Avrupa
Belarus Devlet Başkanı Lukaşenko, halefiyle ilgili konuştu

Belarus Devlet Başkanı Aleksandr Lukaşenko, halkı gelecekte kendisinden başka bir devlet başkanının olacağı fikrine alıştırmaya çalıştığını belirtti. Lukaşenko, ülkenin etrafındaki karmaşık durum nedeniyle yeni liderin “barut koklamış sağlam bir adam” olması gerektiğini düşündüğünü ifade etti.
Belarus Devlet Başkanı Aleksandr Lukaşenko, herkesi kendi bakış açısını açıkça ve yapıcı bir şekilde ifade etmeye teşvik ettiğini belirtti.
Belta ajansının haberine göre Lukaşenko, bu açıklamayı Ulusal Birlik Günü’ne adanan ve ideoloji aktivistleri, tarihçiler ve uzmanlarla yaptığı bir toplantıda yaptı.
Devlet Başkanı Lukaşenko, “Gelecekte başka birinin (devlet başkanı makamında) olacağı gerçeğine gelince, bu düşünceye alışmanız için bunu sürekli söylüyorum. Bu, benim çok büyük biri olmamdan değil, uzun süredir iktidarda olmamdan kaynaklanıyor. Bana alıştınız, bir şeyler oturdu,” diye konuştu.
Bu sözler, toplantıya katılan Yasama Girişimleri Kamu Merkezi Başkanı Anna Kanopatskaya’nın sorusuna yanıt olarak geldi.
Kanopatskaya, “Bugün toplumumuzda hem sizin destekçilerinizin hem de siyasi muhaliflerinizin devletimizi koruma ve Belarus halkının çıkarlarını savunma konusunda Devlet Başkanı figürü etrafında birleştiğini herkes anlıyor. Bu, sizin karizmanız ve şahsi nitelikleriniz sayesinde başarıldı,” dedi.
“Toplumdaki birliği nasıl koruyacağız?”
Kanopatskaya, gelecekte bu makama gelecek kişinin, ister erkek ister kadın olsun (kendisi yeni devlet başkanının kadın olmasını tercih ettiğini belirtti), muhtemelen bu nitelikler açısından Lukaşenko’dan daha zayıf olacağını ve halkın bunu hemen fark edeceğini söyledi.
Kanopatskaya, “Belarus toplumundaki bu birliği ve bütünlüğü korumak için, hâlâ zaman varken ne yapmaya başlamalıyız? Bize bir tavsiye verin,” diye sordu.
Lukaşenko, siyasi düzey de dahil olmak üzere toplumda açık ve yapıcı tartışmaların önemini vurguladı.
Lukaşenko, “İnsanlar düşündüklerini açıkça söylemeli. Sadece yıkıcı olmamak lazım. Gelin, birlikte tartışalım. Başka birinin geleceğini söylediğinde bunu normal karşılıyorum. Kadınlara sonsuz saygı duyuyorum ve şu anda devlet başkanı olabilecek bir kadının bulunmasından memnuniyet duyarım,” ifadelerini kullandı.
“Barut koklamış sağlam bir adam olmalı”
Bununla birlikte Aleksandr Lukaşenko, devlet başkanlığının son derece ağır bir iş ve büyük bir sorumluluk olduğunu kaydetti.
Devlet Başkanı, “Ben de toplumda gelecekteki devlet başkanlarını arıyorum ve görmek istiyorum. Ancak pek çok kişiliği gözden geçiriyorum ve bunun üstesinden gelmenin mümkün olmayacağını görüyorum. Doğuştan gelen yetenekleriniz yoksa yeni birinin devlet başkanı olması için zaman gerekir. Eğer doğuştan devlet başkanı kumaşınız yoksa Belarus’ta bu işe hiç kalkışmayın,” dedi.
Lukaşenko, “Eğer gerçek bir devlet başkanı olmak istiyorsanız, her türlü hayatınızın olduğunu unutun. Sadece şahsi hayat değil, bir devlet başkanının böyle bir kavramı olamaz,” diye ekledi.
Belarus’un etrafındaki durumun çok karmaşık olduğunu vurgulayan Lukaşenko, bu nedenle yeni liderin “muhakkak barut koklamış sağlam bir adam” olmasının arzu edildiğini belirtti.
Lukaşenko, “Bu benim bakış açım. Kadınlara sonsuz saygı duyan bir insanın görüşü. Kadın, doğanın yarattığı bir örnektir. Yine de bugün onu bu ‘kızgın tavanın’ üzerine atmamak gerektiğini düşünüyorum,” diye konuştu.
