Bizi Takip Edin

Amerika

Alligator Alcatraz’da gözaltında olan yüzlerce göçmen ortadan kayboldu

Yayınlanma

ABD’de Miami’nin batısındaki Alligator Alcatraz göçmen işlem merkezinde gözaltına alınan yüzlerce göçmen ortadan kaybolmuş görünüyor.

Göçmen hakları savunucusu gruplara göre, bu kişiler Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) çevrimiçi veritabanından silinmiş ve avukatları ile aileleri onların yerini tespit edememiş.

Örneğin, yasal hizmetler sunan ve kötü şöhretli göçmen hapishanesindeki tutukluların avukatlarla görüşme kısıtlamaları konusunda hükümete karşı açılan davaya katılan Sanctuary of the South ağından Luis Sorto, “Orada gözaltına alınan kişileri ararken, ICE konum belirleyici artık ‘Ayrıntılar için Florida Ceza İnfaz Kurumunu arayın’ diyor,” ifadelerini kullandı. 

Sorto, merkezde tutulan tüm davacıların, Florida’nın buradaki kişileri tutuklama yetkisini sorgulayan yeni bir dava ağustos ayında açıldıktan sonra başka bir yere nakledildiğini ekledi. Bu davada, tutukluların ICE’nin takip sisteminde görünmediği de belirtildi.

Davayı açan Amerikan Sivil Özgürlükler Birliği (ACLU), Alligator Alcatraz’ı “kara delik” olarak nitelendirerek, bazı kişilerin “kayıp” olduğunu, göçmenlik sisteminin “radarında”görünmediğini ve “avukatlarının ve ailelerinin genellikle nerede olduklarını veya onlarla nasıl iletişim kuracaklarını bilmediklerini” belirtti.

ACLU’nun Ulusal Cezaevi Projesinde avukat Eunice Cho, EL PAÍS’ye verdiği demeçte, ICE’nin tutukluların yerlerini derhal güncellemeyi “ısrarla reddetmesinin” avukat-müvekkil iletişiminin etkinliği önünde önemli bir engel oluşturduğunu, adil yargılama ilkesini zedelediğini ve gözaltı sisteminin acımasızlığının bir başka göstergesi olduğunu söyledi.

Miami Herald’ın bir haberine göre, ağustos ayı sonlarında yaklaşık 800 tutuklu ICE’nin çevrimiçi veritabanında artık görünmüyordu ve 450 tutuklunun yeri belirtilmemiş ve bunun yerine “Ayrıntılar için ICE’yi arayın” mesajı yer alıyordu.

Bir yargıç, ağustos ayında, çevre grupları ve bir Kızılderili kabilesi tarafından açılan dava sonucunda eyaletin kampı kapatması gerektiğine hükmetti, fakat temyiz mahkemesi bu kararı durdurdu ve dava devam ederken merkezin faaliyetlerini sürdürmesine izin verdi.

Ne var ki, kararın ardından bir eyalet yetkilisi, tesisin birkaç gün içinde boşaltılacağını söyledi ve yetkililer, tutukluları insan hakları örgütleri tarafından kötü koşullar nedeniyle işaretlenen Florida’daki bazı tesisler ve eyalet dışındaki diğer tesisler dahil olmak üzere başka tesislere naklettiklerini belirtti. 

Haberler, burada tutuklu bulunanların sayısının önemli ölçüde azaldığını gösteriyor.

Öte tandan kaç kişinin buradan sınır dışı edildiği veya diğer göçmen gözaltı merkezlerine nakledildiği belli değil. Bazı tutuklular Miami Herald gazetesine, yetkililerin kendilerine gönüllü olarak sınır dışı edilmeyi kabul etmeleri için baskı yaptığını söyledi.

Florida Valisi Ron DeSantis ise temmuz ayı sonunda yaklaşık 100 kişinin buradan sınır dışı edildiğini açıkladı.

