Bizi Takip Edin

Diplomasi

Zelenski Washington’da; AB’de gözler Orbán’da

Yayınlanma

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski bugün ABD Başkanı Joe Biden ile görüşecek ve Ukrayna’ya ek askeri yardım için ABD desteğini kurtarmak amacıyla senatörlere ve Temsilciler Meclisi Başkanına kişisel bir çağrıda bulunacak.

Ukrayna’ya yapılan harcamalar konusunda kamuoyunda artan sabırsızlığa ve İsrail’e yönelik endişeye tepki gösteren Biden, ekim ayında İsrail, Tayvan ve ABD’nin Meksika sınırındaki güvenliğin artırılması için fon içeren daha büyük bir paketin parçası olarak Ukrayna için 61,4 milyar dolar daha istemişti.

Başkan, Kongre’ye sunduğu uluslararası güvenlik talebinin geri kalanı karşılığında Cumhuriyetçilerle göçmenlik konusunda anlaşmaya hazır olduğunu söylese de tasarı Cumhuriyetçiler tarafından reddedildi.

Beyaz Saray ise Temsilciler Meclisi ve Senato’nun harekete geçmemesi halinde hükümetin Ukrayna için ayırdığı fonun yıl sonuna kadar tükeneceğini açıkladı. Başkan ve destekçileri, ayak sürümenin ve siyasi baskıların Ukrayna’yı savaş alanında ‘diz çöktürebileceği’ ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e ‘istediğini verebileceği’ konusunda uyarıyor.

Zelenski bugün, Temsilciler Meclisi Başkanlığı seçilmeden önce Ukrayna’ya mali yardım sağlanmasına karşı oy kullanan Cumhuriyetçi Mike Johnson ile görüşecek. Zelenski’nin Amerikan saatiyle bu sabah senatörlerle de bir araya gelmesi planlanıyor.

Senatodaki Cumhuriyetçiler ise yıl sonuna kadar Ukrayna’ya yardımın önünü açacak bir anlaşmaya varabilmelerinin şüpheli olduğuna gitgide daha çok kanaat getiriyorlar. The Hill’in aktardığına göre, Ukrayna’ya yardım, sınır anlaşması görüşmelerine bağlı ve pazartesi günü senatörler bu konuda bir anlaşmaya varmaya yakın olmadıklarını, bunun da Başkan Biden tarafından talep edilen 111 milyar dolarlık paket üzerindeki çalışmaları 2024 yılına erteleyeceğini söylediler. Paket Ukrayna, İsrail, sınır ve diğer öncelikler için gerekli parayı kapsayacaktı.

Cumhuriyetçiler, denizaşırı yardım karşılığında Demokratların ‘acımasız’ olarak nitelendirdiği ABD-Meksika sınır güvenliğinde katı değişiklikler yapılması konusunda ısrarcı.

Cumhuriyetçi senatör: Her dilenciye para veremeyiz

Ohio Cumhuriyetçi senatörü JD Vance, Zelenski’nin bu hafta Washington’a yaptığı ziyaretten ’rahatsız olduğunu’ ve ‘ülkeye gelen her dilenciye para dağıtmanın ABD’nin görevi olmadığını’ söyledi.

Vance, “Meclis Başkanı [Mike] Johnson ve Senato Cumhuriyetçilerini, kendisine yeni bir açık çek yazmak için sınır güvenliği konusundaki müzakerelerimizden vazgeçmeye zorlamak ve gözlerini korkutmak için burada . Bu İkinci Dünya Savaşı’nın ortasında gelen Churchill değil,” diye ekledi.

Biden’ın yakın müttefiklerinden Senatör Chris Coons, içine girilen açmaz için, “Bu çıldırtıcı bir durum. Dünyaya ve Ukrayna halkına çok kötü bir mesaj,” dedi.

Zelenski’den uyarı: Diktatörlükler güçlenir

Zelenski ise ABD’yi, Kiev’e verdiği destekte tereddüt etmesinin dünyanın dört bir yanındaki ‘diktatörlükleri’ güçlendireceği konusunda uyardı.

