Bizi Takip Edin

Rusya

Ukrayna, Moskova’ya savaşın en büyük İHA saldırısını düzenledi

Yayınlanma

Ukrayna Silahlı Kuvvetleri, 18 Haziran gecesi Moskova’ya geniş çaplı bir insansız hava aracı saldırısı düzenledi. Moskova Belediye Başkanı Sergey Sobyanin, başkente yaklaşan 194 İHA’nın düşürüldüğünü bildirdi. Rusya makamları, saldırının ardından havalimanlarında kısıtlamalar uygulandığını, bazı yerleşim alanları ile tesislerin zarar gördüğünü ve bir kişinin yaralandığını açıkladı.

Ukrayna Silahlı Kuvvetleri, 18 Haziran gecesi Moskova’ya yoğun bir insansız hava aracı saldırısı düzenledi. Moskova Belediye Başkanı Sergey Sobyanin, başkente yaklaşan toplam 194 İHA’nın düşürüldüğünü bildirdi.

Rusya makamlarının açıkladığı rakamlara göre bu saldırı, Rusya’nın Ukrayna’ya karşı başlattığı askeri müdahalenin başlangıcından bu yana Moskova’ya yönelik en büyük İHA saldırısı oldu.

Daha önce bir gece içinde Moskova’ya yönelen en yüksek İHA sayısı 11 Mart’ta kaydedilmişti. O tarihte yetkililer 74 insansız hava aracının düşürüldüğünü açıklamıştı.

Bunun yanı sıra 17 Mayıs’ta hava savunma sistemlerinin bir gün içinde başkente doğru ilerleyen 120’den fazla İHA’yı engellediği ve düşürdüğü bildirilmişti.

Gece düzenlenen hava saldırısının hedeflerinden birinin Kapotnya’daki Moskova Petrol Rafinerisi (MNPZ) olduğu belirtildi. Rafineri iki gün önce de saldırıya uğramış ve faaliyetlerini durdurmuştu.

Bu kez de tesise isabet eden saldırının büyük bir yangına yol açtığı bildirildi. Ukraynalı izleme kanalı Exilenova+’ın hesaplamalarına göre tesis sahasında toplam yedi ayrı yangın noktası gözlendi.

İHA parçalarının bir bölümü de Sadovod alışveriş merkezinin bulunduğu alana düştü. Merkezdeki binalardan biri hasar gördü ve yangın çıktı.

İnsansız hava araçlarının parçalarının Belaya Daça alışveriş merkezinin çatısına da zarar verdiği bildirildi. Moskova Bölgesi Valisi Andrey Vorobyov, “Yangın çıktı. Yangının kapsadığı alan ve olası yaralılara ilişkin bilgiler netleştiriliyor” dedi.

Saldırılar sırasında Moskova’daki Novıye Kotelniki yerleşim bölgesindeki çok katlı konutlar da zarar gördü. Jukovskiy ve Lyubertsı’daki apartmanlarda da hasar meydana geldi.

Elektrostal yakınlarındaki Stepanovo köyünde bulunan müstakil evlerin zarar gördüğü bildirildi. Masnovo-Jukovo köyündeki evlerde de hasar oluştu.

Kryukovo yerleşimi ile Pavlovski Posad’da da özel konutların saldırılardan etkilendiği aktarıldı.

Yetkililer, olaylar sonucunda bir kadının yaralandığını açıkladı.

Yoğun saldırı nedeniyle Rusya Federal Sivil Havacılık Kurumu (Rosaviatsiya), Moskova’daki tüm havalimanlarında kısıtlamalar uygulamaya koydu.

Şeremetyevo Havalimanı’nda yolcuların tahliye edildiği bildirildi. Tahliyelerin uçakların içindeki yolcuları da kapsadığı aktarıldı.

Aeroflot, iptal edilen seferlerin yolcularına havalimanına gelmemeleri çağrısında bulundu. Şirket, bilet iadesi ve yeniden düzenleme işlemlerinin uzaktan yapılmasını tavsiye etti.

Ostorojno, Novosti kanalının aktardığı bilgilere göre Moskova’daki havalimanlarında toplam yaklaşık 250 geliş ve gidiş seferi gecikmeden etkilendi.

