Bizi Takip Edin

Amerika

Yapay zeka ile ilgili artan endişeler hisseleri vurmaya devam ediyor

Yayınlanma

Yapay zeka ile ilgili artan endişeler, küçük yazılım üreticilerinden büyük varlık yönetim şirketlerine kadar, bu konuda dezavantajlı durumda olan şirketlerin hisselerini vurmaya devam ediyor.

En son satış dalgası salı günü, az bilinen bir girişim olan Altruist tarafından piyasaya sürülen bir vergi stratejisi aracının Charles Schwab, Raymond James Financial ve LPL Financial Holdings hisselerini %7 veya daha fazla düşürmesiyle patlak verdi.

Bu, bazı hisseler için nisan ayında piyasanın ticaret savaşı nedeniyle çöküşünden bu yana en derin düşüş oldu. 

Fakat Bloomberg’e göre bu, yapay zekaya yatırılan yüz milyarlarca dolarlık yeni ürünlerin ortaya çıkmasıyla hızla yayılan “önce sat, sonra sor” zihniyetinin en son örneğiydi ve teknolojinin tüm sektörleri nasıl altüst edebileceği konusunda endişe yarattı.

Gabelli Funds’ın para yöneticisi John Belton, “Herhangi bir potansiyel bozulma riski olan her şirket, ayrım gözetmeksizin satılıyor,” dedi.

Yapay zeka alanındaki gelişmeler, son birkaç yıldır Wall Street’in gündeminde ön sıralarda yer alıyor ve teknoloji hisseleri bu alanda öncülük ediyor.

Hisse senedi fiyatlarının rekor seviyelere yükselmesiyle birlikte, bunun patlamak üzere olan bir balon mu olduğu yoksa Amerikan şirketlerini yeniden şekillendirecek bir verimlilik patlaması mı olacağı konusunda sorular devam etti.

Fakat geçen haftanın başından itibaren, yapay zeka ürünlerinin piyasaya sürülmesi, büyük bir değişime yol açtı.

Yatırımcılar, kazananları seçmeye odaklanmak yerine, yerinden edilme riski olan şirketlerin hisselerine sahip olmaktan kaçınmaya çalışıyorlar.

Graniteshares Advisors’ın CEO’su Will Rhind şunları söyledi:

“Bundan sonra ne olacağını bilmiyorum. Geçen yıl hepimiz yapay zekaya inanıyorduk, ama kullanım alanlarını arıyorduk. Giderek daha güçlü ve daha çekici görünen kullanım alanlarını keşfetmeye devam ettikçe, bu durum şimdi bir dönüşüme yol açıyor.”

Yazılım endüstrisi bir süredir yapay zeka ile ilgili endişelerle boğuşuyor. Geçen hafta, Anthropic’in yeni araçları yazılım, finansal hizmetler, varlık yönetimi ve hukuk hizmetleri sektörlerindeki hisse senetlerinde derin bir düşüşe neden olunca, bu endişeler diğer sektörlere de yayılmaya başladı.

Aynı endişeler, çevrimiçi pazar yeri Insurify’ın ChatGPT’yi kullanarak otomobil sigortası fiyatlarını karşılaştıran yeni bir uygulamayı tanıtmasının ardından pazartesi günü ABD’li sigorta brokerlerinin hisselerini vurdu.

Salı günü, varlık yönetimi hisseleri bir sonraki kurban oldu ve finans danışmanlarının müşteriler için stratejileri kişiselleştirmelerine yardımcı olan Altruist’in ürünü Hazel tarafından aşağı çekildi.

Altruist CEO’su Jason Wenk, birçok yatırım şirketinin piyasa değerinden milyarlarca doları silip süpüren borsa tepkisinin boyutuna kendisinin bile şaşırdığını söyledi. Fakat bunun, şirketinin oluşturduğu rekabet tehdidi hakkında güçlü bir sinyal verdiğini belirtti.