ABD Başkanı Joe Biden ve kongre liderleriyle yapılması planlanan görüşmeler öncesinde pazartesi günü Washington’daki Ulusal Savunma Üniversitesi’nde konuşan Ukrayna lideri, “Özgür dünya tereddüt ettiğinde, diktatörlükler kutlama yapar,” dedi.

Zelenski, ABD Kongresindeki çözülmemiş sorunlardan ‘Putin ve onun hasta kliğinin ilham aldığını’ ileri sürerken, ‘gecikmeleri gördüklerinde hayallerinin gerçekleştiğini gördüklerini’ söyledi.

Zelenski, aralarında subayların yanı sıra ABD Savunma Bakanı Lloyd Austin’in de bulunduğu dinleyicilere, “Buradaki her biriniz bir asker için mühimmat beklemenin ne demek olduğunu anlıyorsunuz: desteğin gelip gelmeyeceğini bilmeden haftalarca, aylarca beklemek. Komuta tecrübesi olan herkes bunun ne anlama geldiğini bilir; düşmanınız tatmin olmuş ve saldırıya hazırlanırken siz ilerlemek yerine sadece izler, zırh ya da teçhizat beklersiniz,” dedi.

IMF 900 milyon dolarlık ödemeyi onayladı

Uluslararası Para Fonu (IMF) Yönetim Kurulu 11 Aralık Pazartesi günü, IMF Başkanı Kristalina Georgieva’nın Ukrayna Devlet Başkanı Volodymyr Zelenski ile görüşmesinden saatler önce, 15,6 milyar dolarlık kredi programından Ukrayna’ya 900 milyon dolarlık bir ödemeyi onayladı.

IMF yetkilileri, Georgieva’nın Zelenski ile Washington’daki IMF merkezinde yaklaşık bir saat görüştüğünü ve kendisine IMF yönetim kurulunun, Rusya’ya açık bir gönderme yaparak, bir ülke dışında Ukrayna’ya destek konusunda oybirliği içinde olduğunu söylediğini aktardı.

Kurul, Kiev’in bu yılın başlarında onaylanan dört yıllık Genişletilmiş Fon Kolaylığı kredisindeki ilerlemesinin ikinci gözden geçirmesinin ardından Ukraynalı yetkililerle geçen ay varılan anlaşmayı onayladı. Bu da 900 milyon dolarlık ödemenin önünü açarak bu yıl Ukrayna’ya sağlanacak toplam IMF fonunu 4,5 milyar dolara çıkaracak.

IMF İcra Direktörleri Kurulu, 31 Mart’ta, Rusya ile savaş halinde olan Ukrayna için toplam 122 milyar dolarlık destek paketinin bir parçası olarak 48 ay süreli 15,6 milyar dolarlık finansman paketini onaylamıştı.

Georgieva, savaşa ve bunun yarattığı ‘muazzam sosyal ve ekonomik maliyetlere’ rağmen Ukrayna ekonomisinin dirençli olduğunu kanıtladığını söyledi.

AB mali yardımına Macar engeli

Ukrayna Başbakan Yardımcısı Olha Stefanişına verdiği bir mülakatta Macaristan’ın bu hafta yapılacak AB zirvesinde Ukrayna’ya mali yardım yapılmasını ve Kiev ile katılım müzakerelerinin başlatılmasını veto etmesinin ‘sadece bir Avrupalı liderin değil tüm bloğun başarısızlığı’ olacağını söyledi.

Stefanişına, “Siyasi kararı şimdi, Aralık ayında vermeliyiz. Macaristan tarafında bu son derece duygusal bir durum, ancak günün sonunda bu 27 [AB üye ülkesinin] vereceği bir karardır ve ya alınır ya da alınmaz, ya uzlaşma sağlanır ya da veto edilir,” dedi.

Stefanişina gazetecilere yaptığı açıklamada zirvenin başarısız olmasının ‘tüm Avrupa Birliği’nin başarısız olması anlamına geleceğini’ savundu.

AB üyesi ülkeler Kiev’e verilecek 50 milyar avroluk mali destek ve üyelik müzakerelerinin başlatılmasına yönelik siyasi karar konusunda anlaşmazlık yaşıyor.

Bu arada Macaristan, ‘ulusal çıkarlarına aykırı’ olduğunu söylediği AB üyelik görüşmelerini ve yarısı Ukrayna’ya yardım için ayrılan AB bütçesindeki 100 milyar avroluk artışı engellemeye devam ediyor.

