Avrupa
Bordeaux bölgesindeki orman yangınları füze üretim tesislerine yaklaştı

Fransa’nın Gironde bölgesinde geniş alanlara yayılan orman yangınları, Bordeaux bölgesindeki savunma, havacılık ve uzay sanayisi tesislerine yaklaştı. Füze üretimi ve bilimsel araştırmaların yapıldığı merkezleri tehdit eden yangınlara karşı askeri birlikler ve özel ekipmanlar devreye sokuldu. Avrupa genelinde sıcak hava dalgası sebebiyle tahliyeler artarken Fransa’daki yangın alanları rekor seviyeye ulaştı.
Fransa’nın Gironde bölgesinde başlayan geniş çaplı orman yangını, Bordeaux bölgesinde yer alan savunma, havacılık ve uzay sanayisi işletmelerini tehdit ediyor.
On binlerce hektarlık alana yayılan alevler; füze, silah üretimi ve bilimsel araştırmalarla bağlantılı tesislere yaklaştı. Le Parisien gazetesi, yangının kritik sanayi noktalarına olan yakınlığına dikkat çekti.
Bordeaux yakınlarında havacılık, uzay ve savunma sektörlerinde faaliyet gösteren ArianeGroup ve Thales şirketlerinin yanı sıra savunma kompleksine ait başka tesisler bulunuyor. Bu tesislerin bir bölümü ormanlık alanların hemen yanında yer alıyor.
Stratejik füze ve roket tesisleri risk altında
Gironde bölgesindeki Saint-Médard-en-Jalles kentinde, ArianeGroup şirketine ait M51 balistik füzelerinin yakıtlarıyla çalışılan iki tesis yer alıyor.
Şirketin Le Haillan bölgesindeki bir diğer tesisinde Ariane 6 taşıyıcı roketinin motorları üretiliyor. Aynı bölgede roket sektörü için motor sistemleri üreten Roxel France tesisleri de konumlanıyor.
Le Barp kentinde ise Megajul lazer tesisine (LMJ) ev sahipliği yapan CEA Cesta araştırma merkezi bulunıyor. Merkez temsilcisi, durumun kontrol altında olduğunu ve şu an için tesis için bir tehdit bulunmadığını açıkladı.
ArianeGroup yetkilileri, şirketin yerel ve ulusal makamlarla sürekli temas halinde olduğunu bildirdi.
Fransa Silahlı Kuvvetler Bakanlığı, sanayi tesislerinin korunması amacıyla uzman personelin ve gerekli kaynakların tahsis edildiğini açıkladı.
Avrupa genelinde yangınlar devam ediyor
Avrupa’daki orman yangınları anormal sıcaklıklar eşliğinde sürüyor. Avrupa Orman Yangınları Bilgi Sistemi verilerine göre, Avrupa Birliği ülkelerinde yılbaşından bu yana yanan alanların büyüklüğü, gözlem tarihinin en yüksek ikinci seviyesine ulaştı.
Fransa ve İspanya’da yangınlar nedeniyle tahliye edilenlerin sayısı 250 bin kişiyi aştı. Resmi verilere göre Fransa’da en az 197 bin sakin evlerini terk etmek zorunda kaldı.
Yanan alanların büyüklüğü ise neredeyse 98 bin hektara ulaştı; yetkililer bu durumun muhtemelen rekor bir gösterge olduğunu değerlendiriyor.
Fransa sağlık makamları daha önce sıcaklar nedeniyle ölüm oranlarında artış olduğunu, haziran ayında normalden yaklaşık 5,7 bin daha fazla ölüm kaydedildiğini duyurmuştu.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Bordeaux bölgesindeki itfaiyecilere yardım etmek üzere yaklaşık 1000 askeri personeli görevlendirdi.
Operasyonda ayrıca 20 tona kadar yangın geciktirici madde atabilen bir A400M askeri nakliye uçağı, ek hava kuvvetleri ve itfaiye ekipleri kullanılıyor.
