Asya
Çin ordusunun en kıdemli generalinin görevden alınması ne anlama geliyor?

Çin Komünist Parti (ÇKP) kongresi ve Çin Halk Kurtuluş Ordusu’nun (PLA) yüzüncü yılı öncesinde iki üst düzey generalin ani şekilde görevden alınması büyük sansasyon yarattı.
Pekin, cumartesi günü, Merkez Askerî Komisyonu’nun (CMC) birinci sıradaki başkan yardımcısı ve Çin’in üniformalı en üst düzey subayı olan Zhang Youxia’nın ciddi disiplin ihlalleri nedeniyle soruşturma altında olduğunu; ayrıca CMC Müşterek Kurmay Dairesi Başkanı Liu Zhenli’nin de aynı gerekçeyle soruşturulduğunu duyurdu.
Bu iki ismin gidişi, Çin’in en üst askerî komuta kademesinde yalnızca iki üyenin kalmasına yol açtı: başkan Xi Jinping ve silahlı kuvvetler içerisinde disiplin işlerinden sorumlu olan ikinci sıradaki başkan yardımcısı Zhang Shengmin.
Soruşturma, Pekin’in gelecek yıl yapılacak iki önemli olay öncesinde hem fırsatları hem de riskleri tarttığı bir dönemde geliyor: üst düzey kadro değişimlerinin yapıldığı beş yılda bir düzenlenen 21. parti kongresi ve Halk Kurtuluş Ordusu’nun (PLA) modernleşme hedeflerindeki ilk büyük kilometre taşı için belirlenen son tarih olan PLA’nın yüzüncü yılı.
Bu dönüm noktası niteliğindeki etkinliklerden önce iki üst düzey askerî liderin görevden alınması kaçınılmaz biçimde riskli bir hamle olarak görülüyor; ancak Çini gözlemcilere göre bu durum, Devlet Başkanı Xi Jinping’in “disiplin, odaklanma ve siyasi saflığı her şeyin üstünde tutma kararlılığını” ortaya koyuyor.
Xi, 2020’de yaptığı bir konuşmada, partinin saflığına zarar veren davranışların sürdüğünü söylemiş; çözülememiş “ideolojik, siyasi, örgütsel ve davranışsal saflıksızlıktan” bahsetmişti.
South China Morning Post’a konuşan bir kaynağa göre, Zhang Youxia ve Liu’nun görevden alınması cesur bir hamle olsa da, bunu basit bir güç mücadelesi olarak yorumlamak doğru değil.
İsminin açıklanmaması koşuluyla konuşan kaynak, “Ortada anlamlı bir siyasi rakip olduğuna dair bir kanıt yok. Her iki isim de Xi ile yakından ilişkilidir ve kariyerleri ona bağlıdır. Bu, Xi’nin standartlarını karşılayamadıkları için yaşandı,” dedi.
1970’ler ve 80’lerdeki Çin-Vietnam çatışmalarının kilit gazileri olan Zhang ve Liu, geçen hafta Xi’nin başkanlık ettiği üst düzey bir parti seminerinde dikkat çekici biçimde yer almadı; bu gelişme, siyasi geleceklerine ilişkin yaygın spekülasyonları tetikledi.
Kamuoyuna açık en son ortada görünmeleri 22 Aralık’ta olmuş, Xi, general rütbesine yükseltilen iki askerî subaya terfi sertifikalarını vermişti.
Pazar günü, resmî PLA Daily gazetesi, Zhang ve Liu hakkında soruşturma açılması kararının, parti liderliğinin yolsuzlukla mücadelede “hiçbir yerin sınır dışı olmadığı, hiçbir alanın boş bırakılmadığı ve hiçbir hoşgörüye izin verilmediği” yönündeki açık tutumunu bir kez daha gösterdiğini yazdı.
Cumartesi günü Ulusal Savunma Bakanlığı tarafından yayımlanan ve soruşturmayı duyuran bildiride, Zhang ve Liu’nun “ciddi disiplin ve hukuk ihlalleri” şüphesi taşıdığı belirtildi; bu ifade, rüşvet dahil olmak üzere yolsuzluk için sıkça kullanılan bir kalıptır.