AB’nin Ukrayna yardım paketi maaşların, emekli maaşlarının ve bazı temel kamu hizmetlerinin ödenmesine yardımcı olmak üzere tasarlandı.

Haziran ayının başlarında Orbán, Avrupa Komisyonu’nun Kiev’e ek 50 milyar avro verilmesini savunurken Macaristan’a kurtarma fonlarını bloke etmesinin kabul edilemez olduğunu söylemiş ve bloğu ‘B Planı’ seçeneklerini incelemeye yöneltmişti.

AB, bütçe dışı mali yardım olanaklarını araştırıyor

Öte yandan Financial Times’ın (FT) haberine göre Macaristan, Kiev için kritik önem taşıyan bir destek paketini veto etmesi yönündeki baskılara boyun eğmeyeceğini açıklarken, AB diplomatları Ukrayna’ya birliğin ortak bütçesi dışında acil fon sağlanması için teknik önerileri tartışıyor.

Görüşmeler hakkında bilgi sahibi olan kişiler FT’ye yaptıkları açıklamada, zirvenin başlamasına az bir zaman kala diplomatların Macaristan haricinde kalan 26 üye arasında olası bir mali paketin fizibilitesi ve teknik detayları üzerinde özel görüşmelere başladıklarını söyledi. Bu paket Kiev’e en az bir yıl süreyle acil finansman sağlayacak.

Avrupa Komisyonu yetkilileri ve maliyetin büyük kısmını üstlenecek olan büyük üye devletlerin katıldığı görüşmeler, Orbán’ın diğer AB ülkelerinin yardım sağlamasına itirazı olmadığını söylediği göz önüne alındığında, Budapeşte’nin vetosunu kaldırma hedefini baltalamamak için gizli tutuluyor.

Bu kişiler, bütçe dışı bir aracın daha fazla zaman alacağını ve faiz ve diğer maliyetler açısından daha fazla paraya mal olacağını söyledi. Bir kişi, “Mecbur kalmadıkça kimse bunu yapmak istemez. Ancak bir B planına sahip olmamak pervasızlık olur,” dedi.

Diplomasi

NATO yeni bir ‘Baltık Muharebesi’ne hazırlanıyor

Yayınlanma

The Telegraph, ABD ve NATO ülkelerinin Baltık bölgesinde olası bir Rusya çatışmasına karşı lojistik hazırlıklarını yoğunlaştırdığını yazdı. Gazeteye göre BALTOPS tatbikatı kapsamında ABD birlikleri hızlı üs konuşlandırma ve ikmal altyapısı kurma kabiliyetlerini test etti.

The Telegraph gazetesi, ABD ve diğer NATO ülkelerinin Baltık bölgesinde olası bir çatışmaya yönelik lojistik hazırlıklar yürüttüğünü ve bölgenin Rusya ile yaşanabilecek yeni bir küresel karşılaşmanın merkezlerinden biri olarak değerlendirildiğini yazdı.

Gazetenin aktardığına göre, 4-19 Haziran tarihleri arasında düzenlenen BALTOPS tatbikatı kapsamında ABD Deniz Kuvvetleri’nin mühendis birlikleri Seabees, Baltık kıyısında tekne rampaları ve çeşitli yapılar inşa ederek üslerin hızlı şekilde konuşlandırılmasına yönelik çalışmalar gerçekleştirdi.

ABD’li Teğmen Cody Robertson, “Belirlenen bir bölgeye ulaşma, kamp kurma ve bu merkezi savaş gücümüzü yansıtabileceğimiz bir nokta olarak kullanma kabiliyetimizi test ediyoruz” dedi.

The Telegraph, 1942 yılında kurulan Seabees birliğinin, eski ABD Başkanı ve General Dwight Eisenhower’ın “Muharebeler, harekatlar ve hatta savaşlar öncelikle lojistik nedeniyle kazanıldı ya da kaybedildi” sözüyle özetlenen anlayış doğrultusunda faaliyet gösterdiğini belirtti.

Haberde, Baltık Denizi’nin sekiz NATO ülkesi ile Rusya tarafından çevrelendiği ve İsveç’e bağlı Gotland ile Danimarka’ya bağlı Bornholm gibi stratejik öneme sahip adalarla çevrili olduğu kaydedildi.