Rusya İçişleri Bakanlığı ise Moskova Petrol Rafinerisi çevresindeki bazı yolların trafiğe kapatıldığını duyurdu.

Ayrıca Moskova Çevre Yolu’nda (MKAD), Novoryazanskoye Şosesi (Volgogradski Prospekt) ile Kaşirskoye Şosesi arasındaki bölümde her iki yönde ulaşımın sınırlandığı bildirildi.

VÇK-OGPU’nun aktardığı bilgilere göre yetkililer Kızıl Meydan’ı da kapattı.

Aynı kaynak, Kremlin’in kuleleri ve surlarında, ayrıca Lenin Mozolesi çevresinde makineli tüfekli güvenlik görevlilerinin nöbet tuttuğunu bildirdi.

Rusya Savunma Bakanlığı’nın geceye ilişkin yayımladığı bilançoya göre hava savunma birlikleri Rusya’nın çeşitli bölgeleri üzerinde toplam 555 Ukrayna İHA’sını önledi ve imha etti.

Bakanlığın verilerine göre insansız hava araçları 17 farklı bölgenin hava sahasında tespit edildi.

Aynı açıklamada, Kırım üzerinde ve Azak Denizi üzerindeki hava sahasında da İHA faaliyetinin kayda geçtiği belirtildi.

Rusya

Rus milyarder Melniçenko: Küresel güvenlik için öngörülebilir bir Rusya gerekli

Yayınlanma

EuroChem ve SUEK şirketlerinin kurucusu Rus iş insanı Andrey Melniçenko, The Economist dergisinde yayımlanan makalesinde Batı’da Rusya için tartışılan dört senaryoyu eleştirdi. Bu senaryoların egemenlik kaybına yol açacağını belirten Melniçenko, küresel güvenliğin sağlanması için öngörülebilir ve egemen bir Rusya modelinin benimsenmesi gerektiğini savundu.

EuroChem ve SUEK şirketlerinin kurucusu Rus iş insanı Andrey Melniçenko, The Economist dergisi için kaleme aldığı “Rusya’nın Dağılması Dünya İçin Neden Zararlıdır” başlıklı makalesinde, Batı’da Ukrayna çatışmasının sona ermesinin ardından Rusya’nın geleceğine yönelik tartışılan dört senaryoyu değerlendirdi.

Melniçenko, Batı’da öne çıkan bu senaryoların siyasi yorum farklarına rağmen Rusya’nın egemenliğini kaybetmesi veya sınırlandırılması sonucunu doğurduğunu ve bunun da sorumlu davranış sergilemesini sağlayacak tek mekanizmayı yok ettiğini yazdı.

Melniçenko, Batı’nın tartıştığı senaryoların yerine, egemen ve “öngörülebilir” bir Rusya modelinin küresel istikrar açısından daha yapıcı olduğunu savundu.

Egemen bir Rusya’nın her ülke için konforlu bir ortak olmayabileceğini belirten iş insanı, “Ancak uzun vadede bu model alternatiflerden daha faydalı olacaktır. Dış aktörler için tercih, dost veya düşman bir Rusya arasında değil; davranışı öngörülebilir bir Rusya ile geleceği belirsiz bir Rusya arasındadır. Günümüz dünyasında öngörülebilirlik, sempatiden daha önemlidir” ifadelerini kullandı.

Melniçenko makalesinde Batılı çevrelerde tartışılan senaryoların ayrıntılarına değindi. İlk senaryoya göre Rusya, “Batı’nın çeperinde sıkışmış, gururu kırılmış bir ülke” haline gelecek. İş insanı, bu durumun uzun vadede agresif bir revizyonizmi tetikleyeceğini vurgulayarak şu değerlendirmeyi yaptı:

“Versay Antlaşması yeni bir düzen kurmadı, sadece ertelenmiş bir enerjinin birikmesine yol açtı. Rusya, Weimar Almanyası değildir ve modern dünya da 1920’leri birebir kopyalamaz; fakat yapısal mantık geçerliliğini korur: Büyük ve tarihi bir ulusun egemenliği kırılırsa, bu durum nadiren kalıcı olur. Egemenlik, daha tehlikeli bir biçimde geri döner.”