PLA Daily’deki bir başyazı, suçlarının yalnızca rüşvetle sınırlı kalmayabileceğini öne sürdü.
Gazeteye göre iki isim, Xi’ye CMC başkanı olarak tüm askerî konularda mutlak ve nihai söz hakkı veren “CMC başkanı sorumluluk sistemi”ni “çiğnemiş ve zedelemişti”.
Makalede, bu kişilerin davranışlarının “ordunun parti tarafından mutlak biçimde yönetilmesini etkileyen siyasi ve yolsuzluk sorunlarını ciddi biçimde körüklediği, partinin iktidar temelini tehlikeye attığı ve CMC liderlik ekibinin imajını ve prestijini ciddi ölçüde etkilediği” iddia edildi.
Ayrıca, orduda siyasi sadakati güçlendirmeye yönelik çabalara ciddi zarar verdikleri, ordunun siyasi ortamını aşındırdıkları ve genel muharebe hazırlığını baltaladıkları; bunun da parti, ülke ve silahlı kuvvetler üzerinde ağır sonuçlar doğurduğu ileri sürüldü.
Öz devrim vurgusu
Analistlere göre Zhang ve Liu’nun akıbeti, Xi’nin partinin iç temizlik ve yenilenme çabasını tanımlamak için öne çıkardığı “öz-devrim” (self-revolution) kapsamında yürütülen kampanyada hiçbir yetkilinin dokunulmaz olmadığını gösteren sert bir uyarı niteliğinde.
Yolsuzlukla mücadele ve sağlıklı yönetimi güvenceye almak amacıyla kullanılan öz-devrim, Xi’nin, 80 yıl önce Çin’in devrim üssü Yanan’daki bir mağara konutunda gündeme gelen bir soruya verdiği yanıttır: Ülke, uzun vadeli yönetimi sürdürebilmek için yükseliş ve çöküşten oluşan tarihsel döngüden nasıl kaçabilir? Bu soru, başlangıçta 1945’te Mao Zedong’a yöneltilmiş; Mao’nun yanıtı ise “otoriteyi halkın gözetimi altına koymak” olmuştu.
Xi, 2021’de bu soruyu yeniden ele alarak yanıtın “öz-devrim” olduğunu söyledi. Geçen ay yaptığı yılbaşı gecesi konuşmasında ise, partiyi Yanan’daki bu soruya doğru yanıt vermeyi sürdürmeye ve halkın beklentilerine uygun bir cevap hazırlamaya çağırdı.
Sadakatsizlik
Singapur Ulusal Üniversitesi Lee Kuan Yew Kamu Politikası Okulu’nda doçent olan Alfred Wu, PLA Daily’de kullanılan dilin, Zhang ve Liu’nun suçlarının yolsuzluğun ötesine geçerek parti liderliğine sadakatsizlik boyutuna ulaşmış olabileceğine işaret ettiğini söyledi.
South China Morning Post’a konuşan Wu, “Bu kadar kararlı ve hızlı bir açıklama [Zhang ve Liu hakkında] Xi’den gelen güçlü bir sinyaldir: sadakat hayati önemdedir. Aile geçmişi, iş deneyimi veya Xi ile bağlantısı ne olursa olsun, eğer parti merkezine sadık değilseniz bunlar cezanın azaltılmasına gerçekte yardımcı olmayacaktır,” dedi.
Zhang’ın düşüşü özellikle dikkat çekici; çünkü o yalnızca Çin’in en üst askerî yetkilisi değil, aynı zamanda Pekin’de Xi ile derin aile bağları olan ve onun tarafından kişisel olarak güvenilen az sayıdaki isimden biridir.
Her ikisinin babaları da Shaanxi eyaletindendi ve Çin iç savaşında birlikte görev yapmışlardı. General Zhang Zongxun ve Xi’nin babası Xi Zhongxun, 1947’de PLA’nın Kuzeybatı Saha Ordusu’nda birlikte yakın çalışmıştı.
Nükleer sırları sızdırdı iddiası
Wall Street Journal gazetesinin ise, “suçlamalarla ilgili, üst rütbeli komutanlara yönelik bilgilendirme toplantısına katılan kişilere” dayandırdığı haberde, Zhang’ın, Çin’in nükleer programıyla ilgili teknik bilgileri ABD’ye aktardığı ve bu suretle ulusal güvenlik açığına yol açtığı iddia edildi.
