetiminin koruyabileceğini öne sürdü.
Davos’ta yeni jeopolitik gerçeklik: Monroe doktrininden Donroe doktrinine geçiş
Ukrayna barışı ile Grönland arasında bağlantı iması
Grönland’ı almak için “güç kullanmak istemediğini ve kullanmayacağını” belirten Trump, bu ifadesiyle askeri müdahaleyi kastetti. Avrupa ülkelerini tehdit ettiği gümrük vergileri gibi ekonomik güç unsurlarına ise değinmedi.
Trump ayrıca Ukrayna ile ilgili olası anlaşmalar ile Grönland talebi arasında bir bağlantı olduğuna işaret etti.
Ukrayna’da potansiyel bir barış anlaşmasının avantajlarını anlattıktan sonra sözü tekrar kuzeye getiren Trump, “Ama şu an sadece bir parça buz istiyorum” dedi.
Piyasalarda Trump etkisi: Altın fiyatlarında dalgalanma
Trump’ın tetiklediği jeopolitik tansiyonla son günlerde rekor kıran altın fiyatları, konuşma sırasında hareketli dakikalar yaşadı.
Trump’ın “güç kullanmayacağım” ifadesi üzerine ons başına yaklaşık 40 dolar gerileyen altın, daha sonra yeniden yükselişe geçerek ons başına 4 bin 870 dolar seviyelerinde günün zirvesini gördü.
“Burası bizim toprağımız”
Trump, Avrupa’nın sömürgeci geçmişiyle doğrudan paralellik kurarak, ABD’nin de geçmişte Avrupalıların yaptığı gibi hareket etme hakkına sahip olması gerektiğini savundu.
Toprak genişlemesi olmadan zenginliğin artmayacağı görüşünü dile getiren Trump, şöyle konuştu:
“Tarihimiz boyunca, tıpkı birçok Avrupa ülkesi gibi biz de pek çok başka toprak edindik. Onlar da çoğunu ele geçirdi… Bazıları dünya genelinde muazzam zenginliğe ve devasa arazilere sahip oldu.”
İkinci Dünya Savaşı sırasında ABD’nin Grönland’ı koruduğunu ancak savaş sonunda “elinde hiçbir şey kalmadığını” belirten Trump, ABD’nin savaştaki rolünün ve bu tarihsel korumanın, adanın mülkiyetini meşrulaştırdığını iddia etti.
Trump, “Batı Yarımküre’nin kuzey sınırında yer alan bu devasa ve savunmasız ada, aslında Kuzey Amerika’nın bir parçasıdır. Burası bizim toprağımız” diye konuştu.
Truth Social’da tepki çeken harita paylaşımı
Trump, salı günü kendisine ait sosyal medya platformu Truth Social’da, Kanada, Grönland ve Venezuela’nın ABD bayrağıyla kaplandığı bir harita görseli paylaştı.
Tarihsel kayıtlara göre, 1946 yılında dönemin ABD Dışişleri Bakanı, Danimarka’ya Grönland’ı satın alma teklifinde bulunmuş ancak ret cevabı almıştı.
Daha sonra 1951 yılında imzalanan ve halen yürürlükte olan anlaşma, ABD’nin Grönland topraklarını savunma amaçlı olarak kısıtlamasız kullanmasına olanak tanıyor.
Soğuk Savaş döneminde ABD, ada üzerindeki ondan fazla askeri üssünü kapatmıştı.
Bloomberg: Biden’ı eleştirirken aynı hataları yaptı
Konuşmanın bu bölümünde Trump’ın Grönland’dan defalarca “İzlanda” olarak bahsetmesi dikkat çekti. Bloomberg muhabiri, bu durumu şu sözlerle aktardı:
“Bu tür hatalar, Joe Biden’ın konuşmalarında sürekli göze çarpıyor ve eski başkanın zihinsel kapasitesi hakkında soru işaretleri yaratıyordu.”
Diplomasi
Kanada: Birleşik Krallık bizimle işbirliği yapmalı

Kanada Maliye Bakanı François-Philippe Champagne, Birleşik Krallık’ın Kanada ile Avrupa arasında önerilen iktisadi ittifakla “işbirliği yapması” gerektiğini söyledi.
