Asya
Xi Jinping Çin Komünist Partisi’nin ‘küresel etkisini’ övdü

Çin Komünist Partisi’nin (ÇKP) kuruluşunun 105. yıl dönümünde konuşan Xi Jinping, parti üyelerine teyakkuz halinde kalmaları ve zorluklara hazırlıklı olmaları uyarısında da bulundu
Kritik kongreye bir yıl kala Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, Komünist Parti’nin hem ülke içindeki hem de küresel düzeydeki yönetim kapasitesine güçlü bir güven mesajı verdi. Xi, hızla değişen küresel rüzgârlar karşısında parti üyelerine disiplinli ve odaklanmış kalma çağrısında bulundu.
Çin Komünist Partisi’nin kuruluşunun 105. yıl dönümü dolayısıyla yaptığı kapsamlı konuşmada Xi, ÇKP’yi dünyanın en büyük iktidar partisi olarak nitelendirdi; partinin “önemli bir küresel etkiye” ve “halkın gerçek desteğine” sahip olduğunu söyledi.
Parti liderinin, Çin’i zor durumdaki bir ülkeden küresel bir süper güce dönüştüren geçmiş başarıları övmesi geleneksel bir tutum olsa da, bu yılki konuşmanın tonu Xi’nin önceki yıl dönümü konuşmalarına kıyasla belirgin biçimde daha özgüvenliydi.
Xi, partinin başarısının küresel kalkınma anlayışını kökten değiştirdiğini ve diğer gelişmekte olan ülkelere yeni bir model sunduğunu vurguladı.
Her beş yılda bir yapılan yıl dönümü konuşmasında, “Çin halkı, partinin liderliği altında yeni bir medeniyet biçimi yarattı ve diğer gelişmekte olan ülkeler için modernleşmeye giden yolları genişletti,” dedi.
Xi, “Ortak kader topluluğunun inşasını teşvik ediyoruz… Parti liderliğindeki sosyalist Çin, artık dünya barışının istikrar unsuru, küresel büyümenin katkı sağlayıcısı ve uluslararası düzenin savunucusu olarak evrensel biçimde kabul görüyor” ifadelerini kullandı.
Bu özgüven gösterisi, uluslararası dalgalanmaların arttığı bir döneme denk geliyor. İsveç’teki Uppsala Üniversitesi’nin bir araştırmasına göre geçen yıl, taraflarından birinde ya da her iki tarafında devletlerin yer aldığı 65 silahlı çatışma yaşandı. Bu sayı, İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana kaydedilen en yüksek seviye oldu.
Ukrayna ile Rusya arasındaki savaşın yanı sıra ABD ile İran arasındaki çatışma da dahil olmak üzere büyük krizler hâlâ çözüme kavuşmuş değil.
Bu çalkantılı tablo karşısında Xi, parti üyelerine teyakkuz halinde kalmaları ve yaklaşan zorluklara hazırlıklı olmaları uyarısında bulundu. Çin’in “şiddetli rüzgârlar ve sert dalgalar” karşısında ayakta kalmaya hazır olması gerektiğini söyledi. Xi bu ifadeyi, muhtemel ekonomik, siyasi ve güvenlik krizlerini tanımlamak için sık sık kullanıyor.
Xi’ye göre bu baskılara dayanabilmek için parti disiplinli ve odaklanmış kalmalı; “partinin saflığını zedeleyen tüm unsurları kararlılıkla ortadan kaldırmalı”. Bu ifade, devam eden yolsuzlukla mücadele kampanyalarına açık bir gönderme niteliği taşıyor.
Aynı zamanda Xi, yetkililere esnek ve yaratıcı olmaları çağrısında bulundu; karmaşık küresel gerçekliklerin bilimsel analizi yoluyla risklerin öngörülmesi gerektiğini belirtti.
“Zor sorunlarla yüzleşmeye cesaret etmeli ve bunu başarmakta maharetli olmalıyız,” dedi. “Rakibimiz ne kadar güçlü, karşılaştığımız zorluklar ne kadar ağır olursa olsun, asla korkuya kapılmamalı ya da geri adım atmamalıyız… Demirden bir iradeyle her fırtınayı atlatabiliriz.”
