Bizi Takip Edin

Amerika

Venezuela’da halk hareketleri İran ile dayanışma içerisinde

Yayınlanma

Venezuela halk hareketleri, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik son saldırılarını kınadı ve Tahran’a destek ve dayanışma mesajı verdi.

Venezuela Analysis’in aktardığına göre 28 Şubat Cumartesi günü, Filistin Davası ile Dayanışma Uluslararası Platformu ve Alexis Vive Vatansever Güç, Washington ve Tel Aviv’in askeri eylemlerini reddeden açıklamalar yayınlayan kuruluşlar arasında yer aldı.

Kuruluşlar, sivil hedefler de dahil olmak üzere İran topraklarına yönelik bombardımanları kınadı ve bu operasyonları uluslararası hukukun ciddi ihlalleri olarak nitelendirdi.

Filistin Davası ile Dayanışma Uluslararası Platformu, Minab’daki bir kız okulunun bombalanması sonucu 175’ten fazla kişinin hayatını kaybetmesinden “derin öfke” duyduğunu ifade etti.

Platformun açıklamasında, “Bu alçakça eylem, emperyalist ve Siyonist saldırganlığa karşı onurlu bir direniş gösteren İran halkının kahramanca direnişini kırmayacaktır,” denildi.

Alexis Vive Vatansever Güç ise son saldırıların münferit bir olay değil, “rejim değişikliği dayatmak ve İran’ın kendi kaderini tayin hakkını zayıflatmak için yapılan bir başka girişim” olduğunu vurguladı.

Başkent Caracas’taki El Panal Komünü’nün itici gücü olan örgüt, açıklamasında, “Bu eylemler, Batı Asya’nın siyasi haritasını Washington ve Tel Aviv’in stratejik çıkarları lehine yeniden şekillendirmeyi amaçlıyor,” dedi.

Toplumsal hareketlerin kıtasal ittifakı Alba Movimientos’un Venezuela şubesi de benzer şekilde bir bildiri yayınlayarak İran ile “sınırsız dayanışma” içerisinde olduğunu ilan etti ve çok taraflı kuruluşları ABD ve İsrail’in “savaş çığırtkanlığını” engellemeye çağırdı.

Venezuela’daki taban örgütleri, İran’a yönelik saldırganlığı kınamak ve desteğini yinelemek için salı günü (3 Mart) Caracas’taki İran büyükelçiliği önünde bir miting düzenlemeyi planlıyor.

Chavistalar, yeni Venezuela hükümetinin “ABD’siz” İran açıklamasına tepkili

Caracas, Katar ile dayanışma içinde…

Yeni Venezuela hükümeti cumartesi günü yaptığı açıklamada, diplomatik görüşmeler devam ederken İran’a yönelik saldırılarla “askeri seçeneğin tercih edilmesini” “kınadığını ve derin üzüntü duyduğunu” ifade etmiş fakat saldırıların failleri olarak ABD ve İsrail’in adını anmamıştı.

Bildiri, İran’ın misilleme eylemlerini “bölgedeki çeşitli ülkelerdeki hedeflere yönelik uygunsuz ve kınanacak askeri misillemeler” olarak kınamış ve tüm taraflar arasında müzakerelere geri dönülmesi çağrısıyla sona ermişti.

Hükümetin tutumu sosyal medyada yaygın eleştirilere yol açtı ve cumartesi akşamı Dışişleri Bakanlığının resmi hesaplarından ve Dışişleri Bakanı Yván Gil’in Telegram ve X platformlarından kaldırıldı.

Venezuela liderleri, Başkan Vekili Delcy Rodríguez dahil, bildirinin yayınlanması ve kaldırılmasıyla ilgili herhangi bir açıklama yapmadı.

Pazartesi günü Rodríguez, Katar Emiri Tamim bin Hamad es-Sani ile yaptığı telefon görüşmesinde, bölgedeki “şiddet ve istikrarsızlık” karşısında “dayanışma” duygularını ifade ettiğini bildirdi.