Kanadalı BBC’ye verdiği demeçte, “Burada asıl mesele, geleceğin ittifakını kurmak. Dünya değişti. Amerika değişti. Dolayısıyla bizim de değişmemiz gerekiyor,” dedi.
Champagne, geçen ay bir anlaşmanın bozulmasının ardından Kanada-ABD ticaret savaşına ilişkin samimi bir değerlendirmede bulunarak, ülkenin gümrük vergileri uygulayarak “sanayilerimizi, işçilerimizi ve ülkemizi koruduğunu” söyledi.
Champagne’ın bu açıklamaları, Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in, blok için emsalsiz bir adım olan Kanada’ya AB ortak üyeliği için “kapıyı açmayı” önermesinin ardından geldi.
Champagne, von der Leyen’in önerisinin yapılmasından kısa bir süre sonra Kanada Başbakanı Mark Carney’nin Strasbourg’da AB’ye hitap etmek üzere yaptığı ziyaretin amacının “geleceğin ittifakını kurmak” olduğunu söyledi.
İngiltere Merkez Bankası’nın eski başkanı olan Carney, daha önce iktisadi büyüme, dayanıklılık ve güvenlik konularında birlikte çalışan “orta güçler” ittifakından bahsetmişti.
Champagne de Birleşik Krallık ve Kanada’nın ortak değerlere sahip olduğunu belirtti:
“Ortaklığa farklı bir bakış açısıyla yaklaşmamız gerekiyor ve harika olan şey şu ki, Kanada’ya –ve bence Birleşik Krallık’a da– baktığımızda aynı değerleri paylaştığımızı görüyoruz. Dünya görüşümüz açısından birbirimizle büyük ölçüde uyumluyuz. Neden bir araya gelmiyoruz? Bağımsız ve egemeniz ama birlikte daha güçlüyüz.”
İngiltere geçen yıl Haziran ayında ABD ile bir ticaret anlaşmasını yeniden müzakere etse de, son haftalarda Falkland Adaları ve İrlanda’nın birleşmesi konusunda başkanın söylemlerinde yaşanan bazı değişikliklerin ardından, Kanada-AB arasındaki yeni ittifak, İngiltere’nin Brexit sonrası Avrupa’daki konumunun yanı sıra ABD’ye karşı tutumuna dair de soru işaretleri yaratıyor.
Carney, geçen hafta Liverpool’da Başbakan Andy Burnham ile bir araya gelirken, Champagne ise cuma günü Şansölye John Healey ile birlikte Dublin’de düzenlenen AB maliye bakanları toplantısına katıldı.
AB ile Kanada arasında daha yakın bağlar kurulmasına yönelik gelişen görüşmeler, Ottawa’nın ABD ile tırmanan bir ticaret savaşının ortasında kalmış olmasıyla eşzamanlı olarak gerçekleşiyor.
Her iki taraf da Ağustos ayında görüşmelerin son anda kesilmesinin ardından karşılıklı gümrük vergileri uyguluyor.
Trump ayrıca, ortak üyelik planının ABD’ye karşı “düşmanca” olduğu ortaya çıkarsa AB’ye daha fazla gümrük vergisi uygulayacağı tehdidinde bulunmuş, bu fikri gülünç olarak nitelendirmiş ve Kanada’yı “berbat bir ticaret ortağı” olarak tanımlamıştı.
Champagne, ticaret savaşının Kanada tarafından seçilen bir çatışma olmadığını söyledi:
“Buna karşılık verdik çünkü bir noktada ‘yeter artık’ demek zorundasınız. Kimse iktisadi egemenliğimizi ihlal edemez… dünya bunu fark etti.”
Bakan, Kanada’nın “ölçülü, hedefli ve stratejik… dolar-karşılığı-dolar, gümrük vergisi-karşılığı-gümrük vergisi“ yanıtının ardından gerginliğin tırmanmasını istemediğini ve ülkenin güney komşusuyla ”doğru zamanda yeniden ilişki kuracağını“ belirtti.
Bakan, etkilenen sektörlere ”ne kadar sürerse sürsün ve ne gerekiyorsa“ destek verileceğini de ekledi.
Champagne, Kanada’nın güçlü mali durumunun ülkenin dayanıklılığını desteklediğini ve ABD ile yaşanan anlaşmazlığın çeşitlendirme için ”altın bir fırsat” sunduğunu savundu.