Avrupa
Almanya’da askere alımlar artmaya devam ediyor

Alman Silahlı Kuvvetleri’nin (Bundeswehr) aktif asker sayısı 186.700’e ulaşarak son 13 yılın en yüksek seviyesine çıktı.
Savunma Bakanlığı’nın temmuz ayına ait yeni verilerine göre, Bundeswehr son 12 ayda yaklaşık 3.700 erkek ve kadını kadrosuna kattı. Bu, yaklaşık %2’lik bir artışa tekabül ediyor.
Genel olarak, Bundeswehr geçen ay 47.300 başvuru aldı; bu rakam, Temmuz 2025’e kıyasla %26 artışa işaret ediyor.
Fakat bakanlık, çoğu yeni subayın eğitiminin bu ay içinde başlaması nedeniyle temmuz ayında genellikle mevsimsel bir askere alma artışının yaşandığını belirtti.
Yine de bu artış, Almanya’nın hedeflediği noktadan hâlâ çok uzak: 2035 yılına kadar 260.000 aktif asker ve 200.000 yedek asker.
Yıllık yaklaşık %2’lik mevcut büyüme hızı artmazsa, Berlin hedefine ulaşmakta zorlanacak.
Bu oranda doğrusal bir artış, önümüzdeki dokuz yıl içinde sadece yaklaşık 36.000 asker ekleyecek.
Bu rakam, Almanya’nın ihtiyaç duyduğunu belirttiği yaklaşık 80.000 ek askerden çok uzak.
Bu açığı kapatmaya yardımcı olmak amacıyla, özellikle yedek kuvvetler konusunda Almanya, bu yıl 6 aylık gönüllü askerlik hizmetini hayata geçirdi.
Şu anda yaklaşık 12.100 gönüllü ve kısa süreli sözleşmeli asker hizmet vermekte olsa da, gönüllü hizmetin Berlin’in umduğu sayıları sağlayıp sağlayamayacağı konusunda şüpheler devam ediyor.
Parlamentonun Alman ordusu sorumlusu Henning Otte, programın gerekli artışı sağlayacağı konusunda “biraz şüpheli” olduğunu belirtti.
Bundeswehr, bu yıl 20.000, 2027’de ise 23.000 gönüllü çekmeyi hedefliyor. Bu hedefler tutturulamazsa, Berlin zorunlu askerlik uygulamasını yeniden getirebilir.
Bu kapsamda Almanya, dijital dönüşümü bir adım daha ileri götürerek, Bundeswehr’in askere alma kanallarını sosyal medya kültürüne uyum sağlayan bir askeri kurumun en göze çarpan örneklerinden biri haline getirdi.
TikTok’ta, Bundeswehr Karriere hesabı, askere alma mesajlarını mizah, samimi videolar ve askeri yaşamın gündelik yönlerini yansıtan perde arkası içerikleriyle harmanlıyor.
Silahlı kuvvetleri yalnızca resmi törenler veya askeri teçhizat görüntüleri aracılığıyla tanıtmak yerine, bu strateji kişilere odaklanıyor.
Askerler görevlerini açıklıyor, eğitim rutinlerini gösteriyor ve askeri hayata daha samimi bir bakış açısı sunuyor.
2026 yılında Almanya, askere alma kampanyasının başlatılmasının ardından silahlı kuvvetlerine olan ilginin arttığını kaydetti; başvuru sayısında geçen yıla göre %20 artış görüldü.
Avrupa
Almanya siyasileri koruyan hakaret yasasını değiştirmeyi tartışıyor

Almanya’da Başbakan Friedrich Merz’i eleştiren vatandaşlar hakkında açılan soruşturmaların ardından, siyasetçilere hakareti cezalandıran yasa maddesinin yeniden düzenlenmesi gündeme geldi. Politico’nun haberine göre Federal Meclis’teki (Bundestag) partiler, Ceza Kanunu’nun 188’inci maddesinin tamamen yürürlükten kaldırılması ya da kapsamının daraltılması konusunda farklı görüşler savunuyor.