Vekil başkan, “Devam eden çatışmalar nedeniyle sivil hayatların kaybedilmesinden dolayı taziyelerimi ve derin endişemi dile getirdim ve uluslararası hukuka saygı gösterilmesi ve barışın korunması çağrımızı yineledim,” diye yazdı.

Caracas’ın son tutumu, Gazze’deki soykırım, Lübnan’a yönelik saldırılar ve Hizbullah lideri Hasan Nasrallah’a suikast dahil olmak üzere, Batı Asya’daki ABD ve İsrail eylemlerini şiddetle kınayan önceki tutumuyla çelişiyor.

Chavez dönemindeki “devrimci kardeşlik” tutumundan geri adımlar hızlandı

Venezuela, son çeyrek yüzyıldaki en güçlü müttefiklerinden biri olan İran’ı, Haziran 2025’te İsrail’e karşı savaş sırasında da dahil olmak üzere, yabancı saldırılara karşı kararlı bir şekilde desteklemişti.

Hugo Chávez’in başkanlığı döneminde (1999-2013), Caracas ve Tahran, ABD’nin genişlemesine karşı çıkma ve çok kutuplu bir dünya inşa etme taahhüdüne dayanan çok boyutlu bir stratejik ittifak kurdu.

Bu dönemde enerji, konut, tarım ve teknoloji gibi sektörlerde 270’den fazla ikili anlaşma imzalandı.

Her iki hükümet tarafından “devrimci kardeşlik” olarak tanımlanan bu yakın bağlar, her iki ülke de ABD öncülüğündeki ekonomik yaptırımlarla karşı karşıya kaldığında önemli bir can simidi görevi gördü.

Venezuela, insansız hava aracı üretimi, çimento ve araç montajı gibi alanlarda İran’ın teknoloji transferinden yararlandı.

İran, Venezuela ekonomisi ABD’nin zorlayıcı önlemleri altında sarsılırken, ABD’nin tehditlerine rağmen 2020 yılında önemli yakıt sevkiyatları gerçekleştirmişti.

Amerika

Microsoft’un veri merkezi yatırımı New York’un elektrik talebini aşacak

Yayınlanma

Microsoft, bulut ve yapay zeka hizmetlerindeki sunucu açığını kapatmak amacıyla veri merkezlerinin kapasitesini 2032’ye kadar üçe katlayıp 38 gigavatın üzerine çıkarmayı hedefliyor. Planlanan bu enerji miktarı, New York eyaletinin zirve dönemdeki elektrik tüketimini aşıyor.

Amerikan teknoloji şirketi Microsoft, veri merkezlerinin kapasitesini 2032 yılına kadar üç kattan fazla artırarak 38 gigavatın üzerine çıkarmayı planlıyor.

Bloomberg’in konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre, hedeflenen bu kapasite, New York eyaletinin en yüksek tüketim dönemlerindeki elektrik ihtiyacını geride bırakıyor.

Kapasite artışı, Microsoft’un bulut hizmetleri ve yapay zeka operasyonlarında yaşadığı işlem gücü yetersizliğini aşmasını amaçlıyor.

Şirketin dünya genelindeki veri merkezi ağının mevcut elektrik kapasitesi yaklaşık 12 gigavat seviyesinde seyrediyor.

Gelecekteki kapasitenin yaklaşık üçte birinin yapay zeka donanımlarına ayrılması hedefleniyor. Bu alandaki güncel tüketim ise 2 gigavat civarında kalıyor.

Sunucu kapasitesindeki yetersizlik, Microsoft’u ABD ve Avrupa’daki bazı merkezlerinde yeni bulut aboneliklerini sınırlandırmak zorunda bıraktı. Bu durum nedeniyle müşterilerin bir bölümü rakiplerle sözleşme imzaladı.