Geçen yıl, seçilmesinin ardından Carney, Ottawa’daki Kanada Parlamentosu’nun açılışını yapmak üzere Kral Charles’ı davet etmişti.
Bu hamle, Kanada’nın ABD’nin bir parçası olabileceği yönündeki Trump’ın tekrarlanan önerisine bir ret olarak değerlendirilmişti.
AB’nin Kanada için “ortak üyelik” müzakereleri yapma teklifinin ayrıntıları henüz resmileştirilmedi.
Champagne, bunun “büyük fırsatlar sunan bir an” olduğunu ve Kanada ile AB arasındaki mevcut ilişkileri güçlendireceğini söyledi.
Carney geçen hafta, Kanada’nın AB’nin üniversite, bilimsel araştırma, yapay zeka ve savunma fon programlarına katılımının yanı sıra, genç Kanadalı ve Avrupalıların “okyanusu aşıp eğitim görebilme ve yaşayabilme” imkânına da dikkat çekti.
Carney, Kanada’nın kritik öneme sahip mineraller ve gaz tedarik edebileceğini ve Avrupa’nın ileri teknolojilerine erişim arayışında olacağını belirtti.
Diplomasi
ABD ile Danimarka arasında Grönland anlaşması

ABD, Danimarka ve Grönland, Kuzey Kutbu’ndaki Ada’nın güvenliğini ABD’nin istediği şekilde düzenleyecek bir anlaşmaya vardı.
Anlaşma, ABD’nin Grönland’da önemli bir askeri varlık kurmasına izin verirken, Washington’un “rakiplerinin” adada kendi üslerini kurmasını yasaklıyor.
Anlaşmanın önümüzdeki hafta yapılacak BM Genel Kurulu sırasında imzalanması bekleniyor.
Anlaşmanın temel ayrıntıları, Danimarka’nın özerk bölgesi olan Grönland’daki ABD askeri varlığının boyutu ve dış politika ile kaynaklar üzerinde Washington’a herhangi bir resmi yetki devredilip devredilmeyeceği dahil olmak üzere, kamuoyuna açıklanmadı.
Trump, sosyal medyada yaptığı açıklamada, anlaşma kapsamında “Amerika Birleşik Devletleri’nin, Grönland’ın ve Amerika Birleşik Devletleri’nin güvenliğini sağlamak ve savunmak için Grönland’da gerekli olan her şeyi SÜREKLİ olarak yapma yetkisine sahip olacağını” belirtti.
Ayrıca, anlaşmanın ABD’ye “Grönland’daki güvenlik ve diğer tüm ihtiyaçlar üzerinde kalıcı kontrol” sağlayacağını da ekledi.
1950’lerde, ABD ile Sovyetler Birliği arasında yaşanabilecek bir nükleer çatışmada yok olma korkusu nedeniyle uzun menzilli nükleer bombardıman uçaklarının ve erken uyarı sistemlerinin Grönland’da konuşlandırılması gerektiğinden, adada önemli bir ABD askeri varlığı bulunmaktaydı.
ABD, füzeleri izlemek amacıyla adadaki Pituffik uzay üssünde hâlâ sınırlı bir askeri varlığını sürdürüyor.
Danimarka cumartesi günü yaptığı açıklamada, Arktik adasındaki ABD askeri varlığının önemli ölçüde genişletilmesine olanak tanıyacak ve Trump yönetimi ile şekillenmekte olan bir anlaşmanın Grönland üzerindeki egemenliğini tehlikeye atmayacağını belirtti.
Danimarka ve Grönland liderleri, anlaşmanın Grönland’ın kendi kaderini tayin hakkına ve Danimarka Krallığı’nın egemenliğine saygı göstereceği konusunda halklarını rahatlatmaya çalıştılar.
Danimarka Dışişleri Bakanı Lars Lokke Rasmussen, “Umarız bu belirsizlik dönemi, (Danimarka) Krallığı’nın kırmızı çizgilerine saygı gösterirken, Arktik ve Kuzey Atlantik’teki güvenliği ve dolayısıyla NATO ve Avrupa içindeki ortak güvenliğimizi güçlendirecek bağlayıcı bir anlaşmaya yol açacak,” dedi.
Grönland Başbakanı Jens-Frederik Nielsen ise önerilen anlaşmanın “Krallığımızın egemenliğini ve toprak bütünlüğünü ile Grönland halkının kendi kaderini tayin hakkını tanıdığını” belirtti.