“Belarus Halk Meclisi bir denge unsuru olacak”
Toplantıda, yeni statüsüyle belirli bir denge unsuru olarak da işlev gören Belarus Halk Meclisi’nin rolü de gündeme geldi.
Lukaşenko, otuz yıllık devlet başkanlığı tecrübesine rağmen kendisinin bile bunu hissettiğini itiraf ederek “Genç bir devlet başkanı geldiğinde bunu daha da fazla hissedecektir. Burada büyük bir sorun görmüyorum. Özellikle de bütünleşmiş, tek bir toplumumuz olursa,” dedi.
Devlet Başkanı, Tüm Belarus Halk Meclisi gibi bir organı herhangi bir kişinin çıkarına göre yönlendirmenin mümkün olmayacağına emin olduğunu söyledi.
Anna Kanopatskaya ile gerçekleştirdiği sohbette, “Bu, sizin her zaman uğruna mücadele ettiğiniz demokrasiye doğru atılmış iyi ve büyük bir ilk adımdır,” dedi.
Ayrıca Lukaşenko, siyasi tartışmalar ve rekabetçi mücadelelerde, ister bir parti liderliği ister devlet başkanlığı olsun, koltuğun her zaman tek olduğunu hatırlattı.
Devlet Başkanı, “Ve o koltuğa bir kişi oturacak. Öyleyse kavga etmeye, birbirimizin yakasına yapışmaya ve ‘yumruklaşmaya’ değer mi? Bu yüzden seferber olmak, bir yerlerde birleşmek gerekiyor. Ama bu, tanınmış bir lider olmalı,” diyerek sözlerini tamamladı.
Avrupa
Fransa’da liseli eylemleri sürüyor: Yüzlerce okul kapandı

Fransa’da lise protestoları sürerken 560’tan fazla okulda eğitim aksadı; eylemlerin başından bu yana 2 bin öğrenci gözaltına alındı.
Le Figaro’nun öğlen saatlerindeki verilerden aktardığına göre, lise protestoları devam ederken sürmekte olan kargaşadan dolayı 564 okul ve eğitim kurumunda eğitim aksadı ve bugün şu ana kadar yaklaşık 600 kişi gözaltına alındı.
The Guardian muhabirine konuşan 17 yaşındaki Sophia, Paris’teki Voltaire Lisesi’nin önünde kurulan barikatın en ön saflarında yer alıyordu.
Gerçek adının yayınlanmasını istemeyen öğrenci, “Bunun devasa bir gençlik protesto hareketine dönüşmesini umuyoruz,” dedi.
Yüzlerce kişiyle birlikte okul girişini kapatmanın ikinci gününde olan Sophia, tüm derslerin iptal edilmesini sağlamış.
Fransız öğrenci, “Sadece hükümetin bizi dinlemesini istiyoruz. Kötü koşullarda ders çalışmak zorunda kalmaktansa burada durup bunu yapmayı tercih ederiz. Sesimizi duyurmanın tek yolu bu,” dedi.
“Okul bir haktır, ayrıcalık değil,” yazan bir karton pankartın önünde Sophia, Fransa genelindeki gençlerin şikayetlerini sıraladı: Eğitime yönelik devlet yatırımlarının yetersizliği, yıkılmak üzere olan binalarda 40 çocuğa kadar çıkan aşırı kalabalık sınıflar, öğretmenlerin düşük maaşları, personel devamsızlıkları ve başarıyı sosyal kökenin belirlediği eşitsiz bir sistem.
Protestonun diğer nedenleri arasında, üniversite başvuruları için kullanılan şeffaf olmayan ve kullanımı zor çevrimiçi sistemin yanı sıra, Mayıs ve Haziran aylarındaki sıcak dalgaları sırasında sınıflarda yaşanan dayanılmaz sıcaklıklar da yer alıyordu.
Sanat eğitimi almak ve animasyon alanında çalışmak isteyen Sophia, “Eğitim bütçesi paramparça edilirken, orduya çok fazla ek fon aktarılıyor,” dedi.
Öğrenci, gösterilerin ve barikatların önümüzdeki haftaya da devam etmesini umduğunu belirtti. Birkaç öğretmen de destek vermek amacıyla barikatların yanında durdu.
Gazetecilere “Jean” takma adıyla tanıtan bir öğrenci ise Paris’te lisenin son sınıfında okuyor.
17 yaşındaki öğrenci, kendisinin ve sınıf arkadaşlarının okulların yakılmasını istemediklerini, sadece eğitimin “daha iyi” olmasını istediklerini söylüyor.