Wenk şunları söyledi:

“İnsanlar yavaş yavaş farkına varıyor: Hazel’ı oluşturmak için kullandığımız bu mimari, varlık yönetimindeki herhangi bir işi değiştirebilir. Genellikle bu işler tüm ekipler tarafından yapılır. Ve bunlar, aylık 100 dolar karşılığında yapay zeka ile etkili bir şekilde yapılabilir.”

OpenAI ve Anthropic gibi yapay zeka şirketleri, geliştiricilerin kod yazma ve hata ayıklama sürecini kolaylaştırmaya yardımcı olan ürünlerle yazılım mühendisliğine sağlam bir giriş yaptı ve diğer sektörlere de girmeye başladı.

Fakat bu teknolojinin nasıl benimseneceği konusunda pek çok soru var. Örneğin, bankacılık sektörü, kripto, elektronik hizmetler ve diğer teknolojilerin periyodik olarak yarattığı zorluklarla karşı karşıya kaldı; ne var ki bunlar nihayetinde sektörün hakimiyetini pek sarsamadı.

Gabelli’nin fon yöneticisi Belton, Wall Street’in AI balonundan endişe duymaktan, ekonominin büyük bölümlerini altüst etmeye hazır olduğu korkusuna geçtiğine şüpheyle yaklaşanlardan biri.

Belton, “Her sektörde kazananlar ve kaybedenler olacak. [Fakat] genel bir kural olarak, teknolojinin yarattığı altüst oluşumun gerçekleşmesi beklenenden daha uzun sürer,” diye ekledi.

Geri çekilmeler, yapay zeka harcamalarındaki patlama ve şaşırtıcı derecede dirençli ABD ekonomisi sayesinde son birkaç yılda hisse senetlerinin ne kadar yükseldiğine dair genel endişeyi de yansıtıyor olabilir.

Bu durum, değerlemeleri zorladı ve yatırımcıları tersine dönüş korkusuna duyarlı hale getirdi.

Amerika

Microsoft’un veri merkezi yatırımı New York’un elektrik talebini aşacak

Yayınlanma

Microsoft, bulut ve yapay zeka hizmetlerindeki sunucu açığını kapatmak amacıyla veri merkezlerinin kapasitesini 2032’ye kadar üçe katlayıp 38 gigavatın üzerine çıkarmayı hedefliyor. Planlanan bu enerji miktarı, New York eyaletinin zirve dönemdeki elektrik tüketimini aşıyor.

Amerikan teknoloji şirketi Microsoft, veri merkezlerinin kapasitesini 2032 yılına kadar üç kattan fazla artırarak 38 gigavatın üzerine çıkarmayı planlıyor.

Bloomberg’in konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre, hedeflenen bu kapasite, New York eyaletinin en yüksek tüketim dönemlerindeki elektrik ihtiyacını geride bırakıyor.

Kapasite artışı, Microsoft’un bulut hizmetleri ve yapay zeka operasyonlarında yaşadığı işlem gücü yetersizliğini aşmasını amaçlıyor.

Şirketin dünya genelindeki veri merkezi ağının mevcut elektrik kapasitesi yaklaşık 12 gigavat seviyesinde seyrediyor.

Gelecekteki kapasitenin yaklaşık üçte birinin yapay zeka donanımlarına ayrılması hedefleniyor. Bu alandaki güncel tüketim ise 2 gigavat civarında kalıyor.

Sunucu kapasitesindeki yetersizlik, Microsoft’u ABD ve Avrupa’daki bazı merkezlerinde yeni bulut aboneliklerini sınırlandırmak zorunda bıraktı. Bu durum nedeniyle müşterilerin bir bölümü rakiplerle sözleşme imzaladı.

Tesis inşasını hızlandıran şirket, Atlanta bölgesi dahil yeni merkezler kuruyor. Son mali yılda sermaye harcamaları 145 milyar dolara ulaşan şirketin harcamalarında, analistlerin değerlendirmelerine göre yükseliş sürecek.