Xi, eski Çin klasiği Belgeler Kitabı’na atıf yaparak parti üyelerine “büyük başarıların yüce hedefler, büyük davaların ise gayretli çaba gerektirdiğini” hatırlattı.
Konuşma, Pekin’deki Büyük Halk Salonu’nda düzenlenen büyük törende yapıldı. Zi burada, partiye olağanüstü katkıları nedeniyle sekiz kişiye 1 Temmuz Madalyası takdim etti.
Madalyayı alanlar arasında askerî gaziler, silah uzmanları ve yoksulluğun azaltılması ile toplum çalışmalarında görev alan yerel kamu görevlileri yer aldı. Partinin en yüksek bireysel onuru olan bu madalya, ilk kez 2021’de partinin kuruluşunun yüzüncü yılı kutlamaları sırasında 29 üyeye verilmişti.
Tören, kritik bir siyasi döneme denk geliyor. Parti, gelecek yıl yapılacak ulusal parti kongresi için hazırlıklara şimdiden başladı. Beş yılda bir düzenlenen bu kongrede yeni liderlik kadrosu açıklanacak ve Xi’nin parti lideri olarak bir beş yıl daha görev yapmasının onaylanması bekleniyor.
Savunma konusuna da değinen Xi, Halk Kurtuluş Ordusu’nun modernizasyonunun hızlandırılması çağrısında bulundu. Orduya, 1 Ağustos 2027’ye kadar yüzüncü yıl hedeflerine ulaşma talimatı verirken, 2050’ye kadar “dünya çapında” bir ordu inşa etme yönündeki daha geniş hedefin de sürdürülmesini istedi.
Xi, “ordunun siyasi inşasının kapsamlı biçimde ilerletilmesi” ve “silahlı kuvvetlerin hukuka uygun şekilde yönetilmesi” gerektiğini vurguladı. Bu sloganlar, Pekin’in ordu içindeki sert yolsuzlukla mücadele kampanyasıyla yakından bağlantılı.
Bu vurgu, Çin’in en üst düzey askerî karar alma organı olan Merkezi Askerî Komisyon’un yedi üyesinden beşi de dahil olmak üzere çok sayıda üst düzey generalin görevden alındığı Halk Kurtuluş Ordusu içindeki tasfiyelerin ardından geldi.
Hassas Tayvan meselesine ilişkin olarak Xi, Pekin’in uzun süredir dile getirdiği pozisyonu tekrarladı; ancak acil bir zaman çizelgesine işaret etmedi.
“Tayvan meselesini çözmek ve anavatanın tam birleşmesini gerçekleştirmek, partimizin sarsılmaz tarihî misyonu ve tüm Çin halkının ortak arzusudur,” dedi.
Xi, “Tayvan bağımsızlığı yanlısı ayrılıkçı güçlerin kararlılıkla bastırılacağını, dış güçlerin müdahalesine karşı çıkılacağını ve ulusal birleşme büyük davasının istikrarlı biçimde ilerletileceğini” söylerken, Boğaz’ın iki yakası arasında daha derin temaslar, ekonomik işbirliği ve bütünleşik kalkınma çağrısı da yaptı.
Xi ayrıca selefleri Mao Zedong, Deng Xiaoping, Jiang Zemin ve Hu Jintao’ya da saygılarını sundu; onların “Çin ulusunun büyük yeniden canlanmasına tarihî katkılarda” bulunduğunu söyledi.
Batı’daki geçmiş askerî değerlendirmeler, Halk Kurtuluş Ordusu’nun 2027 modernizasyon takvimini yakından Tayvan Boğazı’nda yaşanabilecek muhtemel bir çatışmayla ilişkilendirmişti. Ancak analistler, Xi’nin konuşmasındaki tonun ölçülü olduğuna dikkat çekti.
Pekin Birleşik Üniversitesi Tayvan Araştırmaları Enstitüsü profesörlerinden Zhu Songling, konuşmanın Tayvan konusunda hızlandırılmış bir takvimden ziyade “istikrarlı” bir ilerleyişe işaret ettiğini söyledi.
Zhu’ya göre Xi’nin sözleri, Pekin’in birleşme hedefini kendi belirlediği tempoda sürdüreceğini; gerekli siyasi, ekonomik ve uluslararası koşulları zaman içinde sistematik biçimde inşa etmeye odaklanacağını gösterdi.