Tesis inşasını hızlandıran şirket, Atlanta bölgesi dahil yeni merkezler kuruyor. Son mali yılda sermaye harcamaları 145 milyar dolara ulaşan şirketin harcamalarında, analistlerin değerlendirmelerine göre yükseliş sürecek.

Tesislerin inşasının yıllar alması, talep ve teknolojideki değişimlerin sürmesi sebebiyle mevcut planlar revizyona uğrayabilir.

Microsoft, programın ayrıntılarına dair henüz açıklama yapmadı.

Daha önce şirket içi değerlendirmelerde, yapay zeka merkezleri inşasının elektrik, su tüketimi ve karbon emisyonları nedeniyle çalışanlar arasında kaygı yarattığı kabul edilmişti.

Microsoft, su verimliliğini artırdığını ve yenilenebilir enerji kaynaklarını güçlendirdiğini savunuyor.

Veri merkezi krizi

Okumaya Devam Et

Amerika

“Teknoloji devleri gençlerin tepki odağında petrolün yerini aldı”

Yayınlanma

ABD’li kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin petrol şirketlerinin yerini alarak kamuoyunun bir numaralı hedefi haline geldiğini söyledi. Van’t Hof, yüksek gelir ve kariyer arayışındaki gençlerin enerji sektörüne ilgisinin arttığını savundu. Bloomberg verileri ise sektörde üretimin rekor kırmasına karşın son on yılda 250 bin kişilik istihdam kaybı yaşandığını gösteriyor.

ABD merkezli kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin tepe yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin kamuoyu nezdinde petrol şirketlerinin yerini alarak “bir numaralı halk düşmanı” haline geldiğini söyledi.

Financial Times gazetesine konuşan Van’t Hof, iyi gelir ve güçlü kariyer fırsatları arayan gençlerin artık petrol sektörünü dışlanan bir alan olarak görmediğini vurguladı.

Teknoloji şirketlerinin, özellikle veri merkezlerinin inşası nedeniyle yoğun bir toplumsal baskıyla karşı karşıya kaldığını belirten Van’t Hof, enerji sektörüne yönelik yaklaşımın ise dönüştüğünü savundu.

The New York Times gazetesinin daha önce yer verdiği haberde, veri merkezlerine yönelik endişelerin çevreye dönük tehditler ve sohbet robotlarına olan bağımlılıkla bağlantılı olduğu aktarılmıştı.

Van’t Hof, toplumun enerjinin gündelik hayattaki vazgeçilmez rolünü artık çok daha iyi kavradığına dikkat çekti.

Gelişmeleri değerlendiren Diamondback yöneticisi, şu ifadeleri kullandı:

“Birkaç yıl öncesine kadar neredeyse her gün petrol sektörünün öldüğüne dair makaleler çıkıyordu. Ancak bugün insanların bunun saygın, iyi ödeme yapan, ayrıca yapay zeka ile enerjinin kesiştiği bir alan olduğunu anladığını düşünüyorum.”

Söz konusu dönüşümün istihdam piyasasına da yansıdığını kaydeden Van’t Hof, sektöre genç yetenek akışı yaşandığını ve staj başvurularında artış görüldüğünü dile getirdi.

Van’t Hof, değerlendirmesini şu sözlerle sürdürdü: “Enerji sektörü havalı olabilir mi? Evet, sanırım öyle. Artık asıl bilişimciler kötü adam olarak görülüyor.”

Teksas merkezli olan ve kayaç petrolü çıkaran Diamondback, 56 milyar dolarlık ciroya sahip. Şirket, ABD’nin güneyindeki geniş petrol ve doğalgaz bölgesi Permian Havzası’nın en büyük bağımsız petrol üreticisi konumunu elinde tutuyor.

Öte yandan Bloomberg, Temmuz ayında geçtiği haberde ABD petrol ve doğalgaz sektörünün son on yılda istihdamını yaklaşık yüzde 40 oranında azalttığını duyurmuştu.

Bu oran 250 bin kişilik iş kaybına denk gelirken, söz konusu pozisyonların büyük kısmının geri dönmeyeceği kaydedildi.