Tesislerin inşasının yıllar alması, talep ve teknolojideki değişimlerin sürmesi sebebiyle mevcut planlar revizyona uğrayabilir.

Microsoft, programın ayrıntılarına dair henüz açıklama yapmadı.

Daha önce şirket içi değerlendirmelerde, yapay zeka merkezleri inşasının elektrik, su tüketimi ve karbon emisyonları nedeniyle çalışanlar arasında kaygı yarattığı kabul edilmişti.

Microsoft, su verimliliğini artırdığını ve yenilenebilir enerji kaynaklarını güçlendirdiğini savunuyor.

Veri merkezi krizi

Okumaya Devam Et

Amerika

“Teknoloji devleri gençlerin tepki odağında petrolün yerini aldı”

Yayınlanma

ABD’li kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin petrol şirketlerinin yerini alarak kamuoyunun bir numaralı hedefi haline geldiğini söyledi. Van’t Hof, yüksek gelir ve kariyer arayışındaki gençlerin enerji sektörüne ilgisinin arttığını savundu. Bloomberg verileri ise sektörde üretimin rekor kırmasına karşın son on yılda 250 bin kişilik istihdam kaybı yaşandığını gösteriyor.

ABD merkezli kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin tepe yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin kamuoyu nezdinde petrol şirketlerinin yerini alarak “bir numaralı halk düşmanı” haline geldiğini söyledi.

Financial Times gazetesine konuşan Van’t Hof, iyi gelir ve güçlü kariyer fırsatları arayan gençlerin artık petrol sektörünü dışlanan bir alan olarak görmediğini vurguladı.

Teknoloji şirketlerinin, özellikle veri merkezlerinin inşası nedeniyle yoğun bir toplumsal baskıyla karşı karşıya kaldığını belirten Van’t Hof, enerji sektörüne yönelik yaklaşımın ise dönüştüğünü savundu.

The New York Times gazetesinin daha önce yer verdiği haberde, veri merkezlerine yönelik endişelerin çevreye dönük tehditler ve sohbet robotlarına olan bağımlılıkla bağlantılı olduğu aktarılmıştı.

Van’t Hof, toplumun enerjinin gündelik hayattaki vazgeçilmez rolünü artık çok daha iyi kavradığına dikkat çekti.

Gelişmeleri değerlendiren Diamondback yöneticisi, şu ifadeleri kullandı:

“Birkaç yıl öncesine kadar neredeyse her gün petrol sektörünün öldüğüne dair makaleler çıkıyordu. Ancak bugün insanların bunun saygın, iyi ödeme yapan, ayrıca yapay zeka ile enerjinin kesiştiği bir alan olduğunu anladığını düşünüyorum.”

Söz konusu dönüşümün istihdam piyasasına da yansıdığını kaydeden Van’t Hof, sektöre genç yetenek akışı yaşandığını ve staj başvurularında artış görüldüğünü dile getirdi.

Van’t Hof, değerlendirmesini şu sözlerle sürdürdü: “Enerji sektörü havalı olabilir mi? Evet, sanırım öyle. Artık asıl bilişimciler kötü adam olarak görülüyor.”

Teksas merkezli olan ve kayaç petrolü çıkaran Diamondback, 56 milyar dolarlık ciroya sahip. Şirket, ABD’nin güneyindeki geniş petrol ve doğalgaz bölgesi Permian Havzası’nın en büyük bağımsız petrol üreticisi konumunu elinde tutuyor.

Öte yandan Bloomberg, Temmuz ayında geçtiği haberde ABD petrol ve doğalgaz sektörünün son on yılda istihdamını yaklaşık yüzde 40 oranında azalttığını duyurmuştu.

Bu oran 250 bin kişilik iş kaybına denk gelirken, söz konusu pozisyonların büyük kısmının geri dönmeyeceği kaydedildi.