Tsinghua Üniversitesi Ulusal Stratejik Araştırmalar Enstitüsü kıdemli araştırmacısı Xie Maosong ise Zi’nin konuşmasının, Çin-ABD rekabetinin yoğunlaştığı bir dönemde özgüven mesajı verdiğini belirtti.
“ABD, Çin tarafından geride bırakılmayı elbette kabul etmek istemiyor. Bu da Washington’ın Pekin’e karşı çeşitli çevreleme yöntemlerine başvurmasına yol açıyor,” dedi.
“Ancak Çin-ABD ilişkileri artık stratejik istikrar aşamasına ulaşmış durumda. Bu da esasen iki ülke arasındaki güç dinamiğinin kabaca dengelenmeye başladığı anlamına geliyor” diye ekledi.
Asya
6,3 milyar dolarlık Binance vurgunundan “Kuzey Koreli hackerlar” sorumlu iddiası

Dünyanın en büyük kripto para borsası Binance, sektör rekoru niteliğinde 6,3 milyar dolarlık bir siber saldırıya uğradı.
The Guardian’a göre uzmanlar, olası failin Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti (KDHC) olduğunu belirtiyor.
Binance, etkilenen varlıkları dondurmak için aceleyle harekete geçti ve şu ana kadar yaklaşık 3 milyar dolarlık tutar tespit edildi.
Şirket, geri kalan 3,3 milyar dolar hakkında herhangi bir güncelleme yapmadı.
Binance’in kurucu ortağı Yi He, şirketin “tüm siber saldırı kayıplarını” karşılayacağını söyledi.
Analistler, saldırıyı KDHC devletinin desteklediği hackerlara atfetti. The Guardian’a göre KDHC’nin kripto hırsızlığı konusunda bir geçmişi var ve FBI’a göre, geçen yıl Tokyo’daki bir kripto para borsasından yaklaşık 1,5 milyar dolarlık sanal varlığın çalınmasının arkasında da bu ülke vardı.
Bu olay, o zamana kadar kaydedilen en büyük kripto hırsızlığı rekoruydu.
Kripto analiz şirketi TRM, saldırıyı “yüksek güven derecesiyle” Kuzey Kore’nin seçkin hacker birimi TraderTraitor’a atfetti.
Bir başka analiz kuruluşu olan Chainalysis de soygunu TraderTraitor’a bağladı.
Binance, fonların çalındığını açıkça doğrulamadı. Fakat TRM ve Chainalysis, 6 milyar dolardan fazla paranın çalındığını iddia etti. Şirket, ekiplerinin sorunu çözmek için “gece gündüz çalıştığını” belirtti.
Binance’in açıklamasına göre, ilk soruşturma sonuçları, güvenlik ihlalinin Binance mühendislerinden birine ait hacklenmiş bir dizüstü bilgisayarla başlamış olabileceğini ve bu sayede bir saldırganın şirketin sistemlerinden birine erişim sağlayarak yetkisiz para çekimleri gerçekleştirebildiğini ortaya koydu.
Kullanıcıların dijital varlıkları alıp satmasına ve ticaretini yapmasına olanak tanıyan Binance’in dünya çapında 335 milyon kayıtlı kullanıcısı bulunuyor ve borsanın 2025 yılı yıllık raporuna göre, saklama altındaki varlıkların toplam değeri yaklaşık 162,8 milyar dolardı.
Binance’in eş genel müdürlerinden Richard Teng, “Sonuç olarak, paranız güvende ve her türlü zararı biz karşılıyoruz,” dedi.
Şirket yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“Önlem olarak, güvenlik ekiplerimiz kolluk kuvvetleri ve sektördeki ortaklarımızın yakın desteğiyle kontroller yaparken, cüzdan altyapısını güvence altına alırken ve etkilenen varlıkları takip ederken, tüm para yatırma ve çekme işlemleri geçici olarak askıya alınmıştır.”
Piyasalar cuma günü Asya seansının başlarında hemen tepki gösterdi ve açık ara en popüler kripto varlık olan bitcoin, %3’ün üzerinde düşüş yaşayarak 76.368 dolar ile son altı haftanın en düşük seviyesine geriledi.