Gazeteye göre NATO, bu adaları olası bir saldırının püskürtülmesinde ve karşı harekatlar için ileri üs olarak kullanmayı planlıyor.

Baltık’ın doğu kıyısında ise Rusya Baltık Filosu’nun konuşlu bulunduğu Kaliningrad bölgesi yer alıyor.

The Telegraph, Finlandiya ve İsveç’in 2023 ve 2024 yıllarında NATO’ya katılmasının ardından bölgenin kolektif savunmasının daha da öncelikli hale geldiğini yazdı.

Robertson da gazeteye yaptığı açıklamada, “Finlandiya ve İsveç’in NATO’ya katılması, buradaki koşulları iyi tanımamızı daha da önemli hale getiriyor” ifadelerini kullandı.

Bununla birlikte gazetenin aktardığına göre, Letonya Güvenlik Kurumu’nun (SAB) eski başkanı Janis Kazocins, Rusya ile NATO arasında tam ölçekli bir çatışma yaşanma ihtimaline kuşkuyla yaklaştı.

Kazocins, Rusya’nın Ukrayna’daki savaşının henüz sona ermediğine işaret etti ancak Baltık ülkelerinin enerji altyapısına yönelik olası sabotajlara karşı kırılgan olmaya devam ettiği uyarısında bulundu.

Baltık Denizi’nde Kasım 2024 ile Şubat 2026 arasında bir dizi denizaltı kablosu arızası ve hasarı meydana geldi. Finlandiya ile Almanya arasındaki C-Lion1 kablosu Kasım 2024, Aralık 2024 ve Şubat 2026’da olmak üzere üç kez koptu. EstLink 2 enerji kablosu Ocak ve Aralık 2025’te devre dışı kaldı.

Litvanya ile İsveç arasındaki BCS East-West Interlink Kasım 2024’te, Letonya ile İsveç arasındaki fiber optik kablo Ocak 2025’te ve Rusya’ya ait Baltika kablosu ise Şubat 2026’da zarar gördü. Avrupa’daki bazı yetkililer bu olaylarda Rusya’dan şüphelendiklerini açıklamıştı.

Rus yetkililer ise kablo kopmaları ve NATO ülkelerindeki diğer sabotaj eylemleriyle bağlantılı oldukları yönündeki tüm suçlamaları reddediyor. Kremlin, Rusya’nın başka ülkelerin iç işlerine müdahale etmediğini belirtiyor.

Washington Post, 19 Ocak’ta yayımladığı haberinde ABD ve bazı Avrupa ülkelerinin istihbarat servislerinin, Moskova’nın söz konusu olaylarla bağlantılı olmadığı yönündeki değerlendirmeye eğilim gösterdiğini yazmıştı.

Letonya Dışişleri Bakanı Bayba Braze de gazeteye yaptığı açıklamada, Baltık’taki tatbikatların ABD’nin müttefiklerine bağlılığını ortaya koyduğunu belirterek, “BALTOPS-26’nın ölçeği her şeyi anlatıyor. Güçlü transatlantik işbirliği NATO’nun kolektif savunmasının temelini oluşturuyor ve mevcut güvenlik ortamında her zamankinden daha önemli” dedi.

Daha önce The Economist de Baltık Denizi’nin Rusya ile NATO arasında yaşanabilecek olası bir karşılaşmanın kilit alanlarından biri haline geldiğini yazmış, denizaltı altyapısının kırılganlığına ve bunun korunmasının ittifak açısından yarattığı zorluklara dikkat çekmişti.

Politico ise İsveç’in Gotland Adası’nı güçlendirerek adayı bir savunma merkezine dönüştürmeye çalıştığını aktarmıştı.

Rusya Devlet Başkanı Yardımcısı ve Denizcilik Kurulu Başkanı Nikolay Patruşev, Baltık bölgesinde çok uluslu NATO grubunun ortaya çıkmasının ardından bölgede “karmaşık bir durum” oluştuğunu söylemişti.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ise birçok kez Rusya’nın NATO ile savaşmak için herhangi bir nedeni ya da çıkarı bulunmadığını ifade etti.