Almanya’da siyasetçilere hakarete karşı özel koruma sağlayan yasal düzenlemelerin yeniden ele alınması tartışılıyor. Politico’nun haberine göre bu adım, Başbakan Friedrich Merz’i eleştiren vatandaşlar hakkında yürütülen bir dizi soruşturmanın ardından gündeme taşındı.
Tartışmaların odağında, 1951 yılından bu yana yürürlükte olan ve 2021 yılında cezaları ağırlaştırılan Almanya Ceza Kanunu’nun 188’inci maddesi yer alıyor.
Söz konusu madde, kamu görevindeki siyasetçilere faaliyetleriyle bağlantılı olarak ve çalışmalarını önemli ölçüde engelleyecek nitelikte alenen hakaret edenlere üç yıla kadar hapis veya para cezası verilmesini öngörüyor. İftira ve karalama içeren beyanlar için ise yasada daha ağır cezalar bulunuyor.
Yasanın yeniden gözden geçirilmesi ihtiyacı, Merz hakkında “yalancı Fritz” ve “Pinokyo” ifadelerini kullanan kişilere yönelik adli işlemlerle belirginleşti. Bu süreçte 66 yaşındaki bir emekli hakkında, Başbakan’ın bir ziyareti öncesinde Facebook üzerinden “Pinokyo geliyor” paylaşımını yapması nedeniyle soruşturma yürütüldü. Söz konusu soruşturma daha sonra kapatıldı.
Partiler düzenlemenin kapsamı konusunda ayrışıyor
Federal Meclis’teki (Bundestag) başlıca partiler düzenlemenin değiştirilmesi gerektiği konusunda görüş birliği taşıyor. Sol Parti (Die Linke) ile Almanya için Alternatif (AfD) 188’inci maddenin tamamen yürürlükten kaldırılmasını talep ediyor.
Hristiyan Demokrat Birlik (CDU), Yeşiller ve Almanya Sosyal Demokrat Partisi (SPD) ise maddenin uygulama alanının daraltılmasından yana tavır alıyor.
Tartışılan seçenekler arasında, özel koruma zırhının yalnızca yerel düzeyde seçilmiş kamu görevlileriyle sınırlandırılması bulunuyor.
Buna karşın parlamentoda henüz resmi bir yasa teklifi hazırlığı yürütülmüyor. CDU ve Yeşiller, yaz tatilinin ardından konuya ilişkin bir yasa tasarısı sunmayı planlamıyor. Federal Meclis daha önce AfD’nin söz konusu maddenin yürürlükten kaldırılmasına yönelik önerisini geri çevirmişti.
Merz sosyal medya şikayetlerine son verdiğini açıklamıştı
ABD’de, Merz’e “Pinokyo” diyen Alman vatandaşının adli takibata uğramasına tepki gösterildi.
Başbakan Friedrich Merz haziran ayında yaptığı açıklamada, başbakanlık görevine başlamasından bu yana sosyal medyadaki hakaretler nedeniyle güvenlik birimlerine suç duyurusunda bulunmayı bıraktığını duyurdu.
Alıngan bir yapıya sahip olmadığını belirten Merz, Almanya Ceza Kanunu’nun 188’inci maddesinde yapılacak bir reformu müzakere etmeye hazır olduğunu kaydetti.
Welt am Sonntag gazetesinin soruşturma dosyalarına dayandırdığı haberine göre, Merz’in geçmişteki suç duyurularına “küçük Nazi” ve “pis ayyaş” ifadeleri gerekçe oluşturmuştu.
Hristiyan Demokratların (CDU) liderliğini yürüten Merz’in kişisel kamuoyu desteği mayıs ayında yüzde 13 seviyesine gerileyerek tarihi en düşük düzeyini kaydetti.
Avrupa
Burnham, Beyaz Saray yetkilisiymiş gibi yapan biriyle mesajlaştı

Andy Burnham, “utanç verici bir güvenlik ihlali” olarak nitelendirilen olayda, ABD Başkanı Donald Trump’ın en yakın danışmanlarından birinin kimliğine bürünen bir kişiyle mesajlaşmış.
