Bizi Takip Edin

Amerika

TSMC ve Intel’in ABD’deki tedarikçileri çip tesislerinin yapımını erteledi

Yayınlanma

Taiwan Semiconductor Manufacturing Co. (TSMC) ve Intel’in en az beş tedarikçisinin Arizona’da tesis kurmayı ertelemesi, Nikkei Asia’ya göre ABD’nin çip tedarik zincirini yeniden inşa etmenin beklenenden daha zor olduğunun bir işareti.

Kimya ve malzeme üreticileri LCY Chemical, Solvay, Chang Chun Group, KPPC Advanced Chemicals (Kanto-PPC) ve Topco Scientific, dünyanın en büyük iki çip üreticisi olan TSMC ve Intel’in eyalette milyarlarca dolarlık yatırımlarını başlatmasının ardından Arizona’da tesis kurmak için planlarını açıklamış ve arazi satın almıştı.

Fakat Nikkei Asia’ya konuyla ilgili bilgi veren çok sayıda çip endüstrisi yöneticisi, eksiksiz bir çip tedarik zinciri oluşturmak için hayati önem taşıyan bu tesislerin inşaatının askıya alındığını ya da boyutlarının önemli ölçüde azaltıldığını söyledi.

Bazı durumlarda gecikmelerin geçici olması beklenirken, diğerlerinde projelerin daha sonra gözden geçirileceği ve ne zaman yeniden faaliyete geçebilecekleri konusunda net bir zaman dilimi olmadığı belirtiliyor.

Etkilenenlerin çoğu ertelemeleri, inşaat malzemeleri ve işçilik maliyetlerinin artmasına ve inşaat işçisi sıkıntısına bağlıyor. Çipler ve otomobiller de dahil olmak üzere çok çeşitli sektörler için eyalete akın eden yatırımlar inşaat sektörünü zorluyor.

Tedarikçiler ayrıca ertelemeler için Intel ve TSMC’nin genişlemelerinde beklenenden daha yavaş ilerleme kaydedilmesini gerekçe gösterdi.

Birden fazla tedarikçinin projelerini yavaşlatması, sorunun bir ya da iki şirketten kaynaklanmadığını, daha yapısal olduğunu gösteriyor.

Nikkei Asia’ya konuşan üç çip malzemesi yöneticisi, Arizona’da bir tesis inşa etmenin maliyetinin Asya’dakinin dört ya da beş katına çıktığını ve daha önce harcamayı beklediklerinden ‘birkaç kat’ daha yüksek olduğunu söyledi.

LCY Chemical CEO’su Vincent Liu, artan maliyetleri gerekçe göstererek şirketinin Arizona’daki tesis inşaatının ‘hızını ayarlayacağını’ söyledi. TSMC, Intel ve Micron’un tedarikçisi olan LCY, üretim tesisi inşa etmek için acele etmek yerine, başlangıçta ABD’de bulunan müşterilerine tedarik etmek için deniz yoluyla ABD’ye kimyasallar gönderecek. Liu, “Kimyasallar söz konusu olduğunda, ekonomik verimliliğe sahip olmak için ekonomik ölçeğe sahip olmanız kritik önem taşıyor,” dedi.

Konuyla ilgili bilgi sahibi kaynaklar, çip yapımında kullanılan yüksek saflıktaki hidrojen peroksitte dünyanın önde gelen tedarikçilerinden biri olan Belçikalı Solvay’ın Arizona’daki tesisinin inşaatını daha sonra gözden geçirmek üzere ertelediğini söyledi. Kaynaklar, maliyet kaygılarının yanı sıra ana müşterileri Intel ve TSMC’nin üretimi genişletmek için beklenenden daha uzun süre beklemesini gerekçe gösterdi.

Bir diğer önde gelen yarı iletken sınıfı hidrojen peroksit üreticisi Chang Chun Group, Arizona’daki yeni tesisinin inşaatını önemli ölçüde küçülttü. Tayvanlı kimya grubu tesisin bir bölümünü, planlanandan çok daha küçük bir ölçekte inşa etmeye başladı. Konuyla ilgili bilgi sahibi bir kaynak, maliyetin beklediğinden ‘birkaç kat’ daha fazla olduğunu söyledi.

Kanto-PPC ve Chemtrade’in ortak girişimi olan KPCT Advanced Chemicals da Arizona’daki yüksek saflıkta sülfürik asit tesisinin inşaatını erteledi. Nikkei Asia’ya konuşan bir şirket yöneticisi, önde gelen bir kimyasal ve malzeme dağıtıcısı olan Topco’nun Arizona’da kurmayı planladığı lojistik merkezini askıya aldığını söyledi.

Topco yöneticisi Nikkei Asia’ya verdiği demeçte, “Kilit faktör, yerel talebin henüz çok fazla yerel arz gerektirmemesi. Bu nedenle kaynakları bu kadar hızlı harcamak bizim için acele değil. … Mesele sadece tesisin kendisi değil. Yol inşa etmek ve kampüsümüzün etrafına su ve elektrik bağlamak için bazı ek yatırımlar yapmamız gerekiyor,” dedi.