Putin, “Rusya’nın NATO’ya saldırmak istediğini uydurdular. Aklınızı mı kaçırdınız? Şu masa kadar bile akıllı değil misiniz?” sözlerini kullanmıştı.

Okumaya Devam Et

Diplomasi

Hindistan, Rusya’dan petrol alımında rekor kırdı

Yayınlanma

Kpler verilerine göre Hindistan’ın Rusya’dan petrol ve kömür ithalatı, Ortadoğu’daki savaş ve sevkiyat aksaklıkları nedeniyle haziran ayında rekor seviyelere ulaştı. Rusya’dan yapılan günlük petrol sevkiyatının haziranda 2,55 milyon varile çıkması beklenirken, Moskova Avustralya’yı geride bırakarak Hindistan’ın ikinci en büyük kömür tedarikçisi konumuna yükseliyor.

Hindistan, İran’da yaşanan gerilim nedeniyle tedarik zincirinde meydana gelen aksamalar ve yükselen fiyatlar karşısında Rusya’dan petrol ve kömür ithalatını artırıyor.

Reuters haber ajansının uluslararası analiz şirketi Kpler verilerine dayandırdığı habere göre, Rusya’dan Hindistan’a yapılan sevkiyatlar haziran ayında rekor düzeylere ulaştı.

Kpler tahminlerine göre, Rusya’nın Hindistan’a petrol sevkiyatı haziran ayında günlük 2,55 milyon varille rekor düzeye yükselecek.

Bu miktar, mayıs ayındaki günlük 2,13 milyon varillik sevkiyatı ve Mayıs 2023’teki günlük 2,16 milyon varillik düzeyi geride bırakıyor.

Rusya’nın Hindistan’ın haziran ayındaki toplam ithalatı içindeki payı ise yüzde 50’nin hemen altında gerçekleşecek. Bu oran, Ortadoğu’daki çatışmanın başladığı 28 Şubat öncesindeki üç aylık dönemde ortalama yüzde 23 seviyesindeydi.

Hindistan’ın Rus petrolüne yönelmesi, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı fiilen kapatmasının ardından piyasadaki arzı artırmak amacıyla ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin alımlara yönelik yaptırımları geçici olarak kaldırmasını izledi.

Ancak yaptırımlardan muafiyet süresi 17 Haziran’da sona erdi ve ABD Hazine Bakanlığı tarafından uzatılmadı.

Reuters, bu durumun Rus petrolü alımlarında azalmaya yol açabileceğini, ancak sürecin gidişatının Hindistan rafinerilerinin ve yetkililerinin Ortadoğu ülkelerinden sevkiyatlara dönme konusundaki istekliliğine bağlı olacağını belirtiyor.

Kpler öngörülerine göre, Suudi Arabistan’dan yapılan ithalatın haziran ayında günlük 349 bin varil seviyesinde kalması bekleniyor. Bu miktar, savaş öncesindeki üç aylık dönemde günlük ortalama 832 bin varil düzeyindeydi.

İthalat artışı Rus kömüründe de gözleniyor. Haziran ayında tüm kalitelerde Rus kömürü ithalatının, mayıs ayındaki 3,27 milyon tona kıyasla 3,16 milyon ton olarak gerçekleşmesi bekleniyor.

Her iki ay da geçen yılın mayıs ayında kaydedilen 3,76 milyon tonluk zirvenin ardından sırasıyla tarihin en yüksek ikinci ve üçüncü değerleri olarak kayda geçecek.

Rusya’nın haziran ayında Avustralya’yı geride bırakarak, Çin’den sonra dünyanın en büyük ikinci kömür ithalatçısı olan Hindistan’a en çok kömür sağlayan ikinci ülke konumuna geleceği tahmin ediliyor.

Ajansın değerlendirmesine göre Rusya, Hindistan’ın temel kömür tedarikçisi olma rolünü korumaya devam edecek; ancak Rus petrolünün gelecekteki alımları, ABD’nin Moskova’ya yönelik yaptırım politikasını olası sıkılaştırma adımlarına bağlı olacak.