İkinci senaryo, Rusya’nın Batı merkezli kalkınma yolunu Çin ile değiştirerek Pekin’in etki alanına girmesini öngörüyor.

Rusya’nın Çin’in tedarik zincirlerine entegre olacağını, pazar, teknoloji ve finansmana erişim sağlayacağını kaydeden Melniçenko, buna karşılık ülkenin hammadde, coğrafi konum ve stratejik derinlik sunacağını belirtti.

İş insanı, “Kısa vadede bu durum rasyonel bir uzlaşı gibi görünse de uzun vadede sadece bağımlılığın adresini değiştirir” diye yazdı.

Üçüncü olasılık olarak Rusya’nın kontrolsüz bir şekilde parçalanması tartışılıyor. Melniçenko, bu durumda nükleer cephanelik, kaynaklar, sınırlar ve tarih üzerinde hızlı bir mücadele başlayacağını kaydetti.

Parçalanma senaryosunun, nükleer caydırıcılığı etkili kılan toplumsal bütünlüğü de yok edeceğini savunan iş insanı, “Ukrayna’daki trajedi de dahil olmak üzere Sovyet sonrası dönemdeki çatışmalarda ödenen bedeller, benim görüşüme göre böyle bir sonucu imkansız kılmaktadır” değerlendirmesinde bulundu.

Dördüncü senaryo ise Rusya’nın dış dünyaya kapalı, mobilize olmuş ve sürekli kuşatma altında yaşayan bir “kale” devletine dönüşmesini içeriyor.

Melniçenko, teknoloji, bilim, sermaye ve toplumsal güvenin sürekli olağanüstü hal koşullarında gelişemeyeceğine dikkat çekerek, “Böyle bir düzen savaşı bitirmez; aksine çatışmayı geçici bir olay olmaktan çıkarıp devletin temel örgütlenme biçimi haline getirir” dedi.

Dünyanın kendi alanlarında en büyükleri arasında yer alan gübre üreticisi EuroChem ve kömür şirketi SUEK’in kurucusu olan Melniçenko, her iki şirkette de yönetim kurulu üyeliği görevlerinde bulundu.

Melniçenko, Avrupa Birliği’nin kendisine yönelik yaptırımlar uygulamaya koymasından bir gün önce, 8 Mart’ta bu şirketlerin lehdarı olmaktan çıktı. Şirketlerin mülkiyeti, Reuters’ın kaynaklarına dayandırdığı habere göre eşi Aleksandra Melniçenko’ya geçti. Bloomberg, 1 Temmuz itibarıyla iş insanının servetini 20,6 milyar dolar olarak tahmin etti.

Gelecek senaryolarının tartışılması gerektiğini fakat bu tartışmaların çatışmanın sona ermesinden sonra ve Rusya’nın kendi içinde yapılması gerektiğini belirten Melniçenko, dünyanın önündeki seçimi şu sözlerle özetledi:

“Bu seçim, Rusya’yı sevmek ya da ondan nefret etmek, cezalandırmak ya da affetmek, ahlaki netlik ya da siyasi oportünizm arasında bir tercih değildir. Bu, iki farklı gelecek arasında bir seçimdir: Birinde büyük güçler birbirlerinin egemenliğine yeniden saygı duymayı öğrenir, diğerinde ise her güç diğerlerini birer yönetim nesnesine indirgemeye çalışır. İkinci yol bizi zaten bugünkü noktaya getirdi.”

Öte yana, 8 Temmuz’da Ankara’da düzenlenen NATO zirvesinin katılımcıları, yayımladıkları ortak bildiride Rusya’nın “Avro-Atlantik güvenliği ve istikrarına yönelik uzun vadeli bir tehdit oluşturduğunu” belirtti.

İttifak, Rusya ile olası bir çatışmaya ilişkin endişelerini sık sık dile getirirken, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte de üye ülkelere Rusya kaynaklı tehditler karşısında “saf olmama” ve savunma harcamalarını artırma çağrısında bulundu.