Söz konusu iddiaya ilişkin bulguların, Çin’in askeri ve sivil nükleer programlarının yürütülmesinden sorumlu Çin Ulusal Nükleer Şirketinin (CNNC) eski Genel Müdürü Gu Jun hakkında başlatılan soruşturmadan elde edildiği öne sürüldü.
Çin Komünist Partisi Merkezi Disiplin İnceleme Komisyonu ve Çin Ulusal Denetleme Komisyonu, 19 Ocak’ta sivil bir yönetici olan Gu hakkında soruşturma başlatıldığını bildirmişti.
Zhang Youxia
Zhang Youxia, tam general rütbesine 2011’de yükselmeden önce çok sayıda üst düzey komuta görevinde bulundu. Ertesi yıl, PLA’nın askerî teçhizat alımı ve geliştirilmesinden sorumlu güçlü bir organı olan Genel Silahlanma Dairesi’nin başına getirildi; bu birim, 2016’da CMC’nin Teçhizat Geliştirme Dairesi’ne dönüştürüldü.
Zhang, Xi’nin ilk kez liderliği devraldığı 2012 parti kongresinde CMC üyesi oldu. Ardından 2017 parti kongresinde CMC’nin ikinci sıradaki başkan yardımcılığına terfi etti ve son olarak 2022’deki kongrede bir basamak daha yükselerek 72 yaşında birinci başkan yardımcısı oldu — bu yaş, resmî emeklilik yaşı olan 68’in oldukça üzerindeydi.
Xi’nin ilk döneminde genel silahlanmadan sorumlu başkan olarak Zhang, Çin’in Ay keşif programı ile insanlı uzay projelerini de yürüttü. Ayrıca, 2015’te başlatılan daha geniş askerî reformların temel unsurlarından biri olan askerî ve sivil projeleri bütünleştirme yönündeki Xi hamlesinin güçlü bir savunucusu oldu.
Yolsuzlukla mücadele kampanyası
Analistler, bu düşüşe şaşırmadıklarını; çünkü bir süredir söylentilerin dolaştığını, ancak daha ziyade bunun ne kadar hızlı biçimde resmen doğrulanmasına şaşırdıklarını söyledi.
Normalde, üst düzey yetkililerin düşürülmesi uzun bir hazırlık süreci içerir. Örneğin, eski CMC başkan yardımcısı He Weidong ile CMC’nin siyasi çalışma direktörü Miao Hua’nın düşüşü, kamuoyunda görünmemeleri ve söylentilerden resmî açıklamaya kadar yaklaşık yedi ay sürdü.
Buna karşılık Zhang ve Liu’nun vakaları, çok az görünür ipucu ile spekülasyondan gözaltına hızlı biçimde ilerledi.
Xi’nin 2012’de başlattığı kapsamlı yolsuzlukla mücadele kampanyası 2023’ten bu yana daha da yoğunlaştı. Bu kampanya, PLA Roket Kuvvetleri komutanları, yarı askerî Halk Silahlı Polisi liderleri ve harekât sahası komutanları dahil olmak üzere çok sayıda üst düzey PLA subayını devirdi.
Singapur’daki S. Rajaratnam Uluslararası Çalışmalar Okulu’nda yardımcı doçent olan James Char, Zhang hakkında soruşturma açarak Xi’nin nihayet bazı PLA gözlemcilerinin eleştirilerine yanıt verdiğini söyledi: “ordudaki yolsuzlukla mücadele kampanyasının seçici yürütüldüğü” ve Xi’ye yakın olanların “görünüşte cezasız kaldığı” yönündeki eleştiriler.
Wu’ya göre daha fazla tutuklama olası; Pekin, saflarda endişelerin dalga dalga yayılması üzerine PLA moralini istikrara kavuşturmaya odaklanmış durumda.
Char ise şunları söyledi: “Zhang ve Miao’nun takipçileri arasında yer alan ve hâlâ PLA içinde bulunan kişiler, muhtemelen daha temkinli hareket edecek ve başkomutanlarına ve onun askerî gündemine desteklerini sözlü olarak dile getirmede daha proaktif olacaktır.”