Kripto borsası Coinbase Global’in hisseleri %4,8 değer kaybederken, bitcoin alıcısı Strategy’nin hisseleri ABD piyasalarında uzatılmış işlem saatlerinde yaklaşık %6 düştü.
Binance, 2017 yılında Changpeng Zhao tarafından kuruldu. Zhao, 2023 yılında platformda kara para aklanmasını önleyememesiyle ilgili olarak ABD’de suçunu kabul etmişti. Donald Trump, 2025 yılında onu affetti.
Zhao, perşembe günü X’te paylaştığı mesajda, “Kullanıcı fonları güvende!” dedi ama olayın “Binance’e yönelik bir siber saldırıya benzediğini” de ekledi.
Artık Binance’i yönetmediğini belirten Zhao, “Hissedar olarak tüm kullanıcı fonlarının tam olarak karşılanmasını bekliyorum,” dedi.
Chainalysis ve diğer sektör uzmanlarına göre, olay doğrulanırsa bu, dünyanın en büyük kripto hırsızlığı olabilir.
Büyük kripto piyasa yapıcı GSR’nin sistematik OTC iş kolunun başkanı Aravind Srinivasan, “Bu, tarihin en büyük siber saldırısı,” dedi.
Analistler, varlıkların olası kaybının ötesinde, bu güvenlik ihlalinin kripto para piyasası üzerinde daha geniş kapsamlı etkileri olabileceğini belirtti.
Zira kripto para piyasası, son zamanlarda ABD’deki faiz oranlarındaki artış ve borsa yatırım fonu alıcılarından gelen talebin zayıflaması nedeniyle zaten baskı altındaydı.
Binance, kullanıcılar için güvenli bir varlık fonu işletiyor; şirketin web sitesinde belirtildiği üzere, bu fon tamamen bitcoin olarak tutulan bir rezerv olup, güvenlik ihlalleri durumunda kullanıcı varlıklarını korumayı amaçlıyor.
Stabil kripto para ihraççısı Tether, olayla bağlantılı yaklaşık 1,57 milyar dolarlık varlığı dondurduğunu açıklarken, Circle ise 800 milyon dolardan fazla tutarı dondurdu.
Trump ve ailesiyle bağlantılı bir kripto şirketi olan World Liberty Financial, perşembe günü yaptığı açıklamada, Binance saldırısı olarak nitelendirdiği olayda çalınan fonları dondurmak için kripto para saklama hizmeti sağlayıcısı BitGo ile işbirliği yaptığını belirtti.
Binance’ten Yi, 27 milyon dolarlık stabilcoin ve yaklaşık 2 milyon dolar değerinde World Liberty tokeninin dondurulduğunu söyledi.
Bu olay, kripto para hırsızlıklarının art arda yaşandığı bir dizi olaya bir yenisini ekliyor. TRM Labs’taki araştırmacılara göre, geçen yıl saldırganlar yaklaşık 150 saldırı sonucunda 2,9 milyar dolar değerinde kripto para çaldı.
Eylül ayında kripto para borsası Bitget, platformundan yaklaşık 350 milyon dolar değerinde kripto paranın çalındığını açıkladı; bu durum, sektörün bilgisayar korsanlarına karşı ne kadar savunmasız olduğunu ortaya koydu.
Asya
Mao gafı krize yol açtı: Mbappe özür diledi, Çin’de boykot başladı

Kylian Mbappe, internette yayılan bir videoda Çin’in kurucu lideri Mao Zedong hakkındaki sözleri nedeniyle üç dilde özür diledi. Çinli dev markaların sponsorluk anlaşmalarını iptal etmesinin ardından devlet televizyonu La Liga maçlarının yayınına ara verdi.
Fransa Milli Takımı ve Real Madrid’in yıldız futbolcusu Kylian Mbappe, internette hızla yayılan bir videoda Çin’in kurucu lideri Mao Zedong hakkında şaka yapması üzerine patlak veren krizin ardından özür diledi.
Çinli dev markaların sponsorluk anlaşmalarını peş peşe feshetmesiyle başlayan tepki dalgası, İspanya 1. Futbol Ligi La Liga’nın Çin’deki televizyon yayınlarının askıya alınmasına kadar uzandı.