BBC’ye konuşan genç, “Bence Fransa, eğitim konusunda Avrupa’nın en kötü ülkelerinden biri. Artık yeter diye karar verdik,” diyor.
Hasar verenlerin “kendileri ile hiçbir ilgisi olmadığını” ve öğrencilerin talep ettiği değişimin gerçekleşmesine “katkıda bulunmadıklarını” belirtiyor.
Öğrenci, “Buraya nazik davranmak için gelmedik ama kaos da istemiyoruz. Sadece sesimizin hükümet tarafından duyulmasını istiyoruz,” dedi.
Öte yandan ülke genelinde eylemlere yönelik polis şiddeti haberleri de gelmeye devam ediyor.
Fransız yetkililer, olaylar sırasında en az 65 personelin ve 305 polis memurunun yaralandığını, yaklaşık 2.000 kişinin ise gözaltına alındığını bildirdi.
Eğitim Bakanı Édouard Geffray, öğrencilere önerilen bir danışma platformunun ayrıntılarını açıkladı.
Cuma sabahı öğretmen sendikalarıyla yapılan bir toplantıda Geffray, danışma platformunun önümüzdeki pazartesi günü faaliyete geçeceğini belirtti.
Bu kapsamda iki soru sorulacak:
- Hangi zorluklarla karşılaşıyorsunuz?
- Beklentileriniz nelerdir?
Öğrencilerin, Azizler Günü tatili sonrasında başlayacak analiz ve tartışma aşamasına kadar yanıt vermek için üç haftaları olacak.
Bu geri bildirim aşaması, Ulusal Meclis’teki bütçe tartışmalarıyla eş zamanlı olarak gerçekleşecek.
Avrupa
Jaecoo 7 Britanya’da en çok satan araç oldu

Çinli markaların Avrupalı rakiplerini geride bırakmasıyla, Jaecoo 7 Eylül ayında Birleşik Krallık’ta en çok satan yeni otomobil oldu.
Bazı internet kullanıcılarının “Temu’dan aldığım Range Rover” dedikleri bu SUV, daha önce Mart ayında da sıralamanın zirvesinde yer almıştı; bu da, yeni otomobil pazarı için yılın en önemli iki ayında ülkenin en popüler modeli olduğu anlamına geliyor.
Mart ve Eylül, tarihsel olarak satışların en yüksek olduğu aylar çünkü bu aylarda plakalardaki yıl kodları değişir ve bu da alıcıları, plakalarından anlaşıldığı üzere yollardaki en yeni otomobilleri tercih etmeye teşvik eder.
Sektör kuruluşu Motor Üreticileri ve Tüccarları Derneği (SMMT) tarafından açıklanan ön verilere göre, geçen ay 7 modelinden 10.813 adet tescil edildi.
Tesla Model 3, 9.929 tescil ile ikinci sırada yer alırken, onu Ford Puma (6.958) izledi.
İlk 10’da yer alan tek diğer Çinli otomobil, sekizinci sırada yer alan MG HS oldu (5.444).
Yüksek satış rakamlarına sahip tek tek model sayısı az olmasına rağmen, Çinli üreticiler geçen ay Birleşik Krallık pazarının %23’ünü oluşturdu.
BYD, 20.140 kayıtla en çok satan ikinci marka oldu ve 18.399 kayıt kaydeden Kia’nın önüne geçti.
Volkswagen ise 25.972 kayıtla birinci sırada yer aldı.
Öte yandan, Eylül ayında köklü birkaç marka önemli düşüşler yaşadı. Hyundai’nin 10.002 kayıt rakamı, bir önceki yıla göre %31,9’luk bir düşüşe karşılık gelirken, Renault’nun 6.721 araçlık sonucu %29,7 oranında geriledi.
Omoda-Jaecoo genel müdürü Victor Zhang, ikiz markaların Birleşik Krallık’taki benzeri görülmemiş yükselişinin ardından “burada kalıcı olduklarını” söyledi.
Zhang, artık hedeflerinin “en hızlı büyüyen markadan, sağlam bir konuma sahip bir markaya” dönüşmek olduğunu da sözlerine ekledi.
Omoda-Jaecoo’nun ana şirketi Chery, araçlarını Birleşik Krallık pazarına daha iyi uyarlayabilmek amacıyla, sürücü destek sistemleri ve şasinin ayarlanmasına odaklanarak, Bedfordshire’daki UTAC Millbrook test pistinde kısa süre önce bir Ar-Ge merkezi açtı.