Asya
Güney Kore borsası Hindistan’ı geride bırakarak dünya altıncısı oldu

Güney Kore hisse senedi piyasası, yapay zeka sektörüne yönelik güçlü küresel ilginin etkisiyle Hindistan’ı geride bırakarak dünyanın en büyük altıncı borsası konumuna yükseldi. Bloomberg verilerine göre, Kospi endeksinin piyasa değeri 2026 başından itibaren yüzde 86’dan fazla artarak 5 trilyon dolara ulaşırken, Hindistan borsası gerileyerek yedinci sıraya yerleşti.
Güney Kore hisse senedi piyasası, Hindistan’ı geride bırakarak dünyanın en büyük altıncı borsası unvanını elde etti.
Seul yönetimindeki piyasalar, mayıs ayının başında da Kanada’yı geride bırakarak yedinci sıraya yerleşmişti.
Borsadaki bu yukarı yönlü ivmenin temel itici gücü olarak yapay zeka teknolojilerine yönelik devam eden yüksek küresel ilgi gösteriliyor.
Bloomberg tarafından yapılan hesaplamalara göre, Güney Kore hisse senedi piyasasının ana endeksi Kospi’nin toplam kapitalizasyonu, 2026 yılının başından bu yana yüzde 86’nın üzerinde bir artış kaydederek 5 trilyon dolara ulaştı.
Aynı dönemde Hindistan hisse senedi piyasasını temsil eden Nifty 50 endeksinin toplam hacmi ise gerileyerek 4,8 trilyon dolar seviyesine düştü.
Dünya borsaları sıralamasında güncel verilere göre ilk sırada 79,47 trilyon dolar piyasa değeriyle ABD yer alıyor. ABD’yi sırasıyla 15,09 trilyon dolarla Çin, 8,63 trilyon dolarla Japonya ve 7,24 trilyon dolar değerindeki Hong Kong piyasası takip ediyor.
Tayvan 5,15 trilyon dolarlık piyasa değeriyle listenin beşinci sırasında konumlanırken, hemen ardından 5,04 trilyon dolarla Güney Kore geliyor.
Hindistan ise bu gelişmeler neticesinde altıncı sıradan yedinci sıraya gerilemiş bulunuyor. Güney Kore, mayıs ayının başında da bu sıralamada Kanada piyasasını geride bırakmıştı.
Bloomberg, Güney Kore piyasasında gözlenen bu büyümenin arkasında, küresel yapay zeka endüstrisinin gelişimini sağlayan en büyük mikroçip üreticilerinin hisselerine yönelik yoğun talebin bulunduğunu aktardı.
Bununla birlikte analizde, yatırımcıların bahislerini ağırlıklı olarak yapay zeka sektöründe yoğunlaştırmasının, piyasada aşırı ısınma risklerine dair endişeleri de beraberinde getirdiği ifade edildi.
Reed Capital Partners Yatırım Direktörü Gerald Gan gelişmeye ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Bu büyüme, sonraki teknolojik inovasyon dalgasında Güney Koreli teknoloji şirketlerinin süregelen önemini vurguluyor. Aynı zamanda bu durum, küresel sermaye akışlarının bir zamanlar Batı piyasalarının gölgesinde kalan ancak günümüzde teknolojinin ve büyümenin geleceğini şekillendirmede giderek daha belirgin bir rol oynayan büyük Asya ekonomilerine doğru geniş çaplı kayışını yansıtıyor” ifadelerini kullandı.
Diğer taraftan Asset Value Investors Kıdemli Yatırım Analisti Ross McGarry, Güney Kore için asıl sınavın, bu büyüme performansını kurumsal yönetim alanında gerçekleştirilecek gerçek reformlar ve yapısal değişikliklerle koruyup koruyamayacağı olacağını ekledi.
Bloomberg analizine göre Hindistan, para birimi rupinin zayıflaması, rekor düzeydeki yabancı sermaye çıkışları ve doğrudan yapay zeka altyapısıyla ilişkili şirketlerin eksikliği nedeniyle küresel sıralamadaki konumunu kaybediyor.
