Avrupa
Lecornu, Macron’un emeklilik reformunu 2027’e erteledi

Fransa Başbakanı Sébastien Lecornu, 2026 bütçesi için parlamentonun desteğini sağlamak ve başbakanlık koltuğunu kurtarmak için, Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un popüler olmayan emeklilik reformunu askıya alacağını taahhüt etti.
Sol için büyük bir kazanım ve Macron’un ekonomi politikasında bir U dönüşü olarak, Lecornu salı günü, emeklilik yaşını 64’e çıkarma planlarını, cumhurbaşkanlığı seçimlerinin yapılacağı 2027 yılına kadar askıya alacağını söyledi.
Fakat başbakan, partilerin, gelecek yılın bütçe açığını milli gelirin yüzde 5’inin altında tutmak için diğer tasarruf tedbirleri üzerinde anlaşması gerekeceğini de ekledi.
İstifası kabul edildikten dört gün sonra tekrar başbakan olarak atanan Lecornu, parlamentoda yaptığı ilk konuşmada milletvekillerine “Hükümet emeklilik reformu konusunda yeni bir tartışmaya hazır mı? Cevap evet,” dedi ve şirketlere ek vergi getirileceğini ve tüm hükümet önerileri hakkında parlamento tartışmaları düzenleneceğini vaat etti.
Başbakan, Fransa’da siyasi krizinin tırmanmasıyla birlikte, gelecek yıl yüksek kamu açığını nasıl azaltacağına dair önerilerini desteklemeleri karşılığında, parlamentoda çoğunluğu olmayan çeşitli grupların taleplerini karşılamakta zorlanıyor.
Lecornu’nun koltuğunda kalması için bağımlı olduğu Sosyalist Parti, emeklilik yaşını kademeli olarak iki yıl artırarak 64’e çıkaran tartışmalı 2023 reformunu dondurması için hükümete baskı yapmıştı.
Lecornu, bu ertelemenin 2026’da 400 milyon avro, 2027’de ise 1,8 milyar avroya mal olacağını söyledi.
Bu taviz, Lecornu’nun perşembe günü yapılması planlanan ve sırasıyla aşırı sol ve aşırı sağ milletvekilleri tarafından sunulan iki güvensizlik oylamasından kurtulabileceği anlamına geliyor.
Fransız tahvilleri haber üzerine yükseldi ve 10 yıllık borçlanma maliyetleri 0,07 puan düşüşle %3,39’a geriledi. Bu, iki ayın en düşük seviyesi.
Fransız bütçesi, ülkenin siyasi krizinde merkezi bir tartışma alanı haline geldi ve Ulusal Meclis’te tartışmaları netleştirdi.
Anlaşma sağlanamazsa, Fransa ABD tarzı bir “kapanmayı” önleyebilir ve bu yılın bütçesini 2026’ya devredebilir; fakat anlaşmazlıklar, zaten büyük bütçe açığı nedeniyle endişeli olan piyasaları tedirgin etti ve geçen yıl üç Fransız hükümetinin düşmesine neden oldu.
Lecornu’nun emeklilik konusundaki taahhütleri, sosyalist milletvekilleri tarafından alkışlandı ve milletvekilleri, bu nedenle Lecornu’yu reddetmeyeceklerini söylediler.
Partinin önde gelen milletvekili Boris Vallaud, “Bu zafer, bir sonraki adımı öngörmemizi sağlayan ilk adımdır: engelleme ve iptal,” dedi ve Lecornu’dan büyük işletmelere yönelik vergileri artırmak için daha cesur adımlar atmasını istedi.
Başbakanın güvensizlik oylamasından kurtulup bütçesinin onaylanabilmesi için, muhafazakâr Les Républicains (LR) partisinin bazı üyelerinin en azından çekimser kalması gerekecek.
Önde gelen LR milletvekili Laurent Wauquiez, ülkenin yıl sonuna kadar bir bütçeye ihtiyacı olduğunu belirterek, hükümetin hayatta kalması için “sorumlu” davranma sinyali verdi.
Fakat Lecornu ile eski muhafazakâr müttefikleri arasındaki kopuşun bir işareti olarak, LR parti lideri ve eski içişleri bakanı Bruno Retailleau, emeklilik reformunun askıya alınmasının “anlaşılmaz bir karar” olduğu konusunda uyarıda bulundu.
Retailleau, “Güvensizlik oyu almamak için hükümet Fransız halkına önemli bir bedel ödettiriyor,” diye uyardı.
Başbakan, 2026 yılında bütçe açığını bu yılki %5,4’ten %4,7’ye düşürmek için tasarlanan 30 milyar avroluk bir harcama kesintisi ve vergi artışı paketini açıkladı.