Diplomasi
NATO Askeri Komitesi liderliğine Alman general Breuer seçildi

NATO, Berlin’in hızla gelişen savunma sanayisine ve yeniden silahlanma çabalarına bir jest olarak, ittifakın askeri komitesinin başkanlığına Alman General Carsten Breuer’i seçti.
Berlin Savunma Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO) üye ülkelerinin en üst rütbeli askeri yetkilileri olan savunma şeflerinin cumartesi günü Kopenhag’da bu pozisyon için oylama yaptıkları belirtildi.
Breuer, 2027 yılının ortasında İtalya’dan Amiral Giuseppe Cavo Dragone’nin yerine geçecek.
Ukrayna’da savaşın başlamasından bu yana Almanya, yıllarca süren askeri bütçe yetersizliği ve çekingen dış politika döneminden, Avrupa’nın en büyük savunma harcamaları dalgasına doğru dramatik bir dönüşüm geçirdi.
NATO’nun askeri gücü her zaman bir Amerikalı olan Avrupa Müttefik Kuvvetler Yüksek Komutanı tarafından koordine edilirken, Askeri Komite Başkanı ise ittifakın siyasi karar alma sürecinde baş askeri danışman olarak görev yapıyor.
Alman Savunma Bakanı Breuer: Rusya dört yıl içinde saldırabilir
Almanya’nın savunma harcamalarındaki bu artış, ABD dahil NATO müttefikleri tarafından, bunun ittifakın güç yapısı içinde ek bir etki ile yansıtılacağı anlayışıyla memnuniyetle karşılandı.
Breuer, Mayıs ayında Bloomberg’e verdiği bir röportajda, Avrupa’nın kendi üzerine daha fazla askeri sorumluluk üstlenme sürecinde ABD’den daha fazla netlik talep etmişti.
Savunma Bakanı Boris Pistorius yaptığı açıklamada, Breuer’in seçilmesinin “Almanya’ya duyulan güvenin ve Almanya’nın İttifak’ı güçlendirmek için uygulamaya koyduğu sayısız önlemin takdir edildiğinin bir işareti” olduğunu belirtti.
Pistorius şöyle devam etti:
“İttifakın şimdi her zamankinden daha fazla net bir eylem planına ihtiyacı var: Özellikle Rusya’dan gelen tehdit giderek artıyor. Aynı zamanda, Avrupa’daki müttefikler kendi güvenliklerine ve konvansiyonel caydırıcılıklarına daha da yoğun bir şekilde odaklanırken, ABD de odağını diğer bölgelere doğru genişletiyor.”
Seçimlerden önce POLITICO, görev için Bauer’in yanı sıra Kanadalı general Jennie Carignan’ın da yarıştığını yazmıştı.
Haberde görüşlerine yer verilen yetkililer, Berlin’in şu anda Avrupa’nın savunma harcamalarında başı çeken ülke olduğunu belirttiler.
ABD ise kıtadaki askeri varlığını azaltmaya çalışırken, daha önce ittifak içinde Almanya’yı liderlik rollerine yöneltmişti.
Yetkililer, Ottawa ile Washington arasındaki gergin ikili ilişkilerin de Carignan’ın durumunu daha zor hale getirebileceğini söylemişlerdi.
Avrupa2 hafta önceAvrupa savunma sanayii Ukrayna’ya yetişemiyor
Avrupa2 hafta önceKoçbaşı olarak AfD
Avrupa2 hafta önceCDU, AfD’yi durdurmak için yeni göç planı hazırlıyor
Ortadoğu2 hafta önceİsrail Deniz Kuvvetleri Komutanı, Türkiye’yi tehdit etti
Asya2 hafta önceÇin’in HQ-17AE kısa menzilli hava savunma sistemi Pakistan’ın İHA savunmasını güçlendirecek
Asya6 gün önceDeepSeek mühendisi: “Gelecek ya komünizm olacak ya Cyberpunk”
Dünya Basını2 hafta önceProf. Hanke: Washington’dan gelen hiçbir açıklamaya güvenemezsiniz
Avrupa2 hafta önceAfD, Saksonya-Anhalt’ta büyük bir farkla kazandı