Enerji kaynaklarının fiyatlarındaki artışın da enflasyon endişelerini tetikleyerek Hindistan piyasası üzerinde baskı oluşturduğu kaydedildi.
Gerald Gan, konuya ilişkin olarak “Yatırımcıların gözünde Hindistan’ın büyüme hikayesi, ülkenin artan iç ve dış siyasi zorluklarla karşı karşıya kalması nedeniyle dinamizmini giderek yitiriyor” değerlendirmesinde bulundu.
Güney Kore’nin piyasa kapitalizasyonunda öne geçmesine rağmen Hindistan ekonomisi, toplam gayrisafi yurtiçi hasıla (GSYİH) büyüklüğünde Güney Kore’nin önünde yer almaya devam ediyor.
Uluslararası Para Fonu (IMF) verilerine göre Güney Kore’nin GSYİH’si 1,93 trilyon dolar seviyesinde bulunuyor.
Asya
Çinli yapay elmas üreticileri yapay zeka ile yükselişte

Yapay zeka teknolojilerindeki küresel yükseliş, gelişmiş mikroçip üretiminde kritik bir soğutma bileşeni haline gelen Çinli yapay elmas üreticilerine rekor büyüme getirdi. Bloomberg’ün haberine göre sektördeki talep kaymasıyla birlikte Çinli laboratuvar üreticilerinin hisseleri hızla yükselirken, geleneksel metal üreticilerinin hisselerinde sert düşüşler kaydedildi.
Geleneksel olarak çoğunlukla mücevher sektörüyle ilişkilendirilen Çin üretimi sentetik elmaslar, yapay zeka çiplerinin soğutulmasında etkili bir malzeme olarak kullanılmaya başlandı.
Bloomberg’ün haberine göre, yapay elmaslar yapay zeka alanında daha güçlü yarı iletkenlerin üretilmesini sağlayan kritik bir bileşene dönüştü ve Çinli üreticiler bu yapay zeka patlamasının önemli yararlanıcıları haline geldi.
Bu gelişmenin ardından geçtiğimiz hafta sentetik elmas üreticilerinden Zhecheng Huifeng Diamond Technology Co. şirketinin hisseleri yüzde 51, SF Diamond Co. şirketinin hisseleri ise yüzde 40 oranında değer kazandı.
Yükseliş eğilimi bu hafta da devam etti. Söz konusu hisselerin gösterdiği performans, Şanghay ve Şençen menkul kıymetler borsalarında işlem gören en büyük ve en likit 300 hisse senedinin performansını takip eden CSI 300 endeksinin yüzde 1 seviyesindeki artışını geride bıraktı.
Bloomberg, baskı devre kartları ve optik modüller gibi donanım alanlarının aşırı yoğunlaştığı bir dönemde, yapay zeka yarı iletkenlerinde sentetik elmas kullanımının yeni ve niş bir segment olarak öne çıktığını bildirdi.
Sentetik elmaslar, mikroçiplerin soğutulmasında geleneksel olarak kullanılan bakır ve alüminyum malzemelerine alternatif bir çözüm sunuyor.
Huayuan Securities analistleri konuya ilişkin değerlendirmelerinde, “Elmas ile soğutma sektörel bir fikir birliği haline geliyor ve bu yöntemin yapay zeka ile veri merkezleri alanındaki uygulamasının genişlemesi bekleniyor” ifadelerini kullandı.
Elmas laboratuvarlarının hisselerindeki artışla eş zamanlı olarak, yapay zekaya yönelik iyimserlik ve renkli metallere olan talep nedeniyle daha önce yükseliş gösteren metal üreticileri Aluminum Corp. of China şirketinin hisselerinde yüzde 25, Jiangxi Copper Co. şirketinin hisselerinde ise yüzde 28 oranında düşüş kaydedildi.
Nomura’nın Çin teknoloji ve telekomünikasyon analisti Duan Bing, mevcut piyasa koşullarının sentetik elmaslar için avantajlı bir tablo ortaya koyduğunu belirtti.
Sentetik elmas üreticisi SF Diamond, Çin dışındaki müşterileri tarafından gerçekleştirilen testlerin ardından, kendi ürettiği malzemelere dayalı ısı emicilerin küçük partiler halinde sevkiyatına başladı.