Miami’de göçmenlik avukatı olan Alex Solomiany Miami Herald gazetesine, Miami’nin güneybatısındaki Krome gözaltı merkezindeki göçmenlik mahkemesinde bir müvekkilini görmeye gittiğini ve orada müvekkilinin yanlışlıkla Guatemala’ya sınır dışı edildiğini öğrendiğini söyledi.

Solomiany EL PAÍS gazetesine, müvekkilinin Guatemala’da kaldığını ve ABD’ye dönmesine izin verecek şartlı tahliye almak için “ICE ile çalıştığını” söyledi.

Diğer avukatlar, Alligator Alcatraz’da müvekkillerle yüz yüze görüşmek için üç gün önceden randevu almaları gerektiğini söylüyor.

İç Güvenlik Bakanlığı (DHS), bir e-postada “Alligator Alcatraz’daki tutuklu sayısı, sınır dışı edilip daha ileri sınır dışı işlemleri için ICE gözaltı merkezlerine nakledildikçe sürekli değişiyor,” ve “tüm tutukluların avukatları ve aile üyeleriyle iletişim kurma imkanı var,” dedi.

DHS, “ICE’nin amacı, yasadışı göçmenleri mümkün olduğunca çabuk ülkeden uzaklaştırmaktır,” dedi.

Alligator Alcatraz, Miami’nin batısındaki geniş sulak alan Everglades’teki eski bir uçak pistinde bir haftadan biraz fazla bir sürede inşa edildi. Başkan Donald Trump, temmuz ayı başında açılış töreni için yaptığı ziyaretle tesisi onayladı ve tesis hemen hemen anında tutukluları kabul etmeye başladı.

Kısa süre sonra hijyen, yemek ve kötü muamele iddiaları ortaya çıktı. Tesis, Florida Acil Durum Yönetimi Departmanı tarafından işletiliyor. Eyalet, yarımadanın kuzeyinde, eski bir erkek hapishanesinde Deportation Depot adını verdiği başka bir göçmen gözaltı merkezi kurdu.

Amerika

ABD Kongresi’nde Tibet hazırlığı

Yayınlanma

ABD Kongresi, sürgündeki Tibet hükümetinin daha fazla uluslararası kuruluşa dahil edilmesi için tasarı hazırlıyor.

Semafor’da yer alan habere göre, Oregon’un Demokrat Senatörü Jeff Merkley ile Idaho’nun Cumhuriyetçi Senatörü James Risch tarafından bir tasarı hazırlandı.

Tasarı, Trump yönetimini, Tibet’in sürgündeki hükümeti olan Merkezi Tibet Yönetimi’nin Birleşmiş Milletler’de gözlemci statüsü alması ve diğer uluslararası kuruluşlara dahil edilmesine yönlendirecek.

Yasa tasarısı, Tibet ile Çin arasındaki anlaşmazlığın çözülmesini talep ederek bunu “ABD için stratejik öneme sahip bir mesele” olarak nitelendiriyor.

Ayrıca tasarı, ABD hükümetine, müttefiklerini “Merkezi Tibet Yönetimi ile üst düzeyde ilişki kurmaya ve onu desteklemeye” teşvik etme talimatı veriyor.

Tasarının sahiplerinden Merkley şöyle konuştu:

“Tibet halkının insan hakları ve temel haysiyeti göz ardı edilemez. İki partinin ortak hazırladığı tasarı, ABD’nin bu temel özgürlükler ve geleceğe dair umutlar uğruna verdiği mücadelede Tibet’in yanında olacağına dair net bir mesaj veriyor.”

Risch ise tasarıya ilişkin olarak, “Çin’in otoriter yönetimine karşı direnişte kilit ortaklar olan Tibet halkını destekliyor ve Birleşmiş Milletler’de Çin’in zararlı etkisine karşı koyuyor,” dedi.

Senato tasarısına ayrıca Senatör Tim Kaine (Demokrat, Virginia), Senatör Todd Young (Cumhuriyetçi, Indiana), Senatör Jacky Rosen (Demokrat, Nevada) ve Senatör Rick Scott (Cumhuriyetçi, Florida) da ortak sponsor olarak imza attı.