İstihdamdaki bu sert düşüşe rağmen, aynı dönemde ham petrol üretimi yüzde 50 artış kaydetti.

Bloomberg’in aktardığına göre 2014 yılındaki fiyat çöküşünün ardından yatırımcılar şirketlerden daha yüksek verimlilik ve kâr talep etmeye başladı.

Bu baskı; işten çıkarmaları, şirket birleşmelerini, ileri teknolojilerin kullanımını, otomasyonu ve robotik sistemleri beraberinde getirdi.

Ajansın hesaplamalarına göre sektörde 2023 yılının başından bu yana gerçekleşen birleşme ve devralma işlemlerinin toplam hacmi 500 milyar doları aştı ve önceki üç yıllık dönemin toplamını yüzde 20’den fazla geride bıraktı.

Güncel verilerle ABD’deki ham petrol üretimi günlük 13,8 milyon varille rekor seviyeye ulaşsa da sektördeki istihdam son üç yılın en düşük seviyesinde seyrediyor.

Ülkedeki enerji şirketleri, 2014 yılında çalışan sondaj kulelerinin üçte birinden daha azıyla faaliyet gösteriyor; ancak sahadaki her bir kule artık o döneme kıyasla yaklaşık dört kat daha fazla petrol üretiyor.

Okumaya Devam Et

Amerika

ABD, ismi açıklanmayan “büyük” bir bankaya yaptırım uygulayacak

Yayınlanma

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Trump yönetiminin önümüzdeki hafta büyük bir bankaya yaptırım uygulayacağını söyledi.

Yeni yaptırım, yine İran’a karşı iktisadi abluka kapsamında ilan edilecek.

“Real America’s Voice” programına konuk olduğu sırada ne finans kurumunun adını ne de bulunduğu ülkeyi belirten Bessent, bu adımın pazartesi günü (14 Eylül) atılacağını ifade etti.

Bessent, bu adımın başlangıçta cuma günü gerçekleştirilmesinin planlandığını fakat 11 Eylül 2001 saldırılarının 25. yıldönümü anma törenleri nedeniyle ertelendiğini belirtti.

Bessent şöyle konuştu:

“Herkes bu rejimle ilişkisini kesene kadar bu sürece devam edeceğiz. Bunu o kadar kârsız hale getireceğiz ki, şirketinizin ya da kendinizin, kişisel mali durumunuzun yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmasını göze almak istiyorsanız, buyurun deneyin. ⁠Ama peşinize düşeceğiz.”

ABD, Türkiye’deki bir bankaya “İran bağlantılı” olduğu iddiasıyla yaptırım uyguladı

ABD, Şubat ayında çatışmanın başlamasından bu yana İran’a karşı petrol ihracatı, nakliye ağları, silah tedarik kanalları, finansal aracılar, dijital varlık borsaları ve havacılık bağlantılarını hedef alan bir dizi ekonomik önlem uyguladı.

Trump yönetimi, geçen ay Bessent’in “Ekonomik Dışlama Operasyonu” olarak adlandırdığı girişimle kampanyasını tırmandırdı.

ABD, yaklaşık 60 kuruluş, kişi ve gemiye yaptırımlar uyguladı ve deniz taşımacılığı, havacılık, teknoloji, altın ve dijital varlıklar gibi sektörlerde İran’la iş yapanlara yönelik ikincil yaptırımların kapsamını genişletti.

Beyaz Saray geçen hafta İstanbul merkezli Golden Global Bank’ı, Çin’in İran petrolü karşılığında ödediği büyük meblağları Devrim Muhafızları’na aktardığı gerekçesiyle yaptırım kapsamına almıştı.

İran üzerindeki baskı giderek artmasına rağmen, ABD Başkanı Donald ​Trump savaşın Kasım ayındaki ABD ara seçimlerinden sonraya kadar sona ermeyeceğini öngördü.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English