İstihdamdaki bu sert düşüşe rağmen, aynı dönemde ham petrol üretimi yüzde 50 artış kaydetti.

Bloomberg’in aktardığına göre 2014 yılındaki fiyat çöküşünün ardından yatırımcılar şirketlerden daha yüksek verimlilik ve kâr talep etmeye başladı.

Bu baskı; işten çıkarmaları, şirket birleşmelerini, ileri teknolojilerin kullanımını, otomasyonu ve robotik sistemleri beraberinde getirdi.

Ajansın hesaplamalarına göre sektörde 2023 yılının başından bu yana gerçekleşen birleşme ve devralma işlemlerinin toplam hacmi 500 milyar doları aştı ve önceki üç yıllık dönemin toplamını yüzde 20’den fazla geride bıraktı.

Güncel verilerle ABD’deki ham petrol üretimi günlük 13,8 milyon varille rekor seviyeye ulaşsa da sektördeki istihdam son üç yılın en düşük seviyesinde seyrediyor.

Ülkedeki enerji şirketleri, 2014 yılında çalışan sondaj kulelerinin üçte birinden daha azıyla faaliyet gösteriyor; ancak sahadaki her bir kule artık o döneme kıyasla yaklaşık dört kat daha fazla petrol üretiyor.

Okumaya Devam Et

Amerika

ABD, ismi açıklanmayan “büyük” bir bankaya yaptırım uygulayacak

Yayınlanma

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Trump yönetiminin önümüzdeki hafta büyük bir bankaya yaptırım uygulayacağını söyledi.

Yeni yaptırım, yine İran’a karşı iktisadi abluka kapsamında ilan edilecek.

“Real America’s Voice” programına konuk olduğu sırada ne finans kurumunun adını ne de bulunduğu ülkeyi belirten Bessent, bu adımın pazartesi günü (14 Eylül) atılacağını ifade etti.

Bessent, bu adımın başlangıçta cuma günü gerçekleştirilmesinin planlandığını fakat 11 Eylül 2001 saldırılarının 25. yıldönümü anma törenleri nedeniyle ertelendiğini belirtti.

Bessent şöyle konuştu:

“Herkes bu rejimle ilişkisini kesene kadar bu sürece devam edeceğiz. Bunu o kadar kârsız hale getireceğiz ki, şirketinizin ya da kendinizin, kişisel mali durumunuzun yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmasını göze almak istiyorsanız, buyurun deneyin. ⁠Ama peşinize düşeceğiz.”

ABD, Türkiye’deki bir bankaya “İran bağlantılı” olduğu iddiasıyla yaptırım uyguladı

ABD, Şubat ayında çatışmanın başlamasından bu yana İran’a karşı petrol ihracatı, nakliye ağları, silah tedarik kanalları, finansal aracılar, dijital varlık borsaları ve havacılık bağlantılarını hedef alan bir dizi ekonomik önlem uyguladı.

Trump yönetimi, geçen ay Bessent’in “Ekonomik Dışlama Operasyonu” olarak adlandırdığı girişimle kampanyasını tırmandırdı.

ABD, yaklaşık 60 kuruluş, kişi ve gemiye yaptırımlar uyguladı ve deniz taşımacılığı, havacılık, teknoloji, altın ve dijital varlıklar gibi sektörlerde İran’la iş yapanlara yönelik ikincil yaptırımların kapsamını genişletti.

Beyaz Saray geçen hafta İstanbul merkezli Golden Global Bank’ı, Çin’in İran petrolü karşılığında ödediği büyük meblağları Devrim Muhafızları’na aktardığı gerekçesiyle yaptırım kapsamına almıştı.

İran üzerindeki baskı giderek artmasına rağmen, ABD Başkanı Donald ​Trump savaşın Kasım ayındaki ABD ara seçimlerinden sonraya kadar sona ermeyeceğini öngördü.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English