Benzer bir yasa tasarısı, Temsilciler Meclisi’nde Temsilci Jim McGovern (Demokrat, Massachusetts) ve Temsilci Michael McCaul (Cumhuriyetçi, Teksas) tarafından sunuldu.

Yasa tasarısının akıbeti belirsiz olmakla birlikte, tasarının sunulması, Xi Jinping’in önümüzdeki ay Washington’a yapması beklenen ziyareti öncesinde Çin hükümetiyle gerginlikleri tırmandırabilir.

Okumaya Devam Et

Amerika

Tupac Shakur cinayetinde 30 yıl sonra yeni gelişmeler

Yayınlanma

Polis, neredeyse otuz yıl boyunca ünlü rapçi Tupac Shakur’un cinayetini çözemediğini söylemişti ama bir çete liderinin yeni açıklamaları gidişatı değiştirdi.

Eski bir çete lideri olan Duane “Keffe D” Davis konuşmaya başladı; röportajlarda ve anı kitabında arabadan ateş açılması olayını anlattı.

Washington Post’un aktardığına göre Davis, kamuoyunun ilgisini çeken bu çok ses getiren davada yargılanacak. Jüri seçimi, Shakur’un 7 Eylül 1996’da vurulduğu kavşaktan çok uzak olmayan Las Vegas’ta pazartesi günü başlayacak. Duruşmanın birkaç hafta sürmesi bekleniyor.

Davis, cinayet suçlamasını reddetti ve arka koltuktaki bir yolcunun Shakur’a ateş açtığı sırada kendisinin de arabada olduğunu söyledi.

Yetkililer, Davis’i tetikçi olduğu iddiasında bulunmadan cinayeti planlamakla suçluyor.

Yetkililer, Davis’in kamuoyuna yaptığı açıklamalar olmasaydı davanın hiç açılmayabileceğini belirtiyor.

Shakur, 25 yaşında öldüğünde şöhretinin zirvesindeydi ve dönemin en etkili sanatçılarından biri olarak anıldı. O yıl “California Love” gibi şarkılarla listelerin zirvesine çıkmıştı.

2017’de Shakur’un ölümünden sonra Rock & Roll Onur Listesi’ne kabul edilme töreninde konuşan rapçi Snoop Dogg, “Birçok kişi onu şimdi bir tür haydut süper kahraman olarak hatırlasa da, Tupac sadece bir insan olduğunu biliyordu ve müziği aracılığıyla daha önce hiç kimsenin yapamadığı şekilde kendini ifade etti,” demişti.

Yetkililer, silahlı çatışmanın Los Angeles bölgesindeki iki çete arasındaki rekabetten kaynaklandığını belirtiyor.

Mob Piru ve South Side Compton Crips. Polisin açıklamasına göre, Shakur’un plak şirketi Death Row Records, Mob Piru ile bağlantılıyken, Davis ise Crips’in “lideri ve karar vericisi” idi.

Her iki grubun üyeleri de çatışmanın yaşandığı gün, boksör Mike Tyson’ın MGM Grand Garden Arena’daki maçını izlemek üzere Las Vegas’taydı.

Polis, etkinliğin ardından Death Row Records ekibinin Davis’in yeğenini dövdüğünü belirtiyor.

Davis, 2019 yılında yayımlanan anılarında, “Nevada, Las Vegas’ta geçen o kader gecesinde Tupac ve onunla takılmayı seçtiği ekibin sınırı aştığını ve yeğenim Baby Lane’e el kaldırdığını” anlatıyor.

Davis, “Bir plak şirketinin stüdyo gangsterlerinin bize böyle davranmasına izin veremezdik,” diye yazmıştı.

Davis, Death Row Records grubuyla yüzleşmeye karar verdiğini yazdı ve ekibinin “diplomatik yaklaşımın işe yaramaması ihtimaline karşı” hazırlıklı olduğunu belirtti.