Fakat Lecornu, her şeyin tartışmaya açık olduğunu ve hedefin hafifletilebileceğini söyledi, fakat partilere bütçe açığını %5’in altında tutmayı kabul etmeleri için çağrıda bulundu.
Girişimcilerin endişelerini dile getirdiği kapsamlı bir servet vergisi açıklamaktan kaçınan hükümet, büyük işletmeler ve yüksek gelirli kişilere uygulanan çeşitli vergilerden 6,5 milyar avro gelir elde etmeyi hedefliyor.
Bazen vergiden kaçınmak için temettülerin yatırıldığı yaklaşık 10.000 holding şirketine uygulanan yeni vergiyle 1 milyar avro gelir elde edilmesi bekleniyor; ülkenin en yüksek gelirli yaklaşık 20.000 kişisi, 1,5 milyar avro tutarında ek vergilerle tekrar hedef alınacak.
Hükümet ayrıca, bu yıl bütçeyi dengelemek için kullanılmış olan, fakat geçici olması gereken, geliri 1 milyar avronun üzerinde olan gruplara yönelik kurumlar vergisini artırma önlemini uzatmaya hazırlanıyor.
Bu önlem 4 milyar avro gelir getirecek ama büyük Fransız şirketlerini rahatsız edecek gibi görünüyor.
Lecornu, “Küçük ve orta ölçekli işletmeler için vergi indirimleri olacak ve bazı çok büyük işletmeler için hedefli ve istisnai vergi artışları olacak… katkıda bulunanlar arasında çabaları daha iyi paylaşmak için,” dedi.
Lecornu, parlamentoda yaptığı konuşmada Sosyalist Parti’ye bir başka taviz daha verdi: hükümetin parlamento oylaması olmadan yasayı yürürlüğe koymasını sağlayan 49.3 anayasa maddesini kullanmayacağını söyledi.
Avrupa
Alman istihbaratı, öğrencileri “aşırı sol”dan korumak için önlem almak istiyor
Alman iç istihbarat kurumu okulları “solcu aşırılıkçılar tarafından ‘Askerlik Karşıtı Okul Grevi’ kampanyasının sürekli olarak araçsallaştırılması” konusunda uyardı.
Federal Anayasa Koruma Teşkilatı (BfV) aynı başlıklı mektubu Brandenburg Eğitim Bakanlığına gönderdi ve mektup junge Welt (jW) tarafından elde edildi.
BfV’nin mektubu daha sonra bakanlık tarafından Elbe ve Oder nehirleri arasındaki onlarca ortaokula iletildi.
Bir basın sözcüsü jW’ye, bakanlığın “diğer makamlardan gelen okullarla ilgili bilgileri iletmekle yükümlü olduğunu” söyledi.
Okul yöneticilerinin “çocukları ve gençleri korumak amacıyla yerel duruma özel değerlendirmeler yapabilmesi” gerektiğini savunan bakanlık, bunun “siyasi bir duruş anlamına gelmediğini” ileri sürdü.
Mektupta BfV, Almanya Marksist-Leninist Partisi’nin (MLPD), Alman Komünist Partisi’nin (DKP) gençlik örgütü olan SDAJ’ın ve Türkiye kökenli MLKP’nin gençlik örgütünün katılımına karşı açıkça uyarıyor.
BfV’ye göre bu tür “dogmatik aşırı solculuk”, orak ve çekiç rozetleri veya kırmızı atkılarla tanınabilir.
Askerlik karşıtı harekete yönelik komünist “sızma”nın kanıtı olarak, CDU’ya bağlı Schüler-Union’un bu harekete ilişkin “algısı”na dair bir makale alıntılanıyor.
Son olarak, istihbarat servisi, Brandenburg Eyalet Güvenlik Yasası’nın 14(1) maddesi uyarınca okul yöneticilerinden öğrencilerini gözetleme konusunda işbirliği yapmalarını istiyor.
Bu hüküm, devlet kurumlarının “kendi inisiyatifleriyle”, “güvenliği tehdit eden” veya devlet karşıtı faaliyetlerden haberdar olmaları halinde istihbarat servisine bilgi vermelerini gerektirir.
Brandenburg Anayasa Koruma Teşkilatı Başkanı Wilfried Peters, Berlin İdare Mahkemesi Başkan Yardımcısı olarak görev yaptığı dönemde de anti-komünist inançlarını zaten ortaya koymuştu.
Orada, junge Welt gazetesinin Temmuz 2024’te Anayasa Koruma Teşkilatı raporunda kendisinden bahsedilmesine karşı açtığı davayı, gazetenin Lenin’e olumlu atıfta bulunmasını da gerekçe göstererek reddetmişti.