Moskova ise Avrupa’ya saldırma niyetinin bulunmadığını defalarca vurguladı.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ittifakla bir savaş için jeopolitik, ekonomik veya askeri hiçbir neden olmadığını belirtmekle birlikte, “tüm NATO ülkelerinin Rusya ile savaş halinde olduğunu” ifade etti.

Okumaya Devam Et

Rusya

Endonezya nisan anlaşması sonrası ilk Rus petrolünü aldı

Yayınlanma

Cakarta ve Moskova arasında nisan ayında varılan anlaşmanın ardından Endonezya, Rusya’dan ilk petrol teslimatını aldı. 75 milyon dolar değerindeki kargo, enerji krizi ve artan maliyetler zemininde ülkeye ulaştı. Alımı olağan devlet şirketi Pertamina yerine test kurumu Lemigas gerçekleştirdi.

ümrük verilerine dayanan Bloomberg haberine göre, Endonezya nisan ayında Moskova ile vardığı anlaşma kapsamında Rusya’dan ilk petrol kargosunu aldı.

Yaklaşık 75 milyon dolar değerindeki 770 bin varil Rus petrolü, 29 Haziran’da Kalimantan adasındaki Balikpapan limanına ulaştı.

Sierra adlı tankerle taşınan kargo, Rusya’nın Uzak Doğu’daki Kozmino limanından yüklendi. Cakarta daha önce de Rusya’dan petrol satın alıyordu; ancak bu alımlar düzenli değildi.

Asya’nın en büyük petrol ithalatçılarından Endonezya, İran’daki savaş ve Hürmüz Boğazı’ndaki deniz yolu taşımacılığı kesintilerinin ardından artan ithalat maliyetleriyle karşı karşıya kaldı.

Giderlerdeki artış, geçen ay Endonezya rupisinin ABD doları karşısında tarihi en düşük seviyesine gerilemesine neden oldu. İç piyasada benzin ve dizel fiyatlarındaki yükseliş ise protestoları tetikledi.

Teslimatın alıcısı, olağan dışı bir kurumsal tercih barındırıyor. Enerji ithalatından genellikle sorumlu olan devlet petrol ve gaz şirketi PT Pertamina yerine, işlemi temel işlevi yakıt testi olan devlet kuruluşu Lemigas gerçekleştirdi.

Hükümet haziran ayında Rus petrolünün ithalat düzenini değiştirerek, Pertamina’nın yanı sıra devlet araştırma merkezi Lemigas’a da alım yetkisi vermişti.

Enerji ve Maden Kaynakları Bakanı Bahlil Lahadalia, bu adımı nisan ayındaki anlaşmaların uygulanması sırasında aracıları azaltmak ve tedariki kolaylaştırmak amacıyla attıklarını açıkladı.

Bakan aynı dönemde, Avrupa Birliği, ABD ve İngiltere’nin Rus petrolüne yönelik yaptırımlarını, bu ülkelerin taşıma, sigorta veya finansal altyapıları kullanılmadığı sürece Endonezya’nın uygulama zorunluluğu olmadığını hatırlattı.

Endonezya’nın enerji krizi ve Hürmüz Boğazı’ndaki kesintiler nedeniyle Rus petrolü almayı değerlendirdiği ilk kez mart ayında Bakan Lahadalia tarafından dile getirildi.

Nisan ortasında Endonezya Devlet Başkanı Prabowo Subianto Moskova’yı ziyaret ederek Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüştü.

Müzakerelerin ardından enerji bakanlığı, Rusya’nın ham petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz tedarik etmeyi kabul ettiğini duyurdu. Pertamina ise hükümetten gelecek talimat üzerine alıma hazır olduğunu bildirdi.

Endonezya Devlet Başkanı’nın Enerji ve Çevreden Sorumlu Özel Temsilcisi Hashim Djojohadikusumo’nun daha sonra verdiği bilgiye göre, Rusya müzakerelerin ardından özel bir fiyattan 100 milyon varil petrol sağlamayı onayladı.

Hacmin 50 milyon varil daha artırılması seçeneğiyle birlikte toplam taahhüt 150 milyon varile ulaştı.