Başbakanlık, “ulusal güvenlik meseleleri” hakkında yorum yapmayı reddetti.
Fakat Burnham’ın, Beyaz Saray Özel Kalem Müdürü Susie Wiles olduğunu iddia eden biriyle iletişim halinde olduğunu inkar etmedi.
Konuyla ilgili bilgilendirilen kişiler, görüşmelerin telefon görüşmesi değil mesaj yoluyla gerçekleştiğini ve mesajlarda önemli hiçbir bilginin aktarılmadığını vurguladı.
Bu kişiler, mesajlaşmalarla ilgili endişelerin dile getirildiğini ve iki taraf arasında birkaç mesajın ardından şüpheli faaliyetin “hızla ilgili makamlara bildirildiğini” belirtti.
Burnham, geçen ay göreve başladığından bu yana Trump ile henüz yüz yüze görüşmedi.
İkili telefonla görüştü ve ABD başkanı, Birleşik Krallık’ın fosil yakıtlar ve göç konusundaki politikalarını sert bir şekilde eleştirdi.
Güvenlik ihlalini ilk kez haber yapan POLITICO, İngiliz büyükelçiliğinin olaydan endişe duyduğunu ve konuyu Beyaz Saray’a bildirdiğini fakat Beyaz Saray’ın yorum yapmayı reddettiğini belirtti.
Geçen yıl, politikacılar ve ABD’li iş dünyası yöneticileri, kendilerini özel kalem müdürü olarak tanıtan birinden kısa mesajlar ve telefon aramaları aldıktan sonra, FBI, Wiles’ın kişisel telefonuna yönelik bir hack girişimini soruşturmuştu.
O dönemde bir Beyaz Saray sözcüsü, “Beyaz Saray, tüm personelinin siber güvenliğini çok ciddiye almaktadır ve bu konu soruşturulmaya devam ediyor, demişti.
Üst düzey bir İngiliz politikacının, kendisini yabancı bir ülkenin üst düzey siyasi figürü olarak tanıtan bir kişi tarafından güvenlik ihlaline maruz kalması ilk kez yaşanmıyor.
2024 yılında, o dönem Dışişleri Bakanı olan David Cameron, eski Ukrayna Cumhurbaşkanı Petro Poroşenko gibi davranan birinden gelen sahte bir aramanın kurbanı olmuştu.
Dışişleri Bakanlığı sözcüsünün o dönemde yaptığı açıklamaya göre, taklitçi ile Cameron arasında bir dizi kısa mesaj alışverişi de gerçekleşmiş ve Cameron hatasını fark edince pişmanlık duymuştu.
Sözcü, “Görüntülü görüşme açıkça Bay Poroşenko ile yapılıyor gibi görünse de, konuşmanın ardından Dışişleri Bakanı şüpheye kapıldı,” demişti.
Dünya Basını2 hafta önceMilyarder Elon Musk: Paranın hiçbir değerinin kalmayacağı döneme giriyoruz
Ortadoğu1 hafta önceMısır, üçlü pakta neden katılmadı?
Dünya Basını6 gün önceThe Jerusalem Post: Suudi Arabistan-Türkiye-Pakistan savunma anlaşması İsrail’e tehdit
Dünya Basını2 hafta önceRay Dalio yapay zeka balonu ve küresel borç krizini değerlendirdi
Görüş1 hafta önceTürkiye ve İsrail ilişkilerinin geleceği
Asya2 hafta önceAlibaba 2,4 trilyon parametreli yapay zeka modeli Qwen3.8-Max’i tanıttı
Dünya Basını2 hafta önceYen müdahalesinin asıl mesajı: Doların rezerv para statüsü artık eskisi kadar güçlü değil
Rusya2 hafta önceRusya’nın buğday ihracatı temmuzda yüzde 17,7 geriledi