Yeni Delhi petrol sevkiyatının yaptırımlardan etkilenmeyeceğini açıkladı

Hindistan Dışişleri Bakanı Subrahmanyam Jaishankar, haziran ayı ortasında yaptığı açıklamada, ülkesinin 2022 yılından bu yana küresel fiyatları dizginlemek amacıyla ABD’nin talebi doğrultusunda Rus petrolü alımlarını artırdığını belirtmişti.

Jaishankar, Rus hammaddesine yönelik Amerikan kısıtlamalarını eleştirerek, bu önlemlere büyük ilkeler süsü verilmemesi çağrısında bulunmuştu.

Hindistan Petrol ve Doğalgaz Bakanlığı Temsilcisi Sujata Sharma da mayıs ayında yaptığı açıklamada, Rusya’dan sevkiyatların devam ettiğini ve ABD’nin yaptırım muafiyetlerine ilişkin kararlarından bağımsız olarak süreceğini kaydetmişti.

Hindistan rafinerileri, 2025 yılında ABD baskısı ve Hindistan mallarına yönelik yüzde 25’lik gümrük tarifesi tehdidi nedeniyle Rusya’dan yaptıkları ithalatı azaltarak Suudi Arabistan ve Irak’a yönelmişti.

Ancak Reuters’ın verilerine göre, Ortadoğu’daki savaşın ve Hürmüz Boğazı’ndaki ablukanın ardından Hindistan firmaları mart ayı başında Rus petrolü alımlarını yeniden artırdı.

Rusya’nın Yeni Delhi Büyükelçisi Denis Alipov nisan ayı sonunda yaptığı açıklamada, Hindistan’ın kabul etmeye hazır olduğu miktarda hammaddeyi tedarik etmeye hazır olduklarını duyurmuştu.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov da daha sonra yaptığı açıklamada, Moskova’nın Hindistan’a enerji taşıyıcıları sevkiyatına ilişkin anlaşmalara bağlı kaldığını doğrulamıştı.

Okumaya Devam Et

Diplomasi

Honduras uyuşturucu çeteleriyle mücadele için Ukrayna’dan İHA alacak

Yayınlanma

Honduras Devlet Başkanı Nasry Asfura, organize suçla mücadele ve sınır güvenliğini sağlamak amacıyla Ukrayna’dan insansız hava araçları satın almayı planladıklarını açıkladı. Geçen hafta Kiev’i ziyaret eden Asfura, Ukrayna’nın yüksek teknolojik ekipmanlarıyla uyuşturucu kaçakçılığına karşı destek sağlayabileceğini belirtti.

Honduras Devlet Başkanı Nasry Asfura, AFP’ye verdiği mülakatta, ülkesinin sınırlarını korumak ve uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele etmek amacıyla Ukrayna’dan insansız hava araçları satın almayı planladığını duyurdu.

Asfura, yüksek teknolojik ekipmanlar aracılığıyla organize suçla daha etkin mücadele etmeyi hedeflediklerini belirterek, “Sınırlarımızı korumak, sınırlarımızda etkin güvenliği sağlamak ve yüksek teknolojik ekipmanlarla organize suçla mücadele etmek için insansız hava araçlarından bahsediyoruz” ifadesini kullandı.

Honduras lideri, Ukrayna’nın sınırların daha da güçlendirilmesi ve uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele süreçlerinde ülkesine yardımcı olabileceğini kaydetti.

Geçen hafta Ukrayna’nın başkenti Kiev’e resmi bir ziyarette bulunan Asfura ile bir araya gelen Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Honduraslı mevkidaşına Ukrayna’nın bu alandaki deneyimlerinden yararlanmayı teklif etti.

Ukrayna lideri Zelenskiy, haziran ayında Baltık ülkeleri üzerindeki insansız hava aracı sorununa çözüm olarak “drone anlaşması” önerisinde bulunmuş ve Ukrayna’nın İHA koruması konusundaki uzman ekiplerini her an bu bölgeye göndermeye hazır olduğunu ifade etmişti.

Rusya Güvenlik Konseyi Sekreter Yardımcısı Aleksey Şevtsov ise ilkbahar aylarında yaptığı açıklamada, Ukrayna’ya ait insansız hava araçlarının Polonya ve Baltık ülkelerinin hava sahasından engelsiz şekilde geçtiğini ifade etmişti.

Uyuşturucu kartelleri Ukrayna’yı drone okulu olarak kullanıyor

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English