Benzer şekilde, Henan Liliang Diamond Co. da yüksek güçlü ısı emici üretim projesinin ilk aşamasını başlattığını duyurdu.
Diğer taraftan, Rusya’nın en büyük elmas madenciliği şirketi Alrosa, 2025 yılının sonunda yayımladığı öngörüde dünyadaki doğal elmas üretiminin son 30 yılı aşkın sürenin en düşük seviyesine yaklaştığını bildirdi.
Söz konusu öngörüye göre, üretimin 150 milyon karata ulaştığı 2017-2018 dönemindeki seviyelerin ardından, düşüş eğiliminin 2026 yılında da devam ederek yıllık 95 milyon karata kadar gerileyebileceği tahmin ediliyor.
Asya
Çin, Japonya ve Filipinler’in sınır görüşmelerine genişletilmiş deniz devriyeleriyle karşılık verdi

Pekin, Japonya ve Filipinler’in deniz sınırlarının belirlenmesine yönelik görüşmeleri başlatma kararına misilleme olarak Tayvan’ın doğusundaki sularda kolluk devriyeleri düzenlediğini duyurdu.
Çin Sahil Güvenliği’nden yapılan açıklamaya göre, Daishan gemisinin öncülük ettiği bir filo pazartesi günü “hukuka uygun olarak” kolluk devriyeleri gerçekleştirdi.
Çin Sahil Güvenliği Sözcüsü Jiang Lue açıklamada, “Bu, Japonya ve Filipinler’in Çin’in Tayvan adasının doğusundaki sularda deniz sınırlarının belirlenmesine yönelik müzakerelerin başlatıldığını tek taraflı olarak ilan etmesine karşı alınmış gerekli bir eylemdir. Söz konusu ilan, Çin’in toprak egemenliğini ve deniz hakları ile çıkarlarını ciddi biçimde ihlal etmektedir,” dedi.
Jiang, “Japonya ve Filipinler’i, Çin’in egemenliğini ve haklarını ihlal eden tüm yasa dışı eylemleri derhal durdurmaya çağırıyoruz,” diye ekledi.
Sahil güvenliğin ilgili sulardaki kontrol ve yönetimini güçlendirmeyi sürdüreceğini de belirten Jiang, Çin’in “toprak egemenliğini ve deniz hakları ile çıkarlarını kararlılıkla korumak” için somut önlemler alacağını söyledi.
ABD ve müttefikleri Japonya ile Filipinler dahil olmak üzere çoğu ülke, Tayvan’ı bağımsız bir devlet olarak tanımıyor ve Çin’e bağlı olduğunu kabul ediyor. Bu konuda Birleşmiş Milletler kararı da var. Ancak Washington, Çin’i çevreleme çabaları doğrultusunda Tayvan’a silah sağlamaya devam ediyor ve müttefiklerini de buna teşvik ediyor.
Japonya Başbakanı Sanae Takaichi ile Filipinler Devlet Başkanı Ferdinand Marcos Jr. arasında Tokyo’da yapılan zirvenin ardından iki ülke, perşembe günü yayımladıkları ortak açıklamada, aralarındaki münhasır ekonomik bölgeyi (MEB) ve kıta sahanlığını belirlemek üzere “resmi müzakerelere başlama” konusunda mutabık kaldı.
Pekin, açıklanan görüşmeleri “tamamen yasa dışı ve hükümsüz” olarak kınayarak hem Tokyo hem de Manila nezdinde hızla resmi protesto girişiminde bulundu.
Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mao Ning cuma günü, “Sözde sınırlandırma görüşmeleri tamamen yasa dışıdır, geçersiz ve hükümsüzdür; Tayvan adasının doğusundaki bölgede Çin’in hak iddiaları ya da Çin’in meşru haklarını kullanması üzerinde hiçbir etkisi olmayacaktır,” dedi.
Tırmanan bu gerilim, Pekin ile hem Tokyo hem de Manila arasındaki ilişkilerin hâlihazırda gergin seyrettiği bir döneme denk geliyor. Tokyo ve Manila’nın her biri ABD’nin anlaşmalı müttefiki. Çin’in ayrıca Doğu Çin Denizi’nde Japonya ile, Güney Çin Denizi’nde ise Filipinler ile ayrı toprak anlaşmazlıkları bulunuyor.