Peters, Lenin’in “FDGO’ya [Liberal Demokratik Temel Düzen] en şiddetli şekilde karşı koyduğunu” savunmuştu.
Okul Grevi İttifakı istihbarat teşkilatının “aşırılık” suçlamasını kesin bir dille reddetti.
İttifak sözcüsü jW’ye verdiği demeçte, “Aşırı olan tek bir şey var, o da federal hükümetin planları” dedi.
Sözcü, “askerlik ve militarizasyon yoluyla yeni bir savaş hazırlanırken” devletin “öncelikle bu savaşa karşı çıkan örgütlere yöneldiğini” eleştirdi.
Grev ittifakının hedefleri “yeni askere almayı engellemek ve militarizasyona son vermek” olarak ilan ediliyor. Sözcüye göre ittifak, “bu hedefleri samimi bir şekilde destekleyen” herkesle işbirliği yapacak ve yeni bir dünya savaşına karşı “her zaman en kararlı şekilde direnen güçler liberaller ya da sosyal demokratlar değil, komünistler.”
Okul grev ittifakı, kendilerini sindiremeyeceklerini vurguladı. Hedef, “savaş hazırlıklarına son vermek” olmaya devam ediyor.
Bu amaçla, hükümetin 15 Haziran ve civarında aktif ve eski Bundeswehr askerlerinin “başarılarını” kamuoyuna duyurmayı amaçladığı “Ulusal Gaziler Günü”ne karşı bir eylem haftası planlanıyor.
Avrupa
Macaristan Başbakanı Magyar: Rusya ile ilişkilerde 20 yıl önceki zemine dönüşmeli

Macaristan Başbakanı Peter Magyar, Rusya ile ekonomik ilişkilerin normalleşmesi ve 20 yıl önceki işbirliği zeminine dönülmesi gerektiğini belirtti. Paris’te Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile bir araya gelen Magyar, Rusya’nın Avrupa için güvenlik tehdidi oluşturduğunu iddia ederken enerji bağımlılığı ve Ukrayna’nın Avrupa Birliği üyeliği konularında ülkesinin şartlarını açıkladı.
Macaristan Başbakanı Peter Magyar, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile Paris’te gerçekleştirdiği görüşmenin ardından yaptığı açıklamalarda, Avrupa ile Rusya arasındaki ekonomik ilişkilerin normalleştirilmesi gerektiğini söyledi.
Le Monde gazetesine mülakat veren Magyar, “Uzun vadede, Rusya ile ekonomik açıdan oldukça başarılı bir şekilde işbirliği yapılabildiği yirmi yıl önceki duruma geri dönmeye çalışmak önemlidir” ifadesini kullandı.
Macar Başbakan, bu beklentisine karşın mevcut durumda Rusya’nın Avrupa için bir güvenlik tehdidi oluşturduğunu da iddia etti.
Üç hafta önce Viktor Orban’ın yerine hükümet başkanlığı görevini devralan Magyar, Batı Avrupalı ortaklarla ilişkileri güçlendirmek amacıyla 3 Haziran günü Paris’i ziyaret etti. Ziyaretinin amacına değinen Magyar, “Viktor Orban’ın on altı yıllık iktidarının ardından Macaristan-Fransa ilişkilerinde yeni bir sayfa açma zamanı geldi. Paris’e gelişimin amacı tam olarak budur” dedi.
Macaristan Başbakanı, Fransa Cumhurbaşkanı Macron’u, 1956 Macar Devrimi’nin 70’inci yıl dönümünün anılacağı 23 Ekim tarihinde Budapeşte’ye davet ettiğini açıkladı.
Vladimir Putin iktidardayken Rusya ile ilişkilerin normalleşmesinin mümkün olup olmadığı yönündeki soruyu yanıtlayan Magyar, “Bu gerçekleştiğinde belki ne ben ne de Sayın Putin görevlerimizde olacağız” dedi.
Macaristan’ın Rusya’ya olan enerji bağımlılığına da değinen Başbakan, “Coğrafyayı değiştirmek çok zordur” diyerek ülkenin tedarik yollarını çeşitlendirmeye çalışacağını ancak Rus enerji kaynaklarından tamamen vazgeçmenin mümkün olmadığını belirtti.
Magyar, “Barış geldiğinde, özellikle enerji alanında hiç kimse yeni bir soğuk savaşla ilgilenmeyecektir. Bu durum ne Avrupa’nın ne de Moskova’nın çıkarınadır” diye ekledi.
Magyar ayrıca, Macaristan’ın Ukrayna’nın Avrupa Birliği’ne katılım müzakerelerinin başlamasını ancak bu ülkedeki Macar azınlığın haklarının iade edilmesinden sonra destekleyeceğini açıkladı.