Chery ayrıca, Japon firmanın Sunderland’daki fabrikasında araçlarını üretme olasılığı konusunda Nissan ile bir mutabakat zaptı imzaladı; bu araçlar arasında Jaecoo 7 de yer alabilir.
Eylül ayı, genel olarak yeni otomobil pazarı için güçlü bir ay oldu. Toplam kayıt sayısı, bir önceki yıla göre %12,7 artışla 350.518’e ulaştı.
Avrupa
AB Komiseri Kos: Ukrayna’nın 2027’de üyeliği imkansız

AB Genişleme Komiseri Marta Kos, Ukrayna’nın 1 Ocak 2027’de birliğe üye olmasının imkansız olduğunu ve sürecin liyakat esasına dayandığını açıkladı. Adaylara ayrıcalık tanınamayacağını vurgulayan Kos, mevcut prosedürlerin değiştirilmesi çağrısında bulundu.
Avrupa Birliği’nin (AB) genişlemeden sorumlu komiseri Marta Kos, İtalyan gazetesi Corriere della Sera’ya verdiği mülakatta, Ukrayna’nın 2027 yılının başında birliğe katılımının mümkün olmadığını söyledi.
Sürecin liyakat esasına dayandığını vurgulayan Kos, “1 Ocak 2027 tarihi Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy tarafından dile getirilmişti. Katılım liyakat esasına dayanıyor; bu tarihin imkansız olduğu açıktır” ifadesini kullandı.
Jeopolitik koşulların değişmesiyle birlikte AB üyeliğinin yalnızca Ukrayna için değil birçok ülke açısından öncelik haline geldiğini belirten Kos, üyelik sürecinde hiçbir adayın ayrıcalığı olmadığını kaydetti.
Fakat Ukrayna’nın içinde olduğu şartların gözetilmesi gerektiğini ifade eden Kos, “Tam da bu nedenle ona yardım etmekle yükümlüyüz” dedi. Genişleme Komiseri, bu yılın sonuna kadar Ukrayna ile katılım müzakerelerinde mümkün olduğunca fazla fasıl kümesinin açılmasını umduğunu dile getirdi.
Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy, yılın başında yaptığı açıklamada AB üyeliğinin hem ülkesi hem de Avrupa için temel güvenlik garantilerinden biri olduğunu savunmuş ve katılım tarihi olarak 2027’yi işaret etmişti.
Almanya Başbakanı Friedrich Merz de bu tarihin imkansız olduğunu belirterek “Bu süreçler genellikle birkaç yıl sürer” değerlendirmesinde bulunmuştu.
Mevcut prosedürler nedeniyle Ukrayna’nın 1 Ocak 2027’de katılımını olanaksız gören Kos ise AB’ye giriş sürecinde değişikliğe gidilmesi çağrısı yaptı.
Kos, haziran ayında yaptığı açıklamada AB’nin Ukrayna’nın üyeliği konusunda iki senaryo üzerinde durduğunu aktarmıştı. İlk senaryonun tam üyelik gerçekleştikten sonra ülkelerin entegre olduğu standart model olduğunu belirten Kos, ikinci seçeneğin ise adayın gerekli şartları karşıladıkça belirli alanlarda AB politikalarına dahil olduğu sektörel entegrasyonu kapsadığını kaydetmişti. Kos, o dönemde birlik yetkilileri ile Ukrayna’nın bu ikinci seçenek üzerinde çalıştığını ifade etmişti.
Ukrayna, 2022 yılında resmi olarak AB’ye aday ülke statüsü aldı; katılım müzakerelerinin ilk bölümü ise Haziran 2026’da başladı.
Asya2 hafta önceJaponya Merkez Bankası faizleri 1995’ten bu yana en yüksek seviyeye çıkardı, yen değer kaybetti
Asya2 hafta önceGüney Kore lideri Lee, ABD baskısına rağmen Ortadoğu’da savaşa dahil olmayacaklarını söyledi
Diplomasi4 gün önceEast-West Forum İstanbul’da toplandı: Çok kutupluluk geri döndürülemez
Ortadoğu2 hafta önceEnsarullah lideri: Suudi Arabistan’ın Mekke iddiası ‘asrın yalanı’
Asya1 hafta öncePakistan’a Katar’dan ikinci LNG sevkiyatı yapılacak
Diplomasi1 hafta öncePalantir nasıl Ukraynalıları kobay faresine dönüştürdü?
Diplomasi1 hafta önceEast-West Forum İstanbul’da kapılarını açıyor
Asya1 hafta önceSoftBank, OpenAI yatırımı için 11 milyar dolar borçlanacak