Tepki çeken videoda Mbappe, kendisiyle ilgili internette gördüğü en komik görselin, yüzünün fotomontajla “bir adamın, sanırım bir Çin diktatörünün” bedenine yerleştirildiği içerik olduğunu söylüyor.
Bu sözlerin, futbolcunun yüzünün Mao Zedong’un bilinen portresine yerleştirildiği bir internet mizahına gönderme olduğu görülüyor.
Tepkilerin büyümesi üzerine Fransız forvet Fransızca, Çince ve İngilizce olmak üzere üç dilde yayımladığı yazılı açıklamada, “Yaptığım yorum düşüncesizceydi. Şimdi Çin’de ve dünya genelindeki Çinli topluluklarda birçok insanı incittiğini anlıyorum. Sözlerimin üzdüğü herkesten özür dilerim” dedi.
Krizin büyümesi üzerine La Liga yönetimi de resmi bir özür açıklaması yayımlamak zorunda kaldı.
Açıklamada, “Kylian Mbappe’nin son yorumlarının Çinli taraftarlar arasında yarattığı kırgınlıktan derin üzüntü duyuyoruz. Bu yorumlar kişisel sıfatla yapılmıştır ve La Liga’yı temsil etmemektedir” ifadeleri yer aldı.
Çin’de, 1976 yılında hayatını kaybeden ve sert politikaları tarihçiler tarafından kitlesel kıtlık ile milyonlarca insanın ölümüyle ilişkilendirilen kurucu lider Mao hakkında espri yapmak en katı tabular arasında kalmayı sürdürüyor.
Sponsorlar anlaşmaları tek tek bozdu
Açıklamanın ardından Çin’in önde gelen ticari markaları yıldız futbolcuyla yollarını ayırdı.
Bu yılki Dünya Kupası sırasında Mbappe’nin yapay zekayla üretilmiş görüntülerini spor içeceği reklamlarında kullanan içecek devi Dongpeng, Fransız kaptanla tüm işbirliğini sonlandırdığını duyurdu.
Şirket açıklamasında, “Firmamız, ulusal duyguları inciten her türlü davranışa kesinlikle karşı çıkmakta ve sıfır tolerans politikası uygulamaktadır” dedi.
Çin’in en büyük süt ürünleri üreticisi Mengniu ve peynir markası Milkground da bugüne dek ülkede milyonlarca sosyal medya takipçisiyle büyük bir hayran kitlesine sahip olan Mbappe ile bağlarını kopardığını açıkladı.
Çin’in sosyal medya platformu Weibo’da “Dongpeng İçecek Mbappe ile işbirliğini sonlandırdı” başlığı, 430 milyon görüntülenmeyle en çok konuşulan konu haline geldi. Bir Weibo kullanıcısı söz konusu ifadelerin “kırmızı çizgiyi aşan son derece ciddi yanlış sözler” olduğunu yazarken, birçok kullanıcı Dongpeng’e Mbappe’nin resimlerini şişelerden kaldırması çağrısında bulundu.
Ülkenin en büyük çevrimiçi futbol platformlarından Dongqiudi de Mbappe’nin ifadelerinin “Çin’e ve Çin halkına yönelik bir hakaret” niteliği taşıdığını belirtti.
Geçtiğimiz pazartesi günü dünyanın en iyi futbolcusuna verilen Ballon d’Or ödülünde İngiliz forvet Harry Kane’in arkasında ikinci sırayı alan 27 yaşındaki futbolcu, eylül ayında Fransız spor gazetesi L’Equipe’e verdiği bir mülakatta kendisini askeri bir diktatör olarak gösteren eski bir internet mizahına değinmişti.
Mbappe o söyleşide, “Bunun komik bir yanı var… Ama bir diğer yanı da bu tür insanların tarih boyunca yol açtığı yıkım yüzünden o kadar komik değil” ifadelerini kullanmıştı.
Dışişleri devrede, devlet televizyonu maçları kesti
Gelişmeler Pekin yönetiminin de gündemine girdi. Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Guo Jiakun olağan basın toplantısında, Mbappe ile ilgili haberlerden haberdar olduklarını belirterek, “Çin halkının duygularını inciten söz ve eylemler, Çin toplumunun tüm kesimlerinden doğal olarak ortak bir ret tavrıyla karşılaşacaktır” diye konuştu.