Okumaya Devam Et

Rusya

Kremlin: ABD’nin Ukrayna’da askeri baskıyla barış arayışı yanılgı

Yayınlanma

Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov, ABD yönetiminin Ukrayna’da askeri baskıyı artırarak barış sürecini hızlandırabileceği yönündeki yaklaşımını “yanılgı” olarak değerlendirdi. Peskov, NATO’nun Ankara’daki zirvesinde ABD Başkanı Donald Trump’ın Patriot üretim lisansı ve Ukrayna hava sahasına ilişkin açıklamalarının Washington’un Moskova ile ilişkilerde yeniden tırmanma yoluna girdiği anlamına gelmediğini savundu.

Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov, NATO’nun Ankara’da düzenlenen zirvesinde yapılan açıklamaların Washington’un Moskova ile ilişkilerde yeniden gerilim ve tırmanma politikasına döndüğünü göstermediğini söyledi.

Peskov, ABD yönetiminin Ukrayna’daki çatışmanın askeri baskı ve gerilimi artırarak barışçıl çözüme ulaştırılabileceğini düşünmesini “yanılgı” olarak nitelendirdi.

Peskov, yaptığı açıklamada, “Bunu böyle görmüyoruz. Daha çok ABD yönetiminde, Beyaz Saray’da, gerilimi tırmandırmanın ve askeri baskının barışçıl çözüm sürecine katkı sağlayabileceğine ilişkin bazı yanlış değerlendirmeler görüyoruz” dedi.

Gerilimin artırılmasının hiçbir şekilde barış sürecine hizmet etmeyeceğini vurgulayan Peskov, “Gerginliği tırmandıran adımlar ve gerilim eksenindeki eylemler barış sürecine hiçbir biçimde katkı sağlamaz” ifadelerini kullandı.

Trump, 8 Temmuz’da NATO’nun Ankara’daki zirvesi kapsamında Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenski ile görüştü. Görüşmenin ardından yaptığı açıklamada ABD’nin Ukrayna’ya Patriot önleme füzelerinin üretimi için lisans vereceğini söyledi.

Trump ayrıca, “gerekli olması halinde” ABD’nin güvenlik garantileri kapsamında Ukrayna hava sahasını kapatabileceğini dile getirdi. Ancak bir barış anlaşmasına varılması durumunda buna ihtiyaç duyulmayacağını da ekledi.

Zelenski, mayıs ayı sonunda Washington’dan Patriot üretim lisansı talep etmişti. Ukrayna yönetimi, mevcut üretim kapasitesinin ülkenin hava savunma ihtiyaçlarını karşılamaya yetmediğini savunuyordu.

Uçuşa yasak bölge tartışması yeniden gündemde

AFP’nin 2024 yılında kaynaklarına dayandırdığı haberine göre Ukrayna, Rus saldırılarını önlemeye yönelik hava savunma sistemlerinin yetersizliği nedeniyle Avrupa’dan ülkenin batısını kapsayacak uçuşa yasak bölge oluşturmasını istemişti.

Geçen sonbaharda Polonya Dışişleri Bakanı Radoslaw Sikorski de müttefik ülkelere Ukrayna üzerinde böyle bir bölgenin oluşturulmasını değerlendirme çağrısı yapmıştı. Sikorski, NATO ile Avrupa Birliği’nin bunu teknik açıdan hayata geçirebileceğini savunmuştu.

Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Dmitri Medvedev ise Eylül 2025’in ortasında, NATO’nun Ukrayna üzerinde uçuşa yasak bölge oluşturmasının “NATO ile Rusya arasında savaşa yol açacağını” söylemişti.

Moskova, Batılı ülkelerden Ukrayna ile askeri iş birliğini sona erdirmelerini talep etmeyi sürdürüyor. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin de haziran ayında yaptığı açıklamada Ukrayna’ya “tüm Batı’nın” destek verdiğini belirtmiş, buna karşın Batılı ülkelerin Rusya’nın vereceği karşılığın sonuçlarını bildikleri için kendi topraklarından saldırı düzenlemeye hazır olmadıklarını söylemişti.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English