Macaristan Başbakanı, “Tek bir şartın yerine getirilmesi gerekiyor: Ukrayna’daki Macar azınlık temel haklarına yeniden kavuşmalıdır. Ukrayna bunu taahhüt ettiği an Macaristan müzakerelerin başlamasına engel olmayacaktır” dedi ve tarafların uzmanlar düzeyinde bir anlaşmaya yakın olduğunu sözlerine ekledi.
Magyar, Avrupa Birliği fonlarından dondurulan 16 milyar avronun alınabilmesi için reformları içeren yeni eylem planının önümüzdeki iki hafta içinde sunulacağını da bildirdi.
Avrupa
Polonya doğu sınırında uçuş kısıtlaması getirdi

Polonya Hava Seyrüsefer Hizmetleri Ajansı, ülkenin doğu sınırında 10 Haziran ile 9 Eylül tarihleri arasında uçuş kısıtlamaları uygulanacağını duyurdu. Belarus ve Ukrayna sınırındaki özel bir bölgeyi kapsayan kısıtlamalar, yaklaşık 3 kilometre yüksekliğe kadar olan uçuşlar için geçerli olacak.
Polonya Hava Seyrüsefer Hizmetleri Ajansı, ülkenin doğu sınırındaki hava sahasında 10 Haziran ile 9 Eylül tarihleri arasında uçuş kısıtlamaları uygulanacağını açıkladı.
Alınan karara göre kısıtlamalar, Belarus ve Ukrayna sınırına yakın özel bir bölgede yürürlükte olacak. Belirlenen kısıtlamaların yaklaşık 3 kilometre yüksekliğe kadar olan uçuşları kapsayacağı, bu irtifanın üzerinde seyreden yolcu uçaklarının ise yeni düzenlemeden etkilenmeyeceği belirtildi.
Uygulama kapsamında, kısıtlama getirilen bölgede gece saatlerinde uçuşlar tamamen yasaklanacak. Bu yasağın dışındaki istisnaların yalnızca askeri havacılık unsurları ile önceden koordine edilmiş belirli uçuşlar için geçerli olacağı aktarıldı. Gündüz saatlerinde ise askeri uçaklar, ambulans uçaklar, arama kurtarma ekipleri ve bazı insansız hava araçlarının uçuş yapmasına izin verilecek.
Polonya Hava Seyrüsefer Hizmetleri Ajansı yetkilileri, söz konusu tedbirlerin devlet güvenliğini sağlamak amacıyla alındığını bildirdi. Kısıtlama bölgesinin, Polonya’nın doğu sınırından yaklaşık 20 ila 50 kilometre mesafedeki alanı kapsayacağı kaydedildi.
Ajans ayrıca, kuralların ihlal edilmesi durumunda bu durumun ülkenin havacılık kanunlarının ihlali olarak kabul edileceği uyarısında bulundu.
Polonya, Ukrayna topraklarındaki patlamalar nedeniyle son bir ay içinde birkaç kez savaş uçaklarını havaya kaldırmıştı.
Bununla birlikte Polonya Silahlı Kuvvetleri Komutanlığı tarafından yapılan açıklamada, gerçekleştirilen son önleme uçuşundan önce Polonya hava sahasına yönelik herhangi bir ihlalin tespit edilmediği bilgisi verilmişti.
Rusya Savunma Bakanlığı ise 2 Haziran tarihinde bir açıklama yaparak, Ukrayna’nın savunma sanayisi tesislerine, yakıt altyapısına ve askeri havaalanlarına yönelik kitlesel bir saldırı düzenlendiğini bildirmişti.
Dünya Basını2 hafta önceİktisat tarihçisi Chance: Batı, Çin’i kendi sistemine entegre ederek liberal bir demokrasiye dönüştüreceğini sandı
Amerika2 hafta önceBolivyalı işçi ve köylüler başkent La Paz’ı kuşattı
Asya2 hafta önceRusya ve Çin arasındaki ticaret hacmi 240 milyar dolara ulaştı
Asya2 hafta önceİran’daki savaş yuan için küresel ticarette fırsat penceresi açtı
Görüş2 gün önceXi liderliğinde yükselen Çin diplomasisi: Bütün yollar Pekin’e çıkıyor
Dünya Basını2 hafta önceProf. Pape: İran yetenekleri sınırlı olduğu için değil, stratejik sebeplerle kendini dizginliyor
Asya2 hafta önceJaponya hükümeti, enerji fiyat artışlarına karşı bütçe ayırıyor
Ortadoğu1 hafta önceİddia: İran, zenginleştirilmiş uranyumu Çin’e göndermeye razı oldu