The Paper yayın organının devlet televizyonu kaynaklarına dayandırdığı habere göre, CCTV kanalı La Liga maçlarının tüm yayınlarını askıya aldı ve Mbappe’nin yer aldığı tüm reklamları yayından kaldırdı.
Bununla birlikte CCTV’nin internet sitesinde, bu hafta sonu oynanacak La Liga karşılaşmaları çevrimiçi yayın akışı çizelgesinde görünmeye devam ediyor.
Pekin merkezli spor danışmanlığı şirketi Key-Solution Sports Consulting’in kurucusu Adam Zhang, Mbappe özür dilemeden önce AFP’ye yaptığı açıklamada, krizin yatışması için hızlı hareket edilmesi gerektiğini vurgulayarak, “İçten bir açıklama yapmak şart. Ne kadar erken olursa o kadar iyi” uyarısını yapmıştı.
Çinli taraftarlar da tepkilerini doğrudan dile getirdi. Pekin’deki bir alışveriş merkezinde çalışan 30 yaşındaki Zhang Jingqi, “Mbappe’yi sahada izlemekten gerçekten keyif alırdım. Fakat dün bu haber çıktığından beri, üzülerek söylüyorum ki bu hayranlığımı tamamen kaybettim” dedi.
Tayvan, Tibet ve Hong Kong gibi Pekin açısından hassas konulara değinen küresel spor yıldızları daha önce de Çin’de benzer tepkilerle karşılaşmış ve sponsorlarını kaybetmişti.
Asya
Çin, ticari sırlarını ‘yabancı kuruluşlara’ karşı korumak için yeni kurallar hazırladı

Kamuoyunun görüşüne açılan düzenleme taslağı, Çin’in ticari sırlarını yabancı kuruluşlara karşı koruyarak ‘ulusal egemenliğini’ ve ‘kalkınma çıkarlarını’ güvence altına almayı hedefliyor.
Çin Ticaret Bakanlığı, pazartesi günü yaptığı açıklamada, ülkenin ticari sırlarını korumaya yönelik özel kurallar hazırladığını ve önerilen düzenlemeleri kamuoyunun görüşüne açtığını duyurdu.
South China Morning Post’un bakanlığın yayımladığı taslak metinden aktardığına göre düzenlemeler, “yabancı bir kuruluşun uluslararası ekonomi, ticaret ve bunlarla bağlantılı faaliyetler sırasında Çin’e ait ticari sırları ihlal eden eylemlerde bulunması” ve bu eylemlerin “Çin’in ulusal egemenliğini, güvenliğini ve kalkınma çıkarlarını tehlikeye atması veya bunlara yönelik gerçek bir tehdit oluşturması” durumlarında uygulanacak.
Taslağa göre Ticaret Bakanlığı, yasaklanmış faaliyetlerde bulunduğu tespit edilen yabancı kuruluşlara bir veya birden fazla yaptırım uygulayabilecek. Bu yaptırımlar arasında söz konusu kuruluşların Çin ile mal, teknoloji ve hizmet ticaretinin kısıtlanması veya yasaklanması ve Çin’de yeni yatırım yapmalarının sınırlandırılması da bulunuyor.
Öngörülen diğer tedbirler arasında, kuruluşların personelinin ve taşıtlarının Çin’e girişinin sınırlandırılması, ülkede bulunan personelin çalışma izinleri ve oturma haklarının iptal edilmesi veya kısıtlanması ve ihlalin ağırlığıyla orantılı para cezaları uygulanması yer alıyor.
Taslak düzenleme, Çin’in elektrikli araçlar, bataryalar ve nadir toprak elementlerinin işlenmesi gibi sektörlerde lider konuma yükseldiği bir dönemde hazırlandı. Bu sektörlerde teknolojik bilgi birikimi ve ticari sırlar, rekabet gücünün temel unsurları arasında yer alıyor.
Economist Intelligence Unit’in kıdemli ekonomistlerinden Xu Tianchen, “Çin’in ABD ve Avrupa Birliği ile rekabeti bağlamında ticari sırların korunması gerçekten daha önemli hale geldi” dedi.
South China Morning Post’a konuşan Xu, “Özellikle Çin’in uluslararası ziyaretçilere yönelik daha açık bir politika benimsemesiyle birlikte şirketler, olası ticari casusluk faaliyetlerine karşı dikkatlerini artırmak isteyeceklerdir” ifadelerini kullandı.