Okumaya Devam Et

Amerika

Ocasio-Cortez: Woke 1.0 çılgıncaydı

Yayınlanma

New York eyaletinden Demokrat Temsilci Alexandria Ocasio-Cortez, insanların COVID-19 salgını sırasında benimsediği bazı “radikal” tutumların bu olağanüstü koşulların bir sonucu olduğunu kabul etti ve insanların tutumlarını değiştirme hakkını savundu.

Pazar günü ABC’nin “This Week” programına konuk olan Ocasio-Cortez’e sunucu Jonathan Karl, Wisconsin’in Demokrat vali adayı Francesca Hong hakkında soru sordu.

Hong, George Floyd’un öldürülmesinin ardından yayılan protesto dalgası sırasında polise verilen fonların tamamen kaldırılmasını ve Şükran Günü’nün iptal edilmesini talep ettiği 2020-2021 yıllarına ait sosyal medya paylaşımlarından vazgeçtiğini açıklamıştı.

Ocasio-Cortez, görüşlerin zamanla değişebileceğini belirterek, New York Belediye Meclisi üyesi Chi Ossé’nin şu esprili sözlerini aktardı: “Woke 1.0 çılgıncaydı.”

Ocasio-Cortez şöyle devam etti:

“Aslında o dönemde yapılan tartışmaların oldukça verimli olduğunu düşünüyorum. Bence bugün suçtan bahsederken, suçu azaltma konusundaki yaklaşımımız eskisine kıyasla temelden farklı, değil mi? Ve bence hepimiz suç oranını olabildiğince düşük tutma hedefini paylaşıyoruz. Biliyorsunuz, karantina döneminde kullanılan söylemler elbette bugün kullandığımız söylemlerle aynı değil.”

Program sunucusu Jonathan Karl, daha önce aktif olarak savunduğu bir suçla mücadele çözümü olan “polis bütçesinin kesilmesi” konusundaki güncel tutumunu sorunca Ocasio-Cortez şu cevabı verdi:

“Bence bu dönemde ve… özellikle COVID sırasında, Overton penceresi [toplumsal görüşlerin kabul edilebilirlik sınırı] büyük ölçüde genişledi. Hayat durma noktasına gelmişti. Bu kapanmalar nedeniyle şimdiye kadar gördüğümüz en yüksek işsizlik oranlarından bazıları yaşandı ve bence bizi daha iyi bir duruma getirecek her türlü politikayı değerlendirme konusunda kapılar gerçekten açıktı; hatta o dönemde yapılan tartışmaların oldukça verimli olduğunu düşünüyorum.”

Ocasio-Cortez, Hong’u savunurken, Wisconsin seçimlerinde kimseyi desteklemeyi planlamadığını, bunun yerine “Kongre’yi geri kazanmaya” odaklandığını da belirtti.

Onun bu kararı, Hong’u desteklemekten kaçınan Senatör Bernie Sanders ve Amerika Demokratik Sosyalistleri’nin ulusal kanadının tutumuyla aynı çizgide.

Ocasio-Cortez, Hong’un görüşlerine ilişkin sorulara yanıt olarak, “Bence bu seçimlerin çoğu, şu anda bile olsa, ulusal bir boyut kazanma eğiliminde olacak. Fakat bu seçimler nihayetinde yerel ve tüm siyaset yerel. Anladığım kadarıyla Francesca Hong, seçim sürecinde varlığını açıkça ortaya koydu,” dedi.

AOC, Hong’un “eski görüşlerinden uzaklaştığını” da ekledi.

Ocasio-Cortez, karantina döneminde kullanılan söylemlerin “bugün kullanacağımız türden söylemler olmadığını” da sözlerine ekledi.

Demokrat Temsilci, “Bu adayların, seçmenlerine kim olduklarını ve şu anda hangi konularda kampanya yürüttüklerini anlatma fırsatına sahip olmalarından dolayı minnettarım,” diye ekledi.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English