Washington’ın kaynakları ve dikkati İran’daki savaşa yönelmiş, Beyaz Saray da Batı Yarımküre’yi stratejik önceliği haline getirmişken, Japonya ve Filipinler “Hint-Pasifik” olarak adlandırılan bölgede diplomatik temaslarını artırdı.
Bu süreç, diğer ülkelerle daha yakın güvenlik ve savunma bağları örmeyi de içerdi; bu da Pekin’in onları bölgede bloklar arası cepheleşmeyi teşvik etmekle suçlamasına yol açtı.
Japonya ve Filipinler ortak deniz sınırına sahip değil, ancak her iki ülke de yasal kıta sahanlıklarını 200 deniz milinin, yani 370 kilometre veya 230 milin ötesine genişletmeyi hedeflediğinden deniz tabanı iddiaları çakışabilir.
Japonya’nın Ryukyu Adaları’nın güneybatısında ve Filipinler’in Batanes Adaları’nın kuzeyinde yer alan bu örtüşen bölge, Tayvan’ın doğusunda bulunuyor.
Pekin’in en üst düzey devlet bağlantılı düşünce kuruluşu olan Çin Sosyal Bilimler Akademisi’nde araştırmacı Yang Xiao, “Tayvan adasının MEB’i ve kıta sahanlığı da bu bölgenin içinde yer alıyor. Bunlar Çin’in haklarıdır ve iki tarafın kendi aralarında müzakere edebileceği bir şey değildir,” dedi.
Yang, Çin devlet yayın kuruluşu CCTV ile bağlantılı bir sosyal medya hesabı olan Yuyuan Tantian’da pazar günü — Çin Sahil Güvenliği’nin devriyeyi duyurmasından önce — yayımlanan röportajında, Pekin’in Tokyo ve Manila’ya karşı “tarihi ve benzeri görülmemiş” karşı önlemler alacağını söyledi.
Yang, “Onlar [Japonya ve Filipinler] üç taraflı bir örtüşme bölgesinde müzakere ettiklerine göre, biz de Tayvan’ın [doğusundaki sularda] yargı yetkimizi ilerletmek için daha ileri adımlar atabiliriz,” dedi.
“Karşı taraf pervasız ve yıkıcı eylemlerde bulunacağına göre, biz de kaçınılmaz olarak yeni karşı önlemler devreye sokacağız” ifadelerini kullandı.
Yang, Tayvan’ın doğusundaki suları, ada sakinlerinin ekonomik faaliyetleri için asli bir deniz alanı olarak tanımladı.
“Eğer bu sular Japonya ve Filipinler arasında paylaştırılırsa, bu açıkça Tayvan adasındaki halkın çıkarlarına zarar verir,” diye ekledi.
Filipinler ve Vietnam ilişkilerini ‘geliştirilmiş stratejik ortaklık’ seviyesine yükseltti
Dünya Basını2 hafta önceProf. Mearsheimer: Trump, İran savaşını sonlandırmak için Çin’den yardım istedi
Dünya Basını2 hafta önceİktisat tarihçisi Chance: Batı, Çin’i kendi sistemine entegre ederek liberal bir demokrasiye dönüştüreceğini sandı
Asya2 hafta önceRusya ve Çin liderleri Pekin’de stratejik ortaklığı görüştü
Diplomasi2 hafta önceXi ve Putin ‘çok kutuplu bir dünya ve yeni tip uluslararası ilişkiler’ çağrısı yaptı
Amerika2 hafta önceBolivyalı işçi ve köylüler başkent La Paz’ı kuşattı
Asya2 hafta önceLai, Tayvan’ın “özgürlüğünden vazgeçmeyeceğini” söyledi, yeni İHA bütçeleri sözü verdi
Asya2 hafta önceRusya ve Çin arasındaki ticaret hacmi 240 milyar dolara ulaştı
Asya2 hafta önceİran’daki savaş yuan için küresel ticarette fırsat penceresi açtı