Ticaret Bakanlığının hazırladığı düzenleme, bu ayın başında Bilim ve Teknoloji Bakanlığı ile birlikte yayımladığı ayrı bir taslak planın ardından geldi. Söz konusu planda, yapay zekâdan biyoteknolojiye ve fotovoltaik güneş enerjisine kadar uzanan sektörlerde 14 teknolojiyi kapsayan ihracat yasakları önerilmişti.
Xu, teknoloji ihracat kataloğunda yapılması planlanan değişikliklerin hangi teknolojilerin korunması gerektiğini tanımladığını, yeni düzenlemelerin ise hükümetlerin ve şirketlerin bu tür durumlarda nasıl hareket etmesi gerektiğini belirleyeceğini söyledi.
Yeni kurallar, Ticaret Bakanlığına yabancı kuruluşların faaliyetlerinin Çin’in egemenliği, güvenliği veya kalkınma çıkarları açısından tehdit oluşturup oluşturmadığını soruşturma yetkisi de verecek.
Düzenlemeler, soruşturma altındaki yabancı kuruluşların yetkililerle işbirliği yapmasını ve ilgili bilgileri sağlamasını zorunlu kılarken, söz konusu kuruluşlara kendilerini savunma hakkı da tanıyor. Bununla birlikte, bir kuruluşun işbirliği yapmaması veya “soruşturmayı başka şekillerde engellemesi” durumunda Bakanlık, mevcut bulgulara dayanarak karar verebilecek.
Taslak metne göre şirketler ve bireyler de yabancı kuruluşların ticari sırları ihlal ettiğine ilişkin iddialarını Ticaret Bakanlığına bildirebilecek.
Bakanlığın açıklamasına göre taslak düzenleme şu anda kamuoyunun görüşüne açık bulunuyor. Görüş ve önerilerin 24 Kasım’a kadar iletilmesi gerekiyor.
Geçen hafta ABD Dışişleri Bakanlığı, Amerikan şirketlerine ait ticari sırları çaldıklarından şüphelenilen beş Çinli kuruluşa, Amerikan Fikri Mülkiyetini Koruma Yasası kapsamında kapsamlı yaptırımlar uygulayacağını duyurmuştu.
Yaptırım uygulanan kuruluşlar arasında, eski Google yazılım mühendisi Ding Linwei tarafından kurulan Shanghai Zhisuan Technology, risk sermayesi şirketi MiraclePlus ve bunlarla bağlantılı üç kuruluş yer alıyor.
Çin Ticaret Bakanlığı ise buna karşılık yaptığı açıklamada, söz konusu adıma “kesinlikle karşı çıktığını” belirtti. Bakanlık, yaptırımların “Çinli şirketleri damgaladığını” ve bu şirketlerin hak ve çıkarlarına ciddi zarar verdiğini savundu.
Bakanlık ayrıca Çinli yapay zekâ şirketlerinin hızlı gelişiminin, temel araştırma alanında yıllardır sürdürülen çalışmaların ve inovasyona yapılan kesintisiz yatırımların sonucu olduğunu, ticari sırların çalınmasıyla hiçbir ilgisi bulunmadığını vurguladı.
Amerika2 hafta önceSenatör Sanders: Silikon Vadisi zenginleri “korkunç bir plan” üzerinde çalışıyor
Diplomasi7 gün önce“Küresel Britanya” ve Kürt Reçetesinin İzleri
Dünya Basını1 hafta önceProf. Wolff: Batı sömürgeciliğin sonuna geldiğini inkar ediyor
Söyleşi1 hafta önce“AfD, Alman büyük sermayesindeki iç çelişkinin bir ifadesi”
Görüş2 hafta önceFransa sokaklarında kaos ve hesaplaşma
Dünya Basını1 hafta önceAmerika inkâr girdabında: Üç düşünürden sistemin çöküşüne dair uyarılar
Dünya Basını2 hafta önce“Tescilli aşırı sağcı”: Alman parti sisteminin bumerangı
Amerika2 hafta önceMilenyum kuşağı tarihin en büyük nostalji dalgasını başlattı