Beş şirket de Phoenix’in güneydoğusundaki Casa Grande’de tesis kurmak için planlar yapmış ve arazi satın almıştı. Burası dünyanın en büyük iki çip üreticisine nispeten yakın olduğu için cazip: Intel’in Chandler’daki tesislerini genişlettiği yere arabayla 30 dakika ve TSMC’nin Phoenix’in kuzeybatısındaki tesisine arabayla bir saatten biraz fazla mesafede.

Amerika

Microsoft’un veri merkezi yatırımı New York’un elektrik talebini aşacak

Yayınlanma

Microsoft, bulut ve yapay zeka hizmetlerindeki sunucu açığını kapatmak amacıyla veri merkezlerinin kapasitesini 2032’ye kadar üçe katlayıp 38 gigavatın üzerine çıkarmayı hedefliyor. Planlanan bu enerji miktarı, New York eyaletinin zirve dönemdeki elektrik tüketimini aşıyor.

Amerikan teknoloji şirketi Microsoft, veri merkezlerinin kapasitesini 2032 yılına kadar üç kattan fazla artırarak 38 gigavatın üzerine çıkarmayı planlıyor.

Bloomberg’in konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre, hedeflenen bu kapasite, New York eyaletinin en yüksek tüketim dönemlerindeki elektrik ihtiyacını geride bırakıyor.

Kapasite artışı, Microsoft’un bulut hizmetleri ve yapay zeka operasyonlarında yaşadığı işlem gücü yetersizliğini aşmasını amaçlıyor.

Şirketin dünya genelindeki veri merkezi ağının mevcut elektrik kapasitesi yaklaşık 12 gigavat seviyesinde seyrediyor.

Gelecekteki kapasitenin yaklaşık üçte birinin yapay zeka donanımlarına ayrılması hedefleniyor. Bu alandaki güncel tüketim ise 2 gigavat civarında kalıyor.

Sunucu kapasitesindeki yetersizlik, Microsoft’u ABD ve Avrupa’daki bazı merkezlerinde yeni bulut aboneliklerini sınırlandırmak zorunda bıraktı. Bu durum nedeniyle müşterilerin bir bölümü rakiplerle sözleşme imzaladı.

Tesis inşasını hızlandıran şirket, Atlanta bölgesi dahil yeni merkezler kuruyor. Son mali yılda sermaye harcamaları 145 milyar dolara ulaşan şirketin harcamalarında, analistlerin değerlendirmelerine göre yükseliş sürecek.

Tesislerin inşasının yıllar alması, talep ve teknolojideki değişimlerin sürmesi sebebiyle mevcut planlar revizyona uğrayabilir.

Microsoft, programın ayrıntılarına dair henüz açıklama yapmadı.

Daha önce şirket içi değerlendirmelerde, yapay zeka merkezleri inşasının elektrik, su tüketimi ve karbon emisyonları nedeniyle çalışanlar arasında kaygı yarattığı kabul edilmişti.

Microsoft, su verimliliğini artırdığını ve yenilenebilir enerji kaynaklarını güçlendirdiğini savunuyor.

Veri merkezi krizi

Okumaya Devam Et

Amerika

“Teknoloji devleri gençlerin tepki odağında petrolün yerini aldı”

Yayınlanma

ABD’li kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin petrol şirketlerinin yerini alarak kamuoyunun bir numaralı hedefi haline geldiğini söyledi. Van’t Hof, yüksek gelir ve kariyer arayışındaki gençlerin enerji sektörüne ilgisinin arttığını savundu. Bloomberg verileri ise sektörde üretimin rekor kırmasına karşın son on yılda 250 bin kişilik istihdam kaybı yaşandığını gösteriyor.

ABD merkezli kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin tepe yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin kamuoyu nezdinde petrol şirketlerinin yerini alarak “bir numaralı halk düşmanı” haline geldiğini söyledi.

Financial Times gazetesine konuşan Van’t Hof, iyi gelir ve güçlü kariyer fırsatları arayan gençlerin artık petrol sektörünü dışlanan bir alan olarak görmediğini vurguladı.

Teknoloji şirketlerinin, özellikle veri merkezlerinin inşası nedeniyle yoğun bir toplumsal baskıyla karşı karşıya kaldığını belirten Van’t Hof, enerji sektörüne yönelik yaklaşımın ise dönüştüğünü savundu.

The New York Times gazetesinin daha önce yer verdiği haberde, veri merkezlerine yönelik endişelerin çevreye dönük tehditler ve sohbet robotlarına olan bağımlılıkla bağlantılı olduğu aktarılmıştı.

Van’t Hof, toplumun enerjinin gündelik hayattaki vazgeçilmez rolünü artık çok daha iyi kavradığına dikkat çekti.

Gelişmeleri değerlendiren Diamondback yöneticisi, şu ifadeleri kullandı:

“Birkaç yıl öncesine kadar neredeyse her gün petrol sektörünün öldüğüne dair makaleler çıkıyordu. Ancak bugün insanların bunun saygın, iyi ödeme yapan, ayrıca yapay zeka ile enerjinin kesiştiği bir alan olduğunu anladığını düşünüyorum.”

Söz konusu dönüşümün istihdam piyasasına da yansıdığını kaydeden Van’t Hof, sektöre genç yetenek akışı yaşandığını ve staj başvurularında artış görüldüğünü dile getirdi.

Van’t Hof, değerlendirmesini şu sözlerle sürdürdü: “Enerji sektörü havalı olabilir mi? Evet, sanırım öyle. Artık asıl bilişimciler kötü adam olarak görülüyor.”

Teksas merkezli olan ve kayaç petrolü çıkaran Diamondback, 56 milyar dolarlık ciroya sahip. Şirket, ABD’nin güneyindeki geniş petrol ve doğalgaz bölgesi Permian Havzası’nın en büyük bağımsız petrol üreticisi konumunu elinde tutuyor.

Öte yandan Bloomberg, Temmuz ayında geçtiği haberde ABD petrol ve doğalgaz sektörünün son on yılda istihdamını yaklaşık yüzde 40 oranında azalttığını duyurmuştu.

Bu oran 250 bin kişilik iş kaybına denk gelirken, söz konusu pozisyonların büyük kısmının geri dönmeyeceği kaydedildi.

İstihdamdaki bu sert düşüşe rağmen, aynı dönemde ham petrol üretimi yüzde 50 artış kaydetti.

Bloomberg’in aktardığına göre 2014 yılındaki fiyat çöküşünün ardından yatırımcılar şirketlerden daha yüksek verimlilik ve kâr talep etmeye başladı.

Bu baskı; işten çıkarmaları, şirket birleşmelerini, ileri teknolojilerin kullanımını, otomasyonu ve robotik sistemleri beraberinde getirdi.

Ajansın hesaplamalarına göre sektörde 2023 yılının başından bu yana gerçekleşen birleşme ve devralma işlemlerinin toplam hacmi 500 milyar doları aştı ve önceki üç yıllık dönemin toplamını yüzde 20’den fazla geride bıraktı.

Güncel verilerle ABD’deki ham petrol üretimi günlük 13,8 milyon varille rekor seviyeye ulaşsa da sektördeki istihdam son üç yılın en düşük seviyesinde seyrediyor.

Ülkedeki enerji şirketleri, 2014 yılında çalışan sondaj kulelerinin üçte birinden daha azıyla faaliyet gösteriyor; ancak sahadaki her bir kule artık o döneme kıyasla yaklaşık dört kat daha fazla petrol üretiyor.

Okumaya Devam Et

Amerika

ABD, ismi açıklanmayan “büyük” bir bankaya yaptırım uygulayacak

Yayınlanma

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Trump yönetiminin önümüzdeki hafta büyük bir bankaya yaptırım uygulayacağını söyledi.

Yeni yaptırım, yine İran’a karşı iktisadi abluka kapsamında ilan edilecek.

“Real America’s Voice” programına konuk olduğu sırada ne finans kurumunun adını ne de bulunduğu ülkeyi belirten Bessent, bu adımın pazartesi günü (14 Eylül) atılacağını ifade etti.

Bessent, bu adımın başlangıçta cuma günü gerçekleştirilmesinin planlandığını fakat 11 Eylül 2001 saldırılarının 25. yıldönümü anma törenleri nedeniyle ertelendiğini belirtti.

Bessent şöyle konuştu:

“Herkes bu rejimle ilişkisini kesene kadar bu sürece devam edeceğiz. Bunu o kadar kârsız hale getireceğiz ki, şirketinizin ya da kendinizin, kişisel mali durumunuzun yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmasını göze almak istiyorsanız, buyurun deneyin. ⁠Ama peşinize düşeceğiz.”

ABD, Türkiye’deki bir bankaya “İran bağlantılı” olduğu iddiasıyla yaptırım uyguladı

ABD, Şubat ayında çatışmanın başlamasından bu yana İran’a karşı petrol ihracatı, nakliye ağları, silah tedarik kanalları, finansal aracılar, dijital varlık borsaları ve havacılık bağlantılarını hedef alan bir dizi ekonomik önlem uyguladı.

Trump yönetimi, geçen ay Bessent’in “Ekonomik Dışlama Operasyonu” olarak adlandırdığı girişimle kampanyasını tırmandırdı.

ABD, yaklaşık 60 kuruluş, kişi ve gemiye yaptırımlar uyguladı ve deniz taşımacılığı, havacılık, teknoloji, altın ve dijital varlıklar gibi sektörlerde İran’la iş yapanlara yönelik ikincil yaptırımların kapsamını genişletti.

Beyaz Saray geçen hafta İstanbul merkezli Golden Global Bank’ı, Çin’in İran petrolü karşılığında ödediği büyük meblağları Devrim Muhafızları’na aktardığı gerekçesiyle yaptırım kapsamına almıştı.

İran üzerindeki baskı giderek artmasına rağmen, ABD Başkanı Donald ​Trump savaşın Kasım ayındaki ABD ara seçimlerinden sonraya kadar sona ermeyeceğini öngördü.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English